Kaynaklarla M. Kemal Atatürk’ün dehşet verici ölümü

Kaynaklarla M. Kemal Atatürk’ün dehşet verici ölümü

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Karnından Tenekelerle Su Çıkarılmasına Rağmen Izdırabı Dinmiyordu

Prof. Dr. Fissinger, Prof. Marcchionini, Ord. Prof. Dr. Erich Frank, Prof. Bergmann, Dr. Eppinger, Dr. Chabrol, Dr. Chiray gibi dünya çapındaki doktorların ve Türkiye’deki en meşhur mütehassısların(uzmanların) bütün ihtimamlarına(özenlerine), çırpınmalarına, didinmelerine rağmen M. Kemal’in hastalığı bir türlü iyileşmemiş, aksine gittikçe daha da ağırlaşmaya başlamıştı. Bilhassa 1937 ve 1938 yıllarında hastalığı daha da şiddetlenmişti.

M. Kemal 20 yaşlarında iken “Bel soğukluğu” hastalığına yakalanmış, bu hastalık sonraki yıllarda zaman zaman nüksetmişti. Derne’de iken de şiddetli bir göz iltihabı geçirmiş, bu hastalık nedeniyle bir gözünde şaşılık kalmıştı. Daha sonraki yıllarda da böbrek ve kalb rahatsızlığı geçirmişti, ama bu defaki hastalık hiçbirisine benzemiyordu. Doktorlar ne yapsa ızdırabı dinmiyor, bilakis günden güne artıyordu.

***

Hastalığın seyri

M. Kemal’in “son anlarına dâir zengin bilgi kaynakları ne yazıkki “sansüre” tâbi tutulmuştur. Prof. Şehsuvaroğlu, 1923’ten son dakikasına kadar kendisine özel hekimlik eden Ord. Prof. Dr. Neş’et Ömer İrdelp’in hatıra bırakabileceği ihtimalinin tek parti devrinin idarecilerini telaşlandırdığını yazmaktadır. Prof. İrdelp bir defasında yurt dışına çıkarken Cumhurbaşkanı İsmet İnönü kendisine şöyle demiştir:”Güle güle git! Fakat senden bir ricam var, katiyyen hatıratını yazma!”

Bunun üzerine Neş’et Ömer Bey, “Hiç niyetim yok” cevabını vermiştir, ama o devirde iktidarı ellerinde bulunduranlar bu cevaptan tatmin olmamış olacaklar ki 1949-50 senelerinde bir hırsızlık süsü verilerek M. Kemal’in özel doktorunun evleri aranmış ve böyle bir hatırat olup olmadığı araştırılmıştır.

M. Kemal’in son anlarında konsultan hekimlerinden Dr. Mehmet Kâmil Berk’in tuttuğu hatıralar da Prof. Neşet Ömer tarafından elinden alınmış, daha sonra bu defter de sırra kadem basmıştır.

İşte bu bakımdandır ki M. Kemal’in son demleriyle ilgili bilgi kaynakları sınırlıdır. Biz bu kaynakların en sağlıklısı olan Prof. Dr. Bedii Şehsuvaroğlu’nun eserinden faydalanarak bu mühim devreye ışık tutmaya çalışacağız.

Yazının sonunda kaynağını yazdığımız “Atatürk’ün Sağlık Hayatı” isimli kitabın mevzuumuzu ilgilendiren kısımlarına göz gezdirelim:

1937 senesinde M. Kemal’in en çok şikayetçi olduğu rahatsızlık, vücudunun muhtelif yerlerindeki, bilhassa ayaklarındaki kaşıntıdır. 1937 Ekim’inde bu kaşıntıların müsebbibinin Çankaya köşkündeki “et yiyen cinsinden küçük kırmızı karıncalar” olduğu söylenince, bu defa âdeta bir seferberlik ilan edildi. Genelkurmay zehirli gaz uzmanı Nuri Refet Korur’un tavsiyesi ile köşkün “Cyclon B” denen siyanidrik asit gazıyla dezenfekte edilmesi kararlaştırıldı. Bu zehirli gaz gemilerde farelere karşı da kullanılmaktaydı. Bu bakımdan Yavuz gemisinden uzman bir ekip getirtildi. 7 Şubat 1938 günü işe girişilerek, köşkün bütün pencere ve kapıları zamklı bez ve kağıtlarla kapatılarak gaz geçirmez bir hale getirildi. 48 saat müddetle köşk yoğun bir gaz altında tutuldu.

Bütün bu faaliyetlerden sonra köşk kırmızı karıncalardan temizlendi ama M. Kemal’in kaşıntıları yine geçmedi. Bunun üzerine yurt dışından doktorlar getirtildi. O sırada M. Kemal’in karnı da çok miktarda su toplanmaya ve bu su şiddetli rahatsızlık vermeye başlamıştı. Doktorlar yaptıkları muayene neticesinde hastalığa teşhis koymuşlardı. Bütün belirtiler, hastalığın “Siroz” olduğunu ortaya koyuyordu. M. Kemal o zamana kadar her gece yaklaşık bir litre rakı içmekteydi. Doktorlara göre hastalığın âmili bu alışkanlıktı.Doktorlar hastanın karaciğerinin artık vazifesini yapmadığını, zehirlenmenin başladığım, vücuttaki yağların tamamen eridiğini, şimdi de etlerin erimekte “olduğunu söylüyordu.

***

12 litre su

Ağustos 1938’de hastalık iyice artmış, karında çok miktarda su toplanmıştı. Bu yüzden M. Kemal ızdırap içerisindeydi. Sonunda bu suyun alınmasına karar verildi. Prof. Mim Kemal Öke 7 Eylül 1938’de M. Kemal’in karnında toplanan suyu şırınga ile aldı. Karından 12 litre su çıkmıştı.

Ne var ki bu müdahaleden birkaç gün sonra karında tekrar şu toplandı. Bunun üzerine 22 Eylül 1938’de yine Prof. Öke karındaki suyu aldı. Bu defa da yaklaşık 12 litre kadar mayi çıktı.

Bu gibi çalışmalara, bütün bakım, tedavi ve ihtimamlara rağmen rahatsızlık günden güne şiddetleniyor, karında yine su birikiyordu.

Ekim başlarından itibarenki gelişmeleri Prof. Şehsuvaroğlu’nun kaleminden takip edelim:

“(13 Ekim ’38’de yine karından su alındı.) Çekilen su şişelere boşaldıkça M. Kemal:
‘”Bu kadar su aşağı yukan bir gaz tenekesi doldurur. Karın içinde taşınabilir mi?’ diye sordu.

“On buçuk litre dolayında su boşaltılmıştı. Su alınması sona erince M. Kemal:
‘”Oh… Çok rahat ettim. Şimdi bana bir sigara ile bir kahve verin’ dedi.”

“16 Ekim 1938 Pazar: Dr. Neş’et Ömer İrdelp M. Kemal’in geçen geceden beri bozulduğunu ve yine bundan evvel olduğu gibi tenebbüh (üstün uyarlılık) arazı, fikirlerde confusion (kanşıklık) ve hareketlerinde gayri tabiilik meydana geldiğini anlattı. Gece sıkıntılı ve uykusuz geçmiş. Bazan hiddet ve şiddet göstermiş. Sabah yatağından defi hacet (büyük abdest) için bidet (bide-alafranga oturak)ye binmiş. Arkaya doğru yatak tarafına düşmüş. Lâkin kendini bilmiyormuş. Günü agitation (ajitasyon çırpınma) ile geçirmiş. Yatakta çırpınıyormuş; bağırmış, hiddet etmiş. Birkaç defa kusmuş. Nihayet saat 18.50’de kendisinden tamamıyle geçmiş.

“Bir gün evvel 40 dakika kadar bayanlarla görüşmüş ve diğer bazı zevatı kabul etmiş. Şüphesiz yorulmuştur. Odasına girdik. Yatakta yatıyor, kendini hiç bilmiyordu. Mütemadiyen bilhassa sağ bacağını çekiyor. Kollarını oynatıyor, başının vaziyetini değiştiriyordu. Gözleri açık, bakış mânâsız idi, bazen: ‘Off!…’ diyordu.”

***

“Aman dil”

“Bu günler için Dr. İ. A. Özkaya da şöyle diyor: “’16 Ekim pazar günü saat: 14.30’u gösterirken Prof. Dr. Neş’et Ömer İrdelp ile Prof. Dr. M. Kemal öke, M. Kemal’in yattığı odanın koridorunda bazı ilaçları hazırlamaktaydılar. M. Kemal yatağında oturmuş devamlı olarak öğürüyordu. Bir taraftan da: ‘”Bırak, bırak…’ diye bağırıyordu.

“Etrafındakiler kendisini yatırmak istedilerse de o buna karşı geldi. Bu yüzden gerekli görülen ilaçların enjeksiyonu otururken yapıldı. ‘Bırak, bırak… Çabuk…’ gibi kelimeleri ardı sıra tekrarlıyordu. Bir ara ağzından az miktarda sarı renkte sıvı geldi. Küçük buz parçalan yutturuldu. Aradan bir müddet geçince öğürtü kesildi. Bundan sonra M. Kemal:

***

‘”Beni kaldırınız’ dedi

“Oysa yatırınız demek istemişti. Böyle olduğu anlaşılınca yatırıldı.
Bu sırada baş ucuna yaklaşan Hasan Rıza Soyak’ın:
‘”Buz iyi geldi mi efendim?” sorusuna:
“‘Evet’ cevabını verdikten sonra kendisini kaybetti. Komaya girmişti. Sık sık başını iki tarafa çeviriyordu. Bir yandan da ‘aman’ kelimesini uzatarak:
‘”Aman dil, aman’ diye söylenmeye başladı.”

“18 Ekim Salı sabah saat 10.30’dan başlamak üzere sık olarak ‘Aman dil, aman dil, bu geceden efendim’ sözlerini tekrarladı. 17.30’dan itibaren 65 dakika süre ile uyudu. 17.37’de bol idrar dolayısı ile yatağı değiştirildi. 19.45’te aynı hal tekrarlandı.

“19 Ekim: çamaşırları, bu arada yatmakta olduğu büyük karyola çarşaflan ile birlikte küçük bir karyolayla değiştirildi. Saat 15.30’da kendisinden istenilen hareketleri yapabildiği dikkatleri çekti. Örneğin söylendiğinde dilini gösterdi. Vakit vakit uyukluyor ve etrafı ile ilgileniyordu. Saat 17.00’de kendiliğinden şişeyi isteyerek idrarını yaptı.”

“21 Ekim: M. Kemal gözlertni açtı ve karşısında o anda yanında olan Başsofracısı İbrahim Ergüven’i gördü ve ona:
‘”İbrahim, sen burada mısın? Bu yatağı ne zaman değiştirdiniz?’ diye sordu.

“İbrahim Ergüven, bazı durumlardan dolayı yatağı sık sık değiştirdiklerini, bir defasında da dört kişinin yardımı ile kendisinin bir battaniyenin üzerinde başka bir yatağa alındığını, bu sırada üzerine çıkılan karyolanın kırıldığını ve şimdiki ile değiştirildiğini anlattı.”

“7 Kasım 1938 Pazartesi: Bu günün ilk dakikalarında Atatürk arka üstü yatarken, bir ara tükürdü ve tükürüğünde kan dikkati çekti. Çok sıkıntı içindeydi. Arada bir öksürüyordu. Gece, aralıklı olarak bir saat uyudu. El ve ayaklarında farkına varılan soğukluk oğuşturularak giderilmeye çalışıldı.

“Aynı günün sabahı saat 10.30’da doktorlar yanına geldiler. Karnında toplanan sudan o kadar rahatsız olmaktaydı ki bunun mutlaka alınmasını istedi.

“M. Kemal o gün öğleden evvel Dr. Nihat Reşat Belger’i çağırdı ve ona:
“‘Doktor, karnımdaki bu suyu çekmek zamanı geldi. Çünkü, bu mayi benim nefesime dokunuyor. Soluk almamı güçleştiriyor. Bunu çekip alın’ dedi.

“Dr. Nihat Reşat Belger’in:
“‘Emr-i devletinizi yarın ifa ederiz. Çünkü malum-u devletiniz üzere su çekilmeden önce kalbi takviye edecek tedbirler almak zarureti vardır,” demesi üzerine M. Kemal:
‘”Emrediyorum. Bunu bugün çekin’ diye çıkıştı.
“Vakit öğleye yaklaşmıştı. M. Kemal başta özel doktoru Prof. Dr. Neş’et Ömer İrdelp’le diğer doktorları yanına çağırttı ve:
‘”Ben çok muzdaribim, hemen suyu alın! diyerek isteğini tekrarladı.

“Prof. Dr. Neş’et Ömer İrdelp:
‘”Efendimiz, yarın yapılacak, herşey hazırlanıyor’ diye cevap verdi.”
Atatürk:'”Bugünle yarın arasında ne fark var? Hemen yapınız’ diye direndi.

“İlk ponksiyonu yapmış olan Prof. Dr. M. Kemal Öke’nin halen Gülhane’de (Askerî Tıp Akademisi) ders vermesi dolayısı ile sarayda bulunmadığı, ertesi güne ertelenmesi gerektiği anlatıldı ise de o:

“‘İşte Dr. Kâmil (Berk) Bey var, zaten bu işi en iyi beceren de o imiş, o yapsın’ dedi.
“Bu direniş karşısında doktorlar yanından ayrıldılar. Doktorların dışarı çıkmalarıyla beraber M. Kemal’in kaşları çatıldı ve sesi de hiddetlendi:

‘”Niçin tereddüt ediyorlar? Olacak olur’ dedikten sonra karnını göstererek, ‘Bu insupportable (dayanılmazdır) diye ekledi.

“Hazırlığını tamamlayan Dr. Kâmil Berk saat 12.00’de ponksiyona başladı. M. Kemal karnındaki bütün suyun alınmasını istedi ve boşaldıkça ne kadar su çıktığını soruyordu. Çekilen su miktarı litre hesabı olarak Dr. Nihat Reşat Belger tarafından izlenmekteydi. Gerçekte altı litre su alındığı halde Atatürk’e bunun iki katı söylendi.

“Bu ikinci su alınmasından sonra M. Kemal epeyce rahatladı ve canı enginar yemeği istedi. Fakat bu sebze o zaman İstanbul’da bulunmadığından Hatay’a ısmarlandı. Enginar geldiğinde durumu ağırlaşmıştı ve yemesi kısmet olmadı.”

“8 Kasım 1938: Gece fena geçti, derin confusion mentale (düşüncede, aklî çalışmalarda karışıklık) var. Bu sabah daha açıktır. Saat: 18.00’de iki defa kay etti. Akşama doğru yine dimağî teşevvüşler oldu ve geceye doğru fazlalaştı.

“‘Beni gezdir’ diyor, sonra:
‘”Beni sağ tarafıma yatır’ diyor, ‘ört, ört!’ diye emrediyor. Bay Rıdvan çıkmak istiyor.
“‘Nereye gidiyorsun? Of beni kaldır, belki birşey olur’ diyor. Yatırılıyor, uykuya dalıyor. 6.00’da uyanıyor. Süt veriliyor.

‘”Denizde bir motor sesi var. Bu nedir?’ diye soruyor ve tekrar uyuyor.

***

“7.40’da:
“‘Rıdvan!’ diye çağırıyor. Bir şey ister gibi bir jest yapıyor. Lâkin istediğini ifade edemiyor. Nihayet çay istiyor. Ördek getirtiyor. İdrar ediyor. O esnada:

‘”Beni kaldır’ diye ısrar ediyor.
‘”ördek var’ deniliyor.
‘”Of! Of! diyor. Bir şey söylemek istiyor. Lâkin kelimeleri bulamıyor.”
“9 Kasım 1938 : Gece, M. Kemal tekrar komaya girdi. Adalî secousse (sekus)lar (sıçramalar) var. Akşama doğru traşe (nefes borusu) ralleri (dolgunluk sesleri) başladı. Serum şırıngaları. Agoni (can çekişme). İdrar 560 (cm3).

“10 Kasım 1938: Ehval-i umumiye(genel durum) fenadır. Koma devam ediyor. Agoni raileri var. Saat 0.05’te sonda ile 140 cc.lük idrar boşaltıldı. Saat 2.00’de yarım balon oksijen verildi.

“Saat 8.00’i geçerken M. Kemal’in yüzü daha da soldu: sapsarı oldu ve birden gırtlağından ‘Hi… Hi… Hi…” diye sesler çıkmaya başladı. Bu sırada oradaki doktorlardan Kâmil Berk gözleri yaşlı ve bir eli karyolaya dayalı olarak, diğer elindeki ıslatılmış pamukla M. Kemal’in ağzına su verme çabasında… üzüntüleri solgun yüzlerinden okunan Prof. Dr. Süreyya Hidayet Serter ile Dr. Abravaya Marmaralı, tabanla ilgili refleksleri kontrol etmekteler.

“Saat 9.05 M. Kemal birden gözlerini açtı, başını sert bir hareketle sağ tarafa çevirdikten sonra tekrar önceki durumuna getirdi… Ve son nefesini verdi.”

“M. Kemal’in Sağlık Hayatı” isimli kitapta M. Kemal’in son anları bu şekilde naklediliyor. Prof. Bedii Şehsuvaroğlu’nun bu eseri bir araştırma ürünüdür. Şüphesiz M. Kemal’in yakınında bulunan doktorlar ve şahıslar hatıralarını nakletselerdi, yahut yazılmış hatıralar neşrolsaydı bu hususta daha geniş ve daha teferruatlı bilgi edinilecektir.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

Prof. Dr. Bedii Şehsuvaroğlu, Atatürk’ün Sağlık Hayatı, Hürriyet Yayınları İstanbul 1981, sayfa 6, 8, 28, 30, 68, 86, 87, 88, 93, 95.

Burhan Bozgeyik, Meşhurların son Anları, Türdav Yayınları, 2. baskı.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

54 comments on “Kaynaklarla M. Kemal Atatürk’ün dehşet verici ölümü

    • SİKTİRİN LAN…YALANCI ERMENİ KÖPEKLERİ….ALLAH BELANIZI VERSİN TOPUNUZUN…OROSPU ÇOCUKLARI….SİZİN GİBİ MALLAR, GERİZEKALILAR İNANIR ANCA BUNA…BUNU YAZAN OROSPU ÇOCUĞU ANANA BABANI SOR BENCE..SEN BİZDEN OLAMAZSINNN SOYSUZLARRRR

      • Ona bakılırsa atatürk olmasaydı müslüman yerine yahudi olurdun hristyan olurdun o yüzden SUSUN!
        Ve de onu da Allah yarattı siz şuan sadece Atatürk’e değil Allah’a da hakaret ediyorsunuz….

    • Ulan bu devran bir gün dönecek ve bu devran döndüğünde kaçacak delik arayacaksınız hepiniz. Gözünüzün önünde ananızı laik cumhuriyetçilere siktireceğiz. Barınamayacaksınız ibneler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hiçbir yerinde.

    • Darısı yedi sülalene inşallah piç . Allahın adıyla resulüllahın iziyle. Atasını tanımayan it peşinde koşar

      • sökmen, atasini tanimayan it pesinde kosar derken buradaki ata; m. kemal degildir. Osmanli atalarimiz kastedilir. Itler de, osmanli atalarini tanimayip ne idügü belirsiz yahudi usaklarinin pesinden gidenler oluyor.

      • Fatih hem Allahtan bahsediyorsun hemde ettiğin küfürlere bak. Allah yok diyenlerimi savunuyorsun Allahin adini kullanarak.
        Ata konuşma yapiyor gençlere yönelik. Gencin birisi Sen Allahsin diye bağiriyor. Ata
        – Allah beyinlerdeki olgudur diye cevap veriyor.
        Ne demek bu,
        Erdal inonü 2000 e doğruydu herhalde star tvde mesut yarin programina konuk oldu. Laf lafi açarken yeri geldi. Biz Allaha inanmayiz dedi. Kendiside inanmazmiş babasi ismet inonude. İnönu dediki dunyaya bir şekilde geliyoruz ölunce hersey bitiyor dedi. Ataturkde bizim gibiydi Allaha inamazdi diye ekledi. Zekeriya beyaz katildi programa yirtti ortaliği.
        Herşey meydanda. Salağa yatiyorsunuz bilerek isteyerek.. Bak bir adam musluman değilse ne diye kurtarsin muslumanlarin ülkesini. Birileriyle işbirliği içine girerek kendi adamlariyla ele geçirmek varken, bunuda kurtarmak diye yutturmak varken.
        Ata müsluman madem hani turkiyenin resmi dini ne diye islam degil. Onun doneminde kafa kagitlarinda islam yazmiyormuş deniyor.

  1. Allah azabını arttırsın diyen ingiliz uşakları, 7 düvele karşı savaşmış memlekette ezan okunuyorsa bunu sağlamış, medeniyet varsa temellerini atmış, gerçek müslümanlar için kuran-ı kerimi tesfir ettirmiş, işbirlikçi sahte imamların tekkelerini başına yıkmış, vatan haini ingiliz ajanı hocaları dar ağacında sallandırmış, çocuklar gerçek islamı öğrensinler diye okullarda din dersini zorunlu kılmış, her hocayım diyen çıkıp millete fetva verip günaha sokmasın diye diyanet işleri müessesesini kurmuş bu kurtarıcıyı yüce rabbim illaki layık olduğu yere koyacaktır. Ancak sizler gibi kefere uşağı din düşmanlarına her iki dünyada da göz açtırmasın ya rabbim. Amin

    • 7 duvelle degil yunanla savasmistir memlekette ezani turkcelestiren camiyi ahira donduren basi kapali hanimlari yahudi sapkasi takmayan sarikli hocalari gerici diye goren Osmanli padisahini vatan haini ilan eden seriati kaldirip dini yok etmeye calisan okulda zorunlu kildigi din kitabinda islam dinini asagilayan Kuran a Muhammed in dusunceleri diyen islami arap dini kabul edip turklerin islami secmesini gericilik bulan hz omeri asagilayan birini mi tutalim

      • 1928 de islam harfleri kaldırıldı.1930 da kuran okumak ve okutmak yasaklandı.okuyan veya okutan hapse atıldı veya idam edildi.1932de ezanlar yasaklandı.ardından ayasofya kapatıldı.3300 cami kapatıldı kimi satıldı kimi hayvan ahırı oldu. onbinlerce alim asıldı.1500 cellattan yalnız kara ali ben 5216 kişi astım diyor..meyhane şarap fabrikaları kerhaneler açıldı.vs vs

    • Asıl ingiliz uşağı Hilafeti kaldıran,milletine Fatihlerin arkasında serserilik etmiş diyen,Kuranı Kerim kanuniesasi deyip onu kaldırandır!

  2. @tan apay, yorumunuz icin tesekkürler, ancak anladigimiz kadariyla resmi ideolojinin telkin ettigi iddialarin cürütüldügünü duymadiniz. Bu iddialara maddeler halinde kisaca cevap verelim:

    1 – m. kemal yedi düvele karsi savasmamistir, delil:
    http://belgelerlegercektarih.com/2012/10/17/milli-mucadelede-sadece-yunanlilara-karsi-savastik-5-bolum/
    ***
    2 – Ezan-i Muhammedi’yi yasaklayan bizzat m. kemal idi, delil:
    http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/29/kemal-ataturkun-eseri-kuran-ve-ezanin-yasaklanmasi/

    ***
    http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/25/ezani-aslindan-m-kemal-ataturk-uzaklastirmadi-yalani/
    ***
    http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/27/ataturkun-yasakladigi-ezan-i-muhammediyi-adnan-menderes-serbest-birakti/
    ***
    http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/06/ezan-anlasilsin-diye-turkceye-cevrildi-yalani-basit-hesap/
    ***
    3 – Medeniyet diye bir sey yok. Medeniyet Osmanli idi…
    4 – Kur’an’i tefsir ettirmemistir, delil:
    http://belgelerlegercektarih.com/2012/08/18/ataturk-elmalili-hamdi-yazira-kuran-tefsir-ettirdi-yalani/
    5 – bu iddiaya göre sahte ve isbirlikci olmayan imamlarin tekkelerini yikmadigi anlasiliyor. Oysa m. kemal bütün tekkeleri kapatmistir. Bu durumda kapatmasina neden olan husus “sahte imamlarin ve isbirlikcilerin” bulunmasi degildi. M. Kemal buna cok daha önce karar vermis, cünkü kendi ifadelerine göre kendisi müslüman degilmis, tabiata tapiyormus. Tabiata tapan ve ayrica siddete meyilli olan birisinin dini müesseseleri yikmasina sasmamak gerekir.
    Bu yaziyi okumani tavsiye ediyorum:

    http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/11/m-kemal-ataturk-tarafindan-aldatilan-din-adamlarinin-kurtulus-savasindaki-rolu/
    ***
    Kimin isbirlikci oludugnu görmek icin de su yazilari okuman gerekiyor:

    http://belgelerlegercektarih.com/2012/12/10/m-kemal-ataturkun-ingiliz-istihbarati-ile-gizli-iliskisi-desifre-oldu/

    ***

    http://belgelerlegercektarih.com/2014/05/24/sultan-vahdettin-m-kemali-neden-anadoluya-gonderdi-ingilizler-nicin-izin-verdi-oyun-icinde-oyun/

    ***

    http://belgelerlegercektarih.com/2014/11/22/m-kemal-ataturkun-fransiz-ajanlariyla-iliskisi-desifre-oldu/

    ***

    http://belgelerlegercektarih.com/2014/05/23/kim-hain-sultan-vahdettin-mi-yoksa-m-kemal-mi/

    ***

    6 – okullarda din derslerini zorunlu kildigi dogru degil, hatta gönüllü bile degildi. Toptan hepsini yasaklamisti, delil:

    http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/14/m-kemal-ataturk-din-derslerini-ve-imam-hatipleri-kaldirmadi-yalani/

    ***
    http://belgelerlegercektarih.com/2013/02/05/m-kemal-ataturkun-okuttugu-lise-tarih-kitabi/
    ***
    Din derslerini yasaklamakla kalmamis, üstüne bir de darwinizmi okutmus, delil:

    http://belgelerlegercektarih.com/2015/03/08/ataturk-doneminde-okullarda-darwinizm-okutuluyordu/

    ***

    7 – Diyanetin kurulmasi her önüne gelen fetva vermesin diye degildir, eger böyle olsa Ser’iye ve evkaf vekaletini kaldirmazdi. Diyanet, dini laiklik ilkesi dogrultusunda anlatmasi ve müslümanlari kontrol etmek icin kurulmustur. Yani yapay bir din anlatmasi icin diyebiliriz.

    Saygilar…

  3. Cidden aşırı salaksınız ötesi yok. Dinsizmiş.. Din nedir bilmezler bir de yıllar önce ölen bir adam arkasından atıp tutarlar. Yahu sana ne dinsiz ise. Kaldı ki ya müslümansa? Bir müslümana kafir deme gafletinde nasıl bulunabilirsiniz. Peygamber efendimiz insanları yargılamaz iken siz ne hadsiz insanlarsınız ki yargılarsınız. Çok beğendiğiniz Osmanlı’da o en büyük padişahlar din konusunda alimlere danışmadan ağzını açmazken siz ne biçim bir soysuzsunuz ki önünüze gelene ağzınızda köpüklerle saldırır oldunuz?.Müslüman iseniz azıcık ona göre yaşayın. Azıcık Peygamberimizi azıcık Yunus’u azıcık Mevlana’yı örnek alın. Azında salyalar ile dinimizi küfür dinine çeviren kendini bilmezlerin lafı ile sağa sola saldırmaktan vazgeçin! Çok değil azıcık güzel ahlaklı olun. İnsan nasıl bir günah işlemiş ise işlemiş. Bunu dillendirmek, yargılamak, bunun hakkında konuşmak başka bir insana düşmez. Kendinize gelin. Yüce Rabbim hepinizden iyi bilir siz çenenizi ve beyninizi boşa küfür ve çamur ile doldurmayın.

    • Ya edep, herkes salak bir tek sen akillisin… Dinsiz oldugunu M. Kemal kendisi söylüyor. Biz mi uyduruyoruz. Dinsizim diyor iste, dinsizim diyene de dinsiz denir, neden kiziyorsun? Neden rahatsiz oluyorsun. Dinsizim diyor. Yillar önce ölen adamin sahsi kusurlarini mi konusuyoruz yoksa topluma verdigi ve hala devam eden zararlari mi? Sen evvela dinini ögren, nerede ne zaman neyin konusulabilecegini ve konusulamayacagini ögren. Agzimizda köpükler yok, soysuz da degiliz, anlasilan herkesi kendin gibi biliyorsun. Müslümaniz ve müslüman gibi yasiyoruz, Müslümanlar Kur’an’da Tebbet suresini okurken ebu cehile eli kurusun der, diger bir surede firavunun zulmünü okur. Ha, sen de M. Kemal gibi Tebbet suresinden igreniyorsan ona bir sey diyemem. Yani zalimlerin zulümlerine temas etmek Kur’an okuyan herkesin yaptigi bir seydir aslinda. Mevlana’dan örnek mi istiyorsun? O, kafirlere karsi siddetli ol der. Tipki Kur’an’da yazdigi gibi. Biz m. kemalin günahindan bahsetmiyoruz, sen hala meseleyi anlamamissin.

  4. Utanmadan arlanmadan eleştiriyorsunuz. Bre akıl cahili deyyus sanamı kaldı bu adamı dinsiz ilan etmek.Kuran kitabımızdan bahsediyorsun Allah tan başka insanları kim dinsizlik le suçlar.En büyük günahı sen yapıyorsun.Senmi hayat verdin sen yargılıyorsun yezid.
    Bugün rahatlıkla camilerde evlerimizde ibadetimizi yapıyorsak Atatürk ve silah arkadaşları sayesindedir. Senin belliki bir anan binlerce baban var.Bir babamız varsa bunu mustafa kemal Atatürke borçluyuz.

    • Yüce adli yorumcu arkadasimiza… Biz yargilamiyoruz, kendisi söylüyor biz de naklediyoruz. Mesele bundan ibaret. Itirafi ifsa etmek iftira degildir. Bugün camilerde rahatlikla ibadet etmemizin m. kemalle alakasi yoktur, ona ragmen bu günleri bize gösterdigi icin Allah Teala’ya sükür borcluyuz. Anamiz babamizi da Allah Teala’ya borcluyuz. M. Kemal döneminde “Allahu Ekber” demek bile yasakti.

      • Elbette tek başına yaptığını söyleyemeyiz ancak Mustafa Kemal Atatürk, kitleleri peşinden sürükleyebilmiş ve bu ülkenin düşman işgalinden kurtulması adına öncü adımları atmıştır. Yukarıda bir şahısın bahsettiği gibi: ” Sadece Yunan’a karşı savaştı ” kafası çok küstahca bence. Sadece Yunana karşı savaşmış olduğunu varsaysak bile bu vatana ettiği iyiliğin hakkını ödeyemeyiz. Bunu inkar etmek için zihinsel engelli ya da nankör olmak gerekir. Benim merak ettiğim bir kaç şey: Birincisi; eğer bu adam bu öncü adımları atmasaydı ne olacaktı? İkincisi; Eğer kimse atmasaydı yani yeni bir Avrupa Devleti veya Sömürge Devleti olsaydık siz Hristiyanken Yüce İsa’nıza ya da emeği ve özgürlüğü sömürülen, hor görülen bir Müslüman iken Allah Teala’nıza neyi şükredecektiniz? Üçüncüsü: ” Allahu Ekber ” demenin yasak olduğundan bahsetmişsiniz; gözünüzle görmüş gibi anlatmışsınız sanırım yaşınız oldukça ilerlemiş… Atatürk ” Allahu Ekber ” demeyi yasakladıysa kendi cenazesinde nasıl cenaze namazı kılındı? Hani diktatör diyorsunuz ya! Malum zat, kendisine diktatör yakıştırması yapıldığında ” Diktatör olsam konuşamazsınız! ” demişti ya hani, Mustafa Kemal de gayet bunu yapabilecek güce sahipti, neden yapmadı?

      • @stefcarpenter, sizin Atatürkcü oldugunuza inanmiyorum. Bize gol atmamiz icin o kadar net paslar vermissiniz ki bunu bir Atatürkcü yapmaz. Malumat almak isteyen bir antikemalist oldugunuzu düsünüyorum. Eger öyleyse aldatmayarak ve adam gibi gercek kimliginizle suallerinizi sorun. Biz yine de cevaplayalim. M. Kemal öncü olmasaydi baskalari olurdu. Mesela Kazim Karabekir olabilirdi, nitekim “tek dag basi mezar oluncaya kadar ya Istiklal, ya ölüm” diyerek Anadolu’ya M. Kemal’den evvel gitmistir. Türk Milletinde liderler bitmez. Aksini düsünmek türklere hakaret etmek olur. Ayrica M. Kemal’in ne maksatla bu isi üstlendigi de malum. Kurtulus savasinin hedefi misak-i milli idi. Ancak m. kemalin ingilizlerle anlasmasi üzerine bu hedefe ulasilamamistir. Kurtulus savasini yöneten ve dualarla acilmis olan meclis bunu kabul etmeyince M. Kemal bu meclise darbe yapmistir. Dolayisiyla kazanilmis bir sey yok, kaybedilmis seyler var.

        Bizim zaten bir avrupa sömürgesinden farkimiz yok. Onlarin harflerini, kelimelerini, kilik-kiyafetlerini, felsefesini almisiz. Allahu Ekber demenin yasak oldugunu belki sagir sultan bile duymustur. Asagidaki linkte bununla alakali belgeler var:

        http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/29/kemal-ataturkun-eseri-kuran-ve-ezanin-yasaklanmasi/

        M. Kemal diktatör olsam konusamazsiniz demis. Zaten konusturmamistir. Kazim Karabekir’in hatiralarini yaktirmistir. Basini susturmustur. Bununla alakali iki link sunalim:

        http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/28/kazim-karabekir-m-kemal-ataturk-ile-ilgili-gercekleri-anlatiyor/

        http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/08/m-kemal-ataturkun-yasakladigi-kapattigi-gazeteler-basin-sansuru/

        .

      • Cahil ve gavur m.kemali savunan dininden haberi olmayan karaktersizlerle uğraştığına değmez anasından babasından ne gördüyse onu uyguluyor demekki bunlarin evinde namaz kilan yada kuran okuyan yokki bilmezler m.kemalin Kuranı yasakladığını camileri kapattığını onca masum insanları şapka kanunu diye diye astı!!!

  5. Atatürk sizin gibi orospu çocuklarını kurtarmayacaktı anneniz paspas babanız uşak olsaydı o zaman görürdünüz. Bir sikimden anladığınız yok dinsiz diyip duruyorsun ulan sikik herif sevmiyorsan adam gibi adamı siktir git kurtardığı ülkede yaşama. Böyle bilgisiz orospu çocukları yorum yapmasın.

    • Eğer kendini o kadar haklı bilseydin küfretme lüzumunda bulunmazdın.Lakin vaziyet bu olmadığı için küfrediyorsun.Bütün küfredenlere gelsin

  6. Agzindan köpükler akan salyalilar, birde müslümanliktan bahsederler, karsinizda belge koyup edebi ile sinek beyninize biraz olsun bilgi vermek steyen biri var, edepsizler atanizda sizin gibi edepsiz idi, onun sayesinde bu ülke 90 sene siz gibi hicleri cikardi, okumayan, arastirmayan, ögrenmeyen hatasindan ders almayan tek hücreliler. Siz onun sonucusunuz, adamin kendi dedikleri bile belgelerle sabitken, tek yapabildigniz küfür ve edepsiz saldiri, tipki ataniz gibi, örümcek kafalilar artik biraz okuyun, arastirin, ögrenin sene 2016..

  7. Devlet sistem nasilda uyutmuş milleti öyle değilmi adaş. Mahalli gazetede çalişiyordum m. Kemale dinsiz diyeni tikiyorlardi deliğe. Şimdi ate siteler aleni ilan ediyorlar bunu. Hemde atanin kendi sözleriyle. O haksiz yere hapis yatanlar devletten tazminat almali değilmi. Alamazlarki arkalarinda yahudi lobisi yok.

  8. Topragini vatanini namusunu kurtaran insana attiginiz bokun icinde bogulun orospu cocugu vatan hainleri arap götü yalayan götoşlar…

  9. Yukariddaki arkadaş adini mustafa kemalden almiş, o kimden almiş şeyh bedrettinin adamlarindan börklüce mustafa ile torlak kemalden. Yahudi asilli idi bedrettin, mustafa ve kemal, osmanliya uç koldan ayaklandi bunlar 1412-21döneminde hem osmanliyi hemde islami yikmak üzere. Allah kainattir, başkada yoktur, cennet cehennem bu dunyadadir baskada yoktur.Allah haşa ölüleri bir daha yaratamaz, haram helal kavrami boştur, ibnelik normal davraniştir gibi şeyleri savunuyorlardi.. Eğer ayaklanma başarili olsaydi bunlari getireceklerdi memlekete inanç olarak. Yenildiler ve üçüde idam edildi. Ama 500 sene sonra yahudi dönmeleri tarafindan osmanli yok edilerek bu işin rovanşini aldilar.

  10. Bu yazıyı götünden uyduran piç. Allaha nasıl hesap vereceksin. Senin bu yazıyı rahatca götünden uydurasın diye bu ülkeyi yunanfan inhilizden ermeniden kurtarmadı Atam. Bu arada M.kemal değil Mustafa Kemal Atatürk dicen amına kodumun gavatı

  11. Çocuktur bunlar yoksa böyle akil dişi koymazlar. Buyuyunce öğrenirler.’birde kemalist ahlaki tamda kendilerinden beklendiği şekilde temsil ediyorlar.

  12. – neyzen tevfik amca ata için rakidan öldü diyorlar, siz o kadar içiyorsunuz yaş 80 e dayanmiş halen sağsiniz ne diyorsunuz bu konuda.
    – ata rakidan ölmediki
    – ya neden öldü?
    – harflerin yerini değiştir bulursun
    – ırakmi zehirledi..
    – yok ulan biraz daha değiştir.
    – kari yüzünden diyorsun. Yalanci atam bu memleket sevgisinden evlenemedi bile bekar yaşadi. Vatan aşki sayesinde atti yunani bu topraklardan.
    – hadi oradan salak ne var o işte. Kadin arkadaşlarindan ordu kursa yunani yine atardi.

  13. Bir akrabamiz var. Şimdi 55 yaşinda, fethullah gülen okuttu. Devlette yuksek burokratti. Çekti aldi devletten. Gulen hizmet ederken iyiydi. Sonra abd ye gitti. Hayinladi orada, ipleri vatikanin abd nin yahudilerin eline geçti, hizmeti soyguna çevirdi. Maalesef devlet senelerce görmezden geldi, kiliselere yapilan bağişlardan anlamaliydi durumu. Devlete hukumete erdoğana hayinliklar birbirarkasina gelince uyandi herkes. Devlette gözü varmiş adamin. Devlete göz konunca ihanetsiz ele geçirilemiyor malum. Vurdurdu devletin silahiyla devleti. Bir atimlik barutu varmiş yenildi. Bütün gulenciler teror damgasi yedi. Biz bizim akrabaya senelerdir kopun onlardan dedik. Üst kademe kopsada kimse saymaz. O sebeple senelerdir korku içindeydi mali mulku satti. Darbeyle alakasi olmadiği halde kaçmak zorunda kaldi yurt dişina. Darbe öncesi bizimkiler görmüs akrabayi misafirlikte. Dönüşte öyle bizimkilere bakarmiş yurt dişina gidecek olan. Birdaha göremeyecek ya kendisi biliyor. Kaçinca anladik sebebini.
    Ne diyelim. Suçlu suçsuz herkesi yakti gülen şeytani. Hizmetini hirsizliğa zulmete çevirip mundar etti. Allahtan bulsun. Erdoğan hükümet ne yaparsa kalben destekliyoruz.

  14. Bakin kemalistler lağim çukurundan çikmiş gibi çok ağir kufurler yaziyorlar. Savunmuyorlar küfrediyorlar. İntikam almaktan bahsediyorlar. Biz bilgi koyuyoruz bilginiz ile çurütun. Yok korkutmak için intikam cagirilari.Bakin chp nin son kullanma tarihi 1950 de bitti. 1961 de asker namlusu zoruyla geldi. Ama tek başina değil. 1970 lerde koalisyon1977 te hileli seçimle seçmen sayisindan yuzde 10 fazla oy çikti sandiklardan. Koalisyonla hukumet oldular hep. 1991-1995 te yine koalisyon. Demirel de zaten sağ gorunen mason idi.
    1999da askerin dehlemesiyle yine sol iktidar ve soyulan ulke boşalan bankalar, devaluvasyon, ve 2002 yuzde 1 oya dusen bir hezimet.
    Ne demişti solcu paşalardan biri daha yeni seçilen ak parti için. Darbe tatbikati konuşmasinda acimak yok 200000 kişiyi götürun diyen. Noldu. Tiktilar iceri sürttuler burnunu. Siz kemalistlerin gucu yetecek olsa kendinizden olmayan bi kişiyi bile sağ koymazsiniz. Geçti o gunler.
    1950 lerde dp li muhtarlara kumpas kurup gorevden aliyor hala iş basinda olan chp li kadrolar. Hapse alip veriyorlar dayaği. Veriyorlar zehirli kani. Adamlar 5-10 sene sonra kanserden gidiyor.dp hukumet bile olsa engel olamiyordu zamanin chp li azginlarina.
    Darbe olunca o dp lilerin tamami kodeste işkence gördü sucsuz yere. 1980 de de kenan evren darbe yapti. Oda sabetayci ve kemalist. 650000 kişi işkenceden geçmiş. Birde 28 şubatin işkence tezgahlari var. Bunlar hizmete değil bu milletten intikam almaya geliyorlar. Birde vurgun vurmaya. Utanma yok. İrtica de muslumanlara ver işkenceyi. Kizillardan sabetaycilardan ve diger dönmelerden her oyunu bekle,. Gelemeyeceksiniz kardeşim. Millet uyandi. Gelecegiz diye darbe yaparsaniz o tanklarin tüfeklerin namlularini sokar millet bi tarafiniza. Biz ölümü göze alarak yaziyoruz bildiğimiz doğrulari. Yiyemeyeceğiniz halti ağziniza almayin.

  15. 1919-22 dönemi işgal yillarinin istanbul gazetecilerinin gazetelerdeki köşe yazilarini kitap yapmiş adamin birisi. O köşe yazilarinda ingiliz işbirlikcisi dedikleri mustafa kemale aman ne küfürler. Akla hayale siğmaz. O kitabi bizim oradaki kutuphaneden kemalistin birisi yurutmuş. Okunamasin diye. Bulmak icin gerekirse istanbul gideceğim. Abdurrahman dilipakda yazmisti kemalizmin gerçek yuzu diye bir kitap. Ben hemen aldim. Kardeşim okumak için benden istedi. Ondanda kemalistin biri isteyip yok etmiş kitabi. Rezillikler sümenalti
    Dilipak 28 şubat doneminde cok goze batti. Guven erkaya vardi odönem orgeneral başbakan erbakanin makaminda onun bardağina su koydurup kendisi karşisinda içki içen. Tuğgeneralin bile başbakana ayar verdiği başbakanin susmak zorunda kaldiği dönemlerdi o zamanlar.
    O guven erkaya içkiyi fazla kacirdiğindan olmali 2000 in temmuz başinda 62 yaşinda gitti. Dilipak 28 şubattaki tutumundan sebep hakkimizi helal etmiyoruz diye yazdi akitte, bir mahkeme, adamin evini aldilar elinden. Kemalizm dilipaktan intikamini evini elinden alarak aldi. Kanunlar maalesef kemalizme çalisti bu memlekette her zaman.
    Bu dunyanin öbür tarafida var. Bakalim orada kaunlar kimlere çalişacak.

  16. Doğu illerinde kürdün birisi istiklal mahkemelerinin eline düşüyor. Mahkeme heyeti soruyor dini islam için hz. Hamza gibi şehit olmaya hazirim diyormuşsun doğrumu diye
    Evet diyor adam. Tamam kirmayalim seni onun yanina gönderelim deyip sallandiriveriyorlar.
    Diyarbakirin adı Diyari bekir idi. Orada hz. Ebubekirin soyundan olanlar ikamet ediyor diye, mustafa kemal islamdan çok hoşlandiği için halife ebubekirin adini diyarbakirdan kaldirmiş olmali 1936 da. Halifeliğide islamdan çok hoşlandiğindan kaldirmiş olmali.sultan abdulazizden sebep El azizin adi elaziğ oldu.bursanin hudavendigar balikesirin karesi isimleri neden uçtu acaba. gebzenin hamidiye köyü 2. Abdulhamitten dolayi bu isimdeydi. Abdulhamite çamur yapilip köyün adi çamur anlaminada gelen balçik yapildi. Padişah islami savunan adaletli osmanlinin hukumdariydi. Buna kim suikast duzenledi 1905 te.
    Osmanli islam ülkelerinin dunyadaki tek hamisi idi. Mustafa kemal ve onun sabetayci işbirlikcileri osmanliyi duşmanlarla birlikte çokertince islam dunyasi başsiz savunmasiz ve zavalli kaldi. 1 asiri buluyor hatta aşiyor bu durum değismedi.

  17. Aslinda hiç sözü uzatmaya bile gerek yok.biz daha küçük çocukken büyüklerimiz bize atatürk Kuranlari yakti hocalari asti diyorlardi. Bu birkaç kelime herşeyi anlamamiza yetiyor. Onu bizim başimiza getiren işgalciler o sebeple getirmiştir zaten. Kurtuluş varmi peki. Tabiki var mutlu azinlik olan yahudi asilli sabetaycilara. Adamlar havadan Osmanliya kondular..dindar müslümanlara onlara sene sürecek olarak hak gaspi çile ve zulüm yillari. Hala size ne atanin inancindan diyenlere kendi inancini kosoca millete dayatma yapmasina ne diyeceğiz. İçkili ortamlarda danslarda valslarda romen’ ve macar genclerinin kucaklarina ne diyeceğiz peki.
    Kolay batililaşalim diye avrupadan damizlik siperm getirmekten bahseden Abdullah cevdet diye bir utanci vardir kamalizmin

  18. -arkadaş şu atatürk düşmanlarinin atamizi küçük düşürmek için çevirmedikleri dolap yok
    – mesela ne diyorlar.
    – yok attan düşmüş yok it isirmiş hep işkembeden sallama şey bunlar.
    – bence doğruluk payi var. Hemde epeyce
    – ispat edebilirmisin bunu.
    – hemde hemen atanin hastaliğida ölümüde hep at it sebebiyleymiş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s