M. Kemal Atatürk ve Sakarya Meydan Muharebesi safsatası

M. Kemal Atatürk ve Sakarya Meydan Muharebesi safsatası

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

kazim karabekir pasa atatürk sakarya meydan muharebesi kacmak istiyordu

***

Evvelce, M. Kemal’in Filistin cephesinde olduğu gibi[1] Sakarya Meydan Muharebesinden de kaçmak istediğini o dönem bakanlık yapmış olan Dr. Rıza Nur’un hatıratından naklen burada paylaşmıştık.[2] Ancak Dr. Rıza Nur’un M. Kemal’i tenkid edişini hazmedemeyen bazı kemalist kalemşörler, her M. Kemal muhalifine yaptıkları gibi onun da aleyhine karalama kampanyası başlatmış ve ona “deli” teşhisi koyup sözlerini itibarsızlaştırmayı hedeflemişlerdi.[3] Elbette biz Dr. Rıza Nur’un hatıratıyla yetinmemiş ve daha evvel de kaçma teşebbüsüyle ilgili resmi belgeler yayınlamıştık.[4] Hala tatmin olmayanlara bu vahim hadiseyi Şark Fatihi Kazım Karabekir Paşa’ya da teyid ettireceğiz.

Işte dürüstlüğü ve mertliği ile tanınan Karabekir Paşa’nın bu mevzuyla ilgili hatıratında yazdıkları:

“Sakarya Meydan Muharebesinin son günü Mustafa Kemal Paşa muharebeyi kaybettiğine hükmederek ric’at (geri çekilme) emri vermiş ise de Fevzi Paşa bunu sabahki vazi­yeti gördükten sonra kumandanlara tebliği münasip görmüş. Halbuki sabahleyin düşmanın ric’ati görülünce zaferin bizde kalması bu suretle temin olunmuş… Fevzi Paşa bana bu muharebeden bahsederken, bunu kendi kazandırdığını, fakat herkesin Mustafa Kemal kazandırdı zannettiğini söyledi. Hakikati neden saklıyorsunuz de­dim. Şimdilik böylesi muvafık, dedi.”[5]

Artık bu hakikat nasıl inkar edilebilir?

Geri çekilme emri veren birisi “kahraman” yapılmakla kalmadı, Türklerin ATA’sı mevkiine dahi çıkarıldı.

Evet, gerçekler acıdır.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/30/filistin-cephesindeki-hain-m-kemal-ataturk-mu/

[2] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/06/m-kemalin-sakarya-meydan-muharebesinden-kacmak-istemesi/

[3] Dr. Rıza Nur’a atılan iftiralara cevap yazmıştık:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/28/dr-riza-nura-atilan-iftiralara-cevap/

[4] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/27/kurtulus-savasinda-meclis-ankaradan-kayseriye-naklediliyordu-kaciyorlar/

[5] Kâzım Karabekir, Istiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1960, sayfa 997.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

6 comments on “M. Kemal Atatürk ve Sakarya Meydan Muharebesi safsatası

  1. Kazım Paşa Kurtuluş savaşını bir kitabında anlatmıştır ama kitap daha yayınlanmadan toplanıp imha edilmiştir Atatürk döneminde. Atatürk öldükten sonra da Kazım Paşa kurtarabildiği belgelerle kitabını yeniden kaleme almıştır. Okunduğunda nelerin yanlış nelerin doğru olduğu gayet iyi ortaya çıkıyor ama resmi cumhuriyet tarihini yalanlarıyla nesiller yetişti hiçbirinden haberleri yok

  2. Geri bildirim: Dr. Rıza Nur M. Kemal Atatürk’e iftira mı atıyor? Güzel bacak yarışmaları neydi? | Belgelerle Gerçek Tarih

  3. Geri bildirim: Dr. Rıza Nur M. Kemal Atatürk’e İftira Mı Atıyor? Güzel Bacak Yarışmaları Neydi? | Belgelerle Gerçek Tarih

  4. Bu yazıya katılıyorum benimde gözlem ve araştırmalarımı doğruluyor.
    kısaca değinerek kemal in de içinde bulunduğu Osmanlı nın ve Türk tarihinin o inkılap tarihi derslerinde cumhuriyet dönemi tarihinde asla konuşulmayan üstünde hiç durulmayan gerçekleri yada en azından kafamdaki soruları ve sonuçları yazarak genel durumu ortaya koyup neden-sonuç ilişkisinde bir mukayese yaparak bu konuda bilgi sahibi olanlardan da bu doğrultudaki düşüncelerini öğrenmek isterim açıkçası.

    Osmanlı imp. 1.Dünya savaşına girdi.Bu kimilerince yanlış bir hareketti çünkü ne olursa olsun ülke hem ekonomik hem askeri anlamda iyi durumda değildi.O dönem için savaşa girmek çok riskliydi.Fakat Diğer bir açıdan baktığımızda Osmanlı nın balkanlardaki ve afrika orta doğudaki nüfuzu o zamanki emperyalist güçler tarafından tehdit altındaydı.İsyanlar başlamış otorite kaybolmuştu.Osmanlı imp.Hem sosyal hemde teknolojik anlamda geri kalmaktaydı.Avrupalı emperyalist faşistler sanayii devrimlerini ve teknolojik gelişimlerini insanlık yararına yapmıyordu.Bunu kötü niyetleri için yaptılar.Avrupalı faşistler sanayii de ilerledikçe bilimsel alanda sonuçlar almaya çalıştıkça diğer topluluklara özellikle afrika ve asya ülkelerinin varlığına yaşamına göz diktiler.Bunun en büyük nedenlerinden biri de ham madde kaynaklarıdır.Avrupa hiç bir zaman hammadde açısından zengin olmadı.Zenginlik her anlamda doğudaydı.Bunlara ulaşmak için ve bu zenginliği çalmak için her türlü haince kalleşçe melunca yollara baş vurdular.Bugün de bunu görüyoruz.Bunu yaparken buna kulp bulmak için dinlerini sattılar şeytana iman ettiler.Üst insan aşağı insan düşüncesini sosyal kültürel ekonomik hatta tarihsel doktrinlere bile aşılayarak zehirlediler.

    Zaten ham bilgiyi çaldıkları doğu halklarına bu bilgiyi geliştirip ”silah” olarak ortaya koymak için gereken ”hammadde ” yi de çalmak için çoğu islam olan asya afrika ve orta doğu ya çöreklendiler.Amaçları öldürmek için silah yapmak ve bunun içinde malzeme bulmaktı.Bu malzemeyi bulmak için bugün de gözlerimizle gördüğümüz gibi çoğu müslüman olan masum insanları acımasızca katlettiler hala daha ediyorlar.Hammaddelerini zenginliklerini zorla çalıp tekrar silah yapıyorlar ve bu silahla tekrar masum sivil müslüman doğu halklarının tepesine biniyorlar.Tarih boyunca bu böyleydi şimdi de zaten bunu alenen görmekteyiz.Bugün dünyanın materyalistleşmesi ve ”para ” uğruna insani tüm değerlerin alaşağı edilmesi o kemal ve avanesinin çok övündüğü örnek aldığı ”muhteşem avrupa medeniyeti” nin tek gerçeği.Bugün avrupada yapılan her çalışma ”para ” için yapılıyor.Medical – ilaç-tıp sektörü bunun en iyi kanıtı.Para yı bulmak amaçlı ilaç üretirsen piyasadaki ilacın bitmesini beklemek için yeni ilacı piyasaya sürmezsen o aralıkta ölen insanlar avrupalı kafa için sadece sayısal bir istatistikten başka bir şey değildir.Aynen hammadde-petrol için onyıllardır doğu halklarından çaldıkları canların geleceklerinin belgelerdeki sadece rakamlardan ibaret olması gibi.Avrupa da insanlık falan yok.Zihniyette bu yok.Kemal in özendiği avrupa kafasının başarı anlayışı ”çok paraya sahip olmadaki her yol mübahtır” kafasıdır.Burada insanlığı nerede bulacaksın?Modern avrupanın katlettiği insan sayısı geri kalan insanlık tarihinde savaşlarda ölen insan sayısından fazladır.Kemal için ise bunun bir anlamı yok kemal e göre başarı ne kadar zengin olduğun ve ne kadar rahat yaşadığınla ilgilidir.Eğer rahat yaşıyor her istediğine ulaşabiliyorsan başarılısındır burada herhangi bir ahlak yada yöntem söz konusu değildir.Bunlar kişiye kalmıştır.Kaybolan canlar ziyan olan hayatlar sadece defterdeki rakamdan başka bir şey ifade etmez.Önemli olan sonuçtur.Materyalist ateist düşünce de budur işte.Kemal bunu bu ülkeye empoze etmek istedi.Tabii kendisinden sonrası için yoksa kemal yaşarken ondan daha zengin daha mutlu bir insan olmamalıydı.Bir çöplükte sadece bir horoz olur mantığı kemal i siyasi anlamda diktatörlüğe ve zalimliğe itti.Ondan sonra gelen aynı kafadaki ismette ondan geri kalmadı.

    Vel -hasıl Osmanlı İmp. işte insanlığı unutan ve doğu insanının canına malına göz diken avrupayla eninde sonunda kapışması gerektiğini biliyordu.Bu 1. Dünya savaşında olmasa bile eninde sonunda olacaktı çünkü avrupalı öldürmek istiyor bunun için en güçlü silahı yapmaya çalışıyordu.Fakat malzemesi yoktu.Malzeme ise doğu da idi.Doğunun hakimi ise Osmanlı idi.Ve bu eninde sonunda büyük bir kapışmayı getirecekti.Yani Osmanlı 1. Dünya savaşına girmek zorundaydı.Çünkü Osmanlı bu kapışmanın olacağını biliyordu.Ayrıca yalnızdı Osmanlı imp.Karşısında bir çok avrupa devleti vardı.Birkaç avrupalı devletin de kendisiyle anlaşması destek vermesiyle Bu fırsatı değerlendirmek istedi.Yani Osmanlı nın 1. Dünya savaşına girmesi O günün şartlarının bir sonucuydu.

    Ayrıca Osmanlı iç karışıklıklarla da uğraşıyordu.Kontrolü altındaki azınlıklar milliyetçi akımlarla isyan ederken Çoğunlukta yer alan bazı Türkler ise hürriyet diyerek yönetime isyan etmişlerdi.Bunların içerisinde bizzat Kendi Ordusundan Osmanlı subaylarının olması da vahameti gösteriyordu.Bunların başında ise taa öğrenciliklerinden beri kemal ve ismet geliyordu.Osmanlı bunun farkındaydı .Avrupalı haindi doğunun zenginliğine göz dikmişti ve bunu elde etmek için haince ve şeytanca bir kurnazlığa girişmişti.Osmanlı topraklarında her türlü isyanı tahrik ediyorlardı.Milliyetçilik ve cumhuriyet iddiasıyla kitleleri isyana teşvik ettiler.Osmanlı bundan sürekli büyük zarar görüyordu bunun farkındaydı avrupalının niyetini çözmüştü ve bunu bozmak için avrupayı cephede durdurması gerektiğini gördü.Keza haince sinsice çakallık yapmak Osmanlı ya uymuyordu.Destek de bulunca Osmanlı 1. Dünya savaşına işte bu neden ve amaçla girdi.

    İşte avrupalı kafada olan Kemal ve ismet asla bu ülkeye inanmadı.Taa O
    zamanlar öğrenciyken Osmanlı nın 1. Dünya savaşına girmemesi gerektiğini yoksa yenileceğini söyledi.Bugün kemalistler bunu ileri görüşçülük olarak görerek bir de üstüne Osmanlı hanedanlığını suçlarlar ,bu ne kadar durumdan habersiz ahmaklar olduklarını kanıtlıyor.Osmanlı dediğimiz gibi büyüyen avrupa sanayisinin hammadde eksikliğini doğu halklarından şiddete baş vurarak karşılamaya çalışacağını ve eninde sonunda böylece Osmanlı ile karşı karşıya geleceğini görmüştü.Bu nedenle bunu bozmak için savaşa girmişti.Keza savaşa girmeseydi avrupalı satanistler bunu eninde sonunda bir şekilde yapacaktı.Zaten kemal in bu ülkeye ata olması akabinde ismetin milli şef olması bunun kanıtı işte.Bugün kemalden ismetten sonra geldiğimiz bu günde dünyanın hali kemalin değil bizzat Osmanlı hanedanlığının ileri görüşlülüğünün kanıtı.Kim ileri görüşlüymüş her şey ortada.

    İşte kemal in bu Osmanlı ya inançsızlığı avrupai özenti kafası hal ve hareketleri üst devresi olan Enver paşa nın dikkatini çekti.Kemal askeri okuldaki mezuniyet başarı sırasına göre Anadolu Türk topraklarına atanması gerekirken Enver derslerde başarılı olsa da kafa olarak başarısız bulduğu kemali Filistin ve arap topraklarına gönderdi.Bu kemali hınç ve nefretle doldurdu.Zaten inanmadığı bağlılık hissetmediği Vatanına bu sefer kin gütmeye başladı.

    Ve Osmanlı 1.Dünya savaşına girdi.Kemal Filistin ve arap topraklarındaki tüm savaşları ya kaybetti yada işin başında korkarak geri çekildi.Emrinde bulunan Halil paşa ve sakallı Nurettin paşaların sırf kutsal toprakları gavura bırakmamak adına direnmesiyle bazı başarılar kazanıldı.Kut-ül Amare gibi zaferler onlar sayesinde kazanıldı.Sakallı Nurettin paşa ve Halil paşa bu mücadeleleri verirken ne kadar yardım istediyselerde kemal ya çekilmeleri yada teslim olmalarını tavsiye ederek bunu reddetti ve sıvıştı.

    Daha sonra Sakallı Nurettin paşa ve halil paşa Fevzi çakmak Kazım Karabekir gibi büyük komutanlar kurtuluş savaşında da cesurca savaştı ama Sakarya muharebesi gibi yine kemal in çekilin sıvışın emri ve tavsiyesine rağmen cesurca savaşarak Zafer kazanmaya devam ettiler.Ama başarı nedense hep kemal in oldu.Bu ne yaman çelişki?

    genç öğrenciyken padişaha baş kaldıran,avrupanın tezgahladığı bölücü oyunlarda piyon olan,aklını kiraya verdiği bunca avrupa ülkesinin kendi krallıkları bugün halen daha dururken neden osmanlı hanedanlığına karşı dolduruşa getirildiğini anlayamayan kemal,

    Genç öğrenci olduğu yıllardan beri ülkesini zayıf gören geri gören bir Sİyaset yapan kemal,

    Atandığı Filistin ve ortadoğu cephesinden sıvışarak avrupalıların hammadeye ulaşmasına,bugün bile doğunun avrupalı faşistlerce yağmalamasına ve nihayetinde Osmanlı nın yenilmesi yıkılması ve padişahın düşmesine Türklerinde araplar gibi içine kapanıp birbirini yemesine böylece kaale alınmayan sözü geçmeyen düşük bir ülke olmasına neden olan kemal

    Kurtuluş savaşında hiçbir cephede ön safta yer aldığına, savaşın sıcaklığını yaşadığına, kritik ve gidişatı değiştiren herhangibir direktif ve emir verdiğine dair inkılap propogandaları hariç hiçbir kanıtlı gerçek belge bulunmamasına rağmen muzaffer olan kemal,

    Neredeyse Tüm üstün askeri ünvanları savaşlarda yer alarak yada fayda göstererek değil chp nin tek parti olduğu mecliste oy birliği ile adına yasa çıkarılıp hediye olarak alan kemal,

    Sakarya savaşındaki bu kafası ve tavrı hiçte şaşırtıcı değil.

    Ama şaşırtıcı olan bir şey var.Bu kemal neden bu kadar sivrildi?Bu adam bu kadar kötü ve yanlışsa neden karşısında durulmadı yada durulduğunu bilsek te neden cılız kalınarak muvaffak olunmadı.Neden Meclisten yönetimden ülkeden kovulmadı?Bu kadar yetki ve gücü toplarken istediği gibi at koştururken kazım efendi fevzi efendi Rıza efendi neredeydi?Hele O arkasında tüm anadolu hatta ordunun büyük bir kısmı kendilerine biat etmişken kazım ve fevzi paşa efendiler neden bu adama göz yumdu?

    Kemal in diktalarını zorla halka dayattığını, halktan hiç bir zaman destek görmediğini ,halk fakirlik içinde kıvranırken saraylarda halktan kopuk zevk ve sefa içinde yaşadığını ve bu şekilde öldüğünü biliyoruz peki bunca şeye rağmen nasıl bu kemal ‘tek adam’ oldu?Arkasında kimler vardı?nereden destek görüyordu?

    Bunlarla ilgili bazı bulgularım var ancak çok yeterli değil?Bilgisi olan varsa merakla bekliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s