Atatürk-Yunan Dostluğu-3: “Yaşasın Venizelos!”
Atatürk-Yunan Dostluğu-3: “Yaşasın Venizelos!”

Atatürk-Yunan Dostluğu-3: “Yaşasın Venizelos!”

Atatürk-Yunan Dostluğu-3: “Zito Venizelos!” yani “Yaşasın Venizelos!”

*

Kemalist rejim 21 Mart 1934’de, yunan istiklalinin ve cumhuriyet idaresinin 10. devir senesinin 25 Mart’ta yapılan kutlama merasimine iştirak etmek üzere kaymakam Şefik beyin kumandasındaki 5 uçaktan mürekkep hava filosunu Yunanistan’a göndermiştir. Hava filomuzun bu merasimde sergilediği gösterinin tafsilatını Devlet arşivinde bulunan ve Atina elçimiz tarafından Ankara’ya gönderilen bir belgeden naklediyorum:

“25 Mart sabahı tayyarelerimiz bayrama iştirak etmişlerdir. Tayyarelerimiz ilk önce Atina havasında uçmuşlar ve meydanlarda toplanmış halkın üzerine Türk-yunan bayrak ve renklerile tezyin edilmiş (süslenmiş) ve ‘memleketinizi ziyarete ve milli bayramınıza iştirake gönderilen Türk tayyarecilerinin yürekleri muhabbetle doludur’ ibaresini havi binlerce kartlar ve müteaddit paraşütlü Türk-yunan bayrakları atmışlardır.”

Belgenin devamını okurken adeta çarpıldım, içim kan ağladı. Beraber okuyalım:

“26 Martta Stadyumda yapılan askeri oyunlara tayyarecilerimiz davet ve en mutena yerlerde ahzı mevki eylemişlerdir. Oyunlardan sonra, izcilerimiz Stadyum’u terkederken birinci kolordu kumandanı tarafından tebrik edilmişler ve muzika cumhuriyet marşını çalmış ve halk tarafından fevkalade tezahuratta bulunulmuştur.”[1]

*

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: ataturkun-yunan-dostlugu-ataturk-yunanistan-m.-kemal-yunanistan-yunan-milli-marsi-yunan-milli-bayrami-1.jpg
Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: ataturkun-yunan-dostlugu-ataturk-yunanistan-m.-kemal-yunanistan-yunan-milli-marsi-yunan-milli-bayrami-3.jpg

[1] no’lu dipnotta bahsi geçen belge: Uçaklarımız yunan milli bayramını kutlama merasimine iştirak etmek üzere Yunanistan’a gönderiliyor… Bu ne samimiyet? Millet aç, sizin derdinize bak!..

***

Peki burada “çarpıcı” olan nedir?

Benim bildiğim Yunanistan’ın bir marşı vardır. Işte o marştan birkaç kıtayı buraya alalım:

“Derin okyanus, işte böyle uğuldasın isterdim.
Ve dalgasında boğulsun, her Türk tohumu.
Neden muharebeye yavaşladı bir an?
Neden azaldı dökülen kan?

Hem palaskalar, hem kılıçlar
Etrafa saçılmış beyinlere,
Baştan başa yarılmış kafataslarına,
Kımıl kımıl oynayan iç organlarına bulanmış

Köpekler azalıyordu
Ve Allah diye bağırıyorlardı, Allah!
Fakat Hristiyanların dudakları daha doğruydu
Ateş diye bağırıyorlardı ateş!

Aslanlar gibi vuruşuyorlardı.
Hep ateş! diye bağırıyorlardı.
Ve pislikler ölüyorlardı,
Allah diye böğürerek.

Pis kanları nehir olmuş
Ovada akmakta
Masum otlar su yerine
Kan içmekte.”[2]

Türklere hakaretlerle dolu olan bu marş, 5 Mayıs 1934 günü M. Kemal’i ziyaret etmek üzere Ankara’ya gelen Yunanistan Harbiye Nazırı General Kondilis ve maiyetine yapılan karşılamada da çalınmıştı. Dönemin Cumhuriyet gazetesinden naklediyorum:

“Yunan Harbiye Nazırı Jeneral Kondilis ve maiyeti erkanı bugün saat 9,50’de şehrimize gelmişlerdir. Istasyonda bir askeri kıt’a selam resmini ifa etmiş ve mızıka yunan ve Türk milli marşlarını çalmıştır.”[3]

*

[3] no’lu dipnotta atıf yapılan haber: “yunan ve Türk milli marşlarını çalmıştır…”

***

Böyle bir marşın bestesine de güftesine de tahammül edilemez. Ancak kemalist rejim ile yunan dostluğu o derece ilerlemişti ki, 6 Mart 1933 tarihli Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Başbakan Inönü yunan “harp” malullerine bile 300 lira bağışta bulunmuştur.[4]

*

[4] no’lu dipnotta sözü edilen 6 Mart 1933 tarihli Cumhuriyet gazetesi: “Ismet Inönü yunan malullerine 300 lira verdi!..”

***

Şimdi burada şöyle bir itiraz gelebilir; “Yunan Başbakanı Venizelos ve eşi de 1931 senesinde Ankara’da bulundukları sırada Türkocağına 5000 lira, Istanbul’da ise Hilal-i Ahmer’e 5 lira(cık) yardım yaptılar.[5] Dolayısıyla Inönü’nün bağışı bu jeste bir mukabeledir.”

*

[5] no’lu dipnot ile ilgili… Bağışın yapıldığını gösteren belge…

***

Bu itirazı çürütmek pek kolaydır. Zira yunanlıların memleketimizi işgal ettikleri esnada yaptıkları “maddi” tahribatın tazminatı 4 milyon altın para tutarındaydı. Bunu Inönü o dönem Büyük Millet Meclisi’nde söylemişti[6] ve bu para Türk Milleti’nin hakkıydı, ancak Lozan Antlaşması’nın 59. maddesinde belirtildiği gibi Inönü bu haktan “feragat” etmiştir.[7]

*

[7] no’lu dipnotta bahsi edilen Lozan Antlaşmasın’ın 59. maddesi…

***

Dönemin Izmir Milletvekili ve meşhur kemalist Mustafa Necati Bey bile Meclis kürsüsünde söz konusu maddeye şöyle itiraz ve isyan etmiştir:

“Efendiler! Yerleri, yurtları yakılmış milyonlarca halkın hakkını cüretkârane bir surette bağışlayan bu Muahedenin bu maddesini yangın olan bir yerin Mebusu olmak itibariyle katiyen kabul edemem.”[8]

Dolayısıyla son tahlilde Venizelos’un yaptığı toplamda 5005 liralık bağışın, Inönü’nün 4 milyonluk “jesti”ne bir mukabele olduğunu iddia edebiliriz, tam aksini değil. Kaldı ki 4 milyon altın paraya mukabil 5005 liranın ne hükmü olabilir? Ayrıca Venizelos’un verdiği parayı alan “sözde” Türkçülere, “Halkımızı asıp kesen haydutların parasını nasıl aldınız, hiç mi utanmadınız” diye sormak lazımdı. Bu bir.

Iki; Venizelos’un para bağışlaması gayet tabiidir. Zira işgalci taraftır, yakıp-yıkan, asıp-kesen ve vicdanları yaralayan taraftır. Bu yaraları bir nebze olsun sarmaya ve vicdanları teskin etmeye çalışıyormuş “görüntüsü” vermesi bir “lütuf” değildir. Buna mecburdur, boynunun borcudur. Borcun mukabelesi olmaz. Alacaklı biri borçlusuna, “borcunu ödedin, ben de buna mukabeleten sana para vereyim” der mi?

Üç; Venizelos bu yardımı elbette “Türk Dostu” olduğu için yapmadı. Öyle olsaydı işgal günlerinde Türk Ocaklarının Izmir ve Bursa şubeleri kapatılmazdı.[9] O dönem bu ocakları Osmanlı Devleti’nin birer müessesesi olarak görüyordu. Ancak 5000 lira hediye ederken, onların “Osmanlı düşmanı” ve “Yunan Dostu” olan M. Kemal’in kontrolü altında bulunduklarını biliyordu. Nitekim Yunan Meclisi’nde yaptığı bir konuşmada, yeni kurulan Türkiye’nin Osmanlı fikrinin en büyük karşıtı olduğundan bahsedecektir:

“Türkiye’nin bizzat kendisi, yani yeni Türkiye, Osmanlı Imparatorluğu fikrine karşıdır. Yeni Türkiye, Osmanlı Imparatorluğu hakkında tek şey dahi duymak istememektedir… Biz yapmacık olmayan bir sempati ve gerçek bir hayranlıkla Türkiye’deki hükümetin oluşturduğu eseri izliyoruz, yani Türk Devletinin yeniden yapılanışını.”[10]

Venizelos 1931 senesinde yaptığı Türkiye ziyaretinden dönünce eski yunan bakanlardan Benakis ile görüşür. Benakis’in kızı Delta’nın neşredilen hatıralarında, Venizelos ile Delta arasında geçen konuşma da yer almaktadır.

Hatıratta yazdığına göre Venizelos, Türk halkının kendisini alkışladığını ve “Zito” (Yaşa!) diye bağırdığını anlatır. Ancak Delta bile şaşkınlığını gizleyemeyip; “Türkler sizi alkışlıyorlar mıydı?” diye sorunca, Venizelos şu cevabı verir:

“Evet, halk, yolda. Ben donakalmıştım, biliyor musunuz, endişeliydim. Ne de olsa bizimkilerin (yunan askerlerinin) geçtiği ve taş üstünde taş bırakmadığı yerlerden geçmiştim. Geri çekilirken… Hatırlıyorsunuz… O korkunç geri çekilişi, kaçarken her şeyi yakıp yıkmalarını…”[11]

*

[11] no’lu dipnota dair… Venizelos’a ait sözlerin yer aldığı “Savaştan Barışa Giden Yol” adlı kitabın ilgili sayfası: “Zito Venizelos!..”

***

Venizelos bile inanamamış… Zira olmayacak, daha doğrusu olmaması gereken sahneler yaşanmıştır. Fakat bu ülkenin hiçbir evladı yunan canisini alkışlayıp “Zito” yani “Yaşa!” diye bağırmaz. Bunlar kemalist rejimin bu maksatla oraya götürdüğü kişilerdir. Talimatla söylettirilmiştir. Kemalist rejim, Türk Milleti’ni; “Yaşasın Venizelos” diye bağırtmış bir rejimdir.

Izmir’in işgalinde şehit olan 17’nci Kolordu Askerlik Dairesi Başkanı Kurmay Albay Süleyman Fethi Bey mezarından kalkıp bu sahneyi görseydi herhalde bu sefer kahrından ölürdü. Çünkü kendisi “Zito Venizelos” (Yaşasın Venizelos!) diye bağırmadığı için şehit edilmişti.[12] Şimdi gel de Üstad Kadir Mısıroğlu gibi; “yunan galip gelseydi kemalistlerin yaptığı zulmü yapamazdı” diye haykırma…

Devam edecek inşaallah…

.

**********

.

KAYNAKLAR:
.

[1] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.10 255.717. 19.

[2] https://www.trhaber.com/dunya/yunan-milli-marsinda-katliam-cigliklari-allah-diye-h15823.html

[3] Cumhuriyet Gazetesi, 6 Mayıs 1934.

[4] Cumhuriyet Gazetesi, 6 Mart 1933.

[5] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 30-10-0-0 254 712 39.

Ancak şu kaynaklarda “5 bin kitap” hediye edildiği yazmaktadır;

Kenan Akyüz, “Türk Ocaktarı”, Belleten, Cild 50, Sayı 196, (Nisan 1986), sayfa 207.

Dr. Yusuf Sarınay, Türk Milliyetçiliğinin Tarihi Gelişimi ve Türk Ocakları 1912-1931, Ötüken Neşriyat, Istanbul 1994, sayfa 313.

[6] TBMM Gizli Celse Zabıtları, Içtima 196, 21.2.1339, Celse 2, sayfa 1293.

[7] Lozan Antlaşması’nın 59. maddesi.

[8] TBMM Zabıt Ceridesi, Içtima 8, cild 1, 22 Ağustos 1339 (1923), sayfa 246 – 249.

[9] (Milliyetçilerce “Ülkücü şehit” ilan edilen MHP’li Tarih araştırmacısı) Ilhan Darendelioğlu, Türkiye’de Milliyetçilik Hareketleri, Toker Yayınları, 3. Baskı, Istanbul 1977, sayfa 57.

[10] S. Stefanu, Ta Kimena tu Eleftheriu Venizelu, İ Zontani İstoria t,s Dramatikis Periodu tu Ethnus, cild 4, (1930-36), Leshi Fileleftheron, Atina 1984, sayfa 210’dan nakleden; Damla Demirözü, Savaştan Barışa Giden Yol, Iletişim Yayınları, Istanbul 2007, sayfa 79, 147.

[11] P. Zannas, Arhio tisP.S. Delta, Eleftherios K. Venizelos, İmerologio-Anamniseis-Martiries-Alilografia. Ekdosis Ermis, Atina 2002, sayfa 170-171’den nakleden Damla Demirözü, Savaştan Barışa Giden Yol, Iletişim Yayınları, Istanbul 2007, sayfa 168.

[12] Enver Ziya Karal, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi (1918-1953), Maarif Basımevi, Istanbul 1957, sayfa 27.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

https://www.instagram.com/kadir_candarlioglu_gercektarih

https://instagram.com/belgelerlegercektarihcom

.

Paylaşım Şartı:

Paylaşmak istediğiniz bir yazı, görsel vs. varsa, alakalı yazıya gidin ve yukarıdaki adres çubuğunda görülen linki kopyalayıp paylaşmak istediğiniz yere yapıştırın. Yani YALNIZCA LİNK PAYLAŞIMINA MÜSAADE EDİYORUZ. Ayrıca yazının sonunda “facebook” veya “twitter”ın sosyal medya paylaşım butonları var. O butonlara tıklayarak da paylaşılabilir. Başka türlüsüne hiçbir surette rızamız yoktur.

*

5 yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: