CHP’nin Seçim sicili zaten bozuktu!

CHP’nin Seçim sicili zaten bozuktu!

*

2019 Türkiye yerel seçimleri sona erdi fakat ortalık toz dumandan geçilmiyor. CHP’nin oy çaldığına dair ciddi iddialar ortaya atılıyor. Eğer doğruysa, hiç şaşırmam. Zira CHP’nin bu husustaki sicili baya bir kabarık.

CHP Tek Parti devrinde muvazaa (danışıklı) partisi olarak kurulan ve daha sonra M. Kemal’in emriyle kapatılan Serbest Cumhuriyet Fırkası da 1930 Belediye seçimlerinde CHP’nin gadrine uğramış ve benzer olaylarla karşı karşıya kalmıştı.

Seçimler esnasında Vali, jandarma ve polisin seçmenlere baskı yaptığı yetmezmiş gibi, bir de seçim encümeni huzuruna çıkanlar “hangi partiye oy vereceksiniz?” sualine maruz kalmışlardır. “Serbest Parti’ye oy vereceğim” diyenlere “defterde ismin yok atamazsın” denilmiştir. Yalnızca Samsun valisi Kazım Inanç Paşa seçmenlere baskı yapmamış ve bunun bedeli olarak da M. Kemal tarafından vazifeden uzaklaştırılmıştır.[1]

*

chp diktatörlügü m. kemal samsun valisi raki, m. kemal atatürk kazim inanc serbest cumhuriyet firkasi scf atatürk

[1] no’lu dipnot ile alakalı… Seçmenlere baskı yapmayan Samsun valisi Kazım Inanç Paşa, M. Kemal tarafından bu kararnameyle vazifeden uzaklaştırılmıştır…

***

Ahmet Ağaoğlu, Samsun valisini şöyle metheder:

“Eğer bütün memlekette Samsun Valisi gibi kanun tanıyan idare memuru da bulunmazsa artık kendilerine ağlamak düşerdi. Eğer her tarafta idare memurları bu kabil insanlar olsalardı hiç şüphesiz seçimlerin dörtte üçünü Serbest Fırka kazanırdı.”[2]

Son Posta Gazetesi’nin Kumkapı’daki seçimler ile ilgili verdiği haberde halkın şikayetlerine şöyle yer verilmekteydi[3] :

1 – Cebimizde Serbest Fırka pusulaları, elimizde kalkan ve duhuliye olarak Halk Fırkası rey kâğıtları olduğu halde içeriye girebiliyoruz. Fakat arzumuzu, temayülümüzü anlayan encümen memurları defterlerde isimlerimizi bulamıyorlar. “Sizin sandık dışarıdadır!” diyorlar. Dışarı çıkıyoruz. Kapının önünde asılı olan defterlerin kopyalarına bakıyoruz isimlerimizi buluyoruz.

2 – Bazı zabıta memurları tesir altında kalıyorlar ve halkı içeri almak için evvel emirde ellerinde bulunan rey (oy) pusulalarına bakıyorlar.

3 – Sandık başında Serbest Fırka’dan müşahit olarak bir kimse bulundurulmuyor.

4 – Sandığa beşer, onar fazla rey (oy) atan Halkçıların (CHP’lilerin) elleri cürmü meşhut (suçüstü) halinde yakalandığı halde zabıt tutulmuyor.

5 – Netice, “intihap (seçim) kanunu tek fırka (tek parti) esası üzerine yapılmıştır. Bu kanunla hakiki intihap (seçim) yapmak imkanı katiyen yoktur. Bu kanun tadil edilmelidir” şeklinde verilmiştir.

Adana’da sandıktan, 4.730 oy çıkmış, oysa adının yanında imza, mühür ya da parmak izi olan seçmen sayısı, 4.652 sayılmıştır. Böylelikle 78 kişiye açıktan oy kullandırılmıştır. Adana’da CHF (CHP) için verilmiş ve tomar biçiminde aynı parmak izini taşıyan oy pusulaları çıkmıştır. Mersin’de SCF seçmenlerini sandık başına getiren otomobillerin şoförleri tutuklanmışlar, Silivri’de 800 kişinin SCF’ye oy verdiği imza, mühür ve parmak izi ile belli iken seçim sandığı gece kırılmış, SCF’nin oyu 270 olarak gösterilmiştir.[4]

Izmir’de, çöp toplayıcılarının müdürü olan Ahmet Efendi, işçilerden nüfus kağıtlarını yanlarında getirmelerini isteyerek, oyların blok halinde CHF’ye gitmesini garanti altına almaya çalışmış, kırk işçi kurala uymadığı için işten atılmış, bir işçi götürüldüğü Kemer polis karakolunda fena biçimde dövülmüştür. Istanbul, Kadıköy çöp toplayıcılarından altı işçi oylarını Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermedikleri için işlerinden olmuşlar, Istanbul Belediyesi’ne bağlı birçok işçi işlerini sürdürmesi için hükümet partisine oy vermek zorunda bırakılmışlardır. Istanbul’daki Tütün Tekeli çalışanları Cibali Fabrikası’nda çalışan hamallardan seçimlerde oylarını Cumhuriyet Halk Partisine vermeleri istenmiş, kabul etmeyen altı kişi, dört gün boyunca iş alamamış, sonuçta çaresiz oylar hükümet partisine gitmiştir. Tekel’in Kuruçeşme şubesinde tütün işçileri Halk Partisi’nın arabasına doldurularak oylarını hükümet partisine vermeleri için seçim alanlarına götürülmüşler, Tekelin Kabataş deposu çalışanları da onar kişilik gruplar halinde Fındıklı Camii’ne oylarını CHF’ye vermeleri için yollanmışlardır. Işçiler işlerini kaybetmemek için oylarını hükümet partisine vermeyi seçmişlerdir. Örgütlü diğer işkolları da hükümet partisinin etki alanının içinde olmuş, Deniz Amele Cemiyeti üyelerine reisleri tarafından seçim alanında oy pusulaları dağıtılmış, yönetim CHF adaylarının haricindeki kişilere oy veren üyelerine iş vermeyeceğini söylemiştir. Kendi adlarına oy atmaya gelen balıkçılara izin verilmezken, liman reisleriyle konuşmaları istenmiş, Sütlüce Mezbahasında çalışan üç yüz işçi, veteriner tarafından oylarının hükümet partisine gitmemesi durumunda işlerini kaybedecekleri tehdidine maruz kalmışlardır. Kocaeli Valisi, Adapazarı’nın SCF için çalışanları gericilik suçlamasını ileri sürerek tutuklatmış, CHF Manisa Milletvekili Yaşar Bey, yeni partinin (SCF) seçimlerde önde gittiği Armutlu’ya gelmiş, yöre halkına yarım çuval un ve tohumluk önererek, oyların yönünü değiştirmeye çalışmış, başarılı olamayınca çareyi parti merkezine, Armutlu’da gerici bir hareketin varlığından bahsetmekte bulmuştur.[5]

Ahmet Ağaoğlu bir yazısında bu kanunsuzluğa temas etmiş ve şu suali sormuştur:

“Polisin, jandarmanın, valinin ve kaymakamın seçim sandıkları başında ne işleri vardır? Orada ne gezerlerdi? Bu nerede görülmüştür?”[6]

CHP bu, yapar mı yapar!

.

**********

.

KAYNAKLAR:
.

[1] Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.18 01 02 15 78 07.

[2] Ahmet Ağaoğlu, Serbest Fırka Hatıraları, Iletişim Yayınları, Istanbul 1994, sayfa 88.

[3] Hikmet Çolak, 1930 Belediye Seçimleri, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Inkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara 2007, sayfa 134-135.

[4] Çetin Yetkin, Atatürk’ün Vatana Ihanetle Suçlandığı Serbest Cumhuriyet Partisi Olayı, Otopsi Yayınları, Istanbul 2004, sayfa 272’den naklen; Nilgün Adıgüzel, Cumhuriyet Döneminde Belediyecilik (1923-1938), (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Abant Izzet Baysal Üniversitesi, Bolu 2010, sayfa 67.

[5] Cem Emrence, “Muhalif Bir Perspektiften 1930 Belediye Seçimleri: CHP’nin Baskı ve Propaganda Yöntemleri”, Tarih ve Toplum Dergisi, sayı 200, Ağustos 2000, sayfa 47-50.

[6] Son Posta Gazetesi, 31 Ekim 1930.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

Paylaşım Şartı:

Paylaşmak istediğiniz bir yazı, görsel vs. varsa, alakalı yazıya gidin ve yukarıdaki adres çubuğunda görülen linki kopyalayıp paylaşmak istediğiniz yere yapıştırın. Yani YALNIZCA LİNK PAYLAŞIMINA MÜSAADE EDİYORUZ. Ayrıca yazının sonunda “facebook” veya “twitter”ın sosyal medya paylaşım butonları var. O butonlara tıklayarak da paylaşılabilir. Başka türlüsüne hiçbir surette rızamız yoktur.

*

 

Reklamlar

7 Comments »

  1. Allah’ım sen koru,bu diktatör,İslam düşmanı CHP zihniyetine bırakma ülkemi! AKP Allah’ın lütfu,Allah’ım Erdoğan’ı ve AKP’yi başımızdan eksik etme!

  2. Selamünaleyküm

    Bu ve diğer maillerde ki belgelerde ki not ve kaynak kısımlarını sosyal medya da paylaşmaya müsaade var mı? İster Web adresini yazarak veya gizli tutarak..

    Android için Outlook’u edinin

    ________________________________

    • Aklı alttan yukarı çıkmamış, kemalizm çivisi hâlâ kafasında çakılı vatandaş bu meseleler sana ağır gelir, gelmiş zaten ki ağzın pislik saçıyor. Ya çiviyi çıkardıktan ya da aklın yukarı çıktıktan sonra yazılanları tekrar oku o zaman kim neciymiş görürsün. Yapamazsan da git ötede oyna.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.