Türkiye’de ve Avrupa’da Laiklik Anlayışı

Türkiye’de ve Avrupa’da Laiklik Anlayışı

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

***

Fransız devrimi ile Batı dünyası devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrılması ilkesi olan laikliği gündeme getirmişlerdi. Dünyaya laikliği öğreten ülke Fransa idi. Ancak Türkiye’de uygulanan ile Batı ülkelerinde uygulanan laiklik anlayışı arasında dağlar kadar fark var. Hatta bizdeki laiklik değil, ladiniliktir diyebiliriz. Yani, bireyi de dinsizleştirmektir.[1]

Mehmed Akif Ersoy’un damadı Ömer Rıza Doğrul’un bizde uygulanan laiklik hakkında yazdıkları, üzerinde düşünülmeye değerdir:

“…Ama buna rağmen Fransa’da Hz. Isa (a.s.)’nın doğum günü yapılan resmi törenlere Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bütün devlet erkanı iştirak eder ve bütün millet resmi ve gayri resmi müesseseler ile bu bayramı kutlarlar.

Ingiltere’de Krallar dini törenlerle tahta otururlar, dini bayramlarda halka hitap ederler ve dini bayramlara bütün devlet erkanı ile katılırlar. Ve bunu en önemli görev kabul ederler.

Amerika Cumhurbaşkanları dini törenler ile görevlerinin başına geçerler ve her münasebetle yapılan dini törenlerde halkın önünde yer alırlar.

Yunanistan’da göreve getirilen Başbakan ve Cumhurbaşkanları, göreve başlamadan önce Kiliseye gider, Incil üzerine yemin ederek göreve başlarlar.

Ama Türkiye’de laiklik adeta bir umacı mahiyeti almıştır. Onun yüzünden bir zamanlar, Allah adını anmak adeta bir kabahat sayılır olmuştu. Hele devlet ricalinin nutuklarında ve demeçlerinde Allah’ın adını anmaya cesaret eden bir babayiğit görünmüyordu. Çünkü Allah adını anmak, laikliğe aykırı görünüyordu. Laiklik öyle olsaydı, dünyada hiçbir devlet adamı Allah adını ağızlarına almazlardı. Laiklik namına dinden ürkmek, dini törenlerden kaçmak, Allah’ı anmamak için kendini zorlamak, bize mahsus bir takım batıl telakkilerin neticesidir. (…)[2]

Bu sözler, Türkiye’de laikliğin kabulünün 20. yılında Türkiye’li aydınların söylediği sözlerdir. Dönemin aydınları arasında laikliği bu şekilde telaffuz edenlerin sayısı oldukça fazla idi.[3]

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Bunun delilleri için bakınız;

Kemal Atatürk’ün eseri: Kuran ve Ezan’ın yasaklanması:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/29/kemal-ataturkun-eseri-kuran-ve-ezanin-yasaklanmasi/

***

Kemalist rejimin hakim olduğu Türkiye’de Hacca gitmek yasaktı:

https://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/15/kemalist-rejimin-hakim-oldugu-turkiyede-hacca-gitmek-yasakti/

***

M. Kemal Atatürk Din derslerini ve Imam Hatipleri kaldırmadı yalanı:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/14/m-kemal-ataturk-din-derslerini-ve-imam-hatipleri-kaldirmadi-yalani/

***

M. Kemal Atatürk’ün Şapka Zulmü ve Istiklal Mahkemesi’nde asılan alimler, hocalar:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/30/m-kemal-ataturkun-sapka-zulmu-ve-istiklal-mahkemesinde-asilan-alimler-hocalar/

***

Okullarda çocuklarımıza şirk merasimi mi yaptırıyorlar ? :

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/26/okullarda-cocuklarimiza-sirk-merasimi-mi-yaptiriyorlar/

***

Necip F. Kısakürek’ten Atatürk’e: “ALLAHSIZ” (Tarih II, Ortazamanlar, 1931 yılının Lise Tarih kitabı) :

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/25/necip-f-kisakurekten-ataturke-allahsiz-tarih-ii-ortazamanlar-1931-yilinin-lise-tarih-kitabi/

***

[2] Ömer Rıza Doğrul, Selamet mecmuası, sayı 14, sayfa 3, 22 Ağustos 1947.

[3] Örneğin M. Kemal döneminde Istanbul Milletvekilliği yapmış olan Ahmed Hamdi Başar da aynı kanaatte idi.  Ahmed Hamdi Başar, ülkemizde uygulanan laikliğe “dinsizlik” diyor:

https://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/15/ahmed-hamdi-basar-da-bizdeki-laiklige-dinsizlik-diyor/

Ayrıca M. Şevket Eygi’nin şu köşe yazısını okumanızı tavsiye ederiz:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/09/turkiyede-laiklik-m-sevket-eygi/

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

Laiklik, Siyonist-Haçlı ittifakın ilan edilmemiş gizli bir savaşıdır (Laiklik oyunu)

Laikliği artık gömmek lazım

***

Mısırlı Dr. Fehmi Şinnâvî laiklik ile Müslümanlara oynanan oyunu şöyle anlatıyor:

“Müslüman bir toplumda dinin devletten ayrıl­ması sadece diktatörlüğe yol açar. Bu diktatörlük çağdaş devlet adı altında yutturulur.

Aynı zamanda bize ideal olanın dini devletten ayırmak olduğu­nu öğretenler kendi ülkelerinde öyle yapmamaktadırlar. Meselâ Is­rail… Bu devleti kuranlar peygamberlerinin ismini takmışlardır devletlerine. Bu isim, dinin devletten ayrılması bazında kullanılı­yorsa, son derece fanatik bir olgu olarak gözümüze çarpmıyor mu? Yahudiler uluslararası arenada da kendi geleneklerinin yaşatılmasını isterler. Meselâ Madrid Konferansında Cumartesi günü hiçbir şekilde konuşmamayı tercih ettiler ve o gün herhangi bir etkinlikte bulunmayacaklarını açıkça bildirdiler. Meselâ Britanya boşanmış bir kadınla evlenmek isteyen kralı tahtından almıştır. Çünkü böyle bir uygulama Britanya’daki Hıristiyanlık prensiplerine aykırı idi.

Biz Avrupalıları nasıl görüyoruz? Ya Müslüman Boşnakları katle­den Sırpların destekçisi, ya Filistinli çocukları öldüren Yahudilerin şefaatçisi, ya Keşmir’deki mazlum Müslümanları doğrayan Hinduların destekçisi olarak görüyoruz. Onlar dini ağızlarına almıyormuş gibi yaptıkları halde haddizatında dünyanın her tarafında dinî bir savaş yürütmektedirler.

Dini devletten ayırmak meselesi onların bize bolca tavsiye etti­ği, ama kendilerinin yavaş yavaş tam tersini yapmaya başladıkları bir meseledir. Çocuklarına şimdi bunun tam tersini öğretiyorlar… Bu kavram tamamen siyasî entrikalar üretmek üzere ortaya atıl­mıştır. Islâm dünyası için durum böyledir. Siyonist-Haçlı ittifakı Müslüman devletlerin içinde ilan edilmemiş gizli bir savaşın de­vamlı sürmesi için bu kavramı ortaya atmıştır. Bu savaş önceki Haçlı saldırılarından daha şiddetli ve daha çok kayıp verdiricidir. Hıristiyanlar ve Yahudiler bu fikrîyâtın açtığı savaşın devam etmesi için mal ve silah dahil olmak üzere her türlü malî ve fikrî yardımı yapmaktadırlar.”

 

**********

 

KAYNAK:

Dr. Fehmi Şinnâvî, Hilafet: Modern Arap Düşüncesinin Eleştirisi, tercüme eden: Sadık Ömeroğlu, Insan Yayınları, Istanbul 1995, sayfa 41, 42.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*