Bu Aziz Milletin Şanına yakışmayan aşağılık kompleksinin adı: “Yunan Zaferi!”

Bu Aziz Milletin Şanına yakışmayan aşağılık kompleksinin adı: “Yunan Zaferi!”

*

yunan zaferi, milli mücadelede kime karsi savastik kurtulus savasinda kime karsi savastik yunan harbi yunan zaferi, 30 agustos zafer bayrami.jpg

***

Osmanlı’ya “hasta adam” denildiği bir dönemde Sultan II. Abdülhamid’in ordusu Yunan ordusunu Tesalya’da yerle bir etti.

Peki bunu kutluyor muyuz?

Tabii ki hayır.

O dönemin savaş edebiyatına bir bakalım… Mesela Menemenlizade Tahir’in şu dörtlüğü Yunan’ı yenmenin bir zafer olamayacağını bize açıkça gösteriyor:

“Lakin bu zafer, zafer değildir,
Yunan biliriz ki er değildir,
Yenmek anı bir hüner değildir,
Bizce olamaz bu fahre şayan!”

Yunanı taa Tesalya’da mağlup etmeyi bile “zafer saymayan” Osmanlı’nın evlatlarına; M. Kemal’in onları Sakarya’da yani kendi evimizde kovalamasını yaklaşık bir asırdır kutlattırıyorlar.

Basit muharebeleri tarihimizin en şanlı zaferiymiş gibi kutlatmaya çalışıyorlar. Bunun manası; “büyük düşünmeyin, böyle ufak tefek şeylerle avunun” demektir.

Kutlamam!

Ufkum daralır çünkü…

Hadis var; Daha Batı Roma’yı fethedeceğiz.

Affedersiniz ama “kıçı kırık” yunanı yendik diye bayram yapanlar asla büyük düşünemez, süper güç olamazlar. Yunanı yendik diye bayram yapmak bu Aziz Millete hakarettir.

Kemalizmin sadece kıçı kırık yunanı yenerek icat ettiği;

23 Nisan
19 Mayıs
30 Ağustos
29 Ekim bayramlarının asıl gayesi “halkı afyonlamak”tır. Rejime bağlılığını diri tutmaktır.

Nasıl ki San Marino’yu mağlup eden Türkiye Futbol Milli Takımının bu galibiyetini yüz yıldır bayram üstüne bayram yaparak kutlamayı “Türkiye’ye hakaret” saymak icab ederse, işte aynı o şekilde bin yıl dünyaya adaletle hükmetmiş koca bir Milletin, kıçı kırık yunanı yenmesi üzerine 4 bayram icat etmesini de bu necip Millete yapılmış en büyük hakaret sayarız. Halbuki bizim tarihimizde ne zaferler var…

Biz o kadar büyüğüz ki, dünyanın “alınamaz” dediği Istanbul’u fethettiğimiz halde 29 Mayıs’ı resmi bayram ilan etmiyoruz.

Kemalistler ise o kadar küçük ki, (400 yıl bir Vali ile idare ettiğimiz) yunanı püskürtmenin sevinciyle 19 Mayıs başta olmak üzere tam 4 bayram icad ettiler ve çılgınlar gibi de kutluyorlar.

Biz zaferlerimizi devlet organizasyonlarıyla kutlayarak halkı afyonlama ihtiyacı hissetmiyoruz. Zira halk, büyük zaferlerin kıymetini zaten takdir ediyor. Fakat kemalistler öyle değil. Onlar, yaptıkları işin ne kadar “büyük” olduğunu halkın gözüne sokarak baskıyla ispatlama telaşı içinde…

Futbol diliyle ifade edersek, biz Barcelona gibiyiz; her zaferi kutlamayız, kemalistler ise San Marino’nun bir köy takımı adeta; beraberliğe hatta fark yemeden mağlup olmaya bile sevinirler. “Zafer fukaralığı”dır bunun adı…

Almanya’da bir Rumen tanıdığıma “Türkiye’de milli bayramdı” dedim. “Niye” diye sorunca, mahcup bir yüz ifadesiyle; “97 sene evvel yunanı yendik, her sene onu kutluyoruz” cevabını vermek mecburiyetinde kaldım. Adam gülmekten bir hal oldu.

Ayıp ayıp! Bu necip Milleti düşürdüğünüz şu derekeye bakın. Rumene bile eğlence olduk. Bitsin artık bu komedi!

Yunanı püskürttük diye afrikanın ilkel kabileleri gibi bayram üstüne bayram icat etmek vizyonsuzluktur. Hiç kimse, bu Aziz Millete böyle bir ezikliği yaşatma hakkına sahip değildir.

Dünyada bin yıl süper güç olmuş bir Millet, yunanı yendim diye Bayram yapıyor… Ne hallere düştük ya Rabbi!

Sahi, hem neyin zaferidir bu?

Adaları Italyanlara verip, ceza kanununu aldık.
Batı Trakya’yı Yunana verip, demokrasisini aldık.
Halep’i Fransaya verip, laikliğini aldık.
Musul’u ingilizlere verip, yazısını aldık.

Soruyorum; böyle zafer mi olur?

E o zaman yazım nerde?
Hilafetim nerde?
Osmanlım nerde?
Ayasofya Camiim nerde?
Musul, Halep, Batı Trakya ve Adalarım nerde?
Medreselerim nerde?
Islami kanunlarım nerde?
Cuma tatilim nerde?

Bu ne menem bir kurtulmadır?

Bir de utanmadan “Atatürk olmasaydı adımız Yorgo olurdu” demiyorlar mı? Ya hu sizin ruh ve zihinleriniz Yunanlı Yorgo’dan da çok Yorgo’laşmış ama farkında değilsiniz.

Dolayısıyla Atatürk’ünüz sizi Yunanlılardan “kurtarmadı”, bilakis; “gönüllü teslimiyetinizi” sağladı. Işte “gerçek işgal” böyle olur… Pranga ayaklarınıza değil; beyinlerinize vurulur. Anlamazsınız bile.

Kur’an ne diyor, kemalistler ne yapıyor…

Bedir savaşından sonra inen Enfal suresinin 10’uncu ayetinde “zafer ancak Allah katındandır” buyurulur. Adeta birilerinin “Ben olmasaydım zafer kazanamazdık” tarzında bir iddia ile ortaya çıkmasının önüne geçmek için olsa gerek, bu ayete ilaveten 17’inci ayette de şöyle buyuruluyor:

“Onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı.”

Müslümanların kendilerinden silah ve sayıca kat kat fazla olan müşrik ordusuna karşı elde ettiği bu mühim zaferden sonra bile “ben olmasaydım olmazdınız!” gibi bir hava oluşturulmadığı ve zaferin ancak “Allah katından” olduğu vurgulandığı halde, kemalistler bunun tam tersini yapıyor. Bizimle sayıca aynı olmasına rağmen Yunan ordusuna karşı elde edilen zaferden sonra M. Kemal’i adeta ilahlaştırıp “Atatürk olmasaydı olmazdık” diyerek Kur’an’ın bu anlayışına aykırı hareket ediyorlar.

“Yunanı denize döktük” diyorlar… Allah aşkına şu haritaya bir bakın. Sarı renkli olan adalar Yunanistan’a ait. Sınırımıza yakın olan adalar bile yunanın. Haritaların da dili vardır. Haritaya baktığınızda mevki olarak bizim savunmada, yunanın ise atakta olduğu görülür.

*

oniki adalar 12 ada yunan yunani denize döktük mü

***

Bu mu denize dökmek?

Bu mu uğruna bayram üstüne bayram yaptığınız zafer?

100 senedir Milleti aldatmaya utanmadınız mı?

Ayrıca M.Kemal’in Milli Mücadele’ye katılmasından evvel düşmanla çarpışanlar yok değildi. Işte onlardan bazıları:

Yörük Ali, Kıllı Hasan, Lulu Mestan Efe ve kardeşi Süleyman Efe, Demirci Mehmed Efe, Gökçen Efe, Sökeli Ali Efe, Selçenlili Hüseyin Çavuş, Alikurtlu Dede, Çıtlaklar çetesi, Arap Dede Efe, Necip Ağa, Komiser Hamdi ve arkadaşları, Kara Durmuş Efe, Çineli Kadıköylüzade Tahir, Salcıoğlu Efe, Ferit, Mesut, Süleyman Süruri, Orhan Beyler, Ismail Efe, Dokuzun Mehmet Efe, Danişmendli Ismail Efe, Durasilli Mehmed Efe, Hasan Hüseyin Efe, Binbaşı Hacı Şükrü, Topçu Binbaşısı Ismail Hakkı, Miralay Şefik Beyler, Çerkez Ethem ve arkadaşları, Hamdi Bey ve arkadaşları, Arslan Bey ve arkadaşları, Şükrü Oğuz, Yahya Kaptan, Ipsiz Recep, Dayı Mesut, Kaplan ve arkadaşları, Osman Ağa ve arkadaşları, Gök Bayrak ve Kanlı Bayrak çeteleri, Cafer Tayyar Paşanın kuvvetleri, Kazım Karabekir Paşa, Halit Beyler, Yörük Selim, Tufan, Doğan, Sinan Paşa, Ömer hoca oğlu Mehmed Kara Çavuş vs…

Yani M.Kemal olmasaydı olmazdık gibi safsatalar bu Millete hakarettir. Bu millet ne zaman esir olmuş ki kurtarılmayı beklesin? Hem Istiklal Marşı’nda “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.” diyeceksin, hem de esir muamelesi yapacaksın. Herkes haddini bilecek. Bu Millet nice kahraman evlatlar yetiştirmiştir. Kaldı ki bu listeden bazıları daha sonra kemalistlerce hain ilan edildi. Halbuki kimlerin hain olduğunu bu Milletin aklı başında fertleri gayet iyi biliyor.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

Paylaşım Şartı:

Paylaşmak istediğiniz bir yazı, görsel vs. varsa, alakalı yazıya gidin ve yukarıdaki adres çubuğunda görülen linki kopyalayıp paylaşmak istediğiniz yere yapıştırın. Yani YALNIZCA LİNK PAYLAŞIMINA MÜSAADE EDİYORUZ. Ayrıca yazının sonunda “facebook” veya “twitter”ın sosyal medya paylaşım butonları var. O butonlara tıklayarak da paylaşılabilir. Başka türlüsüne hiçbir surette rızamız yoktur.

*

Reklamlar

2 Comments »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.