Işte Putçuluğun resmî vesikası – Kamalizm Prensipleri

Işte Putçuluğun resmî vesikası – Kamalizm Prensipleri

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

chp 4 büyük kurultaya kamalizm prensipleri putculugun vesikasi baslik

CHP Dördüncü Büyük Kurultay tutanağının baş kısmı

***

chp 4 büyük kurultaya kamalizm prensipleri putculugun vesikasi baslik sayfa 77

CHP Dördüncü Büyük Kurultay tutanağının 77’inci sayfası (Kamâlizm kelimesine dikkatinizi çekiyorum)

***

Kemalizm kavramının, M. Kemal zamanında kullanılmadığı, kemalizm prensiplerinin M. Kemal’in ölümünden sonra başkaları tarafından M. Kemal’i suistimal etmek suretiyle oluşturulduğu bazı Atatürkçüler tarafından dile getirilir.

Biz de M. Kemal’in hayatta ve iş başında olduğu tarihte, yani 1935 yılında CHP Dördüncü Büyük Kurultayı’nda onaylanan Programın içeriğinde “Kemalizm” ifadesinin yer aldığını kaynağı ile birlikte açıklıyoruz.

Yani Kemalizm teriminin “resmiyet” kazanması, CHP’nin Mayıs 1935 tarihinde toplanan Dördüncü Büyük Kurultayı’nda kabul edilen CHP Programı ile oldu. Programın “Giriş” kısmında Kemalizm ile ilgili yapılan değerlendirme şöyledir:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin programına temel olan ana fikirler, Türk Devrimi’nin başlangıcından bugüne kadar yapılmış olan işlerle, yalın olarak ortaya konmuştur.

Bundan başka, bu fikirlerin başlıcaları, 1927 yılında Parti Kurultayı’nca da kabul olunan tüzüğün genel esaslarında ve Genel Başkanlığın, aynı kurultayca onanmış olan bildiriğinde ve 1931 kamutay seçimi dolayısiyle çıkarılan bildirikte saptanmıştır.

Yalnız birkaç yıl için değil, `geleceği de kapsayan´ tasarılarımızın ana hatları burada toplu olarak yazılmıştır.

Partimizin güttüğü bütün bu esaslar, `Kamâlizm´ prensipleridir.”[1]

***

Ayrıca dikkatinizi çekeriz, orada “K`e´malizm” yazmıyor… “K`a´mâlizm” yazıyor.

 

**********

 

KAYNAK:

[1] CHP Programı, Partinin Dördüncü Büyük Kurultayı Onaylamıştır, Mayıs 1935, Ulus Basımevi, Ankara 1935, sayfa 77.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

Bu, M. Kemal Atatürk’ün Islam düşmanlığının dışa vurumu değil midir?

Bu, M. Kemal Atatürk’ün Islam düşmanlığının dışa vurumu değil midir?

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

[4] no’lu dipnotta kaynak gösterilen hatıratın Cemal Granda’ya ait olduğuna dair kendi el yazısıyla tasdiki ve imzası

***

M. Kemal Atatürk’ün Islami isimlere neden takıntısı vardı?

Istanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Tarih Ana Bilim Dalı Başkanı olan tarihçi Mehmet Ö. Alkan bir röportajda M. Kemal’in, aynı zamanda Peygamberimizin de ismi olan “Mustafa” isminden hoşlanmadığını söylemişti.[1] Zaten nüfus cüzdanından “Mustafa” ismini çıkarttığı da biliniyor.[2] Ayrıca K”e”mal olan ismini K”a”mal’a dönüştürdüğünü de yine nüfus cüzdanında görmek mümkün.

[2] no’lu dipnot ile ilgili (Nüfus cüzdanında “Mustafa” ismi yok, üstelik K”e”mal isminin K”a”mal’a dönüştürüldüğü görülüyor)

***

Ayrıca bakınız;

***

M. Kemal Atatürk’ün uşağı Cemal Granda’nın hatıratından alıntıladığımız bölümde göreceğiniz gibi, M. Kemal, asıl ismi “Cemaleddin” olan Cemal Granda’ya bu adından dolayı kızıyor ve din kısmını atıp sadece “Cemal” diye hitap ediyormuş. Halbuki, Cemaleddin “Dinin güzelliği” anlamına gelir.

Yine aynı şekilde, Kütüphanecisi Nureddin Ulusu’ya da sadece “Nuri” dermiş.[3] Burada da “din” kısmı atılmış. Kısaca ifade etmek gerekirse “Dinin Nuru” anlamına gelen ismi telaffuz etmekten kaçınmış. Bu adamın “dinle” ne alıp veremediği var ki, isimlerden bile “din”i kaldırmıştır?

Öte yandan, M. Kemal’in kendi babasını tanımadığını yine Cemal Granda’nın hatıratından alıntıladığımız bu bölümde göreceksiniz. Aslında babasının kim olduğu bizim için pek önemli değil, ancak kemalistlerin yalanlarını görebilmeniz açısından önem arz etmektedir.

Sözü, 3 Temmuz 1927’den ölümü olan 10 Kasım 1938’e kadar M. Kemal’in yanından hiç ayrılmayan ve bu müddet zarfında M. Kemal Atatürk’e hizmet eden, Cemal Granda’ya bırakıyoruz:

O akşam ilk kez konuştuğum Atatürk’le aramızda şunlar geçti:

– Senin ismin nedir?
– Cemal!..
– Sonu yok mu bunun?
– Var, Cemalettin…

Bunun üzerine Atatürk birden bana doğru ilerliyerek:

– Haaa… dedi. Isimler Kemalettin olur, fakat Cemalettin olmaz. Sen yine Cemal kal. Dinin Cemali miydin ki, sana bu ismi koydular? Aradan yarım saat geçmişti. Yemek devam ediyordu. (…)

Fakat Atatürk, bu Cemal adına tutulmuş olacak ki yeniden seslendi:

– Bu Cemalettin ismini kim koydu sana?

Artık adamakıllı korkmağa başlamıştım;

– Babam, diye cevap verdim.
– Öyle ise baban ne adammış senin. Diye sertçe çıkıştı.

Bunun üzerine:

– Ben babamı tanımıyorum. Deyince yüzü daha da sertleşti:
– Babamı tanımıyorum ne demek? Sen babasız mı doğdun? Baban yok mu senin?..
– Ben dokuz aylıkken babam ölmüş.

Atatürk üzüldüğümü yüzümden okumuş olacak ki, birden sesini yumuşattı:

– Ananı tanıyorsun ya yeter!.. Dedi. Ve biraz durduktan sonra ekledi: Ben de babamı tanımıyorum ya… (…)

Atatürk tekrar beni çağırdı. Yemek istiyecek sanıyordum. Fakat O’nun aklı hep benim ismimde değil miymiş.

– Ulan, bu ismi sen mi koydun, baban mı? Diye bar bar bağırmaya başladı.

Çok korkmağa başlamıştım. Benim korktuğumu görünce daha fazla bağırıyordu. Artık elim ayağım titremeğe başlamıştı. Ayakta duracak halim yoktu. Belki daha fazla kızar da koğulurum, diye gözünden uzaklaşmağa karar verdim. Saat üçe doğru sofrayı bırakarak yatmağa gittim.

O gece sabaha dek gözümü uyku tutmadı. Yattığım yerde dua ediyordum. Kabusla karışık korkulu rüyalar gördüm. Yavaş yavaş geldiğime pişman bile olmağa başlamıştım. Bu isim de başıma iş açıyordu galiba… Nereden bulmuşlardı bu “Cemal”i de, bana takmışlardı?[4]

***

NOT:

Yani, dini de bir yana bıraktım. Bir insana, kendi seçmediği isimden dolayı bu kadar zulüm yapılır mı? Hani demokrasi? Hani insan hakları? Hani vicdan özgürlüğü? Hani düşünce özgürlüğü?

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Taraf Gazetesi, 16 Kasım 2011.

[2] Iki adet fotoğraf eklenmiştir.

[3] Mustafa Kemal Ulusu, Atatürk’ün Yanı Başında – Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun Hatıraları, 13. Baskı, Doğan Kitap, Istanbul 2011, sayfa 15.

[4] Cemal Granda, Atatürk’ün uşağının gizli defteri, Hazırlayan: Turhan Gürkan, Istanbul 1971, Fer Yayınları, sayfa 19-21.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.com

*

*