Atatürk: “Filistin’e el sürülemez!” dedi yalanı

Atatürk: “Filistin’e el sürülemez!” dedi yalanı

Geçenlerde M. Kemal Atatürk’ün Avrupa’ya Filistin konusunda ultimatom verdiğine dair bir yazıya rastladım.

Evvela yazıyı ve belgeyi buraya alıyoruz, ardından cevabımızı vereceğiz:

YAZI 1:

“…’Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu, kimse bizim kadar bilemez; biz, vakıa birkaç sene Araplar’dan uzak kaldık, fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz içini İslamiyet’in Mukaddes Yerleri’nin, Museviler’in ve Hıristiyanlar’ın nüfuzu altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki buraların Avrupa Emperyalizmi’nin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz’…”

“…biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyete lakayt olmakla ittiham edildik; fakat bu ittihamlara rağmen, Peygamber’in son arzusu, yani ‘Mukaddes Topraklar’ın, daima İslamiyet hâkimiyetinde kalmasını temin için, hemen bugün kanlarımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin Selahaddin-i Eyyubi idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri toprakların, yabancı hâkimiyeti ve nufüzu altında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar, bugün, -Allah’ın inayetiyle- kuvvetliyiz’…”

“…’Avrupa’nın, bu mukaddes yerlerine temellük etmek için, atacağı ilk adımda; bütün İslam âleminin ayaklanıp, icraata geçeceğinden şüphe yoktur’…”

“Gazi Mustafa Kemal Paşa hakkında, türlü ‘tertibat, tezvirat ve tahrifat’ ile, onun Batı’dan başka bir şey düşünmediğini, Batılı olmak ya da görünmek için, bin yıllık Türk Medeniyeti’ni inkâr ettiğini ileri sürenlerin, bu satırları okudukları takdirde, biraz yüzleri kızarır mı?
Pek sanmıyorum…”

Müslüman olsun, laik olsun, Musevi ya da Hıristiyan olsun; her Türk , Gazi’nin, Lausanne’dan yıllar sonra, Hayat Meselesi ortalığı kızıştırmışken; bunları beyan edip, Avrupa Emperyalizmi’ne karşı, böyle açık, bu kadar net bir tavır takınmasının üzerinde düşünülmelidir.
Tabii, onun vefatını müteakip, bu tavrından ne kaldığını; hele yıllar sonra, Ankara’nın Filistin konusunda, kimlerle ‘ittifak’ içinde olduğunuda!..

…bu evrak, o zamanki Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya Bey’in imzasıyla; ‘TC Dâhiliye Vekâleti, Matbuat Umum Müdürlüğü’ antetli bir evrak ile Başvekâlet Yüksek Makamı’na sevk metni ise şöyle:
“Başvekâlet Yüksek Makamına! Bombay Chronicle gazetesinin 27/VII/937 tarihli nüshasında, ‘Filistin’e El Sürülemez.. Kemal Paşa Avrupa’ya İhtar Ediyor’ başlığı altında bir yazı intişar etmiştir. Bu yazının bir örneği ilişik olarak sunulmuştur. Bu vesile ile saygılarımı tekrarlarım. / Dâhiliye vekili, Şükrü Kaya!”

Atilla İlhan”ın yazısının bir kısmından alıntıdır.

***

YAZI 2:

Atatürk Filistin konusunda ne düşünüyor, ne söylüyordu? İsrail’i, Yahudileri mi destekliyordu? Ekteki belge Atatürk’ün Avrupa’ya Filistin konusunda ultimatom verdiğini ortaya koyuyor.

Atatürk’ün Filistin ile ilgili Haziran 1937’de TBMM’de yaptığı konuşması

Türkçe Hâkimiyeti Milliye Gazetesi Kemal Atatürk’ün Türkiye Millet Meclisi’nde irad etmiş olduğu bir nutuktan bahsediyor. Aşağıdaki satırlar bu nutkun Filistin’e taalluk eden kısmından alınmıştır.

“Araplar’ın Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür.

Araplar’ın arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa bir kaç sene Araplar’dan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet’in mukaddes yerlerini Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız.

Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet’e lakayt olmakla itham edildik.

Fakat bu ithamlara rağmen Peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bu gün kanımızı dökmeye hazırız.

Cedlerimizin, Selahaddin`in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bu gün, Allah’ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.”

Arapça neşir : “Bombay Cronicle 27.07.1937 münteşir”
Türkçe Neşir: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi

İşte o belge;

Belge 1 (Belgenin suistimal edilmesini önlemek maksadıyla sitemizin ismini kalın harflerle belgenin üzerine yazdık)

***

“Sözde” Belge 2. Bu yazıda M. Kemal Atatürk’ün bahsi geçen konuşmayı 27.7.1937’de TBMM’de yaptığı iddia ediliyor

***

CEVABIMIZ:

Vay be… Insanın, “sanki karşımızda -haşa- Halife Birinci Kemal var” diyesi geliyor.

Neyse…

Birinci belgede, Hindistan’da yayınlanan 27.07.1937 tarihli “Bombay Chronicle” gazetesinin Türkiye’deki “Hakimiyet-i Milliye” gazetesine dayanarak verdiği bir haberden bahsediliyor. Türkiye’deki “Hakimiyet-i Milliye” gazetesi güya M. Kemal Atatürk’ün TBMM’de yaptığı ve bizim yukarıya aldığımız konuşmasını (!) yayınlamış, bunun üzerine Hindistan’daki “Bombay Chronicle” gazetesi de “Hakimiyet-i Milliye” gazetesini kaynak göstererek bunu yayınlamış.

Ama “Hakimiyet-i Milliye”nin hangi sayısı ve tarihi olduğu yazmıyor. Çünkü yazdıkları takdirde foyaları ortaya çıkacak. Kaldı ki, Hakimiyet-i Milliye gazetesi 28 Kasım 1934 tarihinden itibaren “Ulus” adını almıştı. Yani M. Kemal’in “sözde” konuşmasından yıllar önce…  Dolayısıyla o tarihte Hakimiyet-i Milliye adında bir gazete yoktur!

Ikinci belgede, daha doğrusu fotoğrafta, M. Kemal Atatürk’ün bu konuşmayı 27.07.1937 tarihinde TBMM’de yaptığı iddia ediliyor.

Yukarıya aldığımız yazıda ise M. Kemal Atatürk’ün bu konuşmayı Haziran 1937’de TBMM’de yaptığı belirtiliyor.

Evvela çelişkilere dikkatinizi çekmek istiyorum…

Eğer M. Kemal Atatürk bu konuşmayı 27.07.1937 tarihinde yaptıysa, en erken ertesi gün, yani 28.07.1937’de Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanması lazım. Hindistan’daki “Bombay Chronicle” gazetesinin yetkilileri, Hakimiyet-i Milliye gazetesinde -farzedelim- yayınlanan bu haberi en erken 28.07.1937’de görmüş olabilirler. Aslında bu da mümkün değil. O dönem Türkiye’de yayınlanan bir gazetenin aynı gün veya bir gün sonra Hindistan’da okunabilmesi mümkün değildi. Fakat farzedelim ki mümkün. Bu durumda 28.07.1937’de Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan bu haberi bir gün önce yani 27.07.1937’de tercüme edip yayınlaması nasıl mümkün olabilir? Halbuki belgede bu haberin 27.07.1937’de “Bombay Chronicle” gazetesinde yayınlandığı yazıyor.

Zaten M. Kemal Atatürk’ün bırakın 27 Temmuz’u, Temmuz ayının tamamında TBMM’de konuşabilmesi imkansızdır. Zira Meclis yaz tatilindeydi. Tıpkı şimdiki gibi. Altta Sabah gazetesinin haberinde görüldüğü gibi Meclis Temmuz 2012’den 1 Ekim 2012’ye kadar tatildeydi.

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Meclis Temmuz 2012’den 1 Ekim 2012’ye kadar tatildeydi. KAYNAK: http://www.sabah.com.tr/Gundem/2012/07/05/meclis-1-ekim-2012ye-kadar-tatile-girdi  (son erişim tarihi: 4 Ekim 2012.)

***

O dönem de böyleydi… Nitekim elimizdeki zabıtlardan görüyoruz ki, TBMM’nin 5’inci Dönem 3’üncü Yasama Yılının son, yani 76’ıncı içtiması 14 Haziran 1937 idi.

TBMM’nin 5’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılının açılışı ise 1 Kasım 1937 tarihinde idi.

Yani TBMM 14 Haziran 1937 tarihinden 1 Kasım 1937 tarihine kadar kapalıydı, dolayısıyla M. Kemal Atatürk mecliste bir konuşma yapamazdı ve yapmamıştır.[1]

[1] no’lu dipnot ile ilgili… TBMM’nin 14 Haziran 1937’den Ikinci teşrine, yani Teşrinisani’ye, yani Kasım ayına kadar tatilde olduğuna dair Meclis tutanağı (KAYNAK: TBMM Zabıt Ceridesi, cild 19, Içtima 76, 14.6.1937, sayfa 317.)

***

Yalnız 18 Eylül 1937’de, Meclis, Nyon Antlaşması’nı onaylamak için olağanüstü toplanmıştır, ancak bu içtimada da böyle bir konuşma yok. Bunun dışında o tarihlerde başka bir içtima yok.

Binaenaleyh, M. Kemal Atatürk’ün 1937 yılının Temmuz ayında mecliste böyle bir konuşma yapması mümkün değildi.

Bu çelişki ve hatanın farkına varmış olacaklar ki, yukarıya aldığımız “ikinci yazı”da görüldüğü gibi, “Atatürk’ün Filistin ile ilgili Haziran 1937’de TBMM’de yaptığı konuşması” şeklinde başlık atılmış. Yani belgeye göre bu haber “Bombay Chronicle” gazetesinde 27.07.1937’de yayınlandığına göre, aynı gün M. Kemal Atatürk’ün mecliste bu konuşmayı yapmış olmasının mümkün olamayacağını muhtemelen anlamışlar ve “Atatürk’ün Filistin ile ilgili Haziran 1937’de TBMM’de yaptığı konuşması” diyerek “sözde” konuşma tarihini 1 ay geriye alarak “Haziran” ayını vermişler.

Ancak Haziran’ın hangi gününde olduğunu yazmamışlar. Anlaşılan Haziran ayına ait bütün Meclis zabıtlarını bize taratarak işimizi zorlaştırmak istemişler.

Ama ziyanı yok…

Üşenmedik, baktık.

1937 yılının Haziran ayında mecliste 7 içtima yapılmış (Haziran’ın 2, 4, 7, 9, 11, 12 ve 14’ünde). Bu 7 içtimada M. Kemal Atatürk’ün böyle bir konuşması yok. Hatta bu içtimalardan hiçbirinde M. Kemal Atatürk konuşmamıştır. Neden konuşsun ki? Bir Cumhurbaşkanı meclisin açılış konuşması dışında neden bir konuşma yapsın? M. Kemal Atatürk Cumhurbaşkanı iken, (yani 29 Ekim 1923’ten sonra) meclis açılış konuşmaları dışında mecliste hiç konuşma yapmadı. Siz bugün Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül’ün -Meclis açılış konuşması dışında- bir Milletvekili veya bir Başbakan gibi TBMM’de konuşma yaptığını gördünüz mü?

O halde yukarıdaki “Şükrü Kaya” imzalı belge neyin nesi?

O belge, 27.07.1937 tarihli “Bombay Chronicle” gazetesinde böyle bir haber yayınlandığına dair bir yazıdır . Yani o belgede M. Kemal Atatürk’ün mecliste böyle bir konuşma yaptığı yazmıyor.

Anlaşılan Hindistan’daki “Bombay Chronicle” gazetesinin yetkilileri kendilerince uygun bir lisanla böyle bir beyanat olmadığı halde Hakimiyet-i Milliye gazetesini kaynak göstererek M. Kemal Atatürk’e atfen bir beyanat yayınlamışlar… Bu da dikkat çekmiş olmalı ve Ankara’ya haber verilmiş. Ankara’daki yetkililer de böyle bir haber olduğuna dair bir yazı yazıp arşive koymuşlar.

Evet, yanlış anlamadınız, haber tamamen asparagas. Arşiv’de bulunan yazı ise sadece bu asparagas haberi bildiriyor. Devlet arşivinde bu gibi bir yazı bulunması, yazının sahte olmadığını göstermez. O zamanlar da bugünkü gibi basın yayında aslı astarı olmayan pek çok enformasyon yer alıyordu. Bugün, bu iletişim çağında bile “Sözcü” gazetesi M. Kemal Atatürk ile ilgili yalan haber yazmadı mı?[2] Işte bu da böyle bir haberdir.

Eğer M.  Kemal Atatürk’ün Mecliste böyle bir konuşması varsa, neden taa Hindistan’daki bir gazeteden delil getiriyorlar? Getirsinler Meclis tutanağını “şırak” diye yüzümüze çarpsınlar.

Hindistan’daki gazete “sözde” Türkiye’deki “Hakimiyet-i Milliye” gazetesine dayanarak böyle bir haber yayınladığına göre, en azından Hakimiyet-i Milliye gazetesinin sözkonusu nüshasını getirsinler önümüze koysunlar… Biz de görelim. Getir(e)miyorlar çünkü yok.

Ne Meclis tutanaklarında, ne Atatürk’ün Söylev ve Demeçlerinde, ne resmi yayınlarda ne de kaynak yayınlarının bütün eserlerinde M. Kemal Atatürk’ün böyle bir konuşması yok. Var diyen getirsin.

Unutmadan, Meclis 14 Haziran 1937 tarihinden 1 Kasım 1937 tarihine kadar kapalıydı demiştik. Işte 1 Kasım 1937’de M. Kemal Atatürk Meclis Açılış Konuşması yapmıştı.

Bırakın M. Kemal Atatürk’ün Haziran veya Temmuz 1937’de iddia edildiği gibi “Islamiyet”, “Mukaddes topraklar”, “Selahaddin Eyyubi”, “Peygamber” kelimelerinin yer aldığı bir nutuk irad etmesini, bu tarihten sadece birkaç ay sonra meclis kürsüsünde bakın ne demiş kendiniz görün:

“Fakat, bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmaları ile asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gayipten değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”[3] Işte gerçek M. Kemal Atatürk budur.

[3] no’lu dipnot ile ilgili… M. Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1937’de TBMM’de yaptığı Açılış Konuşması’ndaki dinimize aykırı sözleri (KAYNAK: TBMM Zabıt Ceridesi, cild 20, Içtima 1, 1.11.1937, sayfa 3.)

***

Madem M. Kemal Atatürk Filistin’e çok önem veriyordu, o halde neden Filistin cephesinden kaçtı, pardon “geri çekildi”?[4]

Umarım mesele anlaşılmıştır.

Allahu Teala, “Müslümanım ama Atatürkçüyüm” diyen kardeşlerimize kendilerine oynanan oyunu görmeyi nasip etsin.

**********

KAYNAKLAR:

[1] TBMM’nin 14 Haziran 1937’den Ikinci teşrine, yani Teşrinisani’ye, yani Kasım ayına kadar tatilde olduğuna dair Meclis tutanağı; TBMM Zabıt Ceridesi, cild 19, Içtima 76, 14.6.1937, sayfa 317.

[2] Emin Çölaşan ve Uğur Dündar gibi yazarları kadrosunda barındıran “Sözcü” Gazetesi’nin yalanına verdiğimiz cevap için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/09/03/ataturk-89-yil-once-bugunu-gordu-ataturkun-ortadogu-halklari-kehaneti-yalani-ataturkun-amerikali-gazeteci-marcossona-verdigi-roportajin-tam-metni/

[3] M. Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1937’de TBMM’de yaptığı Açılış Konuşması’ndaki dinimize aykırı sözleri için bakınız; TBMM Zabıt Ceridesi, cild 20, Içtima 1, 1.11.1937, sayfa 3.

M. Kemal Atatürk’ün, “gökten indiği sanılan kitaplar” sözünü savunanların iddialarına Reddiye / Cevap için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/24/m-kemal-ataturkun-gokten-indigi-sanilan-kitaplar-sozunu-savunanlarin-iddialarina-reddiye-cevap/

[4] “Filistin Cephesi’ndeki Hain M. Kemal Atatürk mü?” başlıklı yazımız için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/30/filistin-cephesindeki-hain-m-kemal-ataturk-mu/

***

M. Kemal Atatürk’ü neden “Islam’a hizmet eden birisi” olarak göstermeye çalışıyorlar diye merak ediyorsanız, şu konularımızı incelemenizi tavsiye ederiz:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/13/m-kemal-ataturkun-ne-zaman-islami-soylemlere-basvurdugu-hakkinda-bir-analiz/

M. Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda dini kullandığına dair Prof. Dr. Cemil Koçak, Prof. Dr. Metin Hülagü ve Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan’ın yorumlarına yer verdiğimiz konulara bakabilirsiniz:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/18/m-kemal-ataturkun-milli-mucadele-donemi-islamcilik-politikasi-2-2/

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/06/prof-dr-cemil-kocak-toplum-yakin-gecmisin-gerceklerini-ogrenirse-cok-sasirir-roportaj/

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/07/tarihci-mehmet-o-alkan-ataturk-dini-kullandi/

***

Ayrıca şu konularımıza da bakılabilir:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/30/ataturk-ve-din-ataturk-ve-islam-ataturk-ateist-mi-kemal-ataturk-musluman-mi-ataturk-tabiata-mi-tapiyor/

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/14/m-kemal-ataturkun-balikesir-hutbesiyle-ilgili/

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/11/m-kemal-ataturk-tarafindan-aldatilan-din-adamlarinin-kurtulus-savasindaki-rolu/

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/22/1315/

**********

Kadir Çandarlıoğlu

**********

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

11 comments on “Atatürk: “Filistin’e el sürülemez!” dedi yalanı

  1. Dostum Çandarlıoğlu, ne kadar temiz, hassasiyet dolu, nezaket dolu bir ikna üslubun var… Sendeki (hayata dair yayılmış) bir iddia, ancak bu denli dikkat çekicilik ve önem arz eder… Seni bir kez daha hatta defeatle tebrik ediyorum. Her şey bir yana, yüreğinin temizliği ve samimi atak duygularla dolu olduğunu, her gerçek insan, bir gün mutlaka fark edecektir /Saygılar

  2. Sen yazını meclis meselesi etrafında yazmışsın ama kaldı ki bu nutuğun meclisle alakası bile yok ya kasıtlı olarak ya kasıtsız biri oraya meclis yazdı diye bu laf mecliste söylenmiş olmaz 🙂 Bu Nutuk Başbakanlık Cumhuriyet arşivinde bulunuyor, 27.07.1937 tarihinde de Ayrıca Hakimiyeti Milliye Gazetesinde yayımlanmış… Ki Atatürk bunun için yabancı doktorlara zehirletilerek öldürtülmüştür siyonistlerce. Zira 1937de yine aynı tarihte sadabat paktı ile islam devletlerini birleştiren bir antlaşma imzalıyor bu savaşa hazırlık değildir de islam ordularına hazırlık değildir de nedir? Keşke atam biraz daha uzun ömürlü yaşasaydı… Türk gençliği ona minnettardır. Eğer kendisi olmasa zaten din diye birşey kalmayacaktı. Vaktiyle Yunan Ankara’ya kadar gelmişti, tabi halk o günleri unuttuğu için senin gibi çarıksızların halkı kandırması kolay oluyor :))))))

    • @emir temur…

      Yaziyi sadece meclis cercevesinde yazmadik. Iki sözde belgede de m. kemalin sözkonusu konusmayi mecliste yaptigi yaziyor. Ama görüldügü gibi böyle bir sey yok. Gelelim Hakimiyet-i milliye gazetesine… Ben ve benim gibiler halki kandirmiyor ama seni fena halde kandirmislar. 1937 yilinda hakimiyeti milliye adinda bir gazete yoktu. Bu gazete, ta 1934 yilinda ulus gazetesi adini aldi. Böylece kandiranlarla kandirilanlarin kim oldugunu bir kez daha görme firsatin oldu. Umarim yetiyordur.

      Yetmiyorsa devam edelim… M. Kemal kimse tarafindan öldürülmedi, o kendi kendini mahvetti. Senin atan günde bilmem kac paket sigara, bütün gece bilmem kac kadeh raki, onlarca fincan kahve icsin, sonra da siyonistler atami öldürdü de. Adamin ölecegi coktan belliydi.

      Sadabat paktinin Islam ordulariyla ne alakasi var? Belki Islam ordularini toplayip ingilizlerin safinda savasirdi… Sadabat paktinin imza edildigi dönemde Irak ingiliz nüfuzu altinda bulunuyordu. Ingilizlerin izni olmadan irakin bu pakta katilmasi mümkün olamazdi. Bu bir. Iki, Afganistanin pakta alinmasini tavsiye eden Rusyaydi. Üc, pakti imzalayan devletler, birinci dünya savasini kazananlarin kurdugu statükonun korunmasina taraftardilar. 4, Italyanlar, bu statükoyu istemiyordu, zaten bu yüzden habesistana saldirmislardi. Dahasi var, bu pakta ingiltere bile davet edilmisti ama ingilizler girmemekle beraber bu pakti olumlu karsilamistir.

      Peki sadabat pakti nicin kurulmustur? Türkiye, Iran ve Irak arasinda sinirlari adeta belirsiz bir hale getiren ve bircok olaylara neden olan kürt asiretlerinin hareketleri, bu paktin kurulmasinin ana nedenidir. Nitekim 7. maddede, imzaci devletlerin “kurumlarini yikmak, düzen ve güvenligini sarsmak veya politik rejimi yikmak amaciyla silahli ceteler, birlikler veya örgütler kurulmasini” engelleme hükmü yer aliyordu.

      Biraz aceleyle yazildi ama umarim mesele anlasilmistir.
      .

  3. devlet arşivinde varsa niye yalanmaya uğraşıyorsunuz anlamıyorum.birde http://www.turkishnews.com/tr/content/2010/06/01/ataturkunvakit-gazetesinde-yayinlanan-filistine-el-surulemez-demeci/ linkindeki osmanlıca gazeteyi de çevirin doğrumu onu söyleyin isterim.Hadi bunları geçtik de mantık olarak her girdiği coğrafyayı böl ve yönet yapan bu ingilizler neden başımıza sizin ajan demeye gelen sözlerinizle bir adam koymuşlarda bizi bir tutmuşlar?Atatürk ün her yaptığı doğru değildir ki peygamberler bile hata yapar ve uyarılırlar.ama bu ajan yakıştırmaları olmamış.Vahdettin ingilizle dönsün tek eleştiri yok M.Kemal hatalıda olsa bazılarında bi sürü iyi işler yapsın hemen ajan!Hain!Ha bu şu demek değil Osmanlı ya düşmanız iyi bitmiş falan.Abdülhamid e Fatih Han a Kanuni ye can feda.Ve sayamadığım diğer büyüklerimize atalarımıza.
    Başka bi sitede Atatürk-Rus silah anlaşmalarına söz edilip hain yakıştırmaları yapılmış.Adam silahı nerden bulacaktı o yoklukta?Kanuni fransızlarla yada diğer padişahlar bazı olaylarda bazı avrupa devletleriyle islamın ve devletin faydasına ittifaklar yapmadı m?
    Söylenecek çok şey var aslında!
    Yazılarınızdan birinde de 1924 yapılan ama 1941 de abd yle anlaşılıp sipariş edilen uçakların anlaşmasının fes edildiği 1939 a ışık tutan bi yazı da görmek isterim.Hain,ajan dediğiniz bugun dünya devi bi çok uçak firması yokken bu başarıya imza atmış.bunu da yalanlayın olurmu?

    • @bülent, ah benim güzel kardesim. Seni anliyorum ama sen sinan meydan adli yalanciya mi inaniyorsun. Kac tane yalanini cürüttük hala bu adama inaniyorsunuz. Belge dedigin sey asparagas bir haberin varligina dair arsive alinmis bir yazidir. Bunu altina yorum yaptigin yazida ifade etmistik, buraya da alalim:

      “O belge, 27.07.1937 tarihli “Bombay Chronicle” gazetesinde böyle bir haber yayınlandığına dair bir yazıdır . Yani o belgede M. Kemal Atatürk’ün mecliste böyle bir konuşma yaptığı yazmıyor.

      Anlaşılan Hindistan’daki “Bombay Chronicle” gazetesinin yetkilileri kendilerince uygun bir lisanla böyle bir beyanat olmadığı halde Hakimiyet-i Milliye gazetesini kaynak göstererek M. Kemal Atatürk’e atfen bir beyanat yayınlamışlar… Bu da dikkat çekmiş olmalı ve Ankara’ya haber verilmiş. Ankara’daki yetkililer de böyle bir haber olduğuna dair bir yazı yazıp arşive koymuşlar.

      Evet, yanlış anlamadınız, haber tamamen asparagas. Arşiv’de bulunan yazı ise sadece bu asparagas haberi bildiriyor. Devlet arşivinde bu gibi bir yazı bulunması, yazının sahte olmadığını göstermez. O zamanlar da bugünkü gibi basın yayında aslı astarı olmayan pek çok enformasyon yer alıyordu. Bugün, bu iletişim çağında bile “Sözcü” gazetesi M. Kemal Atatürk ile ilgili yalan haber yazmadı mı?[2] Işte bu da böyle bir haberdir.”
      ***
      gazete küpürüne gelince, yazilar silik oldugu icin pek okunmuyor. Ancak hakimiyeti milliye degil de vakit gazetesi oldugu kesin. Ayrica m. kemalin filistinle alakali yaptigi konusma 1937 olarak verilmis, ama delil gösterilen gazete “eski” yaziyla… Oysa harf inkilabi 1928’de olmustu. Yani 1937’de veya söyle diyelim 30’lu yillarda bir gazetenin eski yaziyla cikmasi mümkün degildi. M. Kemalin filistine el sürülemez dedigine dair delil olarak sunulan sözkonusu gazete nüshasi, cumhuriyetin ilani sirasinda yayinlanmis bir nüsha olsa gerek.

      Diger yazdiklarina cevap vermek istemiyorum ama su kadarini söyleyeyim ki, her hata ayni degildir. Hatadan hataya fark vardir. Sitemize bir göz gezdirirsen sözkonusu hatalarin (!) boyutunu görebilirsin.

      Saygilar kardesim.

  4. BIR NOTUM DAHA SİLİNDİ bu beni ziyadesiyle mutlu ettiğini belirtmek isterim ki bunun anlamı cevabınız yok hükmündedir..ADİL DAVRANIP CEVAP VERMENIZI RICA EDİYORUM..nankörlük üzerine hadislerimizde çok konu geçer,ÇOK KÖTÜ NİYETLİ iftira nın ve fitneniN ahiret gününde çekeceğiniz acıları düşünerek sarf etmenizi önem ve zaruretle RICA EDERİM ..gelelim meselemize;o dönemde karalama kampanyaları yapan şair,asker,devlet adamı,Cumhurbaşkanlığı,Başbakanlık,Bakanlık,belge arşiv ve dosyalarını,Resmi gazete adı altında yapılmış beyanları kanıt olarak gösteriyorsunuz SONRA bir bakıyoruz NE HIKMETSE iyi bir şey çıktığı zaman o dönemin; şair,asker,yaver,bakan,danışman,sekreter,Cumhurbaşkanlığı,başbakanlık,Türk Tarih Kurumu,Türk Dil Kurumu ve daha çok belge ,arşiv KANITLARINI YALAN HABER OLABİLİR,asparagas mantığıyla yalanlamaya çalışıyorsunuz ayrı bir mesele;KUDÜS FATİHİ KIM DESEK SELAHADDIN EYYUBİ DERSİNİZ,OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU KİM DESEK OSMAN BEY DERSİNİZ ,ISTANBULU KIM FETİH ETTİ DESEK FATİH SULTAN MEHMET HAN DERSİNİZ,HAZINEYI KIM AĞZINA KADAR DOLDURDU DESEK YAVUZ SELİM HAN DERSİNİZ,OSMANLININ EN PARLAK DÖNEMINI SORSAK KANUNI SULTAN SÜLEYMAN DERSİNİZ(ve daha sayısız örnek)..Ama Cumhuriyeti Atatürk kurdu desek ,vay efendim şehit askerlerimiz dedelerimiz nerde onları neden söylemiyorsunuz diyorsunuz bu nasıl bi iştir, nasıl bi mantıktır…DÜNYA TARIHINDE HER ZAMAN VE HERYERDE OLDUĞU GIBI BIZIM TARIHIMIZDE DE LIDERLER ÖN PLANDADIR.SİZİN YAPTIĞINIZ TEK ŞEY OSMANLI İMPARATORLUĞU İLE ÖVÜNEN,GURUR VE ONUR DUYAN INSANLARIMIZA(bende dahil) CUMHURIYETI VE KURUCUSUNU KÖTÜLEMEK,KARALAMAK..BİR ÇATIŞMA ORTAMI KURMAK ..INSANLARA SANKI BIR SEÇIM YAPMA ZORUNLULUĞU YÜKLEMEK..BELGELERLE TARIH ADI ALTINDA SADECE ATATÜRKÜ KÖTÜLEMEK NIYE?.NEDEN O DÖNEME AİT ADAMLARIN SEVRİ İMZALAYAN INSANLARDAN NEDEN BAHSETMEZSİNiZ…BUNLARI GEÇTIM BEN …ALLAHIM şahiddir ki Müslümanlığımızı sorgulayanlar elbet cezasını alacaklar..Ne yaparsanız yapın,Ne söylerseniz söyleyin Doğrusuyla yanlışıyla inadına Mustafa Kemal Atatürk!!

    • Notunuz silinmedi, sadece onaylanmasi gerekiyordu. Simdi onaylandi. Yorumunuzun neresini düzeltelim kiymetli kardesim? Ayrica nankörlügü biz degil, M. Kemal yapmistir. Kendisini gönderen Padisaha ihanet etmistir. Millete ihanet etmistir. Fitneyi o cikarmis, biz ise söndürmeye calisiyoruz. Padisahlara hakaret eden, dolayisiyla giybet yapan da kendisidir.

      Biz arsiv belgesini yalanlamiyoruz. Siz meseleyi anlamamissiniz. Söz konusu belgede, adi gecen gazetede böyle bir haberin yayinlandigina dair bir tutanak tutulmus ve bu haberin yalan oldugu surdan belli ki, Hakimiyet-i Milliye gazetesini kaynak göstermis. Oysa o dönem hakimiyet-i milliye adinda bir gazete cikmiyordu. Bu bir. Ikincisi, M. Kemal’in ne mecliste, ne de diger söylevlerinde böyle bir konusma yok. Var diyen getirsin, biz de kabul edelim. Olmayan bir seyi nasil kabul edebiliriz? Iste bu, “inadina Atatürk” demek olur ki, taassuptan baska bir sey degildir. M. Kemalle alakali uydurulan hurafelere inanmaktir “inadina Atatürk” demek.

      Tarih kitaplarinda Istanbul’u Fatih Sultan Mehmet Han fethetti denir. Diger verdiginiz misallerde dogrudur. Ancak M. Kemal mevzusunda bizim karsi ciktigimiz nokta baskadir. “Atatürk olmasaydi… biz olmazdik…” vs. gibi sözlere karsilik; “M. Kemal kurtarmamistir…” diyoruz. Yani M. Kemal olmasaydi baska birisi olurdu. Sayet biz de, “Fatih Sultan Mehmed Han olmasaydi Istanbul’u feth edemezdik, acikta kalirdik…” vs. deseydik, itirazinizda hakli olabilirdiniz. Oysa biz böyle bir sey iddia etmiyoruz. Fatih olmasaydi baskasi olurdu… Kaldi ki, böyle söyleyenleri, yani bu konuda m. kemale az da olsa bir pay verenleri bas taci edinin. Zira biz, kurtarilan bir sey olmadigini iddia ediyoruz.

      Sevr onaylanmamistir. Sevr’i protokol icabi hükümetin delegeleri imzalamistir, mecliste tasdik edilip Padisah tarafindan onaylanmadikca da yürürlüge girmesi mümkün degildir. Kaldi ki, imzalayan delegelerin arasinda M. Kemal’in “vatanperver vezir” dedigi Tevfik pasa da vardir.

  5. Notum silindi yalan söylemeyiniz yazdığım 2.notumdu…siz sadece bi yere odaklanıp ordan hareket etmeye çalışıyorsunuz misal Inadına Atatürk dediğim..seni idam etmek isteyen insanlara az bile yapmış(Padişaha)..ben gazete mazete olayını demiyorum. Ayrıca. GAZETENIN ilk çıktığı adı nı kullanılmamasının en BÜYÜK VE geçerli kanıtı ise ;o dönemde adı geçen gazetenin kapanma tarihine kadar yeni adıyla kullanılması ve tanınması yani güzel kardeşim yeni adı ve bilinen adının kullanılması tarih i araştırma yapanlar ve kullananlar için daha kolay ulaşılabilir ve geçerli olması..malum adının değişmeden önceki halini herkez bilmez..ayrıca Yalanladınız,asparagas dediniz yalan söylemeyin YALAN 1 ..Adamlar çıkarmış .göstermiş kanıtı yok değil yok yalan diyip işin içinden çıkıyorsunuz..Evet bütün herşey yalan zaten 🙂 ne büyük adammışsın sen be Atatürk.. Sırf şu adamlar gecesini gündüze verip seni kötülemek için çalışıyorlar :)…Yalan 2.. Mustafa Kemal kurtarmamış demiyorsunuz Hakaret iftira nankörlük yapıyorsunuz … Madem oyleMustafa Kemal kurtarmadı der biter sizin amaç çok farklı bunu anlayabiliyorum. Diğer yazdıklarınıza cevap verme gereği bile duymuyorum gerçekten doğruluk payı yok.. Ama şunu söyliyim bilmiyorsanız eğer .. O dönemde Padişahtan Izin almadan hükümet adına nasıl gidiyor bu adamlar diye düşünüyormusunuz .. O imzalamaya gidenler Padişahın adıyla yani kardeşim sözcüsü anlamında giderler …bakın bir tane daha ..VATAN PERVER VEZIR DEDIĞINE INANIYORSUN AMA FİLİSTİNLE ILGILI DEDIKLERINE INANMIYORSUN :).. FATIH OLMASAYDI BAŞKASININ OLUP OLMAYACAĞINI SEN BILEMEZSIN.ALLAHTAN BAŞKASI DA BILMEZ ORDA EVINDE VEYA OFISINDE BOYLE ATIP TUTMAK KOLAY KAÇ SAVAŞ GÖRDÜK KAÇ INSAN YANIMIZDA ŞEHIT OLDU NASIL BASKI ALTINA GIRDIK BUNLARI BIZ BILEMEYIZ O PSIKOLOJIYI BILEMEYIZ ANCA KONUSURUZ..EVET OSMAN BEY KURMASAYDI OLMAZDIK,ALPARSLAN GIRMESEYDI ANADOLUYA OLMAZDIK ,ATATÜRK KURMASAYDI OLURDUK DA NE OLURDUK BILINMEZ … İLBER ORTAYLININ DA DEDİĞİ GIBI SAVAŞI YÖNETEN KUMANDANLARDIR. FIKRI, NEREDE NEYI YAPACAGINI ,BİRLEŞTİRMEYİ,HALKI GALEYANA GETİRENİ,GEMILERI KARADAN GÖTÜRME FIKRI VE DAHA NİCELERİNİ KOMUTANLAR BAŞARMIŞTIR..Yok Atatürkçü olan Müslüman olmaz öyle olmaz böyle olmaz ..lütfen ya siz nesiniz insanların vicdanları hakkında yorum yapıyorsunuz.Allah bunları görüyor BIZE DÜŞÜNELIM DIYE ÖĞÜT VERIYOR …

    • Notunuz silinmedi, iste bu not digerinkinden daha sümüllü, iki ayni icerikteki notu onaylamak yerine sumüllüsünü onaylamaktan daha tabii ne olabilir. Eger biraz sabredip ikinci notu yazmasaydiniz, birincisi onaylanir ve ikilik cikmazdi.

      “Gazetenin ilk ciktigi adinin kullanilmamasi” demissiniz, bu dogru degil, bilakis ilk ciktigi adinin kullanildigini görüyoruz. Ayrica “yeni adı ve bilinen adının kullanılması tarih i araştırma yapanlar ve kullananlar için daha kolay ulaşılabilir ve geçerli” demissiniz. Yeni adini degil, eski adini kullanmislar. Bu durumda kendi kendinizi yalanlamis oldunuz. Hadi karistirdiniz, ters sekliyle düsünmemiz bile mümkün degil. Eger bir kaynak veriliyorsa “kabullere” göre verilmez. Üstelik yeni adini almasinin üzerinden birkac yil gecmesine ragmen. Evet haber asparagas. Varsa deliliniz buyrun getirin biz de inanalim. Bu isler “inadla” olmaz, “kanitla” olur.

      Tevfik pasaya “vatanperver vezir” seklindeki methiyesi Nutuk’ta geciyor. Daha bunu bile bilmeyen biri m. kemal’i nasil savunur? Elbette “inatla”… Inadin, taassubun ise ilmi hicbir kiymet-i harbiyesi yoktur. Ben m. kemalin bu sözü icin onun kitabini kaynak gösteriyorum, peki senin kaynagin nedir?

      Sevr icin konferansa gitmek, sevr’i onaylamak anlamina gelmez. Oraya baris konferansina gidiliyor ve Damat Ferid Pasanin orada yaptigi konusmayi okursan öyle zannediyorum ki saskinlik gecirirsin. Cünkü Damat Ferid pasa, su anda sahip oldugumuz topraklardan daha fazlasini talep eden bir taslak sunmustu. Itilaf devletleri ise bunu “küstahca” bulmuslardi.

      Evet Atatürkcü olan müslüman olamaz. Müslüman Kur’an’in haram dedigine helal demez. Bu Allah Teala’nin hükmüdür ve vicdanlari O’ndan daha iyi bilen yoktur.

      Fatih olmasaydi baskasi olurdu, Alparslan olmasaydi baskasi olurdu, bu insanlar vesiledir, hüküm ise Allah Teala tarafindan verilir.

      Bir de notunun basinda idam etmek isteyene az bile yapmis demissin. Kim kimi idam etmek istemis?

  6. Evet çok doğru.
    1918de Filistin’de 75000 esir veren ve hicaz cephesinin boşaltılmasını isteyen adam mı Filistin’e ehemmiyet verecek?
    Ayrıca kendisi hicaz cephesinin boşaltılmasını istediği için de Peygamberimizin ( sallallahü aleyhi ve sellem) mezarını kurtarmadı.
    Kendisinin hilafeti ve saltanatı numaradan övdüğünü de bu hâl muvacehesinde gayet rahat ve net bir şekilde idrak edebiliriz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s