Boraltan Katliamı (Belgelerle) Ismet Inönü Azeri kardeşlerimizi Ruslara teslim etti

Boraltan Katliamı (Belgelerle) Ismet Inönü Azeri kardeşlerimizi Ruslara teslim etti

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız


***

Kadir Mısıroğlu, “Moskof Mezalimi” isimli eserinde, Rus zulmünden kaçan 417 Azeri kardeşimizin Türkiye’ye sığındığını ve bunun üzerine Rus Hükümetinin Türkiye’den bunların kendilerine teslimini talep ettiğini anlatıyor ve şöyle devam ediyor:

“Beynelmilel kaidelere göre hiç bir devlet, siyasi bir suçluyu diğer devlete iade ve teslim etmez.

Bu Rus talebini müzakere eden o zamanki Hey’eti Vekile (Bakanlar Kurulu) de ‘Umumi Ceza Hukuku’nun bu kaidesine uyarak, Rusyaya zikri geçen mültecilerin iade edilmemesini kararlaştırmıştı. Fakat o zaman Hariciye Vekaletine vekalet eden Nurullah Esat Sümer, Inönü’yü ikna edip bunların, Hey’eti Vekile kararına rağmen Rusyaya iadesi emrini çıkarttırmıştır.

Mülteci Azeriler, bu karar karşısında feryad-ı figân kopararak:

‘Bizi siz öldürün fakat Moskofa teslim etmeyin’ diye yalvarmışlar, birçokları kendilerini trenden aşağıya atarak intihar etmek istemişlerdir. Bunların Rusyaya teslim işine nezaret eden Türk subayı gördüğü bu feci manzaraya tahammül edemiyerek derhal bir yıldırım telgrafla hükümete bunların avdet etmek istemeyip intihara teşebbüs ettiklerini bu sebeple teslim kararının durdurulmasını taleb etmiştir.

Fakat Türkiye’nin o günkü diktatörü Ismet Paşa, bu zavallıların Rusyaya tesliminde ısrar etmiştir. Bu hadise bilahare Demokrat Parti Devri’nde Mebus Şevket Mocan’ın teşebbüsü ile Büyük Millet Meclisi’ndeki münakaşa ve müzakerelerle ortaya çıkmıştır.

Bu suretle Ruslara iade edilen 417 Azeri, onları teslim eden Türk subayının gözü önünde Serder Abad Barajının öte yakasında toptan kurşuna dizilmişlerdir.[1]

Bu hareket, Türk Milletini temsil eden fakat milli duygu ve mefkureden (idealinden) mahrum liderlerin işlediği bir cinayet ve yüz karası olarak, tarihe geçmiş bulunmaktadır.

(… Inönü), 1951 yılında komünistlerin vatandaşlıktan ıskat edilerek hudut harici edilmeleri isteğine temayül eden hükümeti (Demokrat Parti hükümetini) tenkit için Belediye seçim propagandaları esnasında:

‘Komünistlik ithamı altında vatandaşların yurt dışına sürülmesi tehdidi, hukuk prensiplerine doğrudan doğruya taarruzdur. Ve her türlü siyasi emniyeti yok etmeğe kâfidir’ Hikmetini ortaya atmıştı. Onun Rusya ve komünizm lehindeki fikir ve beyanlarını bugüne kadar takip ve teşrihe lüzum görmüyoruz. Bunlar herkesin gözü önünde cereyan etmiştir. Fakat komünistler için hukuk kaidelerini mevzuubahs eden sayın Inönü, masum 417 Azeri Türk’ü için hemen bütün Dünyada üzerinde ittifak edilmiş bulunan siyasi suçluların iade edilmemesine aid hukuk kaidesini neden hatırlamamış ve Hey’eti Vekile kararına rağmen bu dindaş ve ırkdaşlarımızı moskof cellatlarına teslim ederek katliam edilmelerine sebep olmuştur ?[2]

***

***

Kadir Mısıroğlu’nun da belirttiği gibi, bu konuyu Tekirdağ Milletvekili Şevket Mocan meclise taşımıştı.

Şevket Mocan’ın soru önergesinin ilgili kısmını buraya alıyoruz:

T. B. M. M. Başkanlığı Yüksek Katma Aşağıdaki suallerimin sözlü olarak Başbakan tarafından cevaplandırılmasını rica ederim:

1. Muhtelif tarihlerde memleketimizde si­yasi mültecilik haklarına dayanarak iltica et­miş (156) mülteci 1947 senesinde, milletlerarası hukuk kaidelerine tamamen aykırı olarak Sovyet Rusya’ya teslim edildikleri doğru mu­dur?

2. Facia kurbanlarının sevk şekli de kur­ban gönderilen mabudun usullerine uygun ol­masından ve akıbetlerini görmesinden, teslim işinde vazifeli Yedek Subay Posta Müfettişi Reşat’ın asabi rahatsızlığa uğradığı ve sinir hastanelerinde elyevm tedavi olduğu doğru mu­dur?[3]

[3] no’lu dipnot ile ilgili… Tekirdağ Milletvekili Şevket Mocan’ın Mecliste okunan soru önergesinin tutanağı

***

Şevket Mocan’ın sorularına cevap veren dönemin Adalet Bakanı Rükneddin Nasuhioğlu ise tarihimize bir kara leke olarak geçen bu faciayı şu sözlerle doğrulamıştır:

“Ankara’daki Sovyet Se­faleti ile mütekabiliyet esasını tesbit eden bir nota teatisi suretiyle (237) Sovyet askerî mültecisinden (195)’i ilk parti olarak 6 . VIII . 1945 tarihinde Tıhmıs kapısından Sovyetlere iade edilmiştir.”[4]

[4] no’lu dipnot ile ilgili… Adalet Bakanı Rükneddin Nasuhioğlu’nun tarihimize bir kara leke olarak geçen bu faciayı doğruladığını gösteren Meclis tutanağı. (NOT: Rükneddin Nasuhioğlu’nun bu faciayla bir alakası yoktur. 1950’de hükümet değişikliği oldu, bu facia ise bir önceki hükümet (CHP) döneminde vuku bulmuştu. Soru önergesi Nasuhioğlu’nun döneminde verdildiği için mecburi olarak cevap vermek de ona düştü. Ayrıca ruslara teslim edilen mültecilerin sayısı hakkında farklı iddialar var. Biz, Kadir Mısıroğlu’nun zikrettiği kaynağa itibar ediyoruz, yani 417 mülteci teslim edilmiştir. Zaten tutanakta “195’inin *ilk parti* olarak” teslim edildiği yazıyor. )

***

Bunun üzerine uzun bir konuşma yapan Şevket Mocan’ın şu sözlerine katılmamak mümkün değildir, zaten mecliste bulunan milletvekilllerinden de “Bravo”, “Doğru” sesleri zapta geçmiştir:

“Muhterem arkadaşım, Enver ve Adem ismin­de iki azeri münevverden bahsettiler. Bunlar çok yakından tanıdığımız Konya Milletvekili Ziyat Beyin kayın biraderleridir. Çok evvel Rus ordusunda subaylık etmişler, fakat milliyetleri­ni unutmamışlar, o akideleri kabul etmiyerek Almanyaya kaçmışlar, orada uzun müddet bu­lunmuşlardır. Sonra memleketimize gelerek hemşîrelerinin yanına, Ziyat Beyin hareminin ya­nına sığınmışlardır. Fakat yüz kızartacak bir hal olarak bunlar bir gün evden alınarak, An­kara’ya göndereceğiz diye, ‘Komiser Ali Riza re­fakatinde hududa götürülmüşler, ayni mabuda kurban sunulmuşlardır.

Bu, milletin tarihinde bir tek mülteci Isveç Kralı Şarl için harbetmiş şe­refli hâdiseler çoktur; fakat siyasi mültecileri bir mabuda kurban sunar gibi sunmaya götüren yüz kızartıcı, gönül parçalayıcı, hicabaver bir hâdise daha yoktur.

(Bravo sesleri).

Ibnisuud mutavaat etmedi, mültecileri ver­medi, fakat bizdeki bir devrin adamları bizim tarihimize bu lekeyi yazdılar, mültecileri iade et­tiler arkadaşlar

(Doğru sesleri)”[5]

[5] no’lu dipnot ile ilgili… Soru önergesini veren Tekirdağ Milletvekili Şevket Mocan’ın Mecliste söylediği ve hissimize tercüman olan sözlerinin tutanağı

***

Hakikaten, ne kadar acı… Ne kadar yüz kızartıcı bir hâdise… Bütün bu denaetler halkımızdan gizlenmiştir. Nitekim Kars’ın ilk kültür ve kütüphane müdürlerinden Temraz Kesemenli, Boraltan Köprüsü katliamının yıllarca halktan gizlendiğini söyledi. Ayrıca İsmet İnönü’nün emriyle Azerileri götüren memurun akli dengesini yitirdiğini ve akıl hastanesinde vefat ettiğinin bilindiğini ifade etti.[6] Zaten Şevket Mocan’ın soru önergesinde buna değinilmişti.

**Ismet Inönü, ATA’sının izinde**

***

Sadece Ismet Inönü mü Azerbaycanlı kardeşlerimizi Ruslara teslim etti sanıyorsunuz? O halde aldanıyorsunuz, zira daha evvel ATA’sı da Azerbaycanlı kardeşlerimizi Ruslara teslim etmişti…

M. Kemal Atatürk’ün Azerbaycanlı kardeşlerimizi komünist Ruslara tabiri caizse “sattığına” inanmayanlar, şu konumuza bakabilirler:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/18/azerbaycandaki-kardeslerimize-m-kemal-ataturk-mu-ihanet-etti/

***

Katledilen Azerbaycanlı kardeşlerimize ithafen 1977 yılında çekilen ve başrollerini Cüneyt Arkın ve Oya Aydoğan’ın oynadığı “Güneş Ne Zaman Doğacak?” adlı sinema filmi de Boraltan katliamını konu alıyor.[7]

Son olarak iki şiire yer veriyor ve konuyu noktalıyoruz, Allahu Teala kardeşlerimize rahmet eylesin.

Tutsak Türklerin kurşuna dizilmeden önce söyledikleri bir ağıt şöyle:

Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras’ı,
Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.

Karası, karası, merhamet fukarası,
Karası, karası, merhamet fukarası,

Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,
Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni.

Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine,
Beni siz vursaydınız, şu gavurun yerine.

***

Azerbaycan’ın büyük milli şairi Almas Yıldırım, bu olayı “Dönek Kardeş” adlı şiirinde şöyle dile getiriyor:

Türk denince özü, sözü mert olur,
Dost deyince ayrılmaz bir fert olur,
Kardeş deyip dara düşsem, sığınsam,
Şimden geru bu bana bir dert olur.
Ben ne diyem bu vefasız dağlara,
Öz kardaşı dönek olan ağlara!

Türk; o Altayların dünkü eri mi?
Yolunda can koydum, verdim serimi,
Düştüğü ağlardan kurtulsun diye,
Serdim ayağına doğma yerimi…
Kardaş armağanı, dökülen kanlar,
Bana mükâfat mı giden kurbanlar?

Ben diyorum, Kayıhan’dır soyumuz,
Bir kaynaktan varlığımız, boyumuz,
Dilim dili, yolum yolu, emel bir,
Bir bayrakta, yıldız’ımız, ay’ımız.
Azerî, Türk, Türkmen; var mı ayrılık,
Nerden doğdu bu imansız gayrılık?

Alnımın yazısı, karadır kara,
Karadan bir mendil yolladım yara,
Yol uzun, el uzak, yetişmez eller,
Türklüğün kanayan kalbini sara.
Felek kıymış beslenen bu dileğe,
Lânet Türk’ü hançerleyen bileğe.

Bir suç mu düşmana göğüs gerdiğim?
Günah mı Türklüğe gönül verdiğim?
Rusların açtığı yaradan derin,
Anayurtta öz kardaştan gördüğüm.
Seslenseydim, ses çıkardı her taştan,
Ne beklersin sağırlaşan bir baştan.

Kaçtır, eli kanlı çıktı oyundan,
Ne bilem, kahpelik varmış soyunda,
Girdiğim öz yurttan döndürülürken,
Kanımın aktığı sınır boyunda
Açan lâlelerden bir çelenk örsem,
Türklük dünyasına armağan versem.[8]

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] M. Sadık Aran, Kızılordu Azerbaycan’ı Nasıl Işgal Etti, Milli Işık Dergisi, sayı 26, Istanbul 1969. (Aktaran: Kadir Mısıroğlu, Moskof Mezalimi, Sebil Yayınevi, Istanbul 1970, sayfa 451.)

[2] Kadir Mısıroğlu, Moskof Mezalimi, Sebil Yayınevi, Istanbul 1970, sayfa 450 – 452.

[3] TBMM Zabıt Ceridesi, dönem 9, cild 9, Içtima 101, 18.07.1951, sayfa 203.

[4] TBMM Zabıt Ceridesi, dönem 9, cild 9, Içtima 101, 18.07.1951, sayfa 204.

[5] TBMM Zabıt Ceridesi, dönem 9, cild 9, Içtima 101, 18.07.1951, sayfa 205, 206.

[6] Star Gazetesi, “Yıllarca halktan gizlenen katliam”, 08 Eylül 2012.

Ayrıca bakınız; Sabah Gazetesi, Hasan Celal Güzel, “Boraltan Köprüsü faciası ve mülteciler”, 9 Eylül 2012.

[7] Boraltan katliamını konu alan ve başrollerini Cüneyt Arkın ve Oya Aydoğan’ın oynadığı “Güneş Ne Zaman Doğacak?” adlı sinema filmi:

https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=Rb18piLyW8A#! (son erişim tarihi: 15 Eylül 2012.)

[8] Şiirler için bakınız; Orkun Kutlu, Boraltan Köprüsü (Tarihte Bir Yüz Karası) : http://www.bilgicik.com/yazi/boraltan-koprusu-tarihte-bir-yuz-karasi/ (son erişim tarihi: 15 Eylül 2012.)

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

15 comments on “Boraltan Katliamı (Belgelerle) Ismet Inönü Azeri kardeşlerimizi Ruslara teslim etti

  1. BEn komutanın yerine insiyatif kullanıp ,deniz yoluyla kaçırırdım onlar sonrada elimizden kaçırdık derdim .

  2. Geri bildirim: Ey “Ben Türküm, Atatürk’ün Askeriyim” diyen kardeşim! | Belgelerle Gerçek Tarih

  3. soyu osmanlı olan damarlarında türk kanı dolaşan bu vebale vesile olmazdı yazıklar olsun
    AYRICA !
    BIRAKIN YILANI EN KÜÇÜK BÖCEK
    BU TOPRAKLARDA YAŞIYORSA BİLECEK
    TÜRKİYE TÜRKLERİN YURDU DİYECEK
    BU MEMLEKET BİZİM BU VATAN BİZİM

    • Türkiye sadece Türklerin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin vatanıdır. İslam’ın yasakladığı ırkçılığı bırakın artık.

  4. İkinci dunya savaşi sirasinda Almanya avrupada yahudileri toplayarak trenlerle polonyadaki aaswic kampina surgun ediyordu. Oradada akibetleri malum. Almanyanin ruslarla savaşdiği donemde ülkemizde chp diktasi var idi. turkiyenin gorevlileri Avrupadaki bu trenleri basti ve turkiye kökenli butun yahudileri trenden teker teker indirterek can guvenliklerini sağladi.
    O boraltan köprusu yoluyla bize siğinan azeri kardeşlerimiz yahudi olmuş olsalardi zannetmiyorumki ruslara teslim edilsinde akibetleri ölüm olsun.
    Bir azeri düşününki ermeni asilli birine muhtaç duşsunde o ermeni asilli kimse ona kol kanat gersin böyle birşey mümkünmüdür.
    Kemalizmin türkiyeyi temamen ele geçirme çalişmalarinin olduğu dönemde1919-20 döneminde Kirimdada birileri sözüm ona bir turk devleti kurmaya çaliştilar. Yahudi asilli bir türk devleti olacakti bu. Balkanlarin her tarafindan kirima yahudi goçu yapildi bu iş başarili olsun diye. Olamadi ruslara diş geçiremediler.

  5. Bazıları 2.dünya savaşına girmemek için böyle yapıldı yoksa çok çok daha fazla insanımız ölecekti gibi konuşuyor bunu nasıl değerlendireceğiz?

  6. Enes 1830da polonyalilar ve macarlar ruslara karşi ayaklaniyor. Ayaklanma kanli bir şekilde bastiriliyor. Ayaklananlardan kimisi osmanliya siğiniyor. Bunlardan polonyali olanlar beykoz kirsalina macar olanlar o zamanlar gegbuze yazilip gebize denen gebzeye yerleştiriliyor. Polonyali olanlar beykozda polonezköyü kuruyorlar. Gebzedeki macarlar sonradan antalya serike göçederek adı gebizeden bozma olan gebiz kasabasini kuruyorlar.
    Devir sultan 2. Mahmut donemi. Rus çarliği dünyanin enbuyuk devleti. İngilizlerle başabaş gidiyor. Defalarca istedi bunlari osmanlidan savaş tehditleriyle. Hiç dinlemedi sultan mahmut bu tehditleri.. Halbuki onlar hristiyandi versede olurdu. Ama islam ahlaki neyi gerektirirse onu yapti padişah.
    Azeriler turk ve müslüman ayni cani ayni kani taşiyoruz diyerek türkiyeye siğiniyorlar. Ama devletin başi bozuk. Sabetaycilarin elinde. Bunlar zaten türkler kipirdayamasin soluk alamasin diye avrupa tarafindan dikilmişler başimiza. Türk ölmüş öldurülmüş hiç umurlari bile olmaz. Ruslara teslimi zaten öldürülecekleri bilinerek yapiliyor.buna emin ol.
    Bakiniz 28 şubat doneminde imam hatiplerin orta bölmünün kapatilmasina tepki gosteren cami cemaatine askerlere emir vererek namlu doğrultturan çok çok şerrefli paşa örneği. Elinde tesbih olanlara gik deseler kurşun yağdirttiracak adam.
    20 yada 23 haziran 1941 de akdenizde refah askeri gemimiz batiyor. 167 denizcimiz şehit oluyor. Neymiş bu deniz kazasi. Öyle duyurdular kamuoyuna gerçek neredeyse 50 sene sonra 1990 a doğru açiklandi. İtalyan denizaltisi torpilleyerek batirmiş.
    Bir şu olaydan sebep onlarca sene italyanlarin antalya muğla civarinda gözleri var diye oğretildi okullarda. O geminin torpillenmesinin sebebi biz 1923te izmit körfezini mayinladik. İtalyan savaş gemisi ekim 1923 te çarpti o mayinlardan birisine batti. Bunun ocunu almiştir o şerefsizler. Tipki karadenizde trabzonda öldürülen rahiplerine karşi italyada türkleri taşiyan otobusu şaranpole yuvarlayip bi duzine insanimizi ölüme yolladiklari gibi.
    Peki inönü chpsi refah gemimizin batirilmasini bu halki duşündukleri içinmi sakladilar kamuoyundan. İkinci dunya savaşina girilerek Türkler ölmesin diyemi. Hiç umurlari bile olmaz. Ülke işgale uğrarsa kendi saltanatlari sona erecek bütün dertleri bu. Aç gözünü artik.

  7. Hmm gene de savaş açamazmiydi mesela? zaten yeni kurulmuş bir devlet çok yorulmadan hiç çekinmeden üstümüze yürürler gibisinden düşünülmüş (Ki ismet inönü ilk başta razı olmuyor sonradan ikna ediliyor )yani İsmet inönü’nün yaptığı rezaletleri biliyorum fakat objektif bakarsak bu konu istisna gibi ne dersiniz ( tarihte bunun örneği var Yıldırım Bayezit kendisine sığınan Karakoyunlu hükümdarı Karayusuf ve bazı diğer kişileri teslim etmiyor Ankara savaşı ileyıkıllmanin eşiğine geliyor ki ondan sonra fetret devri başlıyor)ne dersiniz?

    • Enes, meselalarla tarih yazilmaz. Eger öyle yapacaksan o zaman söyle bir mesela da Yildirim Bayezid misalinde dene: Yildirim belki yine yenilecekti, hatta devlet yikilacakti ama bu maglubiyet hak namina basina geldigi icin Allah’in inayetiyle fetret devri basariyla atlatildi ve 50 yil gibi kisa bir müddet sonra Istanbul fethedildi. Biraz objektif bakalim…

  8. 1945-46 da sovyet rusya bizden toprak istiyor. Kars ve ardahani, boğazlarda ruslarin lehine duzenleme istiyor. Verdin esirleri yine birşeyler istiyor. Girecekti türkiyeye türk olanlari orta asyaya surecek burasini hristiyan topraği yapacakti. İsmet inönumü kurtardi. Yoksa başka birileri sikiysa girde gorelimmi dedi. Rus girebilecek olsa ta 1940 da girer alirdi. Almanlarla paylaşma planlari vardi uygulayamadilar. 85-86 sene once kirim harbinde ugradiği akibete uğramaktan korktu.
    Yani azeriler verilmeseydi de rusya saldiramayacakti. Saldirdiği an kimler tarafindan nasil çarpilacagini iyi biliyordu. Çarpacak olan inönü yönetimi değildi. Dış koruma.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s