Sultan II. Abdülhamid Han’ı tahttan indiren Ittihat Terakki ve Hareket Ordusu Kumandanı Mahmud Şevket Paşa

Sultan II. Abdülhamid Han’ı tahttan indiren Ittihat Terakki ve Hareket Ordusu Kumandanı Mahmud Şevket Paşa

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Mahmud Şevket Paşa

***

Ittihatçı Mahmud Şevket Paşa Alliance Israelite Universelle (Evrensel Yahudi Birliği) okulunda öğrenim gördü.[1]

“Eşitlik, ilericilik ve kardeşlik” gibi yaldızlı sloganların arkasına sığınarak ve Avrupa’daki siyonistlerin ajanı gibi çalışarak Osmanlı’nın içten yıkılışını kolaylaştıran ve Israil’in kuruluşuna zemin hazırlayan Jöntürk’lerin, Ittihat ve Terakki’cilerin elebaşlarının hemen hemen tamamı Yahudi asıllıdır. Bunların büyük kısmı, Yahudi cemaatine bağlı, Ibranice eğitim veren bu “Alliance Israelite Universelle” okullarında ders almışlardır.

“Alliance Israelite Universelle” okullarının hangi maksat ve programlarla çalıştığını ise Rıfat N. Bali’nin yayına hazırladığı Esther Benbassa ve Aron Rodrigue adlı Yahudi tarihçilerin yazdığı “Türkiye ve Balkan Yahudileri Tarihi”[2] kitabında detaylarıyla açıklanmaktadır. Bu iki Yahudi tarihcinin itiraflarından da anlaşıldığı gibi, ülkemizde Islam’ı dışlayarak veya sadece aksesuar gibi kullanan “Türk Milliyetçiliği” kılıflı ırkçılık ve din düşmanlığı da, yine aynı Yahudi Alliance okullarının saçtığı kirli ve tehlikeli bir akımdır.

Selanik’ten, 31 Mart isyanını bastırmak bahanesiyle Istanbul’a gelen ve Sultan II. Abdülhamid Han’ı (rahmetullahi aleyh) tahttan indiren “Hareket Ordusu”nda 700 Selanikli Yahudi’nin oluşturduğu “Gönüllü Musevi Taburu” bulunmaktaydı. “Hareket Ordusu”nun başına Hüseyin Hüsnü Paşa geçti. Kurmay başkanı Yüzbaşı “M. Kemal’di” (Atatürk). Hareket Ordusu, Ayastefanos’a (Yeşilköy) geldiğinde birliğin komutasını 3. Ordu Komutanı Müşir Mahmud Şevket Paşa ve kurmay başkanlığını Berlin’den gelen Binbaşı Enver aldı.[3]

abdülhamiti tahtan indirenler hareket ordusu atatürk kemal selanik hareket ordusu abdülhamid masonlar

M. Kemal, Sultan Ikinci Abdülhamid Han’ı indiren mason güdümlü Hareket Ordusu erkanıyla birlikte

***

abdülhamiti tahtan indirenler hareket ordusu atatürk kemal selanik hareket ordusu abdülhamid masonlar musevi taburu

M. Kemal, Sultan Ikinci Abdülhamid Han’ı indiren mason güdümlü Hareket Ordusu’yla Istanbul’a gelirken

***

Bu mason/yahudi güdümlü hareket hakkında Atatürkçü Soner Yalçın şu bilgiyi veriyor:

“Isyan bastırıldıktan sonra Mahmud Şevket Paşa ile Harbiye Nazırı Salih Paşa, ‘Hahambaşı Haim Nahum’u ziyaret etti. Her iki paşa da, **Selanik Yahudilerinin verdiği destek** için teşekkür etti. Diğer cemaatleri de ziyaret eden Hareket Ordusu kurmay kadrosu, ayrıca Istanbul halkına bir bildiri yayınladı: vatanın ve milletin bölünmezliği ve Meşrutiyet her daim korunup kollanacaktır!.. (Ara not [Soner Yalçın'ın notu] : bu bildirinin benzeri 1960, 1971 ve 1980 [darbeleri] yıllarında da görülecektir. Tek değişen ‘Meşrutiyet’ yerine ‘Cumhuriyettir’ !..)”[4]

Ek Bilgi: “Haim Nahum” M. Kemal Atatürk’ün Lozan’a yolladığı Türk Heyeti’nde yer almıştır! Türk Heyet’inde bir Hahambaşı! Ayrıca Haim Nahum, Kadir Mısıroğlu’nun bildirdiğine göre Vehbi Koç’un babasıdır.

Kadir Mısıroğlu’nun bu gerçeği açıkladığı videoyu izlemek için tıklayın:

https://www.facebook.com/photo.php?v=538739169542111&set=vb.131976427012616&type=3&video_source=pages_video_set

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Soner Yalçın, Efendi 2 – Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Doğan Kitap, 1. Baskı, Istanbul 2006, sayfa 114.

[2] Esther Benbassa ve Aron Rodrigue, Yayına Hazırlayan: Rıfat N. Bali, İletişim Yayınları, 2. Baskı, Istanbul 2001.

[3] Soner Yalçın, Efendi – Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Doğan Kitap, 31. Baskı, Istanbul 2004, sayfa 134, 135.

[4] Soner Yalçın, Efendi – Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Doğan Kitap, 31. Baskı, Istanbul 2004, sayfa 135.

Tavsiye edilen konu:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/10/mason-ustadi-itiraf-etti-sultan-abdulhamidi-biz-devirdik/

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Yahudi yazardan şok iddialar: “Atatürk Dönme’ydi”

Yahudi yazardan şok iddialar: “Atatürk Dönme’ydi”

Yazar, 13 yıl önce yazdığı makaleden de bahsediyor… O yazıyı da sitemizde paylaşmıştık… Bağlanmak isteyenlere linki ekliyorum:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/06/26/m-kemal-ataturk-sabetayist-miydi/

***

1911′in yağmurlu bir Kudüs akşamında bir barda gazeteci Ben-Avi’ye sırrını açıklayan çakırkeyf genç Osmanlı subayı modern laik Türkiye’nin kurucusu Atatürk müydü?

Bundan bir sene önce 24 Temmuz 2007′de The New York Sun editörü Hillel Halkin, köşesine ilginç iddialar taşıdı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yüzde 47 ile kazandığı seçimlerden iki gün sonra yazdığı yazıda Halkin, bundan 13 yıl kadar önce yazdığı bir makaleyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni kanıtları ileri sürdü.

Ben-Avi adlı bir gazetecinin otobiyografisine dayandırdığı iddiasına göre Atatürk bir Yahudi Dönmesi’ydi.*

O zamanlar Türkiye’sinde ayaklanmalar başlatacağından ve laik devrimi devireceğinden endişe ederek yayınladığı yazısına, 2007′de e-postayla gelen cevaptaki diğer kanıtları da bu yazısında paylaştı.

***

TIMETURK’ün ortaya çıkardığı bu yazının tercümesini okuyucularımızın istifadesine sunuyoruz:

Atatürk’ün Türkiye’si devrildi

Bundan 12 ya da 13 yıl kadar önce haftalık “New York gazetesi Forward” için çalışırken modern laik Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk hakkında bir yazı yazdım ve biraz da endişeyle gazeteye yolladım. (Söz konusu gazeteyi de yukarıda vermiş olduğum linkteki konumuzda görebilirsiniz)

Yazıda, Atatürk’ün babasının Yahudi, daha da net bir ifadeyle, Dönme olma olasılığıyla ilgili kanıtlar sunmuştum.

Dönmeler*, 17′nci yüzyıl Mesihlik iddiasındaki Türk-Yahudi’si Sabetay Sevi’nin İslam’a dönmesinin ardından ona inanmaya devam eden takipçilerinin oluşturduğu heretik** Yahudi tarikatıdır.

Sevi’ye öykünerek Yahudi gizli hayatlarına devam eden ve dışarı karşı Müslüman görünen ayrı ve gölgeler içindeki grup varlığını 20′nci yüzyıla başarıyla taşıdı.

Birçok biyografide Atatürk’ün babasıyla ilgili 3 ya da 4 farklı geçmiş verilir. Her ne kadar kimse onu Yahudi olarak tanımlamadıysa da, bunların farklılığı onun aile orijinin sakladığını düşündürmektedir.

Bu kanıt, her ne kadar sınırlı da olsa, oldukça şaşırtıcıydı. Yahudi gazeteci Itamar Ben-Avi’nin Uzun zamandır unutulmuş otobiyografisinde 1911′in geç kışında yağmurlu bir Kudüs akşamında barda tanıştığı genç bir yüzbaşıyı anlattığı bölüm bu kanıtın en güçlü yanıydı.

Çok fazla araktan (pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir tür rakı) çakırkeyif olan yüzbaşı sadece tüm Dönme ve Yahudilerin bileceği ancak hiçbir Müslüman Türk’ün bilemeyeceği Shema Yisra’el ya da “Duy ey İsrail” duasının İbranice açılış sözlerini ezberden okuyarak Ben-Avi’ye Yahudi olduğu sırrını verdi. Yazdığına göre, 10 yıl sonra, Ben-Avi, bir gazeteyi açtığında manşette Türkiye’de bir darbe olduğunu ve fotoğraftaki liderin o gece tanıştığı genç subay olduğunu gördü.

O sıralar, Atatürk tarzı laikliğe İslamcı siyasi muhalefet güç kazanıyordu. Merak ediyordum, New York’ta Yahudi bir gazete modern Türkiye’nin kurucusunun yarı Yahudi olduğunu ilan etse ne olurdu? Ayaklanmalar, Atatürk’ün heykellerinin yıkılışı, onlarla yarattığı laik devletin sallandığı gözlerimin önüne geldi.

Tasalarımı kendime saklayabilirdim. Makale Forward’da yayınlandı ve herhangi bir yerden doğru dürüst bir geri dönüş olmadı ve Türkiye’de hayat eskisi gibi devam etti. Bildiğim kadarıyla yazdığımı tek bir Türk bile okumadı. Sonrasında, birkaç ay önce, okumuş olan birinden bir e-posta aldım. Adını vermeyeceğim. Bir Avrupa ülkesinde yaşayan, iyi eğitimli, finans sektöründe çalışan ve sadık laik bir Kemalist olan bu kişi bana Forward’da makaleme rastladığını ve onunla ilgili tarihi araştırma yapmaya karar verdiğini yazdı.

Atatürk’ün gerçekten de, 1911′in geç kışında Libya’da İtalyanlarla savaşan Türk kuvvetlerine katılmak için Mısır’dan Şam’a gittiğini ve rotasının Ben-Avi’nin onunla tanıştığını iddia ettiği yerden yani Kudüs’ten geçmiş olabileceğini keşfettiğini aktardı.

Daha da ötesi, 1911′de Atatürk’ün gerçekten yüzbaşı olduğunu ve Ben-Avi’nin otobiyografisini yazdığında bilemeyeceği alkol düşkünlüğünün de tutarlı olduğunu belirtti.

E-postanın Türk sahibinin parçaları birleştirerek ulaştığı başka bir şey de şu: Atatürk’ün doğduğu ve büyüdüğü Selanik, onun zamanında yüksek Dönme nüfusu olan büyük bir Yahudi şehriydi. Atatürk’ün gittiği ve “Şemsi Efendi” okulu da, Dönme topluluğun lideri “Şimon Zvi” tarafından yönetiliyordu. E-posta şu sözlerle noktalanıyordu:

“Şimdi biliyorum, gerçekten biliyorum (ve bir parça bile şüphem yok), Atatürk’ün ailesi gerçekten Yahudi soyundan.”

Zaten benim de en ufak bir şüphem yoktu. Köşemin olası sonuçlarının azametiyle ilgili sanrılardan artık acı çekmediğimden değil, aynı zamanda Kemalist Türkiye’nin laik varlığının yıkılacağından korkmaya ihtiyaç olmadığından bu sefer daha az endişem vardı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin rakipleri karşısında laik Türkiye’nin, en azından Atatürk’ün öngördüğü şeklinin, tarihte kaldığını bile söylemenin mümkün olabileceği ezici bir zaferle tekrar iktidara döndüğü iki gün önceki Türk seçimlerinde resmen ve geri dönülmez şekilde yıkıldı.

Gerçekten sistematik olarak gizlemeye çalıştığı Atatürk’ün Yahudiliği, her şeyin üstünde, onun zamanında neredeyse her Türk’ün büyüdüğü din olan İslam’a karşı sert düşmanlığı ve İslamcı paydaşının sürüldüğü katı bir Türk milliyetçiliği yaratmadaki çelik iradesi gibi onun hakkında birçok şeyi açıklıyor.

I. Dünya Savaşı’nda Hıristiyan Ermeni soykırımından ve 1920′lerde neredeyse tüm Hıristiyan Rumları sürmesinden sonra Türkiye’nin yüzde 99′unu oluşturan Müslüman çoğunluğunun dini kimliğini fena şekilde silmek isteyen bir dini azınlığın üyesinden başka kim olabilirdi?

Atatürk asla Yahudi geçmişinden utanır gibi görünmedi. Sakladı çünkü saklamamak siyasi bir intihar olurdu. Onun mirası laik Türk devleti de bunu sakladı ve bununla beraber içinde niyetleri ve amaçlarının olduğu asla yayınlanmayan kişisel günlüğü de devlet sırrı olarak bunca yıl gizlendi. Artık saklamaya ihtiyaç yok. İslamcı karşıdevrim o ortaya çıkmadan bile Türkiye’de günü kazandı.

***

* Dönmeler: Sabetaycılık, 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan Sabatay Sevi’nin kurucusu olduğu, onu mesih kabul eden, Yahudi Mistisizmine ve Kabbala’ya dayanan inanç. (Vikipedia)

** Heretik: batıl

 

**********

 

KAYNAK: TIMETURK

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

M. Kemal Atatürk’ün öğretmeni Şemsi Efendi’nin gerçek ismi Şimon Zvi’dir (Kemalist kaynaklı)

M. Kemal Atatürk’ün Selanik’teki öğretmeni Şemsi Efendi’nin gerçek ismi Şimon Zvi’dir, aynı zamanda Sabetayist’tir (Kemalist kaynaklı paylaşım)

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız


M. Kemal Atatürk’ün öğretmeni yahudi haham Şemsi Efendi, yani Şimon Zvi

***

M. Kemal Atatürk’ün Selanik’teki öğretmeni Şemsi Efendi’nin gerçek isminin Şimon Zvi olduğunu ve aynı zamanda Sabetayist olduğunu söylüyorduk… Ancak okullarda beyni yıkanmış Atatürkçüler buna karşı çıkıyorlar ve inanmıyorlardı. Şimdi Atatürkçü birisini kaynak göstererek iddiamızı kanıtlayalım.

M. Kemal Atatürk’ün öğretmeni yahudi haham Şemsi Efendi, yani Şimon Zvi’nin çoğunlukla Sabetayistlerin gömüldüğü Üsküdar Bülbülderesi mezarlığında bulunan mezartaşı

***

Atatürkçü Soner Yalçın bu konuda şöyle yazıyor:

“…Artık Selanik’te cemaatlerin finanse ettiği modern eğitim veren okullar faaliyetteydi. Bunların en ünlüsü, 1873′te Vali Midhat Paşa zamanında, Şemsi Efendi (Şimon Zvi) tarafından açılan Fevziye Mektebi’ydi. Yoksul bir ailenin çocuğu olan rüştiye mezunu Şemsi Efendi öğretmen olmak ve mahalle mektebinde uygulanan ezbercilik sisteminden koparak yeni öğretim yöntemleri uygulamak amacıyla bu okulu açmıştı. Şemsi Efendi Sabetayist’ti.”[1]

 

**********

 

KAYNAK:

[1] Soner Yalçın, Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Doğan Kitap, 31. Baskı, 2004, sayfa 59.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Selanik: Bir Yahudi kenti (kemalist kaynaklı paylaşım)

Selanik: Bir Yahudi kenti (kemalist kaynaklı paylaşım)

Kimi yazarlara göre Selanik, bir Yahudi ve Sabetayist kentiydi. Balkanlar’ın Kudüs’ü olarak biliniyordu. Nüfusun çoğunluğu dört yüzyıldan beri İspanyolca-İbranîce karışımı Ladino dilini konuşan Yahudilerdi. Ama nüfus tamamıyla Yahudilerden oluşmuyordu.

1870′te Selanik’in nüfusu 90 000′di. Bunların 50 000′i Yahudi, 22 000′i Müslüman ve Sabetayist, 18 000′i Rum’du. Selanik aynı zamanda Sabetayistlerin (yahudi dönmelerin) en kalabalık olduğu şehir idi. Sayıları hiç de küçümsenecek bir nüfus değildi.[1]

Selanik nüfusunun 22.ooo’inin “Müslüman ve Sabetayist” olduğu bildiriliyor. Sabetayistlerin “görünürde” Müslüman, ancak “aslında” yahudi oldukları için sağlıklı bir ayrım yapılamıyor.

Bu hususta daha fazla bilgi için şu konumuza bakılabilir:

http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/27/sabataycilik-donmelik-hakkinda-kisa-bilgi/

 

**********

KAYNAK:

[1] Soner Yalçın, Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Doğan Kitap, 31. Baskı, 2004, sayfa 57.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Neden Gavur Izmir? (Kaynağımız bir kemalist)

Neden Gavur Izmir? (Kaynağımız bir kemalist)

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Avusturya-Macaristan Imparatorluğu Izmir Başkonsolosu Dr. Karl von Scherzer, nisan 1873 tarihinde Viyana’ya gönderdiği “gizli” mahreçli raporunda, “Türkler, Izmir vilayetinin ticarî yaşamında gözükmemektedirler” diye yazıyordu:

Izmir’in 155 000 nüfusu vardır. Bu sayının 75 000′i Rum, 45 000′i Türk, 15 000′i Yahudi, 10 000′i Katolik, 6 000′i Ermeni ve 4 000′i yabancıdır. Tüm bu adı geçen milletler, dil, din, meslek ve görenek bakımından birbirinden çok farklıdır.

 

**********

 

KAYNAK:

Soner Yalçın, Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı, Doğan Kitap, 31. Baskı, 2004, sayfa 12.

***

NOT: Yani, 1873 yılında 155 000 nüfustan yalnızca 45 000′i Türk. Bu 45 000 Türk’ten de ne kadarının rumlardan, yahudilerden, katoliklerden ve diğer yabancılardan etkilenmediği ise başka bir konu.

Neden özellikle Izmirlilerin “Yaşasın Laiklik, Kahrolsun Şeriat” sloganı attıklarını şimdi daha iyi anlıyoruz.

Şeriat’ı / Kuran’ı bilen ve savunan Izmirli müslüman kardeşlerimizi tenzih ederiz.

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Ittihat ve Terakki liderlerine: Efendiler nereye?

Ittihat ve Terakki liderlerine: Efendiler nereye?

Selanik’ten gelerek Sultan ll. Abdülhamid Han (radıyallahu anh)’ı tahtan indiren, Osmanlı Devlet’ini Birinci Dünya Harbine sokan ve mağlubiyet üzerine yurtdışına kaçan mason güdümlü Ittihat ve Terakki liderleri hakkında basında çıkan yazıların mahiyetini anlamak için, Refik Halid’in “Efendiler nereye?” başlıklı makalesinden sadece hitap kısımlarını okumak yetecektir:

“Ziyafet bitti, fakat ağzınızı silmeden, elinizi yıkamadan, bir de acı kahvemizi içmeden:

Efendiler nereye?

Tahtakuruları nereye?

Tok kurtlar nereye?

Koca fareler nereye?

Ziyan kar evlâtlar nereye?

Eli sopalı beli palalı, gözü kanlı paşalar; damdan dama nereye?

Muhalif mi? Al aşağı.

Muharrir mi? Vur başına.

Türk mü? Sür ölüme.

Rum mu? İste parasını.

Ermeni mi? Kes kafasını.

Arap mı? Çek ipe.

Kadın mı? Gönder eve.

Haydut mu? Buyurun köşeye.

Külhanbeyi mi? Gelsin yanıma.

Yahudi mi? Sor fikrini.

Kalan kimseye at sopayı, paraları koy cebine: işte sizin programınız…

Şimdi böyle sinsi sansar gibi tavandan tavana nereye?

Kırk katır m? Kırk satır mı?., diye soramadık.”

 

**********

KAYNAK:

Sabahattin Selek, Anadolu Ihtilali, Kastaş Yayınları, 8. baskı, Istanbul 1987, cild 1, sayfa 88, 89.

 

**********

 

`K. Çandarlıoğlu´

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Mason Üstadı itiraf etti: Sultan Abdulhamid’i biz devirdik

Mason Üstadı itiraf etti: Sultan Abdulhamid’i biz devirdik

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

mason üstadi itiraf ediyor abdülhamidi biz indirdik mason

Celil Layiktez’in sözkonusu makalesi

***

Masonlar Büyük Locası Üstadı Celil Layiktez, masonların Abdülhamid’in devrilmesi ve İkinci Meşrutiyet’te oynadığı rolü açıkladı. Layıktez, “Hareket Ordusu’nu da masonlar yönetti” dedi

Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası Üstadı ve locanın resmi yayın organı Tesviye Dergisi’nin editörü Celil Layiktez, dünya masonlarına ‘İslam Ülkelerinde Masonluk’ başlıklı İngilizce bir makale yayınladı. Makalesinde, Osmanlı Devleti’nde masonluğun nasıl kökleştiğini anlatan Layiktez, 2. Abdülhamid’in tahttan indirilmesine giden süreçte masonların oynadığı rolü değerlendirdi. Mason üstadı Layiktez, 1908′de 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra ‘İslamcıların’ İstanbul’da ayaklanma çıkardığını ve bu ayaklanmanın Hareket Ordusu tarafından bastırılarak Sultan Abdülhamid’in tahttan indirildiğini söyledi. “Hareket Ordusu, masonlar tarafından örgütlendi ve yönetildi” diyen Layiktez, “Sultan Abdulhamid’e tahttan indirildiğini tebliğ eden 5 milletvekilinden oluşan heyettekilerin tamamı masondu” dedi.

ELİMİZDE BELGELER VAR

Makalesiyle ilgili olarak BUGÜN’ün sorularını cevaplayan Celil Layiktez, yazıyı İtalyan masonlarının isteği üzerine kaleme aldığını söyledi. Yazıyı İtalya’da masonların üye olabildiği masonik bir internet sitesinin tarih kütüphanesine de gönderdiğini anlatan Layiktez, iddialarının arkasında durduğunu vurguladı. Layiktez, Abdülhamid Han’ı tahttan indirenlerin masonluğu ile ilgili olarak, “Elimizde yeterli belgeler var. Bu 5 kişinin mason olduğuna eminiz” dedi.

Bu makale “Rising Point” adlı Uluslararası Masonluk dergisinde de yayınlandı.

mason üstadi itiraf ediyor abdülhamidi biz indirdik rising point dergisi

Makalenin yayınlandığı “Rising Point” Dergisi

***

mason üstadi itiraf ediyor abdülhamidi biz indirdik rising point dergisi sayfa 14

“Rising Point” adlı Uluslararası Masonluk dergisinde yayınlanan makalenin başı

 

**********

 

KAYNAKLAR:

Celil Layiktez, Freemasonry in the Islamic World, Masonluk Tesviye Dergisi, Nisan 2005, sayı 63.

Ayrıca bakınız;

Uluslararası Masonluk Dergisi: Rising Point, cild 9, sayı 1, Özel Baskı, Kış 2007, sayfa 14.

***

NOT: M. Kemal Atatürk Hareket Ordusu’nda Karargah subayı idi.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Alman Dergisi: “Türkler’in Babası Bir Yahudi Oğlu muydu?”

Alman Dergisi: “Türkler’in Babası Bir Yahudi Oğlu muydu?”

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Alman “Aufbau” dergisinde yayınlanan yazı

***

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Alman asıllı yahudiler tarafından yayınlanan ve ABD’nin tek yahudi ama Almanca yayınlanan yayın organı olan “Aufbau” = “İmar” dergisinde bir yazı yayınlandı. “Aufbau” adlı dergi 1934 yılından bu yana Almanya’dan ABD’ye göç etmiş yahudiler tarafından ABD’de yayınlanmakta, fakat Almanya’da da satılmaktadır.

Bu derginin 26 Kasım 1999 tarihli nüshasında çok dikkat çekici bir yazı yayınlandı.

Yazının başlığı aynen şöyle idi:

“Türkler’in Babası Bir Yahudi Oğlu muydu?”

Yazı şöyle devam etmekte:

“Kemal Atatürk bir yahudi mi idi? Onun gerçekleştirmiş olduğu reformlar kendi özgeçmişiyle mi ilgiliydi? Bu sebepten dolayı mı yahudi Atatürk, Türk İslam’ının düşmanı oldu?”

(Yani İslam düşmanı olduğunu bu almanlar bile anladı.)

Derginin Atina muhabirlerinden Heinz Gstrein’in kaleme almış olduğu yazıda bu sene de ölüm yıldönümünde Türk basınında tartışılan M. Kemal’in geçmişiyle ilgili tartışmaları özetleyen bir Yunan yahudi dergisi olan “Zachronoth” adlı dergiden kesintiler alınmış.

Yunanistan’daki Yahudi Cemaatleri Merkez Komitesi tarafından çıkarılan “Zachronoth” adlı dergide, M. Kemal’in doğmuş olduğu Selanik kentinin tarihten beri “Balkan’ın Kudüs’ü” olarak adlandırıldığı bildirilerek, M. Kemal’in geçmişinin “Dönme” denilen ve Osmanlı’da en üst düzey görevlere gelebilmek için dışa dönük müslüman olduklarını iddia eden ve 17. yüzyıldan bu yana faaliyet gösteren bir yahudi cemaatına dayandığı iddia edildi. Şabatai Zevi denilen yahudi asıllı bir “sahte mehdi” tarafından kurulduğu “Zachronoth” adlı dergide iddia edilen “kuruluş”un en meşhur üyesinin de 1908 yılında Osmanlı’da vezir (bakan) olan Cavid Bey (Cavid = David) olduğu bildirildi. Cavid Bey yahudi dergi tarafından, Osmanlı’nın yıkılma aşamasında siyonistlerle Filistin’de temsilcilikler kurulması yönünde masabaşına oturan ilk üst düzey yetkili olduğu, açıklandı.

M. Kemal’in yahudi “dönme” olduğuna mühim kanıtın ise Osmanlı Sultanı kızlarından Kenize Murad’ın kaleme almış olduğu ve hatıralarını yazmış olduğu yazı gösterilmekte. Türkiye’de İslam’ın hükümranlığını sona erdirmede M. Kemal’in gayretinin “dönme” geçmişiyle ilgili olduğu Kenize Murad tarafından iddia edilmiş.

İşte yahudi kaynaklı bir dergi M. Kemal hakkında böyle şeyler yazmakta!

(Türkiye’de bütün arşivler açılınca işin aslı ortaya çıkar inşaallah.)

 

**********

 

KAYNAK: Aufbau dergisi, 26 Kasım 1999.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Osmanlı’ya sığınan yahudiler; Avrupa’nın “Truva Atı”ydı

Osmanlı’ya sığınan yahudiler; Avrupa’nın “Truva Atı”ydı

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Fatih Sultan Mehmed’in (rahmetullahi aleyh) 1453 yılında Istanbul’u feth etmesi ve fetihlere devam etmekte kararlı olması, haliyle Avrupa’yı korkutmuştu. Buna bir çare bulmaları gerektiğine hükmettiler ve kısa vadede Sultana, uzun vadede ise Osmanlı Devletine bir suikast planladılar. Kısa vadede yapılması planlanan suikast; Sultanın zehirlenip vefat etmesiyle başarıya ulaşmıştı.

Osmanlı devletine yapılmak istenen suikaste gelince…

Bunun kesinlikle savaş ile olamayacağını anladılar. Bu yüzden “hileye” başvurdular.

Henüz Istanbul’un fethi üzerinden 40 yıl geçmemişti ki; “yahudileri katledeceğiz” diyerek Osmanlı’nın “zayıf noktası” olan “merhamet duygusunu” harekete geçirdiler.

Osmanlı dışında hiçbir Devlet sürekli kalmaları için yahudilere kapılarını açmadı.

Plan tutmuştu…

Fitne çıkarma ve devletleri içinden yıkma konusundaki maharetleri bilinen yahudiler; Osmanlı Devletine bir “Truva atı” gibi sokulmuştu. Yahudiler; Selanik ve çevresine yerleştirildi.

Bunun mümkün olmadığını düşünenlere iki soru sormak isterim:

1 – Ispanyollar Endülüs’ü işgal edince Müslümanları topluca katletmişlerdi. Fakat neden yahudileri bir katliama tabi tutmadan sürgün etmeyi tercih ettiler?

2 – Neden Osmanlı dışında hiçbir Avrupa ülkesi sanki (!) birbirleriyle “sözleşmişler” gibi, yahudilerin sığınma taleplerine olumlu cevap vermediler?

Netice…

Artık Balkanların Kudüs’ü; “Selanik” olmuştu…

Nitekim 2. Abdülhamid’i (rahmetullahi aleyh) tahtan indirenler; “Selanik”ten gelen ve M. Kemal’in de içinde bulunduğu Hareket Ordusu’ydu.

Osmanlı’yı Birinci Dünya Harbine sokanlarda merkezi “Selanik”te bulunan ve M. Kemal’in de mensubu olduğu “Ittihat ve Terakki Cemiyeti”nin ileri gelenleriydi.

Bütün bu olanlardan sonra Sultan Vahidüddin’in (rahmetullahi aleyh) son çare olarak başlattığı Milli Mücadele’nin yönünü değiştiren ve Ingilizler ile anlaşarak Osmanlı’yı yıkan da “Selanik”li M. Kemal’di.

Binaenaleyh, uzun vadedeki suikastin faili; “M. Kemal” oldu.

Bu zihniyeti temsil edenler medyada da boy göstermektedir.

 

**********

 

KAYNAK:

Kadir Çandarlıoğlu, Belgelerle Gerçek Tarih, kitabı üctetsiz indirebilirsiniz: http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez , sayfa 569, 570.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

“Belgelerle Gerçek Tarih” isimli 792 sayfalık çalışmamızı ücretsiz indirebilirsiniz:

http://www.mediafire.com/?vgk9k8cozdpy7ez

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*

Sabataycılık (Dönmelik) hakkında kısa bilgi

Sabataycılık (Dönmelik) hakkında kısa bilgi

*

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Son Saat Gazetesi; “Dönmelik” olarak bilinen Sabatay’ın mezhep ve mesleğinin her mezhep ve tarikat gibi kendine has hususiyetlerinin olduğunu; Edirne sarayında Kelime-i Şahadet getirerek (sözde) Müslüman olan (1666) Sabatay Sevi’nin Musevîyat ile Islâmiyet arasında ve her iki dinin esaslarından kendi içtihadına uygun düşenleri birleştirmek suretiyle meydana getirdiği yeni “Meslek”inin dikkat çeken taraflarının pek çok olduğunu belirtmekte ve şöyle devam etmektedir:

“Sabatay Sevi, bidayeti zuhurunda Mesihlik iddiasında bulunmuştur. Din-i Muhammediye’yi kabul ettikten sonra, yine bu iddiasından feragat etmiş değildir. Daha doğrusu Müslüman ismi ile (Aziz Mehmed Efendi) adını alan bu zât, Müslümanlık nâmı altında bir nevi din yaratmak istemiştir.”[1]

Sabataycıların Camiye gitmedikleri, camiye gidenlerin de Islâmiyet’i ifa maksadiyle değil de, Müslümanlara gösteriş yapmak için gittikleri; Islâmlarla olan ittifaklarının tuzak olduğu, diğer milletleri tercih ettikleri ve Hıristiyanlar’daki kadın serbestliğinden dolayı onlara sempati duydukları da ileri sürülmektedir.

J. Brunhes ve C. Vallaux, yazdıkları “Tarihin Coğrafyası” adlı eserde sabataycılar hakkında şöyle diyorlar:

“Dönmeler camiye giderlerse de hakikî Müslüman değillerdir. Müslümanların ef’al ve hareketlerini taklid ederlerse de bu gösteriş hakikatte ancak Müslümanlara karşı mücadelelerini temin içindir.”[2]

Dönmelerin Kapancılar zümresine mensup bir genç, Resimli Dünya Mecmuası’na gönderdiği bir mektubunda şu görüşlere yer veriyor:

“Dönmeler kâinatı yaratan bir ilâhın varolduğuna inanırlar, onu en büyük tutarlar. Allah’tan sonra Sabatay Sevi gelir. Sabatay Sevi her ne kadar korkusundan Islâmiyet’i kabul etmişse de yine dinini muhafaza etmiştir. Yani dönmelik ve dönmeler Müslümanlık ve Türklük kisvesi altındadırlar ama aslen yahudilik mezhebidir.”[3]

Nitekim sabataycıların bu hususiyetlerini Sabatay Sevi’nin ortaya koyduğu ve 18 emirden oluşan prensipler teyid etmektedir.

Müslüman oluncaya kadar belirli prensipler ortaya koymayan Sabatay Sevi, Müslüman olduktan sonra, belirli prensipler ortaya koymaya lüzum duymuştur. Çünkü; o zamana kadar yahudi dini, kitap ve âdetleri üzerine amel ediyordu. Müslüman olduktan sonra taraftarlarına nasıl hareket edeceklerini ve nelere inanacaklarını belirtmek için bazı prensipler ortaya koymuştur. Sabatay’ın bu prensipleri “18 Emir” olarak bilinmektedir. R. Abraham Danon tarafından Ibrânice olarak yayınlanan ve Prof. Abraham Galante tarafından Fransızcaya çevrilen bu 18 emirden 16′ıncısının Türkçe’si şöyledir:

16) Onaltıncısı şudur ki; Türklerin âdetlerine, onların gözlerini örtmek maksadiyle dikkat edilsin. Ramazan orucunu tatbik etmek için sıkıntı gösterilmesin ve aynı şey kurban için de yapılsın. Gözün gördüğü her şey ifa edilsin.

Işte; “Dönmelerin” dönmediklerini gösteren bu hüküm, onlar nazarında sıkı sıkıya muhafaza edilmiş ve Sabatay Sevi’nin ölümünden sonra da yürürlükte kalmıştır. Onların gerçekten değil de şeklî bir ihtida yolunu seçtiklerini göstermektedir.[4]

 

**********

 

KAYNAKLAR:

[1] Son Saat Gazetesi, 25 Mayıs 1927.

[2] Aktaran Mihrab Mecmuası, 1924, sayfa 151.

[3] Resimli Dünya Mecmuası, 15 Kasım 1925.

[4] Abraham Galante, Nouveaux Documente Sur Sabatai Sevi, Istanbul 1935, sayfa 44-46.
(16′ıncı emirin Fransızcası buradan tercüme edilmiştir.)
N. Slousch, Les Deunmeh,  Une Secte Judéo – Musulmane de Salonique, Revue du Monde Musulman, Paris 1908, Nu: XII. sayfa 491-492 (Bu kaynak da, 18 emri, A. Danon’dan almış. Galante ile aynı malumatı vermesine rağmen, çevirmede değişik ifadeler kullandıkları görülmüştür.)

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

 

**********

 

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.wordpress.com

*

*