Osmanlı’nın Borçları – Osmanlı Devleti’nin ne kadar borcu vardı?

Osmanlı’nın Borçları – Osmanlı Devleti’nin ne kadar borcu vardı?

Kemalistlerin Osmanlı ile ilgili uydurmalarından biri de “Türkiye’nin Osmanlı’nın borcunu ödediği ve Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne hiçbir şey kalmadığıdır.” Halbuki, Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne fabrikalar, hastahaneler, okullar, Üniversiteler, Askeri yapılar vesaire[1] dışında 161 milyon lira nakit kağıt para kalmıştır.[2] Bozuk paraları saymıyoruz…

Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye’nin kabul ettiği Osmanlı Borçları ise 107.830.608 liradır.[3]

Kaldı ki, Cumhuriyet devrine intikal eden borçlar, Cumhuriyet’i kuranların da çoğunun faal olarak yer aldığı Ittihatçı hükümet tarafından alınmış borçlardır.[4] Yani Cumhuriyet devrinde ödenen Osmanlı borçları, M. Kemal’in de mensubu olduğu yahudi güdümlü Ittihat ve Terakki Cemiyeti’nden kalmadır. Demek ki kemalistlerin iddia ettikleri gibi Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne borç değil; servet kalmıştır. Üstelik kalan para miktarı nakit, ödenecek borç ise taksitlendirilmiştir. Ayrıca ödemede bir hayli kolaylık sağlandığının altını çizmek gerekir. Sanki dünyanın parasını “şırak” diye bir taksitle ödemişler gibi tantana yapıyorlar. Aslında Osmanlı’dan kalan meblağ ile kolaylıkla bir taksitle ödenebilirdi. Ödenecek borç ile ilgili sağlanan kolaylıklara kısaca değinmekle iktifa ediyoruz…

22 Nisan 1933’de Fransa ile “1933 Paris Borç Itilafnamesi” imzalandı.

Anlaşmaya göre;

– Lozan’da ödenmesi öngörülen 107.830.608 liralık borç, 80.219.666 liraya indi.[5]

– Türkiye’nin yıllık borç ödeme miktarı 2 milyon altın Türk lirasından 700.000 altın Türk lirasına indirildi.

– Borçların en değerli dövizle ödenmesi yerine Fransız frankı ile ödenmesi kararlaştırıldı.

***

4 Mayıs 1936’da ise Fransa ile Paris’te bir ödeme planı antlaşması imzalandı. 1936–1940 dönemi için geçerli olan bu anlaşmaya göre;

– Türkiye 700 bin altın lira olan yıllık taksitlerin % 50’sini teşkil eden yaklaşık 42.500.000 Fransız frangını döviz olarak ödeyecek, diğer % 50’yi teşkil eden miktar için Fransız hükümeti Türkiye’den mal alacaktı.

***

Türkiye’nin döviz sıkıntısı nedeniyle 18 Temmuz 1938’de Paris’te bir antlaşma daha yapıldı.

Anlaşmaya göre;

– Borçların taksitleri % 100’ü mal bedeli olarak ödenecekti.

Bu borç, son ödeme tarihi olarak kararlaştırılmış olan 1983 yılından 29 yıl önce, yani 1954’te Adnan Menderes Hükümeti döneminde ödenmiştir.

***

Milyonlarca lira bırakan Osmanlı’yı kötülüyorlar ama Lozan masasında milyonları düşmanlarımıza bırakan ve topraklarımızı peşkeş çekenleri alkışlıyorlar. Bu tezadı nasıl izah edeceğiz peki?

Türk Heyeti Lozan’da, Yunan işgalinin sebep olduğu tamirat parasını dört milyon altın olarak istemişti. Bunu Ismet Inönü Meclisin gizli celsesinde şöyle ifade etmişti:

“Müttefiklere vereceğimiz para Yunanlılarla bizim aramızdaki tamirata gelince; Yunanlılar memleketimizi işgal ettikleri esnada tahrip etmiş oldukları her nevi gerek alıp götürdükleri, gerek öldürdükleri hayvanat ve her cins eşya ve zahire gibi vücuda getirdikleri maddi zararları alelmüfredat heyeti mecmuasının esmanını tamirat parası olarak istedikki dört milyon altun para olarak istedik.”[6]

Evet, yunanlılardan 4 milyon altın tamirat parası istenmiştir, ancak Lozan Antlaşmasının 59. maddesinde belirtildiği gibi bu haktan “feragat edilmiştir.”

Lozan Antlaşmasının 59. Maddesi:

“Yunanistan, Anadolu’da, savaş yasalarına aykırı olarak, Yunan ordusu ya da Yunan yönetiminin eylemleriyle işlenmiş zararları onarma yükümünü kabul eder. Öte yandan, Türkiye, Yunanistan’ın, savaşın uzamasından ve savaş sonuçlarından doğan mâlî durumunu dikkate alarak, onarımlar karşılığı olarak, Yunan Hükümetine karşı yöneltebileceği her türlü zarar-giderim isteminden kesinlikle vazgeçer.”[7]

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Lozan Antlaşması’nın 59. maddesi

***

Halkın evi, tarlası, bağ ve bahçesi tahrip edilmiş, hayvanları telef olmuş, kadınlara tecavüz edilmiş, hunharca cinayetler işlenmiş ve bunlara rağmen M. Kemal Atatürk ve adamları halkın hakkını bu canilerden almamış. Kimin hakkını hangi hakla bağışlıyorsunuz? Kimin hakkından hangi hakla feragat ediyorsunuz? Bunları bağışlamak milletimize ihanet değil de nedir? Kararı Millet versin.

Lozan’daki mâlî kayıplarımız bununla sınırlı değil.

Birinci Cihan Harbi başladığı zaman, henüz harbe dahil olmadığımız bir sırada Ingiliz tersanelerine 3 harb gemisi ısmarlamış ve bunların bedellerini de fiilen ödemiştik. Fakat Ingilizler bu gemilere, henüz Türk Bayrağı çekilmeden el koymuşlar ve ne gemileri ne de bir haksız iktisap mevzuu teşkil eden bedelleri iade etmişlerdi. Lozan müzakereleri sırasında, “Sutlan Osman”, “Sultan Reşad” ve “Fatih” adlarını taşıyan bu 3 dretnot’un tamamen ödenmiş bulunan 12 milyon Ingiliz altını tutarındaki bedelleri de aramızdaki muallak mâlî mes’elelerden biriydi.[8] Işte bu gemilerin bedelleri de Lozan’da bırakılmıştır.

Sultan Osman-ı Evvel Dretnotu

***

Reşâdiye Dretnotu

***

Bu hususta o günkü hükümetin reisi Hüseyin Rauf Orbay şu bilgiyi vermektedir:

“Sonra, Dünya Savaşı ibtidasında, henüz bizim harbe girmediğimiz günlerde inşaları tamamlanıp bedelleri de tarafımızdan tamamen ödenmiş olduğu halde memleketimize getirilecekleri sırada Ingilizler’in elkoymuş oldukları Sultan Osman, Sultan Reşad ve Fatih dretnotlarımızın, tahminen 12 milyon Ingiliz altını tutarı bedellerinin geri verilmesi meselesi vardı. Bu, Ingilizler’in sarih borcu idi…”[9]

Ingilizlerin sarih borcu idi ama Lozan Antlaşmasının 58. maddesi mucibince Türk tarafı bu haktan da feragat etmiştir. Lozan Antlaşmasının bahsi geçen 58. maddesi günümüz Türkçesi ile şöyle:

“Bir yandan Türkiye ve öte yandan (Yunanistan dışında) öteki Bağıtlı (sözleşmeli) Devletler, bu Devletlerle (tüzem kişileri de kapsamak üzere) uyruklarının, 1 Ağustos 1914 tarihiyle İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihi arasındaki süre boyunca uğramış oldukları, gerek savaş eylemleri, gerekse zoralım, haciz, dilediği gibi kullanma ve el koyma tedbirlerinden doğan kayıp ve zararlardan dolayı her türlü parasal istemde bulunma hakkında karşılıklı olarak vazgeçerler.”[10]

Lozan Antlaşması’nın 58. maddesi

***

Gördüğünüz gibi, Lozan’da, Britanya hükümetince 1914 yılında haksız ve hukuksuz bir şekilde el konulan savaş gemileri için ödenmiş bulunan paradan feragat edildi. Oysa Lozan masasında bırakılan gemilerin geriye dönük olarak gecikme bedeli tahsil edilmek istense bir hayli para yapar.

Reşâdiye Dretnotu için Ingiliz şirketi Armstrong ve ortaklarına birinci taksidin ödenmesine dair Sultan Mehmed Reşâd’ın 17 Recep 1331 tarihli Irade-i Seniyye’si.

***

Nitekim Selahattin Ayyıldız ve Aslıhan Sarp’ın 1992 yılında Tempo Dergisinde yayınlanan “Ingiltere’den 32 Trilyonluk Alacağımız Var.” başlıklı araştırmalarına göre bu miktar;

yüzde 5 faiziyle birlikte 32 trilyon lira tutmaktadır. Zincirleme faiz hesabıyla daha fazla tutar.[11]

1994 yılında yapılan bir araştırmaya göre bu para 103.865.725.000 liraya ulaşmaktadır.[12]

Yaklaşık 104 Trilyon lira !

Gel de Üstad Kadir Mısıroğlu’nun o muhteşem 3 cildlik eserinde sorduğu gibi; “Lozan zafer mi, hezimet mi?” diye sorma.!

*

Reşâdiye Dretnotu’nun Denize Indirilme Töreninden fotoğraf

***

Son olarak Üstad Kadir Mısıroğlu’nun Osmanlı borçlarıyla ilgili yorumuna yer veriyoruz (Parantez içindekiler bize ait) :

“Osmanlı Devleti’ni bu borçlanmadan dolayı her vesile ile kınayanlar hiçbir zaman dörtyüz milyon lirayı tecavüz etmemiş (aşmamış) bulunan Osmanlı Borçlarına mukabil bugün milyarlarca doları aşan borçlarımızı, acaba nasıl izah edebilirler? Hem de o borçların “Düyun-ı Umumiye-i Osmaniye Idaresinin” mevcûdiyeti dolayısıyle devletimizi bir nevî ecnebi vesâyeti altına soktuğunu iddia edenler bugünkü “Türkiye’ye Yardım Konsorsiyumu” karşısında neden aynı itirazları serdetmiyorlar? Zira bu iki müessese arasında fiilî ve hukûkî bakımdan hiçbir fark mevcud değildir. Üstelik o devlet bugünkünün aşağı yukarı yirmi misli genişlikteki arâzisine ve yıkılış halinde bulunmanın doğurduğu çeşitli mâlî krizlere rağmen bugünkünün onda biri kadar bile borçlanmış değildi. Bugün her doğan çocuğun bilmem ne kadar borç ödemek mükellefiyeti ile hayata gözlerini açtığı ve “uçan kuşlara bile borcumuz var” tarzındaki harcıâlem kıymet hükümlerine rağmen Osmanlı Devleti’nin hâlâ en âdi bir propaganda uslubuyla kötülenmekte bulunmasını izaha imkân yoktur!.. Üstelik Osmanlı Devleti’nde bu borçlanma hadisesi bugünkü batılılaşma taraftarlarının öncüleri (yani M. Kemal ve avenesinin öncüleri) olan Tanzimat ricali tarafından gerçekleştirilmiştir.”[13]

Üstada saygılarımızı sunuyor ve ellerinden hürmetle öpüyoruz. Allahu Teala uzun, sağlıklı ve razı olacağı bir ömür nasip etsin… Amin.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal eden yapılar için şu iki yazıya bakılabilir;

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/20/osmanli-devletinde-fabrikalar-matbaa-osmanli-geri-kaldi-yalani/

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/10/14/sultan-ikinci-abdulhamid-han-doneminde-yapilan-bazi-eserler/

[2] Gülten Kazgan, Türk Ekonomisinde 1927-35 Depresyonu, Kapital Birikimi ve Örgütleşmeler, Atatürk Döneminin Ekonomik ve Toplumsal Tarihiyle Ilgili Sorunlar, Sempozyum Bildirileri içinde, sayfa 232, 233.

[3] Faruk Yılmaz, Osmanlıdan Cumhuriyet’e Dış Borçlar (Düyun-u Umumiye), Berikan Basın Yayın LTD. ŞTİ. 2003, Ankara.

[4] Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Sürgündeki Hânedan: Osmanlı Ailesinin Çileli Asrı, 2. Baskı, Timaş Yayınları, Istanbul 2015, sayfa 95.

[5] Faruk Yılmaz, Osmanlıdan Cumhuriyet’e Dış Borçlar (Düyun-u Umumiye), Berikan Basın Yayın LTD. ŞTİ. 2003, Ankara.

[6] Ismet Inönü’nün Meclisin gizli oturumunda yaptığı konuşmanın ilgili bölümü için bakınız; TBMM Gizli Celse Zabıtları, Içtima 196, 21.2.1339, Celse 2, sayfa 1293.

[7] Lozan Antlaşması, Madde 59.

[8] Kadir Mısıroğlu, Lozan Zafer Mi, Hezimet Mi?, cild 2, Sebil Yayınevi, 6. basım, Istanbul 1992, sayfa 388, 389.

[9] Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Istanbul 1965, sayfa 103, 104.

[10] Lozan Antlaşması, Madde 58.

[11] Selahattin Ayyıldız ve Aslıhan Sarp, “Ingiltere’den 32 Trilyonluk Alacağımız Var”, Tempo Dergisi, Istanbul 1992, sayfa 58.

[12] Metin Ayışığı, “Yeni Belgelerle, Reşadiye ve Sultan Osman-ı Evvel Zırhlılarının Müsaderesi Olayı -Gaspçı Devlet, Ingiltere-”, Tarih ve Medeniyet Dergisi, sayı 8, Istanbul Ekim 1994, sayfa 46, 47.

[13] Kadir Mısıroğlu, Lozan Zafer Mi, Hezimet Mi?, cild 2, Sebil Yayınevi, 6. basım, Istanbul 1992, sayfa 393 (dipnot: 308).

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.com

*

*

Reklamlar

52 Comments »

  1. Behey gafil behey utanmaz kurun savinda fransizlardan alinmadim? Onu bunu gec sevr antlasmasiyla ulkeyi kapitilasyon devletlerine peşkeş cekilmedimi onlarida anlatin grnc zihinleri pislik fikirlerinizle zehirlemeyin

      • padişah sevri imzalamadı diyelim peki neden müdahale etmedi padişah anadolunun her yeri işgal edilirken? osmanlı başkentinde ingiliz ordusu dolaşırken neden padişah savunmadı neden direniş yapmadı? madem her şey bu kadar kusursuzdu atatürkten önce neden ingilizler istanbulda idi?

      • Sevgili gardyann, Padisah M. Kemal’i anadoluya göndererek müdahale etti. Ingilizlerin istanbul’a gelmesinde Padisah nasil kabahatli olabilir? Ordu kaybetmis… M. kemal de bir kumandan. Ordu maglup oluyorsa, bunun sorumlusu da mi Padisah olmalidir?

      • devletin başkenti işgal ediliyorsa padişahın istanbul’da direniş yapması gerekmez miydi? kıytırık kürtler bile kobani’de direniş yapıp korudu topraklarını. padişah medeniyetsiz kürtler kadar olamamış mı? o da halkı örgütleyip savaşsaydı en azından vatanını kurtarmaya çalışırken ölseydi biz de ona kahraman derdik o zaman. diyelim ki padişah mustafa kemali yolladı anadoluya kurtuluş savaşı için bu mudur yani vatana hizmet sıcak savaşında kaykılıp atatürke hadi sen savaş kurtar ülkeyi demek mi vatana hizmet? Gidip kendisi örgütleseydi anadoluda halkı kendisi kurtuluş savaşı yapsaydı eyvallah derdim yoksa şimdi tırsak derim padişaha sadece.

      • @gardyann, baskentte direnis yapilamazdi. Ordular cephelerde maglup olmustu. M. Kemal de istanbuldaydi nicin direnmedi? Demek ki mümkün degildi. Zaten padisah, m. kemalin kendisine tavisye ettigi hükümeti kurmustu. Bu hükümette M. Kemalin tavsiyesiyle görev alan onun yakin dostu Rauf bey mondros mütarekenamesini yani ateskes imzalamis. Dolayisiyla hicbir sekilde orduyu kullanamazdik. Peki o halde Istanbul nasil isgal edildi? M. Kemalin dostu rauf beyin imzaladigi mondros mütarekenamesinin 7. maddesinde mealen “itilaf devletleri yani ingilizler fransizlar vs. güvenliklerini tehdit edecek bir durum olmasi halinde herhangi bir stratejik yeri isgal etme hakkina sahiptir” yaziyordu. Yani düsmanlarin Istanbul’u isgal etmesi, m. kemalin tavsiyesiyle vazife verilen rauf beyin imzaladigi mütarekeyle olmustur. Anladin mi güzel kardesim? Iste bu yüzden, yani orduyu kullanamadigi icin Padisah, m. kemali anadoluya gönderdi. Orada halki teskilatlamasini istedi. Baska türlü hareket etmesi güctü. Eger Padisah Anadoluya gitseydi, Istanbul elimizden cikar ve bir daha da bize vermezlerdi.

      • Mâdem padişah direniş yapılmasını istiyordu o hâlde neden Mondrosta devletin tüm silahlarını gavurlara verdi? Mâdem bu adam vatan hâini değil, neden mondros antlaşması imzalanınnca itiraz edip ben böyle silahları verme işini savunmuyorum demedi? Tırsak mıymış bu adam? Adamın kendisi padişah sarayda karı kız peşinde koşacağına biraz da delikanlı olup ülkesini savunsaymış.

      • gardyann, bak arkadasim, cahilce yaziyorsun. Anlasilan bu islerden bi habersin. Ama yine de sana kahraman olarak belletilen adami savunmak adina bir seyler yazma ihtiyaci hissediyorsun. Ama olmuyor. Silahlari verme isini nasil savunmayacak? Adi üstünde mütareke! Yani ateskes. Silahlari da birakmaliydi. Maglup olmustuk anladin mi? Maglup! Maglup olan kuvvetlinin sartlarina uymak zorundaydi. Bu mütarekeyi de m. kemalin tavsiyesiyle onun dostu rauf bey imzaladi. Bu adama da bir seyler yaz o zaman. Hala padisaha iftira atiyorsun. Bunlarin vebalinden hic mi korkmuyorsun? Mondrostan sonra M. Kemal bile ingilizleri methediyordu:

        Bu harpte Ingilizlerle Arıburnu, Anafarta ve Filistin cephelerinde karşı karşıya bir çok muharebeler verdim… Kalbimde kin ve düşmanlık hissiyatı yer bulmamıştır. Ingilizlerin Osmanlı milletinin hürriyetine ve devletimizin bağımsızlığına riayette gösterecekleri hürmet ve insaniyet karşısında yalnız benim değil, bütün Osmanlı milletinin Ingilizlerden daha hayırhah (iyiliksever) bir dost olamayacağı kanaatiyle etkilenmeleri pek tabiidir.”

  2. Padisah sevri imzalamadi zaten o gunku sadrazam damat feritte imzalamadi onu imzalayan osmali devletidir! Mustafa kemal ATATURK mondrosu ve sevri imzalayan karaktersizler icin Kurtulus savasini milli mucadelemizi baslatmistir senin yukarda bahsettigin osmanli dan kalan para anadoluda gecerli olan paradir o parayla degil borc herhangi bi avrupa ulkesinde sakız alinmaz ilk once buna bi ayık ondan sonra kadir babayın propagandasini yap! Ucan kusa borcumuzun olma sebebi Ulu onderimiz Ataturk degil Osmanli ve ismet inonudur.

    • @Burak, güzel kardesim maalesef seni aldatmislar. Osmanli devleti imzalamistir diyorsun. Osmanli Devleti’nin imzalamis olmasi icin Padisahin da imzalamis olmasi lazim gelir. Ayrica Mondros’un imzalanmasini M. Kemal istedi. Hatta imzalayan hükümeti teskil eden bakanlarin isimlerini bizzat kendisi Padisaha sundu. Üstelik Mondros’u imzalayan Rauf beyi Ankara’da kurdugu mecliste basbakan yapti. Osmanli parasiyla alakali yazdiklarin ise az öncekilerden daha da yanlis. Neden ismet inönüyü sucluyorsun, o m. kemal ne dediyse onu yapti. M. Kemali aklamak icin inönüyü günah kecisi ilan etmek dogru degil. Ikisi ayni yolun yolculariydi. Sana tavsiyem propagandaya aldanma. Hayirli aksamlar.

      • Mustafa Kemal Atatürk Mondros imzalansin istemedi boşunamı milli mücadele verildi Mondros ‘u sultan Vahdettinin gönderdiği heyet imzalamıştır Mustafa Kemal Atatürk itilaf devletlerine Lozan anlaşmasını kabul ettirdi milleti yalan tarihlerinizle kandirmayin

      • @yusuf, bunun neresini düzeltelim? Saka yapiyorsun herhalde. Mondrosu imzalayan rauf beyi Sultan Vahideddin’e tavsiye eden M.Kemaldi. Sonra onu ankarada basbakan yapan da oydu. Lozani biz degil onlar kabul ettirdi. Inönü “her seyden feragat ettim” diyor. Eger biz kabul ettirseydik misaki milliyi gerceklestirmis olurduk. Ama olmadi. Yok eger “onu biz bilincli olarak almadik” dersen, atani vatana ihanetle suclamis olursun.

    • lafı hiç uzatıp kıvırmayın, başkenti düşen ülke düşmüş demektir. o nedenle Ankara başkent! bir de madem o kadar zengindi osmanlı, niye borç aldı? osmanlının g.tünden size de bize de fayda gelmez. tarihe saygı duyun, orada bırakın. kadir mısırlıoğlu dediğin andaval, raporlu deli. delinin peşinden giden sizlerde hiç mi akıl yok? sevr dendiğinde paşa imzalamadı diyorsunuz da, paşanın izni olmadan sıçmaya gidilemeyen bi yerde paşa imzalamadı demeyin, komik oluyorsunuz!

      • @erol, baskenti düsen ülke düsmez. Delil Ikinci dünya harbinde fransa baskenti parisin almanlar tarafindan isgal edilmesidir. Ama fransa hala devam ediyor. Isin garibi maglup olan almanya bile hala devam ediyor. Ayrica sevri imzaladigini iddia ettigin sahis “pasa” degil, padisah. 3 kez pasa demissin, yani el sürcmesi falan degil. Bunu dahi bilmeyen birisinin m. kemali müdafaa etmesi “hissi”dir. Akil, mantik ve tarihi gerceklerle alakasi yoktur. Sadece sana “kahraman” olarak empoze edildigi icin tarihi hakikatleri bilmedigin halde müdafaa moduna gecmissin. Mesele bundan ibaret. Zaten Kadir Misiroglu’na “deli” iftirasini atman da bundan kaynaklaniyor. Yani gerceklerle alakasi yok. Eger deli olduguna dair rapor varsa buyrun getirin, aksi halde sizi müfteri ilan etmek durumunda kaliriz.

      • Helal olsun kardeşim.
        Akıl hastası dingili adam yurduna koyup söylediği uydurma şeylere inananlarda onun gibi dingil dir.
        Mustafa Kemal Atatürk halkı orgutleyip direniş baslatmamis olsaydı. Bu ülke ingiliz fransız abd almanya Ruslar ermeniler Kürtler tarafından paylasilmis ve bazı ibneler in babaları belirsiz olurdu.

      • @Poyraz, alakasi yok. Bunlar kemalist rejimin beyin yikama seanslarinda sizin beyninize cakilan yalanlardan baska bir sey degildir. Türk milletine hakaret etmeye hakkin yok. Türk milletinin kaderini bir sahsin belirledigini ve o olmasaydi Türk milleti olmazdi manasina gelen bir tez ortaya atmak senin haddine degildir. M. Kemalin Samsun’dan Sultan Vahideddine gönderdigi telgraf seni yalanliyor. Orada M. Kemal “halkin bu deree uyanik oldugunu tahmin etmezdim, beni siz ikna ettiniz” diyor. O telgrafi yayinladik. Bu bir. Ikincisi marasta m. kemal yoktu ancak maras halki düsmani kovdu. Milli mücadele m. kemal daha istanbuldayken baslamisti. Ilk kursun Adana Dörtyol’da atildi. Türk milleti m. kemalden büyüktür.

  3. 🙂 karşılıklı olarak vazgeçildi diyor anlaşmada siz bile yazmışsınız; üstelik birazcık tarih ve savaş hukukunu bilen birisi bile mağlupların galiplere savaş tazminatı ödediğini bilir o zaman bizim 1.dünya savaşından sonra feriştahıyla borç ödememiz lazım gelir ki yine bile burada karlı olan biziz. Nasıl olur da Atatürk’e dil uzatırım ve Osmanlı’yı yüceltirim diye kendinizi yırtmışsınız. Hiç mi Atatürk’ün bir Osmanlı askeri olarak Trablusgarp, Çanakkale, Bingöl ve Erzurum’da kazandığı askeri başarıların bir kıymeti yok? Osmanlı dağılsın yıkılsın ben de Kurtuluş Savaşı yapayım diye el çırpıyordu herhalde? Herkes giderken Mersin’e Osmanlı gitti tersine. Zaten yıkılmaya mahkumdu ve yıkılacaktı. Kurtuluş Savaşı’nı Allah’ın bu ülkeye bahşettiği son bir nefes son bir ışık olarak görmek yerine halen Atatürk şunu yaptı bunu yaptı paramızı gemimizi onlara bıraktı vs… Sanki o gemilerin parasını alsaydı çok sevecektiniz yine başka bi şey bulup laf çarpmaya devam edecektiniz. Sanırım dini hassasiyetleri olan birisiniz, o halde size Kuran’dan bazı ayetler :
    “Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler” (Araf,7/34).

    “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide, 5/8)

    • Yorumun icin sagol yörük gazi kardesim.
      Maddede “karsilikli” yaziyor ama hangi mevzularda? Buraya yazalim: 1914’den itibaren ugramis olunan gerek savas eylemleri, gerekse zoralim, haciz, diledigi gibi kullanma ve el koyma tedbirlerinden dogan kayip ve zararlardan dolayi her türlü parasal istemde bulunma haklarindan…

      Bilindigi gibi Ingiltere, Türkiye’nin Almanya’dan alacagi paraya el koymus. Ayrica Türkiye’nin parasini pesin ödedigi savas gemilerini de Türkiye’ye vermemistir. Bundan daha iyi savas tazminati mi olur? Yani Ingiltere bu maddeyle kendisini garanti altina almis, böylece oradaki “karsilikli” ifadesi de havada kalmistir. Zira Türkiye’nin düsman ülkelerin hicbir malina vs. el koymasi, zorla almasi, haczetmesi sözkonusu olmamistir. Eger biz de onlar gibi bazi maddi kiymeti olan esyalara el koymus vs. olsaydik, bu durumda buradaki “karsilikli” kelimesinden bir fayda görmüs olurduk. Ayrica savas eylemleri ve bunlardan dogan kayip ve zararlardan da “yanimiza kar kalan” bir sey olmadi. Cünkü savas bizim topraklarimiz üzerinde oldu, biz onlarin ülkelerini isgal etmedik, bilakis onlar bizim ülkemizi isgal ettiler, dolayisiyla bizim evlerimiz, hayvanlarimiz, insanlarimiz, topragimiz vs. telef oldu.

      Inönü’nün beyanina göre Yunanlilarin Anadolu’da yaptiklari tahribatin maddi degeri 1 milyar 500 bin altindir. Yanan 280 bin ev ise 300 milyon lira kiymet kaybina sebep olmustur. Götürülen hayvan ve esya da 700 milyon lira kiymettedir.

      M. Kemal Canakkale savasindan cok evvel bir ihtilal planliyordu. Bunu ali fuatin hatiralarinda görebilirsin. Canakkale’de binlerce insana “size ölmeyi emrediyorum” diyerek ölüme sürükledi ve cephede galip gelerek kendini öne cikardi. Prestij sahibi oldu. Sonra Filistin cephesinde general allenby’nin komutasindaki orduyla carpismadan kacti ve 75 bin asker esir verdi. M. Kemal filistin cephesindeki hezimetten 5 sene evvel ayni general allenby ile yemek yemisti, enteresan tabi.

      Ayrica degerli kardesim, ayette “her -ümmetin- belli bir eceli vardir” buyuruluyor. Burada illa bir delvetten bahsetmek gerekmiyor. Ümmet-i Muhammed devam ediyor. Eger kavim olarak yorumlarsak, Türk kavmi-milleti de devam ediyor. Eceli gelen her insan yataginda mi ölüyor? Sayet bir cinayete kurban giderse, bu eceli gelmis olan kisinin “sucu/kabahati” oldugunu mu gösterir? Yoksa onu katleden kisi mi sucludur?

      Diger ayette ise “adil olun” buyuruluyor. Bir arastirma yap, bakalim bu hususta bizden daha adil birini bulabilecek misin. Burada M. Kemal’in kendisini baglayan özel hayatindan bahsediyor muyuz? Halbuki onun fuhsiyatiyla alakali, gönül eglendirdigi kadinlarla alakali elimde bir ton kaynak var, fakat kullanmiyorum, cünkü maksadim ne olursa olsun birini kötülemek degil. Annesiyle alakali da bazi seyler dolasiyor, bununla alakali bir sey yazdik mi? Veya Latife hanimla bosanmasina sebep olan “Vedat”la iliskisi hakkinda da elimde bircok kaynak mevcut, bunlari paylastigimi gördün mü?

      Hatta kemalizmin aleyhindeki bazi paylasimlarda, kaynaklarini verdigimiz halde, kemalistlerin bu görüsü kabul etmedigini belirttik ve ilgili delillerine de yer verip karari okuyucuya biraktik. Eger yine de adil degilsin diyorsan yapacak bir sey yok kardesim.

      Saygilar.

  4. Mâdem Osmanlı’nın elindeki para borçlarından daha fazla idi neden Abdülhamid borçların fazlalığı yüzünden Duyun u Umumiye’yi kurup devlet gelirlerinin yarısını gavurların kontrolüne bıraktı buna cevap verir misiniz?

    Bu Abdülhamid salak mıymış zâten elinde para varsa neden borçlarını ödemek yerine duyun u umumiye kurdurup devlet gelirlerini gavurlara bırakıyorsun?

      • ekonomi piyasa ilişkisine göre saçma bir kaynak verdin. para basarak borçlarını ödemeye çalışmanın herhangi bir faydası olmaz senin parana değer biçmezler böyle bir durumda adamlar
        kaldı ki eğer dediğin şey doğru ise yani osmanlı’nın elinde borçlardan daha fazla para varsa ve buna rağmen abdülhamid borçların hepsini ödemek yerine duyun u umumiyeyi kurarak devlet gelirlerinin yarısını gavurlara bıraktıysa o zaman abdülhamid vatan hainidir. yazık değil mi dedelerimizin devlete verdiği vergiler hep duyun u umumiye ile gavurların eline geçmiş.

      • gardyann, sacma bir kaynak degil, mevzuyla alakali saglam bir kaynak verdik. Sultan Abdülhamid döneminde düyunu umumiye vardi ve bu sekilde borclari ödedi. Bunun ihanetle bir alakasi yok. Istersen kendini yorma. Bilip bilmeden yaziyorsun, ve bu zatlarin hakkina giriyorsun. Senin icin daha hayirli olur.

      • Mantık ile düşün. Bu Abdülhamid denen herifin elinde osmanlı’nın borçlarını kapatmaya yetecek kadar borç var ama o borçları ödemiyor gidiyor duyun u umumiyeyi kurup devlet gelirlerini gavurlara peşkeş çekiyor. O hâlde bu adam vatan hâinidir.

      • gardyann, akil ve mantik disi yorumlarina cevap vermeye devam ediyoruz. Bu borclarin verilmesi düyunu umumiyenin kurulmasindan sonradir. Anlamiyor musun? Sartlanmislik ne kadar da kötü bir sey.

      • Yani Abdülhamid’in elinde dünya kadar servet olduğu hâlde o borçları ödemeyerek duyun u umumiye’yi kurdu diyorsun? O hâlde Abdülhamid vatan hâinidir.

    • bu gardiyanın kafa hiç çalışmıyor. adamlar kırımda osmanlıya oyun ederek borçlandırdı. amaç kendileri zarar görmeden osmanlı topraklarını ele geçirmek. bizden aldıkları borç faiziyle silah üretip bu silahları balkanlardaki hristiyanlara ve gizli din sahiplerine beleşe verip onları bize karşı ayaklandırıyorlar. borcun hepsini bir kerede ödeyelim. bu sayede osmmanlıyı bir vurmada çökertsinler diyorsun öylemi. senin şeytani oyunlara kafan çalışmaz. ama devlet aklının çalışır.

    • @Reus08, yani böyle sacmalik görmedim. Kaynak gösterilen Kadir Misiroglu’nun sadece bir yorumuna yer verdik. Yani bir iddiayi ona dayandirmadik. Daha yorumun, kaynagin, belgenin ne oldugunu bilmeyen insanlar gelmis burada yorum yapiyor. Kaldi ki Kadir Misiroglu’nun kaynaklari, kemalistlerin agababalarini bile agzi acik birakiyor. Adam gibi adamdir o, fino köpeklerine benzemez, kaynaklari da saglamdir. Bir kitabini bile alip okumus degilsin, varsa bir kaynagina itirazin buyur tenkidini yap, bekleriz. Ama sacmalama.

    • verilen bilgiler o kadar çok çeşitli ve o kadar açıkki, hiç kimse biz osmanlıya ve bu millete oyun ettik bu sayede kendimize saltanat kurduk demez bunu millete zorla kahramanlık olarak dayatır. bakın kemalistler 1919da yunana karşı gönüllü birlikler kurdurup güya düşmana hücum ettirmişler. iskilipli atıf hoca demişki milleti yunan ordusunun üzerine sürenler kendileri kaçıyor. öyle olmasa dermi adam. kuvayi milliyeye yenilse bile yunan bunun acısını sivil halktan çıkartıyor. güya yunanla uğraşırken ingilizi kızdıracağız deyip savaşa karşı çıkmış.
      birileri ingilizden destek alıp yunanla savaşıyor gibi yapıp osmanlıya el koyacak sonra bize gavur kanunlarını dayayacak asıp keserek bizde onu kahraman bileceğiz hadi oradan.
      atıf hoca ihtimalki bütün oyunları çözemez yanlış yorum yapabilir. velevki atıf hoca kusurlu olmuş olsun. az ötesinde babaeski müftüsü alirizada asıldı. onun suçu neydi. hiçkimsede suç yok. gizli yahudiler ülkeyi ele geçirdi zulüm yapıyorlar.

  5. Gardiyan aDLI Pezevenk Mahluk Kıytırık Kürtler diyerek ırçlılık yapan hain şerefsiz pislik adi insanlıktan nasibni almamış oruspu evladı o kürt senin ananı bacına mı laf ettide bu kürtlere böyle ön yargılısınız nasıl bir şerefszliktir ki bu böyle ön yargılı oluyor bu şerefsiz oglu şerefsiz böylelerini yavaş yavaş öldüreceksin insanı insanlıktan çıkarır piç kurusu KÜRT TÜRK KARDEŞTR Bu pezevenk çocugu gibi ayrımcılık yapan herkes en adi şerefsiz ve vatan haini köpektir.. bu böyle biline…

  6. serdar düzgün olan kürt tabiiki kardeşimizdir. özelliklede dindar olanları. hdp nin cumhurbaşkanı adayı selahattin demirtaşın seçim konuşmasında saydığı isimlere bir bak. hallacı mansur çokmu masum. serezli şeyh bedrettin dediği osmanlıya yıkmak üzere hemde en zayıf zamanında 3koldan ayaklanmış oluk oluk kan akmış bu yüzden. pir sultan abdal osmanlıya karşı iran casusu olmuş. deniz, hüseyin yusuf ve mahir çayan devlete karşı silahlanmış inançsızlar. sanki bizi yıkmaya ve bizden öc almaya çalışan aykırı isim bunlar. yılmaz güneyde yumurtalık hakimini keyfi öldürmüş oda aykırı birisidir. demirtaş utanmasa korkmasa abdullah öcalanıda övecek. oda Allahsız. bu iş Türklük kürtlük meselesi değil. inanç inançsızlık meselesi gibi görünüyor.

  7. biz türkiyeyi seviyoruz m.kemali değil. kimse bize vatan haini demesin. tarihini doğru öğrensin. ben hiçkimsenin dakka dukka işlerini kutsamak zorunda değilim.bu kadar açık.

  8. Bu yazınız baştan sona kadar yalan osmanlıdan kac fabrşka kaldı topraklarını kaybetmiş borclanmış ülkeyi işgale uğratmış bir geliri yok budurumdan üikeyi kurtaranları sorumlu tutuyorsunuz birde utanmadan atatürk düşmanlığı yapıyorsunuz

    • Tuncay adli yorumcuya… Dogru, senin beyin yikama merkezi olan okullarda inkilap tarihi derslerinde ögrendigin yalan tarihe göre bunlar yalan. Ama alaninda uzman olan tarihci ve iktisatcilarin kaynaklarini verdik. Yalan demeden evvel bir arastir istersen. Kabul ediyorum, yillardir beyin yikama merkezlerinde ezberletilen seyleri bir anda sorgulamak zordur, ama güclü insanlar icin imkansiz degil.

  9. 18 ocak 1923te m.kemal, fevzi paşa, nurettin paşa,kazım karabekir, cevad abbas,halide edip gebzeye gelirler. genç gazeteci mecdi sedrettinde vardir yanlarında. rıza nurun anılarında var o yıllarda bu çocuğu parlak bulmuşlar. kimler olduğunu yazamam ama devletten önüne gelen arkadan kullanırmış. ibne yapmışlar. kemalizm tapınakçı masonik yapılanma utanma yoktur. böyle şeyler normal sayılır.
    1910 larda gebze bölgesinde darıca ve eskihisarda çimento ve su kireci fabrikası, herekede kumaş ipekli dokuma fabrikaları vardı. sonraki 27yıl 7 ay boyu m.kemal ve inönü dönemiydi. yapılan tek fabrika yok. bizim oradaki demiryoluda osmanlıdan kalma. yörede asfalt yol yok. arabacılık 1950de başladı. e-5 karayolu bile çok sonrasında 1954-55te yapıldı. tek parti chpsi yemeye içmeye sıçmaya asmaya kesmeye yakıp yıkmaya gelmiş.
    Allaha bile inanmayanlar mevzu m.kemal olunca Allah varsa o cennetlik diyorlar.. onun cenneti bu dünyadaydı. işgalciler onlara yaptığı kıyaklara karşı kuruverdiler dünyalık cennetini. ama oda sadece 15yıl sürdü. zaten inanmadığı öbür dünyada ona cennet yok. cennet kemalizmin zulmettikleri dindarlara var.

  10. youtubeda soruyorlar atatürkü nasıl bilirsiniz diye herkes çok seviyoruz o bizim memleketimizi kurtardı numarasına yatıyor. halbuki herkes herşeyi biliyor. mesele korku boku selanik meselesinin insanlara yaptırdığı rol. aksini söyleyen oldumuydu devlet koluna kelepçeyi vurarak tuttuğu gibi hapse atıyor. doğru söylediğin için yat artık senelerce haiste. afda yok ne zaman çıkarsın kimbilir. gücü olanın utanması olmuyor her rezilliği yapıyor. söyleyen yanıyor.

  11. milli görüşün öncü isimlerinden şevki yılmaz hoca youtubeda gaziantepte yaşanan bir rezilliği anlatıyor
    şehit kamilvarmiş gazi antepte zamanında. başörtülü bayana bu sebeple saldıran düşman askerini öldürüp bu yüzden şehit edilen. böyle bir yer olan gaziantepte tekbir ve dualarla kerhane açılmış 1990 larda yani yakın zamanlarda.
    devletliler istedi diyemi bilmiyorum arjantinli eva perona mevlüt okutulmuş, halk şeytan abd nin 6. filosuna namazla secde ettirilmiş. ülkeyi kamalizm ele geçirdiği için birileri cahil bırakılan müslümanlıkla istediği gibi geçmiş dalgasını.
    bu ülkede islamda kurban kesmek yoktur diyen ilahiyatçılar çıktı. Kuranda kurban kesimi aleni anlatılırken. tavuktan kurban olur diyen (kuran okumasını bilmeyen) cahil ilahiyatçılar çıktı sınırlar belli iken. Şeriat Kuranın emri iken karolsun şeriat diyen, kuran insan yazması diyenler, ayetleri hadisleri peygamberimizin mucizelerini içlerinde gizledikleri gavurluk sebebiyle inkar edenler ve açıkça islam düşmanı darwinizmin evrimini savunanlar oldu islam adına. adam Kuran tercüme ediyor cinleri arabistanda yaşayan bir gurup yahudi insan topluluğu olarak tercüme ediyor bir başkası cennet cehennem bu dünyada kainat ilah diyerek Allahı ve ahreti inkar ediyor. islamı yıkmak için bu tür gavur imamlarımız ilahiyatcılarımız yetip artıyorken bile birde işin yoksa ateist ve deistlerle uğraş dur. bilerek yalan söyleyip açıkça islama bel altından saldıran kızıllardan dişi şeytan gül örneğinde olduğu gibi. azınlıkları anlatan videoları dinliyorum. polis ve subay yapılmıyorlarmış ülkeyi satar diye. gizliden giren dolu. vaktiyle bir albayın oğlu sevdiği kız yüz vermedi diye intihar etmişti. ölüsünün yanında incil var. bir dönem asıl düzgün müslümanlara heryer yasak oldu. gayri müslimler böyle yerlerde ülkeyi düşmanlara satar o sebeple general yada polis müdürü olamıyorlar. 200bine yakın gayrimüslim varmış ülkede. bu rakamın en az 50-60 misli müslüman gözüken kızıl ve sabataycı ile rum dönmesi islam düşmanı gizli din sahibi var ülkede onları ne yapacağız. islama zulüm onlardan sebep yaşandı onlarca sene. ordularımızı balkanlarda, çanakkalede, muş ve bitliste, sina kanal bölgesinde ve nablus ceninde düşmanlara kasten yediren kızıl m. kemal onların adamı. ve onu düşmanlarımız getirdi başımıza. kızıllar ayaklanmasın diye bu gerçek söylettirilmiyor

  12. BBCnin 1980 ekim-kasımında türkiyede çektiği bir belgesel var. bu belgeselde ülkemiz müthiş fakir avrupanın çok gerisinde gösterilip dünyaya gelen her türk çocuğunun yüksek borç yüküyle doğduğu söyleniyor.. fakir türkiye yatırımlarını avrupadan borç alarak yapıyor deniyor. araçlar düşük kalitede çoktan hurdaya çıkmış olması gerekenler hala kullanılıyor buzdolapları çamaşır makineleri el yapımı deniyor.. 1945ten 1975e nüfusun 2mislinden fazla artmasıda fakirlik sebeplerinden gösteriliyor. arapların ve iranın zengin petrol yataklarından sovyetler birliğinin ve avrupa ülkelerinin gelişmişliğinden dem vurulup ülkemiz aşağılanıyor. fakirlik sebebiyle türkiyeden Almanyaya iş için göçeden 2milyon kişiden bahsediliyor. türkiyenin avrupa ekonomik topluluğuna alınmama gerekçesi müthiş fakirlik halkın gecekondu denen derme çatma evlerde yaşaması gösteriliyor. 5milyona yakın nüfuslu istanbul tarım ve balıkçılık yapılan büyük bir köy olarak sunuluyor. ülkedeki askeri darbelerin sebebide fakirliğin getirdiği ekonomik kriz deniyor.
    m.kemalden bahsediliyor. işgale uğrayan ülke topraklarını düşmanlardan kurtarıp italyan ve yunanlılar ile padişahı ülkeden atarak yüzü batıya dönük olan türkiyeyi kurduğu bu sebepten ona türklerin babası anlamına gelen atatürk dendiği söyleniyor.
    bakın yukarıda arapların petrol zenginliğinden dem vurularak m. kemalin kurduğu türkiye fakirlikle aşağılanıp askeri darbeler ülkesi deniyor. m. kemal eylül ekim 1918de suriyeden ordumuzu satarak kendi çıkarına savaşsız çekildiği için petrol deposu olan kuzey ıraktanda çekilmek zorunda kaldık. kaldıki günümüzde suriyeninde petrol deposu olduğu artık biliniyor. bu toprakları kendi çıkarına savaşsız bırakarak fakirliğimize asıl sebep olan ve bizi avrupaya amerikaya dilenci yapan mustafa kemalin ta kendisidir. yüzü kızarmadan babası yaşındaki adamlar hayatta iken kendisine atatürk dedirtmiştir. ingilizlerin ve yahudi lobisinin türkler üzerindeki bütün emelleri onun sayesinde gerçekleşmiştir. anlayın artık bunu.

  13. türkiyede yeni ömür açıklandı. erkeklerde 75.3 kadınlardada 80.8 olmak üzere ortalama 78.1 yıl. mustafa kemal öleli ne kadar olmuş. 79.9 yıl. yani normal bir ömrü aşmış. hadi uzun ömrü ölçü alalım 1923 doğumluları. şimdi 95 yaş ve üzerinde olan 8000 küsür insan vardır 82 milyonluk ülkede. onlar bile atanın öldüğü yılda çocuklar. gerçi 1923te 12516000vardı şimdi ülkede 95 yaş ve üzeri 12516 kişi kalmıştır ama kaçbini zaten sonradan balkanlardan gelme yada m. kemal dönemini görmeyen hataylılardır. ne mantığı varda halen daha koruma kanunları var öyleyse. m.kemalden 60 yıl sonra doğanlar bile onun yüzünden hapse düşüyor. site uyardığı için yazının gerisini siliyorum. malum söylettirilmeyen dönme rezilliklerine dayanıyor bu işin ucu

  14. selahattin adil paşa. çok değerli bir komutan. 18mart 1915de çanakkalede ingiliz ve fransızları denize döküp boğazdan geçirttirmeyen yani istanbulun o tarihte işgalini önleyen isimlerden birisi.m. kemal daha bulgaristanda yada yeni dönüyor. çanakkalede yok neticede.
    selahattin adilin çanakkalede daha çok kahramanlıkları varmış. sonradan ingiliz kuklası m.kemale yamanacak olan. çanakkalenin isimsiz kahramanları 1915te defalarca istanbulu işgalden kurtardı. bunlar başkalarının şan ve şereflerini kendi üzerine yazdıran düşman işbirlikcisi m. kemale maledildi hep. halbuki istanbul ve çanakkale hatta bütün ülke o 1918de ordumuzu filistinde sattı diye işgal edildi. düşmanlar yemenin medinenin, kafkasların filistin, suriye lübnan ve kafkaslarla azerbaycanın elden çıkmasını sağladığı için bu toprakları yunanla yapılan kandırma savaşı sonrası ona vermek üzere işgal ettiler bizi. istanbul payitaht merkeziydi ve 5yıla yakın düşman işgali altında kaldi padişahlık kaldırıldıktan 11ay sonra 2 ekim 1923te çekildi ingilizler istanbuldan. tarihçi mustafa armağan anlatıyor selahattin adil paşa teslim almış ingilizlerden istanbulu. ama onun bir kusuru varmış. m. kemale diktatör dermiş. bu sebeple 5ekim 1923de gebzeden hareketle 6 ekimde istanbula giren şükrü naili gökberk ve hüseyin hüsnü erkilet paşaların kuvvetlerini istanbulun kurtarıcısı saymışlar selahattin adilin adını tarihten silmek adına. cumhuriyet dönemindede ona hiçbir önemli görev verilmemiş. belkide 18mart 1915te ingilizlere ve fransızlara karşı çanakkalede zafer kazanmış olmanınn cezası olarak. bu arada 1923te istanbula ilk giren komutan olan gökberk paşa selanik dönmesi.

  15. Çanakkalede binlerce insanın ölmesine sebep olmuş derken? Ulan yavşak savaştan kaçıyordu onlar eğer Atatürk onları orada mevzilendirmeseydi Düşman Karadan Yurda ilerleyecekti Düşmanı yavaşlatmıştır Atatürk orada Onlar orada Oyalanırken destek kuvvet gelmiştir sen nasıl bir piçsin ya bütün konularda haksız çıkarmaya çalışıyorsun tabi siz suriyeliler gibi kaçmayı bilirsiniz Savaşmayı değil.!

  16. emin ol bütün cepheler ne kadar çabuk çökerse ingilizler mustafa kemali o kadar erken getirirdi devletin başına. yani bu durum aslında en çokda onun işine gelirdi. 40tane ondan daha yüksek rütbede subay var. onamı kalmış koskoca memlektii kurtarmak. başkalarının şanını şerefini kendine maleden bir düşman işbirlikcisi iştr. destek kuvvetmiş umuş bumuş. safdı millet m. kemale yeni kuvvetller yolllansın. oda düşmanlara yem edip 3günde bitirsin. herkes herşeyin farkındaydı. sana verilen askerleri mahsus düşmanlara yediriyorsun diye çanakkalede enverpaşa tekme tokat girişti buna. 1922de alındı enver paşadan intikamı. m. kemale tonlarca silah yardımı yapan ruslar. iş enver paşaya gelince onu öldürüverdiler. kim istedide oldu acaba.
    sakaryada at sırtından atıp sakatlamasa asıl kendisi kaçıyordu cepheden.
    senin o yazdıklarını okullarda çocuklara masal diye okutuyorlar. adınıda yazmışsın bu arada. yazmasaydında biz anlardık. dünyada hiç kimseye koruma kanunu yok. devlet rezil olmamak adına çıkardı o kanunu. çünkü düşmanların sayesinde bu ülkeye baş oldu. bütün dünya öğrendi bu gerçeği. bi senmi salak kaldın. yada bilipte kasten salağa yatanlardanmısın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s