Meclis’te Kur’an üzerine yemin etmek Hz. Peygamber’e hakaret edilerek yasaklandı

Meclis’te Kur’an’a yemin etmek Hz. Peygamber’e hakaret edilerek yasaklandı

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

osmanlida-kurana-el-basilirdi-tc3bcrkiye-de-laiklik-ladinilik-avrupada-laiklik-batida-laiklik-fransada-laiklik-atatc3bcrk-laiklik

***

Bir yazımızda Samsun Milletvekili Ruşeni (Barkın) imzasını taşıyan ve M. Kemal tarafından okunarak yanına çeşitli işaretler ve notlar konmuş olan “Din Yok, Milliyet Var” başlıklı bir paçavradan söz etmiştik.[1]

Işte bu hezeyan mahsulü paçavranın “yemin”le alakalı bahsinde dinimize ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize edilen hakaretler:

Yalan ve efsane üzerine kurulmuş olan dinler kimbilir, kaç bin seneden beri insanları yalan söylemeye ve yalana inandırmaya alıştırmışlardır. Dinin verdikleri terbiye ile insanda yalanın “asıl” ve “doğru”nun “fer’i” olduğunu kabul etmişlerdir.

“Yemin” dinlerin bir rüknü gibidir. Muhammed kendi Kur’an’ında, birçok bahislerde kendi Allah’ına bile yemin ettirmiştir. Bu suretle kendi Allah’ına karşı ağır bir ithamda bulunmuş oldu. Çünkü yemin eden bir ferdin yalan söyleyebilmesi de tabiidir. Esasen yalan söylemeyen bir adam kendini yeminden müstağni görür. Ve yemini kendisine hakaret bilir.

En çok din maskarası olan akvam-ı şarkiye (Doğu milletleri), Ezmine-i atikadan beri daima yalan söylemeyi ve bunun için sözlerini birçok yeminler ile tahkim etmeyi adet edinmişlerdir. Bugün de Araplar, çok yalan söylerler ve çok yemin ederler. Hele Acemler, diyebilirim ki dünyanın en yalancı insanlarıdır. Çünkü ağızlarından çıkan her cümleyi akla hayale gelmeyen yeminler ile tevsik ederler. Iran’da yemin ve yalan son dereceyi bulmuştur, bir halde ki; Acemler Kur’an’a el basmayı kafi görmeyerek Kur’an’ı mühürlemek suretiyle de çirkin bir yemin icad etmişler ve buna rağmen her yeminden sonra mutlaka hulf etmişlerdir. Şahlar, çok defa millet huzurunda böyle yeminler etmişler ve çok geçmeden yeminlerini çiğnemişlerdir. Dinlerin insanlara mirası olan bu yemin usulü, insanlık için büyük bir lekedir.

Bir mahkemenin önünde insandan doğruyu işitebilmek için ona efsane kitabına el bastırmak; milletin hakimiyetini temsil eden insanları efsane kitabı ile sadakate davet etmek ve en nihayet bir milletin en muhterem siması olan Reisicumhurunu yine din merasimile efsane kitabı huzurunda rukua davet etmek ve efsaneye yemin ettirmek insanlık için ne sefil vaziyet ve ne ağır hakarettir.”[2]

*

m. kemal ve din, atatürk ve din, rusen barkin rusen din yok milliyet var, cankaya atatürk kitapligi, atatürk dinle ilgili sözleri, atatürk islamla ilgili sözler, atatürk peygamber, m. kemal dinle ilgili sözleri

Yukarıdaki hezeyanların yer aldığı paçavra…

***

Görüldüğü gibi sayfanın kenarına M. Kemal’in yazdırdığı not: “Türkiya müstesna.” Itiraz falan yok.

Bu paçavra “Ruşenî” imzasıyla, 1926 Ekim ayında Istanbul Erenköy’de kaleme alınmış ve M. Kemal Atatürk tarafından okunarak bazı yerlerine “alkışlar” bazı yerlerine “bravo” veya “aferin” şeklinde işaret ve notlar konulmuştur. Paçavranın yazarı IV, V ve VI. dönemlerde Samsun milletvekilliği yapmış olan Ruşenî Barkur’dur. Hatırlayalım, o tarihlerde milletvekilleri M. Kemal tarafından atanmaktaydı.[3] Yani yazar Islam’a ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize hakaret ettiği halde ödüllendirilmiştir.

Merak ediyorum, bu adamları bize karşı savunanlar, ahirette Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin yüzüne nasıl bakacaklar?

Bu paçavranın kaleme alınış tarihinden -çok değil- yalnızca iki yıl sonra Cumhurbaşkanının “Kur’an üzerine” yemin etmesi laiklik ilkesi gereği kaldırılmış ve yerine başka bir yemin metni konmuştur. Bu yeni yemin metni; “Reisicumhur sıfatile Cumhuriyetin kanunlarına ve hakimiyeti milliye esas­larına riayet ve bunları müdafaa… vs. etmekten ayrılmıyacağıma namusum üzerine söz veririm.”[4] şeklindedir. Yemin etmek “yalancılık”tan kaynaklanıyorsa, o halde niçin Cumhurbaşkanı “namusu üzerine yemin” ediyor? Demek ki mesele basit bir “yemin” meselesi değildir. Mesele; “Din düşmanlığıdır.” Halbuki bazı Batılı ülkelerde bile Devlet Başkanları kendi kutsal kitapları üzerine yemin ederler.

.

**********

.

KAYNAKLAR:

[1] Din Yok Milliyet Var Safsatası:

http://belgelerlegercektarih.com/2013/04/02/ataturk-ve-din-yok-milliyet-var-safsatasi/

[2] Çankaya Atatürk Kitaplığı No: 2. Kitap sayfa 113.

[3] O dönem Milletvekillerini halk değil, M. Kemal seçiyordu. Tafsilat için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/18/m-kemal-ataturkle-cok-partili-sisteme-gecildi-yalani-7-bolum/

[4] 10 Nisan 1928 tarih ve 1222 sayılı kanun. Resmi Gazete, 14 Nisan 1928, sayı 863.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar

3 comments on “Meclis’te Kur’an üzerine yemin etmek Hz. Peygamber’e hakaret edilerek yasaklandı

  1. Haber Akit gazetesinde yayinlanmişti. 7-8 sene kadar geçti üzerinden. Galiba Konya tarafindaydi yanilmiyorsam. Vatandaşin birisi mahkemede şeref namus üzerine değilde Allah, Kuran uzerine yemin ediyor. Uyariyor mahkeme heyeti. Bu kişi benim için dinim daha kutsaldir diyor. İsrarla din uzerine yemin ediyor vatandaş. Atmişlardi cezaevine.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s