“Atatürk’ün duruşu Bilge Kağan duruşudur” yalanına cevap

“Atatürk’ün duruşu Bilge Kağan duruşudur” yalanına cevap

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

kemal-atatc3bcrk-mason-mu-nizam-durusu-eli-koynunda

Parmaklara dikkat…

***

kemal-atatc3bcrk-mason-mu

Parmaklara dikkat…

***

christoph colombus freemason atatürk

Parmaklara dikkat… Kristof Kolomb’un da illuminatilerden hatta Ispanya’daki yahudi dönmelerden yani Konverso‘lardan (Marrano) olduğu biliniyor…

***

Kolomb_mektup_bet_he_harfler kristof kolomb yahudi mi kristof kolomb dönme mi marrano konverso

Işte Kolomb’un gerçek kimliğini açığa vuran bir şifre: Imzasında yer alan ibranice “bet” ve “he” harfleri, yani “Yehova kutsaldır”… Bilindiği gibi, Ispanya yahudilerinin bir kısmı “hıristiyanlığı” kabul etmiş görünerek Ispanya’da kalmışlar, bir kısmı da Selanik’e yerleşmişlerdir. Selanik’e yerleşenlerin bazıları da “müslümanlığı” seçmiş görünerek gizlice yahudi inançlarını muhafaza etmişlerdir… Bunlara “dönme” denir. Işte M. Kemal de Selanik’ten gelmektedir…

Yani kısaca; Ispanya yahudileri, Selanik yahudileri, dönmeler, Kristof Kolomb, M. Kemal ve el işareti…

***

M. Kemal’in mason sadakat duruşunun “Bilge Kağan” duruşu olduğu iddia edilerek, bugüne kadar “Tarih” diye anlatılan masallara bir yenisi daha eklendi. Eğer bu anlayışla hareket edecek olursak, ABD’yi kuran ve mason olduğu bilinen George Washington’u da bir Türk olarak kabul etmemiz gerekecektir. Kimbilir, belki o da mason olduğundan değil de, atası (!) “Bilge Kağan”a özenerek bu duruşu yapmıştır. Gerçi M. Kemal’in “Güneş Dil Teorisi”nde George Washington’un Türk olduğuna dair bir bilgiye rastlamadım, fakat “Amazon” nehrinin adını kıtayı keşfeden Türklerin “Amma uzun” sözünden, “Niagara” şelalesinin de “Ne yaygara ne yaygara” sözünden aldığına göre[1], George Washington’un Türk olmadığını kim iddia edebilir? George adı, bizim Türkçe’deki Cüneyt adının gavurcasıdır. Kaynağa maynağa gerek yok, Cüneyt Arkın’a Avrupa’da George Arkın denmesi[2] delil olarak yeterlidir! Washington soyadına da bir kulp bulunur, olmadı üvey babasının soyadıdır denilerek yeni ve sansasyonel bir bilgi daha Cumhuriyet tarihçileri tarafından tarih ilmine kazandırılmış olur!

Şaka bir yana, eğer M. Kemal bu duruşu Bilge Kağan duruşu diye yapmışsa, o halde bunu bir yerlerden öğrenmiş olması gerekir. Iddia sahibi, yazısına “gizemli” bir hava katmayı bırakıp M. Kemal’in bu bilgiyi hangi kitaptan aldığını yazmak zorundadır. Bu sualin cevabı zor olmasa gerek, zira M. Kemal’in okuduğu kitaplar ortada. Nitekim biz, delilimizi M. Kemal’in okuduğu kitaplara dayandıracağız.

Bu şahıs daha önce de, Sultan II. Abdülhamid’in bir “robot” yaptırdığını ve Japonya’ya gönderdiğini yazmıştı. Sultan II. Abdülhamid Han’ın masallarla itibar kazanmaya ihtiyacı yoktur. Sultan II. Abdülhamid lehine de olsa bu tür hayal mahsulü hikayelere taraftar değiliz. Neyse ki, daha sonra iş ciddiye binince bunun “uydurma” olduğunu kabul etmek zorunda kaldı.[3] Bakalım “Bilge Kağan duruşu” iddiasının “masal” olduğunu ne zaman itiraf edecek… Bekleyip göreceğiz.

M. Kemal’in duruş şeklinin kısmen tahrip olmuş Bilge Kağan heykeline benzediğini tespit etmek mümkün olmadığı gibi, heykelin el şekli de net değildir. Delil olarak sunulan aşağıdaki asker çocuğun fotoğrafı ise meseleyi çarpıtmaktan başka bir mana ifade etmemektedir. Dikkat edilirse çocuğun eli uniformasının dışında, halbuki M. Kemal’in, dolayısıyla masonların eli ise -eğer kıyafetleri buna müsaitse- içindedir.[4] Öte yandan çocuğun ayaklarına dikkat edilirse, topuklarının mason duruşundaki gibi bitişik durumda olmadığı görülür. Halbuki M. Kemal’in topukları masonların duruşuyla tıpatıp aynıdır.

*

atatürk mason durusu bilge kagan durusu türklerin durusu alperen durusu

Bu duruşun Mason sadakat duruşuyla bir alakası yok… El dışarıda, parmaklar içe doğru kıvrık. Ayaklara dikkat…

***

mason nizam durusu mason sadakat durusu atatürk m. kemal mason mu bilge kagan durusu alperen durusu

El -kıyafet müsait olduğunda- içeride, topuklar ise bitişiktir…

***

kemal-atatc3bcrk-mason-mu-nizam-durusu-eli-koynunda-41

Parmaklara ve topuklara dikkat…

***

Şayet resimdeki çocuk tıpkı masonlar gibi sadakat duruşu yapmış olsa dahi, ki yapmıyor, bu onun mason olduğunu mu gösterir? Tabiki hayır! Büyük bir ihtimalle fotoğraf çektiren birtakım “tanınmış kalburüstü” şahısları mason sadakat duruşuyla görmüş ve bunu bir “poz verme” şekli telakki etmiştir. Bu yüzden kendisi de bu şekilde poz vermiştir. Zaten el ve ayaklarının mason duruşundan farklı olması bu ihtimali güçlendirmektedir.

atatürk mason mu bilge kagan durusu

Bilge Kağan duruşuymuş!.. El, parmak ve ayakların şekli net değildir, dolayısıyla bir tahminde bulunmak imkansızdır…

***

Biz, elin herhangi bir şekilde göğüs üzerine konulmasından bahsetmiyoruz. Kültürümüzde sevgi ve saygı ifadesi olarak elin kısa bir müddet göğüs üzerine konulması bir selamlama şeklidir. Halbuki biz bir sembolden bahsediyoruz. Bu ikisi arasındaki farkı anlamadığınız takdirde sapla samanı birbirine karıştırmanız işten bile değildir.

Mesela Bağdat Caddesi’ndeki rezidanstan 3 daire aldığı ortaya çıkan CHP Istanbul Milletvekili Gamze Akkuş Ilgezdi, Meclis’teki yemin töreninde sağ elini göğsüne koymuş ve fakat sol yumruğunu kaldırarak sosyalist çevrelere mesaj vermişti. Işte bu selamlama değil, bir semboldür. Hitler’in kolunu havaya kaldırarak yaptığı işaret de “Nazi” sembolüdür. Aynı şekilde Mısır’da Sisi’nin yaptığı darbeyi protesto etmek ve Muhammed Mursi’yi desteklemek maksadıyla yapılan “Rabia” işareti de bir semboldür.

*

atatürk mason durusu bilge kagan durusu chp milletvekili izgeldi

CHP milletvekilleri Gamze Akkuş Ilgezdi, Ali Haydar Hakverdi ve Hilmi Yarayıcı…

***

Nazi ile Rabia sembollerinin her ikisinde kollar aynı şekilde havaya kaldırılmakla birlikte el şekilleri farklıdır. Bilindiği gibi, Rabia sembolünde baş parmak avuç içine kıvırılır ve diğer parmaklar açık kalırken, Nazi sembolünde beş parmak birleştirilmiş ve açık şekilde havaya kaldırılır. Yani arada “bir parmak” fark vardır. Demek ki bir parmaklık fark, birbirine taban tabana zıt iki farklı ideolojiyi belirleyebiliyor.

Kemalist mantığın dar kalıplarından sıyrılarak 2000 sene sonrasına kısa bir yolculuk yapalım… 4015 yılında yapılan kazı çalışmalarında, Nazi işareti yapan Adolf Hitler ile Rabia işareti yapan örneğin Recep Tayyip Erdoğan’ın (bu işareti çok yaptığı için onu misal olarak veriyoruz) doğal nedenlerden dolayı kısmen tahrip olmuş birer heykelleri gün yüzüne çıkarıldığında, (şayet 4015 yılında nesli tükenmemişse) kemalist zihniyetli birinin çıkıp her ikisinin de aynı ideolojiye sahip olduğunu iddia etmesi, gülünç olmaz mı? Halbuki bilindiği gibi Nazi işaretini yapanlar katliamı savunurken, Rabia sembolü darbeye ve katliama karşı bir tepki olarak doğmuştur. Işte bu “bir parmak”lık fark, haini kahraman, kahramanı ise hain gösterebilir.

*

atatürk bilge kagan oturusu m. kemal bilge kagan oturusu atatürk bagdas

***

Bu iddiayı ortaya atan şahıs, tezini kuvvetlendirmek için M. Kemal’in tıpkı Türk töresindeki Bilge Kağan gibi bağdaş kurarak oturduğunu ileri sürüyor. Yani böyle bir akıl tutulması olabilir mi? Bu mantığa göre HDP’li Selahattin Demirtaş da Türk töresindeki Bilge Kağan gibi bağdaş kuruyor. O halde türkler olarak hepimiz oyumuzu Demirtaş’a verip onu başbuğ yapalım.

atatürk bagdas türk töresinde bilge kagan oturusu bagdas m. kemal bagdas demirtas bagdas

Türk töresindeki Bilge Kağan gibi bağdaş kuran başbuğ Demirtaş…

***

*

Ayrıca M. Kemal alttaki resimde bağdaş kurmuyor… Ne yapacağız şimdi? “Türklükten istifa etti” mi diyeceğiz?

*

atatürk mason mu bilge kagan durusu bilge alperen durusu bilge kagan oturusu atatürk bagdas m. kemal bagdas m. kemal mason mu

***

Farzedelim ki M. Kemal’in duruşu -benzemediği halde- Bilge Kağan duruşudur, fakat öte yandan birebir benzerlik arzeden Mason nizam duruşunu da katiyyen göz ardı edemeyiz. Aslında mesele apaçık ortada, fakat ikna ol(a)mayanlar için bu durumda yapacak bir şey kalıyor, o da M. Kemal’in icraatlarına bakarak onun Türk töresine mi yoksa Masonlara mı daha yakın olduğunu tespit etmek!

Madem M. Kemal Türklüğe çok bağlıydı, o zaman;

– Bayrağı haç olan Isviçre’nin Medeni Kanunu’nu alacağına, Türklerin inancına, adetlerine, örfüne, geleneklerine, kültürüne, töresine uygun bir kanun yapsaydı.

– Yahudi dininin -doğal olarak masonların- sembolü olan şapkayı, Kurtuluş Şavaşı’nda “şapkalı gavurlar geliyor” diyerek düşmana karşı savaşan Müslüman milletin başına geçirip onurunu ayaklar altına alacağına, eski Türklere ait bir başlık seçseydi.

– Latin alfabesini kabul edeceğine, Göktürk alfabesini alsaydı.

– Alaturka musikiyi yasaklayıp Alafranga müziği dayatmasaydı.

– Dilimize yabancı kelimeler sokacağına, milletin duygu ve düşüncesine tercüman olan kelimeleri muhafaza etseydi.

– Bari bir asker olarak fransızlardan “Mareşal” veya “General” gibi kelimeler almasaydı da askerliği ile tarihe damga vurmuş olan Türklerin daha evvel kullandıkları bir ünvan bulsaydı.

***

Biz M. Kemal’in Türk büyüklerinden değil de masonlardan etkilendiğine dair bazı delillere sahibiz.

M. Kemal’in Jean-Jacques Rousseau’dan etkilendiği tarihçilerce malumdur, zaten bu husus kitaplığında bulunan kitaplardan da anlaşılmaktadır.[5]

Işte M. Kemal’i etkileyen bu Rousseau’nun adı -maalesef- Mason localarında geçmektedir!

***

M. Kemal’i etkileyen diğer bir düşünür de Montesquieu’dur.

Nitekim bu “masonun” Del’esprit de lois adlı kitabının 1923 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca bastırılan tercümesi M. Kemal’in özel kitaplığında bulunmaktadır.[6]

***

M. Kemal, Leone Caetani’den de etkilenmiştir. Bu adam Islam düşmanı ve iftiracı bir müsteşriktir (doğubilimci, oryantalist). Müslümanlığa karşı düşmanlık hisleri ve tarafgirlik ile tanınıyor.[7] Caetani’nin “Annali dell Islam” adlı eseri iftiralarla doludur. Eser, 1905-1926 yılları arasında Milano ve Roma’da büyük boy 10 cilt halinde yayınlanmıştır. Bu tarih ve sîretle ilgili kitabı, Hüseyin Cahid [Yalçın], ki o da masondur, 10 cilt halinde Türkçe’ye çevirmiştir (Istanbul 1924-1927).

Eserin hatalarını tashih için merhum M. Asım Köksal, dört yüz sahifeyi aşkın bir reddiye yazmıştır[8] (1986’da Ankara’da basılmıştır). Daha sonraları yazdığı Islâm Tarihi adlı geniş eserinde de yeri geldikçe Caetani’nin hatalarını göstermiştir.[9]

Dinimize iftira atan bu adam, M. Kemal’i etkilemiş demek… Ilginç. Daha da ilginci, müslüman çocuklara okutulan 1931 yılının “Tarih II. Ortazamanlar” adlı Lise Tarih kitabında[10], Caetani’nin yukarıda sözü edilen “Islam Tarihi” adlı iftiralarla dolu kitabından alıntılar olduğu gerçeğidir.

Mesela Leone Caetani bu kitabın ikinci cildinde şöyle yazmaktadır: (sadeleştirildi) :

“Muhammed ilk önce Resulullah olarak ortaya çıkmamış, bu mefhuma senelerce mücadeleden ve düşünceden sonra ulaşmıştır.”[11]

M. Kemal’in, “Lise Tarih” kitabı için 1930 yılında eliyle yazdığı birçok sayfanın arşivlerde bulunduğu erbabına malumdur. Işte bu kitapta Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz ve Islamiyetin doğuşu hakkında yazdıkları, Leone Caetani’nin ifadeleriyle neredeyse aynıdır:

“Muhammed iptida (ilk önce) Allah’ın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır; bunu düşünmemiştir. Bu düşünce, senelerce mücadele ettikten ve fikirleri neşreyledikten sonra kendisinde hasıl olmuştur.”[12]

*

atatürk ortazamanlar lise tarih kitabi atatürk ve din m. kemal 1931 ortazamanlar lise tarih kitabi gökten indigi sanilan kitap

[12] no’lu dipnot ile alakalı… M. Kemal’in, “Lise Tarih” kitabı için 1930 yılında eliyle yazdığı sayfa…

***

Yani M. Kemal’in Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz hakkında yazdığı hezeyanların kaynağı Leone Caetani’nin kitabıdır. Hilafetle alakalı düşünceleri de bu kitaba dayanmaktadır. Işte bu hezeyanlar 1931 yılının “Tarih II. Ortazamanlar” adlı Lise Tarih kitabına şöyle yansımıştır:

“Muhammed birdenbire Allahın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır.(…) senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden(düşünceden) sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur.”[13]

Leone Caetani’nin sözü edilen kitabının 218 ve 219. sayfasında M. Kemal’in sayfa kenarlarını ve bazı satırların altlarını çizdiği, bir yere de “Dikkat” anlamında “D” harfi koyduğu görülmektedir.[14]

*

kemal-atatc3bcrk-ortazamanlar-lise-tarih-kitabi-1931-sayfa-90[13] no’lu dipnot’ta bahsi geçen sözlerin yer aldığı sayfa

***

atatürk ortazamanlar lise tarih kitabi leone caetani atatürk ve din m. kemal ortazamanlar lise tarih kitabi m. kemal leone caetani

[14] no’lu dipnot ile alakalı… Leone Caetani’nin “Islam Tarihi” adlı kitabının 218 ve 219. sayfasında M. Kemal’in işaretlediği yerler görülmektedir…

***

Bilge Kağan duruşu iddiasını ortaya atan şahsa soruyoruz; M. Kemal’in bu hareketi Türk töresine mi, yoksa masonluğa mı uygundur?

***

M. Kemal, Voltaire’in akıl ve ilim düşüncesinden de etkilenmiştir.[15] Bu adam da boyuna masonlardan etkileniyor, durdurmak ne mümkün!

Voltaire; “ilmin ilerlemesi sayesinde insan uyanacak ve dinin değil, ilmin sesine kulak verecektir” demiş. Işte M. Kemal bundan etkilenmiş. Hangi ilim? Birkaç yıl önce bir ilim adamının söylediğini bugün yalanlayan ilim mi?

***

M. Kemal’in etkilendiği bir diğer isim ise Herbert George Wells’tir. Bu adam Sosyalist/Komünisttir. Bazılarına göre aynı zamanda masondur.

M. Kemal, Nutuk’ta, Herbert George Wells’in “Cihan Tarihinin Umumî Hatları” adlı kitabından -ki bu kitap M. Kemal’in talimatıyla dilimize tercüme edilmiştir- bahsetmektedir. Nutuk’ta, Wells’in mütalaalarına yer verdikten sonra şöyle devam ediyor: “Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, Müslümanlığı, Budizmi bir yana bırakarak basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş saf ve lekesiz bir dünya dininin kurulması ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren “birleşik bir dünya devleti” kurma hayalinin tatlı olduğunu inkâr edecek değiliz.”[16]

Işte bu sözler, Alparslan Yasa’nın bir makalesinde de belirttiği gibi, Mason inancının başlıca esaslarındandır ve Anderson Anayasası’nın bilhassa Allah ve dinle alakalı 1. mükellefiyeti ile Ramsay’in 1737 Nutku’ndaki fikirlere tekabül etmektedir.[17]

Böylece M. Kemal’in, “Müslümanlığı bir yana bırakalım” sözüyle ne demek istediği kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor. M. Kemal’in bu sözlerini başka bir yazımızda değerlendirmiştik.[18]

*

George-Washington mason freemasonGeorge (belki de Cüneyt) Washington…

***

Tekrar mason “Cüneyt” Washington’a temas edelim…

M. Kemal Cumhuriyet’in kurulmasından kısa bir müddet önce “The Saturday Evening Post” gazetesine bir röportaj vermişti. Bu röportaj 20 Ekim 1923 tarihinde “Kemal Pasha – By Isaac F. Marcosson” başlığıyla yayınlanmıştır.

Söz konusu röportajın “Admiration for Washington” (sayfa 144) altbaşlığında M. Kemal Atatürk’ün; “Hayatım boyunca, Washington ve Lincoln’ün hayat ve eserlerinden ilham aldım”[19] dediğini görüyoruz. Yani M. Kemal Atatürk “mason” olduğu bilinen George Washington’un hayat ve eserlerinden “ilham” aldığını söylüyor.

Yukarıda zikredilen delillerden açıkça görülmektedir ki, M. Kemal, Bilge Kağan’ın yolundan değil, bilakis masonların yolundan gitmiştir. Bize de, Masonların yolundan giden birini reddetmek yakışır.

***

Harf ve Dil Inkılabı Türk töresine bağlılık mı, yoksa masonluk mudur?

Prof. Dr. Osman Turan açıklasın:

“Bin yıl zarfında tarih, edebiyat, dil, san’at, kültür, ahlak, an’ane, folklorumuz öyle bir Islam hamuru ile yoğrulmuştur ki Türkleri ondan mahrum etmeğe uğraşmak, hem beyhudedir, hem de bu milleti yıkmak ve ona hıyanet etmektir. Bundan dolayıdır ki Türk milletinin düşmanları, kuru ve muhtevası alınmış bir milliyetçilikten ziyade, açık-kapalı yollarla, Islamiyeti yıkmağa çalışıyorlar.”[20]

Şimdi de bir masonun yazdıklarına bakalım:

“Son harf inkılabı Millete “kolay yazıp okumak” yolunu göstermiştir. Dil inkılabı “doğru yazmak ve güzel söylemek” ve daha sonra “bilmek, öğrenmek ve öğretmek” yollarında Türk milletini yükseltecektir. Birinci “harf” inkılabı, aşağıdan yukarıya doğru yürümektedir. Ikinci “dil” inkılabı, yukarıdan aşağıya inerek yürüyecektir. Bu inkılabı yapmak vazifesi münevver zümreye düşmektedir. “Münevver zümrenin” cehil ve taassuba karşı birleşmesinden başka bir şey olmıyan Masonluk bu işte en mühim vazifenin kendisine düştüğünü unutmamalıdır.”[21]

***

Şapka(Kıyafet) Inkılabı Türk töresine bağlılık mı, yoksa düpedüz masonluk mudur?

Evvela Doç. Dr. Ümit Meriç’in konuyla alakalı açıklamalarına yer verelim:

“Kıyafetin tarihi, dinler ve devletler, âdetler, düşünceler ta­rihi ile iç içedir. Fransızca’dan Türkçe’ye de geçmiş olan costume kelimesi İtalyanca “costume”den gelmektedir ki âdet, ge­lenek mânâsınadır. Yani, giyim ile âdet başlangıçta aynı şeyi ifade etmektedir. Çünkü her kavmin kendine göre bir giyim âdeti vardır. Kostümlerin yani kıyafetlerin değişmesi ile âdetle­rin değişmesi birbiriıne paralel olmuştur.(..) Giyim insanın dünya görüşünü ortaya koyan senbollerden biridir.”[22]

Doç. Dr. Ümit Meriç’in verdiği bu faydalı malumattan sonra şimdi de bir masonun mütalaasına geçelim:

“Türkiyede fes, batı medeniyetinin dışında yaşanabileceği fikrinin bir çeşit sembolü idi. M. Kemal Paşaya göre, batı ve doğu adları ile anılan iki medeniyet yoktur. Doğu medeniyeti yüz yıllar önce duraklamış, canlılığını kaybetmiştir. Batı medeniyeti ise canlıdır. Bu medeniyet ne dinî ne de millidir. Laiktir. Dolayısıyla evrensel bir medeniyet olarak hayat şartını oluşturmaktadır. Bu itibarla batı medeniyetine yönelmek için her türlü engelin kaldırılması şarttır. Bunların başında, fesin kaldırılması gerekli olmuştur.”[23]

*

sapka-yahudi-kombi-2

Şapka, yahudi dininin sembollerindendir…

***

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere şapka meselesi o kadar basit değildir. Şapka, yahudi dininin sembollerindendir. Nitekim 31 Mayıs 1665’de “Mesih” olduğunu iddia eden Sabetay Sevi, Osmanlı Devleti’nde Saray’da muhakeme edilirken bu iddiasından vazgeçmiş ve Yahudilikten çıkıp Müslümanlığı kabul ederken “Yahudi şapkasını yere atarak üzerine tükürmüştü.”[24] Elbette bu hareketi manasız değildi.

Yahudiliğin gizli bir örgütü olduğu bilinen masonlukta da şapkanın önemi büyüktür. Nitekim Mason toplantılarına katılan resmi bir masonun kıyafeti Frak ve beyaz kıravattır, Üstad-ı Muhterem(!) ise bir de ipek “şapka” giymelidir. Bu husus masonların resmi yayınlarında açıkça ifade edilmektedir.[25]

Zira masonik şapkalar, localarda masonların rütbesini gösterir. Şapka aynı zamanda, Yahudi ve masonlar için büyük ehemmiyet atfedilen ve -haşa- şeytani icraatlarını dayandırdıkları Kral Süleyman’ın (Hz. Süleyman aleyhisselam)’ın “başındaki tacını” sembolize eder.

*

ScreenHunter_348 Aug. 09 08.16

Bir mason sitesinde masonik şapka…

***

Mason tarihini araştıran ve bu konuda 1929’da bir ansiklopedi yayınlayan tarihçi ve mason Albert Mackey, Ingiliz Avam Kamarasının kürsüsünden şapkasız konuşma yapılamadığını ve buna cüret eden üyelerin, milletvekilleri tarafından protesto edildiğini aktarır.[26]

O halde soralım: Müslüman milletin başına yahudi ve masonların şapkasını zorla geçirmek, ne zamandan beri Türk töresine uymak oluyor?

***

Müzik Inkılabı mı Türk töresine bağlılıktır?..

M. Kemal, Vossische Zeitung muhabirine verdiği bir beyanatta yukarıda da adı geçen “mason” Montesquieu’nun müzikle alakalı fikirlerine iştirak ettiğini ve bu yüzden “Müzik inkılabı” yaparak “Batı” müziğini aldığını söyler:

“Montesquieu’nun: ‘Bir milletin müzikte eğilimine önem verilmezse, o milleti ilerletmek mümkün olmaz’ sözünü okudum, onaylarım. Bunun için müziğe çok önem göstermekte olduğunu görüyorsunuz. (..) Bunun için batı müziğini almakta olduğumuzu görüyorsunuz.”[27]

Alaturka musikiyi yasaklayıp Batı müziğini almakta kararlı olan M. Kemal, 1 Kasım 1934 tarihinde Meclis açış konuşmasında; “Bu gün dinletmeğe yeltenilen musiki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır.(..) Bunu açıkça bilmeliyiz.” der.[28]

Bu konuşmadan bir gün sonra Anadolu Ajansı’nda “Alaturka musikiye paydos!” başlıklı bir haber yayınlanır. Haberde “Büyük şefin nutuklarındaki işaret üzerine, Dahiliye Vekili’nin emriyle bu akşamdan itibaren Ankara ve Istanbul radyolarında, alaturka neşriyata son verildiği” açıklanıyordu.[29]

30 Ocak 1935’te ise Bursa valisi Dahiliye Vekaleti’nin (Içişleri Bakanlığı’nın) “eski şark musikinin ortadan kaldırılması” için evrensel (batılı) müziğin kökleştirilmesini emreden yazısını tamim ediyordu.[30]

*

atatürk müzik inkilabi alaturka alafranga, atatürk saz m. kemal müzik inkilabi

[30] no’lu dipnotta bahsi geçen 30 Ocak 1935 tarihli tamim (genelge)…

***

atatürk müzik inkilabi alaturka alafranga, atatürk saz m. kemal müzik inkilabi yapti mi

1935 tarihli Cumhuriyet inkılabı karikatürlerinden biri. Kalkınma hamleleri, yenilikler, ıslah çalışmaları… Fakat fatura Türk musikisine çıkarılıyor ve klasik sazlar çöpe atılıyor. Türk musikisinin yasaklandığı yıllar… Yeniliği, kalkınmayı ve inkılabı temsil eden fabrika, yol, tren, okul, gazete, hayvancılık… tanbura, uda, kemana karşı.[31]

***

Hatta bu inkılap için yurtdışından yüksek maaşla “yabancı” uzamanlar da getirtilir. Işte onlardan birine dair Kemal Atatürk imzalı kararname.[32]

*

müzik inkilabi musiki inkilabi almanyadan getirilen paul hindemithin sözlesmesine dair kararname

[32] no’lu dipnotta sözü edilen kararname…

***

*

Karl Ebert adlı bir zata ise 2 ay için 1500 lira ödeme yapılır.[33] O yıllarda memur maaşları kaç liraydı acaba?

*

müzik inkilabi musuki inkilabi carl ebert karl ebert atatürk m. kemal müzik devrimi, yabanci ögretmenler egitmenler

[33] no’lu dipnotta bahsi geçen Kemal Atatürk imzalı kararname…

***

*

O yıllarda bir memur/öğretmen maaşının kaç lira olduğunu yine Kemal Atatürk imzalı bu kararnamelerde görebilirsiniz[34] :

*

atatc3bcrk-c3b6gretmen-maaslari-m-kemal-c3b6gretmen-maaslari-atatc3bcrk-memur-maaslari-m-kemal-memur-maaslari[34] no’lu dipnotta bahsi geçen Kemal Atatürk imzalı kararnameler… O yıllarda memurlara 40 lira civarında maaş verildiği görülmektedir…

***

Velhasıl, M. Kemal’in müzik konusunda da masonlara uyduğunu söyleyebiliriz.

Bilge Kağan duruşu iddiasını ortaya atan arkadaş bazen sazını alıp televizyon ekranlarında “amaaan amaaan” diye türkü söylüyor. Üstelik Şapka kanununa aykırı bir başlıkla. Dolayısıyla M. Kemal’in inkılabına aykırı hareket ediyor. M. Kemal bu arkadaşı görseydi, herhalde hemen bir darağacı kurdurtup gözünün yaşına bakmadan oracıkta sallandırırdı. Bazen bu tür Atatürkçülere “Ey Kemalist! Şapkan kadar konuş!..” demek geliyor içimden…

Bu şahıs, M. Kemal’in Türk töresi üzerine yetiştirildiğini iddia ediyor…

Oysa M. Kemal, Fransız Gazeteci Maurice Perno’ya verdiği mülâkatta Fransız kültürünü methetmektedir:

“Biz, hepimiz Fransa’nın hars (kültür) membaından (kaynağından) içtik. Ben bile çocukken bir müddet Fransız mektebine gittim.”[35]

Daha ne desin?..

Türk töresiymiş… Türk kadınlarını Iran Şahı’nın önünde soymak[36] da mı Türk töresi oluyor? Ben Türkoğlu Türk olarak böyle bir töre bilmiyorum. Büyüklerimden de bu hareketin Türk töresi değil, düpedüz “namussuzluk” olduğunu öğrendim.

*

abdc3bclhamiti-tahtan-indirenler-hareket-ordusu-atatc3bcrk-kemal-selanik-hareket-ordusu-abdc3bclhamid-masonlar1

M. Kemal, Sultan Ikinci Abdülhamid Han’ı tahttan indiren mason güdümlü Hareket Ordusu erkanıyla birlikte…

***

abdc3bclhamiti-tahtan-indirenler-hareket-ordusu-atatc3bcrk-kemal-selanik-hareket-ordusu-abdc3bclhamid-masonlar-musevi-taburu

M. Kemal, Sultan Ikinci Abdülhamid Han’ı tahttan indiren mason güdümlü Hareket Ordusu’yla Istanbul’a gelirken…

***

Bitirirken bir hatırlatmada bulunayım… Bir mason üstadı, Filistin’de bir Israil Devleti’nin kurulmasına izin vermeyen Sultan II. Abdülhamid Han’ı tahttan indirdiklerini itiraf etmişti. Istanbul’daki ayaklanmayı bastırmak bahanesiyle Selanik’ten hareket eden ve aralarında 700 Selanikli Yahudi’nin de bulunduğu mason güdümlü Hareket Ordusu, Sultan II. Abdülhamid Han’ı tahttan indirmiş ve kendi tabirleriyle bir “Mason Devlet” kurmuşlardı. Işte bu orduya Hareket Ordusu adının verilmesi M. Kemal’in düşüncesiydi. Dahası, ordunun başına M. Kemal’in kumandanı Hüseyin Hüsnü Paşa getirilmiş ve ordunun kurmay heyetine kolağası M. Kemal de girmişti.[37] Sultan II. Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesinden sonra Yıldız Sarayı yağmalandı. Ikdam gazetesi, bir görgü şahidine dayanarak kimin neler gaspettiğine dair uzun bir liste yayınladı. Listede M. Kemal’in adı da geçiyordu. Gazeteye göre M. Kemal “elmaslı ve incili gerdanlık” gaspetmişti.[38]

M. Kemal’in Türk töresine bağlı olduğunu iddia eden şahsa soralım: Türk töresine göre yetiştirilen biri nasıl olur da Türklerin Hakanı ve Müslümanların Halifesini tahttan indirip Sarayı’nı yağmalar?

Ayrıca biz sadece M. Kemal’in mason sadakat duruşuyla verdiği pozlara dayanarak ona mason demiyoruz. Elimizde daha ciddi deliller var. Yukarıda sıraladığımız icraatlarına ek olarak Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan belgeler de onun mason olduğunu hiçbir şüphe ve îtiraza mahal bırakmayacak bir surette göstermektedir.[39]

-Şimdilik- bizden bu kadar.

.

**********

.

KAYNAKLAR

.

[1] “Güneş Dil Teorisi” saçmalıkları hakkında daha fazla malumat için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/08/30/ataturkun-gunes-dil-teorisi-kalp-krizi-gecirenler-olursa-sorumluluk-kabul-etmiyorum/

[2] Cüneyt Arkın’a Almanya’da “George” Arkın dendiğine dair bakınız;

http://www.cinema.de/stars/star/george-arkin,1586878,ApplicationStar.html

[3] Iddia sahibi böyle çark etmişti:

http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/17670930.asp

[4] Masonlukta “3. Derece Nizam Vaziyeti”nin fotoğraftaki şekilde olduğuna dair bakınız; Masonlar Büyük Locası Üstadı Celil Layiktez, Başlangıçtan Bugüne Kadar Ritüelimizin Inkişafı, Mimar Sinan Yayınları No:1, Yenilik Basımevi Istanbul 1972, Üçüncü Dereceye Mahsus Muhtıra, sayfa 11.

[5] Şerafettin Turan, Atatürk’ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, Kitaplar, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1982, sayfa 13.

[6] Şerafettin Turan, Atatürk’ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, Kitaplar, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1982, sayfa 14

Ayrıca bakınız; Artun Ünsal, “Atatürk ve Kitaplar,” Yankı, (529, 1981).

[7] Sıddîqî, M. Z, Hadîs Edebiyatı Tarihi, tercüme eden: Yusuf Ziya Kavakçı, Istanbul 1966, sayfa 18-24.

[8] Mustafa Asım Köksal, Müsteşrık Caetani’nin Yazdığı Islam Tarihi’ndeki Isnad ve Iftiralara Reddiye, Diyanet, Ankara, 1961. (1986’da basılmış olanı da var).

[9] Mustafa Asım Köksal, Islâm Tarihi, Ankara 1966, cild 6, sayfa 66.

[10] Müslüman çocuklara okutulan Lise Tarih kitabı hakkında daha geniş bilgi için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2013/02/05/m-kemal-ataturkun-okuttugu-lise-tarih-kitabi/

http://belgelerlegercektarih.com/2015/03/08/ataturk-doneminde-okullarda-darwinizm-okutuluyordu/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/25/necip-f-kisakurekten-ataturke-allahsiz-tarih-ii-ortazamanlar-1931-yilinin-lise-tarih-kitabi/

[11] Leone Caetani, Islam Tarihi, Terümce eden: “Mason” Hüseyin Cahid, cild 2, Istanbul 1924, sayfa 59-61.

[12] Bu belge Anıtkabir Kütüphanesi’ndedir. Fotokopisi, Türk Tarih Kurumu’nda ve Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Askeri Tarih ve Stratejik Etüdler Başkanlığı arşivindedir…

[13] Tarih II, Ortazamanlar, Devlet Matbaası, Istanbul, 1931 yılının Lise Tarih kitabı, sayfa 90, 91.

[14] Leone Caetani, Islam Tarihi, Terümce eden: “Mason” Hüseyin Cahid, cild 3, Istanbul 1924, sayfa 218, 219.

[15] Şerafettin Dönmez, Atatürk’ün Çağdaş Toplum ve Din Anlayışı, Ayışığı Yayınları, Istanbul 1998, sayfa 48-56.

[16] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 2, sayfa 713.

[17] Asım Akin, “Büyük Üstat Mesajı”, Mimar Sinan Dergisi, sayı 137, yıl 2005, sayfa 5.

[18] M. Kemal’in “Müslümanlığı bir yana bırakalım, yeni bir dünya düzeni kuralım” sözü hakkında yaptığımız değerlendirme için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/16/muslumanligi-bir-yana-birakmak-ne-demek-m-kemal-ataturk-nutukta-ne-demek-istedi/

[19] Bu röportaj 20 Ekim 1923 tarihli “The Saturday Evening Post” gazetesinde “Kemal Pasha – By Isaac F. Marcosson” başlığıyla yayınlanmıştır.

Türkçesi için bakınız;

Ergun Özbudun, Türkiye’nin Kuruluş Yıllarında Bir Yabancı Gazeteci’nin Ankara Yolculuğu ve Atatürk’le Görüşmesi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Ankara 1984, cild 1, sayı 1, sayfa 167 – 191.

Röportajın orijinali için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/09/03/ataturk-89-yil-once-bugunu-gordu-ataturkun-ortadogu-halklari-kehaneti-yalani-ataturkun-amerikali-gazeteci-marcossona-verdigi-roportajin-tam-metni/

[20] Prof. Dr. Osman Turan, Türkiye’de Siyasi Buhranın Kaynakları, Turan Neşriyat Yurdu, sayfa 148.

[21] Mimar Sinan Dergisi, (özel) sayı 135, yıl 2005, sayfa 200 – 202.

[22] Makalenin tamamı için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2013/05/09/seriat-hukumleri-ve-hikmetleri-ortunmek-kilik-kiyafet/

[23] Fikret Çeltikçi, “Atatürk’ün Eylem ve Devrimleri Içinde Uygarlık ve Kültür Kavramları”, Mimar Sinan Dergisi (Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının yayın organıdır), sayı 31, yıl 1981, sayfa 27.

[24] M. Kemal Atatürk şapka kanunu ile Sabetay Sevi’nin intikamını mı aldı? :

http://belgelerlegercektarih.com/2012/10/20/m-kemal-ataturk-sapka-ile-sabetay-sevinin-intikamini-mi-aldi/

[25] Mesut Tuncel, “Bir Mason, Masonluk hakkında neler bilmelidir? Masonlukta Etiket”, Mimar Sinan Dergisi, sayı 97, yıl 1995, sayfa 51.

[26] Albert G. Mackey, Revised Encyclopaedia of Freemasonry, 1929, “Hat” maddesi.

Ayrıca bakınız; George C. Williamson, Curious Survivals, sayfa 92.

[27] 30 Kasım 1929, Vossische Zeitung (Alman gazetesi) Muhabirine Demeç. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1989, cild 3, sayfa 124.

Ayrıca bakınız;

Ayın Tarihi: 1930, No.73, sayfa 6049-6055.

[28] TBMM Zabıt Ceridesi, Cild 25, Devre 4, Birleşim 1, 1 Kasım 1934, sayfa 4.

[29] Anadolu Ajansı: “Alaturka Musikiye Paydos”, 2 Kasım 1934.

[30] 30 Ocak 1935 tarihli tamim (Dinçer Yalçın Arşivi)

[31] Aktaran: Ismail Kara, Cumhuriyet Türkiyesi’nde Bir Mesele Olarak Islam, cild 1, 6. Baskı, Dergah Yayınları, Istanbul 2014, sayfa 43.

[32] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.18.01.02./54.36.16.

[33] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.18.01.02/82.8.13.

[34] T.C. Resmî Gazete, 11 Kasım 1936, sayı 3456.

[35] Mustafa Kemal’in Fransız Gazeteci Maurice Perno’ya Verdiği Mülâkat, 29 Ekim 1923. Akşam Gazetesi, 11 Şubat 1924.

[36] Türk kadınlarının Iran Şahı’nın önünde soyunduğuna dair bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/19/kemal-ataturk-olmasaydi-baban-kim-olurdu-o-namusumuzu-kurtardi-diyenere-ithaf-olunur/

[37] Celil Layiktez, Türkiye’de Masonluk Tarihi, cild 1, Başlangıç 1721-1956, Yenilik Basımevi, Istanbul 1999, sayfa 103 – 113.

Tafsilat için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/10/mason-ustadi-itiraf-etti-sultan-abdulhamidi-biz-devirdik/

[38] Ikdam Gazetesi, Nu. 7929, 17 Nisan 1335 (1919). Aktaran: Kadir Mısıroğlu, Moskof Mezalimi, Sebil Yayınevi, Istanbul 1970, sayfa 244.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci de, “Yıldız Sarayı yağma edildi. Sonradan (1919’da) bu yağma mahkemeye çıkarıldı, kimlerin ne çaldığı gazetelerde ilan edildi. Bir iki isim sayılsa bugün kıyamet kopar” diyerek M. Kemal’i işaret etmektedir. Bakınız; Ekrem Buğra Ekinci, Osmanlı’nın Çöküşü, Timaş Yayınları, Istanbul 2014, sayfa 26.

[39] M. Kemal’in masonluğuna dair başka deliller için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2014/11/28/turk-tarih-kurumu-m-kemal-ataturk-masondu/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/13/m-kemal-ataturk-mason-mu-ataturk-mason-localarini-kapatti-mi/

http://belgelerlegercektarih.com/2013/09/21/ataturk-mason-localarini-kapatti-mi/

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar

4 comments on ““Atatürk’ün duruşu Bilge Kağan duruşudur” yalanına cevap

  1. Ülkenin beyni yüzyıl uyuşturuldu artık ne anlatsanız boş gavur ne anlar
    Birisi okur hayır yalan der sallar

    • Hem de Yahudi asıllı bir masondur, dünyayı ele geçirme ve yeni dünya düzeni kurma amaçlarını gerçekleştirmek için fransız ihtilalinden sonraki süreçte yeni rejimle kurulan neredeyse tüm yenilenen devletlerin başında Yahudi asıllı masonlar vardır, sadece Washington değil, Napolyon, hitler, stalin, lenin, mussolini, churchell vs gibi, bu yeni akım sanatta, edebiyatta, bilimde, fende, teknikte vs dünyada hep Yahudi asıllı ama illaki masondur, hep ortak amaca hizmet ettiklerinin işareti olduğu içinde özel hareket ordusunun bir kısım diğer üyeleride mason nizam duruşu ile bağlı oldukları merkeze her fırsatta mesaj vermekteler ve o zamanlar deşifre olmadığı sadece üyeleri bildiği içinde çok rahat ve pervasızlar ve ayrıca m.kamal 15 yıllık diktatörlüğünde de yine kendisi ve yakın çevresi her fırsatta yanındaki heyettekilerle kendisi gibi eli göğsünde dolaşmaktalar, halbuki ortak işaretleri değilde münferiden m.kamal ait bir duruş olsa diktatörü taklit gibi olacağından kimse cesaret edemez ona mahsus bir hareketi taklit etmeye velevki birisi farkında olmadan hareketini yanında taklit etmiş olsa ve bu mensubu oldukları masonluğun ortak işareti olmasa direk olarak be çocuk sen benimi taklit ediyorsun, o hareket bana mahsus ne yapmaya çalışıyorsun benimi taklit ediyorsun, bir daha görmeyeyim tarzında herkezin içinde belkide çok daha sert olarak uyarır, etmezde tekrar edersede kendini dar ağacında bulurdu o hareketi yapan zat… yani ne Müslümandır nede türk olmadığı zaten dedesinin, şeceresinin ve yaşayan bir akrabasının bilinip tanınmaması için bu milletten saklanmasından çok açık belli değilmidir, ne olduğu…

      • Defolun gidin rezil insanlar yazık size Atatürk sizin gibi insanları da kurtarmış yazık bu millete Atatürk’e saygısız Rezil insanlar…

  2. Anlaşılan Atatürk sizin soyunuzu kurutamamış, soyunuz kurusaydı da bu saçmalıkları buraya yazamasaydınız keşke hain Türk düşmanları

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s