M. Kemal Atatürk: “Ben Komünizm Taraftarıyım”

M. Kemal Atatürk: “Ben Komünizm Taraftarıyım”

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Kaynak gösterdiğimiz kitabın kapağı

***

M. Kemal Atatürk’ün din adamlarının ve halkın yardımına muhtaç olduğu dönemde Islam ile ilgili olumlu (daha sonra tam aksine hareket etmiştir) sözlerini referans göstererek, onun müslümanlığına delil getirenler, acaba M. Kemal’in 24 Ocak 1921’de Ankara’da görüştüğü Sovyet Elçilik Temsilcisi Upmal Angorski’ye:

“Şahsen ben ve yoldaşlarımdan bir çoğu komünizm taraftarıyız. Ama hâl ve şartlar, bizim bu konuda susmamızı gerektiriyor. Eğer ben yarın komünist olduğumu açıklarsam, benim tesirimden eser kalmaz… Anlamak gerekir ki, komünizm bile Türkiye’de bizim işimizdir”[1]

şeklindeki sözü hakkında ne diyecekler çok merak ediyorum?

 

**********

 

KAYNAK:

[1] Mehmet Perinçek, Atatürk’ün Sovyetlerle Görüşmeleri, Sovyet Arşiv Belgeleriyle, Kaynak Yayınları, Istanbul 2005, sayfa 272, 273.

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

8 comments on “M. Kemal Atatürk: “Ben Komünizm Taraftarıyım”

  1. Komünizmden etkilendiği kesin de ama bütünüyle kabul etse sosyalist yönetim anlayışını getirmezmiydi?(onların rahat bırakmasi için söylemiş olabilir diye aklıma geldi)Müşkilimi hallederseniz çok makbule geçer

  2. Hmm bir daha dikkatli okudum çok teşekkürler bir yazıcı nur talebesi olarak bu davanın yanındayız Allah Hilafet günlerini tekrar görmeyi tekrar nasib eylesin Allah razı olsun.

  3. Bu sorunun cevabı konu açıklamasında geçen genel soruda kendi içinde verilmiş zaten bakış açısı olarak;

    M. Kemal Atatürk’ün din adamlarının ve halkın yardımına muhtaç olduğu dönemde Islam ile ilgili olumlu (daha sonra tam aksine hareket etmiştir) sözlerini referans göstererek, onun müslümanlığına delil getirenler, acaba M. Kemal 24 Ocak 1921’de Ankara’da görüştüğü Sovyet Elçilik Temsilcisi Upmal Angorski’ye;”ben de komunizm hayranıyım’
    .Komunizm Türkiye de bizim işimizdir.” demiştir.Buna ne denir acaba? sorusuna cevap ta açık burada.

    bu zaten kemalizmin başlı başına açıklaması daha başka cevap aramaya gerek yok ki.

    Başta İslamla ilgili olumlu konuştular çünkü işlerine bu geliyordu bunu kullandılar sonra ise tek başına yönetim gücü olmak isteyen diktatörlük kurmak isteyenlere bu engel olunca karalayıp etkisiz hale getirmeye çalıştılar.

    Komunizm durumu da buna benzer oldu bazı ufak farklılıklar dışında.sovyet elçisine olan sözleri de tabii siyasetin getirdiği politik ikiyüzlülüğün göstergesi ama burada da kemalist kafanın açık bir itirafı var.Türkiye de komunizm bizim işimizdir diyor.Yani Türkiye de neyin ne olacağına ve nasıl yürüyeceğine ne olursa olsun biz karar ve izin veririz diyor ve bunu itiraf ediyor.Bunların yaşanmış olayları da söz konusudur tarihimizde mesela;

    Mustafa suphi ve Erthem nejat ile Tkp (Türkiye komunist partisi) olayı.Bilen bilir bu olayı bilmeyen de geniş çaplı uzun araştırmalarla gerçeği görebilir kısaca değineceğim;

    Tkp aslında çok partili döneme geçen Türkiye ye dair kurulan ilk siyasi parti idi.Chp kuruluş olarak ondan sonra gelir.chp nin ilkelerine göre yazılan inkılap tarihi Tkp yi yok sayar ve Chp yi ilk ve tek kurucu parti olarak görür..zaten gerçekte de chp kurucuları tkp yi hain bir pusu ile yok etmişti.Çünkü siyasi söylemi olarak doğuda rusya ve azerbaycandan başlayarak etkisi çok geniş bir alana yayılmıştı chp daha ilkelerini bile belirlememiş ne yapacağını dahi bilmezken Tkp kurulmuş ilkeleri ve alt yapısı oluşturulmuş ve kendisine bir taban bulmaya başlamıştı.

    Bu kemal ve chp nin işine gelmedi hoşuna da gitmedi.Çünkü onlar çöplükte tek horoz olmak istiyordu ve kendi insiyatifleri ve kontrolleri çıkarları dışında bir oluşuma asla izin vermiyor her türlü yolla gücünün yettiğine (sivil halk) zorbalıkla katliamla dayak ve tehditle gücünün yetmediğine ise eşkiya militan seyit rıza olayında olduğu gibi önce tatlı dille kandırıp sonra pusu kurarak ortadan kaldırıyordu Tkp kurucu üyeleri Mustafa Suphi ve ethem nejat ın sonu da karadeniz açıklarında bir teknede böyle sonlandırıldı.Kemal 24 ocak 1921 de sovyet elçisine bunları söyledikten çok kısa bir süre sonra 29 Ocak 1921 de Tkp kurucusu sekreteri ve önde gelen 13 üyesi karadeniz açıklarında ortadan kaldırıldılar.Tabii bunu Chp tayfası başta yok saymış iddialar ortaya çıkınca bu sefer de masum ayağına yatmışlardır görüşmelerin negatif geçmesi ve sonuçta Tkp lider kadrosunun geri dönüş yolunda hiçbir koruma ve gizlilik önlemi alınmadığı gibi nereden haber alındığı bilinmeyen bir çok saldırı ve linç girişimlerini atlattıktan sonra en son bir kayığa bindirilmiş ve kayıkta kahya ve katil ekibi tarafından boğazlanmışlardır.Tabii bütün suç kayıkçılar kahyası yahya kahya ya atılmış asıl azmettiriciler işin içinden kendini yine sıyırarak olayın üstü kapatılmış sansür uygulanıp karartma ve yasak uygulanarak tüm kemalist zihniyet önlemleri ve uygulamaları gerçekleştirilmiştir ama gerçeğin üstünü yine örtememişler ve iddiaların ardı arkası kesilmemiş olayın bir çok yönü ve unsuru açıkça ortaya çıkmıştır.Bundan etkilenen yeni nesil anitkemalist komunistler Tkp yi yaşatmaya çalışmış yan parti ve örgütlere ayrılmış fakat bunlar da yasaklarla hapis baskı işkence ve idamlarla sindirilmiştir.Bunun üzerine zamanında antikemalist olan bu komunistlerin çoğu yada önde gelenlerinin önemli bir kısmı diyelim atatürkçü oluvermişlerdir bir anda.Bunun nedeni de başlı başına sindirme baskı ve tehdit sonucu diye açıklanamaz aslında kapalı kapıların ardında gizli anlaşmalarla açıklanabilir.

    diğer bir olay da komunist olmayan hatta koyu bir anti-komunist olan Osman Yüksel Serdengeçti nin bir anısıdır.Konuk olduğu bir radyo programında laf lafı açmış ve Allah peygamber islam şehitlik kavramlarına değinilmiş hemen akabinde de mahkemeden hakkında işlem başlatılmıştı.”Suçum ne?” diyen Serdengeçti ye hakim; ”sen bu ülkede Allah demenin suç olduğunu bilmiyormusun?” demiş,bunu duyan nüktedanlığıyla da bilinen Serdengeçti cevap olarak ”Allah Allah ?” demiştir.Akabinde hakim ”bu ülkede komunistlik yada vatanperverlik yapılacaksa ancak biz yaparız biz biliriz siz de buna uyacaksınız o kadar” demiştir.

    işte olay bu.Kemal ve chp tayfası komunizme yakındı ama ancak kendilerinin istediği biçimde kendilerinin çıkarlarına uygun ve sadece kendilerinin kontrolünde olacakları bir komunizm onlar için doğruydu diğerine tahammülleri dahi yoktu diğer bir çok şeye de tahammülleri olmadığı gibi.zaten sırf kemalist chp kontrolünde bir komünizmden bir sosyalizmden de gerçek anlamda bahsedilemezdi.”bir çöplükte sadece 1 horoz olur” kemalizmin tek ilkesidir ve aslında bu faşizmin tek ve gerçek tanımıdır.Bu nedenle kemalizm ve yardakçıları islama komunizme cumhuriyete neye yakınlık ilgi ve alaka duysa da bunu faşistçe bir amaç ve çıkarı için gerçek anlamından saptırıp bozarak kendi çıkarına uydurarak yapıyor olacaktır, eğer bunu yapamıyorsa yok edecektir bunu da başaramıyorsa iftira karartma ve sahte algı ile şaşırtmaya çalışacaktır ve sonuç ta hep buna dayanacaktır.Diğer bir çok vakada olduğu gibi bu olayın aslı astarı da budur.

  4. Arap ülkeleri 1920 li yillarda ancak cumhuriyetin ilanindan sonra islami kurumlarin kapatilip Kurani kerimlerin yakildiği kimi islam alimlerinin ipte sallandirildiği dönemde mustafa kemal için bolşevik kemal türkiyede islami bitirdi diyorlardi zaten. 1934 te jozep stalin türkiyeden toprak ve boğazlarda hak isteyince osmanli deyimiyle moskof ayisiyla cumhuriyet deyimiyle bolşevik sovyetler birliğiyle ara bozuldu. Birilerinin bolşevizm hayalleride böylece iflasa uğradi.
    Türkiyenin gizli yahudilerinden kimisi ABD ve muttefiklerinden korkmasalar turkiyeyi sovyetlere satarlardi. ABD ve muttefiklerinin o dönemde çok daha guçlu olmasi, 1850 li yillardaki kirim harbinde avrupadan yediği dayaği unutamayan ruslarinda böyle girişimlerde bulunamamasi sebebiyle birilerinin bu yöndeki hülyalari gerçekleşemedi.

  5. Yukarida bahsi geçen osman yuksel serdengeçti fikir yazilariyla kemalizme karşi müthiş mucade vermiştir ama bunun bedelini kendisine çok ağir olarak ödetmişlerdir. Defalarca gözaltina alinmiş cezaevlerinede düşmüştür. 50 yaşindan sonra parkinson hastaliğina yakalanmiş 1983 te 66 yaşindayken bu hastaliktan vefat etmiştir. Parkinson başina surekli olarak darbe alan kişilerde meydana gelen ve surekli olarak titremeye sebep olan bir beyin hastaliğidir. ( bakiniz boksor Muhammed Ali) Serdengectinin bu hastaliğina kemalist guvenlik guçlerinin kendisini gozaltina aldiklari sirada yaptiklari ağir işkenceler sebep olmuş olmalidir. Başka ne diye olsunki. Siradan insanlarin ne işi olur gazeteci yazar ve fikir adamiyla. Kemalizmde rezillik hiç bitmez.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s