Sultan II. Abdülhamid Döneminde Yapılan Bazı Fabrikalar

Sultan II. Abdülhamid Döneminde Yapılan Bazı Fabrikalar

*

Sultan Ikinci Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar, osmanli neden batti, osmanli neden yikildi, osmanli geri kaldi mi, osmanli gerileme dönemi, osmanliyi kim yikti,

Sultan Ikinci Abdülhamid Han…

***

Bu yazıda Aydın Talay’ın “Eserleri ve Hizmetleriyle II. Abdülhamid” isimli çok kıymetli eserinden iktibas yapacağız. Ancak bu eserde geçen fabrikalar Sultan II. Abdülhamid Han devrinde kurulan fabrikaların tamamı değildir. Sultan II. Abdülhamid devrinde yapılan eserlerin tamamını bir kitaba sığdırmak pek kolay bir iş olmasa gerektir. Bu hususta daha fazla malumat için daha evvel neşrettiğimiz yazılara bakılabilir:

http://belgelerlegercektarih.com/2017/01/26/osmanli-devleti-geri-kaldigi-icin-mi-batti/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/10/14/sultan-ikinci-abdulhamid-han-doneminde-yapilan-bazi-eserler/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/20/osmanli-devletinde-fabrikalar-matbaa-osmanli-geri-kaldi-yalani/

***

(Yazıya eklenen resimler bize ait.)

*

Sultan II. Abdülhamid devrinde teknolojik yönden çağına göre oldukça ileri çalışmalar yapıldığını müşahade ediyoruz.

Kendisi de şahsen teşvik edici ve yönlendirici bir insan olduğu için her faydalı çalışmada yardımcı olmuştur. Yurdumuzda sanayinin gelişmesi için gayretler gösteren Sultan II. Abdülhamid Han bu yolda müteşebbislere himaye ve teşvik için bir kısım madalyalar da çıkarmıştır. Türk sanayicilerini yatırıma, çalışmaya ve verimli projelere sevkedebilmek için altın ve gümüş olarak ve 2 dereceli olarak çıkarılan Sanayi Madalyası’nin ön yüzünde şemse içinde II. Abdülhamid Han’ın tuğrası ve Osmanlı Arması, arka yüzünde çift meşe dalı içinde madalyayı alacak olanın adının yazılacağı boşluk vardı. Madalya 27.48 gr. ağırlığında idi. Sanayi madalyası olarak verilirken kırmızı beyaz iftihar madalyası olarak aynı dalda verilmek istendiği zaman da kırmızı kurdela takılırdı.[1]

Benzeri çalışmaları yabancı uyrukta olan bir şahıs gösterdiği zaman bu hareketi takdirle karşılanır, bağlılık ve liyakatlerini arttırmak için liyakat madalyası verilirdi. 1891 yılından itibaren verilmeye başlanan bu liyakat madalyaları altın ve bakırdı.

*

1 – Halıcılık Konusunda Yapılan Çalışmalar

*

Geçen yüzyıl bilindiği üzere sanayide henüz geniş çalışmaların yeni yeni başladığı bir dönemdir. Buna rağmen yeniliklere hiçbir zaman kapalı kalınmamış ve faydası ağır basan her çalışma ilgi ile izlenmiştir denebilir.

Sultan II. Abdülhamid döneminde kurulan fabrikaların başında halı fabrikaları gelmektedir. Bu konuda araştırmalar bulunmadığı için çeşitli kaynaklardan alınan bilgilerle iktifa edilmiştir.

a) Bandırma Halı Fabrikası

Sabık feshane nazırlarından Isparta’nın Barla nahiyesine mensup Abdullah Efendi yine sultanın teşvikleriyle Bandırma’daki Beykah Çiftliği’nde kurduğu fabrikayı Şark Halı Kumpanyası ile birlikte işletmiştir.[2]

b) Doğu Halı Şirketi

c) Hereke Kumaş ve Halı Fabrikası

d) Karacabey Halı Yapımevi

f) Anadolu’da Halı Fabrikaları

Anadolu’nun muhtelif yerlerinde hem işgücünü değerlendirmek ve boş vakitlere işlerlik kazandırabilmek için çeşitli halı fabrikalarının açıldığını görüyoruz. Bu cümleden olmak üzere birkaçını sayalım:

Batı Anadolu’da Gördes, Uşak, Isparta, Kula, Eşme, Milas. Orta Anadolu’da Kayseri, Sivas, Niğde, Merzifon. Güney Anadolu’da Maraş.

g) Suriye Humus Halı Fabrikası

O tarihte ülkemize bağlı bir vilayet olan Suriye’nin Humus kasabasında 2.000 kişinin çalıştığı ve 1600 el tezgahının yer aldığı bir fabrika bulunduğunu görüyoruz. 1898 yılı civarında fabrikada çeşitli halılar yanında 100.000 top pamuklu, 5.600 top sırmalı pamuklu, 1.500 top ipekli kumaş imal edildiği bildirilmektedir.[3]

*

2 – Kumaş ve Dokuma Fabrikaları

*

Yurdun çeşitli bölgelerinde kurulan kumaş fabrikalarında pamuklu, yünlü ve ipekli kumaşlar elde edildiği gibi bir kısmında Hereke gibi halıcılık da yapılmaktaydı. Diğer bir kısmında ise bez dokunmaktadır.

Bunlardan bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

a) Eyüp Defterdar Fes ve Yünlü Kumaş Fabrikası

b) Fes ve Melbusat-ı Askeriye Fabrikası

Bu fabrikanın çalışma ve ürettiği mamullere ait Istanbul Üniversitesi Kütüphanesinde Albümler kısmında bulunan 60 fotoğraftan oluşmuş 91014 numaralı albüm de mevcuttur.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar askeri uniforma fabrikasi elbise fabrikasi fes fabrikasi osmanli geri mi kaldi

Osmanlı’da Askeri Üniforma Fabrikası…

***

Zeytinburnu’nda bulunan fabrika için 52.420 arşın arazi istimlak edildiğini, Tercüman-ı Hakikat gazetesi bildirmektedir.[4]

c) Darülaceze Hamidiye Fes Fabrikası

d) Bakırköy Bez Fabrikası

Fabrikada 1.000 kişiye yakın çalışan işçinin çoğunluğu delikanlı çağındaki çocuklardı.

e) Bursa Ipekli ve Dokuma Fabrikaları

Devrin imkanlarına göre 5.591 adet mancınıkla çalışan 103 ipekli fabrikası mevcuttu. En küçük fabrikada 20 işçi çalışıyordu.

f) Izmit (Kocaeli) Pamuklu Kumaş ve Pamuk Ipliği (Çulhane Fabrikası) Fabrikası:

g) Edirne-Pamuklu Kumaş ve Pamuk Ipliği Fabrikası

h) Irak-Musul Dokuma Sanayii

i) Halep Kumaş ve Pamuk Ipliği Fabrikası

j) Selanik Kumaş ve Pamuk Ipliği Fabrikası

k) Izmir Ipek-Pamuk ve Mensucat Fabrikası

l) Adana Askeri Elbise Fabrikası ve Boya Atölyesi

m) Rize Keten Bezi Fabrikası

n) Beyrut Ipekli Kumaş Fabrikaları

o) Trablus Ipek Fabrikaları

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar fes fabrikasi osmanli geri mi kaldi

Fes Fabrikası…

***

*

3 – Iplik Fabrikaları

*

a) Bursa Iplik Fabrikaları

b) Istanbul Yedikule Iplik Fabrikası

c) Tarsus Iplik Fabrikası

*

4 – Kağıt Fabrikaları

*

a) Beykoz Kağıt Fabrikası

b) Beyrut Kağıt Fabrikası

*

5 – Çini, Porselen ve Cam Fabrikaları

*

a) Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası

Bu fabrika tabak, vazo, testi, çaydanlık ve benzerlerini üretmiştir. Yaptığı mamullere “Eser-i Istanbul” adı vurulmaktaydı. Bu fabrikanın kapanmasında yabancı ticaret mallarının azınlıklar tarafından yurda bol miktarda sokulması sebep olmuştur. Daha sonra 1890’da Sultan II. Abdülhamid Han tarafından Hazine-i Hassa’ya ait olmak üzere Yıldız Sarayının Boğaziçine bakan tepeleri arasında “Hamidiye Çini Fabrikası” yaptırıldı. Ilk ürünlerini 1896 yılından itibaren vermeye başlayan bu fabrikanın 1959 yılından sonrakı adı Sümerbank Çini ve Porselen Sanayii Müessesesi olmuştur.[5]

b) Paşabahçe Cam Fabrikası

Yerine Cumhuriyet devrinde 1934’te Paşabahçe kuruldu.

c) Çubuklu Cam Fabrikası

*

6 – Diğer sivil Fabrikalar

*

1 – Küçükçekmece Kibrit Fabrikası

1897 yılında mevcut işçi sayısının 201 kişi olduğu ifade edilmektedir.[6]

2 – Beyrut Kibrit Fabrikası[7]

3 – Beykoz Kundura Fabrikası.

Cumhuriyet devrinde Sümerbank devralmıştır.

4 – Diyarbakır Deri ve Kundura Fabrikası

5 – Musul Deri ve Kundura Fabrikası

6 – Beyrut Deri ve Kundura Fabrikası

7 – Tuğla ve Kiremit Fabrikaları

Istanbul Kireçburnu ile Selanik ve Beyrut’ta kurulmuştur.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar beykoz kundura fabrikasi osmanli geri mi kaldi

Osmanlı’da kurulan Beykoz Kundura Fabrikası

***

*

8 – Demir Fabrikaları

1312 Izmir Salnamesi Izmir’de dört adet açıldığı ve faaliyette bulunduğundan bahsetmektedir. Bursa’da makina imalatı vardır.

9 – Selanik Konserve Fabrikası

10 – Ispirto Imalathaneleri Izmir’de birisi Tepecik mevkiinde diğer Darağaç Mevkiinde olarak iki örnek gösterilebilir.

11 – Konya Güherçile Fabrikası (Yangından sonra yeniden inşa edilmiştir.)

12 – Havagazı Merkezleri

Çeşitli yerlerde açılmakla beraber verimli hizmet yapanları Istanbul Yedikule ile Izmir’de inşa edilen fabrikadır.

13 – Elmas Işleme Fabrikası

Bursa’da mevcut olan bu fabrika 1889 yılında yapılan Sanayi envanterine göre faal fabrikalar arasındadır.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar kazan dökümhanesi osmanli geri mi kaldi

Kazan Dökümhanesi…

***

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar celik dökümhanesi osmanli geri mi kaldi

Çelik Dökümhanesi…

***

*

14 – Yağ Fabrikaları

Bugünkü fabrikasyon tekniğine göre iptidai olmakla beraber zamanına göre faal hizmetler ifa eden yağ tesisleri arasında Bursa’da 100 tane görmekteyiz.

15 – Diğer Un ve Buz Tesisleri

Izmir’de 13, Beyrut’ta çok sayıda, Bursa’da 23 adet un fabrikasından bahsedilmektedir.[8] Buz üretenlere de Izmir Darağacı Mevkiinde, Istanbul Istinye’de ve Bağdat’da olanı örnek verebiliriz. Şüphesiz bu tesisler bunlardan ibaret değildir.

16 – Ispermeçet Mumu Fabrikası

O dönem için önemli bir yeri olan mum fabrikası olarak 1895 yılında Istanbul’da ve 1882 yılında ise Beyrut’da birer işletme açılmıştır.

17 – Makarna Fabrikaları

Muhtelif yerlerde olmakla beraber 1882’de Beyrut’da çalıştığı ilgili salnamede kaydedilmektedir.[9]

*

7 – Askeri Fabrikalar

*

Sivil fabrikaların yanında çeşitli askeri fabrikaların da kurulduğu görülmektedir.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar Valide Tersanesi ve çevresindeki fabrikalar osmanli geri mi kaldi

Valide Tersanesi ve çevresindeki fabrikalar

***

1 – Seyandir Top Fabrikası

1880 yılından itibaren Istanbul Tophane’de kurulmuştur. Tercüman-ı Hakikat Gazetesi bu fabrikada inşa edilen cebel, obüs ve sahra toplarının denendiğini ve çok başarılı görüldüğünü bildirmektedir.[10]

2 – Top Mermileri Için Tapa Fabrikası

Karaağaç’da bulunan fabrikada top mermileri için yan kuruluş olarak faaliyet sürdürmüştür.

3 – Tersane-i Amire Top Malzemeleri Fabrikası

Ifade edildiği gibi donanma Sultan II. Abdülhamid tarafından ihmale uğratılmamış tam aksine her fırsatta gelişmesi ve faal hizmette olması için gereken gayret gösterilmiştir. O zamanki ifadesiyle havuz denilen tersaneye yeni bir bölüm ilave ettirmiş Mösyö Vatas’ın raporu üzerine vapurların süratli seyri için tamiratlarının yapıldığı kısım meydana getirilmiştir.[11]

Tersane-i Amire’de seri ateşli 57.947 mm.lik topların kundak ve teferruatları yeniden ve mükemmelen imal edilmiştir.[12]

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar top fabrikasi osmanli geri mi kaldi

Top Fabrikası

***

Selanik’de o sıralarda yayınlanmakta olan Asır Gazetesi son sistemde bir torpido teşkil edildiğini, Ingiltere’ye sipariş edilen 32 mil suretindeki 6 torpido muhribinin pervazlarının başarılı olarak yapıldığını ve bu torpido masraflarının Padişah’ın şahsi kesesinden (Hazine-i Hassa) ödendiği kaydedilmektedir.[13]

4 – Mavzer Tüfek Yedek Parça Fabrikası

O sıralarda yeni gündeme gelen mavzer tüfek parçaları vakit geçirilmeden ele alındığı gibi tüfek ağızlıklarının imalatı için Hazine-i Hassa’dan 30.209 kuruş ve 25 paranın Sultan II. Abdülhamid’in emri ile harcandığı Bağdat Salnamesinde bildirilmektedir.

5 – Mermi ve Fişek Fabrikaları

Tercüman-ı Hakikat Zeytinburnu’nda bu hizmetleri bir fabrikanın yürüttüğünden bahsetmektedir. 91.092 no’lu albümde görülebilir.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar zeytinburnundaki mermi ve fisek fabrikasi osmanli geri mi kaldi,

Zeytinburnu’ndaki Kartuş Fabrikası…

***

*

6 – Barut Fabrikası

Istanbul’da kurulduğu gibi Ankara’da da Baruthane, ihtiyacı karşılayacak tarzda açılmıştır.[14]

7 – Ansaldo Fabrikası

Değişik tipte torpido imal eden Ansaldo Fabrikası daha sonra genişletilmiş ve bunun için gerekli masraflar yine Padişah tahsisinden (Hazine-i Hassa) karşılanmıştır. Bu fabrikanın ürünleri ve çalışmalarına ait 19 fotoğraftan meydana gelen albüm mevcuttur.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar baruthane fabrikasi osmanli geri mi kaldi

 Osmanlı’da Baruthane Fabrikası…

***

*

8 – Imalathaneler

*

1 – Çeşitli Dokuma Tezgahları

Daha önce de geçtiği gibi başta Bursa olmak üzere hemen hemen birçok şehirde çeşitli dokuma işleri yapılmaktadır. Çeşitli tezgahlarda 8.300 işçi çalışmaktadır. Bunlar arasında havlu, beledi, fita, gömlek aba, çarşaf, agel, kuşak, ağaban olduğu gibi seccade, maşlah, heybe ve benzeri eşyalar da görülmektedir. 29 Aralık 1305 (1889)’de yapılan Sanayi Envanterine göre 25 adet fıtacı, 8 bedeli, 50 adet kumaş, 5 karakalem denen örtü imal tezgah dışında 30 adet gömleklik bez tezgahı görüyoruz.[15]

300’ü havlucu, 200’ü bürümcük ve kefiye imalatında çalışmak üzere 500 tezgah mevcuttur. Bağdat Salnamesi 7 dokuma tezgahından bahsetmektedir. Diğer yerlerden birer örnek olarak da Suriye vilayetinde Humus’da maşlah ve seccade imalatı o zamanki adı Menteşe olan ve Izmir’e bağlı bir kaza görünümünde idare edilen Muğla’nın Mekri (Fethiye) kasabasında senede 50.000 kuruşluk seccade, heybe ve kilim imal edilmektedir.

2 – Saat Imalathanesi

Çeşitli yerlerde sanatkarlar yetiştiği gibi Topkapı Sarayı hudutları içinde Müze-i Hümayun karşısında kurulmuş olan Sanayi-i Nefise Mektebi’nde ortak bir çalışma olarak meydana getirilen saat gerek parçaları ve gerekse ağaç oyma kısımları itibariyle devrin sanat durumuna bir örnek teşkil etmektedir.[16]

Bu devirden biraz önceye ait olmakla beraber Bursa Ulucami’inde kuzey kapısından girerken sol tarafta mukabele okunan kısımda Hafız isminde yine caminin müezzinlerinden birine ait ayaklı saat halen çalışmakta olup değişik bir düzene sahiptir.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar elektrik üreten fabrika osmanli geri mi kaldi

Elektrik Fabrikası…

***

*

3 – Demir Makina Imalathanesi

a) Yıldız Demirhanesi

b) Bursa Demir Makine Atölyesi

4 – Fotoğraf Atölyesi

Yıldız’da kurdurmuş olduğu fotoğrafhanede devrine göre oldukça başarılı teknik geliştirilmiş ve böylece hem eserler tesbit edilmiş hem de iyi birer bilgi kaynağı olan salnamelere düzgün fotoğrafların girmesi sağlanmıştır.

5 – Boya Imalathaneleri

Halı ve dokumacılık için bitkisel boyalarla uğraşan çeşitli boyahaneler meydana getirildiği gibi yağlıboya imalathaneleri de tesis edilmiştir. Bunlardan örnek olarak Bağdat vilayetinin Mendeli kazasında ve diğer yerlerde bulunan 68 adet imalathane gösterilebilir. Devrine göre aranan ve Cehri denilen al boya Bağdat imalathanelerinde imal edilmektedir.[17]

6 – Sabun Imalathaneleri

Çok çeşitli yerlerde çalışan bugünkü kadar kaliteli olmasa da ihtiyacı karşılayan sabun imalathaneleri mevcuttur. Bunlardan biri de Bağdat sabun imalathanesidir.

*

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar torpido fabrikasi osmanli geri mi kaldi

Torpido Fabrikası…

***

Abdülhamid döneminde yapilan fabrikalar torpido osmanli geri mi kaldi

Imal edilen bir Torpido…

***

*

7 – Susam Yağı Imalathanesi

1321 Bağdat Salnamesinde Bağdat dahilinde üç adet susam yağı imalathanesinden bahsedilmektedir.

8 – Çırçır Atölyeleri

Pamuk ziraatının geliştirilmesi ile birlikte çeşitli bölgelerde çırçır atölyeleri de geliştirilmiştir. Bağdat Salnamesi Adana’da bunlardan 7 adedinin çalıştığını haber vermektedir.

9 – Kereste Imalathaneleri

Çok çeşitli yerlerde mevcuttur.

10 – Nal Imalathanesi

Askeri yönde o devir için ehemmiyetini koruyan at yetiştiriçiliği kendisi ile beraber birtakım sanatları da geliştirmiştir. Son yıllara kadar Anadolu’nun çeşitli kentlerinde görülen ve bugün için artık iyiden iyiye azalan nalbantların kullandığı nalların imalathane olarak ilk defa bu devirde 1900 yılında Istanbul Selimiye’de kurulduğu ifade edilmektedir. Doğu ve batı türünde her çeşit nal imal eden bu imalathane Birinci Cihan Harbine kadar devam etmiştir.[18]

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Tercüman-ı Hakikat, 19.5.1901.

[2] Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, cild 8, sayfa 223.

[3] 1315 Suriye Salnamesi

[4] Tercüman-ı Hakikat, 19.5.1901.

[5] Prof. Dr. Önder Küçükerman, TBMM Mecmuası Nisan 1987.

[6] Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, cild 12, sayfa 422.

[7] 1326 Beyrut Salnamesi.

[8] 1321 Bağdat Salnamesi ve 1312 Izmir Salnamesi.

[9] 1326 Beyrut Salnamesi.

[10] Tercüman-ı Hakikat, 11.5.1901.

[11] Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi.

[12] Tercüman-ı Hakikat 20.6.1901.

[13] 1318 Bağdat Salnamesi Masarifat Defteri Asır 22.4.1901.

[14] Ikdam Gazetesi 4.9.1905.

[15] R. Ekrem Koçu, Darülaceze, sayfa 69.

[16] Sanat Dergisi, Topkapı Sarayı Müzesi, sayfa 122.

[17] 1321 Bağdat Salnamesi.

[18] Tafsilat için bakınız;

Aydın Talay, Eserleri ve Hizmetleriyle II. Abdülhamid, 3. Baskı, Istanbul 2016, sayfa 301-322.

Küçük bir bilgi: Aydın Talay’ın kitabı Ayşe Topal’ın Viyana Üniversitesi’nde yaptığı lisans tezinin kaynakları arasındadır. Bakınız;

http://othes.univie.ac.at/25572/1/2013-01-22_0602884.pdf

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar

16 comments on “Sultan II. Abdülhamid Döneminde Yapılan Bazı Fabrikalar

  1. serdarı hakanın daha ne projeleri var belkide bunlar gün yüzüne çıkarılmıyor osmanlıya teknoloji düşmanı ilan edip kendilerini çağdaş gösterenler tarafından

  2. Selamün aleyküm hocam. kamalistlerin bi iddiası var şöyle ”lale devrinde bir sürü lale çiçek filan alındı halk fakirdi saray sefa sürüyodu halktan haksız vergiler alınıyor ve isyanlar çıkıyodu” diyerek ecdadımıza saldırıyorlar ne cevap verilmeli bu ecdad düşmanı hainlere ?

  3. Osmanlida 1718-1730 yillarina nispet edilen lale devri diye bir devir yoktur. Bu soylemi 1909-10 lu yillarda osmanlinin yikima goturulduğu siralarda sabetaycilar uydurdular. Amaç osmanliyi kötülemek.

  4. Evet bu günün süper gücü ABD, takribi 100 küsür sene önce dünya üzerinde bir hiçti. 1800’lü yılları Kızılderili soykırımı, köleliğin kaldrılması! tartışmaları ve kuzeyli güneyli iç savaşıyla geçirdi, meşhur iç savaşta 500 binden fazla insan öldü. Fakat ilerleme potansiyeli olan bu ülke şimdi dünyanın en güçlü devleti. Keza Çin de süper güç sayılır. Fakat o da 1800 ve 1900’lü yıllarda, köylü çiftçi devletinden ibaretti. Kaç defa Japon istilasına uğradı, bir avuç kadar Japonya’dan yemedikleri dayak kalmadı.

    Ve Osmanlı.. Sözkonusu yıllarda ABD ve Çin’den çok daha güçlü ve gelişmiş bir ülkeydi. 1914 senesinde, Dünya Harbi esnasında bile 1 Osmanlı lirası 4 ABD doları ediyor ve bu durum yıkım!! sayılıyordu. Fevkalade ilerleme ruhu ve kalkınma aşkı hakimdi Osmanlı devletine. Dünyada yeni icat edilen ne varsa derhal alıyor ve milletin devletin hizmetine sunuyordu. Tren, Telefon, telgraf..(kemalist kafa matbaada takılıp kalmış!) TCDD kayıtlarına göre 8600 km demiryolu inşa edilmiştir Osmanlı döneminde, sadece Hicaz Demiryolu 1300 km uzunluğundaydı, milli imkanlarla inşa edildi. Sultan Abdulaziz’in “şimendifer geçecekse göğsümden geçsin” sözü meşhurdur, Osmanlı’nın insanlığa hizmet eden icatlara bakışını anlamaya kafidir. Telgrafı ve telefonu ilk kullanan ülkelerdendir Osmanlı, demiryolu hatları boyunca telgraf telleri döşenmiştir. 1888’de denizaltımız bile vardı, tıbbıye-i şahane üniversiteleri, kız mektepleri, günümüze kalan askeri okullar, Mekteb-i Sultaniler, rüşdiyeler, Mühendis Mektepleri… Osmanlımızın ilk Tıp Fakültesi 1827’de açılmışken, çumhuriyet döneminin ilk Tıp fakültesi ancak 1945’te kurulabilmiştir! Osmanlı’nın son dönemlerinde okur-yazar oranı %50 civarındaydı ve o dönemin İspanya ve İtalya’sı ile aynı seviyede idi, kemalist çevreler bu konuda iftira ve çarpıtma gayretindedir, okuryazarlığı latince bilenlerden ibaret saymaktadır ihtimal! 1903 Maarif Salnamesi’ne (yıllığına) göre, 19.929.168 nüfusun, 1.375.511’i talebedir, okullarda eğitim görmektedir. Sadece İstanbul’da satılan gazetelerin tirajı 100.000 civarındaydı ve ülkede farklı çizgide yayın yapan 200 civarı gazete vardı. M.Kemal döneminde 1928 senesinde İstanbul ve Ankara’da satılan toplam gazete sayısı 19.700’dü! Sadece 30 civarı gazete kalmıştı ve hükümete muhalif yayın yapan tek gazete bile yoktu, takrir-i sükun yasası ile tümü kapatılmıştı.

    Yeni keşf edilen petrol bölgelerinin hemen tamamı da Osmanlı’nın hakimiyetindeydi. Yıkmasalardı şu an yeniden DÜNYANIN SÜPER GÜCÜYDÜ. Suudi’nin tek geliri petrol olduğu halde G20 ülkesi! Malum Arabistan da Osmanlı’nındı. Yıkmasalardı ne İngiliz dünyaya hakim olur ne israil kurulurdu. işbirlikçilerine yıktırdılar Osmanlı’yı. Osmanlı’nın yıkılışının geri kalmışlık veya çökmüşlükle ilgisi yoktu. Yerine kurulan sistemi paklamak ve meşrulaştırmak için arsızca iftiralar atıyorlar tarihimize ve ecdadımıza. Dönemin süper gücü devletler böyle bir potansiyele sahip Osmanlı’yı en büyük tehdit olarak gördü ve yıkmak için her yolu ve her entrikayı denedi, mesele bu. Osmanlı’nın kendi paşa maşalarını kullanarak da son darbeyi içeriden vurdular.

  5. çinden abd den daha güçlü bir osmanlı.hemde 1914 te.vallla işin suyunu çikarmişsın. biz iranı alamadık diye orta asya ve hindistanla birleşemedik. çin ve abd iranla kıyaslanırmı. 1dolar 44 kuruştu 1914 te. 1764 te ingiltere, 1770 lerde rus bizi geçti. sonra fransa, abd, almanya, avusturya macaristan, asyada çin ve japonya bizi geçti. amerikadaki devasa brezilyanın ve meksikanın gücünü bilmiyoruz. ilk 10 dayız 1914 te. bu durum düşman işbirlikcilerini haklı çıkarmaz. onlar sebebiyle ilk ona düştük.
    1400 lerin son çeyreğinde avrupayı bize karşı gizli yahudiler uyandırdı. savaş planlarımız bozuldu. içimizdeki işbirlikci sabetaycılar çökertti bizi. yüzlerce yıl batıyla işbirliği yaparak.
    yalan tarihle savaşiyorsak bizde doğru bilgi verelim abartısız. petrol bölgeleri bizde kalsa tekrar süper güç olurduk. bu doğru tesbit. (öyle olamayalım diye çıktı 1. dünya savaşı.)
    ama önce sabetaycı ve benzeri dönmeleri ülkeden atacaksın o zaman. ermenilere yapıldığı gibi. yoksa bir cihan harbinde herşeyini kaybeder 150 geri gidersin. bizim düşmanlarımız içeriden. ve batı bu durumu iyi bilip iyi kullanmasınıda biliyor. osmanlıdaki kızıl ayaklanmalar buna delildir.

    • Keşke isim hanene nokta nokta yerine bir şeyler yazsaydın da kimle tartıştığımızı bilseydik. emin abdulhamid’dir benim adım işkembeden sallamadım! 1 Osmanlı lirasının 4 ABD doları etmesi kaynakta aynen şöyle geçiyor; “Birinci Cihan Savaşı patlamadan birkaç ay önce, 1914 yazında 1 TL=3,70 dolar=18,45 mark=17 İsviçre Frangı idi. 1917′de savaş içinde bile 1 Türk Lirası banknot alabilmek için 4 Amerikan dolarına yakın ödemek gerekiyordu. Ve bu parite, 1908 öncesi Osmanlı Lirasının değerine nisbetle, Türk parası aleyhine yıkım sayılıyordu (Mandelstem, Le Sort de l’Empire Ottoman, Paris 1917, s. 157-8) Osmanlı devletinin 1894’te Sultan Abdulhamid döneminde ABD’ye 300 Lira yardım parası gönderdiği de belgelenmiştir. 300 lira ile o dönem 60 tane ev alınabiliyordu, veren el de alan elden üstündür. ABD kesinlikle bizden güçlü değildi, şanslı yanı bizim gibi düşmanları yoktu. İngiltere fransa rusya italya balkanlar ermeniler yahudiler, masonlar, selanik dönmeleri… ne kadar vahşi aç kurt varsa hepsi Osmanlı’ya çullanmıştı!!! Osmanlı yerine kurulan kemalist Ordu da 40 yıldır 4 bin adet çapulcuyla baş edemiyor ayrıca.
      Gelelim Çin’e.. hakkında söylediklerim doğrudur. 1800 ve 1900’lü yıllarda bir hiçti, ya Rus ya Japon istilasına uğruyordu, çökmüş ve tükenmiş bir ekonomiye sahipti. İlk Demiryolu hattını ancak 1876’da yapabildiler. Osmanlı’dan 20 yıl sonra yani. 8600 km demiryolunu yıkılmaya yüz tutmuş bir devletin inşa ettiğini söyleyenleri o demiryollarında yayan yürüteceksin, anlar. İngiliz belgeleri ve hemen tüm tarihçiler Osmanlı devletinin 1. Dünya savaşına girmesinin savaş süresini 3 yıl yani 3 misli arttırdığını yazıyor. Aslında bu da nasıl bir güç’ten söz ettiğimizi anlamaya kafi. 1800’lü yıllar ve Sultan Abdulhamid döneminde yapılan atılımlar Osmanlı’yı atağa geçirmiş, süper güç olma yoluna koymuştur, ABD ve Çin o yıllar dünya siyasetinde ve ekonomide hiçti. Okullardaki kemalist müfredat ve tarihçilerimizin çoğu bu gerçeklikten söz etmediği için insanlarda şok etkisi yapabiliyor bu yalın hakikatler.

  6. istanbul kemerburgazda görevli uzman erbaşın birisi sosyal medya hesabından ataya mason yazdığı için birliği kendisini savcılığa şikayet etmiş. bu asker atanın hatırasına alenen hakaretten savcılıkca tutuklanmış. mason diye yazmak suçmu. sanmam hep yazıyorlar. bilinen şey zaten. peki gerçek öyle yazıldığı gibimi. sadece yansıtılan öyle. iran şahı rıza pehlevi ziyarete geliyor 1930 larda türkiyeye. o asker birde türk kızlarını şaha peşkeş çekti diye yazmış. sebep masonluk söylemi değil bu ifadeler olmalı.ben geçen seneler internette görmüştüm böyle ifadeler. doğru yada yalan bilemem üzerinde de durmadım. hiç bir yerdede kullanmadım.
    gazeteci uğur dündar çok seneler evvel tvde yayınlamıştı. endonezya devlet başkanı Ahmet sukarno 1950 lerde turkiyeyi ziyaret ediyor. geceyi geçirmek üzere yanına kadın verilmiş. 1970 lerde kuveyt emiri el sabah içinde bir gecelik kadın verilmiş. eğer olduysa belki böyle bir uygulamaydı demekki oda. yani devlet işi. bizimkiler gidincede onlarda öyle yaparmış. gelenekten. her şeyi söylettirmiyorlar demekki. devletten maaş alan adamda takip altında olur. o asker sözlerine dikkat etmeliydi.
    bu arada zonguldak ve diyarbakırda atatürk heykellerine saldırılıp zarar verilmiş. saldırganlar belli değilmiş.

    • Ismail, yayinlamadigimiz olmuyor. Ama sizin bazi yorumlariniz spam kutusuna gidiyor. Yani sistem yorumlarinizi reklam olarak algiliyor ve oraya atiyor. Farkina vardiklarimizi oradan alip yayinladik. Belki gözden kacirdiklarimiz vardir, bilemiyorum.

    • Sen de nerden çıktın İsmail? Nokta nokta cevap yazman için seni mi vekil tayin etti? bu konuda biraz kafam karıştı doğrusu ancak cevabının hazır olduğuna inancım tamdır zira burada tarih tartışmıyor hazır cevapçılığımızı yarıştırıyoruz!
      Şaka bir yana kendi aramızda dahi Osmanlı’yı layıkıyla övemiyoruz, kavrayamıyoruz, hep menfi hallerini görmemiz isteniyor.. hataları yok muydu? elbette var fakat karşı cenahın bunu zaten fazlasıyla yaptığı malüm. Öyle bir kafaya sahipler ki; sırf Osmanlı Çanakkale’de bir zafer kazandı diye bütün zaferi binlerce subaydan biri olan ve 18 Mart DENİZ zaferinde hiç olmayan, askerlerine de taarruz yerine ölmeyi emreden(ciddi ciddi çanakkale savaşını kazandıranın bu emir olduğuna inanmamızı istiyorlar!), kendisi tek çizik almamayı başaran, dahası madam Corinne’e şu meşhur mektupları yazabilene mal ediyorlar, kimse de bir dakika demiyor. Geçen baktım bir yerde 1897’deki Osmanlı’nın Yunanlara karşı elde ettiği zaferi anlatıyorlar. Ta en başta lafı dolaştırıp m.kemal’e getirdiler, bir pundunu bulup o zafere de adını karıştırıyorlar. Halbuki 16 yaşında bir lise öğrencisiydi sadece! Fakat proje bu ya, m.kemal’in adı karıştırılmadan Osmanlı’yı övmek ihanet ya! Bir “Kurtarıcı” çıkıp yetişmese hiç ve yok olacağımıza inanmamız gerekiyor ya

  7. Kadir ağa cevap çok ağir oluyor bazen. Siz yinede görmezden gelinde kemalistlerin işine yaramasin o bilgiler.. Osmanliyi o zavalli durumlara duşuren yine o işbirlikciler. Yani yahudi dönmeleri. Gözünü açtilar avrupanin. Butun islam aleminin vebali boyunlarinadir.

  8. biz mustafa kemali ve yardakcılarını övmüyoruz. fakat kanun baskısı fazlada yazdırmıyor.
    onlar hırsız batının bize çaktığı kazık desek yalan olmaz.batılılrar dünyayı soydular. osmanlıyıda. özellikle son 100 yılda çok fazla. 1830larda anadoluya her gelen ecnebi seyyah osmanlı çok fakir diyor. yecüc mecüc sürüsü gibi dünyayı kuruttu bunlar kendi rahatları için. imkan yoksa iman gücü diyeceksinde. ordu içerden ele geçmiş. silah bizden veriliyor ama birileri batıya çalışıyor herkes olmasada.abd okullar kurmuş istanbulda. merzifonda, tarsusta. suriyede. daha pekçok yerde ama bizim topraklarda. fatih senden öcümüzü bu okullarlla alacağız diyor. osmanlı ülkesinde osmanlıyı yıkım kadroları yetişiyor. şeriat islamıve arap düşmanlığı heryerde araplardada türkler arap ve islam düşmanı sizin petrolleriniziçalacak deniyor.. abdülhamit dünyann en kötüsü, dahakötüsü yok. milletin belki yarısı yutuyor bunları. halbuki amaç osmanlı yıkılsın. balkanlı dönmeler ülkeyi ele geçirip osmanlıyı kaldırınca baslıyor canavarca yönetim. asıp keserek korkutmalar. kimi düşmanları bile abdulhamiti mumla arıyor.
    gücü ele geçiren işbirlikciler kendilerini kahraman diye yutturdu. tek gelmedi onlar ordu gibi doluştu. ipin ucu ingiliz puştunun elinde. mustafa kemali koy bitarafa hiç yok say. ingiliz. ondan başka daha ne kahramanlar çıkarırdı bu memlekette.
    onlara yaren bize yabancı kanunla korunan. zerre kadar sıkılmadan çıkarı için her seferinde yenilerek sonraki yıllarda başkalarının zaferlerini kendi üzerine yazdıran.
    ingiliz işbirlikcisinin ona kendilerinin yaptırdıkları işler devlet eliyle kutsallaştırılıyor. kızıllarla dönmelerde bu işlerin bekcisi.
    biri bişeyler söyledimi yandın gitti. cumhurbaşkanımız erdoğan tvde dedi bilgisine güvenen konuşur özgürlük var diye. ama korksun sussun kodesleride var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s