“M. Kemal Atatürk, ‘vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmesin’ dedi” yalanı

“M. Kemal Atatürk, ‘vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmesin’ dedi” yalanı

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

M. Kemal Atatürk’ün milletvekilliği rozeti !! Rozetin alt kısmı “altın”, üst kısmı kırmızı minelidir. Mine üzerine “altından” ayyıldız motifi ve “T.C.”, “T.B.M.M.” harfleri işlenmiştir.[1] O dönem Öğretmen rozetleri, şayet varsa; “tahta”dan “keriz” motifli olsa gerek.

***

Yalan üstüne yalan… Milleti sloganlarla aldatıyorlar.

Iddia şöyle:

“Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz ne kadar verelim?” Mustafa Kemal Atatürk: “Öğretmen maaşlarını geçmesin.”

***

Milletvekili Maaşları

Nasıl da nefsi okşuyor değil mi? Karizmatik, eğitime önem veren aydın bir adam portresi ile karşı karşıyayız. Bakalım gerçekten öyle mi?

Tabiki bu söz yalandır çünkü o dönem, Meclis’in iç hukuku, ihtiyaçları, donanımı, ödenekleri kapsamında verilen 33 kanun teklifinden 22’sinin doğrudan Meclis ve “milletvekilerinin ödenekleri” ile ilgili olduğu Meclis tutanaklarında görülmektedir. TBMM’ye ödenek verilmesine dair 339 Sayılı Kanun, ilginç bir şekilde “müzakere yapılmadan” çıkarılmış ve Kanunla, Meclis’e 682.400 lira ek ödenek aktarılmıştır.[2]

Bilindiği gibi M. Kemal Atatürk birinci Meclis’e darbe yapmıştı… Ardından kendi seçtiği vekillerden oluşan ikinci Meclis göreve başladıktan kısa bir süre sonra ne yaptı biliyor musunuz? 23 Şubat 1924 tarih ve 421 Sayılı Kanun ile 2.400 lira olan yıllık ödenekleri 3.600 liraya yükseltti.[3]

Yetmedi !!

M. Kemal Atatürk’ün Meclis’i, 15 Mayıs 1930 tarihinde 1613 Sayılı “Büyük Millet Meclis Azasının Tahsisat (Ödenek) ve Harcırahları Hakkında”ki Kanunu kabul ederek, milletvekilleriyle ilgili düzenlemeleri tekrar ele almıştır. Bu Kanunla milletvekillerinin yıllık ücretleri “6000 liraya” çıkarılmıştır.[4]

[4] no’lu dipnot ile ilgili… Milletvekillerinin yıllık ücretlerini 6.000 liraya çıkaran 21 Mayıs 1930 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan 1613 Sayılı Kanun. (KAYNAK: Resmî Gazete, 21 Mayıs 1930, sayı 1499.)

***

Yetmedi !!

Aynı Kanunla milletvekillerine ve ailelerine her seçim dönemleri için 125 lira azimet ve avdet harcırahı (gidiş-geliş harcırahı) verilmesi kararlaştırılmıştır.[5]

1924’te bir Reşat altının fiyatı 5.3 lira idi. Memur maaşının 2.5 katından fazla tutarındaki aylık ödenekleri katmazsanız sadece yıllık maaşla 680 Reşat altını alınabiliyordu. Yani bugünkü rakamla 435 bin 200 lira.

***

M. Kemal Atatürk’ün Maaşı

M. Kemal Atatürk’ün maaşına hiç girmeyelim isterseniz, çünkü kemalistlerin; “anti kemalist” olma ihtimali yükselir. Bizim yazmamız halinde kemalistler zaten inanmayacaklardır. Bu yüzden sadece Atatürkçü Can Dündar’ın bu konuda yazdıklarını aynen alıntılıyoruz:

“2000’de bir belgesel çalışması için Türkiye İş Bankası arşivine girmiştim. Bankanın Ankara Etlik’teki arşivinde Atatürk’ün cumhuriyetin ilk döneminde kullandığı hesap defterini bulmuştuk.
“2” no’lu bu hesap cüzdanında Ata’nın hesap dökümü vardı.
Köşk’teki ilk maaşı 5 bin lira idi…
Cumhurbaşkanı ayrıca 7 bin lira da “fevkalade tahsisat” alıyordu. Toplam maaşı 12 bin lirayı buluyordu.
1927’de çıkarılan bir kanunla bu maaşa 2 bin 480 lira “pahalılık zammı” yapıldı. Böylece maaş 15 bin liraya yaklaştı.”[6]

15 BIN LIRA !!!

*

Atatürkün maasi, Atatürkün malvarligi, Atatürkün serveti, M. Kemal'in maasi, M. Kemal'in serveti, M. Kemal'in mal varligi***

M. Kemal Atatürk’ün Cumhurbaşkanı iken aldığı ma­aş ve öteki Cumhurbaşkanlarının aldıkları maaşlar ve 1989 yılında Cumhuriyet altınına göre değerleri… Arada uçurum var. (KAYNAK: Nokta Dergisi, 19 Kasım 1989.) M. Kemal’in mal varlığı hakkında tafsilat için şu yazımıza bakılabilir: http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/03/m-kemal-ataturkun-mal-varligi-serveti-genis-kapsamli/

***

19 Kasım 1989 tarihli Nokta dergisinde CHP Genel Başkanı ve Birinci Cumhurbaşkanı M. Kemal’in ne kadar maaş aldığı yayınlandı. Dergiye göre, Birinci Cumhurbaşkanının 1928 yılında eline geçen net maaş 14 bin lira imiş. Dergi bunu 1989’un parasına çevirmiş. Şöyle ki:

1928 yılında bir cumhuriyet altını 5 liraymış. Reisicumhur maaşıyla tam 2800 altın alınabiliyormuş. Bu da Kasım 1989 fiyatlarıyla 537 milyon lira etmektedir. Evet, Birinci Cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk ayda 537 milyon lira alıyormuş.

Bu rakam, hem Türkiye için, hem de dünyadaki cumhurbaşkanları için bir “maaş rekoru”dur. M. Kemal günümüzün Amerika, Fransa, Almanya gibi zengin ülkelerin Devlet Başkanları, yahut Cumhurbaşkanlarından kat be kat fazla maaş almaktadır.

***

Gelelim Öğretmen Maaşlarına…

M. Kemal’in “güya” çok değer verdiği öğretmenlere 1923 yılı içerisinde bazı bölgelerde maaşları dahi verilmemiştir… Örneğin Antalya ve Kayseri’de.

Kayseri Milletvekili Ahmed Hilmi Bey öğretmenlerin maaşlarının hamiyetli tüccarların bir araya gelerek topladığı 2.000 liradan ödendiğini iddia etmiştir.[7] Bu görüşe katılan Mazhar Müfid Bey mealen; “…Kayseri öğretmenleri bankaya müracaat ettikleri vakit bankanın kapısına bir kağıt yapıştırıyorlar: ‘Burada öğretmenlerin parası yoktur, müracaat etmeyiniz.’ Deniyor. Özetle öğretmenlerin maaşları verilmiyor” sözleriyle, bu durumu doğrulamıştır.[8]

25 Temmuz 1931 yılında kabul edilen 1880 Sayılı Kanunun birinci Maddesine göre öğretmen maaşlarının “en fazla” 150 lira olduğu görülüyor.[9] Bazı öğretmenler 90 lira maaş alıyordu. (Öğretmen maaşları derece ve kademeye göre değiştiği için net rakamlar veremiyoruz. Biz en iyimser rakamı verdik.)

M. Kemal’in “Hâkimiyet-i Milliye” isimli gazetesinin 27 Haziran 1929 tarihli haberine bakalım: “1929 yılı itibariyle bir ilk mektep öğretmeni vazifesine 1.500 kuruşla başlıyor.”[10] Yani, Vekillerin yıllık ücretleri 6000 lira, Öğretmen maaşları ise azami 150 lira.

M. Kemal Atatürk döneminde bırakın öğretmenleri, koskoca Maarif, yani Eğitim Müdürleri bile 40 lira maaş alabiliyorlardı.[11]

*

[11] no’lu dipnot ile ilgili… Maarif, yani Eğitim Müdürlerinin 40 lira maaş aldıklarına dair Resmî Gazete’de yayınlanan “M. Kemal” imzalı birkaç kararname. (KAYNAK: Resmî Gazete, 7 Kânunisani [Ocak] 1929, sayı 1086.)

***

Yabancı Uzmanların Raporları

Nitekim Türkiye’ye gelen yabancı uzmanlar, öğretmenlerin maaşlarının çok az olduğunu raporlarında belirtmişlerdir. Bu raporlardan birkaç tanesinin ilgili bölümlerine bakalım…

1 – ALFRED KÜHNE: Mesleki Terbiyenin Inkişafına (Mesleki Eğitimin Gelişimine) Dair Rapor

Alman Dr. Kühne, 1925 yılında Türkiye’ye gelmiştir.[12]

Dr. Kühne raporunda öğretmen maaşlarının az olmasını “büyük bir tehlike” olarak görmüş ve yaşam koşulları ile öğretmen ücretleri arasında denge kurulmasını önermiştir.[13]

Dr. Kühne’nin raporunda devamla şöyle denilmektedir:

“Yıllarca tahsil gören öğretmen bir çıraktan dahi daha az para kazanıyor. Öğretmenlerin kendilerini gereği gibi mesleklerine verebilmeleri maaşlarının arttırılması ile gerçekleştirilebilir.[14]

***

2 – BERYL PARKER: Türkiye’de Ilk Tahsil Hakkında Rapor

*

ataturk-ogretmen-maaslari-ataturk-milletvekilligi-maaslari-m-kemal-ogretmen-maaslari-m-kemal-milletvekili-maaslari-beryl-parker

Beryl Parker’in raporu Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) tarafından basıldı…

***

ataturk-ogretmen-maasi-ataturk-milletvekilligi-maaslari-m-kemal-ogretmen-maaslari-m-kemal-milletvekili-maaslari-beryl-parker

Raporun 36. sayfası…

***

Amerikalı eğitimci Prof. Dr. B. Parker’in 1934 yılında hazırlanan raporu, 1939 yılında I. Milli Eğitim Şurası dokümanı olarak Bakanlıkça yayınlanmıştır.[15]

Raporun yukarıda gördüğünüz 36. sayfasında şunlar yazmaktadır:

“Muallimlerin meharetleri, müfit oluşlarını muhakeme ederken bazan gayrimuntazam (düzensiz) olarak verilen az maaşlarını, bilhassa köylerde iyi yaşamak şeraitini (şartlarını) haiz mahalli bulmak güçlüğünü nazarı dikkate almak lazımdır. Muallimlerin çoğunun sıhhati, vazifelerine muntazaman devamlarını temin edecek derecede müstakar değildir…”[16]

***

3 – JOHN DEWEY: Türkiye Maarifi Hakkında Rapor

*

ataturk-ogretmen-maaslari-ataturk-milletvekilligi-maaslari-m-kemal-ogretmen-maaslari-m-kemal-milletvekili-maaslari

John Dewey’in 30 sayfalık raporunun kapağı… Bu rapor Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) tarafından basıldı…

***

ataturk-ogretmen-maaslari-ataturk-milletvekilligi-maaslari-m-kemal-ogretmen-maaslari-m-kemal-milletvekili-maaslari-2-ataturk-yalanlari

Raporun 16. sayfasında aşağıdaki ifadeler geçiyor…

***

John Dewey maaş hususunda şunları yazıyor:

“Açıkçası, Türkiye, pek çok muallim, binaenaleyh muallim mektebi ihtiyacında iken bir çok değerli erkeklerle kadınların mekteplere muallim olarak cezbi temin edilmedikçe yeniden mektep açmakta faide yoktur. Muallimleri aç bırakacak maaşlarla da onları mektebe cezbetmek imkansızdır. Diğer bir zarar da şudur ki mesleklerine en merbut muallimler bile bugün bütün fikirlerini ve kalplerini kendi tedris vazifelerine veremiyorlar. Kendi ailelerini geçindirmek ve borçlarını ödemekle okadar meşguldurlar ki terbiye mesailine karşı alaka duymak ve kendi mesleki seviyelerini yükseltmek gibi meseleler bizzarure ikinci derecede kalıyor.”[17]

***

4 – Amerikan Heyeti Raporundan: Maarif Işleri

*

ataturk-ogretmen-maaslari-ataturk-milletvekilligi-maaslari-m-kemal-ogretmen-maaslari-m-kemal-milletvekili-maaslari-amerikan-heyeti-raporu-ataturk-yalanlari

Amerikan Heyeti raporunun kapağı… Bu rapor Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) tarafından basıldı…

***

ataturk-ogretmen-maaslari-ataturk-milletvekilligi-maaslari-m-kemal-ogretmen-maaslari-m-kemal-milletvekili-maaslari-amerikan-heyeti-raporu-ataturk-yalanlari-kemalist-yalanlar

Raporun 16. sayfası…

***

Amerikan Heyeti raporunda, öğretmen maaşlarının son derece az olduğu ve bu yüzden aylık çıkarılacak olan bir derginin öğretmenlere ücretsiz dağıtılması gerektiği şu sözlerle ifade ediliyor:

“Muallim maaşları son derece az olduğu için, mecmua, Vekalet tarafından parasız dağıtılmalıdır.”[18]

***

1930’larda Öğretmenlerin Şikayetleri

Görüldüğü gibi, öğretmenler temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanmakta, kitap-dergi gibi edebi, mesleki gelişimlerini sağlayacak yayınları edinememekte, borç harç içinde yaşamaktadırlar.[19]

Öğretmenlerin maaşları azdır. Terfilerine ilişkin karışıklığın yol açtığı ekonomik kayıplarla beraber, ilk ve orta tedrisat öğretmenleri arasında büyük maaş uçurumları bulunmaktadır.[20] Üstelik Il Özel Idareleri’nce ödenen maaşları sık sık gecikmekte, bu da öğretmenleri zor duruma sokmaktadır. Muallimler Mecmuası’ndan öğrendiğimize göre 1931’de Istanbul’da ilk mektep öğretmenleri arasında 225 veremli tespit edilmiştir.[21] Ayrıca “umumi zafiyetler dolayısıyla sık sık muallimleri hasta olmayan hemen hemen bir tek mektep yok gibidir”. 1935’te Istanbul’da 1757 ilk mektep muallimi olduğu düşünülürse bu tespitin hiç de abartma olmadığı ortadadır.

1935’te Muallimler Mecmuası’nda çıkan bir yazı öğretmenlerin içinde bulundukları ekonomik koşulların kendilerinden beklenen toplumsal ve kültürel öncülük misyonunu ne derece olanaklı kıldığına dikkat çekmesi açısından önemlidir:

“Muallim maaş alamaz. Maaşını muntazam almayan muallim muntazam yaşayamaz, neşeli olamaz, vazifesine istenildiği kadar bağlı kalamaz. Halbuki muallim yalnız okuyan ve söyleyen, okutan ve dinleyen bir adam değil, aynı zamanda nasıl yaşanması lâzım geldiğini göstermekle mükellef bir örnektir.”[22]

Yine başka bir öğretmen şöyle sormaktadır: “ Bugün meslekte ekseriyeti 42-46 lira alan muallimler teşkil ediyor. Bu para muallimin eline geçen paradır. 42 lira ile ev kirası veren, karnını doyuran, hatta annesine, kardeşlerine bakmak mecburiyetinde olan muallimler vardır. Aynı zamanda, temiz giyinmek zaruretinde olan muallim elbise için ne kadar ayırabilir? Hangi kitabı okuyabilir? Hangi mecmuayı takip edebilir?”[23] Içinde bulundukları kötü ekonomik koşullar dolayısıyla pek çok öğretmenin emekliliklerini beklemeden istifa ettiklerini, pek çoğunun da başka memuriyetlere başvurduklarını biliyoruz.

CHP’nin Tek Parti yönetimi boyunca, öğretmenlere maddi bir tatmin sağlanmadığı gibi, siyasal bakımdan da çeşitli baskılar yapılmıştır.[24] Özellikle, 1932’de M. Kemal Atatürk’ün emriyle Halk Evleri kurulduktan sonra, binlerce öğretmen bu örgütlere kaydolarak etkin bir rol oynamaya zorlanmışlardır.[25]

Yazımızı, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nden alınan bir belgeyle sonlandıralım. Maarif Vekaletinin (Eğitim Bakanlığı), Cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk’ün Başbakanı olan Ismet Inönü’ye gönderdiği bir raporu dikkatlerinize arz ediyoruz… Söz konusu raporda, öğretmenlere maaş verilemediği açıkça bildirilmektedir.[26]

Işte o belge:

atatürk vekil maaslari atatürk ögretmen maaslari atatürk milletvekili maaslari,

[26] no’lu dipnotta bahsi geçen belge…

***

Daha fazla söze gerek yok sanırım… Ancak şunun bilinmesi gerekir ki, Kemalist sistem bu yalanlarla kendine müşteri buluyor. Aldanmayın, kendinizi enayi yerine koydurtmayın.

.

**********

.

KAYNAKLAR:

[1] Anıtkabir Atatürk Müzesi Kataloğu, Anıtkabir Komutanlığı 1994, Env. No. : 964/1527. ISBN: 975-95835-0-X.

[2] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 1, sayfa 98,99. (Meclis tutanakları)

[3] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 6, sayfa 204. (Meclis tutanakları)

[4] Düstur, Üçüncü Tertip, C. 11, Başvekalet Matbaası, Ankara, 1930, sayfa 397. (Kanun)

[5] Düstur, Üçüncü Tertip, C. 11, Başvekalet Matbaası, Ankara, 1930, sayfa 397.

[6] Can Dündar, Milliyet gazetesi, 22 Ekim 2006.

Ayrıca bakınız;

Hasan Rıza Soyak (M. Kemal Atatürk’ün Genel Sekreteri), Atatürk’ten Hatıralar, Yapı ve Kredi Bankası Yayınları, Istanbul 1973, cild 2, sayfa 691.

Nokta Dergisi, 19 Kasım 1989.

[7] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 3, sayfa 349. (Meclis tutanakları)

[8] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 3, sayfa 349-351. (Meclis tutanakları)

[9] Resmî Gazete’de yayınlandı: 03.08.1931, Sayı: 1863.

[10] “Maarif”, Hâkimiyet-i Milliye, 27 Haziran 1929, sayfa 8.

[11] Resmî Gazete, 7 Kânunisani [Ocak] 1929, sayı 1086.

[12] Ülker Akkutay, Milli Eğitimde Yabancı Uzman Raporları – Atatürk Dönemi, Avni Akyol Kültür ve Eğitim Vakfı, Ankara, 1996, sayfa 33.

[13] Ismail Aydın, Dünden Bugüne Öğretmenler (1965-2005), Eğitim Sen Yayınları Araştırma Dizisi 2, Volkan Matbaacılık, Ankara, 1999.

[14] Ilhan Başgöz, Türkiye’nin Egitim Çıkmazı ve Atatürk, Pan Yayıncılık, Istanbul, 2005, sayfa 134,135.

[15] Cavit Binbaşıoğlu, Cumhuriyet Dönemi Eğitim Bilimleri, Tekışık Yayıncılık, Ankara, 1999, sayfa 161.

Ayrıca bakınız; Mustafa Şahin, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Uygulamalarında Yabancı Uzmanların Yeri, Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk Ilkeleri ve Inkılâp Tarihi Enstitüsü, Izmir, 1996, sayfa 108.

[16] Rapor için bakınız; Beryl Parker, Türkiye’de Ilk Tahsil Hakkında Rapor, Maarif Vekilliği Devlet Basımevi, Istanbul 1939, sayfa 36.

[17] John Dewey, Türkiye Maarifi Hakkında Rapor, Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) Devlet Basımevi, Istanbul 1939, sayfa 16.

[18] Amerikan Heyeti Raporundan: Maarif Işleri, Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) Devlet Basımevi, Istanbul 1939, sayfa 16.

Inceleme yapan heyetin üyeleri şunlardır:

Walker D. Hines, Brehon Somervell, O. F. Gardner, Edwin Walter Kemmerer, C. R. Whittlesey, W. L. Wright Jr, Bongt Wadsted, Goldthwaite H. Dorr, H. Alexsandre Smith ve Vaso Trivanovith.

[19] “Dilekler ve Şikayetler,” Muallimler Mecmuası, cild 8, no.3 (1930), sayfa 206, 207.

Ayrıca bakınız; “Yasa Geciktirilemez,” Muallim Sesi, cild 5, no.10, (1935), sayfa 21.

[20] “CHP Kurultayından Beklediklerimiz,” Muallim Sesi, cild 5, no.17 (1935), sayfa 129, 130.

[21] “Tekaütlük ve Hasta Muallimler,” Muallimler Mecmuası, cild 10, no.28-30 (1933), sayfa 292.

[22] M. Ş. Erkson, Muallimler Mecmuası, cild 12, no.38-39 (1935), sayfa 189.

[23] F. Osman, “Muallimlerin Mesken Bedelleri,” Muallimler Mecmuası, cild 12, no.38-39 (1935), sayfa 208.

[24] Bazı ilginç örnekler için bakınız; Yahya Akyüz, Türkiye’de Öğretmenlerin Toplumsal Değişmedeki Etkileri, Doğan Basımevi, Ankara 1978, sayfa 233.

[25] Yahya Akyüz, Türkiye’de Öğretmenlerin Toplumsal Değişmedeki Etkileri, Doğan Basımevi, Ankara 1978, sayfa 270 – 271.

[26] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.10 (Muamelat Kataloğu), Kl.: 142, Dosya: 17, Belge: 1.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

41 Comments »

  1. Allah belanızı versin. Sarıklı yobazlar yüzünden yok olma sürecine gelmişiz. Bir lider çıkıp bu garip halka önder olmuş. Şimdi yine aynı yobazlar bu öndere dil uzatıyorlar. İslamiyet sizin yobazlığınız gibi olmamalı. Dünyada 62 müslüman ülkenin 60 ında kan var. Neymiş oyun oynuyorlarmış. Oynatma aklını kullan.

  2. Biz bu konularin cevabini vermiştik. Her konuda her cevap verildi aşaği yukari. Verecek cevap bulamayinca muhatabini ettiğin küfurlerle ezeceksinki galip gelesin. İyi numara. Aslinda bal tutan parmağini yalarda ataninki bal denizinde yuzmek, o mallar devlete kalmişmiş makbulenin kocasini sevmezmiş, şeyiyle bulup zengin olmasin istemiş o sebeple onlara birakmamiş devlete birakmiş denir. Yoksa adam atadan kalan miras ile karun kadar zengin olacakmişti.

  3. Ulan kolpacilar!!….kurdugunuz sitede sizin gibi kolpa!….M.Kemal ATATÜRK kadar taş duşsün kafanıza!….yalan dolan kolpayla milleti ln algısını bozumaktan başka oşe yaramazsinız!….hilafeti birlik sanan beyin noksanı tipleri neler yazmişlar okurken bildiğin güldük….kendini osmanlı sanan superzekalilar….halk osmanlıda teba yani köleydi….osmanlı bir hanedandır soyadınız osmanoğlu degilse osmanlı değilsiniz simdi yurt dışında yasayan osmanlı hanedan uyelerine bir bakın sizinle uzaktan yakindan olmadığı gibi o devşirmeler sizinle muhattap dahi olmazlar yobazlar!….Neymiş “biz osmanliyiz miş” hassssiktirin ordan!…Allahın antisosyal yobazları….keşke Atam hayatta olsaydı da alayinızın soyunu sopunu sallandırsaydi daragacında!….

    • @Türkay, etimoloji bilmeden bu tür iddialarda bulunmaniz dogru degil. O dönem kul kelimesi hizmetkar, sadik manalarinda kullanilmistir. Mehmed Akif’in arkadaslarina hitabinda da “kulun” ifadesi gecer. Osmanli hanedani hala mütevazidir.

    • Cevabim türkaya, sizin yobaz dedikleriniz asmakla bitmeyecek kadar çok. Azinlik olan sizsiniz. Aldiniz ecnebi dunyasini arkaniza istediğiniz oyunlari ettiniz bu millete.
      Dedik ya bizim tarafin insanlari asmakla bitmez. Ama sizinkilerdede her numara var. Mesela tekrar hikayeden bir savaş açarlardi ingiltere fransa ve muttefiklerine. Kizillari guvenilmez yalaniyla askerden muaf tutup bizimkileride cephede mermisiz hucumlarla yedirirlerdi keferelere. Tamda senin istediğin olurdu oyle değilmi. Ne sizde nede sizinkilerde asla utanma yoktur.

    • Yıllardır laik rejim sahte bir tarihi çeşitli beyin yıkama usulleriyle halka kabul ettirmeye çalışmaktadır.Bu sahte tarihte hep malum kişi en iyi en doğru hiç hata yapmayan bir kişi hatta İslamı ve vatanı kurtaran kişi olarak tanıtılmaktadır.Ayrıca dini görüşleri hep gizlenmiştir.
      Oysa gerçekler bambaşkadır.İnkılaplar için 500.000 kişinin öldürüldüğünü bizzat Falih Rıfkı söylemiştir.Selam olsun gerçekleri haykıranlara!

      Hasbinallahü Ve Nimel Vekil!

      • Kadir Abi,
        Falih Rıfkı bu millet çanakkalede 400.000 kayıp verdi.
        Millî mücadelede ise 10.000 kayıp verdi.Hiç şüphesiz irticayla verilen mücadelede ölenler bunun 10 mislidir dedi.
        Şimdi hatırladın mı?
        İstersen mehaz bulup kendin oku.Pek çok yerde gördüm bunu.

  4. Korkmadan yazın… Her fikirdeki insanlar korkmadan yazsın ki gerçekler ortaya çıksın… Akıllı olan bir kişi klavye delikanlılığı yapacağına bu iddiaları çürütecek tezler öne sürer.. Ama bazı insanlar küfretmekten başka bir savunma yöntemi bilmiyorlar… En hakiki mürşitin ilim olduğunu unutmuşlar yazık..

  5. Atatürk tüm servetini ölürken devlete bağışladı.
    utanmadan sıkılmadan yazının içersinde ilk olarak ne yaptı biliyor musunuz gibi vurgular yapmışsınız.
    Atatürk ilk olarak ne yaptı biliyor musnuz ?
    -Kurtuluş savaşı verdi ülkeyi teslim etmedi , zamanın sözde islamcıları gibi ingilizlere teslim olmadı oturup dua edeceğinize burada bunları paylaşıyorsunuz.

    bu adam olmasaydı ananız ana olurdu ama babanız belli olmazdı.
    o yüzden döl israflığını bırakın ve dua edin ATATÜRK’e

    • Cihan. Bütün parani bana ver, söz, ölürken kalanini devlete bagislayacagim. Kurtulus savasini halk baslatti. Kazim karabekir pasa m. kemalden bir ay evvel anadoluya gitti. ingilizlere teslim olan dinsiz abdullah cevdet idi. ingiliz muhipleri cemiyetinin kurucularindandir. M. kemal onu cankayaya davet etti. Dinsiz jean meslier ismiyel yazilan kitap tercümesini devlet matbaasinda basti. Babanin baskasi olacagina dair kanaatin seni baglar, bizi degil. Bizim anamizdan süphemiz yok. Senin varsa bu da senin sorunun. Bizim onlarca devletimiz batti ama babalarimiz asla yorgo olmadi. Hep kendimizi müdafaa ettik ve hep düsmani yendik ve hep yeni bir devlet kurduk. M. Kemal duaya inanmiyordu ki ona dua edip kemiklerini sizlatalim. Adam tabiat herseyden büyük ve hersey olduguna inaniyordu.

      Yani bir yaratici yani Allah yoktu demek istiyor. Daha fazla malumat icin bakiniz;

      http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/30/ataturk-ve-din-ataturk-ve-islam-ataturk-ateist-mi-kemal-ataturk-musluman-mi-ataturk-tabiata-mi-tapiyor/

    • cihan solcu ismi. binbir yönden anlatsan dönen dakka dukkaları yine anlamaz. daha önce yazılanları okumadan neyin ne olduğunu öğrenmeden direkt hücuma geçiyorlar.
      birde diyorki böylleri. selçuklu ve osmanlıda en uzun barış dönemi 22 yılmış. memleketi kurtaran ata sayesinde 95 yıldır savaşmıyormuşuz.ABD gel dedi diye gidilen kore savaşını, kıbrıs savaşını saymııyorlar.kıbrıs sonucuiyidir savaştır.
      95 yıldır büyük savaşlara girmememizin sebebi kemalistlerin zaten ezdikleri milleti düşünerek değil.ülke işgale uğrarsa devlet sabetaycıların ellerinden kayar gider korkusuyla bu savaştan alenen kaçmaları. 1945 ve sonrasında nükleer silahlar gelişti. büyük devletler birbirine savaş açmaya korkuyor. dünyada barışı bu durum sağlıyor ata değil.
      nato şemsiyesi altındayız. natoya ata değil menderes soktu.atada batının her dediğini yapıyordu. onun yüzünden sonrakilerde yaptı. bizi ecnebilerin payandasi yaptı.
      osmanlıda gavur milletlerin her dediğini yapsa hiç kimse savaş açmazdı. ata bizi batının kölesi emireri yaptı. batıya karşı bizim boynumuzu eyerek sadece gerçek dışı şekilde her tarafta her fırsatta ve her şekilde kendini abarttırdı. ülkede kaç tane yabancı askeri üs var. birara 34 diyorlardı. atanız ve onun getirdiği sistem sayesinde. ata solcuların masal kahramanı himenidir.

  6. Sen ve senin gibiler maalesef ki yediği kaba tüküren nankörler… o yerden yere vurduğun Atatürk değil bir ülkeyi başında Vahdettin gibi bir padişah varken sömürgeden gerilemekten kurtarıp yanında binlerce Türk askeri ile canını hiçe sayıp yepyeni bir ülke kuran Başöğretmen Ulu Önder Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. İnternette çok şey dolaşıyor evet her şey de doğru değil elbet. Ama pc başında nankörlük ederken onlar ülke kurtarıyordu. Sen kimsin ne işe yaradın ülken için dön bir bak. Kötüleyemeyeceksin bunu da unutma. Ancak yalanlarına sen ve senin gibiler inanır bir kere gazete dediğin öyle olmaz sonradan düzenlendiği ne kadar belli internette var o görüp buraya koy ne kadar kolay araştırmadan… yazık senin gibi nankörlere Atasına askerine laf edenlere…

    • Pinar hanim. yedigi kaba kim tükürmüs? M. Kemal Sultan Vahideddin’in “yaveri” degil miydi? Havza’dan cektigi telgrafta “beni siz ikna ettiniz” dememis miydi? Osmanli pasasi degil miydi? Padisahi ve hilafeti kurtaracagiz demiyor muydu? Padisaha “kulunuz M. Kemal” imzali telgraflar göndermedi mi? Padisah’tan para almadi mi? Peki sonra ne yapti? Ipleri eline alinca Padisaha hakaret etti, Osmanliyi yikma kanununu cikarmayan komisyonu nasil “kafalarini kesmekle” tehdit ettigini nutuk’ta övünerek anlatti. Simdi söyle baklaim Pinar hanim, kim yedigi kaba tükürmüs? Kim nankörmüs?

      Lafa bak; “Basögretmen Ulu Önder Baskomutan Maresal Gazi M.Kemal Atatürk” Bu varya bu… Adamin büyüklügünden süphe ettiginiz icin basvurdugunuz bir sey. Büyüklügünden süphe ettiginiz icin ünvan üstüne ünvan ekliyorsunuz. Bu ülkeyi mehmetcik kurtardi, halk kurtardi. Kazim Karabekir pasa, refet pasa, cafer tayyar pasa, nureddin pasa, Deli halid pasa ve din alimleri kurtardi. m. kemal kendi prestiji icin mücadele etti. Böyle düsünmemi icab ettiren husus da nutuktaki sözleridir. Bana baskomutanlik vermek istediler diyor… Yunan ankaraya dayaninca. Onlar böylece bir maglubiyette benim prestijimi sarsmak niyetindeydiler diyor mealen. Düsman kapiya dayanmis maresalimiz prestijini düsünüyor… Internette hersey dogru degil demissiniz. Iste sizin atanizi öve öve bitiremeyen heriflerin yazdiklari dogru degil. Ancak bizim, sundugumuz belgeler ortada. Isteseniz de istemeseniz de bunlar hakikatler. neden askerine laf ediyormusuz? Askerimize laf eden m. kemalin kendisi. Madam corinne’ye gönderdigi mektupta Mehmetcikle alay ediyordu. Ahirette kendilerine Kur’an’da vaat edilen kösklerle, onlarin bu inanciyla alay ediyordu. Fatihe ve 600 yillik Osmanli tarihine hakaret etti. Iste belgeler: http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/07/m-kemal-ataturk-ayetle-alay-mi-ediyor-ataturkun-madam-corinnee-yazdigi-mektup/

      Biz sizler gibi uydurmuyoruz, adamin el yazilariyla ispatliyoruz.

  7. Yazar lise mezunudur eminim. Kaynak diye koyduğun şeylerden bile cahilliğini belli ediyorsun. O dönemde Atatürk yandaşlarının kitaplarını da oku bakalım neler yazılmış. Onları da sun ve ondan sonra koyduğun kaynakların tarafsız olduğuna, doğruluğuna karar ver. Tarihte Atatürk’ü gömen(kötüleyen) binlerce kitap bulup aralarından seçip kaynak diye koyarsın ama bilmezsin ki Atatürk’ü öven binlerce de kitap vardır. İşte sizin gibi tarihten anlamayanlar da “oo bu atatürkü kötülüyor kesin doğrudur bu” diyerek paylaşım yaparsınız. Yazdığın kaynak kitapların 1 tanesini bile açıp okumadığından bile eminim.

    • irallamnumudok… m. kemali öven kitaplar var, bunlar genelde kendi cevresindeki adamlarin dalkavukluklari, veya resmi tarih icad edenlerdir. Günümüz siyasilerini ise konusmaya bile lüzum görmüyorum. M.Kemali övenlerin büyük bir kismi Islam düsmanidirlar. Islam’in gelmemesi icin onun kurdugu ideolojiyi ve kendisini övüyorlar. Bir kismi bu ülkenin düsmani olan yabancilardir. Zira M. Kemali övdükleri ölcüde onun ideolojisini takviye ettiklerini zannediyorlar. Bu ideoloji devam ettikce biz kalkinamayacagiz. Bu da onlarin isine geliyor. Bizim kaynaklarimizin büyük bir kismi resmi yayindir… O devrin muallimler mecmuasi yani ögretmen dergisi ve uzman raporlaridir. Egitim bakanliginin raporlarinin kapaklarini ve alakali sayfanin resimlerini de koydum el insaf… Allah size akil fikir versin, izan versin, önyargilarinizi kirsin hayirlisiyla. Iste kullandigimiz kaynaklar. Bunlardan mi sikayetcisin?

      [1] Anıtkabir Atatürk Müzesi Kataloğu, Anıtkabir Komutanlığı 1994, Env. No. : 964/1527. ISBN: 975-95835-0-X.

      [2] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 1, sayfa 98,99. (Meclis tutanakları)

      [3] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 6, sayfa 204. (Meclis tutanakları)

      [4] Düstur, Üçüncü Tertip, C. 11, Başvekalet Matbaası, Ankara, 1930, sayfa 397. (Kanun)

      [5] Düstur, Üçüncü Tertip, C. 11, Başvekalet Matbaası, Ankara, 1930, sayfa 397.

      [6] Can Dündar, Milliyet gazetesi, 22 Ekim 2006.

      Ayrıca bakınız;

      – Hasan Rıza Soyak (M. Kemal Atatürk’ün Genel Sekreteri), Atatürk’ten Hatıralar, Yapı ve Kredi Bankası Yayınları, Istanbul 1973, cild 2, sayfa 691.

      – Nokta Dergisi, 19 Kasım 1989.

      [7] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 3, sayfa 349. (Meclis tutanakları)

      [8] TBMM Z.C., Dönem: 2, C. 3, sayfa 349-351. (Meclis tutanakları)

      [9] Resmî Gazete’de yayınlandı: 03.08.1931, Sayı: 1863.

      [10] “Maarif”, Hâkimiyet-i Milliye, 27 Haziran 1929, sayfa 8.

      [11] Resmî Gazete, 7 Kânunisani [Ocak] 1929, sayı 1086.

      [12] Ülker Akkutay, Milli Eğitimde Yabancı Uzman Raporları – Atatürk Dönemi, Avni Akyol Kültür ve Eğitim Vakfı, Ankara, 1996, sayfa 33.

      [13] Ismail Aydın, Dünden Bugüne Öğretmenler (1965-2005), Eğitim Sen Yayınları Araştırma Dizisi 2, Volkan Matbaacılık, Ankara, 1999.

      [14] Ilhan Başgöz, Türkiye’nin Egitim Çıkmazı ve Atatürk, Pan Yayıncılık, Istanbul, 2005, sayfa 134,135.

      [15] Cavit Binbaşıoğlu, Cumhuriyet Dönemi Eğitim Bilimleri, Tekışık Yayıncılık, Ankara, 1999, sayfa 161.

      Ayrıca bakınız; Mustafa Şahin, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Uygulamalarında Yabancı Uzmanların Yeri, Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk Ilkeleri ve Inkılâp Tarihi Enstitüsü, Izmir, 1996, sayfa 108.

      [16] Rapor için bakınız; Beryl Parker, Türkiye’de Ilk Tahsil Hakkında Rapor, Maarif Vekilliği Devlet Basımevi, Istanbul 1939, sayfa 36.

      [17] John Dewey, Türkiye Maarifi Hakkında Rapor, Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) Devlet Basımevi, Istanbul 1939, sayfa 16.

      [18] Amerikan Heyeti Raporundan: Maarif Işleri, Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) Devlet Basımevi, Istanbul 1939, sayfa 16.

      Inceleme yapan heyetin üyeleri şunlardır:

      Walker D. Hines, Brehon Somervell, O. F. Gardner, Edwin Walter Kemmerer, C. R. Whittlesey, W. L. Wright Jr, Bongt Wadsted, Goldthwaite H. Dorr, H. Alexsandre Smith ve Vaso Trivanovith.

      [19] “Dilekler ve Şikayetler,” Muallimler Mecmuası, cild 8, no.3 (1930), sayfa 206, 207.

      Ayrıca bakınız; “Yasa Geciktirilemez,” Muallim Sesi, cild 5, no.10, (1935), sayfa 21.

      [20] “CHP Kurultayından Beklediklerimiz,” Muallim Sesi, cild 5, no.17 (1935), sayfa 129, 130.

      [21] “Tekaütlük ve Hasta Muallimler,” Muallimler Mecmuası, cild 10, no.28-30 (1933), sayfa 292.

      [22] M. Ş. Erkson, Muallimler Mecmuası, cild 12, no.38-39 (1935), sayfa 189.

      [23] F. Osman, “Muallimlerin Mesken Bedelleri,” Muallimler Mecmuası, cild 12, no.38-39 (1935), sayfa 208.

      [24] Bazı ilginç örnekler için bakınız; Yahya Akyüz, Türkiye’de Öğretmenlerin Toplumsal Değişmedeki Etkileri, Doğan Basımevi, Ankara 1978, sayfa 233.

      [25] Yahya Akyüz, Türkiye’de Öğretmenlerin Toplumsal Değişmedeki Etkileri, Doğan Basımevi, Ankara 1978, sayfa 270 – 271.

      [26] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.10 (Muamelat Kataloğu), Kl.: 142, Dosya: 17, Belge: 1.

      .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s