Gerçek Atasını Tanımayan, İt Peşinde Gezer!!

Gerçek Atasını Tanımayan, İt Peşinde Gezer!!

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

A. Brayer’in “Neuf Années à Constantinople” adlı kitabının 294 ve 295’inci sayfaları

***

A. Brayer’in “Neuf Années à Constantinople” adlı kitabında, Osmanlıların terbiyesi, nezâketi ve konuştukları dilin güzelliği şöyle anlatılmaktadır:

“Hâl ve tavır­larında ne büyük bir asâlet ve yüzlerinin çizgilerinde ne tatlı bir sükûnet vardır! Konuştukları dil ne tatlı ve ne kadar âhenklidir: Tarafgirlikle itham edilmemek üzere (Elements de la langue turque) müellifinin bu husustaki fikrini zikretmeyi zarurî görüyorum; 1787 tarihinde Is­tanbul’da basılmış olan bu eserin müellifi rahip (Viguier) diyorki:

– Türk dilini tedkik ederken konuşma lehçesinin muntazam ve fevkalâde mükemmel sıra tertibi, kulağa hafifçe akseden muhteşem ve ölçülü sesleri, ahenk kanu­nu ve nihayet uzun ve kısa seslerin bir nevi musikiyi andıran tatlı teselsülü karşısında hayran kalmamak kâbil değildir: Insan bu dilin bir ilim hey’eti tarafından bilhassa tedvin edilmiş mantıki esaslardan doğmuş olduğuna hükmedecek hâle gelmektedir.

Sohbet edenlerin ifâdeleri ne vecîz ve telâffuzları ne temizdir: Tebessümlerinde ne kadar incelik ve el hareketlerinde ne zarâfetle sâdelik vardır. Ecnebileri en çok hayrette bırakan cihet, birkaçının birden konuşmayıp yalnız birinin söz söylemesi; hakikatte hemen dâima pek kısa olan sözünü bitirinceye kadar hayırhâhâne bir dikkatle dinlenilmesi; her birinin diğerlerine karşı hürmetlerle fikrini müdâfaa etrnesi; söylenen sözler içinde fenalıktan, koğculuktan, iftiradan ve edebe mugayir mefhumlardan hiçbir eser bulunmaması ve yaşlılarla büyüklere karşı da hürmet ve riâyet gösterilmesidir. Müslüman Türklerin insanı ayrıca teshir eden bir iki hususiyyetleri de yürüyüşlerinin serbestliğiyle ihtişâmı, güler yüzle misâfir kabulleri ve nihayet selâmlığa girerken ve çıkarken riâyet ettikleri teşrifâtın zarâfetidir. Insanın âdetâ biz­deki musiki ve dans san’atlarında olduğu gibi Türklerde de nezâketin derin bir tetkikle uzun bir tecrübe mahsulü olduğuna hükmedesi gelir.”

 

**********

 

KAYNAK:

A. Brayer, Neuf Années à Constantinople, Paris, Bellizard, Barthès, Dufour et Lowell, 1836, cild 1, sayfa 294, 295.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s