“Kemal Atatürk olmasaydı baban kim olurdu, o namusumuzu kurtardı” diyenlere ithaf olunur

“M. Kemal Atatürk olmasaydı baban kim olurdu, o namusumuzu kurtardı” diyenlere ithaf olunur…

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

General Fahrettin Altay, M. Kemal Atatürk ile aynı karede

***

(Yazıda dalgınlık eseri yapılan bir hata, 12 Nisan 2015’te düzeltildi)

***

M. Kemal mi milletin namusunu kurtarmış? Iran Şahı’na Türk milletinin kadınlarını takdim eden adama kurtaran değil; “Türk milletinin namusunu satan adam” denir.

M. Kemal Atatürk’e yakınlığı ile bilinen General Fahrettin Altay, hatıralarında M. Kemal’in Iran Şahı’na “milletimizin kadınlarını çırıl çıplak soyup takdim ettiğini” yazdı.

Evvela General Fahrettin Altay’ın hatıratından söz konusu olayı aynen aktaracağız.

Ardından ise Fahrettin Altay’ın yazdıklarının doğru olduğunu başka bir hatırattan teyid edeceğiz. Bu hatırat da M. Kemal Atatürk’ün hizmetçisi Cemal Granda’nın hatıratıdır.

***

Fahrettin Altay:

“Iran Şahı için Binbirgece Masalları

Atatürk beni çağırıp:

– Bu gece Beylerbeyi Sarayında Şehinşah’a hususi bir ziyafet veriyoruz hariçten kimse bulunmayacaktır, kendileri mihmandarlardan yalnız senden başka kimse­nin bulunmasını istemiyorlar O da yalnız bir nedimini ge­tirecektir, Ali Sait Paşaya haber gönderdim Şehinşahın bütün maiyeti ile mihmandarlara ve hariciye memurla­rına Park Otelde bir yemek verecektir sen oraya gitme bizimle gel ve kimseye de birşey söyleme..” Buyurdular.

Gece motorla Dolmabahçe Sarayından Beylerbeyi Sarayına geçtik, Başbakan ile Meclis Reisi de vardı. Sarayın kapısında gayet güzel ve ağır giyinmiş on kadar kadın bizi karşılıyordu ki bunlar o zaman Istan­bul un saz şarkı ve dans artistleri idi başlarında da Suadiye’de plajda gördüğümüz C. hanım bulunuyordu. Hepsi diz çökerek hükümdarları selâmladılar ve Şah’a takdim olundular. O da gülerek iltifatlarda bulundu.

Saray içinde güzel bir mermer havuz vardır. Sular şıkırdıyor. Gerilerde bir orkestra ve mükemmel bir büfe… Saray kısaca gezildi, üst kat tamir ediliyor ve Şehinşah’ın geceyi orada geçirmeleri ihtimaline karşı fevkalâde yatak odaları hazırlanmış bulunuyordu. Havuzun başına bir masa ve koltuklar o şekilde konulmuşlardı ki büfe ve orkestra burayı göremiyordu. Şah’a ikramlarda bu­lunuldu, kendisi bir kadeh şarap alarak önüne koydu bu sırada artistler güzel şarkılar okumaya ve gösteriler yap­maya koyuldular. Şah meclisin sıcaklığını bozmamak için arada bir yudum alıyordu **Numaralar gittikçe açılıyor ve serbestleşiyor,** Şah bunları gülümseyerek seyrediyor fakat ciddiyetini hiçbir şekilde bozmuyor. Iki genç kız havuza atladılar sularla oynamaya ve dans etmeye başladılar. Bu sırada “Ş” adındaki çıplak genç artist Şahın önüne yaklaştı elleri önünde başı eğik havuzun kenarında ve ayakta dikildi. Şehinşah kızın başını okşayarak,

” – Çok maharetlisiniz, genç ve güzelsiniz, Allah bağışlasın haydi kızım içeri girin de giyinin üşürsünüz…” (dedi.)

Şehinşah’ın o geceki durumu, ağırlığı, meclisin neşesini bozmaksızın hiçbir hafiflik göstermemesi dikkati çekiyordu. Gece yarısına doğru Dolmabahçe’ye dönmeli arzusunda bulundular hep birlikte kalktık gene motora binerek saraya gittik.

‘Binbir gece’ masallarını ‘bin ikinci’ gece yapamadık vesselam…”[1]

***

Bu namussuzluğu doğrulayan başka bir kaynak sunmadan olmaz…

Şimdi, M. Kemal’in hizmetine girdiği 3 Temmuz 1927′den, ölümü olan 10 Kasım 1938′e kadar M. Kemal’in yanından hiç ayrılmayan ve bu müddet zarfında M. Kemal’in ünlü sofrasının konuklarına, devlet başkanlarının ziyaretlerine şahit olan Uşağı Cemal Granda’nın hatıratından da bu namussuzluğu okuyalım…

***

Cemal Granda:

Iran Şahının Istanbul’a gelişi sırasında Beylerbeyi Sarayında özel bir ziyafet verilmiş, güzel sesli hafızlar, Şah’a unutulmaz bir gece yaşatmışlardı. Öyle sanıyorum ki Şah, Türkiye’de kaldığı süre içinde en çok Beylerbeyi Sarayındaki eğlenceleri beğenmiştir.

Beylerbeyi Sarayındaki eğlencelere dışardan kimse alınmadı. Şah, kendi mihmandarı Fahrettin Altay‘dan başkasını istememiş. Kendisi de sadece bir nedimini getirdi. Şahla beraber gelenler, mihmandarlar ve dışişleri memurları o gece Park Otelde, ayrı bir sofrada ağırlandılar. Şah, Beylerbeyi’ndeki eğlencelerin dışarıya sızmamasını ısrarla istedi.

Beylerbeyi Sarayında Başbakan Ismet Inönü ile Meclis Başkanı da vardı. Dolmabahçe’den motorla Beylerbeyi’ne gelen Şahı, kapıda şık giyimli on beş kadar genç ve güzel kadın karşıladı, Bunlar o zamanki Istanbul’un saz şarkı ve dans artistleriydiler. Şaha takdim edilen kadınlar, önünde diz çökerek hükümdarı selâmladılar. O da gülerek kendilerine iltifatta bulundu. Şaha önce Saray gezdirildi.

Gece orada kalması ihtimali düşünülerek bir yatak odası hazırlanmıştı. Sarayın ortasındaki mermer havuzun kenarına yerleştirilen koltuklara oturuldu. Arkada güzel bir büfe ve orkestra vardı.

Şah, önüne getirilen içki tepsisinden bir kadeh şarap aldı. Derken artistler şarkılar okumağa ve çeşitli gösteriler yapmağa başladılar. Genç kadınlar havuza atlayarak yüzüyor, sularla oynaşıyor, müziğin ahengine uyarak dans ediyorlardı. Şah, Bin Bir Gece Masallarını andıran bu şahane dekorun önünde keyiflenmiş, bir yandan şarap yudumluyor, bir yandan da gülümseyerek:

— “Çok güzel, çok güzel,” diyordu.

Bu sırada uzun boylu, çıplak, güzel bir artist, havuzun kenarına kadar gelip Şahın önünde durdu. Kadın saygılı bir şekilde önüne bakıyordu. Şah, kadının saçlarını okşayarak:

— “Allah bağışlasın. Çok güzel ve maharetlisiniz. Haydi içeri girin de giyinin. Sonra üşürsünüz,” dedi.[2]

.

***

Ey kemalistler! Hadi Dr. Rıza Nur’a deli diyordunuz… Peki bunlara ne diyeceksiniz? Bir Türk bu rezaleti nasıl savunabilir? Milli gururumuzu ayaklar altına alan adama nasıl “Atatürk” diyebilir? Böyle bir kepazeliği babam yapmış olsa, hiç düşünmeden onu bile reddederim. Hiç mi gururunuz incinmiyor?

***

.

NOT: Komünist olduğunu belirten bir arkadaşımız bu yazımıza reddiye yazmış. Biz evvelce Granda’nın söz konusu hatıratının -dalgınlık eseri- 43. sayfasında geçen bir anekdotu paylaşmıştık. Onun reddiyesi, işte bu anekdotun, Fahrettin Altay’ın aktardığı hadiseyle bir alakasının olmadığı üzerineydi. Ancak Granda’nın aynı hatıratının 359-360’ıncı sayfalarında anlatılanlar, Fahrettin Altay’ın naklettiği hadisenin aynıdır. Neticede komünist yazarımız da M. Kemal’in bu davranışının “ahlaksızlık” olduğunu kabul ediyor, lakin aynı şeyin Osmanlı padişahları tarafından da yapıldığını ispat sadedinde 600 yıllık Osmanlı tarihinin en talihsiz devrinden örnek veriyor. Bizi Osmanlı Padişahlarının “avukatlığını” yapmakla “itham” eden yazarımız hayal kırıklığına uğrayacak ama şunu bilmesini isterim ki, Osmanlı Padişahlarını hatasız kabul etmiyorum. Bununla birlikte Imparatorluğun en kötü devrinin dahi, kemalist rejimin en iyi devrinden her konuda daha âdil olduğunu savunuyorum. Bizim milletimiz, II. Mahmud’a “gavur padişah” demiş bir millettir. Kemalistlerden kaç kişi M. Kemal’i böyle tenkid edebilir? Evet, III. Murad’ın düzensiz bir hayatı olduğu Osmanlı kaynaklarında geçmektedir. Ancak komünist yazarımızın M. Kemal ile III. Murad’ı kıyaslaması akıl tutulmasından başka bir şey olmasa gerek. Zira III. Murad başkasının namusuna göz dikmemiş, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olmuştur. Üstelik bu kadınları yerli-yabancı devlet adamlarının gözü önünde soyup havuzda dans ettirdiğine dair bir rivayet de yoktur. Dolayısıyla M. Kemal’in yaptıklarıyla kıyaslanamaz.

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Fahrettin Altay, 10 Yıl Savaş Ve Sonrası, Eylem Yayınları, Ankara 2008, sayfa 459, 460.

[2] Cemal Granda, Atatürk’ün uşağının gizli defteri, Hazırlayan: Turhan Gürkan, Fer Yayınları, Istanbul 1971, sayfa 359, 360.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.com

*

*

20 comments on ““Kemal Atatürk olmasaydı baban kim olurdu, o namusumuzu kurtardı” diyenlere ithaf olunur

  1. Geri bildirim: Kemalizm, tarihe siyonist gözlüğü ile bakmaktır « Belgelerle Gerçek Tarih

  2. Geri bildirim: Kemalizm, Tarihe Siyonizm gözlüğü ile bakmaktır « Belgelerle Gerçek Tarih

  3. Geri bildirim: 10 Kasım’da Atatürk’ü neden hayırla, saygıyla ve minnetle anmıyoruz? « Belgelerle Gerçek Tarih

  4. Geri bildirim: Kemalistlerin Atatürk’e dair akıl almaz çelişkileri | Belgelerle Gerçek Tarih

  5. Geri bildirim: Ey “Ben Türküm, Atatürk’ün Askeriyim” diyen kardeşim! | Belgelerle Gerçek Tarih

    • @ceyhan, Allah Teala’dan korkuyoruz, ancak senin korktugundan süpheliyiz. Cünkü yunanlilarin bunu yapacak gücü zaten yoktu. Yunanlilari yenmek bir meziyet degil, eger bunu meziyet olarak görüyorsaniz bu millete en büyük hakareti ediyorsunuz demektir. yunani yendim diye bayram yapmak adam olanin kanina dokunur. Ama adam olanin…

      • Bizlere gerçek diye ya da doğru diye bambaşka şeyler öğretmişler. Bizim çocukluğumuzda 29 ekim gibi 19 mayıs gibi ulusal bayramlarda belediye başkanı yardımcıları ile birlikte ayağa kalkar Atatürk heykelinin önüne gelir ve heykele karşı selam dururdu. Bayram kutlaması bu şekilde başlardı. Bir gün arka sıralarda duran Ahmet diye bir arkadaşımın sesini duydum ( bu arkadaşım aşırı derecede solcudur ) “yahu her şeyi anlıyorum da, neden şu heykele selam duruyoruz, bu putperestlikten başka bir şey değil” dedi. O zaman bize öğretilenlerin saçma olduğunu anladım. Bizim milletimiz neyi takdir edeceğini iyi bilir. Kendi tarihini televizyondan öğrenmeye çalışanlar utansın, araştırmak varken kulaktan dolma şeylere inanan insanlar var. Yazık bu millete

    • hala ne saçmalıyosun tüm kaynaklar ortada asıl sen dua et de adam senin nineni görmemiş yoksa nikaha dahi almazdı

    • Neyzen tevfikin şiiriyle gaza gelip “Be hey dürzü” edebiyatı yapan tüm kamalistlere diyorum ki!
      Artık ‘o olmasaydı yok onun bunun cocugu olurdunuz” diye belden aşağı vurup halkın bam teli olan namusuna imada bulunarak gerçeği söyleyenleri sindirmeyi bırakın. Zira aklını kullanan ve kaynakları araştıran tarih okuyucuları gerçekleri hemen farkediyor. Kendi dedeleriniz neneleriniz yunana namusunu hemen teslim eder miydi onu bilemem,
      Benim ceddim öyle düşmana hemen teslim olup namusunu çiğnetmedi. Kuvai milliye denen halk mücadelesinde bulundu. Yunanı ve yunan zaferinin sözde kahramanlarını gözünde büyütenler bana bi açıklayıverin hele, Türk milleti kendini müdafaa edemezdi de Urfa Antep Maraş ı da mı atanız kurtardı da bu illere kahramanlıklarından ötürü gazi şanlı kahraman ünvanları verildi bi düşünün bakalım. Hemde yunandan daha güçlü olan fransızların işgalinden. Halk orada kendi imkanları ile nasıl kurtuldu, yada ruslara karşı erzurum halkı nene hatun gibi kahramanlarca nasıl savunuldu ise yunanı da öyle tepelerdik ki batı cephesinde düzenli ordu kurulmadan halk direnişlere başlamıştı bile.
      1. dünya savaşı sonunda işgal edilen tüm osmanlı topraklarında işgalci süper gücler kendilerine bağlı kuklaları bırakıp gizliden yönetmeye devam etmiş halkları da sahte kahramanlarca işgalden kurtarılıp kendi kendilerini yönettiklerini sanmaya devam etmiş.

      Ayrıca kamalistlerin dindarlara isnat ettiği “dini siyasete alet etmenin” alasını ataputunuz yapmıştır, Arkasına halk desteğini alabilmek için meclisi dualarla açan, hutbe veren dindar paşa rollerinden sonra savaş bitince hocaları ve şapka kanununa muhalefet eden bir çok masumu istiklal mahkemeleri denen ucube yargı anlayışlarıyla idam ettirmiş. (Kıçına giycek don ayağına ayakkabı bulamayan halk şapka takınca uzay çağına atladı!!)
      Kendisine muhalefet eden Ali şükrü bey, Dr rıza nur gibi adamlar da ya faili meçhul cinayetlerle canından olmuş yada vatanı terkedip yurtdışına kaçmış. Yurt içinde parti kurup muhalefet etmeye çalışanlar da ya irticacı yada ataya suikastçi diye suçlanıp bertaraf edilince tek parti diktasını devam ettirip tek parti için seçim yapmış!!
      hem de açık oy kapalı sayım gibi akıldışı bi yöntemle, birde halka seçme seçilme hakkı verdik diye gezmişler

      Halka dinini öğrenme imkanı tanıyan alfabeyi, İslamla bağları koparmak ve geçmişini unutturup kendi yazdıkları tarihi dayatmak için harf inkılabı ile latin harfleri getirdi,
      Harf Devriminin Amacı, İsmet İnönü Açıklıyor;
      “Harf inkılabı bir okuma yazma kolaylığına bağlanamaz. Okuma yazma kolaylığı Enver Paşa’yı tahrik eden sebeptir. Ama, harf inkılabının bizde tesiri ve büyük faydası, kültür değişmesini kolaylaştırmasıdır. İster istemez Arap kültüründen koptuk. Arap kültürünün ve Arap dilinin tesiri hakkında, yeni nesiller bizim kadar fikir edinemezler.”

      Şimdi yok atatürk hafızdı diyen beyni cücükleşmiş facebook tarihçilerine cevap yazayım. Atanız kendisinin afet inana yazdırdığı medeni bilgiler kitabının 1933 basımlı sansürlenmemiş bi kopyasını bulunda okuyun atanızın inancı neymiş. Durun siz kitap okumaya üşenirsiniz şimdi linkteki yazıyı okuyun
      http://www.milliyet.com.tr/2006/10/30/yazar/dundar.html
      Bir de facebook tarihçileri yok tokyo camisini ataturk yaptırdı yok Hz. Muhammedin kabrini yıkmak isteyen suud kralına 1919da ordumla aşağıya inerim dedi gibi zırvalarla adamı dindar diye yutturuyorlar. Bakın tokyo camisini kim yaptırmış
      http://www.tokyocamii.org/publicViews/article/sayfacesit:10/language:4
      Suud kralına gelince lan dangalaklar 1919da suud krallığı kurulmamıştı bile alın wikipediden bununla ilgili bilgi – Suudi Arabistan Krallığı kuruluşu 23 Eylül 1932 https://tr.wikipedia.org/wiki/Suudi_Arabistan

      Hem ne diye “gökten indiği sanılan kitap” diye bahsettiği Kuranın peygamberini korumak için uğraşsın
      https://www.youtube.com/watch?v=lZ-KajhkqMU atanızın inancı hakkında bi ipucu daha

      Sen asıl hakikatleri öğrenmek isteyenler önce aşağıdaki meseleri araştırın da resme bidaha baksın kim kahraman kim hain.
      Sabatay sevi kimdir ve Sabatayist olan selanikteki kripto (gizli) yahudiler
      (bunlardan biri de ne tesadüf bize şemsi efendi diye yutturulan hoca şimon zwi kimdir)
      Selanik gibi yahudilerin yoğun olduğu bir yerde kurulan ittihat terakki cemiyetinin, siyonistlere para karşılığı toprak vermeyen sultan Abdulhamidi nasıl darbe ile indirip devleti 10 yılda parçalatmış ve bunların sayesinde siyonist israil filistini nasıl ele gecirmiş.

  6. Geri bildirim: “Atatürk’ün duruşu Bilge Kağan duruşudur” yalanına cevap | Belgelerle Gerçek Tarih

  7. abi valla yardırmışsın helal olsun.. güya reddiye(!) yazan lenin manyağının blogunda şeriatı bilmediği yazısının devamında var..

  8. Şuan varya şok üstüne şok tamam belki adam dini değerlerimizi yok etmek istedi bu oldumu lan gerçekten bu kitaplar var mı acaba merak ettim şimdi ha bizi iyi yemişler bu kemalist kafalar malcomx in sözü ne kadar da doğruymuş bir nevi medya olmasa da bu kemalist kafalar yüzünden bizide küfre sürükleyip zalimi sevip mazlum ve alimden nefret eder hale gelecektik. Ne demişler zulümle kurulan taht payidar olmaz. Dünyanın sonu olduğu gibi herşeyin de bir sonu vardır.

  9. Bu Ülkenin namuslu şerefli insanları biraz sorgulayın 80 yıldır bize yedi düvele karşı savaştık diyen namussuz şerefsizleri sorgulayın.Rusyada bolşevik devrimi oldu. Doğuda savaş bitti.1-2 inönü, sakarya, Dumlupınar yunanla savaştık anadoluda. Bana biri dünyanın en büyük donanmasını ingiliz, Fransız ve İtalyan ordularını İstanbul’dan nasıl çıkarttığımızı açıklasın. Yada çıkmaları karşılığında ne verdik.

  10. Geri bildirim: Dr. Rıza Nur’a atılan iftiralara cevap | Belgelerle Gerçek Tarih

  11. Geri bildirim: 10 Kasım’da Atatürk’ü neden hayırla, saygıyla ve minnetle anmıyoruz? | Belgelerle Gerçek Tarih

  12. işte atatürk denilen ingiliz uşağı bir ahlaksızın gerçek yüzü 🙂 inşallah o saçma kanun kalkarda şu sahtekar iki yüzlü yalancı atatürkün(kezzabın) gerçek yüzü ortaya çıkar ilk okul ve orta okulda hep bu atatürk saçmalıklarını dinlerdim “vayy be ne büyük adammış” derdim meğersem bunlar birer masaldan ibaretmiş o atatürk korkağın önde gideniymişte haberim yokmuş 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s