Yenikapı Mevlevîhânesi son Şeyhi Abdülbaki Baykara, Atatürk inkılaplarını tenkid etti

Yenikapı Mevlevîhânesi son Şeyhi Abdülbaki Baykara, Atatürk inkılaplarını tenkid etti

*

Mevlevihane postnisini Abdülbaki Baykara M. Kemal atatürk inkilaplar, sapka inkilabi mevleviler Laik inkilaplar, kemalist inkilaplar tekke tarikatlar

Yenikapı Mevlevîhânesi son Şeyhi Abdülbâkî Mehmed Baykara…

***

Ebced hesabıyla tarih düşürmede zamanının önde gelen şâiri olan Yenikapı Mevlevihanesi son postnişini Abdülbaki Baykara, kemalist laik inkılapları benimsememiş ve bunları hicvetmiştir.

Abdülbaki Baykara’nın “Benim Halim” başlıklı şiiri bu hususta gayet açık ve nettir:

*

Kesip rîş-i sefîdim, pîr iken yosma civân oldum.
Makam-ı Mevlevî’de şeyh idim, pîr-i mugân oldum.

Ne sâfî müslümân kaldım, ne oldum kıpkızıl kâfir
Giriftâr-ı belâ-yı fitne-i âhirzamân oldum.

Dilimde nûr-i imanım, başımda kapkara şapka.
Misâl-i subh-i kâzib nûr ü zülmette ayân oldum.

Semâ-yı Mevlevî’yi terk edip, öğrenemedim dansı
Selânik Dönmesi’nden de beter bir müslüman oldum.

Abâ bonjur, silindir şapka oldu sikke-i molla
Bu uydurma kıyâfetlerle rüsvâ-yı cihân oldum.

Ne şâhânı seleften nâil oldum lütf ü ihsâna
Ne Cumhûriyyet erkânıyla yâr-ı hem-inân oldum.

Müderrisler Dârülfünun’da eylediler bana sebkat
Cehâletten hamâkatten eğerçi imtihân oldum.

Te’emmül eyleyip es-sabru miftâhu’l-ferec sırrın
Misâl-i kîr-i patrik-i zamân bî-imtinân oldum.

Nevâ-yı nây ile raksân olurken bir zamanlar ben
Belâ-yı hicr ile şimdi mücessem bir figân oldum.

*

Abdülbaki Baykara savas takdir belgesi laiklik kemalizm m. kemal atatürk mevleviler

Birinci Dünya Harbi’nde Mevlevî Alayı’na 1915 yılında ve binbaşı rütbesiyle kumandan vekili olarak katılmış olan Abdülbâki Baykara Dede’ye, Harbiye Nezâreti tarafından pâdişâh adına verilen takdir belgesi…

Bu fedâkarlıklara rağmen Yenikapı Mevlevîhânesi’nde yaklaşık on yedi yıldır sürdürmekte olduğu postnişînlik hizmeti, 13 Aralık 1925 yılında meriyyete giren tekke ve zaviyelerin kapatılması kanunu ile resmen sona ermiştir.[1]

***

Müslümanlık ve Osmanlılıktan çıkıp, Batıcı hayatın anaforu içine düşen kâmil bir zâtın, kendi yaşadığı ızdıraplarla birlikte, memleketin halini anlattığı, târihî ve edebî manzûmenin bugünkü dille karşılığını cevaplar.org sitesinden naklediyoruz:

*

Ak sakalımı kesip, yaşlı iken hoppa gençlere benzedim.
Daha önce Mevlevi şeyhi iken, bu yeni halimle meyhaneciye döndüm.

Ne saf bir Müslüman olarak kalabildim, ne de kıpkızıl kâfir oldum.
Ben ahirzaman fitnesine tutuldum, belalara uğradım.

Gönlümde imanımın aydınlığı, kafamda kapkara kâfir şapkası ile
ışık ile karanlık arasında sanki ‘yalancı sabah’ (fecr-i kazib) gibi göründüm.

Yeni dansları öğrenemedim ama, Mevlevî semâını terk ettim.
Selânik Dönmesi sahte Müslümanlardan daha beter bir münafık oldum.

Cübbe ‘bonjur’a(Avrupa usulü ceket) ve Mevlevî sikkesi şapkaya dönüştü,
bu uydurma kıyafetlerle ben cihana rezil oldum.

Eski padişahlardan bir ihsana nâil olmamıştım,
Cumhuriyet devri ileri gelenleriyle de bir dostluğum olmadı.

Üniversite’ye hoca olmak için gerçi cehâlet ve ahmaklıktan imtihâna çekildim,
ama profesörler beni geride bıraktı.

Sabır ferahlığın en büyük anahtarıdır sırrını düşünüp,
Minnet eylemeyen zamanın patriği gibi oldum.

Bir zamanlar ney nağmeleri ile coşardım,
şimdi ayrılık belasıyla ben de(ney gibi) ızdırâbın, müşahhas timsâli bir figân oldum.[2]

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Bayram Ali Kaya, Tekke Kapısı-Yenikapı Mevlevihanesi’nin Insanları, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları, Istanbul 2012, sayfa 267.

[2] Mustafa Kara, Metinlerle Günümüz Tasavvuf Hareketleri, Dergah Yayınları, Istanbul 2002, sayfa 171.

Abdülbâkî Mehmed Baykara’nın şiirleri hakkında tafsilat için bakınız:

Mustafa Erdoğan, Meşrutiyetten Cumhuriyete Bir Mevlevî Şeyhi Abdülbâkî Mehmed Dede-Hayatı Şahsiyeti Eserleri ve Şiirleri, Dergah Yayınları, Istanbul 2003, sayfa 197-370.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar