Atatürk’e Tapmak…

Atatürk’e Tapmak…

*

atatürke tapmak, atatürkü ilahlastirmak, m. kemale tapmak m. kemali ilahlastirmak 19 mayis

Bir 19 Mayıs töreninden… M. Kemal’e secde ettiriyorlar… Yazıklar olsun! Mahvettiniz insanlarımızı…

***

Kemalizm’in, M. Kemal’i ilahlaştırıp insanları ona taptırmak gayesini güden bir din olduğunu daha evvel neşrettiğimiz yazılarda delilleriyle ortaya koymuştuk.[1] Bu paylaşımlara ilave olarak M. Kemal’in yaveri, hatta sırdaşı diyebileceğimiz Cevad Abbas’tan da birkaç delil zikredelim.

Cevad Abbas, Kemalizm’in; “kutsal bir akide”, yani kutsal bir inanç olduğunu söylüyor.

Cevad Abbas 19 Mayıs 1938’de, yani M. Kemal’in daha hayatta olduğu bir tarihte, radyodaki bir 19 Mayıs konferansında “Türk Gençliği”ne şöyle hitap etmişti:

“Ey Türk genci, ey sportmen, övün ve sevin. Atatürk günü senin de günün olmuştur. Bu bir tesadüf eseri değildir. Sen ‘kanında, cevherinde yaşayan asalete dayanarak Kemalizm kutsal akidesi’nin yenilmez, yıkılmaz muhafızı olduğun ve bunu şuurla yürütmeye çalıştığın için bu büyük şerefte ortaksın.”

Türk genci neymiş? “Kemalizm kutsal akidesi”nin yani inancının muhafızıymış.

Cevad Abbas bu nutkunun sonunda şunları söylemekten çekinmiyor:

“Ben bu sözlerimle beşerin üstünde gördüğüm bu oğan(Tanrı) yaratılışlı Atatürk’ün hayat ve faaliyetini ve büyük evsafını ve akide(inanç) olarak yarattığı Kemalizm’in mebdeini(ilkelerini) kısaca söylemiş oldum. Yoksa bunlar onun tarihini tespit edecek ciltler içinde bir satır bile olamaz. Şimdi hep birden yüzümüzü o kıbleye tevcih ederek(dönerek) diyelim ki: ‘Atatürk, sen şimdiye kadar gelen başbuğların hepsinden yüksek bir varlıksın. Dost, düşman, görüyor ve biliyor ki Türkiye demek Atatürk demektir.'”[2]

“Atatürk’ün inanç olarak yarattığı Kemalizm’in ilkeleri”nden bahsediyor… Ona kıble diyor… Işte 24 sene yanından ayrılmayan sırdaşının söyledikleri… Hangimiz, M. Kemal’i Cevad Abbas’tan daha iyi tanıdığını iddia edebilir?

Cevad Abbas’ın Ankara Keçiören’deki evinde 19 Mayıs anıları üzerine yaptığı ve M. Kemal’in gazetesi Ulus Gazetesi’nde yayınlanan sohbetten de bir demet sunalım:

“Bu ilk hayranlık hissi, onunla(Atatürk’le) beraber bulunduğum 24 sene içinde, her gün yeni bir hadisenin tesiri ile ibadet halini almıştır. Bu benim hayatımın en kıymetli varlığıdır.”[3]

Bu sözlere yorum yapmaya lüzum var mı?

Cevad Abbas’ın hatıralarından da bir iktibas yapalım:

“Ahmet Raşit’e, hikaye ve tasvirlerimle M. Kemal’in askeri dehasını Şakir Paşa’ya tanıtmak istiyordum. Yalnız her iki zattan da Atatürk’ün Anafartalarla Conk muharebelerinde tanıdığım ve taptığım ve bilahare (sonradan) en yakın bir arkadaş gibi takip ettiğim yüksek kabiliyetlerini gizliyordum.”[4]

Ne yapıyormuş? Tapıyormuş… Bu putçuluk değil de nedir? Hani M. Kemal bizi Padişaha “kul” olmaktan kurtarmıştı? Resmen bizi M. Kemal’e taptırtmaya çalışıyorlar. Aklı başında bir insan bunu kabul edebilir mi? Ancak ister kabul edin, ister etmeyin; kemalizm işte budur!.. Şimdi ben buna karşı çıkıyorum diye “vatan haini” mi oluyorum?

*
Hala doymadılar…

Işte bunların çılgın projeleri böyle heykel dikmektir. Haberlerde görmüşsünüzdür, Izmir’in suyu kesilmiş ama adamlar heykel peşinde… Ne diyelim, Allah akıl fikir versin…

***

Atatürk heykellerine “put” dediğimiz zaman kemalizmin gerçek yüzünü bilmeyen halkın alt tabakasındaki aldatılmış Atatürkçüler, “Ona tapmıyoruz, sadece saygı duyuyoruz” diyerek tepki gösteriyorlar. Bu kardeşlerimiz iyi niyetli olabilirler, ancak eğer maksad yalnızca saygı olsaydı, bir veya iki heykelin yapılması yeterli olurdu. Fakat her yere heykellerini dikmeyi, okullara “Atatürk köşeleri” yapmayı, büstlerini koymayı, kaldırıldığı zaman da ortalığı velveleye vermeyi; sadece “saygı duymak”la izah edemezsiniz. Bu saygıdan da öte bir şey. Buna ilaveten “Atatürk olmasaydı olmazdık” denildiğini de hesaba katarsak, bunun adına “putçuluk”tan başka bir şey demek mümkün değildir. Kaldı ki “Atatürk olmasaydı olmazdık” sözü Mekkeli müşrikleri bile geride bırakır. Onlar hiç olmazsa “bizi Allah yarattı” diyordu. Ayet meali aynen şöyle:

“Eğer sen onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette: “Allah” derler. O halde nasıl haktan çevriliyorlar?” (Zuhruf Suresi, ayet 87).

Kusura bakmayın, ama bu putçuluktur.

Bunu kemalist elit kesim pekala biliyor. Bu gerçeği meşhur kemalist şair Aka Gündüz’ün aşağıdaki şiirinde görmek mümkündür:

“Atatürk’ün tapkınıyız! […] Her şeyde Atatürk, Yerde O! Gökte O! Denizde O! var da O! yok da O! her şeyde O! Atatürk! […] Yerdedir, göktedir, sudadır, alandadır, diktedir, pusudadır. Görünmezi görür! Bilinmezi bilir! duyulmazı duyar! Sezilmezi sezer, ezilmezi ezer! Her şeyde Atatürk! Elimizi yüzümüze, gönlümüzü özümüze kapıyoruz. Biz sana tapıyoruz! Biz sana tapıyoruz! […] Varsın, Teksin, Yaratansın! Sana bağlanmayanlar utansın!”[5]

Işte o heykellerin hangi niyetle yapıldığı açıkça görülüyor: PUT-ÇU-LUK!

Şimdi bazıları, “onlar yazdıysa Atatürk’ün bunda ne suçu var” şeklinde son derece haklı bir sual soracaklardır. Ancak bu şiir, milletvekillerini M. Kemal’in belirlediği bir dönemde kaleme alınıyor ve şiiri yazan Aka Gündüz, M. Kemal tarafından Milletvekili olarak atanıyor. Yani bir nevi ödüllendiriliyor. Dolayısıyla artık kimse kalkıp da hala, “bunda Atatürk’ün ne suçu var” diyemez. Üstelik bu şiir M. Kemal’in gazetesi Hakimiyet-i Milliye’de yayınlanmıştır. Demek ki bu tür şeyleri onaylıyordu.

Kısacası, hıristiyanların Hz. Isa aleyhisselam’ı ilahlaştırdıkları gibi, kemalistler de M. Kemal’i ilahlaştırmışlardır.

*

Yazık değil mi buna harcanan paraya? Bu paraya çocukları okutabilir, yoksulları doyurabilir ve hastaları tedavi edebilirdik…

***

Bir düşünün, Dünya’ya büyük bir meteor çarpsa veya çok ciddi bir doğal afet yaşansa ve her şey yerle bir olduktan 5 bin sene sonra yeryüzündeki arkeologlar bu coğrafyada yani Türkiye’de kazı çalışmaları yapsa, muhtemelen tarih kitaplarına şöyle yazacaklardır:

“Milattan sonra 1900-2000 yılları civarında burada kendilerine Türk diyen bir kavim yaşıyordu. Bu ilkel kavmin, ‘Atatürk’ adını verdikleri bir puta taptığını ve bütün zamanların en putperest kavmi olduğunu yaptıkları sayısız putlardan anlıyoruz. Ayrıca bayramlarda, ‘Anıtkabir’ denilen ‘Ana Tapınak’ta ayin yaptıkları tespit edilmiştir. Türk kavmi, Atatürk putunun ilkeleriyle yönetiliyor ve bu ilkelere karşı gelenler ise ağır cezalara çarptırılıyordu. Elde ettiğimiz bulgular, Atatürk ilkelerini kabul etmeyenlere hain ve deli dendiğini kesin bir şekilde ortaya koymaktadır.”

Allah Teala bizleri böyle anılmaktan muhafaza buyursun.

“..Yâ Rab… İçimizdeki akılsızların işledikleri suç yüzünden bizi de mi helâk edeceksin?..” (A’raf Suresi, ayet 155).

.

 

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Bu hususta neşrettiğimiz yazılardan birkaçının linkini aşağıya alıyorum;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/12/06/ataturku-tanrilastirma-temayulu/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/09/kemalizmin-dinde-reformu-planinda-besmele-ve-fatiha/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/09/kemalistin-dilinden-kamalizm-dini/

http://belgelerlegercektarih.com/2012/11/12/ataturk-bizi-padisaha-kul-olmaktan-mi-kurtarmistir/

Kemalizm prensiplerinin M. Kemal hayattayken ve onun direktifiyle oluşturulduğuna dair resmi belge için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/30/iste-putculugun-resmi-vesikasi-kamalizm-prensipleri/

[2] Türk Spor Kurumu Dergisi, 23 Mayıs 1938.

[3] Ulus Gazetesi, 19 Mayıs 1938.

[4] Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas Gürer, Cepheden Meclise Büyük Önder ile 24 Yıl, (Derleyen: Turgut Gürer), Gürer Yayınları, 6. Baskı, Istanbul 2008, sayfa 211.

[5] Aka Gündüz, “Yürekten Sesler”, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi, 4 Ocak 1934.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

www.belgelerlegercektarih.com

*

Reklamlar

Kemalizm, Tarihe Siyonizm gözlüğü ile bakmaktır

Kemalizm, Tarihe Siyonizm gözlüğü ile bakmaktır

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

***

Bu kemalistler ne garip…

13 sefere çıkan, Bağdat, Belgrad, Rodos, Boğdan ve Macaristan vs. gibi ülkeleri fetheden Kanuni Sultan Süleyman’ı (rahmetullahi aleyh) haşa Harem’den çıkmayan biri olarak tanıtıyorlar, ama yaklaşık 400 yıl hakimiyetimiz altında bulunmuş olan -affedersiniz- kıçı kırık Yunanlılara karşı zafer kazandı diye M. Kemal’i Türklerin Atası yaptılar. Hatta “Atatürk olmasaydı…” diye başlayan sloganlar ürettiler.

Bu bakış açısı, siyonist bir bakış açısıdır. Yaklaşık bir asırdır, tarihimize siyonizm gözlüğü ile bakmamızı sağlamak için çalıştılar.

Buna göre;

Devletin başında bulunması gerektiği için hacca gidemeyen Padişahlar: “kötü”, ancak “halkın” hacca gitmesini engelleyen M. Kemal Atatürk “iyi” oldu.[1]

Gizlice içki içtikleri iddiasıyla bir – iki Padişah: “kötü”, fakat içki fabrikası kuran ve “alenen” içen, üstelik “halkın” da içmesini temin eden M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[2]

Halktan bir kesim peşine takılır da binlerce insan ölür endişesiyle isyan eden kardeşini feda edip öldüren Padişahlar: “kötü”, fakat sırf şapkaya muhalif olduğu gerekçesiyle kardeşini, yani ailesinden birini değil de “halkı” katleden M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[3]

Yabancı kadınlarla evlilik yaptıkları için Padişahlar: “kötü”, ancak “halktan” olan kadınları çırıl çıplak soyup Iran Şahı’na takdim eden M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[4]

Insan hakkı, din hürriyeti diye Hıristiyan ve yahudilerin bile ibadetine karışmayan Padişahlar: “kötü”, ama Müslümanların Ezanından “Allah” ismini çıkaran M. Kemal Atatürk: “iyi” oldu.[5]

Bu listeyi uzatmak mümkün, lakin lafı fazla uzatmak istemiyoruz.

M. Kemal Atatürk’ü genelde “Allah ile kendi arasında” diyerek savunan kemalistlerin, Padişahların kendilerine ve ailelerine ait olan, dolayısıyla “Allah ile kendi aralarında” olan meselelere burunlarını sokup kötülemeleri, diğer taraftan “halka” zarar veren M. Kemal Atatürk’ü yüceltmeleri, sadece; “tarihe siyonizm gözlüğü ile bakmak”la izah edilebilir.

Buna mukabil Müslümanlar olarak biz, tarihe “siyonizm gözlüğü” ile değil, “gönül gözüyle” bakar, “Islam”ı ölçü alırız.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Kemalist rejimin hakim olduğu Türkiye’de Hacca gitmek yasaktı:

https://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/15/kemalist-rejimin-hakim-oldugu-turkiyede-hacca-gitmek-yasakti/

[2] Kemal Atatürk’ün; “Padişahlar gizli içerdi, ben açık içiyorum!” sözü hakkında:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/07/18/kemal-ataturkun-padisahlar-gizli-icerdi-ben-acik-iciyorum-sozu-hakkinda/

[3] M. Kemal Atatürk’ün Şapka Zulmü ve Istiklal Mahkemesi’nde asılan alimler, hocalar:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/30/m-kemal-ataturkun-sapka-zulmu-ve-istiklal-mahkemesinde-asilan-alimler-hocalar/

[4] “Kemal Atatürk olmasaydı baban kim olurdu, o namusumuzu kurtardı” diyenlere ithaf olunur. Kadınları çırıl çıplak soyup Iran Şahı’na takdim eden M. Kemal Atatürk:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/19/kemal-ataturk-olmasaydi-baban-kim-olurdu-o-namusumuzu-kurtardi-diyenere-ithaf-olunur/

[5] Kemal Atatürk’ün eseri: Kuran ve Ezan’ın yasaklanması:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/04/29/kemal-ataturkun-eseri-kuran-ve-ezanin-yasaklanmasi/

Ayrıca bakınız; Atatürk’ün yasakladığı Ezan-ı Muhammedi’yi Adnan Menderes serbest bıraktı:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/27/ataturkun-yasakladigi-ezan-i-muhammediyi-adnan-menderes-serbest-birakti/

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Kemalistin dilinden Kamalizm Dini

Kemalistin dilinden Kamalizm Dini

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Söz konusu kitabın kapağı

***

(Ne olur ne olmaz, okuduktan sonra Kelime-i Şehadet getirip imanınızı tazeleyin. Inşaallah “Müslümanım ama Atatürkçüyüm” diyen kardeşlerimiz de gerçekleri görürler.)

Mehmed Şeref Aykut’un 1936 yılında yayınlanan “Kamalizm” adındaki kitabından birkaç alıntı:

“Kamalizm, bir dindir ki, onun en büyük ve ana sıfatlarından birisi de devrimci olmasıdır.”[1]

“Kamalizm Dini’nin devletçiliği.”[2]

“Kamalizm ise, tam bir erişliğin bütün istediklerini toplayarak ulusu amacına yönleten bir din olmasına göre ne savsacı bir siyasa, ne oportun gündelik bir yönetge gütmez ve güttürmez.”[3]

“Biz, Kamalizm’in inanlı tapkanları (tapıcıları veya müminleri demek istiyor galiba.), şunu çok iyi anlamak kadar inanmak gerekliğini gönlümüzde taşımalıyız ki Türk tarihini Atatürk’e gelinceye kadar kimse içinden eleyerek onun büyük ulusa yüksek bir terbiye kaynağı olduğunu anlayamamıştır.”[4]

Ortaya yeni bir din çıkmış olur da onun bir kitabı olmaz mı? Onu da Şeref Aykut açıklasın;

“Işte bu tarihtir ki, bugün kutsal bir kitap gibi önümüze açılarak, yüce partimizin korucusu Atatürk’ün parti prensiplerini kavrayan şimdi çözelemeğe çalıştığım mushafını yapıyor.”[5]

“Gençlik, Türklüğün dayangacı ve geleceğin biricik umududur. Gençlikte yaşayacak olan her şeyden ve hatta en yüksek uzmanlığa kadar varan bilgiden, bilginlikten önce yalnız, yalnız ülkü ve kültürdür (Islam yok). Işte bize böyle bir gençlik gerektir. Gençlik ruhunun ihtiyacını yerine getirmek. Onun inanını doldurmak, vicdanını doldurmak ister. Bu sebepledir ki, onu Kamalizm dininin hiç şaşmayan, şaşırmayan orunçlu ve coşkun tapkanı (“mümini” anlamında galiba) yapmak, ona bu kutsal, ulusal ve kurtarıcı dini olanca derinliği ve inceliği ile oydamlamak ister… Ta ki, Kamalizm dinine inanı artsın. Işte disiplin altında gençlik böyle olacaktır. Parti, bunu amaçlamış, hazırlamıştır.”[6]

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] M. Şeref Aykut, Kamalizm, Istanbul 1936, sayfa 15

[2] M. Şeref Aykut, Kamalizm, Istanbul 1936, sayfa 32.

[3] M. Şeref Aykut, Kamalizm, Istanbul 1936, sayfa 17.

[4] M. Şeref Aykut, Kamalizm, Istanbul 1936, sayfa 33.

[5] M. Şeref Aykut, Kamalizm, Istanbul 1936, sayfa 33.

[6] M. Şeref Aykut, Kamalizm, Istanbul 1936, sayfa 79.

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*