Ahmet Hakan’a Cevap 9 – Mehmed Âkif ve Ictihad!

Ahmet Hakan’a Cevap 9 – Mehmed Âkif ve Ictihad!

*

Ahmet Hakana cevap fesli Kadir Mehmet Akif Ersoy Islami dönüstürmek asrin idrakine söyletmeliyiz Kurani

Fesli Mehmed Akif…

***

Ahmet Hakan yine algı operasyonu yapmaya çalışmış. PKK’ya terör örgütü diyemeyen Selahattin Demirtaş’a programında saz çaldıran bu müptezel, şimdi de kalkmış Fesli Mehmed Âkif’in şiirinden dizeler cımbızlayarak “Islam’ı dönüştürme”nin kodlarını verme cüretinde bulunuyor. Neymiş, Mehmed Âkif; “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhâmı, Asrın idrâkine söyletmeliyiz Islâm’ı.” demiş. Işine yaradığını düşündüğü birini, “fesli” de olsa kullanmaktan, projesine malzeme yapmaktan imtina etmiyor.

Dinimizle alakalı herkesin ilk bakışta anlayamayacağı meseleleri cımbızlayarak gündeme getiren bu müptezel, ardından da; “işte bunların dini böyle” propagandası yaparak bizi, “dinimizi dönüştürmeye” icbar etmek istiyor. Ama hava alır… Aynısını ateistler de aşağıdaki Nisa Suresinin 34’üncü ayetini vererek yapıyor:

“Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.” (Elmalılı Hamdi Meali)

Ateistler bu ayetin gerekçelerinden, tefsirinden haberi olmayan insanları “Kur’an’da kadına şiddet var” diyerek aldatıyorlar. Işte Ahmet Hakan da ateistlerin bu metoduyla hareket ediyor.

Tıpkı Ehl-i Sünnet hocaların yıllar evvel halkın suallerine verdikleri cevaplardan, dört-beş kelime cımbızlayarak algı operasyonu yaptığı gibi, bu sefer de hiç utanmadan o batının seküler zihniyetiyle Mehmed Âkif’in şiirini istismar ediyor.

Fakat gelin bir de bu şiirin tamamını okuyalım, bakalım mealcilere, modernistlere, reformistlere, Ahmet Hakan gibilerine ekmek çıkacak gibi bir mana var mıymış görelim;

Medresen var mı senin? Bence o çoktan yürüdü.
Hadi göster bakayım şimdi de İbnü’r-Rüşd’ü?
İbn-i Sînâ niye yok? Nerde Gazâlî görelim?
Hani Seyyid gibi, Râzî gibi üç beş âlim?

En büyük fâzılınız: Bunların âsârından (eserlerinden),
Belki on şerhe bakıp, bir kuru ma’nâ çıkaran,
Yedi yüz yıllık eserlerle bu dînin hâlâ,
İhtiyâcâtını kâbil mi telâfı? Aslâ.

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhâmı,
Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm’ı.

Kuru da’vâ ile olmaz bu, fakat ilm ister;
Ben o kudrette adam görmüyorum, sen göster?
Koca ilmiyyeyi aktar da, bul üç tâne fakîh:
Zevk-ı fıkhîsi bütün, fıkri açık rûhu nezîh?
Sayısız hâdise var ortada tatbîk edecek;
Hani bir tane “usûl” âlimi, yâhu, bir tek?

Hayır, taassup eden yok…Şu var ki: icâbı
Tahakkuk etmeli bir kerre, bir de erbabı
Eliyle olmalı matlûb olan teceddütler

Bakın ne günlere kaldık: Ya beş ya altı kopuk
Yamaklarıyla beraber ki hepsi kılkuyruk,
Utanmadan çıkıyor, ictihada kalkışıyor!
Bu hâle karşı tahammül hakikaten zor.

Kilitlidir kapı “ümmî duhât” için amma
Kıyâm-ı haşre kadar ictihad eder “ulemâ”
Evet şeraiti (şartlar) mevcud olunca insanda
Ne kaldı men’edecek ictihadı meydanda?
İle’l-ebed yetişir müçtehid bu ümmetten
Şu var ki: Çıkmalı ferdâ-yı nura zulmetten

Düşünmüyor bu kopuklar ki: Müçtehid geçinen
Zamanın olacak muktedası irfanen.
Kitab’ı, Sünnet’i, icmâ’ı sağlam anlayacak
Hilafı yoklayacak, ihtiyacı kollayacak

Durum böyle iken, sormak gerekmez mi?
Ya ictihada nasıl kalkıyor bu sersemler?
O ictihada ki: Dünya kadar ulûm (ilimler) ister!

İşin recülleri kimlerse çıksın orta yere;
Ne var, ne yok, bilelim, hiç değilse bir kerre
Sabahleyin mütefelsif, ikindi üstü fakih;
Sular karardı mı pek yosma bir edib-i nezih;
Yarın müverrih, öbür gün siyasetin kurdu;
Bakarsın ertesi gün ictihada pey vurdu…
Hülâsa, bukalemun fitratinde züppelerin
Elinde maskara olduk… Deyin de hükmü verin!

Mehmet Âkif ERSOY

***

Evet, Mustafa Islamoğlu’nun kankisi Ahmet Hakan! Söyle bakalım; “Medresemiz” var mı? Bir Gazâlî, bir Râzî’miz var mı? Doğru dürüst bir Usul alimi var mı? Zevk-ı fıkhîsi bütün, fıkri açık rûhu nezîh bir Müctehid var mı? Kitab’ı, Sünnet’i, icmâ’ı sağlam anlayacak bir alim var mı?

Yok!

O halde nasıl yapacaksın ictihadı? Yoksa Mehmet Âkif’in söylediği o “Bukalemun fıtratındaki züppeler” ile mi?

Sana da o yakışır zaten.

Neymiş, Islam’a güncel bir bakış açısıyla bakmalıymışız?

Peki bu çağı kim kurdu?

Tabii ki Emperyalist batılılar…

Islam’a, batılıların bakış açısıyla, onların algısıyla mı bakacağız?

Böyle bir şey olabilir mi? Laik devlette yetişen elemanlarla dinde Ictihad yapılır mı?

Evvela kendi çağımızı kurmalıyız… Anladın mı?

Batı, bu projeyi FETÖ’ye ihale etmişti, ona yaptıracaktı… Vaktinde çok uyardık. Fakat onlar deşifre olunca, şimdi de bazı taşeronlar aracılığıyla bize yaptırmaya çalışıyor. Ahmet Hakan’ın çalıştığı medya grubunun “ne” olduğunu zaten söylememe gerek yok… Bilen biliyor.

Allah bizi, çağın avanakları uğruna züppelere Ictihad yaptırmaya çalışan hödüklerden korusun… Allah bizi, Ictihad adı altında dinimize “darwinizmi” sokmaya çalışan batı uşaklarından korusun!

Şimdi ikile bakalım… Erbakan hocanın dediği gibi;

Hadi ordan, Hadi ordan!..

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar