Mısır ve Sudan’ı, Lozan’da “verdik” – Lozan’a zafer diyenlere ithaf olunur (17. madde)

Mısır ve Sudan’ı, Lozan’da “verdik” – Lozan’a zafer diyenlere ithaf olunur (17. madde)

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Lozan’ın 17. maddesi:

“Türkiye’nin Mısır ve Sudan üzerindeki bütün hak ve dayanaklarından feragatinin hükmü 5 Kasım 1914 tarihinden geçerlidir.”

Memleket nasıl satılırmış görün.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

8 comments on “Mısır ve Sudan’ı, Lozan’da “verdik” – Lozan’a zafer diyenlere ithaf olunur (17. madde)

  1. Geri bildirim: Lozan Anlaşmasının Tenkidi « Belgelerle Gerçek Tarih

      • ”hukuksuz işgal” mi_?? böyle bir kavram mı var yaw_? o zaman bir de ‘hukuki işgal’ olması lazım karşılığında,var mı böyle bir kavram_?? kaldı ki Osmanlı’nın bu ‘hukuksuz işgal’i engellemeye gücü yetmemiş demek ki.. ve geri almaya da gücü yetmemiş.. daha kurulmaya çalışılan ve elindeki tüm kozları anavatanı kurtarmakta kullanmış bir devletten beklenen neydi_?? hiçbir sınır bağı kalmamış,karadan ulaşması imkansız bir yer için,,denizden ulaşım için şirket-i hayriye vapurlarındna başka bir şeyi hiçbir şeyi olmayan ve daha bir yaşına bile basmamış bir devletten beklenen neydi_??

      • Musul için Atatürk’ün ‘Misak-ı Milliye dahildir’ demesine gerek yok ki,Misak-ı Milli önümüzde zaten..”dahil değildir’ demesi de mümkün değil zaten.. Lakin mesele o diil.mesele günün şartlarında neyi ne kadar toparlayabildiğiniz,ne kadarını düşman elinden kurtarabildiğiniz meselesidir.. O Misak-ı Milli’nin ilan edildiği Ocak 1920 tarihinde nerelerin işgal altında olduğunu altalta bi yazın bakalım(sadece Anadolu toprakları için konuşuyorum)
        1918 Mondros Antlaşması gereği yapılan işgaller:
        .İzmir (15 Mayıs 1919) ve çevresi ile Trakyanın tamamı Yunanistanın işgalindeydi.1920’nin başlarında Yunan İşgali Balıkesir,Bursa,Kütahya,Afyon,Eskişehir,Sakarya hattında genişlemişti.
        Antalya,Konya ve civarı (nisan 1919) İtallya’nın işgalindeydi. Maraş,Mersin,Tarsus ve Adana ve çevresi (ekim 1918-şubat 1919) Fransızların
        Antep ve civarı (Aralık 1918) ile Urfa ve civarı (ekim 1918) İngilizler’in işgalindeydi.
        Kars,Ardahan,Batum ve Çevresi halen Rus-Ermeni işgalindeydi. Zonguldak kömür madenleri ve civar kentler (kasım 1919) Fransız İşgalindeydi.
        İstanbul ve Çanakkale boğazları zaten işgalcilerin kontrolündeydi… ee,”GERİYE NERESİ KALDI_??
        Vahdeddin baştayken memleketin geldiği bu hal ortadayken, zaten Sevr fiilen uygulanmış durumdayken memleketi bu durumdan kurtardığı için minnet duyacağınız yerde,adamı habire yerden yere vuruyorsunuz..
        ve öyle cümleler kuruyorsunuz ki,sanki oralar bizim elimizdeymiş de Lozan’da masaya oturup tek tek hepsini dağıtmışız gibi anlatıyorsunuz..
        el-insaf yahuu…

      • Degerli arkadasim, biliyorum bazi hakikatler karsisinda canin fena halde yaniyor ve bunu anliyorum. Bir insanin dogru sandigi seylerin yanlis oldugunu görmesi ve buna karsi -dogru veya yanlis- bir seyler yazmaya cabalamasini da anliyorum. Nitekim yazdiklarin sadece savunma amacli, yani bilgiye dayali degil. Bir cevap daha yazip bu sohbete bir nokta koymak istiyorum. M. Kemal ve arkadaslarinin lozanda “bunlar bizim diil” demediklerini iddia ediyorsun. Yani onlar bahsi gecen yerler icin mücadele ettiler ama alamadilar anlaminda. Eger öyle olsaydi buna itirazimiz olmazdi. Alamadilar degil, almadilar. Sadece musul icin biraz direnildi. O da vatan topragi oldugu icin degil, petrol icindi. Bakin M. Kemal ne diyor:

        “Musul bizim için çok önemlidir. Birincisi, Musul’da sınırsız servet oluşturan petrol kaynakları vardır… Ikincisi, onun kadar önemli olan Kürtlük sorunudur. (…)”

        KAYNAK: M. Kemal: Eskişehir-Izmit Konuşmaları 1923′ten aktarılarak, Cumhuriyet gazetesi, 7 Haziran 1991, sayfa 10 (D. Perinçek, bu sözleri aktarırken 1. bölümü vermez. Bakınız: Teori Dergisi, Şubat 1995.

        ***

        Demek ki ilk etapta para icin musul konusunda biraz direnildi. Oysa bati trakya da ayni vatan topragiydi. Peki lozanda istenildi mi? Maalesef istenilmedi, hatta halk oylamasi yapilmasi gündemdeyken M. Kemal bati trakyadan vazgeciyor, buyrun okuyun:

        “Bana göre Batı Trakya’nın bize geçmesi zaaftır. Orasını elde tutmak için sarf olunacak kuvvet oradan elde edilecek istifadeye tekabül etmez. Anavatanın selameti için Batı Trakya’dan vazgeçmemiz gerekir. Sorunun gerçek hal çaresi, burasını Yunanistan’a bırakmaktır.”

        KAYNAK:

        M. Kemal, Eskişehir-Izmit konuşmaları (1923), Kaynak yayınları, 1993, sayfa 90.

        Ayrintili bilgi icin bakiniz;

        http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/29/m-kemal-ataturk-bati-trakyayi-ve-oradaki-kardeslerimizi-dusmana-birakmis/

        ***

        Vatan topragindan vazgecmek bu kadar kolay mi olmaliydi? Nasil ki sen vatani böldürmeyiz diyor ve bölmek isteyenleri hos karsilamiyorsan, biz de ayni duygularla bizim olan bati trakyayi böyle bir degerlendirme neticesinde -din ve soydaslarimizi dahil- yunanlilara birakan adamin hareketini hos karsilamiyoruz. Memleketin düstügü elem verici durumdan “bastaki” Vahidüddini sorumlu tutuyorsun, oysa bizi birinci dünya harbine sokan ve bu hezimetin aktörleri olanlar m. kemalin de üyesi oldugu mason güdümlü ittihat ve terakki cemiyetinin önde gelenleriydi. Sevrin fiilen uygulandigi da dogru degil. Anlasilan daha sevr anlasmasini okumamissin. Begenmediginiz ve “batti – bitti” dediginiz Osmanli’nin meclisinde misak-i milli kabul edilmistir. Yani m. kemalin alamadigi yerleri de vatan topragi sayan bir haritayi kabul eden bir meclis vardi ve bu millet misak-i milliyi gerceklestirebilecek kudretteydi. Gerceklestiremezdi diyenlerin soyundan süphe ederim. Iste kurtulus savasinin hedefi buydu. M. Kemal batiyla anlasip kurtulus mücadelesinin basina gecmis ve bu hedefe varilmasini engellemistir. Karsiliginda kendisine ingilizlerin cizdigi sinirlarla cevrili bugünkü Türkiye dedigimiz bölge “ihale” edilmistir. Tipki Osmanlinin diger bölgelerinin baskalarina ihale edildigi gibi. Bizi anlaman dilegiyle.

  2. O bir yaşına basmamış devlete gerek yoktu. Zatem meydanda 600 yıllık devlet vardı. Ve devletten beklenen toprağı sonunan kadar savunmasıdır. Hadi Mısır, Sudan’ı geçelim Batı rumeli de mi uzak bize. Batum, Musul, Adalar da mı uzak. Lozan da hepsinden vazgeçtik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s