Hey gidi günler hey… Yabancıların gözüyle Osmanlı

Hey gidi günler hey… Yabancıların gözüyle Osmanlı


Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce 700 yıl kadar yaşamış, dünya üzerinde hakimiyet kurmuş, geniş çaplı toprakları ve bu topraklarda barındırdığı yüzlerce değişik ırka mensup insanlarıyla bir efsanedir Osmanlı.

(…)

Osmanlı devrinin Türkler için en parlak dönem olmasına vesile olmuş Müslüman Türkleri bu defa yabancı yazar, gezgin ve müelliflerinin kaleminden okuyalım.

Fransız müellif Motray, 1700’lerdeki Osmanlı Müslümanlarının harama karşı duyarlılığını şöyle anlatıyor:

“Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir.”

***

Yine bir Fransız müellifi olan Dr. Brayer bu konuyla alakalı olarak 1830’lu yılların İstanbul’unu anlatıyor bize:

“Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vaka’sı görülür.”

***

Ubicini, Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor:

“Bu muazzam payitahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz.”

***

Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, ecdadımızın doğru ve dürüstlüğüne ithafen şu hükmü veriyor:

“Haksızlık, murabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür… Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır.”

***

Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılı olduğu da rivayetler arasındadır:

“Türklerle alışveriş et, yanılmazsın.”
İtalyan gezgini Edmondo de Amicis, 1880’lerin “biz”ini anlatıyor: “”İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadiren işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz.”

***

Atalarımızın hayırseverliği ile bağlantılı olarak Comte de Marsigli’nin şu sözlerine dikkat edelim:

“Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum.”

Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor:

“Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine haşretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler.”

***

Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor:

“Türk şefkatı hayvanlara bile şamildir” dedikten sonra şu örneği zikrediyor: “Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar… Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür…” “kaçık”lığın sebebini de açıklıyor: “Birçokları da sırf azad etmek (özgürlüğüne kavuşturmak) için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar.”

Görüldüğü üzere, 7 asır boyunca dünyanın en büyük imparatorluğu olmuş Osmanlı’nın bu büyük başarısı yalnızca aziz padişahlarının değil, İslamiyet’i layıkıyla yaşayan Müslüman milletinin de eseridir. Bu millet yüzyıllar boyunca birlik ve beraberlik içerisinde yaşamış ve düşmanına dahi zulmetmemiş bir ümmettir. Ve yine görüldüğü üzere suç oranı her geçen gün artmakta olan ve dünya ülkeleri arasındaki nüfuzunu yitirme eşiğindeki ülkemizin, dirliği ve birliği yeniden sağlaması için uzaklara değil, kanından geldiği o mübarek ecdadına bakması kafidir.

Yahya Kemal’in bu konu hakkındaki tespiti yeni jenerasyon Türkiye için en güzel tavsiyeyi vermiştir:

“Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak.”

 

**********

 

KAYNAK: Tefekkür Dergisi, Sayı: 10, Aralık 2006, Osmanlı Gibi Yaşamak, Nazlı Gençcan.

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

One comment on “Hey gidi günler hey… Yabancıların gözüyle Osmanlı

  1. Geri bildirim: Uluslararası zalimler Böl Parçala Yut stratejisini tekrar uygulamaya koydu | Belgelerle Gerçek Tarih

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s