Atatürk ve din – Atatürk ve Islam – Atatürk ateist mi? Kemal Atatürk müslüman mı? Atatürk tabiata mı tapıyor?

Atatürk ve din – Atatürk ve Islam – Atatürk ateist mi? Kemal Atatürk müslüman mı? Atatürk tabiata mı tapıyor?

Konuya girmeden evvel meselenin daha iyi anlaşılmasını sağlamak istiyorum. Bu yüzden uzunca bir giriş bölümü hazırladım, buyrun…

Müslümanım ama Atatürkçüyüm diyenler, M. Kemal Atatürk’ün 1925 yılından evvelki demeçlerini, onun müslümanlığına delil sayarlar… Halbuki o demeçler, halkın ve muhafazakarların desteğini almak için verilmişti. M. Kemal Atatürk’ün o dönem verdiği demeçlere itibar ettiğimiz takdirde, onun aynı zamanda padişahçı, saltanatçı, hilafetçi, şeriatçı olduğuna da hükmetmek lazım gelir. Zira o dönem padişahı, hilafeti övmüş ve o meşhur Balıkesir Zağanos Paşa Camii’nde yaptığı konuşmada Kur’an-ı Kerim’in Anayasa olduğunu beyan etmiştir. Lakin daha sonra tam aksi istikamette hareket ettiği herkesçe malumdur. M. Kemal Atatürk’ün o meşhur Balıkesir konuşmasını övenler, o halde gelin M. Kemal’in o konuşmada söylediklerini hayata geçirelim; Kur’an, “Anayasa olsun.” Var mısınız? Kabul ediyorsanız, bu durumda bizim gibi düşünenlere yardımcı olmanız gerekir. Eğer kabul etmiyorsanız, o halde M. Kemal’in o dönem yaptığı konuşmaları onun müslüman olduğuna delil göstermekten artık vazgeçin.

M. Kemal Atatürk’ün saltanat ve hilafeti övdüğüne ve dini kullandığına dair birkaç misal vermek istiyorum:

M. Kemal Atatürk TBMM’nin açılışının öncüsü ve en örgütlü son kongrede, Sivas Kongresi’nde, şöyle and içmiştir:

“Makam-ı Celil-i Hilâfet ve Saltanata, Islâmiyete, Devlete, millete ve memlekete manen ve maddeten hizmetten başka bir gaye takip etmeyerek… çalışacağıma… namusum ve bilcümle mukaddesatım namına vallah, billâh.”[1]

Üstelik, 24 Nisan 1920 tarihli Meclis konuşmalarında da Hilafet makamını ve Saltanatı koruyacağını söylemiştir (sadeleştirdik) :

Meclisimizde oluşan ve beliren milli kudretimiz, Hilâfet makamı ve saltanatı yabancı baskısından kurtaracak ve Osmanlı devletini dağılma ve tutsaklıktan kurtarma önlemleri alacaktır. Tam bağımsızlığa sahip, hilâfet makamına vicdani bağlılığı ile övünen, islâm dünyası içinde yaşama anlayışını kendinde gören bir milletin tutsak olamayacağı inancıyla, davranışlarımızı adım adım izleyen bütün medeni dünya ve insanlık sizlere yardımcı olacaktır. (Hararetli alkışlar)”[2]

Ayrıca aynı gün Meclis’te, Sultan Vahidüddin’e (rahmetullahi aleyh) “Üçüncü Ordu Müfettişi ve Padişahın Fahri Yaveri M. Kemal” imzasıyla şöyle bir telgraf çektiğini beyan etmiştir (sadeleştirdik) :

“Millet bağımsızlığına kavuşsun, saltanat makamı ile yüce ve büyük hilâfet yok olmaktan kurtulsun. Sonsuz bağlılığımın daima artmakta olduğunu bildirerek buna inanmanzı rica ederim.”[3]

M. Kemal Atatürk’ün o dönem yaptığı konuşmalar baz alınacaksa, bu durumda onu hilafetçi, saltanatçı, padişahçı, şeriatçı da göstermek icab eder ama bu tabii ki mümkün değil. Zira daha sonra o makamları kaldıran ve hatta söven bizzat kendisidir. Bundan da anlaşılıyor ki, M. Kemal’in o dönem yaptığı açıklamalar gerçek düşüncelerini yansıtmamaktadır. Hedefi milleti aldatmaktı…

Nitekim milleti aldatmak için bu tür açıklamalarda bulunduğunu kendisi Nutuk’ta itiraf ediyor:

“Gerçek, Osmanlı Saltanatının ve Hilâfetin yıkılmış ve ortadan kalkmış olduğunu düşünerek yeni temellere dayanan, yeni bir devlet kurmaktan ibaretti. Fakat durumu olduğu gibi dile getirmek amacın büsbütün kaybedilmesine yol açabilirdi…”[4]

Yani, amacının büsbütün kaybedilmemesi için durumu olduğu gibi dile getirmemiş. Açıkça yalan söylediğini itiraf ediyor.

Hedefine ulaşınca, Hilafet makamının gereksiz, anlamsız, yalnızca zarar ve yıkım getiren bir makam olduğunu[5] söylemekten çekinmemiştir.

Hatta şu sözlerle de, Fatih Sultan Mehmed (rahmetullahi aleyh) gibi ülkeler feth eden Sultanlara ve millete hakaret etmekten kendini alamayacak kadar ileri gitmiştir:

“Bulgarlar, Sırplar, Macarlar, Romenler sabanlarına yapışmışlar, varlıklarını korumuşlar, kuvvetlenmişler; bizim milletimiz de böyle **fatihlerin** arkasında **serserilik** etmiş…”[6]

Evvelce verdiği “namus” sözünü çabucak unutmuş olmalı…

Öte yandan, Mazhar Müfit Bey, M. Kemal Paşa’nın Erzurum Kongresi’ni açarken yaptığı konuşmanın sonunda şu sözlere yer verdiğini yazar:

“En son olarak niyazım şudur ki, Cenâb-ı Vacibü’l-Amal Hazretleri, Habib-i Ekrem’i hürmetine, bu mübarek vatanın sahip ve müdafii ve diyaneti celile-i Ahmediye’nin ilâyevnilkıyâme- haris-i estakı olan millet-i necibemizi ve makam-ı saltanat ve hilâfet-i kübrâyı masun ve mukaddesatımızı düşünmekle mükellef olan heyetimizi muvafık buyursun.”

Şu sözlere bakın, sanki ulemadan, evliyaullahtan birisi…

Uçtu uçacak…

Fakat gerçek böyle değil. Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan bir kitapta M. Kemal’in başka bir itirafını görüyoruz:

“Mazhar Müfit, bu konuşmayı **yadırgayarak** Paşa’ya **niçin böyle bir konuşma** yaptığını sorar.

Kongre akşamı Paşa’ya:

– ‘Erzurum, nutkunuzun sonunu **müftü efendinin duası gibi** bitirdiniz’, dedim. Bu tarz konuşmamı hoş gördüğü için sadece güldü ve:

‘Maksadını anlıyorum, anlıyorum amma şimdi vazifemiz halkı, vatanı ve esir padişahı kurtarmaya **inandırmaktan** ibarettir.”[7]

Işte bu itiraf, gerçeğin ta kendisidir. Neticede Nutuk’ta, “müslümanlığı bir yana bırakmanın tatlı bir hayal olduğunu inkar edecek değiliz”[8] diyen de kendisidir.

Başka söze ne hacet?

 

**********

**********

 

Bu uzun girizgâhtan sonra gelelim asıl konumuza…

Atatürk tabiata mı tapıyor?

Altta sıraladığımız sözler bizzat M. Kemal Atatürk’e aittir:

(Ali Rıza Sağman’a) “…Evet, ben bilirim ki insan dinsiz olmaz. Fakat Türk’ün dini tabiattır. Bunu size münevversiniz (Aydınsınız) diye söylüyorum.”[9]

**

“Çobanlar, güneş, bulut ve yıldızlardan başka bir şey bilmezler. Yeryüzündeki köylüler de ancak bunu bilirler. Çünkü, ürün havaya bağlıdır. Türk yalnız doğayı kutsal sayar.”[10]

**

“Natür / Tabiat insanları türetti; onları kendine taptırdı da. Ancak; insanların dünyada yaşayabilmeleri için, onların tabiata egemenliğinide şart kıldı. Tabiata egemen olmasını bilemeyen yaratıklar varlıklarını koruyamamışlardır. Tabiat onları kendi unsurları içinde ezmekten, boğmaktan, yok etmekten ve ettirmekten çekinmemiştir.”[11]

**

“Hürriyet insanın düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir. Bu tarif Hürriyet kelimesinin en geniş manasıdır. İnsanlar bu manada hürriyete hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar. Çünkü malumdur ki insan, tabiatın mahlukudur.”[12]

**

“Yaşam, herhangi bir doğa dışı etkenin karışması olmaksızın dünya üzerinde doğal ve zorunlu bir kimya ve fizik seyri sonucudur.”[13]

**

“…Türk yalnız tabiatı kutsal bilir.”[14]

**

“Tabiatın **herşeyden büyük** ve **her şey** olduğu anlaşıldıkça, tabiatın çocuğu olan insan, kendinin de büyüklüğünü ve haysiyetini anlamaya başladı.”[15]

***

Ayrıca M. Kemal Atatürk’ün inancıyla ilgili Osman Nuri Ergin’in vardığı sonuç da onun Determinist ve Tabiatçı olduğu yönündedir.[16]

Osman Nuri Ergin’in vardığı sonuca yakın bir yargıya Prof. Dr. Mete Tunçay da varmaktadır.[17]

Yakın yıllarda çıkan bir yabancı kitapta M. Kemal Atatürk’ün Tanrı-tanımazlığı hakkında; “Berkes gibi kimi uzmanlar Atatürk’ün Tanrı-tanımazlığını yadsıyor olsalar da, kendisinin **dinsizliğini** kabul eden hemen tek reformcu” olduğu yazmaktadır.[18]

***

M. Kemal Atatürk’ün inancı bizim için neden mi önemlidir?

Zira;

1 – Nisa Suresi’nde “sizden olan (yani müslüman olan) emir sahiplerine/ idarecilere itaat edin” buyuruluyor.

Nisa Suresi

59 – Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.

***

2 – Allah’ın “nimet verdiği mutlu kimselerin yoluna” uyulması gerekiyor. Bunlar şüphesiz, “müslüman olmayanlar” değildir.

Fatiha Suresi

6 – Hidayet eyle bizi doğru yola,

7 – O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

***

3 – Allahu Teala kafirlerin dost edinilmesini mü’minlere yasaklamış, hatta babaları veya kardeşleri olsalar bile onlardan beri olmalarını, onları yüceltmemelerini kendilerine farz kılmıştır.

Tevbe Suresi

23 – Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar da zalimlerin ta kendileridir.

***

Son olarak bir Hadis-i Şerif zikredelim:

193 – ……Bize Cerir, el-A’meş’ten tahdîs etti ki, Ebû Vâil şöy­le demiştir: Abdullah ibn Mes’ûd (radıyallahu anh) şöyle dedi: Rasûlullah’ın huzu­runa bir adam geldi de:

— Yâ Rasûlallah! Henüz kendilerine katılmamış olduğu bir kav­mi, bir zümreyi seven bir kimse hakkında nasıl bir hüküm söylersi­niz? diye sordu.

Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) :

—  “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurdu.

Hadis-i şerifin kaynağı: Buhârî, Edeb, 96. Ve daha başka kaynaklarda da mevcuttur.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Sivas Kongresi Tutanakları, Haz: Uluğ Iğdemir, Ankara 1969, sayfa 5, 3.

[2] TBMM Zabıt Ceridesi, Devre 1, Içtima senesi 1, Içtima 2, 24 Nisan 1920, celse 3, cild 1, sayfa 29, 30. (Meclis tutanakları) Fotoğrafa bakınız.

[3] TBMM Zabıt Ceridesi, Devre 1, Içtima senesi 1, Içtima 2, 24 Nisan 1920, celse 1, cild 1, sayfa 11. (Meclis tutanakları) Fotoğrafa bakınız.

[4] M. Kemal Atatürk, Nutuk, 6. Bölüm: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Toplanması, 3. Konu: Hükümetin Kurulması.

[5] Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yay. 1959, sayfa 173-182.

[6] Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Atatürk’ün Söylev ve Demeçeri I-III, Bugünkü dille yayına hazırlayanlar: Prof.Dr. Ali Sevim, Prof.Dr. M.Akif Tural, Prof.Dr. İzzet Öztoprak, Türkiye İktisat Kongresi’ni Açış Söylevi İzmir 17 Şubat 1923.

[7] Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk ile Beraber, Türk Tarih Kurumu yay. 1986, cild 1, sayfa 85.

[8] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Bölüm 14: Lozan Barış Konferansı ve Saltanatın Kaldırılmasına İlişkin Gelişmeler, Hilafet Meselesi, 24. Konu: Hilafet Konusunda Halkın Şüphe ve Endişesini Gidermek İçin Yaptığım Açıklamalar.

[9] Ali Rıza Sağman, Hatıralar, Osman Ergin, Türkiye Maarif Tarihi içerisinde, Istanbul 1943, cild 5, sayfa 1631, 1632.

[10] Ayın Tarihi: 1930, No.73, sayfa 6049-6055.

Ayrıca bakınız: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I-III, Bugünkü dille yayına hazırlayanlar: Prof.Dr. Ali Sevim, Prof.Dr. M.Akif Tural, Prof.Dr. İzzet Öztoprak.

[11] Mustafa Kemal Atatürk, Havacılık Hakkında Konuşma, 3 Mayıs 1935. 4 Mayıs 1935 tarihinde Ulus gazetesinde de yayınlanmıştır.

Ayrıca bakınız: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I-III, Bugünkü dille yayına hazırlayanlar: Prof.Dr. Ali Sevim, Prof.Dr. M.Akif Tural, Prof.Dr. İzzet Öztoprak.

[12] Medeni Bilgiler ve Atatürk’ün El Yazıları, Prof. Dr. A. Afetinan (Atatürk’ün manevi kızı), Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu Yayınları, sayfa 450.

[13] [1930]. Prof. Dr. A. Afetinan (Atatürk’ün manevi kızı), Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, sayfa 267.

[14] 30 Kasım 1929, Vossische Zeitung (Alman gazetesi) Muhabirine Demeç. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1989, cild 3, sayfa 124.

Ayrıca bakınız: Atatürkçü sitede yayınlanmıştır: Türk Kültürünü ve Tarihini Yaşatma Derneği, Daniel Dumoulin – Ali Kaman – Ece Develi – Hüseyin Develi.

Siteye bağlanmak isteyenlere Link:

http://www.isteataturk.com/haber/3591/ataturkten-dusunceler-z

[15] Atatürk’ün manevi kızı Prof. Dr. A. Afetinan, M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları Medeni Bilgiler (Türk Tarih Kurumu) kitabından naklen; Atatürk ve Hukuk, Yargıtay, 130. Yıl Armağanı, Yargıtay Yayınları no: 27, Yargıtay Birinci Başkanlığı Yayın Işleri Müdürlüğü, Pan Matbaacılık, Ankara 1999, sayfa 312. Fotoğrafa bakınız.

[16] Osman Nuri Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, cild 5, Istanbul 1943, sayfa 1673.

[17] Mete Tunçay, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931) Yurt Yayınları, Ankara 1981, sayfa 219/dipnot 17.

[18] James A. Bill ve Carl Leiden, Politics in Middle East, Boston ve Toronto, Little, Brown and Co., 1979, sayfa 54, 55/dipnot 26.

***

Fotoğraflar:

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

[2] no’lu dipnota dair Meclis Tutanağı

**********

**********

[3] no’lu dipnota dair Meclis Tutanağı

**********

**********

[15] no’lu dipnotta kaynağını verdiğimiz “Atatürk ve Hukuk, Yargıtay, 130. Yıl Armağanı” isimli kitabın sözkonusu 312’inci sayfası

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

30 comments on “Atatürk ve din – Atatürk ve Islam – Atatürk ateist mi? Kemal Atatürk müslüman mı? Atatürk tabiata mı tapıyor?

  1. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk’ün ne zaman Islami söylemlere başvurduğu hakkında bir Analiz « Belgelerle Gerçek Tarih

  2. Geri bildirim: Atatürk, Elmalılı Hamdi Yazır’a Kuran tefsir ettirdi yalanı « Belgelerle Gerçek Tarih

  3. Geri bildirim: Atatürk: “Filistin’e el sürülemez!” dedi yalanı « Belgelerle Gerçek Tarih

  4. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk mason mu? Atatürk Mason localarını kapattı mı? « Belgelerle Gerçek Tarih

  5. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk’ün okuttuğu Lise Tarih kitabı « Belgelerle Gerçek Tarih

  6. Geri bildirim: Müslümanım ama Atatürkçüyüm diyenlere ithaf olunur | Belgelerle Gerçek Tarih

  7. Geri bildirim: Hangi diktatör halife ve padişah olabilecekken Cumhuriyeti kurar diyenlere cevap | Belgelerle Gerçek Tarih

  8. Merhabalar,
    Özellikle İzmir’in işgaline karşı halkın tepkisini gösteren yazıların yer aldığı “Atatürk olmasaydı halk düşmana karşı savaşmayacaktı yalanı (İzmir’in Işgali)” başlıklı yazı ilgimi çok çekti. Fakat merak ettiğim bir husus var, merak ettim: Yazınızın 32-39 ve 47-48. dipnotlarında ağırlıklı olarak, yanlış anlamadıysam yabancı arşivler veriliyor. “Archivio Storico Diplomatico Ministero degli Affari Esteri, (ASDMAE), Conferenza della Pace, Posizione, 16, Turchia.” “Ufficio Storico dello Stato Maggiore dell’Esercito, (USSME).” Bunlar herhalde yabancı arşivler. Hangi ülkenin arşivleri ve siz bizzat o arşiverde çalıştınız mı? Eğer bu gerçekleri bulmak için böylesine büyük bir fedakarlıkla yabancı arşivlerde çalışıyorsanız, ancak takdir edilir.
    Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

  9. Geri bildirim: Gençliğimiz üzerine oynanan oyunlar | Belgelerle Gerçek Tarih

  10. Geri bildirim: Gençliğimiz üzerine oynanan oyunlar! | Belgelerle Gerçek Tarih

  11. Geri bildirim: Atatürk Döneminde Okullarda Darwinizm Okutuluyordu | Belgelerle Gerçek Tarih

  12. Geri bildirim: Müslümanım ama Atatürkçüyüm diyenlere ithaf olunur | Belgelerle Gerçek Tarih

  13. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk’e göre Kur’an Vahiy değildir | Belgelerle Gerçek Tarih

    • sırf ateist olması yada başka bir şey olup olmaması durumunun insana olan saygının pekişiyor olması için yeterli neden sayılması da ateizmin yozlaşmış kafa yapısı hakkında beni haklı çıkarıyor teşekkür ediyorum sana.

  14. Her zeki insan gibi ateistmiş. Arap zırvalarını ciddiye almaması ve tıpkı onlar gibi dini kendi amaçları için kullanması, yani yeri geldiğinde “takiyye” yapması sizi neden rahatsız etti. Araplar bir zamanlar Türkleri “seve seve” müslüman yaparken takiyyeyi ve kılıcı bolca kullanmış, hayat böyle bir şey…

    • hehehehehe hehehehehee hehehehehe heheheh

      bilim diye isim almış bir de kör kara cahil.ezik yaratık.fabrika üretimi fason mal.

      ateizmin ne olduğunu bilmez gelir zekadan bahsederler.Benden öğren ne olduğunu.Kısaca söyleyeyim ateizm materyalizmdir.kendini hayvandan gelmiş kabul eden başı hayvan sonu toprak olan böyle bir kafaya sahip insanın da ne yaptığından fayda gelen ne konuştuğundan hayır gelen adalete yaşama mücadeleye inanmayan ve saygısı olmayan zavallı salak sürüsü.

      işin ilginci sizin ateist dininizi beyninizi varya yahudiler icat etti.Tam yahudilerin istediği kendileri dışındaki herkesi kafir ve dinsiz olduğu inancına uyan insandan değil hayvandan gelmiş para ve zaman arasında mundar olmuş yaratıklar sürüsü inancı, bir yahudiden doğmayan siyonist olmayan herkesin olmasını istedikleri ve oldurdukları şeylersiniz siz.

      siyonist yahudiler sizi fabrikada seri imalat üretti ,üretiyor yavrum.
      bilim kilise medrese ve tapınaklarda doğmuştur.Bilimin var oluş amacı Tanrının nuruna ve sırrına ulaşmaktı.

      kabalistik yahudiliğin bilimi de amaç buydu.Hala daha amaç bu.
      kabalistik yahudilik bugün siyonist yahudiliktir ve bilim dünyası onların tekelindedir.
      siyonist yahudiliğe göre Allah ın kulu sadece ve sadece ari yahudilerdir.diğerleri insan bile değil kul değil hayvandan gelme yahudi ırka hizmet etmek için yaratılmış tanrısı dini cenneti olması imkansız böceklerdir.

      işte yahudilerin isteyip ürettiği o böcekler sizlersiniz.
      tam dünyayı ve bilimi kontrol eden yahudilerin istediği ürettiği böceklersiniz.
      şimdi dersin ki ben yahudiliğe de karşıyım dine karşıyım.heheh aferim yahudi de bunu söylemeni istiyor zaten.Seni bunun için üretti.dini hakkındaki düşüncelerin umrunda değil.

      Ulan Türkler o dönemin en güçlü cesur ve savaşçı halkı araplar nasıl ”seve seve” kılıç zoruyla müslüman yapmış salak herif?ulan kanıtınız belgeniz yok salak yalanlarla burada konuşuyorsunuz.ulan sen türklere zorla bir şey yaptırabilirmisin lan ateist mi sandın sen onları ateistler gibi boş beleş malaklar mı sanıyorsun türkleri.Tarihte var mı lan Türke zorlama ha?

      ulan bu nasıl bir zorlamaysa Türkler islamı seçtikten sonra medeniyetler büyük devletler kuruyor dönemin en önemli kültür sanat medeniyet bilim merkezlerini kuruyorlar seve seve şehit oluyorlar devletsiz at üstünde ot içen göçebeler iken.Nasıl bir zorlamaymış lan bugün bile zorlama yokken aksine engelleme varken Türklerin %90 ı müslüman…öküz…

      ulan sığır emin ol Türkler müslüman olmasa da şaman kalır ata ite ağaca göğe tapar yinede bir ateist olacak kadar kendini aşağılamazdı.ateist olacağına top olurdu top türkler ibne olurdu daha iyi.

  15. Saçmalığın daniskası. Madem halkın desteği için dinle ilgili iyi şeyler söyledi de savaş bittikten sonra Kuranı türkçeleştirip, diyaneti kurup dini hurafelerden ayrıştırmak için harcadığı çaba nedir? Hainlik yapıyorsunuz dindarların atatürkçü olmasını engellemeye çalışıyorsunuz! İftiralarınızı kendinize saklayın…

  16. ateizme inanan insan ateizmin peşinden giden insan akıl sağlığını yitirmiş demektir avrupanın 19. yüzyılda kurguladığı bilim ile hiçbir alakası olmayan fakat kendilerini bilim adamı zanneden bu ateistçiklerin zırvalarından bıktık harbi kendilerini bişey zannediyolar nolacak kendilerini maymundan geldiğini sanan evrenin sonsuz olduğunu zanneden maddeye tapınan bilim adamı olsa ne yarar ? olsa olsa bilim adamı kisvesi içine saklanmış sahtekar denir 😀 ben bu gerizekalı ateistleri hiç anlamıyorum harbiden her türlü cinsel sapıklığı ahlaksızlığı seven hertürlü anarşiyi terörü meşru gören kural tanımaz ahlak tanımaz ilmi ve bilim ile ilgili hiç bir dayanağı olmayan bir faşist ideoloji olan ateizme nasıl inanır bir insan 😀 bunun için ya deli olmak ya da cahil olmak gerekir ki zaten ateistlerin %100’ü cahildir

  17. Geri bildirim: Kadir Mısıroğlu M. Kemal Atatürk hakkında yalan mı söylüyor? | Belgelerle Gerçek Tarih

  18. Yüce Atatürk, tabi ki Ataları gibi Tabiata inanacaktı. Arapın dininden ne hayır gelir ?
    Kur’anın Türkçe mealini açıp 2 kere okuyun Arap Muhammed’in kaleminden döküldüğü çok açık ortadır. Sizi Türklüğün yanına çağıyorum. Bilge Kağan Atamızın sözüyle kendinize gelin. Türk Budun Ertin Ökün !

  19. Pozitif ateizm özgur site ateistler neden ateist. Binlerce islam mucizesi koyduk. Allah vahyedecek peygamberimiz yazacak yazdiracak.
    Tabiat guneş dunya ve ay tabiatin bir parçasi. Kendilerinden ne kadar haberleri var. Emin olun neredeyse hiç. Ama Allahtan haberleri var ve milyarlarca yildir yuce yaradanin emrine uyduklarindan muazzam duzenli şekilde kainattaki donuslerini hiçbir kusura yer birakmayacak kadar duzgun şekilde surduruyorlar. Dunya kendinden haberi yokken ateş kupuyken soğuyacak. Topraktan kabuk oluşturacak. Sonra su oluşacak uzerinde. Sonra onlar bulut oluşturacak. Yağmur yağacak cansizlardan canli yeşillik bitecek sonra onlari yiyen yine canli olan hayvanat ve insan. Cansizdan canli oluşuyormuşmu.
    Yada kaya var paralanacak durup duruken kum çimento tahtalar kalaslar demir ve diger malzemeler oluşacak. Sonra bunlar ruzgarinda yardimiyla duzenli bir şekilde dizilerek muazzam bir saraya donuşecek. Bu mumkunse senin dediğinde mumkundur. O binanin oluşmasi için ustaya ihtiyac olduğu gibi. Kainatin varliği içinde muhakkakki bir sahibe bina eden guce ihtiyaç vardir. Oda Allahtir.

  20. Bayram vur kaç yapma. Yaziş Kalbimizin uzerinde neden arapça Allah yaziyor. Gece ruyada gorup gunduz birebir yaşadiğimiz olaylarin izahini yap.

  21. Admin ataturkcunun Allaha ettiği kufuru istesen koymazdin. İstedikten sonra hiçbir şekilde yorum koymadiğin koyduramadiğimiz malum. Bu kufur senide cehenneme götürür.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s