Kemalist Rejimin Şapka yüzünden idam ettiği Şalcı Bacı

Kemalist Rejimin Şapka yüzünden idam ettiği Şalcı Bacı

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

salci baci, ilk asilan kadin, tatar hasan pasa, cetin altanin dedesi, ahmet altan salci baci, komünizm diye diye, sapka kanunu salci baci, sapka giymedi diye asilan kadin kadina siddet***

23 Nisan 1920’de hem yeni seçilen mebusların katılımı hem de Istanbul’daki Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nden gelen mebusların katılımıyla Ankara’da dualarla açılan “Millet Meclisi”ne, Yunan zaferinden(!) sonra darbe yapan M. Kemal, kendi tabiriyle “kız gibi bir meclis” yapmak için kendi onayladığı isimlerden oluşan “Ikinci Meclis”i kurdu.[1] Şapka kanunu, işte M. Kemal’in kurduğu bu meclisten çıktı.

Tahsin Varol’un da belirttiği gibi, yaptıkları kendilerine göre “inKIlâb” yani “devrim”dir ama aslında yaptıkları şey “inKİlâb” yani “köpekleşme”den başka bir şey değildir. Öyle ya! Anadolu’yu bir baştan bir başa işgal eden yedi düvel nasıl olmuştur da savaşsız, çatışmasız, pılısını-pırtısını toplayarak çekilivermiştir bu topraklardan?

Onlar, Anadolu’yu kendilerine terk ediveren Efendilerinin “kilâbı” olmuşlar, milleti de kendileri gibi “kilâblaştırma” sevdasına kapılmışlardı. Sahipleri, kalsalar kendilerinin yapamayacakları bu melanetleri, içimizden seçtiklerine yapmalarını şart koşarak bırakıp gittiler ki, bu millet daha çabuk bendeleri olsun! (…)

Kendilerine göre “inkılâb” (devrim) yaptıklarını iddia eden herif-i nâşerîfler, [Iskilipli Atıf Hoca’dan sonra] “şöyle üç-beş kişiyi daha idam ediversek de yüreklere korku salsak” diye fellik fellik birilerini daha arıyorlar. O birini Erzurum’da buluyor zamanın garnizon kumandanı Tatar Hasan Paşa.

Erzurum’da halk içinde Şapka Kanunu’na gösterilen muhalefet üzerine Garnizon Komutanı Tatar Hasan Paşa ile ilin valisi Zühtü (Durukan) kafa kafaya vererek bu muhalefeti kırmak için “daha kestirmeden” bir çözüm arayışına düşmüşlerdi. İşte ŞALCI BACI’yı idama götüren gelişmeler böyle başladı.[2]

Alparslan Yasa, “Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi” adlı çok kıymetli ve herkesin okumasını ısrarla tavsiye ettiğimiz kitabında Şalcı Bacı hakkında şunları yazıyor:

“Şalcı Bacı çok haysiyetli dindar bir hanım şahsıyetiyle, kimseden yardım kabul etmez, kendi el işlerini satarak binbir güçlükle ve kıt-kanaat (Sinan, Ayten ve Aziz) adlı çocuklarının rızkını çıkarırdı. Esnaf onu çok sever, himaye eder ve kendisini, ördüğü pek güzel şallara atfen Şalcı Bacı diye çağırırdı. O dışarıda nafakasını kazanmaya çalışırken, iki odalı küçük kerpiç evlerinde, (3 yaşındaki) küçük oğluna, çocuğun ablası ve ağabeyi bakardı.”[3]

25 Kasım 1925 Çarşamba günü, CHP Hükumeti Erzurum’da örfi idare ilan etmiş, böylece insanların hayat veya memâtı hakkında iki kişi selahiyetli kılınmıştır: Vali Zühtü Durukan ve Müstahkem Mevki Kumandanı Tatar Hasan Paşa…

*

Salci Baci, salci söhret kadin, vali zühtü durukan, tatar hasan pasa, cetin altanin dedesi tatar hasan pasa, erzurum sapka, sapka kanunundan asilanlar, sapka kanunu idamVali Zühtü Durukan…

***

26 Kasım 1925 Perşembe akşamından itibaren, CHP Iktidarının bu iki temsilcisi, Valilikte kafa kafaya verirler ve evvelden hafiyelerin verdiği bilgilere dayanarak bertaraf edilmesini planladıkları ve bu plana göre nezaret altına aldırdıkları şahısların muhakemesine başlarlar. Bunlar tamamen göstermelik muhakemelerdir. Ortada ne ciddi bir tahkikat var, ne müddeiumuminin (Savcı) iddianamesi, ne maznunun müdafaanamesi… Bu iki kişi peş peşe onlarca insanı ipe gönderirler… Peki ne cürüm işlemişlerdir? Devlete silahlı isyana mı kalkışmışlar, ihtilale mi teşebbüs etmişler, adam mı öldürmüşler? Mes’ele nedir? Bütün mes’ele, kendilerine cebren (zorla) şu menhus şapkanın giydirilmesine, yani Temel Insan Hak ve Hürriyetlerinin çiğnenmesine itiraz etmiş olmalarıdır![4]

Göstermelik muhakemede Şalcı Bacı’ya sorulur:

“- Şapkaya ne dersin? Sen şapka giyer misin?”

Şalcı Bacı bir an düşünür, cevap verir:

“- Şapka erkek kısmının işi! Kadın kısmı şapka mı giyer? Giymem elbet!”

“- Madem öyle, hükmün idamdır!”

Şalcı Bacı, kendini tutamaz ve haykırır:

“Ula kavat! Kadın şapka giye ki asıla!”

Tatar Hasan Paşa bu laf üzerine sinirlenir. O kadar askerinin içinde bir kadından hakaret yemiştir. Renkten renge girer. Askerlere işaret ederek, emir verir:

“Alın hemen bu kadını götürün. Diğerlerinin yanına koyun.”[5]

27/28 Kasım 1925, Cumartesi, fecir vakti, idam mahkumu diğer altı dindaşıyle beraber onu da Taş Anbarlar Mevkii’ne götürürler. Darağacında Çulha Nedim Efendi sallanmaktadır ve yedi darağacı daha kurbanlarını beklemektedir. Diğer idamlık mazlumlar gibi, onlar da, son dilek olarak, iki rekat namaz kılma ricasında bulunurlar.(…)

*

Salci Baci, salci söhret kadin, erzurum tas ambarlar mevkii, vali zühtü durukan, tatar hasan pasa, cetin altanin dedesi tatar hasan pasa, erzurum sapka, sapka kanunundan asilanlar, sapka kanunu idamŞalcı Bacı’nın, diğer altı dindaşıyle beraber asıldığı Taş Anbarlar Mevkii…

***

Bilcümle Müslüman geçmişleri ve kendi mazlum ruhları için Fatiha okur, sonra sehpalara yürürler… Lakin bir mes’ele vardır: Gaddarca asılanlardan birinin kadın olduğu öğrenilirse, belki de büyük hadise çıkar! Öyleyse ne yapmalı? Tatar Hasan Paşa emreder, bir un çuvalı bulup Şalcı Bacı’nın kafasına geçirir, onu tanınmaz hale getirirler…

Şalcı Bacı, bir defa daha kendini tutamaz ve bu zalimlerin suratına haykırır:

“- Ula kavat! Sen nasıl adamsın! Hem kadın kısmını asarsın, hem de belli olmasın diye un çuvalı geçirirsin! Ödlek herif! Yüreğin varsa, kadın astım, desene!”

Ama bu kararmış vicdanlarda yürek de yoktur! Tatar Hasan Paşa emir verir, sehpalara tekmeler vurulur ve yedi mazlumun daha ruhları Illiyîn’e uçuşur…

*

Salci Baci, salci söhret kadin, tatar hasan pasa, cetin altanin dedesi tatar hasan pasa, erzurum sapka, sapka kanunundan asilanlar, sapka kanunu idamÇetin Altan’ın Dedesi Tatar Hasan Paşa…

***

Mazlumların mübarek naaşları üç gün darağaçlarında sallanır durur… Bütün Erzurum, bütün Türkiye dehşet içinde, neredeyse nefes alıp vermeye çekinmektedir… Sene 1925’dir… Devir, bütün Türkiye tarihinin en karanlık devridir… Türkiye, daha uzun seneler bu kabustan çıkamayacak, sonra bir gün gelecek, nisyân ile mâlûl olan hâfıza-i beşerler, bütün bu mezâlimi unutup gidecek, daha da kahredicisi, bu zalimleri kahraman ilan edecek ve onlara tapınacaktır!

Üç gün sonra, şehidlerin naaşlarını bir at arabasına doldurur, Erzurum’un kenar mahallelerinden Gez Mahallesinde kazılan hendeklere atıp üzerlerini kapatırlar.[6]

1938’de şehir yeniden düzenlenirken bu toplu mezarlar, cenazeler sahiplerine iade edilmek üzere açıldı. Şalcı Bacı’nın oğlu Sinan anasının cenazesinin nakledilişini uzaktan ağlayarak izledi. O kadar yıl sonra bile korkusundan cenazeyi teslim alamadı. Şalcı Bacı’nın ve asılan birçok kişinin cenazesi ise hala Erzurum’un Tuzcu köyündedir.[7]

Bugün Ulusal basın dediğimiz devletten güdümlü Istanbul gazetelerinden Hakimiyet-i Milliye, Akşam, Tanin ve Cumhuriyet gazetelerinin hiçbiri bu olayı yazmadılar, insanlık dışı cinayeti millete duyurmadılar. Hükümetin yahut mahkeme heyetinin beyanatlarında da en ufak bir ima olmadı. (…) Yirmi iki erkekle birlikte onu da salben (asılarak) idam ettiler. Yalnız Şalcı Şöhret Kadın’ı halktan daha fazla tepki almasın diye başına beyaz un çuvalı geçirip astılar. Hükümetler ve basın Şalcı Şöhret Kadın’ın idamını yıllarca gizledi.[8]

Ancak yıllar sonra Çetin Altan, Dedesi Tatar Hasan’ın günahını itiraf etti:

“Dedem Hasan Paşa çok sert bir askerdi. Ismet Paşa topçu okulunda öğrenciyken, Hasan Paşa okul müdürüydü. Sonradan ünlü komutanlar olan o dönem öğrencileri, anlatıp dururlardı Hasan Paşanın sertliğini. Bir şapka isyanını bastırmakla görevlendirildiği bir kentte, hızını alamamış bir de kadın asmıştı. Sanırsam siyasal suçtan ilk asılan kadın odur tarihimizde. Kadın sehpaya çıkmadan önce:

“- Ben bir hatun kişiyim, şapkayla ne derdim ola ki” demiş galiba. Ben o tarihte henüz doğmamıştım, çok ama çok sonradan öğrendim bunları. Ve inanın ince sızı gibi tatsız bir burukluk kaldı içimde.”[9]

Erzurum’da şapka direnişi yüzünden ve çoğu eşraftan, 22 insan asıldı. Üç kişi fail-i meçhule kurban gitti ve sekiz kişi onar yıl Kalebend ve Nefy cezasıyla Sinop’a sürgün edildi.[10]

Prof. Dr. Zeki Başar’ın, Şapka Hadisesi’ne şahitlik etmiş biri olan Hacı Fevzi Yazıcıoğlu’nun bir notundan aldığı bilgilere göre, Şapka Hadisesi sonrasında asılanlardan isimleri tespit edilenlerin sayısı 13 kişidir ve bunların arasında Şalcı Şöhret Kadın’ın ismi de zikredilmektedir:

“Pırtın Köyü Imamı Abdulmecid, Kullebioğlu Akif, Kacıroğlu Hacı Osman, Demirci Ethem Usta, Manav Hacı Ali, Hacı Galip, Fırıncı Halil, Gez Mahalleli Müezzin Hafız, Hızarcı Ismail, Karga Mehmet, Bakkal Ziya Oğlu Kazım, Mahmut Efendi, Şöhret Kadın.”[11]

Baydar ise Şapka Hadisesi nedeniyle asılarak idam edilen 10 kişinin ismini sıralamış, ayrıca iki kişinin de asılmış olabileceğini belirtmiştir. Bunlar arasında yine “Şalcı Şöhret Kadın”ın ismi geçmektedir.[12]

Ibrahimhakkıoğlu, kurulan örfi idare mahkemesinin, ilk icraat olarak 13 erkek ve bir kadını (Şalcı Şöhret Kadın) idam ettiğini belirtmiştir.[13]

Erzurum Ansiklopedisi’nin “Şapka Hadisesi” maddesinde de “Şalcı Şöhret Bacı” ismi geçmektedir. Hatta “Şalcı Şöhret Bacı” şeklinde müstakil bir madde bile vardır.[14]

Şapka Hadisesi nedeniyle Erzurum’da idam edilenlerin sayısı ve isimleri hakkında farklı bilgilerin verildiği görülmektedir. Bu karışıklığın sebebi, örfi idarenin ilan edilmiş olması ve düzenli bilgi akışının sağlanamamasıdır. Ancak bütün bu kaynaklarda bir kadının idam edildiği kesin bir şekilde ifade edilmektedir.

*

Mustafa Yilmaz Caglayan Erzurum Ansiklopedisi, Söhret Salci baci Söhret kadin, Söhret Ana

***

Ama M. Kemal’e göre bunların hiç ehemmiyeti yoktu. Nitekim şapka kanununu çıkarmaya karar verdiği zaman, Inebolu’da yaptığı bir konuşmada şöyle demişti:

“Uygar ve milletlerarası kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat, yakalık, ceket ve tabiatıyla bunları tamamlamak üzere başta siper-i şemsli serpuş. Bu serpuşun adına şapka denir. Redingot gibi, bonjur gibi, smokin gibi, frak gibi, işte şapkamız! İsterseniz bildireyim ki, bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca varmak için, gerekirse bazı kurbanlar da verelim! Bunun ehemmiyeti yoktur…”[15]

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Ismail Habip Sevük, Atatürk Için, cild 1, sayfa 274.

[2] Tahsin Varol, “ŞALCI BACI’yı Hatırlayan Var mı?” Varide.net, 10 Şubat 2013.
http://www.varide.net/index.php?option=com_content&view=article&id=2833:alci-baciy-hatrlayan-var-m&catid=53:tahsin-varol&Itemid=224 (Son erişim tarihi: 26.04.2015)

Milli Mücadele’de sadece Yunanlılara karşı savaşmıstık. Tafsilat için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/10/17/milli-mucadelede-sadece-yunanlilara-karsi-savastik-5-bolum/

Ayrıca şu yazıların okunmasında da fayda var:

http://belgelerlegercektarih.com/2012/11/24/ataturku-samsuna-vahdettin-gonderdi-belgelerle/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/12/10/m-kemal-ataturkun-ingiliz-istihbarati-ile-gizli-iliskisi-desifre-oldu/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/11/hasta-adam-misak-i-milli-kurtulus-savasi-m-kemal-ataturk-ve-kemalizm-afyonu/

http://belgelerlegercektarih.com/2014/05/24/sultan-vahdettin-m-kemali-neden-anadoluya-gonderdi-ingilizler-nicin-izin-verdi-oyun-icinde-oyun/

[3] Ş. Alparslan Yasa, Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi, Hitabevi Yayınları, Ankara 2014, sayfa 464, 465.

[4] Ş. Alparslan Yasa, Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi, Hitabevi Yayınları, Ankara 2014, sayfa 455, 456.

[5] Sefer Darıcı, Şalcı Bacı -Türkiye’de Asılarak Idam Edilen Ilk Kadının Öyküsü, Destek Yayınevi, Istanbul 2013, sayfa 171, 172.

[6] Ş. Alparslan Yasa, Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi, Hitabevi Yayınları, Ankara 2014, sayfa 466-468.

[7] Sefer Darıcı, Şalcı Bacı -Türkiye’de Asılarak Idam Edilen Ilk Kadının Öyküsü, Destek Yayınevi, Istanbul 2013, sayfa 196.

[8] Mehmet Sılay, Iskilipli Atıf Hoca (1876-1926) 3. Baskı, Düşün Yayıncılık, Istanbul 2011, sayfa 71, 72.

[9] Çetin Altan, Kahrolsun Komünizm Diye Diye, Bilgi Yayınevi, Ankara 1976, sayfa 59.

[10] Mehmet Sılay, Iskilipli Atıf Hoca (1876-1926) 3. Baskı, Düşün Yayıncılık, Istanbul 2011, sayfa 367.

[11] Zeki Başar, “Eskilerimizin Baş Giysileri ve Şapka”, Anıtlarımız Şehitlerimiz, Atatürk Üniversitesi’nin Kuruluşunun 20. Yıl Armağanı, Ankara 1978, sayfa 56-57.

[12] Mustafa Çetin Baydar, Geçidi Bekleyen Şehir, Akçağ Yayınları, Ankara 1997, sayfa 77-79.

[13] Sadrettin Ibrahimhakkıoğlu, “Erzurum’da Şapka Hadisesi”, Tarih Yolunda Erzurum, Sayı: 9-10, Yıl: 2, Aralık 1961, sayfa 19.

Ayrıca bakınız; Murat Küçükuğurlu, Türk Siyasi Tarihinde Erzurum (1923-1950), Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 2012, sayfa 506, 507.

[14] Mustafa Yılmaz Çağlayan, Erzurum Ansiklopedisi, Erzurum 2014.

[15] Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cild 2, 5. Baskı, Türk Inkılap Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ankara 1997, sayfa 221 – 222. [27 Ağustos 1925]

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar

18 comments on “Kemalist Rejimin Şapka yüzünden idam ettiği Şalcı Bacı

  1. Ağabey Bazı Kişilerin Kitaplarından Kaynak Gösteriyorsunuz Fakat Onlar Nereden Biliyor Böyle Birşey Olduğunu Veya Onlarında Kaynağı Var Mı ?
    Yazar Belki Atıp Tutup Yazıyor Hiç Bir Kaynağıda Yok Belki Sizde Onları Kaynak Olarak Gösteriyorsunuz Anlamıyorum ???

    • Şerefsizler adiler Osmanlıyı hilelerle ve hainlikleriyle yıktılar sonra milleti kandırarak yönetimi aldılar ve ardından önüne çıkanı idam ettiler.
      Bu herifler ve arkasındaki emperyalist yahudiler bilsinler ki hepsinin intikamını alacağız Allahını yardımıyla.

    • Dedelerimiz anlatıyor yalan mı söylüyor? Benim annemin dedesini de şehit etmişler sırf Kuran okuyor ve çocuklara öğretiyor diye. Her taraftan yollar buraya çıkıyor. Sistemli bir çalışma. Arkasında İngiliz Yahudi var. Belgeleri yakıp yok etmişler. Çoğu belge İngiliz arşivlerinden alınıyor. Halife Edip Adıvar’ın yazdıkları.. Hele İsmet İnönü gördüğü herkesi idam ederdi diyor Adıvar’ın. Tarihsaklanöaz açığa çıkar elbet

  2. Yorumun icin sagol Ömer. Kaynak gösterdigimiz kisiler bu hadiseyi arastiranlardir. Bu hadiseyi yasayanlarin sahitlikleri var. Mesela Cetin Altan’i kaynak verdik, Salci baciyi asan adamin torunu. Ötesi var mi? Selametle kal.

  3. Atatürk’ün dedikleri doğrudur şapka ve giysi yüzünden idam ettiği çok müslüman vardır peki nedenmi insanların ilk önce dışından sonra içinden ve en sonundada beyninden İslamı silerek insanları dinsizleştirmeye ve sadece birkaç safsatadan ibaret olan laiklik vs. kabul ettirmeye çalışmıştır .

  4. Geri bildirim: Şapka yüzünden hiç kimse asılmadı mı? | Belgelerle Gerçek Tarih

  5. Ne guzel hikaye yazmissiniz..Şalcı Bacı diye bi kadın Şapka Kanunu veya başka devrimlere muhalefetten asılmadı iğrenç Atatürk düşmanları! Hani belgeniz? Asılan (Cumhuriyet döneminde toplam 6 kadın asılmış ve tamamı cinayet,isyancılara yardım yataklık..vb gb suçlardan asılmışlardır.Çetin Altan`ın ifadesi kesin tarihte olayın olduğu kanıtı mı sizce? Adam anlatirken `sanıyorum` ifadesi kullanmış..Sanmakla tarih yazılmaz..Bunu bilmiyor musunuz?

    • Sati Kadin, bunlar hikaye degil hakikatler. 90 yildir hikayeyi siz anlattiniz. Belge istiyorsun? Belgesi olan bircok gercegi yine inkar ediyorsunuz. M. Kemal’in Erzurum Kongresi’nde yaptigi konusmada Milli Mücadele’den sonra Sultan Vahideddin ile arasindaki bir sirri herkesle paylasacagini iddia etmisti. Peki bu sirrin “belge”si nerede? Yok, aciklamadi cünkü kemalist rejimi zor durumda birakacakti. Bu yüzden yok edildi. Ayrica M. Kemal’in Samsun’a gitmek üzere yola ciktigi gün Osmanli Icisleri Bakanligi’ndan aldigi paranin makbuzu nerede? Kemalist rejim bunu yayinladi mi? Tabii ki hayir, daha düne kadar inkar ediliyordu ama devrin Icisleri Bakani M. Kemal imzali makbuzu yayinlayinca kemalist tarihciler suspus oldu. Peki yayinlamasaydi ne olacakti? Yine inkar edecektiniz, hos hala inkar edenler var ya neyse.

      Gelelim Istiklal Mahkemelerine… Cemal Kutay, Istiklal Mahkemeleriyle alakali onlarca cuval dolusu dosyanin “kaybedildigini” kitabinda yaziyor. Peki bu “belge”ler nerede? Nicin aciklanmiyor? Istilipli Atif Hocayla alakali mahkeme zabit defterlerinin 10 sayfasi da eksiktir. Peki nerede bu “belge”ler? Yok, cünkü kemalist rejimi zor durumda birakcak belgeler bunlar. 90 yildir anlattiginiz hikayeye uymuyor bu belgeler. Daha henüz bütün arsivler acilmis degil. Kemalist rejim isine gelen ve kendi mesruiyetini zedelemeyecek belgeleri arsvilerden kullanima aciyor. Hepsini nicin acmiyor?! Bu bir.

      Ikincisi Cetin Altan “saniyorum” derken, bu hadisenin gerceklestigini saniyorum demiyor. O ifade “türkiyede siyasal suctan asilan ilk kadin” olup olmadigiyla alakalidir. Daha okudugunuzu anlamiyorsunuz maalesef. Yine de iyi aksamlar.

    • Durul Kaan, yorumunuz icin cok tesekkür ederim. Ihtarinizda haklisiniz. Az evvel bu mevzuyla alakali bütün kaynaklarimi gözden gecirdim ama Balkan harbinde sehit olmasiyla alakali bir ifadeye rastlamadim. Dikkat ettiyseniz yazida bu bilgiyi parantez icinde vermisiz, ama neye dayanarak yazildigini su anda hatirlamadigim gibi kaynaklarimda da bu ifadeye rastlamadim. Bu durumda bize o parantezi silmek düsüyor. Tekrar tesekkürler. Hayirli aksamlar.

  6. Geri bildirim: Ahmet Hakan’a Cevap 2 | Belgelerle Gerçek Tarih

  7. Şerefsizler adiler Osmanlıcılık hilelere ahainlikleriyle yıktılar sonra milleti kandırarak yönetimi aldılar ve ardından önünü çıkanı idam ettiler.
    Bu herifler ve arkasındaki emperyalist yahudiler bilsinler ki hepsinin intikamını alacağız Allahını yardımıyla.

  8. Sizin yazınızı facebook sayfamda paylaştım. Benim yorumuma da yorum yapsanız. Hep Kemalistler yazıyor. Yanlız bırakmayın beni.

    Özlem Özbey yazın. Diyanet ve mebde öğretmen.

    • Özlem Özbey, paylasimlari baglanti seklinde yapin. Yani sitemizin linkini ekleyin, itirazi olanlar buraya yazsin, biz de cevabini verelim. Aksi halde bu davaya zarar vermis olursunuz. Zira cevap veremediginiz zaman binbir emekle hazirlanmis olan yazilarin tesirini sifira indirmis oluyorsunuz. Iyilik yapayim derken, kötülük yapmis oluyorsunuz. Paylasim yapacaksaniz, ilgili yazinin linkini paylasin, gerisini bize birakin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s