1. Israil Cumhurbaşkanı Chaim Weizmann’ın itirafı

1. Israil Cumhurbaşkanı Chaim Weizmann’ın itirafı

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

chaim weizmann hayim waizman israil devleti ne zaman kuruldu israil devleti filistin israil Abdülhamid yahudi devleti

***

Sultan Ikinci Abdülhamid Han’ın Filistin’de bir Israil Devleti’nin kurulmasına izin vermeyeceğini anlayan siyonistler[1], onu hürriyet naraları atan Ittihat ve Terakki cemiyeti eliyle tahtan indirdiler.[2] Bunu zaten masonlar da itiraf etti.[3] Osmanlı yönetimini ele geçiren Ittihatçılar bununla da yetinmeyerek Osmanlı Devleti’ni Birinci Dünya Harbi’ne soktular. M. Kemal’in Filistin Cephesi’nden kaçması (pardon geri çekilmesi) üzerine Filistin’de bir Israil Devleti’nin kurulmasının önünde artık hiçbir engel kalmamıştı.[4]

Osmanlı’nın yenilmesi için siyonistlerin çalıştığına dair itirafı ise New York’ta çıkan “The New Palestine” adındaki Yahudi gazetesinin 1923 Nisan sayısında görüyoruz:

“Siyonist teşkilatı genel başkanı Chaim Weizmann’ın emir ve işaretiyle Birleşik Amerika’da bir konferans gezisinde şöyle demiştir:

“Zannediyorum ki harbin başlıca iki neticesinden birisi de Yahudi yurdunun kurulması hadisesi teşkil ettiğini, harbin tarafsız yazılacak tarihi gösterecektir. Biz bunun için harb ettik ve Türklerin mağlubiyetine hizmet ettik! 1897 siyonist kongresinin kararlarına ve siyon liderlerinin protokollarına uyularak otuz milyon Avrupalının telef olmasına sebep olduk!”[5]

Senaryo burda bitmiyor…

Israil Devleti’ni tanıyan -halkı Müslüman olan- ilk devlet ise Kemalist Türkiye Cumhuriyeti idi.[6]

Cennet mekan Sultan Ikinci Abdülhamid Han’ı kötüleyenlerin kulakları çınlasın…

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/11/15/osmanli-ve-cumhuriyet-arasindaki-farki-gosteren-iki-belge/

Ayrıca bakınız;

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/11/25/ii-abdulhamidin-seyhine-yazdigi-filistin-mektubu/

[2] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/25/sultan-ii-abdulhamid-hani-tahttan-indiren-ittihat-terakki-ve-hareket-ordusu-kumandani-mahmud-sevket-pasa/

[3] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/10/mason-ustadi-itiraf-etti-sultan-abdulhamidi-biz-devirdik/

[4] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/30/filistin-cephesindeki-hain-m-kemal-ataturk-mu/

[5] The New Palestine Gazetesi (New York), Nisan 1923.

[6] http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/11/15/osmanli-ve-cumhuriyet-arasindaki-farki-gosteren-iki-belge/

Tavsiye edilen bir yazı:

https://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/11/21/sultan-ii-abdulhamide-darbe-yapan-jon-turk-ve-ittihatcilar-kime-hizmet-ettiler/

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Reklamlar

Beyrut Kasabı Ariel Şaron

Beyrut Kasabı Ariel Şaron

***

Yunus Suresi

92 – “Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu âyetlerimizden yine de gafildirler.”

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız


Sabra-Şatilla ve Beyrut Kasabı Ariel Şaron’un 2006 yılından bu yana yattığı hastanede çekilen son fotoğrafı

***

Fransız düşünür ve yazar Roger Garaudy, “Siyonizm Dosyası” isimli kitabının “Israil’in Siyasal Metodu: Devlet Terörizmi” bölümünde “Sabra” ve “Şatilla” adındaki Filistin mülteci kampları katliamından sonra hükümet önün­de “Yahudi olmayanlar Yahudi olmayanları öldürdü, bizi suçluyorlar” diyen Israil Başbakanı Menahem Begin’e “kanlı cani” dedikten sonra Ariel Şaron hakkında şunları yazıyor:

“Bu adamın savunma bakanı, general Ariel Şaron, yani bugün (kitabın yazıldığı dönem) rejimin ikinci adamı olan kişi ise Lübnan kasabıdır. Onun da geçmişinde yer alan canavarlık­lar bugün yaptıklarına ışık tutacak niteliktedir. Ağus­tos 1953’te Moşe Dayan’ın ‘Unite 101’ isimli bir örgüt kurmak ve yönetmek için seçtiği adam O’dur. Bu ör­güt sınırda yer alan Arab köylerine karşı misilleme­ler düzenlemek üzere meydana getirilmişti. Terör yaratacak, ortaya korku salacak ve Yahudi olmayan halkın bölgeden kaçmasını sağlayacaktı.

Böylece Si­yasi Siyonizmin doktrininin ilk hedefi aşılmış olacaktı.[1] Filistinlilerin yaşadığı küçük, Ürdün Kibya köyüne ilk saldırılarını düzenlediler Şaroncular… 14-15 Ekim 1954 gecesi köye dalan komandolar dörtte üçü kadın ve çocuk olmak üzere 66 kişiyi öldürdüler. Iki saat sonra olay yerine gelen Birleşmiş Milletler askerî gözlemcileri Güvenlik Konseyine verdikleri raporda şunları ileri sürüyorlardı:

‘Kurşunlarla parçalanmış vücutlar, ve kapılarda, pencerelerde görülen sayısız kurşun izlerinden anlaşıldığına göre buralarda oturanlar evleri başlarına yıkıldığı sırada dışarıya çık­mamaya zorlanmışlardır… Israil askerlerinin evleri di­namitleyerek, kapılara ve pencerelere otomatik silah­larla ateş ederek, el bombaları atarak sabaha kadar dolaştıkları bu beldede yaşanan dehşet gecesine ait sayısız hikayeler anlatılmaktadır.’

Ilk Sina savaşına neden olan tahriklerin devam et­tiği günlerde, 31 Ağustos 1955 gecesi Suriye’de olduğu gibi Mısır topraklarında Han Yunya ve Beni Suheyla katliamlarını bizzat idare eden Şaron, Tiberiade gö­lünün doğu kıyısına devamlı ‘ceza’ seferleri düzenleyen ve ortalığı kana bulayan adamdır. Bu hareketler 19 Ocak 1956 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kınanmıştı. Savaş sırasında Şaron ordunun Sina’ya hücum eden kısmına kumanda ediyordu. Savaşın son günü esir olarak kabul etmek istemediği yüzlerce Mısır askeri­nin ölümünden sorumlu olan adam budur… Şaron, Dayan’ın talimatına uyarak ‘Sina’da Mısır kuvvetle­rini esir almamış, tamamını yok etmiştir.’[2]

26 Temmuz 1973’te Ariel Şaron ‘Yediot Aharonot’ta şunları yazıyordu:

‘Israil şimdi süper bir askeri kuv­vettir. Avrupa’nın bütün kuvvetleri bir araya gelse bi­ze ulaşamazlar… Israil bir hafta içinde Hartum’dan Bağdad’a ve Cezayir’e uzanan bölgeyi eline geçirebilir.’ ”

 

**********

 

KAYNAK:

Roger Garaudy, Siyonizm Dosyası, (tercüme eden: Nezih Uzel) , Pınar Yayınları, Istanbul 1983, sayfa 191 – 193.

 

Yazarın Dipnotları:

[1] Moshe Sharett 13 Mart 1955 tarihli “günlüğüne” şun­ları yazmıştı: “Otuzlu yıllarda intikam duygusunun çok kötü birşey olduğunu insanlara öğretmeye çalışırdık, bugün onu doğruluyor ve bir ahlâk kuralı olarak kabul ettirmeye uğraşı­yoruz. Bu duygu şimdi başta gençler olmak üzere pek geniş bir halk tabakasının ortak malıdır. Misillemeleri yürütmek için devletin özel yetiştirilmiş elemanlarının toplandığı General Sharon’un birliklerinde ise bu duygu, kutsal değerler arasında yer almaktadır…”

Ariel Sharon’un Lübnan katliamındaki sorumluluğu için, Israilli aşırı siyonist gazeteci Jacob Timermann’ın: “The Longest War: Israel in Lebanon” isimli eserine bakınız: Ed. Alfred A. Knop, New York, 1982.

[2] Uri Avneri, “Ha’olam Hazeh”de, 24 Ağustos 1973.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Kemalizm, Tarihe Siyonizm gözlüğü ile bakmaktır

Kemalizm, Tarihe Siyonizm gözlüğü ile bakmaktır

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

***

Bu kemalistler ne garip…

13 sefere çıkan, Bağdat, Belgrad, Rodos, Boğdan ve Macaristan vs. gibi ülkeleri fetheden Kanuni Sultan Süleyman’ı (rahmetullahi aleyh) haşa Harem’den çıkmayan biri olarak tanıtıyorlar, ama yaklaşık 400 yıl hakimiyetimiz altında bulunmuş olan -affedersiniz- kıçı kırık Yunanlılara karşı zafer kazandı diye M. Kemal’i Türklerin Atası yaptılar. Hatta “Atatürk olmasaydı…” diye başlayan sloganlar ürettiler.

Bu bakış açısı, siyonist bir bakış açısıdır. Yaklaşık bir asırdır, tarihimize siyonizm gözlüğü ile bakmamızı sağlamak için çalıştılar.

Buna göre;

Devletin başında bulunması gerektiği için hacca gidemeyen Padişahlar: “kötü”, ancak “halkın” hacca gitmesini engelleyen M. Kemal Atatürk “iyi” oldu.[1]

Gizlice içki içtikleri iddiasıyla bir – iki Padişah: “kötü”, fakat içki fabrikası kuran ve “alenen” içen, üstelik “halkın” da içmesini temin eden M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[2]

Halktan bir kesim peşine takılır da binlerce insan ölür endişesiyle isyan eden kardeşini feda edip öldüren Padişahlar: “kötü”, fakat sırf şapkaya muhalif olduğu gerekçesiyle kardeşini, yani ailesinden birini değil de “halkı” katleden M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[3]

Yabancı kadınlarla evlilik yaptıkları için Padişahlar: “kötü”, ancak “halktan” olan kadınları çırıl çıplak soyup Iran Şahı’na takdim eden M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[4]

Insan hakkı, din hürriyeti diye Hıristiyan ve yahudilerin bile ibadetine karışmayan Padişahlar: “kötü”, ama Müslümanların Ezanından “Allah” ismini çıkaran M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[5]

Bu listeyi uzatmak mümkün, lakin lafı fazla uzatmak istemiyoruz.

M. Kemal Atatürk’ü genelde “Allah ile kendi arasında” diyerek savunan kemalistlerin, Padişahların kendilerine ve ailelerine ait olan, dolayısıyla “Allah ile kendi aralarında” olan meselelere burunlarını sokup kötülemeleri, diğer taraftan “halka” zarar veren M. Kemal Atatürk’ü yüceltmeleri, sadece; “tarihe siyonizm gözlüğü ile bakmak”la izah edilebilir.

Buna mukabil Müslümanlar olarak biz, tarihe “siyonizm gözlüğü” ile değil, “gönül gözüyle” bakar, “Islam”ı ölçü alırız.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Kemalist rejimin hakim olduğu Türkiye’de Hacca gitmek yasaktı:

https://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/15/kemalist-rejimin-hakim-oldugu-turkiyede-hacca-gitmek-yasakti/

[2] Kemal Atatürk’ün; “Padişahlar gizli içerdi, ben açık içiyorum!” sözü hakkında:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/18/kemal-ataturkun-padisahlar-gizli-icerdi-ben-acik-iciyorum-sozu-hakkinda/

[3] M. Kemal Atatürk’ün Şapka Zulmü ve Istiklal Mahkemesi’nde asılan alimler, hocalar:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/30/m-kemal-ataturkun-sapka-zulmu-ve-istiklal-mahkemesinde-asilan-alimler-hocalar/

[4] “Kemal Atatürk olmasaydı baban kim olurdu, o namusumuzu kurtardı” diyenlere ithaf olunur. Kadınları çırıl çıplak soyup Iran Şahı’na takdim eden M. Kemal Atatürk:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/19/kemal-ataturk-olmasaydi-baban-kim-olurdu-o-namusumuzu-kurtardi-diyenere-ithaf-olunur/

[5] Kemal Atatürk’ün eseri: Kuran ve Ezan’ın yasaklanması:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/29/kemal-ataturkun-eseri-kuran-ve-ezanin-yasaklanmasi/

Ayrıca bakınız; Atatürk’ün yasakladığı Ezan-ı Muhammedi’yi Adnan Menderes serbest bıraktı:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/27/ataturkun-yasakladigi-ezan-i-muhammediyi-adnan-menderes-serbest-birakti/

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*