Ismet Inönü Kahraman mı?

Ismet Inönü Kahraman mı?

*

Son günlerde bazı “gazeteciler”in Ismet Inönü güzellemeleri yaptığına hayretle şahit oluyoruz. Halbuki Ismet Inönü 19 Mayıs 1919’da bütün evrakı tamam olduğu halde Samsun’a hareket eden Bandırma vapuruna binmemişti. Vizeleri veren Ingiliz irtibat zabiti John Godolphin Bennet, Ismet Inönü’ye ait evrakın hazır olduğunu, isteseydi gidebileceğini, hiçbir mani bulunmadığını fakat yine de gitmediğini söylemiştir.[1] Inönü’nün Milli Mücadele’ye katılma tarihi biraz karışık olmakla beraber son araştırmalar neticesinde kesin olarak belgelenmiştir. Kendisi Ankara’ya iki kez gelmiştir. Birinci gelişi şimdiye kadar 8 Ocak 1920 olarak biliniyordu. Fakat bu tarihin yanlış olduğu daha sonra farkedildi. Doğrusu ise 20 Ocak 1920 tarihidir. Zira M. Kemal, bu “müjdeyi” 20 Ocak’ta Kazım Karabekir Paşa’ya bir telgrafla bildirmiştir.[2]

Lakin Ismet (Inönü) Ankara’da 20 gün kalmış ve 10 Şubat 1920’de tekrar Istanbul’a hareket etmiştir.[3]

Ankara’ya ikinci gelişi ise 3 Nisan 1920 tarihindedir.

Hey’eti Temsiliye’nin Kazım Karabekir Paşa’ya gönderdiği 4/5 Nisan 1920 tarihli telgrafta, “on iki meb’usla beş güzide ümerayı askeriye ve Halide Edip Hanım 2 Nisan’da Ankara’ya gelmişler, merasimle karşılanmışlar. Dün (3 Nisan) Meclisi Meb’usan (Osmanlı Meclisi) Reisi Celalettin Arif Beyle beraber Miralay Ismet Bey ve bazı güzide erkanı harp zabitleri de gelmiş parlak merasim yapılmış.”[4] denilmektedir.

Burada zikrettiklerimizin hepsi birer belgedir.

Uzun lafın kısası, Ismet Inönü Milli Mücadele’ye 19 Mayıs 1919’da değil, 3 Nisan 1920’de katılmıştır. Yani yaklaşık 1 sene sonra…

O da “zorla”…

Bunu biz değil, Kuvay-ı Milliye Komutanlarından Yenibahçeli Şükrü söylemşitir, ki kendisi Istanbul’dan Anadolu’ya silah, mühimmat ve subay kaçırma vazifelerini deruhte edenlerdendi.

Yenibahçeli Şükrü Bey Milliyet gazetesine verdiği beyanatında Ismet Inönü hakkında şunları söylüyordu:

“Benim bildiğim Ismet Inönü Filistin cephesinde kolordusunu bırakarak o tarihte emir subayı eniştesi Şamlı Abdürrezakla birlikte kaçmışlardır. Harekatı Milliyeye (Kurtuluş Savaşı’na) zorla götürülmüş olduğu da herkesin malumudur. Inönü harbinde de tekrar ordusunu perişan ve darma dağınık bir vaziyette terkederek kaçmağa teşebbüş etmiş kumandandır.[5]

*

milliyet-gazetesi-17-mayis-1952-yenibahceli-sc3bckrc3bc-oguz-ismet-inc3b6nc3bc ismail saymaza cevap, inönü kahraman mi

[5] no’lu dipnotta bahsi geçen Yenibahçeli Şükrü Bey’in Milliyet gazetesine verdiği beyanat…

***

Samet Ağaoğlu’nun kitabında da Ismet Inönü’nün zorla Istanbul’dan Ankara’ya kaçırıldığına dair bir rivayete temas edilir.[6]

“Cumhuriyet gazetesi”nin okurlarına armağan olarak verdiği “Çankaya” isimli kitapta, M. Kemal’in pek güvendiği Ismet Inönü’ye uğrayarak, Anadolu’ya beraber gitmeyi teklif ettiği, fakat menfi (olumsuz) cevap aldığı yazmaktadır. Falih Rıfkı Atay, bunu bizzat M. Kemal’in ağzından şöyle nakleder:

(F. R. ATAY) : “…Uğradıklarından biri de Ismet Bey’di. Kendisinden hatıralarını Ismet Paşa başvekil iken almıştım. Bana yazdırdığı şu idi:

(M. Kemal) : ‘Süleymaniye sokaklarından birinde hoş bir ev… Buraya vakitsiz ve teklifsiz gitmiştim. Ev sahibi geldi:

– (Inönü) Ne haber, ne haber … Bu ne baskın?
– (M. Kemal) Vaktim dar. Sana hikayeyi kısaca söyleyeyim, dedim ve her şeyi anlattım: Ben yerleşinceye kadar sen de burada kalacaksın ve iş başladığı vakit yanıma geleceksin, dedim. Istanbul’da bulunduğum kadar benimle az alakalı görünmesini de söyledim.”

(F. R. ATAY) : Cümle bittikten sonra Atatürk yüzüme baktı: “Sen benim tarihimi yazacak olanlardansın.’ Işin gerçeği, kendisinin benimle gelmesini istemiye gitmiştim. Yeni evlendim. Beni biraz rahat bırak, dedi.
Gelmek istemedi.’

(F. R. ATAY devam ediyor): Yıllar sonra bir yolculukta Tokat’a uğramıştık. Milletvekillerinden Mustafa’nın evinde idik. Sedat Paşa Kolordu Komutanı idi. Kuvay-ı Milliye’ye katılmadığı için emekliye ayrılacakken, Atatürk, Istanbul’da benim isteğimle kalmıştır, diye bir belge vermesi üzerine kurtulmuştu.

Atatürk: – Fena mı ettik? Ordumuza iyi bir komutan kazandırdık, dedikten sonra:
– Söz aramızda, Ismet de öyle değil mi? diye gülümsiyerek yüzümüze bakmıştı.”[7]

Falih Rıfkı Atay, aynı kitabın biraz ilerisinde şöyle yazar:

“16 Marttan (16 Mart 1920 Istanbul’un işgal tarihidir: Kadir Çandarlıoğlu) sonra Ankara’ya gelmekten başka çare kalmadığını gören ve Saffet Arıkan’la arkadaşlarına katılarak Ankara’ya gelen Ismet Bey (Inönü), Atatürk’ün bana anlattığını yukarda söylediğim gibi 19 Mayıstan önce, yeni evlendiğini ileri sürerek, Anadolu’ya gelmek teklifini reddetmişti.”[8]

Sahi, bu nasıl kahraman? Böyle kahraman mı olur?

Peki neden gelmek istemedi?

Çünkü Ismet Inönü Milli Mücadele’ye inanmıyordu. Bazı gazetecilerin bu sözde “kahramanı”, daha evvel de Kazım Karabekir Paşa’ya, her şeyin mahvoldugunu ve Kâzım ağa, Ismet ağa olarak çiftçilik yapmak lazım geldiğini söylemişti. Kazım Karabekir Paşa’nın hatıralarından okuyalım:

*

Ismail saymaza cevap, inönü kazim aga ismet aga olalim ciftcilikle hayatimizi sürükleyelim inönü kahraman mi inönü zulmü chp 2

[9] no’lu dipnot ile alakalı… Inönü’nün; “Kâzım ağa, Ismet ağa olalım. Çiftçilikle hayatımızı sürükleyelim.” dediğine dair Kâzım Karabekir Paşa’nın nakli…

***

“29 Teşrinisani’de (Kasım 1918) Zeyrek’te misafir olduğum biraderimin bahçesinde Çamlıcalara kadar uzanan geniş manzara içinde itilâfın bir yığın tekneleri ile sanki istihza (alay) eden muazzam Süleymaniye Camii karşımızda Türklüğün bir heykel vekarı gibi mağrur duruyordu. Pek eski ve pek samimi arkadaşım Ismet çok bedbindi (karamsar).

– Gördün mü Kâzım? Her şey mahvoldu. Vaktile gördüğün gibi sürüklediler ve bitirdiler. Derdin ki batıracaklar ve hayatımızla biz didişeceğiz. Fakat benim hiçbir ümidim kalmadı. Ben kararımı sana söyleyeyim mi Kâzım. Köylü olalım. Askerlikten istifa edelim. Senin kaç liran var. Birleşelim Kâzım ağa, Ismet ağa olalım. Çiftçilikle hayatımızı sürükleyelim.

– Ismet sen ne söylüyorsun dedim. Zannediyor musun ki bizi yaşatacaklar. Ermeni, Rumlar şarktan, garptan Türk’ü boğacaklardır. Bırak ki benim bir tarla alacak param yok fakat olsa da ayaklar altında zelilâne (alçakça) ölmektense milletimizin bukadar senelik yediğimiz ekmeğini namuskârane ölmekle ödemek daha çok yakışmaz mı.

– Kâzım ne diyorsun? Sen vaziyeti henüz bilmiyorsun. Ordularımız mahvoldu. Boğazlara itilâf hâkim, bütün cenup (güney) hudutları açık bir halde. Asıl felâket bizim içimizden Kâzım! Tasfiye yapacaklar tasfiye! anlıyor musun? Bugün harpte kazandığın paşalığı alacaklar bir belki de iki rütbe kaybedeceksin. Artık bize her şey düşman. Ben çok düşündüm. Neyimiz varsa birleştiririz ne mümkünse alırız. Kâzım ağa Ismet ağa ben başka türlüsünü göremiyorum Kâzım. Sen de bir iyi düşün.

– Ismet ben kararımı vermiş bulunuyorum. Bütün bu şeyleri vaktile Çanakkaleden içeri sokmamıştık. Nazarımda bostan korkuluğu gibi duruyorlar. Biz ölümü göze alınca hepsini yine dışarı atarız. Milletin mahvolduğunu görmek zilletindense (alçaklığındansa) yaşadığını görerek ölmek daha Türkçe olur. Ben dün boğazdan gelirken ahdımı verdim (yemin ettim). Tek bile kalsam veya tek dağ başı dahi kalsa uğraşmak. Silahımı, üniformamı kimseye vermeyeceğim. Azim ve tedbir her ümide yol açar. Vaziyeti sen de anlarsın.”[9]

*

ismet inönü yunan askerlerine para kara fatma seher kara fatma ismet inönü, kadir misiroglu yunan galip gelseydi sözü kim yunan dostu,

Cumhuriyet Gazetesi, 6 Mart 1933… Milli Mücadele kahramanı Kara Fatma’nın 1933’te Rus Manastırı’nda ikamete mecbur kaldığı yıl, kemalistler Yunan malullerine para bağışlamıştır. Her iki hadise de 1933’te yaşanmıştır… Bu mu kahramanlık?! Tafsilat burda: https://belgelerlegercektarih.com/2018/12/26/chpden-milli-mucadele-kahramani-kara-fatmaya-buyuk-vefasizlik/

***

Bazı kimseler Ismet Inönü’nün, “M. Kemal’in emriyle” Istanbul’da kaldığını söyleyerek onu aklamaya çalışıyor. Ancak Falih Rıfkı’dan yaptığımız nakil bu çakalların manevrasına büyük bir darbe indirmektedir. Buna ilave olarak bir belge takdim edip Ismet Inönü hakkındaki acı gerçeği açıklamanın vakti geldi sanırım.

Sıkı durun:

*

Ismet Inönü, “Amerikan Mandası” taraftarıydı.

*

Evet yanlış okumadınız!..

Bu fikirde olduğunu, vatanı kurtarmak için Anadolu’ya giden Kazım Karabekir Paşa’ya yazdığı 27 Ağustos 1919 tarihli mektubunda görmekteyiz. Şöyle yazmış “kahraman” Ismet Inönü:

“Korkuluyor ki bütün Asya’yı eline geçirmiş olan ingilizler, yegâne kabiliyeti harbiye ve ihtilâliyesi olan Türkiye’yi elinde bulundurarak tamamen çürütüp mahvetmek isteyeceklerdir.
Eğer Amerika’nın gelmesi suya düşerse ingilizler için bugünkü taksim vaziyetini tevsi etmekten başka yapılacak bir şey yok gibidir ki, Ingilizlere diğerleri bu hususta muavenet edecekler, muhalefet etmeyeceklerdir. Eğer Anadolu’da halkın Amerikalıları herkese tercih ettikleri zemininde Amerika milletine müracaat edilse pek ziyade faidesi olacaktır, deniliyor ki ben de tamamile bu kanaatteyim. Bütün memleketi parçalamadan bir Amerikanın mürakabesine tevdi etmek, yaşayabilmek için yegâne ehven çare gibidir.”[10]

Gördüğünüz gibi, “kahraman” Ismet Inönü açıkça “Amerikan Mandası” istemektedir. Bu belge de o sözde gazetecilere (argo tabirle) “kapak” olsun diyelim.

Peki Erzurum Kongresi hangi tarihte toplanmıştı? 23 Temmuz 1919’da. Yani Erzurum Kongresi toplanalı 1 aydan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen hala ABD mandasını istemektedir.

Işte belgesi:

*

ismet inönü amerikan mandasi 1

ismet inönü amerikan mandasi 2

[10] no’lu dipnotta bahsi geçen Ismet Inönü’nün mektubu… Inönü, Amerikan Mandası istiyor…

***

Şimdi birileri kalkıp, “Inönü savaşlarında büyük zafer kazanmıştır” diye diklenecek olursa, bunun böyle olmadığını bizzat Inönü’nün hatıralarından ortaya koyarız:

“Birinci Inönü Muharebesi, daha ziyade Kuvayi Seyyarenin Yunanlılarla beraber gelişen taarruzunun muvaffak olmaması şeklinde bir adım telakki edilmek lazım gelir. Atatürk, Birinci Inönü Muharebesinin neticesine çok önem vermiş görünmektedir. Aslında Birinci Inönü Muharebesi askeri bakımdan mütevazı ölçüde bir muharebedir. Yunanlılar taarruz etmişler, bizim mevzileri söktürmüşler, bundan sonra hazırlıksız geldiklerini, ilerisinin daha çok tehlikeli olduğunu anlayarak kendileri çekilip gitmişlerdir. Buna rağmen Birinci Inönü Muharebesi Anadolu hükümetinin kurulması için kafi gelmiştir.”[11]

*

Ismail saymaza cevap, inönü muharebesi inönü savasi inönü kahraman mi inönü zulmü chp

[11] no’lu dipnotta bahsi geçen Inönü’nün hatıratının ilgili sayfası…

***

Bunlar bir de sürekli Osmanlı’ya laf atarlar… Osmanlı zaten batmıştı falan derler. Halbuki düşmana karşı savaşmak yerine cepheden kaçan subaylar yine bu gazetecilerin sözde “kahraman”larıydı…

Nitekim Duygu Asena, Ismet Inönü’nün, amcası Vacid Asena’nın atına binerek Suriye cephesinden nasıl kaçtığını şöyle anlatır:

”Asena ailesi ile Inönü ailesi komşu oturuyorlar. Aile dostları. Bu yakınlık Birinci dünya savaşında da sürüyor ve Ismet Inönü amcamı emir subayı olarak yanına alıyor. Suriye cephesinde Inönü’nün atı vuruluyor ve esir düşme tehlikesi doğuyor. Onun üzerine Ismet Inönü, amcamın atına binerek kaçmayı başarıyor. Ama atsız kalan amcam esir düşüyor, acı günler yaşıyor.”[12]

*

Ismail saymaza cevap, inönü duygu asena suriye cephesi filistin cephesi inönü kahraman mi inönü zulmü chp 2

[12] no’lu dipnot ile alakalı… Duygu Asena’nın Milliyet gazetesinde çıkan yazısı…

***

Işte bu gaztecilerin sözde kahramanlarının hayatları hep böyle zoru görünce kaçmakla geçmiştir… Ne kahrmanı? Çocuk mu kandırıyorsunuz?

Aynı zevat, Amerika’nın Adnan Menderes döneminde Türkiye’ye sızdığını söylüyor. Tam tersine ABD, Amerikan mandacısı Inönü döneminde Türkiye’ye sızmıştır. Ne de olsa ilk göz ağrısıdır… Samet Ağaoğlu 22 Mayıs 1947 tarihli günlüğüne (yani Inönü döneminde) şu notu düşmüştür:

“Amerikan yardımı dolayısıyla otuz kişilik bir heyet geliyor. Sefire (Elçiye) yardım edecekler. Amerikan sefiri artık bir ikinci Başbakan haline gelebilir.”[13]

Marshall Planı da Inönü Döneminde kabul edilmiştir.[14]

*

Ismail saymaza cevap, inönü amerikan mandasi ismet inönü marshall plani marshall yardimi menderes inönü kahraman mi inönü zulmü chp 2

[14] no’lu dipnotta bahsi geçen “Marshall” yardımıyla alakalı Resmi Gazete’de neşredilen kanun… Ayrıca dikkatinizi çekerim, kanunda “Türkiye Cumhuriyet‘i’ Merkez Bankası” değil, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazmaktadır…

***

chp amerikan abd inönü antiemperyalist miydi, chp marshall plani menderes marshall yardimi aksam gazetesi 25 mart 1948

Inönü döneminde “Amerikan yardımı”… (Akşam Gazetesi, 25 Mart 1948)

***

ucak ekonomi fabrika chp amerikan abd inönü antiemperyalist miydi, chp marshall plani menderes marshall yardimi aksam gazetesi 26 mart 1948

Inönü döneminde “Amerikan yardımı”… (Akşam Gazetesi, 26 Mart 1948)

***

1948’de yani Inönü döneminde ABD ile yapılan “Iktisadi Yardım” antlaşmasından sonraki gelişmelere kısaca bakalım:

– ABD filosu Istanbul’da. Filoda 3 hafif kruvazör bulunuyor.[15]

– ABD uçak gemisi çok sayıda uçağı TC’ye teslim ediyor.[16]

– Ingiltere’nin Akdeniz donanmasına bağlı bir uçak gemisi ile bir destroyer Izmir limanına geliyor.[17]

– Ingiliz filosuna bağlı 1 kruvazör ile 2 muhrip Istanbul limanına demirledi.[18]

– Bir ABD donanması Izmir limanına geldi.[19]

Başka söze ne hacet?

NOT: Inönü’yü “kahraman” ilan eden malum gazeteci onun döneminde aleyhte “tek kelime” yazamazdı. Inönü’nün basına nasıl kan kusturduğunu belgeleriyle okuyun:

https://belgelerlegercektarih.com/2012/05/08/m-kemal-ataturkun-yasakladigi-kapattigi-gazeteler-basin-sansuru/

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Ingiliz Istihbarat Subayı Yüzbaşı Bennet Anlatıyor, Atatürk’e Nasıl Vize Verdim, (Hazırlayan: Nezih Uzel), Selis Kitaplar, Istanbul 2008, sayfa 130.

[2] Kâzım Karabekir, Istiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1960, sayfa 448, 449. (Belge)

[3] Ismet Inönü’nün 9 Şubat 1920’de Kazım Karabekir Paşa’ya çektiği telgraf: “…yarın Istanbul’a hareket ediyorum.”

Bakınız; Kâzım Karabekir, Istiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1960, sayfa 459, 460. (Belge)

[4] Kâzım Karabekir, Istiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1960, sayfa 602. (Belge)

Ayrıca bakınız;

Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Atatürk Çizgisinde Geçmişten Geleceğe, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 2005, sayfa 3, 4.

[5] Milliyet Gazetesi, 17 Mayıs 1952.

[6] Samet Ağaoğlu, Babamın Arkadaşları, Iletişim Yayınları, Istanbul 1998, sayfa 119.

[7] Falih Rıfkı Atay, Çankaya, cild 2, Cumhuriyet Kitapları, Istanbul 1999, sayfa 78.

[8] Falih Rıfkı Atay, Çankaya, cild 2, Cumhuriyet Kitapları, Istanbul 1999, sayfa 129.

[9] Kâzım Karabekir, Istiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1960, sayfa 7, 8.

[10] Kâzım Karabekir, Istiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1960, sayfa 175-177. (Belge)

[11] Ismet Inönü, Hatıralar, (Yayına Hazırlayan Sabahattin Selek), Bilgi Yayınevi, 3. Baskı, Istanbul 2009, sayfa 233.

[12] Milliyet Gazetesi, 10 Nisan 1993.

[13] Samet Ağaoğlu, Siyasi Günlük/Demokrat Partinin Kuruluşu, (Yayına Hazırlayan: Cemil Koçak), Iletişim Yayınları, Istanbul 1992, sayfa 71.

[14] 5582 sayılı ve 1.3.1950 tarihli, “Marshall Planı çerçevesi dahilinde elde edilecek yardımların Bütçe ve Hazine hesaplarına intikal şekline ilişik” Kanun. Resmi Gazete, sayı 7448, tarih 4.3.1950, sayfa 18019.

[15] Cumhuriyet Gazetesi, 2 Temmuz 1948.

[16] Ayın Tarihi, sayı 176. (Resmi Yayın)

[17] Cumhuriyet Gazetesi, 6-8 Temmuz 1948.

[18] Ayın Tarihi, sayı 176. (Resmi Yayın)

[19] Ayın Tarihi, sayı 177. (Resmi Yayın)

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

Paylaşım Şartı:

Paylaşmak istediğiniz bir yazı, görsel vs. varsa, alakalı yazıya gidin ve yukarıdaki adres çubuğunda görülen linki kopyalayıp paylaşmak istediğiniz yere yapıştırın. Yani YALNIZCA LİNK PAYLAŞIMINA MÜSAADE EDİYORUZ. Ayrıca yazının sonunda “facebook” veya “twitter”ın sosyal medya paylaşım butonları var. O butonlara tıklayarak da paylaşılabilir. Başka türlüsüne hiçbir surette rızamız yoktur.

*

1 Comment »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.