Video

DÂVÂMIZIN ÖZETİ

DÂVÂMIZIN ÖZETİ

*

.

Dâvâmız i’la-yı kelimetullah yani Allah’ın adını her yere yaymak, her yerde yüceltmek ve dünyaya adaletle hükmetmektir. Bu hedefe “kemalizm” ile varamayız. Zira kemalizm ulusal bir din veya ideolojidir. Adı üstünde “ulusal”, “yöresel” din…

Belli bir yörenin/ulusun dini, yani “sınırları” olan bir bölge ve “sınırlı” bir kitle sözkonusu. Sınırlı bölgeye hitap eden bir din veya ideoloji, kendini sınırlamakla kalmayacak, aynı zamanda mensuplarının ufkunu da sınırlayacaktır.

Bu hedefe yalnızca beynelmilel, yani evrensel (uluslararası) bir din ile, yani Islamiyet ile varılabilir. Insanlığın çektiği acılara bigâne kalmak ve görmezden gelmek bize yakışmaz. Dünyaya adaleti hâkim kılmak için kemalizmi terk etmek ve Türkiye liderliğinde bir Islam Birliği kurmak zaruridir. Dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurlar bizden bunu bekliyor.

Aksi halde hepimizi ezerler.

***

Reklamlar

Kadir Mısıroğlu M. Kemal Atatürk hakkında yalan mı söylüyor?

Kadir Mısıroğlu M. Kemal Atatürk hakkında yalan mı söylüyor?

*

yunus-nadi-ataturk-m-kemal-yunus-nadi-ataturk-kurani-inkar-mi-ediyor-ataturk-kuran-m-kemal-ataturk-vahy-ataturk-vahiy-inkar-ataturk-kadir-misiroglu

Yunus Nadi, M. Kemal ile aynı karede…

***

Kadir Mısıroğlu, “Kırk Görgü Şahidinden Naklen Benden Tarihe Haberler” isimli kitabında son devrin önde gelen hâfızlarından olan Cevdet Soydanses’in, Balıkesir’de askerlik yaptığı günlerde M. Kemal ile olan bir hatırasını kendisine şöyle anlattığını naklediyor:

“Ben Balıkesir’de askerlik yapıyordum. Bir akşam gece yarısına yakın yatakhanemize bir çavuş gelerek:

‘- Aranızda hafız var mı?’ diye sordu.
‘- Ben hafızım.’ dedim.
‘- Benimle geliyorsun.’ dedi.
Giyinip, yatakhaneden çıktım. Ben hasta, ölmek üzere olan biri var da Kur’an okunacak sanıyordum. Birlikte merkez binaya gittik. Kapının önünde çavuş, kapıyı tıklattıktan sonra içeriden:

‘Gel!’ denilmesi üzerine kapıyı açtı. Selam ve resmi ta’zim ifasından sonra:
‘- Hafızı getirdim.’ dedi.
‘- Sen çık, O gelsin.’ dediler.

Çavuş çıktı, ben içeri girdim. Askerce selam verdikten sonra hazırol vaziyetinde bekledim. Karşımda bir güruh vardı. Önlerinde rakı kadehleriyle yemek yiyip, çerez atıştırıyorlardı. Tavanda mutantan bir avize, gözleri kamaştırmaktaydı. Birçok masa birleştirilerek tek bir masa haline getirilmişti. Masanın başında gazetelerden tanıdığım M. Kemal, etrafında ise sivil ve asker birçok kimse yemek yiyip, içki içiyorlardı.

M. Kemal Paşa bana hitaben:

‘- Sen hafız mısın?’ diye sordu.
‘- Evet’ cevabını vermem üzerine:
‘- Peki, bize Kur’an’dan bir şey oku.’ dedi.
‘- Ne okuyayım?’ diye sordum.
‘- Sure-i Rahman oku!’ dedi.
Bu emir üzerine ben hemen yere çömeldim, cebimden takkemi çıkararak başıma koydum. O, bu hareketimi görünce:

‘- Bakın, bakın! Nasıl bir ta’zim vaziyeti alıyor!’ diye söylendi.
Ben duymamazlıktan gelerek Euzubesmele’yi çektikten sonra Sure-i Rahman okumaya başladım. Biraz sonra ‘Febieyyi alai rabbiküma tükezziban’ yani ‘Şimdi rabbinizin hangi nimetini tekzib eder, yalan dersiniz?!’ mealindeki ayete geldikçe bana elindeki kadehi sallayarak:

‘- Hangi nimetini tekzip ettik. Kuru fasülyesini mi, yeşil pırasasını mı?!’ gibi laflar atmaya başladı. Malumunuz bu ayet orada çok tekerrür (tekrar) eder. Her defasında benzer istihzalar savurdu (inceden alay etti) ve nihayet:
‘- Yeter, yeter artık! Hadi defol!’ dedi. Ben ayağa kalkıp çıkmak üzereyken masadaki şişman birisi yüksek sesle:

‘- Gazi Hazretleri! Bu millete Tanrı olarak sen yetersin. Başka Tanrı gerekmez!’ demesi üzerine umumi bir bravo ve alkış sesiyle kadehler ayağa kalktı ve:

‘- Gazi Hazretleri şerefine!’ sayhalarıyla rakıyı yudumlarlarken ben sür’atle kaçıp, oradan uzaklaştım. Ertesi gün bu şişman herzegunun kim olduğunu merak ettiğimden mahalli gazeteyi aldım. Orada bu sofranın resmi vardı ve masadakilerin de ismi yazılıydı. Bu mel’unun Yunus Nadi olduğunu oradan öğrendim.”[1]

*

ataturk-yunus-nadi-m-kemal-yunus-nadi-ataturk-kuran-ataturk-dindar-miydi-m-kemal-dindar-miydi-m-kemal-din-vahiy

Yunus Nadi ve M. Kemal…

***

Şimdi bazıları Kadir Mısıroğlu’nun veya Cevdet Soydanses’in yalan söylediğini iddia edebilir. Buna bir itirazımız olamaz. Ancak bu hadiseyi destekleyen başka deliller zikretmemiz halinde bu iddialarından derhal vazgeçmelidirler. Çünkü ilim bunu gerektirir.

O devirde birçok kemalist Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin Allah’tan “Vahy” almadığını, haşa kendisinin uydurduğunu düşünüyordu. Işte Kadir Mısıroğlu’nun naklettiği hadisede adı geçen Yunus Nadi, Kur’an’ın Allah’ın bildirdiği buyruklar değil, sadece Peygamberin sözleri olduğunu ileri sürenlerdendi. Bunu biz uydurmuyoruz, bilakis kemalistlerin muteber kaynaklarından Gotthard Jaeschke’nin “Yeni Türkiye’de Islamlık” isimli kitabında yazıyor.[2]

Bu bir… Şimdi gelelim ikinci ve esas meseleye.

Peki M. Kemal Vahye inanıyor muydu? Inanmadığı kendi elyazılarıyla sabittir. Sözkonusu elyazılarını; “M. Kemal Atatürk’ün, ‘gökten indiği sanılan kitaplar’ sözünü savunanların iddialarına Reddiye” başlıklı makalemizde neşretmiştik.[3]

Başka bir delil ise Hâfız Âsım’ın hatıralarıdır. Hâfız Âsım, M. Kemal’in ibadetleri Türkçeleştirmek için Dolmabahçe Sarayı’na davet ettiği Hâfızlardan biridir. O, Dolmabahçe Sarayı’na davet edildiği gece yaşadıklarını Ali Kemâlî Aksüt’e anlatmış ve bu hâtıralar Mehmed Akif Ersoy’un da uzun bir müddet başyazarlığını yaptığı Sebîlürreşâd dergisinde yayınlanmıştır. Biz de bunu “M. Kemal Atatürk’e göre Kur’an Vahiy değildir” başlığıyla sitemizde neşretmiştik.[4] Oradan okunabilir.

Işte yukarıda zikrettiğimiz bütün bu delillerden sonra kimse Kadir Mısıroğlu’nun Cevdet Soydanses’ten naklettiği sözkonusu hadiseye yalan diyemez. Derse ilmî değil, “hissî” davranmış olur. Hislerle de gerçek Tarih yazılmaz.

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Kadir Mısıroğlu, Kırk Görgü Şahidinden Naklen Benden Tarihe Haberler, Sebil Yayınları, Istanbul 2016, sayfa 406-408.

[2] Gotthard Jaeschke, Yeni Türkiye’de Islamlık, (Tercüme eden: Hayrullah Örs), Bilgi Yayınevi, Ankara 1972, sayfa 48. Devrin Milli Eğitim Bakanı Ismail Arar bu kitaba “önsöz” yazmıştır.

[3] M. Kemal’in elyazıları için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/24/m-kemal-ataturkun-gokten-indigi-sanilan-kitaplar-sozunu-savunanlarin-iddialarina-reddiye-cevap/

[4] Hâfız Âsım’ın hatıraları için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2016/02/22/m-kemal-ataturke-gore-kuran-vahiy-degildir/

Başka deliller için şu yazılarımıza bakılabilir:

http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/30/ataturk-ve-din-ataturk-ve-islam-ataturk-ateist-mi-kemal-ataturk-musluman-mi-ataturk-tabiata-mi-tapiyor/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/28/m-kemal-ataturkten-dinimiz-islama-hakaret-hezeyan/

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Kadir Mısıroğlu’ndan muhteşem bir sohbet

Kadir Mısıroğlu’ndan muhteşem bir sohbet

– Insanın kendini tanıma yöntemleri nelerdir?

– Islam aleminin geleceği nasıl olacak?

– Kur’an’daki Hz. Hızır ve Hz. Musa (aleyhisselam) kıssasındaki “kayık” Türkiye mi?

ve daha fazlası için mutlaka izleyin:

 

.

Kadir Mısıroğlu:M.Kemal olmasaydı Yunan Harbi 2,5 yılda değil 6 ayda biterdi

Kadir Mısıroğlu: M.Kemal olmasaydı Yunan Harbi 2,5 yılda değil 6 ayda biterdi

*

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

19 Mayıs Yalanı – Kadir Mısıroğlu

19 Mayıs Yalanı – Kadir Mısıroğlu

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Kadir Mısıroğlu’ndan “Atatürk olmasaydı adın agop olurdu” diyenlere tokat gibi cevap

Kadir Mısıroğlu’ndan “Atatürk olmasaydı adın agop olurdu” diyenlere tokat gibi cevap

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

 

Osmanlı – cumhuriyet farkı ve kemalizm – Kadir Mısıroğlu

Osmanlı – cumhuriyet farkı ve kemalizm – Kadir Mısıroğlu

https://www.facebook.com/photo.php?v=350513285035893

***

Kadir Mısıroğlu:

“Cumhuriyet mantığıyla Osmanlı’yı muhakeme etmeyin.

Osmanlı üst üste iki taş koydu mu, “nasıl koyayımki 1000 yıl devam etsin” der.

Cumhuriyet üst üste bir taş koydumu, “bugün bu dursun üst üste, yarın isterse yıkılsın” der.

Günübirlik iş yapma nizamıdır cumhuriyet mantığı…

Osmanlı ise kalıcı iş yapma mevsimidir.

Millet bu fikriyatın hissine malik olduğu için kudretli tokada “Osmanlı tokadı” der, ciddi bir kadına “Osmanlı kadını” der. Herşeyin mükemmeline “Osmanlı” der.

Lakin o denilen söze göre olma gayreti kırılmıştır. Çünkü ameliyattan sonraki bir hastaya benziyor; ameliyattan sonraki hasta yarı uykuludur. Bu milletin kahir ekseriyeti bugün ameliyattan kalkmış hasta gibidir.

O ameliyat kemalizmdir…

O ameliyatta verilen narkoz da kemalist fikirlerdir. Hala bu zehri millet tamamen atabilmiş değildir. Narkozdan açılmak için zaman gereklidir. Ameliyattan açılacak adam bir günde açılır, manevi sarhoşluktan bazen 100 senede ayılmak mümkün olmaz. Allah ankaribüzzaman milletimizi hüviyeti asliyesine çevirsin Inşaallah.”

Amiiiyyynnn.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*