Osmanlı Devleti’nde Vakıflar

Osmanlı Devleti’nde Vakıflar

(M. Kemal ve avenesinin neden Vakıfları tarumar ettiklerini merak edenlerin, bu yazıyı mutlaka okumalarını tavsiye ederiz)

Osmanlı Vakıf seneti

***

Vakıf müessesesi, asırlarca Islam devletlerinde büyük önem kazanmış, sosyal ve iktisadi hayat üzerinde derin tesirler bırakmış dini-hukuki bir müessesedir. Bütün Türk-Islam devletlerinde adeta bir yarış halinde gelişen vakıflar, bilhassa Osmanlı Devleti’nde tekamülünün zirvesine ulaşmış ve Islam hukukunun en zengin ve etkili müesseselerinden biri, hatta birincisi haline gelmiştir.[1] Zira dini ve sosyal hizmetlerin görülmesinin yanısıra, fethedilen ülkelerde Türk kültürünün yerleştirilmesi, ordunun teçhiz edilmesi, donanmaya yardım, öğrenci yurtları tesisi, Orta Asya’daki Türklerle münasebet sağlanması gibi hususlarda da önemli bir yer kazanmıştır.

Osmanlı Devleti’nin daha kuruluşundan itibaren başlayan ve devletin siyasi ve mali kudretinin artmasiyle orantılı olarak gelişen vakıflar iki kısımda ele alınabilir.[2]

Bunlardan birincisi “aynıyla intifa olunan”, yani bizzat kendisinden yararlanılan vakıflardır. Bu tür vakıflara “müessesat-ı hayriyye” adı verilmekteydi. Bu gurup içerisine camiler, mescidler, medreseler, mektepler, imaretler, kervansaraylar, zaviyeler, hastahaneler, kütüphaneler, sebiller ve mezarlıklar girmektedir.

Ikinci kısım ise “aynıyla intifa olunmayan”, fakat birincilerin sürekli ve düzenli bir şekilde işlemesini temin eden bina, arazi, nakit para vs. gelir kaynaklarının teşkil ettiği vakıflardır ki, bunlara Osmanlılarda “asl-ı vakf” ismi verilmiştir. Birbirini tamamlayan bu iki tür vakfın bilhassa Osmanlılarda büyük bir gelişme içine girdiği görülür. Nitekim 1540 senelerinde yalnız Anadolu Eyaleti’nde bu şekilde vakıf yoluyla 45 imaret, 342 cami, 1055 mescid, 110 medrese, 626 zaviye ve hankah, 154 muallimhane, bir kalenderhane, bir mevlevihane, 2 darulhuffaz, 75 büyük han ve kervansaray işletilmekte, 121 müderris, 3756 hatib, imam ve müezzin ile 3299 şeyh, şeyhzade, kayyum, talebe veya mütevelliye maaş verilmekte idi.[3]

Yine Kastamonu, Alanya, Teke, Hamid ve Karahisar-ı Sahip sancaklarından meydana gelen Anadolu Eyaleti’nde 1530-1540 seneleri arasında toplam 79.784.960 akça olan gelirin % 17’si, yani 13.641.684 akçası vakıfların geliri olarak görülmektedir.[4] Bulgaristan’da ise 3339 Türk vakfı bulunduğu ve bunlardan 2356’sinin cami ve mescid, 142’sinin medrese, 273’ünün mektep, 174’ünün tekke ve zaviye, 42’sinin imaret, 24’ünün köprü, 16’sinin kervansaray, diğerlerinin de hamam, türbe, çeşme, sebil, kütüphane gibi hayır eserleri olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır.[5] 18. asırda ise bugünkü Türkiye sınırları içinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nden tesbit edilebildiğine göe 6000 vakıf bulunmaktaydı.[6]

Türk-Islam kültürünün gelişmesinde çok önemli olan vakıflar, bunun yanısıra hayat şartları bakımından insanlar arasında büyük ölçüde sosyal adaletin sağlanması ve farklılıkların kaldırılması açısından da mühim bir role sahiptir. Ayrıca bugün belediyelerin görevleri arasında bulunan hizmetler, vakıflarca gerçekleştirilmiştir. Bunların başında şehirlerin su ihtiyacının karşılanması gelmektedir. Bunun için su bendleri, su kuyuları, çeşme ve sebiller vs. yaptırılmıştır. Yine, sokakların aydınlatılması, temizlenmesi ve şehirlerin güzelleştirilmesini gaye edinen vakıflar bulunduğu gibi, yol, köprü, konak yerleri tesisi için de vakıflar kurulmuştur. Bilhassa Osmanlı Devleti’nin sosyal refah düzeyini en iyi biçimde bize gösteren imaret sistemi, vakıf müesseselerinin en dikkate değer olanıdır. Zira bunlar, çevrelerinde yer alan külliyelerle, Türklerin imar hususunda olduğu kadar, ilim, sanat, sosyal yardım ve dini müesseseler yapmaktaki maharetlerini ve üstünlüklerini bütün dünyaya göstermiştir.[7] Bu tesislerde vakıf hizmetlerine, mektep ve medrese talebelerine, tekke ve zaviye dervişlerine, fakirlere, yolculara vs. ye, vaziyete göre üç öğüne kadar yemek verilirdi. Yalnız yirmi imaretin bulunduğu Istanbul’da günde sayıları binlerle ifade edilen pekçok kişinin yemek yediği göz önüne alınırsa, ehemmiyetleri hakkında bir fikir sahibi olunabilir.

Müslüman olsun, müslüman olmasın bütün insanlığa tahsis edilmiş hastahanelerde (bîmarhane, darüşşifa) ise, bedeni ve ruhi hastalıkların tedavisi yapılmaktaydı. Yine fakir, vergilerini ödeyemeyecek kişiler için kurulmuş “Avarız Vakıfları” da Osmanlı sosyal hayatının güzel bir nümunesidir. Dolayısiyle vakıflar, beledî ve sosyal hizmetlerin halka en iyi şekilde götürüldüğü, köy ve kasabaların kurulması ve fethedilen yerlerde kültürümüzün benimsenmesinde oynadığı rol bakımından vazgeçilmez bir müessesedir.[8]

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Islam dünyasında vakıf müessesesinin önemi hakkında bakınız; Fuat Köprülü, Vakıf müessesesinin hukuki mahiyeti ve tarihi tekamülü, Vakıflar Dergisi, Ankara 1942, cild 2, sayfa 1 – 32.

[2] Bahaeddin Yediyıldız, Vakıf, IA, cild 22/2, sayfa 156.

Ayrıca bakınız; Şakir Berki, Imparatorluk ve Cumhuriyet Vakıf Hukukunda Vakıf Şartları, Vakıflar Dergisi, cild 10, sayfa 73 – 77.

[3] Ö. L Barkan – E. H. Ayverdi, 953 (1546) tarihli Istanbul Vakıfları Tahrir Defteri, Istanbul 1970, sayfa 17.

Ayrıca bakınız; Ö. L. Barkan, Edirne ve Civarındaki Bazı Imaret Tesislerinin Yıllık Muhasebe Bilançoları, Belgeler, sayı 2, Ankara 1969, sayfa 236, 237.

[4] Ö. L. Barkan, Edirne ve Civarındaki Bazı Imaret Tesislerinin Yıllık Muhasebe Bilançoları, Belgeler, sayı 2, Ankara 1969, sayfa 236.

[5] Bahaeddin Yediyıldız, Türk Kültür Sistemi içinde Vakfın yeri, Türk Kültürü, sayı 281, Ankara 1986, sayfa 539.

[6] Bahaeddin Yediyıldız, Vakıf, IA, cild 22/2, sayfa 156.

[7] Yusuf Halaçoğlu, 14. – 17 Yüzyıllarda Osmanlılarda Devlet Teşkilatı ve Sosyal Yapı, Türk Tarih Kurumu basımevi, Ankara 1991, sayfa 143, 144.

[8] O. L. Barkan, Osmanlı Imparatorluğu’nda Bir iskan ve kolonizasyon metodu olarak Vakıflar ve temlikler, Vakıflar Dergisi, Ankara 1942, cild 2, sayfa 354 ve devamı.

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

One comment on “Osmanlı Devleti’nde Vakıflar

  1. Geri bildirim: Kemalist Rejimin Sattığı Medrese ve Okullar! | Belgelerle Gerçek Tarih

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s