Filistin Cephesi’ndeki Hain M. Kemal Atatürk mü?

Filistin Cephesi’ndeki Hain M. Kemal Atatürk mü?

Kadir Mısıroğlu “Filistin Cephesi’nde bir Hain vardı” diye bas bas bağırıyor, fakat okullarda öğretilen yalan tarih nedeniyle birçok insan Kadir Mısıroğlu’nun yalan söylediğini düşünüyor ve kendisine haksız olarak kin besliyor.

Bizde, “www.belgelerlegercektarih.wordpress.com” sitesi olarak naçizane, Kadir Mısıroğlu’nun söylediklerini destekleyen kaynakları bu davaya hizmet etmek amacıyla istifadenize sunuyoruz.

***

Düşman Ordusu, 19 Eylül 1918’de Nablus güneyinde batıdan-doğuya doğru 8, 7 ve 4. Orduların savundukları mevzilere karşı büyük bir taarruz harekâtı başlatmıştır. M. Kemal’in başında bulunduğu 7. Ordunun kabul edilemez bir şekilde 8. ve 4. Ordulara haber vermeden ani bir surette geri çekilmesi, 8. ve 4. Orduların imhasına sebep olmuştur. Neticede Nablus Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen bu çatışmalarda; Mareşal Liman Von Sanders’in Yıldırım Ordular Grubu bozguna uğramış, Cevat Paşanın 8. Ordusuyla kuruluşundaki Albay Refet (Bele)’in 22.Kolordusu imha olmuş, M. Kemal’in 7.Ordusuyla kuruluşundaki Ali Fuat Paşanın (Cebesoy) 20.Kolordusu ve Albay Ismet (Inönü)’in 3.Kolordusu ağır zayiat vermiştir.[1]

Resimleri orjinal boyutunda görmek için üzerlerine tıklayınız

Nablus Meydan Muharebesi, 19-21 Eylül 1918. KAYNAK: Genelkurmay ATASE Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, cild 4, Klasör 2, Sina-Filistin Cephesi, Kroki 55.

***

M. Kemal’in Şam’a 29 Eylül 1918 akşamı ulaştığı Osmanlı Başkomutanlık Kurmay Başkanlığına yolladığı rapordan anlaşılmaktadır.[2]

M. Kemal, 1 Ekim 1918’de Şam’ın düşmanın eline geçmesinden sonra, Şam-Rayak (Riyak) hattında savunmanın devam edemeyeceğini değerlendirerek, birliklerine Halep istikametinde çekilme emri verirken, Mareşal Liman Von Sanders ise bulunulan mevzilerde savunmaya devam edilmesini bildirir.[3] Ancak M. Kemal, Liman Von Sanders’in verdiği emrin altına: “Gördüm. Benim emrimden başka türlü hareket etmek mümkün değildir” şeklinde not yazmıştır.[4] Yani M. Kemal komutanın emrini dinlememiştir.

Kendi kafasına göre hareket eden M. Kemal, 5 Ekim 1918’de Halep’e gelmiş[5], 7 Ekim 1918’de Istanbul’daki bir arkadaşına barıştan başka yapılacak bir şey kalmadığını bildirmiştir.[6] Ekim sonuna doğru Karargâhını tren istasyonunun iki kilometre kadar kuzeyinde bulunan tepeye almış ve Halep şehrini boşaltmıştır.[7]

M. Kemal’in Filistin cephesinden ağır zayiat verip Şam’a (Riyak), Şam’dan Halep’e ve nihayet Halep’ten de kaçması takriben “40 gün” gibi kısa bir süreçte olmuştur.

Şam’dan Halep’e çekilme, 30 Eylül–26 Ekim 1918. KAYNAK: Genelkurmay ATASE Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, cild 4, Klasör 2, Sina-Filistin Cephesi, Kroki 62.

***

Bu süreci General Allenby’nin yazdıklarından okuyalım…

General Allenby 7. ve 8. Orduların (7. Ordu M. Kemal’in Ordusu) çekilme yollarını süvari birlikleriyle tıkayarak her iki Orduyu da büyük ölçüde imha veya esir ettiğini savaş raporuna yazmıştır.

Işte General Allenby’nin 19-20 Eylül günleriyle ilgili yazdıkları:

“36 saat zarfında 8. Ordu’nun büyük kısmı mağlup edildi. 7. Ordu kıtaları da Samariye tepelerinden geri çekilmeye zorlandı. Piyadelerimiz geri çekilen düşmanı süratle takip ederek süvari kıtalarımızın arasına sürdü. Bunun sonucunda 7. ve 8. Türk orduları `bütün silah ve malzemeleriyle´ elimize düştü.”

Allenby 24 Eylül’de `kalan son birliklerin de esir alınarak´ her iki ordunun varlığına son verildiğini yazıyor. Toplam `57 bin esir´ alınmış, bunların 5.500’ü subaymış. Raporda 360 top ve üç Türk ordusunun (4., 7. ve 8. orduların) silah ve malzemelerinin ele geçirildiği de belirtiliyor.[8]

Ingiliz Ordusu Komutanı General Allenby, Şam’a kadar olan Türk Ordusunun harekatını da şöyle anlatmaktadır:

“Eylülün 26. günü, Şam’a doğru ileri harekete geçildiği zaman, 45.000 Türk ve Alman Şam’da veya Şam’a doğru çekilme halinde bulunuyordu. Bütün düşman birlikleri intizamlarını (düzgün dizilme) kaybetmekle beraber, kendilerine vakit kazandırıldığı takdirde ileri hareketimizi geciktirecek bir kuvvet meydana getirebilirlerdi. Fakat 4.Ordunun geri kalan kısmının imhasıyla, 20.000 kişinin esir alınması, buna imkân bırakmadı. Filistin ve Suriye’deki Türk Ordularının, 4.000’i silahlı olmak üzere 17.000’i bulan bakiyesi (geriye kalanı) her türlü teşkilattan, nakil (ulaştırma) vasıtalarından, hatta savunma için bile olsa, faaliyette bulunmaya elverişli her çeşit malzemeden yoksun bir insan kalabalığı halinde, kuzeye doğru kaçmaktaydı…” [9]

***

19 Eylül 1918’den 26 Ekim 1918 tarihine kadar geçen ve takriben`40 gün´ devam eden geri çekilme süresince verilen zayiat

19 Eylül 1918’de başlayan Nablus Meydan Muharebesi’nden itibaren, 26 Ekim 1918’de Halep kuzeyinde Katma’da yapılan son muharebeye kadar geçen ve takriben `40 gün´ devam eden geri çekilme süresince, Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığının: `75.000 esir, 360 top, 800’den fazla makineli tüfek, 200 kamyon, 44 otomobil, 89 lokomotif, 468 yük ve yolcu vagonu´ zayiatı olmuştur.[10]

Bir “geri çekilme” sürecinde bu kadar zayiat verilir mi?

Birinci Cihan Harbi’nde esir düşenlerin sayısı 202 bin kadardır. Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, en çok esiri, 75 bin kişiyle M. Kemal Paşa’nın kumanda ettiği Filistin cephesinde verdiğimizi yazmaktadır.[11]

Bu gelişmelere oldukça kızan Harbiye Nazırı Enver Paşa, Fevzi Paşa’ya “M. Kemal Paşa ordusunu bırakıp kaçmış, hemen kurşuna dizilmesi için emir vereceğim”[12] demiş ise de kısa bir süre sonra mütarekeye (Mondros) karar verildiğinden Enver Paşa ülkeden kaçmak zorunda kalmıştı.[13]

Daha da garibi, M. Kemal bu hezimetten sonra Ingilizlerle barış yapmak istemektedir.

11-13 Ekim 1918’de Halep’ten Sultan Vahidettin’e çektiği “çok gizli” telgrafta şöyle diyordu padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderdiği telgrafta:

“Müttefiklerle olmadığı takdirde (Ingilizlerle) ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazımdır ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmamıştır.”[14]

Orijinali: “Müttefiken olmadığı takdirde (Ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır.”

Yani, kimin hain olup olmadığına siz karar verin…

Ayrıca, kemalistlerin; “M. Kemal ne yapsın düşman çoktu” vs. gibi savunmalarına da bir cevap verelim. O cephede sadece Ingiliz birlikleri vardı… Hani ATA’nız 7 düveli yenmişti? Bir Ingiliz Ordusuna karşı mı galip gelemedi? Ayrıca Liman Von Sanders Paşa Alman olduğu halde altı buçuk ay nasıl dayanmış? M. Kemal elin Almanı kadar olamamış mı?

Enver Paşa, Alman Genelkurmay Başkanlığının komutayı değiştirmek istemesi üzerine, 27 Eylül 1918’de Yıldırım Orduları Kurmay Başkanı Kazım Paşaya (Diyarbakırlı), bir telgraf çekerek, Mareşal Liman Von Sanders’in durumunu sormuş, Kazım Paşa Enver Paşaya şu cevabı vermişti:

“Son çekilmeler (ricatlar) Liman Paşayı sarsmamıştır. Fakat çok üzgündür. Durumdan ümitsiz olmamak için elinden gelebilir her cehdi (çalışmayı) ve kuvveti sarf ediyor ve etmektedir. Egemenliğini, özellikle komutanları arasındaki saygılı mevkiini kaybetmemiştir. Sağlık durumu iyidir. Liman Paşanın değiştirilmesini lütfen kabul etmeyiniz. Vaktiyle devamlı bir ricat (geri çekilme) halinde bulunan bir ordunun emir ve komutasını verdiğiniz bu zat, kuvvetinin her halde on kat üstünde bulunan düşmanı altı buçuk ay önünde tutmuş ve sözü geçen orduyla düşmanın büyük küçük yirmi kadar saldırısını püskürtmüştür…[15]

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Nablus Meydan Muharebesi, 19-21 Eylül 1918. Genelkurmay ATASE Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi, cild 4, Klasör 2, Sina-Filistin Cephesi, Kroki 55.

[2] Genelkurmay ATASE Başkanlığı Arşivi, Birinci Dünya Harbi Koleksiyonu: Klasör 3705, Dosya 28, Fihrist 21;21-1.

Ayrıca bakınız; Şükrü Mahmut Nedim, Filistin Savaşı, 1914-1918, çev. Abdullah Es, Genelkurmay Basımevi, Ankara 1995, sayfa 157, 158.

Yusuf Hikmet Bayur, Türk Inkılabı Tarihi, 1914-1918 Genel Savaşı, Bunların Siyasal Tepkileri, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayını, 1957, cild 3, Klasör 3, sayfa 456, 457.

[3] Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Atatürk’ün Doğumundan Ölümüne Kadar, Pozitif Yayınları, Istanbul 2004, sayfa 121.

[4] Sabahattin Selek, Anadolu Ihtilali, cild 1 , 4. baskı, Burçak Yayınevi, Istanbul 1968, sayfa 29.

Ayrıca bakınız; Yusuf Hikmet Bayur, Türk Inkılabı Tarihi, 1914-1918 Genel Savaşı, Bunların Siyasal Tepkileri, Türk Tarih Kurumu Yayını, cild 3, Klasör 3, Ankara 1957, sayfa 461.

[5] Necati Çankaya, Atatürk’ün Hayatı, Konuşmaları ve Yurt Gezileri, Tifduruk Matbaası, Ankara 1995, sayfa 22.

Ayrıca bakınız; Vamik D. Volkan ve Norman Itzkowitz, Ölümsüz Atatürk, Bağlam Yayınları, Ankara 1998, sayfa 152.

[6] Murat Bardakçı, M. Kemal’in Kaleminden: Orta Doğu’yu nasıl kaybettik?, Hürriyet gazetesi, 12 Ocak 2003, sayfa 18.

[7] Ayfer Özçelik, Ali Fuat Cebesoy Hayatı ve Faaliyetleri, Basılmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Türk Inkılâp Tarihi Enstitüsü, 1989, sayfa 119.

Ayrıca bakınız; Güngör Cebecioğlu, Atatürk ve Güney Cephelerimiz, Basılmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Türk Inkılâp Tarihi Enstitüsü, 1991, sayfa 56.

Ve bu hususta diğer kaynaklar: Liman Von Sanders, Türkiye’de Beş Yıl, çev. M. Şevki Yazman, Burçak Yayınevi, 1968, sayfa 352.

– H.C. Armstrong, Bozkurt, Kemal Atatürk’ün Yaşamı, 5. baskı, Çev. Gül Çağalı Güven, Arba Yayınları, Istanbul 1997, sayfa 75, 76.

– Ismail Hilmi Danişmend, Izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, Türkiye Yayınevi, Istanbul 1955, cild 4, sayfa 449, 450.

– Kemal Arı, Birinci Dünya Savaşı Kronolojisi, Genelkurmay Basımevi, Ankara 1997, sayfa 391.

– Lord Kinross, Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu, çev. Necdet Sander, 14. baskı, Altın Kitaplar Yayınları, Istanbul 2003, sayfa 157.

[8] General Fahri Belen, 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti. Aktaran: Mustafa Armağan.

[9] Sabahattin Selek, Ismet Inönü, Hatıralar, Bilgi Yayınevi, Ankara 1985, cild 1, sayfa 27.

[10] Sabahattin Selek, Anadolu Ihtilali, Istanbul, Burçak Yayınevi, 1968 cild 1, sayfa 31.

[11] Ekrem Buğra Ekinci, Osmanlı’nın Çöküşü, Timaş Yayınları, Istanbul 2014, sayfa 76.

[12] Murat Sertoğlu, Mareşal Çakmak’ın Hatıraları, Hürriyet Gazetesi, sayfa 3, 11 Nisan 1975.

[13] Dr. Hasan Gümüşoğlu, Intikalinden Ilgasına Osmanlı’da Hilafet, Kayıhan Yayınları, Istanbul 2011, sayfa 260.

[14] Atatürk’ün Bütün Eserleri, cild 2, Istanbul 2003, Kaynak Yayınları, sayfa 232.

[15] Karal Enver Ziya, Osmanlı Tarihi, Ikinci Meşrutiyet ve Birinci Dünya Savaşı, 1908-1918, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1996, cild 9, sayfa 538, 539.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

*

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.com

*

*

88 comments on “Filistin Cephesi’ndeki Hain M. Kemal Atatürk mü?

  1. Geri bildirim: Atatürk: “Filistin’e el sürülemez!” dedi yalanı « Belgelerle Gerçek Tarih

  2. evet daha neler neler allah bu millete atatürkü iyice tanımayı kim olduğunu öğrenmesini nasip etsin ben dahada ileri gidiyim atatürk birinci dünya savaşının seyrini aleyhimize çeviren yegane en büyük dalkavuk ve vatan hainidir.bu millet bunuda öğrenecektir pek yakındır inşallah

    • geri zekalılar o yıllarda Türkçe yazımı vardı.planların üzerinde bi tane arapça yazı işaret yok.hepinizin beyni götünüzde

      • Salak herif osmalıca zaten arabic ve Farsça karışımı değilmiş cahil.Hangi haritada var.Deliliği doktor raporu ile kanıtlanmış Mısırlıoğlu 46 sının peşinden gitmeye devam edin siz cahiller.Allah büyük Atatürk’e yapmış olduğunuz hainlik ve nankörlük öbür dünyada fitil fitil burnunuzdan gelecek.

      • Deli arkadas. Kadir Misiroglu’nun deli raporu oldugunu yazmissin. Bizde bir kural vardir. Müddei iddiasini ispatla mükelleftir. Ispat edemeyene de genelde lafin gelisi “serefsiz” derler. Ben sana öyle demiyorum. Ama diyen cikabilir, haberin olsun. Delilini bekliyoruz.

    • AANANI BECEREN INGILIZ OLDUGUNE GORE SE DE ONUN BUNUN COCUGUMUSUN YAVSAKKK SIKTIR GIT LAN BU MEMLEKTEEEN SAPIK RUHLU GOTVEREMEYI SEVENLER DERNEGI BASKANI IBNE ALEMININ IBNESI

    • aslan yılmaz akp gidince kaçacak delik bulamayınca kafanızı kumamı gömeceksiniz? yoksa yunan atalarınız gibi denizimi tercih edeceksiniz inş 🙂

      • akp silah zoruyla şiddet kullanarak gelmedi ve giderse de öyle gitmeyecektir.Hodri meydan hadi indirin gönderin akp yi her yol açık size zaten bu yolda yaptığınız hainlikler ortada.Diyelim ki akp gitti ne yapacaksın Allah aşkına hadi bir söyle klavye soytarısı seni.kimsenin eli armut toplamıyor bunu bil.Milletin karısına kızına oğluna ailesine saldıracaksın ve bunu rahatça yapabileceksin öyle mi adamı varya sskerler.En basiti iç savaş çıkar ve bu sefer asıl denize dökülen yunanlı atalarınız gibi siz olacaksınız ve bu ülke içeriden bir kurtuluşu daha yaşamış olarak ileriye büyük adımlar atabilecek duruma da gelmiş olur.keza siz bu ülkeyi hantallaştıran kanını emen sülüklersiniz.Tarihte sizin gibilere ne yaptıklarını oku gör öğren akp ye dua et ki akp pısırık ve korkak.Yoksa var ya…neyse sana tavsiyem paşa paşa adam ol oyunu kullan iktidarı seçimle alabiliyorsan al muhalefetle uğraş didin yönet.eğer silaha ve şiddete yönelme olursa bunun karşılığı her zaman olur.sizin zihniyetin dış destekçisi olacaktır ingiltere fransa rusya size destek olacaktır o zaman bu sefer bir kez daha sizi ve işgalcileri kovmasını biliriz.Bu yolda biz şehit oluruz siz ise niyazi.o nedenle adam ol haddini bil ezik.

      • Lan mal , yunan ataların diyorsun sallıyorsun , dşşk geçiyorsunda ; senin o atatürkün yahudi amk onu bilmiyorsun daha

    • Mustafa kemal mi hain geri zekalılar şeriat kalsada bizi yunan işgal etse diyen beyinsizler ..Sakın o sizin çok sevdiğiniz araplar sizi arkadan bıçaklamasın..Osmanlı ordusu içindeki arapların hainliğini hiç yazmamış bile şerefsiz

      • mert, kimse yunanlilar isgal etse de seriat kalsa gibi bir sey iddia etmedi. Araplarin ihaneti yok, bir grup arabin ihaneti var. Kurtulus savasinda ihanet eden yerli rumlardi, bizi isgal eden de yunanlilardi, senin atan buna ragmen yunanlilarla hasir nesir oldu. Ingiliz kralina hürmet etti.

  3. Geri bildirim: 1. Israil Cumhurbaşkanı Chaim Weizmann’ın itirafı | Belgelerle Gerçek Tarih

  4. Geri bildirim: Kemalistlerin Atatürk’e dair akıl almaz çelişkileri | Belgelerle Gerçek Tarih

  5. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk ve Sakarya Meydan Muharebesi safsatası | Belgelerle Gerçek Tarih

  6. Allah sizin gibi vatan hayinlerinin gozunu actirsinda Atatürk’ün yaptığı yenilikleri gorun haram olsun bu hayat size aminnn

  7. Olaylara at gözlüğüyle bakan,kuş beyinli hainler!Cenabı Allah bu milleti sizin gibi akılsız cahillerin şerrinden korusun.Bana cevap verin madem Filistin cephesindeki hain Atatürk,ozaman onunla aynı cephede savaşan komutanlar 8.ordu komutanı Cevat paşa,22 kolordu komutanı Refet paşa,20 kolordu Ali fuat paşa,3 kolordu komutanı İsmet paşalar milli mücadele de onun liderliğini kabul edip onun emrine girdiler.Birinci dünya savaşının diğer büyük komutanları Fevzi Çakmak,Kazım Karabekir,Ali ihsan Sabis,Kut el kahramanı Halil paşa,hamidiye kahramanı Rauf Orbay,Nurettin(sakallı)paşa ve diğer büyük komutanları neden milli mücadelede onun emrinde bu vatana hizmet ettiler.Söyleyin neden o bir haindide !Padişah Vahdettin Anadolu hareketini başlatması için onu seçti hadi cevap verin.

      • sizler sadece aaraplar gibi doneklersiniz. araplar nasil osmanliyi sattiysa sizde bu ulkeyi satacak kadar kisiliksiz ve kani ne oldugu belli olmayanlardansiniz . siz asla ne musluman neden insana olabilirsiniz olsaniz olsaniz hain olursunuz haniler daima gebertilir

      • Aktolgali iyi gormus. Madem haindi, neden padisah onu sizlerin argumanina gore Anadolu’da bir mucadele icin gorevlendirdi? Ona verilen cevap, “o zaman filistin cephesi layikiyla anlasilmamisti.”

        Pekiyi, yukarida kendi yazdiklarina bak. Enver Pasa, bu “hainligi” goruyor, hatta idam ettirecegini soyluyor. Herhalde Enver Pasa karnindan konusmadigina gore, bunu cevresine soyluyor. Evet, size gore daha sonraki GenelKurmay Baskani Fevzi Pasa’ya soyluyor. Herhalde boyle bir hainligi rapora dokmuyor, neden acaba? Padisahin da haberi yok, neyse… Pekiyi, sonra… Kazim Karabekir’in notu var yazinizda, “hainligin” belgesi, ki burada hainlik diye bir soz yok, siz boyle bir anlam cikarmamizi istiyorsunuz. Kazim Karabekir ayni zamanda Dogu’da yapilan kongrelerin de savunmasini en tepede saglayan kisi. Nasil oluyor bu is?

        Ayrica, Enver Pasa, Istanbul’da bir hainlige kanaat getiriyor ama Filistin cephesinde isin icinde olanlar getiremiyor.

        Sonra, Canakkale’ye gelince Mustafa Kemal’in yonettigi deryada bir damla. O zafer ona yazilmaz diye kendinizi yirtan sizler, maglubiyeti gorunce onu Filisten’de bir deryayi yonettigini izlenimini yaratiyorsunuz. Say bakayim baska kimler varmis orada.

        Vahdettin’e hain dendi ya siz de M.Kemal’i illa ki hain yapmalisiniz oyle degil mi? Ortada belge bile olmayan seyleri belge diye yutturmayin insanlara…

        Bunun disinda Kazim Karabekir, Kurt Meselesi adli kitabinda 151 sayfasinda Musul Meselesi’nin savasla cozmek isteyen Mustafa Kemal’i destekleyen ve Karabekir’in agzini arayip,ikna etmek isteyen Ismet Pasa’ya soyle soyler:

        “Filistin’de hezimete ugrayarak bir solukta Suriye’yi terkederek mütarekeye can ata[n]lar, Anadolu Istiklal Harbi’nin felaketimize sebep olacagı id[d]iasında bulunurken ve Ankara hükümeti seklinde de Ermenilere karsı hareketin dahi basımıza belâlar getirecegi kanaatini beslerken, simdi Ingilizlere ve dolayısı ile bütün müttefiklerine meydan okuyorlar! Bir zamanlar yılgınlık hasatlıgına [hastaligina] tutulanların simdi gurur illetine yakalarını kaptırdıklarını görüyorum. Istiklal Harbi’ne, elimdeki orduma ve kuva-yı milliyeye güvenerek is basına getirdigim arkadaslarımı, simdi bu gurur illetinden nasıl kurtarıp isin, millî bir felâkete sürüklenmesini önleyebilecegimi düsünüyorum. Tarihin ne garip cilvesi bu!”

        Kazim Karabekir’e gore hainliginden degil, savasin artik bittigini dusundugu icin, bir sonuc cikmayacagini dusundugu icin M.Kemal yilmistir. Sonucta, bu degerlendirmede subjektiftir ama onemlidir.

        O kadar cok carpitma var ki, suna degineyim. Osmanli Birinci Dunya Harbi’nde 800 bin kisilik bir orduya sahiptir. 75000 esiri sadece M.Kemal vermis gibi anlatmak, biraz akil varsa kolayca anlasilacak bir carpitmadir. Limon von Sanders’in elindeki o cephedeki Yildirim Ordular Komutanligi bu esiri vermistir. Sayi tartisilir…

      • Server bedi, yorumun icin tesekkürler… Enver Pasa ile M. Kemal rakip idiler. Enver Pasa’nin söyledikleri Sultan Vahideddin tarafindan “inandirici” bulunmamis ve “rekabetten” dogduguna hükmedilmistir diyebiliriz. Nitekim Enver Pasa, Sultan Vahideddin’e gönderdigi bir mektupta, M. Kemal’i Anadoluya göndermemesini istemisti. Fakat buna ragmen Anadolu’ya gönderilmistir. Cephedekilerin degil de, Enver pasanin hainlige kanaat getirmesi, M. Kemal’i cok iyi tanimasindan ileri geliyordu. Tecrübeyle sabittir, zira Balkan savaslarinda da Enver pasa zafer elde etmesin diye m. kemal emir gelmeden düsmana hücum etmis ve akabinde maglup olunmustu. Ayrica enver pasa hainlige kanaat getiriyor ama filistin cephesinde isin icinde olanlar getiremiyor demissin. Bu sözler senin daha m. kemalin mevzuyla alakali aciklamalarini dahi okumadigini gösteriyor. Seni yönlendirmekle iktifa ediyorum. Ayrintilara girmeye gerek yok.

        Filistin cephesinde 75 bin esir verildigi kemalist kaynaklarca da sabittir. Bunda m. kemalin rolü büyüktür. Nesini inkar ediyorsunuz merak ediyorum. Musul meselesinde anlatmak istediklerini anlayabilmis degilim.

        Canakkale’deki “zafer” ve filistin’deki hezimet kiyaslamasina gelelim… Bir zaferin bir kumandana yazilmamasi mümkündür, ama bir maglubiyet bir kumandanin ihanetiyle vukua gelebilir.

        M. Kemal, filistin cephesinde ingiliz ordusu kumandani olan general allenby ile 1913 yilinda ingilterede üstelik bir tapinakcinin davetlisi olarak yemek yemisti. Bu tapinakci aubrey herbert adinda bir ingiliz casusu idi. M. Kemal, Aubrey herbert ile de canakkalede görüsmüstür.

    • Padişah fermanı ile girdiler gerzek.Hepsi hatıratlarında senin atanın ne bok olduğunu anlattılar.Hain olan sensin sitedeki yazıları oku kuş beyinli yobaz! Onun vatana ihanet edeceğini bilseydi zaten göndermezdi!

  8. Kardeşim anlatamıyorum galiba biraz empati yapalım,ben 7.ordunun komutanı olayım sende 8.ordunun komutanı ol,Diğerleride senin benim emrimde kolordu komutanları ben sana hiç haber vermeden seni düşmanın karşısında bir başına bıraksam sen benimle onca kayıptan sonra bana güvenip benimle beraber hareket edermisin.M.Kemal eğer böyle ihanettin içinde olmuşsa,haber vermeden çekildiği 8.ordunun 22.kolordusunun komutanı Refet paşanın bundan nasıl haberi olmaz bu mümkünmü?Bu felaketten 6 ay geçmeden aynı Refet paşa milli mücadelenin başına M.Kemal paşanın geçmesini nasıl ister.Bu konuyu çok okuyorum çünkü dedem o cephede esir düşmüş 8.ordunun askerlerindendi.Bu vatana kim ihanet etmişse Allah cezasını versin.

  9. Tamam hemşerim beni daha fazla yorma. Görüyorumki senin ön yargılarını değiştirmek,atomun çekirdeğini parçalamaktan daha zor.

    • aktolgalı sana doğruyu anlatsalarda doğruyu görecek nasibin yoksa kimse seni hiadeyet ediremez sen slogan solcularının laflarını.Allah seni hidayete erdirsin.Filistin cephesi düştükden sonra ingilizler alfour Deklarasyonu denen İsrail devletinin kurulmasına karşı olmadıklarına dair bir beyanname vermiştirBunu öğren ilk önce ikinciside Kadir mısıroğlu refet paşanın hanımıyla konuşmalarını dinle http://www.youtube.com/watch?v=Xc2hBUZJUWA.

      • osmanlı355555 sana doğruyu anlatsalarda doğruyu görecek nasibin yoksa kimse seni hiadeyet ediremez

    • aktolgalı, dostum senin mantığınla bakarsak olaya tam tersini bulursun yine neden mi ? 11-13 Ekim’de attığı telgırafı bul orada 8. ve 4. ordu komutanlarını savaşamadılar diye padişaha şikayet ediyor ve enver paşaya ahmak diyor, onları daha sonra emrinde nasıl bulundurdu? Sen komutan olsan basiretsiz ve ahmak saydığın adamları emrinde yetki sahibi komutan olarak çalıştırır mısın ?

  10. gerçekler gün yüzüne çıktıkça kar erir pislik ayaza çıkar misali sahte kahramanlarda pislikleri açığa çıkıyor çünkü onların pisliğini koruyanlar gerçek ışığında kar gibi eriyorlar.

  11. Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! …
    -Boğamazsın ki!
    -Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
    Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…
    İrticâın şu sizin lehçede ma’nâsı bu mu?
    Mehmet Akif Ersoy

    ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM….

  12. Ooooo o vakitler harf devrimini takvim devrimini coktan yapmislar- 31 Ekim falan- Ayrica Millet bu krokiden ne anlayacak?

  13. Ne kadar yırtınırsanız yırtının, gerçekleri değiştiremezsiniz. Mustafa Kemal olmasaydı, bu gün hiç biriniz olmazdınız ve bu çarpıtmaları yapamazdınız.

  14. Mustafa Kemal yokken Dünyanin yarisi Osmanlinin di. Ittihat ve Terrakki ortaya ciktiktan sonra Imparatorlugu kusa cevirdiler. 1. Dünya savasinin galibi hala Türkler diye uyumaya devam edin. Biz maglup olduk, bizi maglup edenler basimiza istedikleri gibi birini gecirdiler ve bakin bu adam sizi kurtardi diye de masallar yazdilar. Tabi illa uyumaya devam etmek istiyorum diyenlere sözüm yok. iyi uykular….:)

  15. Son darbeyi vurmak icin Canakkalede bütün dünya toplandi ve bütün dünyayi orda dize getirdik. O savas ta kurmay Albay Mustafa KAMAL DIR ( burasi cok önemli!!!! Cünkü nüfus cüzdaninda KAMAL yazar !!!! Kemal ARAPCA oldugu icin !!! YANi ADINI bile O nun istedigi gibi söylemiyorsunuz !!!! ))) FAKAT GEL Gör Ki CANAKKALE SAVASINI bile O 250 000 sehit degil de, sanki KAMALINIZ kurtardi diye
    masallar okuyorsunuz !!!! Tekrar söylüyorum : YAHUDI, EMPERYALIST AVRUPA, AMERIKA O na BAYILIYOR !!!!! NEDEN ????? Bi DÜSÜN KARDESIM !!!!!!!!

  16. Vay be, Demek 1930 larda tüm türkiye aptalmış ki bir hainin peşinden gitmiş…
    Mustafa kemal de aptalmış ki, toprak toprak parselleyip, bulduğu her kutuya paraları doldurmak yerine devletin tüm borçlarını ödeyip tüm kurumlarını geri alıp birde üzerine (en uç örnek) uçak fabrikası kurup üretime bile başlamayı tercih etmiş.
    Bugün 1 tane öğretmenin bile beğenmediği eğitim sistemini ve müfredatını o zamanlar köy enstütüleri kurup her vatandaşın eğitilebilmesi yolunda boşuna çabalamış durmuş.

    Ha bu arada sayın muzo, fatih istanbulu alırken de osmanlı ordusu surların önünde piknik yapıyordu değilmi ?

  17. Geri bildirim: Sultan II. Abdülhamid Han’ı çıkardığı fermanlarla tanıyalım | Belgelerle Gerçek Tarih

  18. Kazanırken acaba neleri kaybettik. Osmanlı yıkılmadan önce yinede saygınlığını yitirmedi. Padişahlar bile eleştirildiği bir ülkede mustafa kemal eleştirmek niye anormal karşılanır. Gerçek savaş az zahiyat düşmana büyük kayıplar vermektir. Az bir orduyla yunana verilen tasel ya savaşı unutulmamalidir. Abdulhamiti indiren sözde milliyetçi tayfasının içinde o yokmuydu. Eyvahdettine dil uzatanlar . Neden ittihatçılara bir şey söylenmiyor yoksa ucu onamı dokunuyor

  19. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk Tapınakçı mıydı? Kemalist Türkiye’yi Tapınakçılar mı kurdu? | Belgelerle Gerçek Tarih

  20. şu atatürkçü (hainci) görüşünüzden kurtulun ve önünüzdeki belgelerle kanıtlanmış yazıya bakın ve tarafsız bir şekilde cevap verin lütfen her şey belgesiyle kanıtlanmış inkar etmekten vazgeçin ve kabullenin o bir hain ve gerçekler yeni yeni gün yüzüne çıkıyor

    • Milletin Ailesiyle anasıyla babasıyla kafayı bozduğuna göre senin ailende bi problem var kesin. Bir yunan yada yahudi senin eline şeker vermiş yada küçükken senin topun inşaata kaçmış sende peşinden ……..

  21. Nasıl bu kadar ATATÜRK e düşman oluyorsunuz ya pislik misiniz ya o olmasa bu vatanda bok dururdunuz belki sizde olmayacaktınız ne kadar pisliklersiniz zaten böyle geri kafalı insanlar yüzünden bu Türkiye gelişemiyor

    • @Nurella, belki buraya yüz kere yazdik. O olmasaydi yok olmazdik. Nitekim Bati Trakya’yi kurtaramadik ama oradaki müslümanlar yok olmadi, hala yasiyor ve rahatca ibadetlerini yapiyorlar. Kaldi ki kurtulus savasi m. kemalden evvel baslamis, maras, urfa ve antep halki düsmanlari kendileri kovmustur. Geri kafalilik Türk milletinin istiklalini bir adama baglamaktir. Bu sadece geri kafalilik degil, ayni zamanda sahsiyetsizliktir.

  22. Burada yorum yapanlara sözüm bir ülkede bir subay hep yeniliyor ama tarih bunlari sakliyorsa yahu okullarin ders kitabindaki testte var atatürk bu savaşlardan hangisine katilmamistir deniyor. Doğru cevap şikki birinci balkan savaşi olarak veriliyorsa. Yahu 8 şubat 1913 te kuçucuk bulgar ordusuna 114 e karşi 6000 kayip veren ataturk değilmiydi. Devlet yalanci olurmu yahu. Mevzu atatürk olunca oluyor. Hep yenilgilerini sakliyor. çanakkalede bitliste muşta dedik. Filistin nablusta mustafa kemal kendi itiraf ediyor ingilizlere olan yenilgisini devlet yine sakliyor. Mustafa kemal ingilizlerin orduyu içlerine kadar girerek esir ettiğini az bir kuvvetle nablustan ayrilabildiğini soyluyor.
    O yenilgileri olmasa mustafa kemal bu ülkeye baş olamazdi. Bir ülkede hep yenilen bir komutan varsa ve ülke işgal ediliyorsa ve kurtarici olarak ortaya atilan o komutan bu sefer sözum ona yenmeye başliyosa birileri bu milletin zekasiyla dalga geçiyor demektir. İngilize filistinde yenildi işgal edildik, yense zaten işgal edilmeyeceğiz. Adam işgal etmiş herşeyin onunkontrolunde sen onu yendim attim masallari okuyorsun millete. O işgal edenler getirdi kendileriyle işbirliği yapanlari.
    Ezani namazi atatürk kurtarmiş. Onun donemindeki ezan adami dininden bile eder. Yoktur tanridan başka tapacak. Tapilacak demiyor tapacak. Ne anlama geliyor bu. İki anlama birden geliyor. Tanri insana tapsin anlaminada geliyor. Camiler bomboştu 1930 larda orjinal kuranlar yakiliyordu din dersleri yasakti imam hatipler kapaliydi diyoruz hala atatürk olmasaydi diyorlar.

  23. Tarihi, belgelerle kanıtlayanlara karşı, saçma sapan savunma duygularıyla yazan deve kuşları acaba gerçeği musalla taşına yattıklarında mı anlayacaklar? Türkiye’ye hangi yahudinin bir bir faydası olmuş ki, yahudi kökenli olan ve bunu tüm dünyanın çok iyi bildiği Mustafa Kemalden olacak? Kafalarını kuma gömeceklerine bir araştırıp ortaya belge koyabilmişler mi acaba? Belgelerle kanıtlanmayan hiç bir bilgi, tarihte ciddiye alınmaz. İdeolojik duygularla hareket edenler zahmet edip, tarihi belgeleriyle birlikte öğrenmeye ne zaman cesaret edecekler çok merak ediyorum.

  24. Tarihi, belgelerle kanıtlayanlara karşı, saçma sapan savunma duygularıyla yazan deve kuşları acaba gerçeği musalla taşına yattıklarında mı anlayacaklar? Türkiye’ye hangi yahudinin bir bir faydası olmuş ki, yahudi kökenli olan ve bunu tüm dünyanın çok iyi bildiği Mustafa Kemalden olacak? Kafalarını kuma gömeceklerine bir araştırıp ortaya belge koyabilmişler mi acaba? Belgelerle kanıtlanmayan hiç bir bilgi, tarihte ciddiye alınmaz. İdeolojik duygularla hareket edenler zahmet edip, tarihi belgeleriyle birlikte öğrenmeye ne zaman cesaret edecekler çok merak ediyorum. Bu arada MOON’ S SON rumuzlu arkadaşımın eline, yüreğine sağlık, durumu zaten özetlemiş.

  25. Madem bir yalan uydurdunuz dikkat etseydiniz. Ama Allah kalem oynatıyor işte. Osmaniye olarak krokide gösterdiğiniz yer 1918 yılında “Cebeli Bereket” adını taşımaktadır 1924 yılında osmaniye olmuştur, Karataş’ın adı İsmailiye Köyüdür 1957 de Karataş adını almıştır, En komiği de krokide Ceyhan adının bulunması 1909 yılında Ermeni İhtişaşı (kargaşalık) üzerine kurulan örfi idare dolayısı ile “ÖRFİYE” ismi verilerek bir süre bu isimle anılmış, Cumhuriyetin ilanından sonra 3 Mayıs 1929 ‘da “CEYHAN” adı verilmiştir. Ulan cehaletiniz ile cahil insanları kandırmaya birebirsiniz. Kadir Mısırlıoğlu denen asıl mesleği avukatlık olup, cezadan yırtmak için aldığı deli raporuyla ülkeye giriş yapan (kaçtığı Almanyadan) tarihçi diye yalanlarını kin ve nefretini kusan bir şapşalın peşinde koşun bakalım. .

    • ATA’ya Saygi isimli arkadasim. Krokide Osmaniye’nin altinda “Cebeli Bereket” diye bir yer geciyor. Ayrica bu yazida Kadir Misiroglu’nu kaynak göstermedik. Kullanilan kaynaklarin neredeyse tamami Atatürkcülere aittir.

  26. Lan belgelerle tarih diye ismi var sitenin bir aptalın lafları üzerine konu başlığı açıyor! Siz arap kıçı yaşamaya alışkınsınız o yüzden laik düzene sahip çıkan kim gelirse gelsin haşlayacaksınız kıt beyninizle o yüzden ne Atatürk’ü tartışın boş yere ne de şanlı Türk tarihini zira onun karalamaya ne sizin ne tanrınızın gücü yeter,!!!!!

    • @LutKavmiMileltvekili kapa çeneni pis laikçi fransız götü yalayan şerefsizler laikliğiniz batsın eskiden laiklik mi vardı şerefsiz ? Eski Türklerdede mi vardı laiklik ? Fransanın çıkardığı bir saçma sapan kanun olan laikliğinize sokuyum gerizekalı kemalistçiler KAHROLSUN LAİKLİk O çok sevdiğiniz laikliğinizi yıkacağız !

    • Merve, bu yorumu yazmakla neyi hedefliyorsun? Yani bu yorumunla Kadir Misiroglu’nun itibarini zedeledigini ve insanlarin artik onun bütün sözlerini reddedecegini mi düsünüyorsun? O devir gecti kardesim.

      Idries Shah’ın “The Octagon Press” tarafından Londra’da basılan “The Sufis” isimli eserinin 220’nci sayfasında Shakespeare’e “Şeyh Pir” dendiği yazmaktadır. Bu eserin ilk baskısı 1964 tarihlidir.
      .
      Ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç.Dr. Semih Çelenk’in bir makalesinde şu malumat verilmektedir:
      .
      “Peter Brook “Evoking Shakespeare”de, Rusya’da karşılaştığı bir seyircinin ona Shakespeare’in Özbek olduğunu söylediğini, “Sheik”in Şeyh “Peer”in ise erdemli kişi (yani pir) anlamına geldiğini, dolayısıyla Shakespeare’in bir kod adı olduğunu ve kendisinin aslında bir kripto-Müslüman olduğunu iddia ettiğini yazıyor.”

      Ingiltere’de bile Shakespeare’in aslında “Şeyh Pir” olduğu hakkında tartışmalar yapılırken, Kadir Mısıroğlu ile alay edenler; Hiçbir yerde duyulmamış olmasına rağmen “Amazon Nehri”nin türklerin “Amma Uzun Amma uzun” sözünden çıktığını “bir yerinden” uyduran M. Kemal’e adeta tapıyorlar.
      .
      Hayret bir şey doğrusu.

  27. Bakin bu işlerde hiç kimse öyle süper kahramanlik aramasin. Gizli yahudilerin osmanliya ve türk milletine oyunlari vardir. Selanikin yahudi dönmeleri (döndükleri yok yine yahudiler gizliden milleti kandiriyorlar)istanbulun zenginliklerine yani osmanli imparatorluğuna göz koydular. Varmi yikmaya guçleri. Yok. Keser doğrar osmanli bunlari 1412-21 döneminde olduğu gibi. Onlarda biliyor bunu salak değiller ya. Ne yapacaklar öyleyse yazacaklar avrupa devletlerine siz dışaridan biz içeriden parçalayip yiyelim şu osmanliyi diye. Yapilan tamda budur. Petrol bölgelerini ingiltere, suriye ve lübnani fransa aldi, filistini yahudilere verilmek üzere ingiltere aldi, osmanli türkiyesinide aslinda türk duşmani olan balkanlarin gizli yahudilerine verdiler. Küçücük Yunanistan bu işlerde piyon olarak kullanildi. O dönmeler yunani kovar gibi yaparak ayni zamanda osmanliyi kovmuş oldular. Sonrada gelsin islami ayaklar altina alan uygulamalar.
    Bu arada oyunu sonradan farkeden iyi niyetli bazi komutanlar savaş sonrasi hemen atildi ordudan.
    Kurtuluş diye yutturulan osmanlinin zenginliklerinin paylaşilmasindan başka birşey değildir. Şehit olanlara sözumüz yok. Nereden bilecek normal vatandaş dönmelerin çevirdikleri dolaplari.
    Vahdettine vurulan hain damgasina gelince. Tanimadi mustafa kemal bi ara vahdettinin otoritesini. Fiti koyan ipleri elinde tutan puşt ingiliz. İki tarafi birbirine savaştiracak zorlaki vahdettine hain damgasi vurulabilsin. 1920 de halife ordusuyla, geyve boğazinda çarpismalar oldu. Kim ile kuvayi inzibatiye denen istanbul kuvvetleriyle. İstanbuldan gelen kuvvetleri yeniyor Ali fuat paşa ingilizleri yendik filistindeki suriyedeki yenilginin öcünü aldik diye yutturuyorlar millete. Ölenler türk ve müslüman. İngilize olan ne var. Hiç.
    Ama 1921-22 de oluk oluk silah muhimmat gitti İstanbuldan Anadoluya. Almam demedi hiç mustafa kemal. Kurtuluş savaşini veren istanbulun imkanlaridir. Ankara hukumeti askerleri bile vehdettinin izin vermesi sebebiyle toplayabildi.
    Birara ankaranin hayinliği sebebiyle telgraf tellerini kesiyor istanbuldakiler. Yalvar yakar olmuş mustafa kemal ve avanesi istanbula. aciyip hallerine tekrar açmişlar. Ankarada hukumet var demiyormuş kimse padişahin kurdurduğu kongre var deniyormuş.tv de söylendi bunlar.
    Yunan çekilince vahdettine 1 kasim 1922 de 1920 olaylarindan sebep hain damgasi vurularak adam ülkesinden dimdizlak atildi. O damgayi bir asira yaklaşti kaldirmiyorlar. Kalkarsa belki kendilerine dönüp yapişir diye korkuyorlar. Adamin ölüsünden bile korkuyor bu kemalistler. Vahdettin 90 seneyi aşti öleli şamdan getiremediler mezarini türkiyeye. İttihat ve terakkici birisi olsaydi çinden olsa alir muhteşem törenlerle getirirlerdi.

  28. Allah akil fikir versin. Koruma kanunlari ne diye var. Arsivler ne diye açilamiyor. Dindarlar ne diye atildi onlarca yil ordudan okullardan devletten. Ben 200 kusur yillik soyagacimi çikaririm. Benimki kadar çikaramayan soysuz olsunmu.
    Ben sallamiyorsam salliyor diyen ne olsun. Bu bilgiler internetin her tarafinda var.kesecektim yazilari devam edeceğim senin yuzunden. Yarina yenileri gelecek.

  29. Bak kardeşim iskilipli atif hoca devrin islam alimi.mustafa kemalin aleyhine konuştu diye vatan haini ilan edilerek asiliyor. Mehkeme olacaği gece kuran okumuş savunmasini yaziyor. Birara uyuyakalmiş. Peygamberimiz giriyor ruyasina. Birak savunmayi gel yanima demiş. Çağiran peygamberimiz. Adam savunma yapmiyor benim sucsuzluğum sizin niyetiniz belli diyor ve asiliyor.
    ……..
    Mustafa necati milli eğitim bakani.kuran alfabesinden latin alfabesine geçiliyor. 1 ocak 1929 da okullarin açilişinda kuran alfabesiyle dalga geçiyor. Uzerine çiktigi sandalye yada masanin ayaği kiriliyor düşuyor. 1 gun evel ameliyat olmuş ameliyat yeri patlayip 35 yaşinda ölüyor. Yani yaptiğina Allah razi gelmiyor.
    Ama birileri hiçbir şeyden anlamiyor. Çunku işine gelmiyor.

  30. Mustafakemal 2. Abdulhamite suikast girişimi yapmiş birisi. Bu sebepten hapis bile yatmiş. İdam edilebilecek iken az hapis yetiriliyor. Şamda gorev veriliyor. Oradada osmanli aleyhine çalişiyor. Teşkilatlar kuruyor. Yikilsin diye. Düşmanlarla yazişiyor. Bu arada devletten tikir tikir maaş aliyor. Osmanli hesabina hangi savaşa girse ağr kayiplar. Bunlar zafer diye yaziliyor. Güvenilmediğinden olsa gerek cephede görev verilmiyor. Ordudanda atilmiyor. Şehzade vahdettine yaver yapiliyor. Almanyalara götürüluyor. Mehmet reşat ölunce vahdettin padişah oluyor. Yine görev istiyor. Defalarca. Hemde butun ordular benim emrimde toplansin istiyorlar.. gorev veriliyor filistine. Gider gitmez muthiş hezimet. Suriye lubnan elden gidiyor. Hiç yenilmemiş gibi harbiye bakanliğini istiyor. Amaç devlet ele geçirmek. Guvenmiyorlar. Yunan izmire çikinca ingiliz istedi diye mecbur padişah onu gönderiyor. Kurana el basip bağlilik yemini ediyor. Tutacakmi hayir. Vahdettinin kizi sabiha sultani istiyor hep devlet ele geçirmek derdi. Sabiha sultan istemediğinden olmuyor o iş. Neyse kurtuluş savaşina padişah silah kadro para ne isterse gonderiyor. Yunan atiliyor. Ama padişah vahdettinde atiliyor.
    Tgrt televizyonu bir belgesel yaptiydi 1990 larda bu olaylari anlatan.
    Belgeselin sonunda bir ihanet bin kurşuna bedeldir dendi. Kaç ihanet ne biri ne onu.
    Osmanlinin bütun düşmanlarini kendine dost edinerek geldi bu devletin başina. Kurtuluş savaşinda zafer kazananlarin zaferlerini kendine maledip onlari ordudan eledi. Başörtülu bacilara sakalli hacilara cephane taşitti. Sonra işbitti itilip kakilan yine böyleleri oldu. Sabetaycilar götürdü memleketi.
    Birileri sistemin uyutmalarina kanarak beyinlerinde ulaşilanmaz bir masal kahramani yaşatiyorlar. Birileri gerçekleri ortaya dökünce kabullenmek istemiyor veriyorlar ayari. Uyanin kardeşim. Yok böyle kahraman.
    Böyle kahramanlik oluyorsa içinde bulunduğu devlete binbir oyun eden ve böylece bir devlet ele geçirebilen herkes süper kahraman demektir.
    ( bakin yavru kediler geliyor işyerime yemek istemeye veriyorum. Bazen ayak altinda dolanirken ayaklarina basiyorum bilmeden. Can acisina yirtiniyorlar bağirirken. Ama verilen yemeğin hatirina isirmiyorlar. O osmanlidan onlarca sene ekmek yiyen mustafa kemalde ahdi vefanin yuzde biri bile yok. Varsa yoksa devlet ele geçirebilme hesaplari. Kendini super kahraman olarak yutturma çabalari)

  31. 1 kasim 1922 de mustafa kemal meclistekileri ölümle tehdit ederek kaldirttiriyor saltanati, islam şeriatini, sadrazamliği, şeyhülislamliği vs. Ama vahdettinin halifeliği devam ediyor. Bu demektirki milletin ona bağliliği sürecek,. Bu durumun halledilmesi lazim. Padisahin korkutulup ülkeden kaçirilmasi lazim. Bu iş için bir kurban seçiliyor. Surekli mustafa kemalin aleyhine yazan ingiliz taraftari olduğu soylenen aslinda daha çok osmanli hukumetini tutan gazeteci Ali kemal. 6 kasimda kaçiriliyor istanbuldaki berber dukkanindan. İzmitte tümgeneral sakalli nurettin paşaya sorgulatiliyor artin kemal lakabi takilarak. Sonra askerlere parçalatiliyor ve bu durum halk linç etti diye yutturuluyor. Nurettin paşa diyorki sultan vahdettinin sonuda böyle olacak. Vahdettin cuma selamliğina çikiyor 10 kasimda. Kemalist sabetaycilar hain diye bağirarak yuhalayip rezil ediyorlar. Öldürmekten idamindan bahsediyorlar. Hep tezgah bunlar ulkeden kaçsin gitsin diye. Refet bele paşa saraya gidiyor vahdettin ile goruşuyor. Kaçmasinin uygun olmasini yoksa halatin boynuna geçeceğinden bahsediyor. Vahdettin gitsin memleket m. Kemal başkanliğindaki sabetaycilara kalsin bütün mesele bu. İngilizlerde alip götürelim seni diye salik veriyorlar. Bir daha cuma selamliğina çikilacak 17 kasimda. Linç ettirilme durumu var. O gün gelince Mecburen ingiliz gemisine binip gidiyor adam. Parmağindaki yuzüğu devletin sayarak hazineye birakarak öyle gidiyor memleketten çalmadan çirpmadan. Can derdine düştüğu için. Bir yerde memleket yağmalayan duşman işbirlikcileri. Diğer yanda parmağindaki yuzuğu devlete biraktiği halde hain hirsiz ilan edilen ev sahibi.
    Mustafa kemal sakalli nurettin paşayida harciyor sonra refet beleyide. Nurettin pasa bursadan mebus seçildide sayilmadi m. Kemal sebebiyle mebusluğu yakildi. Nurettin bati paşa devrimler başlayinca biz kurtuluş savaşini boşuna yapmisiz dedi. 1932 de 60 yaşinda öldü. Kimine gore bir şekilde halledildi. Ne olduğu belli değil.
    Refet bele ordudan elendi. Pazarda domates satmak zorunda kaldi maddi sıkınti çektiğinden. Sonraki yillarda vahdettinin suçsuz gunahsiz olduğunu. Kurtuluş savaşini onun yonetip onun finanse ettiğini açiklamak zorunda kaldi. Yani adamin saltanati sabetaycilarca gasp edilmiş. Vahdettine vurulan hain damgasi adam ülkeden gideli 94 yil olduğu ölelide 90 yil 6 ay olduğu halde kaldirilmadi. Cenazesi türkiyeye getirilmedi. Bu nasil kindir anlaşilir gibi değil.

  32. M.kemal atatürkü savunanlara s9yleyeceğim tek şey şu müslüman bir ülkede sadece avrupaya benzemek için baş örtüsünü kim kaldırttı islamı kim bitirmeye çalıştı bunun cevabını bana bi versinler cevabı gerçekten çok merak ettim ??

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s