M. Kemal Atatürk’ün Ingiliz Istihbaratı ile gizli ilişkisi deşifre oldu

M. Kemal Atatürk’ün Ingiliz Istihbaratı ile gizli ilişkisi deşifre oldu

Bilindiği gibi M. Kemal, Filistin Cephesi’nde Ingiliz Ordusu Kumandanı General Allenby’e karşı savaşmak yerine kaçmayı tercih etmiş ve ardında 75 bin Mehmetçik esir bırakmıştı. Gariptir, Filistin Cephesi’ndeki bu hezimetten takriben 4 yıl evvel yani 1913 yılının sonuna doğru General Allenby ile Pixton Park’ta bir öğle yemeği yemişti… Daha da garibi, M. Kemal’i yemeğe davet eden kişi, meşhur Tapınakçı Aubrey Herbert idi. M. Kemal bu Ingiliz ajanı Aubrey Herbert ile de, çok değil takriben 2 sene sonra, Çanakkale’de gizlice görüşecektir.[1] Hatırlatalım, Mondros Mütarekenamesi’ni, M. Kemal’in Filistin Cephesi’nden kaçması ve cephenin çökmesi üzerine imzalamak mecburiyetinde kalmıştık. Mütarekenameyi imzalayan Rauf Orbay ise M. Kemal’in dostuydu.

Meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için bir ara Italya Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunmuş olan Kont Sforça’nın Mondros Mütarekenamesi hakkında söylediklerine yer vermemiz gerekiyor. Az evvel de ifade ettiğimiz gibi, Mondors Mütarekenamesi’ni Osmanlı Devleti adına imzalayan Rauf Orbay’dır. Rauf Orbay’ın daha sonra M. Kemal Atatürk tarafından Başbakan yapıldığını aklınızın bir köşesine yazınız, az sonra bu noktaya tekrar temas edeceğiz.

Kont Sforça, Mondros Mütarekenamesi’nden bahsederken Ingilizlerin kara ordusuna karşı mutedil davrandıklarını söylüyor. Donanma’nın hemen teslimi istendiği halde kara ordusunun ilgasından veya hemen terk-i silah etmesinden bahsedilmiyormuş. Bilakis sadece seferberliğin ilgası talep olunurken, dahilde asayişin temini ve hududların muhafazası ve bunun için lazım gelen ordu miktarı terhisten istisna ediliyormuş!.. Kont Sforça, bunda bir gizli maksad görüyor ve diyor ki:

“Ingiltere Hükümeti, Osmanlı Devleti’nin mirascıları arasında şimdiden bir ihtilaf görüyor ve mutad olan ikiyüzlü siyasetiyle şunu istiyor:

Eğer müttefiklerin talebleri Ingilizleri sıkacak bir şekil alırsa, henüz mukavemet kabiliyeti olan Türkler’i kendi menfaatleri için kullanabilir bir mevkiye koyabilsinler.”[2]

Bu durumdan anlaşılıyor ki, daha mütarekenin (Ateşkesin) imzası günü yani Padişah’ın Anadolu’da bir kuvvet teşkilini hayalinden bile geçirmediği zamanda Ingilizler, (Kont Sforça’nın fikrine göre) bu kuvvetin teşkilini düşünmeye başlamışlar, hatta bunun için M. Kemal’i, Sultan Vahidüddin’den evvel bulmuşlardır. Sultan Vahidüddin ve Sadrazam Ferid Paşa, M. Kemal’i, “Memlekette büyük şöhreti vardır. Itimad edilecek namuslu bir adamdır!..” diye Ingilizlere karşı müdafaa edip Anadolu’ya göndermeye çalışırken M. Kemal de Istanbul’da Itilaf Hükümetleri ileri gelenleri ile münasebette bulunuyor ve onlardan talimat alıyordu.[3]

Bundan başka, Ingilizlerin Istanbul’da hafiye teşkilatını yapan, “Ingiliz Muhibler Cemiyeti”ni kuran hülasa Şark’ta Ingilizlerin siyasi emellerini temine çalışan Rahip Frew, daha evvel M. Kemal ile temasa geçmişti. Hatta M. Kemal, Pera Palas Oteli’nin müdürü, Fransız fakat Ingiliz ajanı Mösyö Martin vasıtasıyla müteaddid defalar vaki olan mülakatlarında Rahip Frew’yu, “insaniyete hadim adalete hizmetkar bir zât-ı faziletkâr telakki etmiş olduğunu” bizzat ifade etmektedir.[4]

M. Kemal’in entelijans servis elemanı olan Rahip Frew ile daha Anadolu’ya gitmeden önce görüştüğünü Rauf Orbay da ifade etmektedir:

“M. Kemal Paşa’nın Istanbul’da asker arkadaşlarından başka sivillerden ve bilhassa yabancılardan pek tanıdığı yoktu. Yalnız Ismail Canbulat Bey’i vaktiyle hapishaneden kaçırmış olan Italyan uyruklu müteahhid Dinari vasıtasıyla Istanbul’daki Italyan fevkalade murahhası -sonraları Dışişleri Bakanı olan- Kont Sforça ile birkaç defa temas etti.

Pera Palas Oteli’nde bulunurken de bu otelin müdürü Mösyö Martin delaletiyle Ingilizlerin sonradan yaman bir entelijans servis elemanı olduğu anlaşılan Papaz Frew ile iki-üç defa görüştü.”[5]

Dahiliye Nazırı Ahmet Reşid (Rey) Bey diyor ki; “Türkiye’nin harbe girmekteki acelesi düşmanlığını kamçılamış olan (Ingiliz Başvekili) Lloyd George, harpten sonra Hind Müslümanlarının, hilafete sahip olan Türkiye saltanatı lehindeki ısrarlı teşebbüslerinden korkarak hilafetin Osmanlı soyundan alınmasını ve Osmanlı saltanatının imhasını iyice kurmuştu. Fakat müttefiklerinin bu amaca katılmamalarından endişe ediyordu. Bunun için gayrimeşru yollara müracaatta tereddüt etmiyordu. Bu yollardan biri Venizelos, diğeri de Frew isminde Hint hizmetinden Istanbul hizmetine aldığı casus bir papazdı. Böylece Yunanlıları Anadolu’ya saldırttı. Rahip Frew vasıtasıyla, birbirlerinden haberdar olmayarak hem Damad Ferid Paşa’yı kontrol altında tuttu, hem de M. Kemal’i yönlendirdi.

M. Kemal’in Anadolu’ya gönderilmesi işini Damad Ferid’e yaptırttı. Sonra ikisini birbirine düşman ederek, saltanatı yıpratmaya çalıştı. Damad Ferid Paşa, bu oyundan habersiz olduğu için, zaman zaman işleri karıştırırdı. Lloyd George, Frew ile bu işin bitmeyeceğini anlayıp, Istanbul’u işgal ederek, Sevr’i tasdik etmeyeceği kat’i olan meclisi dağıtarak bunun Anadolu’da (M. Kemal’in emri altında) toplanmasını sağladı. Bir yandan da Istanbul hükumetinden, Anadolu hareketini kınamasını istedi. Kınasa, ‘öyleyse bastırın’ diyecek; kınamasa, mesul tutacak ve Yunanlıları içeri sürecekti. O sırada kuva-yı milliye, buna cevap verebilecek seviyede değildi. Bu sebeple Istanbul hükumeti Ingilizleri oyalamak maksadıyla, Kuva-yı Inzibatiye’yi kurarak göstermelik bir tavır aldıysa da, Lloyd George’u ikna edemedi. Zira Ingilizler, bir yandan Ankara ile de temas halindeydi.”[6]

M. Kemal’i her fırsatta göklere çıkaran yaveri Cevat Abbas da hatıralarında şunları yazmaktadır:

“Atatürk, Istanbul’da bulunduğu ayların sonlarına doğru Italya mümessili Kont Sforzia ve Papaz Mister Frew ile de ayrı ayrı ve fasılalı tarihlerde görüşmüştü.”[7]

M. Kemal’in henüz Istanbul’dan ayrılmadan, Ingiliz istihbaratına mensup bazı kimselerle gizlice görüştüğünü Von Mikusch da doğrulamaktadır.[8]

Nitekim Stanford Shaw’un Türk Tarih Kurumu tarafından Ingilizce basılan 6 ciltlik eserinin birinci cildinde, M. Kemal’in, Osmanlı Savaş Bakanlığı’nda Ingiliz Kontrol Subayı olarak görev yapan ve aynı zamanda Ingiliz Istihbaratının (M.İ.6) Istanbul’daki başı olan J. G. Bennett’e, -sıkı durun- şu çarpıcı planı önerdiği yazmaktadır:

“Ingiliz kontrolü altında bir Türk ordusu kurmak.”[9]

Evet, yanlış okumadınız… M. Kemal Atatürk, “Ingiliz kontrolü altında bir Türk ordusu kurmak” istiyor.

Ingilizcesi aynen şöyle:

“…to whom he suggested the idea to organize a Turkish army under British officers…”

Bu hakikatleri yaklaşık bir asırdır Milletimizden gizlediler. Fakat hakikatin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu olduğu unutulmamalıdır.

Ingiliz kontrolünde bir Türk ordusu… Bildiğiniz gibi, Kurtuluş Savaşı’nın hedefi Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmekti[10], ancak bu hedefe ulaşılmadan M. Kemal’in orduya “dur” demesiyle duruldu. Peki ona orduyu “durdurma” emrini kim verdirtti? Lozan’a kim çağırdıysa onlar vermiş olsa gerek.[11]

Bir bilgi daha…

M. Kemal Atatürk 14 Kasım 1918 günü, Ingilizlerin Daily Mail Gazetesi’nin muhabiri G. Ward Price’ı aracı yaparak General Harrington’la da görüşmek istemişti.

Price, M. Kemal’le Pera Palas’ta yaptığı görüşmeyi hatıralarında şöyle aktarıyor:

“M. Kemal, yapmak istediği bir teklif için Britanya resmi makamlarıyla nasıl temas edeceğini” bildirmemi rica etti.

“Bu harpte yanlış cephede savaştık, dedi, eski dostumuz Britanyalılarla asla kavga etmek istemezdik… Biliyoruz, partiyi kaybettik… Anadolu’nun Müttefik Devletler tarafından işgal edileceğini tamamen biliyordum… Bu topraklar üzerindeki bir Britanya idaresinden o kadar hoşnutsuzluk gösterilmemesi gerektir.”

Anadolu’da Ingiliz idaresinden o kadar da rahatsızlık duyulmaması gerektiğini söyledikten sonra M. Kemal, bu topraklar üzerindeki Ingiliz idaresinde bir vali olarak çalışmaya hazır olduğunu gazeteci aracılığıyla işgalci yetkililere şöyle iletecektir:

“Eğer Ingilizler Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa Britanya idaresinde bulunan tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir selahiyet dâhilinde hizmetlerimi arzedebileceğim münasip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim…”[12]

Dikkat ettiyseniz, G. Ward Price ile yaptığı görüşmede Vali olmak istediğini söylüyor, yani Ingilizlerden “siyasi/idari” makam istemektedir. J. G. Bennett’e yaptığı teklifte ise “askeri” makam talep ediyor.

Şimdi, M. Kemal’in Ingilizlerden talep ettiği siyasi ve askeri makamları alıp alamadığına bakalım…

*

***Ingilizlerin M. Kemal’e verdiği siyasi destek***

1 – Ingilizlerin M. Kemal’in adamı için girişimde bulunmaları

M. Kemal Atatürk Samsun’a çıktığı sırada Sadrazam Ferid Paşa ve Erkan-ı Harbiye Reisi Cevad Paşa’ya yazarak Samsun Müfettişliği’ne Hamid Bey isminde birini tayin ettirmiştir.[13] Bu zatın daha sonra Dahiliye Nazırı ile arası bozulduğu için azline karar verildiği halde Ingilizler yerinde bırakılması için Istanbul Hükümeti’ne müracaat etmişlerdir.[14]

*

M. Kemal atatürk ingilizlerle isbirligi M. Kemal atatürk ingiliz ajani, M. Kemal atatürk ingiliz istihbarati samsun mutasarrifi hamid bey[13] no’lu dipnot ile alakalı… M. Kemal, Sadaret’ten, Samsun Müfettişliği’ne Hamid Bey’in tayin edilmesini istiyor…

***

Belgenin latinize edilmiş hali:

M. Kemal atatürk ingilizlerle isbirligi M. Kemal atatürk ingiliz ajani, M. Kemal atatürk ingiliz istihbarati samsun mutasarrifi hamid bey belge***

*

2 – 16 Mart 1920’de Istanbul’un işgali ve Osmanlı Mebusan Meclisi’nin basılıp dağıtılması

M. Kemal, Filistin Cephesi’ndeki hezimetten sonra Sultan Vahidüddin’e gönderdiği bir telgrafta ingilizlerle barış yapılmasını, yeni bir hükümetin tesis edilmesini ve bu hükümette (Mondros Mütarekenamesini imzalayacak olan) Rauf Bey’e ve kendisine Bakanlık verilmesini talep etmiştir.[15] Yazının hemen başında, Mondros Mütarekenamesi’ni imzalayan Rauf Orbay’ın daha sonra M. Kemal tarafından -adeta ödüllendirilircesine- Ankara’da Başbakan yapıldığını “aklınızın bir köşesine yazmanızı” rica etmiştik. Ingilizler, işte bu Mütarekename’nin 7. maddesine dayanarak Istanbul’u resmen ve fiilen işgal etmişler ve Osmanlı Meclisi’ni basıp dağıtmışlardır.

*

m. kemalin naci eldenize gönderdigi telfraf, atatürkün naci eldenize gönderdigi telgraf, m. kemalin padisaha gönderdigi telgraf, m. kemalin Sultan vahidettine gönderdigi mektup, atatürk mondros m. kemal mondros[15] no’lu dipnotta bahsi geçen telgraf… M. Kemal, Sultan Vahidüddin’e gönderdiği bu telgrafta ingilizlerle barış yapılmasını, yeni bir hükümetin tesis edilmesini ve bu hükümette (Mondros Mütarekenamesini imzalayacak olan) Rauf Bey’e ve kendisine Bakanlık verilmesini talep etmektedir:

Çok mahremdir

14.x. 1918

Ser Yaver-i Hazret-i Şehriyârî Naci Beyefendi’ye

Talât Paşa Kabinesi’nin mefluç bir halde, Tevfik Pasa Hazretleri’nin muayyen bir kabine teşkilinde müşkülâta maruz bulunmakta olduğunu haber alıyorum. Ordular muharebe kudretinden mahrum ve zaten kuvay-i mevcude müdafaadan âciz bir hâk getirilmiştir. Düşman her gün daha müsaid ve ezici şartlar ibraz etmektedir. Müttefikan olmadığı takdirde münferiden ve behemehal sulhu takarrür ettirmek lâzımdır ve bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır. Aksi takdirde memleketin kamilen elden çıkması ve devletimizin gayri kâbil-i telâfi mehâlike maruz kalması baid-ül-ihtimâl değildir. Muhterem Padişahımıza olan sadakat ve merbutiyetim ve vatanımın temin-i selâmeti itibariyle arz ederim ki Tevfik Paşa Hazretleri filhakika müşkülâta tesadüf etmişlerse Sadaretin derhal Izzet Paşa Hazretleri’ne tevcihi ve müşarünileyhin de esası Fethi, Tahsin, Rauf (Orbay), Ismail Canbolat, Azmi, Şeyhülislâm Hayri ve âcizlerinden (kendisini kastediyor) mürekkep bir kabine teşkil etmesi zaruridir. Zevât-ı mezkürenin vücude getireceği kabinenin vaziyete hâkim olabileceği zan ve itikadındayım. Tevfik Paşa Hazretleri, size isimlerini söylediğim zevata müracaat ettiği takdirde mazhar-ı teşkilât olabilir zannederim. Mümkünce bu zevatın Şevket-meap Efendimiz ‘e arzını rica ederim.

Fahrî Yâver-i Hazret-i Şehriyârî
Mustafa Kemal
***

Ingilizlerin Istanbul’daki Osmanlı Meclisini yani “Meclis-i Meb’usan”ı basıp dağıtmaları, mebusların, M. Kemal’in Ankara’da kurduğu Meclis’e gitmelerini ve bu suretle Istanbul’u çökerterek orasının takviyesini temin içindi. Hatta bazı mebusları kendileri götürmüşlerdir. Örneğin Miralay Selahaddin Bey’i Anadolu’ya bir Ingiliz gemisi götürmüştü.[16] Böylece M. Kemal, Ingilizler tarafından siyasi bir aktör olarak ön plana çıkarılmıştır.

Bu baskında başta Rauf Orbay olmak üzere birçok meb’us Ingilizlerce tutuklanmıştır. Hiç şüphemiz yok ki, Ingilizler, bu hareketi M. Kemal ve Rauf Orbay ile anlaşarak yapmışlardı.

Nitekim Mebusan Meclisi üyesi Yunus Nadi, anılarında, Rauf Bey’in, kaçıp kurtulmasını telkin edenlere şu cevabı verdiğini yazıyor:

“Kararımız karar. Ancak biz hadisenin bu kadarını kafi görerek savuşursak Meclis’in alt tarafı panik yaparak dağılır gider. Ben istiyorum ki Meclis dağılmasın, fakat dağıtılsın… Bunu bilhassa kendim için vazife görüyorum…”[17]

Rauf Orbay, bu anlaşmayı adeta ifşa ediyor:

“Ingilizlerin Meclis’i basmalarını sağlamak için burada kalacağım.”[18]

Daha açık bir ifadesiyle;

“Istanbul’a, Meclis’e gideceğim ve dediğiniz olmazsa **Anadolu’da milli bir hükümet kurmanız için** Meclis’in ortasında bomba patlatarak kendimi feda edeceğim!”[19]

Fevkalade ilginçtir ki M. Kemal, 22 Ocak 1920 tarihinde, şifreli bir telgrafla Konya’daki XII., Sivas’taki III. ve Erzurum’daki XV. Kolordu Kumandanlarına, Ingilizlerin Istanbul’a tecavüzlerini arttırarak bazı nazırları ve meb’usları bilhassa Rauf Beyi tevkif etmeleri ihtimalinden bahsetmiş…[20]

16 Mart’ta vuku bulacak olan hadiseleri 22 Ocak’ta nerden biliyor?? Bunların M. Kemal’in elini güçlendirmeye yönelik önceden planlanmış hamleler olduğu apaçık ortada.

Istanbul’un işgali hakkında Atatürkçü Sabahattin Selek şunları yazıyor:

“Itilaf Devletleri, 16 Mart 1920 günü Istanbul’u resmen ve fiilen işgal etmek suretiyle Anadolu ihtilalinin başarısına büyük ölçüde yardım etmişlerdir.”[21]

Von Mikusch ise bu konuda şunları yazmaktan kendini alamamıştır:

“(Ingilizler) M. Kemal’i öyle bir neticeye isal ettiler ki; M. Kemal bizzat kendi dostları vasıtasıyla böyle bir neticeye vasıl olamazdı.”[22]

Prof. Dr. Halil Inalcık da, işgalin, M. Kemal önderliğindeki hareketi güçlendirdiğini yazmaktadır.[23]

Bu babta yazılacak daha çok şey olmasına rağmen bu kadarla iktifa ediyoruz, ancak şu kadarını söyleyelim ki, M. Kemal’in hayali, Ingilizlerin Istanbul’daki Osmanlı Meclisi’ni basıp dağıtmalarıyla gerçekleşmiştir. Böylece Ingilizler, futbolda “al da at” diye tabir edilen bir pasla M. Kemal’in Osmanlı kalesine gol atmasını sağladılar. Artık M. Kemal’in önünde bir engel kalmamıştır… Devlet içinde Devlet kurmuştur…[24] Sıra Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırmaya gelmiştir ve onu da gözünü kırpmadan yapacaktır.

***

3 – Yunanlılara verilen desteğin geri çekilerek M. Kemal’in “kurtarıcı” “kahraman” yapılması

M. Kemal Atatürk, Ingilizlerin Yunanlılara verdikleri desteği çekip kendisine yardım edecekleri hakkındaki vaatlerini “Nutuk”ta şöyle anlatıyor:

“13 Haziran 1921 de Kuvayi Itilâfiye Başkumandanı General Harrington’un mukarribininden olduğunu ifade eden Binbaşı Henry ve Sturton namında iki zâbit motörle Ineboluya geldiler. Bu zâbitler; General Harrington tarafından şu tebligatta bulundular: Ben, bir torpito ile Ineboludan Istanbulda Boğaziçinde Harrington’un yalısına gideyim. Orada General ile sulh esasatı üzerinde anlaşayım. Ingilterenin istiklâli tanımımızı kabul ettiğini ve Yunanlıların topraklarımızdan çıkarılacaklarını ve mesaili saire üzerinde münakaşanın mümkün olduğunu söylemişler. Bu zâbitlere verilen cevapta, benim Istanbula gitmiyeceğim (Çünkü, kendi hesabına çalıştığı için Ankara’dan ayrılmaya korkuyor. Cepheye bile Başkumandanlık kanunuyla Meclis yetkilerini üzerine alarak gitmişti.) ve General Harrington’un Ineboluya gelip o sırada orada bulunan Refet Paşa ile görüşmesinin münasip olacağı bildirilmişti.”[25]

***

M. Kemal Atatürk’ün bu görüşmeyle ilgili Nutuk’ta bahsetmesinin sebebi, kesinlikle kendi ihsanı değildir, bilakis, bu hadisenin başkalarınca duyulması üzerine kendini savunmak amacıyla Nutuk’ta yer vermiş olduğu anlaşılmaktadır. Zira Nutuk’ta bu meseleye; “suitefehhümü mucibolmuş bulunan bir meseleyi zikredeceğim”, yani “yanlış anlaşılmaya yol açmış bulunan bir meseleyi zikredeceğim” diyerek girmiştir. Binaenaleyh, bu görüşmenin Nutuk’ta yer almasının sebebi, kendini savunmak ihtiyacı hissetmiş olmasından kaynaklanmıştır.

kemal-ataturk-ingiliz-ajani-general-harington-harrington-inebolu-nutuk-yunan-ordusundan-destegi-cekiyor

[26] no’lu dipnotla ilgili… M. Kemal Atatürk’ün kendini savunmak amacıyla Nutuk’ta yaptığı izahat

***

*

***Ingilizlerin M. Kemal’e verdiği askeri destek***

1 – Ingilizlerin M. Kemal Atatürk’e cephane yardımı yapmaları

13 Haziran 1921’de Inebolu’ya gelen bir Ingiliz hey’eti, General Harrington’un emriyle M. Kemal Atatürk’e “cephane” getirdi![26] Dikkatinizi çekerim, cephaneyi gönderen General, “12” no’lu dipnotta belirtildiği üzere, M. Kemal’in G. Ward Price’ı aracı yaparak görüşmek istediği General Harrington’dur.

***

2 – Ingilizlerin Kuva-yı Milliye’ye müdahale etmeyeceklerine dair güvence vermeleri

25 Eylül 1919 tarihinde, yani daha Kuva-yı Milliye’nin kayda değer bir mevcudiyeti görülmeden General Sally Clade, Fuad Paşa nezdine bir Erkân-ı Harb Binbaşısı ile Eskişehir’e, Ingiliz kontrol zabitanından mürekkep bir hey’et göndermişti. Bu hey’et, “Ingilizlerin ahvâl-i dâhiliyeye ve Kuva-yı Milliye’ye kat’iyen müdahale etmeyeceklerine” dair söz vermiştir![27]

***

3 – Merzifon’da bulunan Ingiliz kuvvetlerinin çekilmesi

Yine aynı tarihlerde Ingilizler, “Merzifon’da bulunan kuvvetlerinin geriye alınması” halinde, “Kuva-yı Milliye’nin memnun olup olmayacağını” sordular!

Kemalcilerin verdikleri “pek memnun oluruz” cevabından sonra hemen Merzifon’daki kuvvetlerini ağırlıkları ile birlikte evvela Samsun’a oradan da Istanbul’a çektiler![28]

atatc3bcrk-nutuk-general-sally-clade-atatc3bcrk-ingiliz-ajani-mi-kemal-ingiliz-ajani-mi1

[27] ve [28] no’lu dipnotlarla ilgili… M. Kemal Atatürk, Nutuk’ta, Ingilizlerin Kuva-yı Milliye’ye müdahale etmeyeceklerine dair verdikleri güvenceden ve Merzifon’daki Ingiliz kuvvetlerinin çekilmesinden böyle bahsetmiştir…

***

Benzer bir şekilde bir Ingiliz yüzbaşı da Ali Fuad Paşa’ya “Ankara’da bulunan Ingiliz bölüğünün çekileceğini” söylemiştir. Bunun üzerine Ali Fuad Paşa, bu “müjdeli haberi” bir telgrafla Genelkurmay’a bildirmiştir.[29] Böylece Ingilizler, Anadolu’yu M. Kemal’e teslim etmiş oldular.

Ingilizler sürekli Kuva-yı Milliye’yi dağıtması için Padişah’a baskı yapmıyor muydu? Öyleyse neden kendileri el altından destek veriyorlar? Bunun cevabını yine biz verelim: Çünkü Padişah’ı Kuva-yı Milliye’nin aleyhindeymiş gibi göstererek halk ve asker nezdindeki itibarını zedelemek istiyorlardı. Kemalistlerin Sultan Vahidüddin’e “hain” diyebilmelerini sağlamak amacıyla yapıyorlardı bunu. Sahi, kemalistler Sultan Vahidüddin’e neden hain diyor? Ingiliz baskısıyla Kuva-yı Milliye aleyhine beyanda bulunduğu için degil mi? Ama gördüğünüz gibi Ingilizler, diğer taraftan M. Kemal’e yardım ediyordu.[30]

*

M. Kemal atatürk ingilizlerle isbirligi M. Kemal atatürk ingiliz ajani, M. Kemal atatürk ingiliz istihbarati ali fuat pasa ingilizler ankaradan cekiliyor atatürk belge[29] no’lu dipnot ile alakalı… Ali Fuad Paşa’nın, Ingiliz bölüğünün Ankara’dan çekileceğini Genelkurmay’a bildiren telgrafı…

***

Belgenin latinize edilmiş hali:

M. Kemal atatürk ingilizlerle isbirligi M. Kemal atatürk ingiliz ajani, M. Kemal atatürk ingiliz istihbarati ali fuat pasa ingilizler ankaradan cekiliyor***

Von Mikusch, bu hususa dikkat çekerek:

“Hakikaten hayret verici bir şey!” diyor ve ilave ediyor:

“Galipler, General’e (yani M. Kemal’e) hazırlıklarını yapması için lazım gelen bütün rahatı ve kâfi vakti verdiler ki, bunun neticesi kendi sulh muahedelerinin bozulmasını mucip olacaktı.”

Ingiliz siyasetinin zahir görünüşüne zıt düşen bu hadiseler, niçin ve nasıl oluyor da bu tarzda cereyan ediyordu?

Dagobert Von Mikusch’a bakarsanız:

“M. Kemal’in Ingilizler’le gizli bir anlaşma yapmakta olduğunu ve bu anlaşmanın daima da gizli kalacağını”[31] kabul etmek gerekmektedir.

Fakat inşaallah hepsi deşifre olacak.

Sonuç olarak diyebiliriz ki;

Ingilizlerin M. Kemal Atatürk’e hem siyasi, hem de askeri destek sağladıklarını “Nutuk”ta dahi görüyoruz… Özetle söylemek gerekirse Ingilizler, M. Kemal’in daha sonra Ankara’da -adeta ödüllendirircesine- Başbakan yaptığı Rauf Orbay ile imzaladıkları mütarekeye dayanarak Osmanlı Devleti’nin başkenti Istanbul’u işgal ettiler ve ülkenin tek hakimi yaptıkları M. Kemal Atatürk’e gönül rahatlığıyla teslim edip gittiler. Öyle ki, Ingiliz Goldstream Bandosu gemiye doğru yürürken “M. Kemal Komutanımızdır” parçasını çaldı…[32]

Kaçmadılar…

Güle oynaya gittiler…

Tıpkı Şerif Hüseyin’e Arabistan’ı teslim edip gittikleri gibi…

Bizim kemalistler Şerif Hüseyin’e “hain”; M. Kemal Atatürk’e ise “kahraman” diyorlar. Oysa yaptıkları aynı şey. (Kaldı ki, Ingilizler Şerif Hüseyin’i kandırmışlardı. Ayrıntıya giremiyoruz.)

Bu jestlerine mukabil Şerif Hüseyin’den petrol aldılar. Peki M. Kemal’den ne aldılar dersiniz?

Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı cevaplasın:

“Lozan’da bedeninizi geri vereceğiz, buna karşılık ruhunuzu bize teslim edeceksiniz denilmiştir.

Ruhun teslim edilmesi teklifinin gerektirdiği bütün öldürücü hamleler (ameliyeler) eksiksizce yerine getirildi: Halifeliğin ilgası, yazı ile dil devrimi ve nihayet köklü bir Islamsızlaştırma hareketi gibi.

Işte uğramış olduğumuz ruhi manevi soykırımın serencamı. Peki, bedenimizi kurtarabildik mi? Ruhu uçup gitmiş vücuda ceset diyoruz. O halde kurtarabildiğimiz, cesedimizmiş.”[33]

Isterseniz sır perdesini biraz daha aralayalım…

Rauf Orbay, Lozan’a giden Türk heyetindeki Hahambaşı Haim Naum efendinin Ingilizlerle arabuluculuk yaparak Ismet Paşa’yı (dolayısıyla M. Kemal Atatürk’ü) Hilafet’i kaldırmaya ikna ettiği kanaatindedir![34]

Bunu M. Kemal’in Başbakan yaptığı Rauf Orbay söylüyor… Başka söze gerek var mı?

sehzadebasindaki-mizika-karakolu-ingilizlerin-16-mart-1920-istanbul-isgali

sehzadebasindaki-mizika-karakolu-ingilizlerin-16-mart-1920-istanbulun-isgali

16 Mart 1920’de Istanbul’u işgal eden Ingilizler, Şehzadebaşı’ndaki Mızıka Karakolu’nu basıp 4 askerimizi şehit ettiler. Çok sayıda askerimizi de yaraladılar

***

3-ekim-1923-tarihli-vatan-gazetesi-ingilizler-istanbulu-teslim-ediyorlar

2 Ekim 1923’de Istanbul’u Ankara hükümetine teslim eden Ingilizler, güle oynaya gittiler (3 Ekim 1923 tarihli Vatan Gazetesi) 6 Ekim’de ise Türk ordusunun bir tümeni çoşkun bir kutlama töreniyle Islanbul’a girdi.

***

.

**********

.

KAYNAKLAR:

.

[1] Rosita Forbes, Appointment with destiny, E.P. Dutton & Co., New York 1946, sayfa 192, 193.

Ayrıca bakınız;

M. Kemal Atatürk Tapınakçı mıydı? Kemalist Türkiye’yi Tapınakçılar mı kurdu?

http://belgelerlegercektarih.com/2015/11/20/m-kemal-ataturk-tapinakci-miydi-kemalist-turkiyeyi-tapinakcilar-mi-kurdu/

[2] Dagobert Von Mikusch, Ghazi Mustapha Kemal (la Résurrection d’un peuple), Gallimard, Paris 1931, sayfa 149.

[3] Dagobert Von Mikusch, Ghazi Mustapha Kemal (la Résurrection d’un peuple), Gallimard, Paris 1931, sayfa 164.

[4] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 1, sayfa 302.

[5] Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Yakın Tarihimiz Yayınları, Istanbul 1965, sayfa 31, 32.

[6] Ahmet Reşid Rey, Gördüklerim Yaptıklarım, (Hazırlayan: Nur Özmel Akın), 2. Baskı, Istanbul 2014 sayfa 341, 342 ve devamı.

[7] Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas Gürer, Cepheden Meclise Büyük Önder ile 24 Yıl, (Derleyen Turgut Gürer), Gürer Yayınları, 6. Baskı, Istanbul 2008, sayfa 214.

[8] Dagobert Von Mikusch, Ghazi Mustapha Kemal (la Résurrection d’un peuple), Gallimard, Paris 1931, sayfa 164.

[9] Stanford Shaw, From Empire to Republic, The Turkish War of National Liberation, cild 1, Türk Tarih Kurumu, Ankara 2000, sayfa 358, 359. (Ricamız üzerine bu kitabı temin eden Bünyamin A. kardeşimden Allah razı olsun. Kendisine hayır duada bulununuz)

Ayrıca bakınız;

J.G. Bennett, Mustafa Kemal, Contemporary Review no 122 (November 1922), sayfa 590 – 594.

J.G. Bennett, Witness: The Story of a Search, Hodder, London 1962, sayfa 22 – 112.

Hüsamettin Ertürk, Iki Devrin Perde Arkası, Yayına Hazırlayan: Semih Nafiz Tansu, Ararat Yayınevi, Istanbul 1969, sayfa 259 – 425. (Hüsamettin Ertürk, Milli Mücadele yıllarında Istanbul’da Anadolu hareketini (örneğin Anadolu’ya silah kaçırmak suretiyle) destekleyen meşhur “Mim Mim” adlı gizli kuruluşun başkanıydı.)

Robert F. Zeidner, The Tricolor over the Taurus: The French in Cilicia and Vicinity, 1918-1922, sayfa 321.

[10] Hamza Eroğlu, Türk Inkılâp Tarihi, Yeniden Düzenlenmiş, Genişletilmiş, Yeni Baskı, Savaş Yayınları, Ankara 1990, sayfa 138.

Ayrıca bakınız;

Bilal N. Şimşir, Türk-Irak Ilişkilerinde Türkmenler, Bilgi Yayınevi, Ankara 2004, sayfa 50, 51.

Bilal N. Şimşir, Atatürk ve Cumhuriyet, Ileri Yayıncılık, Istanbul 2006, sayfa 230.

[11] Okumanızı tavsiye ederim;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/11/hasta-adam-misak-i-milli-kurtulus-savasi-m-kemal-ataturk-ve-kemalizm-afyonu/

[12] Price’ın Extra-Special Correspondent (Çok Özel Yazışmalar) adlı kitabından (1957, sayfa 104) aktaran Gotthard Jaeschke, Kurtuluş Savaşı ile Ilgili Ingiliz Belgeleri, Çeviren: Cemal Köprülü, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1991, sayfa 98.

[13] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 1, sayfa 53.

M. Kemal’in talebi için bakınız; Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Babıali Evrak Odası, Dahiliye Gelen nr: 343077.

Sadaret, M. Kemal’in teklifini uygun bulup gerekli tayin işlemini yapmıştır; Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi, nr: 99/305; 99/308; 99/319. M. Kemal’in teklifi ile Samsun mutasarrıfı tayin edilen Hamid Bey bir Ingiliz harp gemisiyle Samsun’a hareket etmiştir. Bakınız; Zekeriya Türkmen, Yeni Devletin Şafağında M. Kemal, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara 2002, sayfa 101.

[14] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 1, sayfa 60’da yer alan Refet Paşa’nın telgrafı.

[15] Tevfik Bıyıklıoğlu, Türk Istiklâl Harbi, Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı, Genelkurmay Başkanlığı Yayınları, Ankara 1962, sayfa 49.

Ayrıca bakınız;

– Atatürk’ün Bütün Eserleri, cild 2, Kaynak Yayınları, Istanbul 2003, sayfa 232.

– Yusuf Hikmet Bayur, Atatürk, Hayatı ve Eseri, Ankara 1963, sayfa 164.

[16] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 1, sayfa 51.

[17] Yunus Nadi, Kurtuluş Savaşı Anıları, Çağdaş Yayınları, Istanbul 1978, sayfa 179, 180.

[18] Rauf Orbay, Cehennem Değirmeni – Siyasi Hatıralarım, Truva Yayınları, Istanbul 2004, sayfa 334 – 340.

[19] Rauf Orbay, Cehennem Değirmeni – Siyasi Hatıralarım, Truva Yayınları, Istanbul 2004, sayfa 303, 304.

[20] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Vesikalar No: 226/a.b.

[21] Sabahattin Selek, Anadolu Ihtilali, Kastaş Yayınları, 8. baskı, Istanbul 1987, cild 1, sayfa 333.

Ilginizi çekebilir:

http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/28/m-kemal-ataturk-osmanliya-darbe-yapmistir-osmanli-devletini-kemal-ataturk-yikmistir/

[22] Dagobert Von Mikusch, Ghazi Mustapha Kemal (la Résurrection d’un peuple), Gallimard, Paris 1931, sayfa 273.

[23] Prof. Dr. Halil Inalcık, Atatürk ve Demokratik Türkiye, Kırmızı Yayınları, 3. Baskı, Istanbul 2009, sayfa 16.

[24] Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Ankara’da kurulan hareketi, Sultan Ikinci Abdülhamid’i darbeyle tahttan indiren Ittihat ve Terakki’nin idaresine benzetmekte ve “paralel yapı” olarak tavsif etmektedir. Bakınız;

Ekrem Buğra Ekinci, Osmanlı’nın Çöküşü, Timaş Yayınları, Istanbul 2014, sayfa 44.

[25] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 2, sayfa 643.

[26] Nurettin Peker, Istiklal Savaşının Vesika ve Resimleri, Gün Basımevi, Istanbul 1955, sayfa 348.

Ayrıca bakınız;

Yusuf Hikmet Bayur, Türkiye Devletinin Dış Siyasası, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1973, sayfa 95.

Cumhurbaşkanlığı Arşivi, Arşiv III – 7, Dosya 18, Fihrist 84/13.

Tafsilat için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/31/kadir-misiroglu-kurtulus-savasinin-perde-arkasini-anlatiyor/

[27] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 1, sayfa 169, 170.

[28] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 1, sayfa 169, 170.

[29] Münir Aktepe, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Samsun / Cumhuriyetin 50. Yılına Armağan, Edebiyat Fakültesi Basımevi, Istanbul 1973, sayfa 15, 16.

[30] Meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/18/o-kiralik-katil-kimdi-yoksa-m-kemal-ataturk-muydu/

[31] Dagobert Von Mikusch, Ghazi Mustapha Kemal (la Résurrection d’un peuple), Gallimard, Paris 1931, sayfa 224’den aktaran ve bu kaynaktan yapılan bütün iktibaslar için bakınız: Kadir Mısıroğlu, Geçmişi ve Geleceği İle Hilafet, [İlk Baskı 1993], Sebil Yayınevi, Genişletilmiş Dördüncü Basım, Istanbul 2010, sayfa 232.

[32] Stanford J. Shaw-Ezel Kural Shaw, Osmanlı Imparatorluğu ve Modern Türkiye, cild 2, Tercüme eden: Mehmet Harmancı, 3. Baskı, E Yayınları, Istanbul 2010, sayfa 436.

Kitabın Orijinal adı: “History Of The Ottoman Empire And Modern Turkey”, Volume 2, Cambridge University Press, 1976.

[33] Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı, Omurgasızlaştırılmış Türklük, Dergâh Yayınevi, Istanbul 2010, sayfa 133.

[34] Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Yakın Tarihimiz Yayınları, Istanbul 1965, sayfa 95 – 98.

.

**********

.

Kadir Çandarlıoğlu

.

**********

.

Alıntılarda şu şekilde kaynak belirtiniz:

http://www.belgelerlegercektarih.com

*

*

Reklamlar

146 comments on “M. Kemal Atatürk’ün Ingiliz Istihbaratı ile gizli ilişkisi deşifre oldu

  1. Makalelerinizi her gün zevkle okuyorum fakat bu makalede Şerif Hüseyni M. kemal’e benzetmeniz pek hoş olmadı..şerif hüseyn İngilizlerin oyununa bilmiyerek düşmüş..Resulullah soyundan gelen imanlı birisidir..Kaldıki onun İttihatcılara baş kaldırmasının haklı sebebeleride vardır.Lütfen Şerif Hüseyinin neşrettiği beyannamelere bakınız..Kemalistlere göre şerif hüseyin hain bize göredemi hain !!!! farkımız yokmu!!!

    • @Fatih ASPIR

      Yorumunuz icin tesekkür ederiz. Evet haklisiniz, Serif Hüseyin kandirilmistir ve bunu da hatiralarinda acikladi. Ancak biz meselenin daha iyi anlasilabilmesi icin tarihe kaydolmus bir hadiseyi misal göstererek bir benzetme yaptik. Sonucta kendisi ingilizlere kanmis ve Osmanli’ya ihanet etmistir. Elbette bunu farketmis olmasi ve aldatildigini dile getirmesi takdire sayandir. Insaallah tevbe etmis ve tevbesi de kabul olmustur. Vesselam.

      • İhanet kavramı bakış açısına göre değişir…O beyannamelerinde osmanlıya değil İslam düşmanı olan ittihatçılara karşı ayaklandığını halifenin bu turancı çetenin elinde mahsur olduğunu açıkca beyan etmiştir.Tek hatası İngilizleri dost sanmasıdır.ikiyüzlü ingiliz politikasını anlıyamamasıdır.Kaldıki isyandan evvel 2 sene zarfında beyannameler yayınlayarak ittihatçıları uyarmıştır…Evet halife olmak istiyordu bu ayıpta değil günahda değildir….maalesef Türkiyede muhafazakar kesimede resmi ideolojinin milliyetçi(türkçü) bakış açısı şu veya bu şekilde girmiştir..Keşke başarabilseydi bu gün Hicaz topraklarında sapık vehhabiler değil ehli sünnet hakim olurdu..selam ederim..

      • @Fatih Aspir

        Padisaha degil de, Ittihatcilara karsi isyan edildigini söylemek zorundaydilar. Bu bir taktiktir. M. Kemal de öyle yapmistir. Kaldi ki, Osmanliya isyan ettigi sununla sabittir ki, Ingilizlerin ona olan vaadi Araplari birlestirmek ve kendisini bunlarin basina reis yapmakti. Bu da Osmanli’dan ayrilmasi demektir zaten. Hassasiyetinizi anliyorum. Ayrica bizde irkcilik yok. Su yazimizi okumanizi tavsiye ediyorum.

        http://belgelerlegercektarih.wordpress.com/2012/05/23/araplar-bize-ihanet-etti-bizi-arkadan-vurdu-yalani-serif-huseyin-meselesi/

    • FATİH DENEN SOYSUZ!NE BU TÜRK-TÜRKÇÜ DÜŞMANLIĞI?KORE OLDUĞUMUZDA KAÇACAK DELİK ARAYACAKSINIZ.CENGİZHAN YASASINI UYGULAYACAĞIZ.

    • Fatih imanlı birisini imanlı bi sultan olan Abdülhamit Han hep denetim altında tutuyordu kandırmasınlar diye… Gitte İngiliz ajanı hemperin anılarını bi oku vahabiliği nasıl sokmuş islamın kalbine benim ömerden ne eksiğim var diyen arapla halifelik kureyşe ait diyen arap aynı arap haa bir de şark maselesini iyice araştır bakalım adamların derdi neymiş.

  2. Geri bildirim: Lozan Anlaşmasının Tenkidi « Belgelerle Gerçek Tarih

  3. yunanistan sınırı İpsalada yaşayan Merhum Saliha Güven Ninemiz (3 sene önce 110 yaşında vefat etti) Bize o günleri şöyle anlattı — Yunan askerleri memleketlerine geri gidiyorlar. Bizlerde yol kenarında toplanmış onları seyrediyoruz. Birden bir yunan subayı guruptan ayrılıp üzerime yürüdü çarşafımdan tutarak şöyle bağırdı. Gidiyoruz ama kızlarınızın bu çarşafı giymemesi kaydıyla sizlerin kızlarınız bizim kiler gibi giyinecek onun için gidiyoruz.

    • Ünsal AB ye taviz verenler de aynı adamlar o zaman… 2. Mahmut’ta gavur padişah zaten çarşaflı ülkelerin de halini görüyoruz.. Bu söylediklerinize çocuk bile inanmaz

      • Allah’in kulu adli yorumcuya… Milli Mücadele M. Kemal’den evvel baslamisti. Baslamasinin sebebi de o begenmediginiz carsafin fransiz asklerleri tarafindan yirtilmasiydi. Sizin zihniyetinizin fransiz askerlerinden ne farki var?

  4. Bir konuda bilginizi almak isterim. Mustafa Kemal Atatürk henüz sadece bir subayken bile o tarihlerde ki fotoğraf makinesinin bile az kullanıldığı zamanlardan bahsediyorum, neden her cephesinde fotoğrafı çekildi. Her yerde poz poz onun resimleri vardı. Bir hazırlanma mı seçilmişlik mi? neydi bunun sebebi. Yada o devirlerde aynı şekilde resmedilen, tarihte başka subaylarımız da varmıydı. Daha fazla bilgi sahibi olmak delille ispatını araştırmak ve sonuçlandırmak istediğim o kadar kafama takılan soru var ki, sırf Atatürk’e yanlışlıkla da olsa, yada diğer tüm paşalara yanlışlıkla, yanlış yayınları irdeleyerek, yanlış elden çıkma kaynaklarla hakaret ederim düşüncesi kötü hissettiriyor. Delilleri ile belgeleri ile sabit o tarihleri anlatan, yıllarca bize tos pembe anlatılan bir lider doğuşu mu yoksa altında farklı şeyler yatıyor mu birilerinin dayatması ile seçilmiş başa getirilmiş, islam halifeliğini ortadan kaldırmaya yönelik hazırlanmış bir komplonun başı olarak poz poz gazete gazete ilan edilmiş bir lidermiydi?

  5. Geri bildirim: Bir ayet kabul edilirken diğer bir ayet neden inkar edilir? | Belgelerle Gerçek Tarih

  6. Geri bildirim: Sultan Vahdettin, M. Kemal’i neden Anadolu’ya gönderdi? Ingilizler niçin izin verdi? Oyun içinde oyun | Belgelerle Gerçek Tarih

  7. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk’ün Fransız Ajanlarıyla ilişkisi Deşifre oldu! | Belgelerle Gerçek Tarih

  8. Geri bildirim: Kemalist Rejimin Şapka yüzünden idam ettiği Şalcı Bacı | Belgelerle Gerçek Tarih

      • Belgelerle gerçek tarih sunun lütfen Atatürk barışı 1917’de Rusya savaştan çekildiğinde padişahın onayına sunuyor. Mondrosla arasında epey bi zaman farkı var. lütfen çarpıtmayalım

      • Evet “Allah’in Kulu” adli yorumcu, M. Kemal cok önceden ingilizlerle baris yapmak istiyordu, tipki ingilizlerin safinda yer alan tapinakci Aubrey Herbert gibi. Ikisinin de bu hususta bazi faaliyetleri olmustur. Yani m. kemal 1919’da yaptiklarini, daha evvel yapmak niyetindeydi. Zaten ingilizlerle baris istedigi icin Filistin cephesinden kacti.

      • belgelerlegercektarih yapma allahını seversem sen mustafa kemale korkak mı demek istiyonda ”kactı” manasını kullanıyon yazık bu nesle kıcınızı kurtaran adam böyle diyonuz ama size vahdeddinin sözünü hatırlatıyım ”osmanlının geleceği allah’tan sonra ingilizlerin elindedir

      • Türkcü betig, yorumun icin tesekkürler. Sultan Vahideddin’in bu tür ifadelerle ingilizleri methetmesi 1. Sevr’i onaylamamak icin oyalama taktigidir. 2. Müttefiklerle aralarini acmak icindir. Ingiliz raporlarinda bunun böyle oldugu ve ingiliz temsilcilerin dikkatli olmalari gerektigi, tuzaga düsmemeleri tembihleniyor.

  9. Lozanı ingilizlerin 3 Mart 1924 halifeliğin kaldırılışından sonra 6 martta meclislerinde kabul ettiklerini de belirtelim. Ne karşılığında anlaşma yapılmış daha iyi gözüküyor.

  10. Bak kardeşi m bu yazdığın yazı ve resim li yazılar nereden hangi kaynaktan aldığını bi belirt sonra deki böle böle. Atatürk bizim önderimiz.,tüm dünyaca kabul edilmiş bir lider sen o tarihte yasadınmı canlı canlı gördünmü tarih bir yalandır aynı zamanda sen kimsin ki bileceksin o zamanı kimsin sen ismini ver soy ismini ver bak yalan yanlış araştırma yapmışsın yada kendin yazmışsın kağıda insanları kandırmayı bırak kulaktan doğma şeylerle yazı yazıyorsun bi ülke kurmak kolay değil hele bu ülke devlet batmış bir devletin içinden cıktıysa sen yat kalk dua et Atatürke şu bi gercek kimse Atatürk ün çürmü kadar olamaz o zaman yasama kardeşim sen türkiyede Atatürk modernliği getirdi medreseleri kapattı neden maksat din dersi ile kültürel dersi ayırmak tı ve yapıda ne yaptı kapattı medreseleri okulları açtı ve imamhatip liselerini açtı sen din üzerinden anlaşmalar üzerinden yükleniyorsunda afedersin sen kıçım kadar yer etmezsin siz kafasız insanlarsınız, Allah kuruluş savaşında bize yardım etmiştir. Ne anlatır anzaklar mektuplarında yeşil dev ler bizi kovalayıp duruyordu bak Atatürk doğru adam olmasa allah bize yardım edermiydi az kafanızı çalıştırın ya

    • Yorumun icin tesekkürler Oguzhan, bizi yalan yanlis arastirma yapmakla itham etmissin, olabilir dogru bildigin seylerin baskalari tarafindan farkli anlatildigi zoruna gidebilir, ölcüsüz tepki de gösterebilirsin… Anlayisla karsilarim. Yalan yanlis demissin ancak maalesef senin yazdiklarin hakikatlere ters düsüyor. M. Kemal imam hatip liselerini hatta din derslerini kaldirmistir. Üstelik M. Kemal döneminde okullarda evrim teorisi okutuluyordu, yani darwinizm. Bunlar hakikatler. Her ne kadar bu hakikatler, sana anlatilan M. Kemal’e benzemiyorsa da bu böyledir. Yapacak bir sey yok, kabullenmek lazim. Kurtulus savasinda anzaklara karsi savasmadik ki, yesil devler görsünler. Anzaklarla Canakkale’de savastik, yani Birinci Dünya savasinda. Birinci Dünya savasinin Kurtulus savasiyla bir alakasi yok. Bir de bize kafasiz diyorsun, kulaktan dolma seylerle yazdigimizi iddia ediyorsun… Bunlari gecelim… M. Kemal dogru adam olmasa Allah bize yardim eder miydi diyorsun… Peki Atatürkcülere göre “hain” olan Serif Hüseyin Hicaz krali olurken, ogullarindan biri irak’i, digeri de ürdün’ü kurarken onlara kim yardim etti?

    • SEN KAÇ YÜZYILDIR YAŞIYORSUN Kİ, O TARİHİN GERÇEKLERİNİ GÖZLERİNLE GÖRDÜN. TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU; SENİN MUSTAFA KEMAL’İN ÖNGÖRDÜĞÜ ŞEKİLDE YAZILMASINA MÜSADE ETTİĞİ TARİHİ OKUMAN İÇİN KABUL EDİLEN BİR UNSURDUR. AYRICA BU UNSURUN BÜTÜN KAHRAMANLARI M.KAMAL İÇİN ÇALIŞMIŞLARDIR. OKUMAZSAN ARAŞTIRMAZSAN KAYNAK BULAMAZSIN. SENİN ATA’N OLABİLİR, ALLAH BAŞKA KEDER VERMESİN SANA. BEN KABUL EDEMİYORUM. BÜTÜN BUNLARIN DIŞINDA BİR KONU HAKKINDA BİRDEN FAZLA FARKLI DÜŞÜNCE VARSA, MUHAKKAK Kİ BİR TANESİ DOĞRUDUR. SEN, ZAN OLMADAN İSPATLARSAN KENDİ DOĞRUNU BEN KABUL EDERİM VE SAYGI DUYARIM.

      • bu yazıyı hangi ingiliz esir kampında yazdın arkadaşım kendını dogdun dogalı esir hissetin mi bak akp hükümeti 13 senedir nlaşma yapmadıgı devlet kalmadı ve halaa yapıyor şimdi ABD DESEKI KÜRDİistanı krcaksın kurmasana abd istedigi diye peşmergeyı kobanıye sokmadık mı ?? bu günlerde bu entrıkalar siyasetler yapılıp norml görünüyorsa gecmıstekı neden normal görünmüyor adamın biri ögretım görevlısı bu ülkede bu ükenın okulund okumuş 30 senelık memur yatı katı herseyı var ewltlatını okutmus kımı doktor kımı eczacı mis gbi hayatları var diyorkı zulüm 1923 de başladı ulan ne zulumu gördün besende zulum çekıyorsan diger aclar ne yapsın kımse halıne şükür etmıyor 90 sen söyle 90 sen böyle ac mı idiniz savaştan yenı cıkmış bir ülke bu ne beklıyortunz hemde bakıyorum atatürku sevmeyenler hep unu tuzukuru hayatlarını yaşıyor takım elbısenın italyanını spor ayakkabısının ingilizini giyiyor atatürkun kılık kıyafet devrımını eleştiriyor çarık gıy fes tak şalvar gıysene madem öyle

  11. Yazılarınıza, araştırmalarınıza aynen katılıyorum çünkü üzeri örtülmüş gerçeklerin aydınlanmasında benliğini yitirmiş bu millete çok çok yardımcı olursunuz. Allah gittiğiniz yolda yâr ve yardımcınız olsun…
    Allah razı olsun…

  12. Geri bildirim: Atatürk’ü Samsun’a Vahdettin Gönderdi (Belgelerle) | Belgelerle Gerçek Tarih

  13. Geri bildirim: M. Kemal Atatürk Tapınakçı mıydı? Kemalist Türkiye’yi Tapınakçı’lar mı kurdu? | Belgelerle Gerçek Tarih

  14. helal sana kardesim, bize ozgurluk, medeniyet getirdi dedikleri adami bile tartisip arastiramiyor hatta kaynaklara ulasmamizi engelleyorlar. adam dalga gecer gibi bide modern turkiyeyi kurduk diyor.kodlanmis beyinler,ozgurlungunu yitirmis koleler gibidir,

  15. Siz Atatürk’ü ajan yaparak o kadar tarihçiye de kara çalıyorsunuz bu ülkede o kadar tarihçi var ve Kurtuluş Savaşı’nı onların ağzından dinledim sağcı-solcu-ülkücü-turancı adamlar hepsi Atatürk’ün başarısından bahseder… Hadi bunu da geçtim çok değerli komutanlarımız ahmak mı ki bi ajanın peşinden koşturup durdular… İddialarınız çürük ve dayanıksız Atatürk’ün hain olduğunu kabul etsek bile bu kadar bilim adamı, milli mücadelenin değerli komutanları Türk ayştaynı Oktay Hoca,Aziz Sancar bu adamlar ödüllerini Atatürk gibi bi ajana sunacak kadar basiretsiz mi şunu bilin Atatürk’ü iddia konusu yaparken koca bir kitleyi de karanlığa gömüyorsunuz. saygılar…

    • Allah’in Kulu adli yorumcuya… Ilk besler tabirini biliyor musun? Milli mücadeleye katilan ilk bes kisi icin söylenir. Yani m. kemal, kazim karabekir, rauf orbay, refet bele ve ali fuat cebesoy icin. Bunlarin hepsi milli mücadeleden sonra m. kemale muhalif olmuslardir. Hepsi hain ve yanlista, ama m. kemal kahraman ve dogru yolda… Öyle mi? Tarihcilere gelince, bir kismi bunu kasten yaptilar cünkü müslüman bir toplum istemiyorlardi. M. Kemal’i kalkan olarak kullandilar ve onun sayesinde kendi dinsiz hayatlarini sürdürme imkani bulabileceklerini cok iyi biliyorlardi. Bir kismi da hakikati bilmediklerinden böyle yazmislardir. Zira bu ülkede bilim devlet tekelindeydi ve bütün arsivler acilmamisti. Iste bu samimi tarihciler bütün arsivlerden mahrum bir sekilde tarih kitaplarini kaleme aldilar. Acilan ve istifadeye sunulan belgeler kemalist rejim lehinde kullanilabilecek türden belgelerdi. Isimlerini verdiginiz sahislar ise “kimya”cidir. Hayirli aksamlar.

  16. İŞTE WİKİLEAKS BELGELERİ’Nİ GÖLGEDE BIRAKAN İNGİLİZ BELGELERİ

    Belge 1 : İngiliz Karadeniz Orduları Komutanı Milne, 17 Şubat 1919’da İngiliz Hükümeti’ne gönderdiği raporda : “Ordu Komutanı Yakup Şevki’yi attırdım. Yardımcısı Ali Rıfat Bey’i yakalattım. Batum Tümen Komutanı Mürsel Bey’i tutuklattım” demiş.

    Belge 2 : İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Webb, İngiltere’deki bir dostuna 19 Ocak 1919’da gönderdiği bir mektupta : “Görünürde memleketlerini işgal etmediğimiz halde valilerini tayin ediyor veya görevlerinden uzaklaştırıyoruz. Polislerini yönetiyor, basınlarını denetliyor, zindanlarına girerek Rum ve Ermeni tutukluları işlemiş oldukları suçlara aldırmadan özgür bırakıyoruz. Demiryollarını sıkça denetimimizde tutuyor ve istediğimiz herşeye el koyuyoruz. Politikamız süngünün keskin ucuna dayanıyor… Halife elimizin altında bulundukça İslam dünyası üzerinde ek bir denetim aracına sahibiz… Bildiğiniz gibi Padişah (Vahdettin) bizi buraya yerleştirmeyi diliyor.” demiş.

    • Allah’in Kulu isimli yorumcu, naklettiginiz belgelerde bir olaganüstülük yok. O dönem ingilizler böyle emir verebiliyorlardi cünkü biz savastan maglup ciktik. Iste Sultan Vahideddin bu durumun son bulmasi icin bir yandan ingilizleri oyalarken, bir yandan da M. Kemal’i Anadolu’ya gönderdi. Fakat o Padisaha ve Osmanliya ihanet etti.

      • Yazılarınızı dehşetle okudum.Bir insan cehaletiyle ancak bu kadar etrafına da karanlık saçar.Yazıktır günahtır el insaf!M. Kemal size göre hainmiş tabi düşünceniz bu olabilir görüyorum ki saltanat yanlısısınız.Lakin şunu biliniz ki M.Kemal İtilaf devletleriyle işbirlikçi gibi görünmek mecburiyetindeydi yoksa kat’a Samsun’a 9. Kolordu müfettişi olarak geniş bir alanı kapsayıcı görevler üstlenemezdi.Düşününüz ki bir ingiliz subayısınız ve gözünüze muhalif görünen bir Osmanlı subayı var bu adamı görevlensirmesi için dönemin Osmanlı Hükümet Başkanı Damat Ferit Paşa’ya (ki müthiş bir ingiliz yanlısıdır) izin verir misiniz?
        Üstelik M.Kemal bu göreve atandıktan kısa bir süre sonra Samsun raporunu yayınlamış ve hükümet ve de bit tabi ingilizlerle ters düşmüştür.
        Lütfen biraz tarih öğrenin sonra tekrar konuşalım.Hürmetler.

      • Merhaba Salih, yorumun icin sagol. Eger “ingilizci” Damat Ferid istiyorsa tabiki izin verirdim. M. Kemal Anadolu’ya gecebilmek icin itilaf devletleriyle isbirlikci gibi görünmek mecburiyetinde degildi. Nitekim Kazim Karabekir ve Ali Fuad Pasalar da Anadolu’ya gecti, fakat bu tür söylemlerde bulunduklarini hatirlamiyorum. Üstelik Karabekir asker sayisi yaklasik 20 bin olan 15. kolorduya atandi. Türkiye’de bulunan ingilizlerin M. Kemal’in vazife alani hakkinda fazla malumat sahibi olmadigi General Milne’nin Osmanli Hükumeti’ne gönderdigi telgraftan kolayca anlasilabilir. Milne, sözkonusu telgrafinda, M. Kemal’in vazifesi hakkinda malumat istiyordu. Kaldi ki M. Kemal muhalif olarak gözükmüyordu, gözükse diger muhalifler gibi coktan Malta’ya sürülürdü. M. Kemal’in ingilizlerle ters düstügü falan yoktu. Cünkü onlarla cok evvelden anlasmisti. Bunun delillerini altina yorum yaptiginiz yazida zikrettik. Eger M. kemal ingilizleri atlatip anadoluya gitmek icin firsat kollamis olsaydi, 16 Mayis gününü beklemezdi. Padisah, Anadolu’ya gecmesi icin M. Kemal’e daha evvel talimat vermisti, fakat M. Kemal Padisahi ve Osmanli hükumetini oyaladi. Zira o, Ingilizlerle pazarlik yapiyordu. Pazarligia göre Yunan ordusu izmire cikmaliydi. Hakikaten yunan ordusunun izmire cikmasinin (15 mayis) ertesi günü, yani 16 mayista anadoluya hareket etmistir. Ayrica M. Kemal’in inkilaplari, onun kimin adina calistigini net bir sekilde gösteriyor… Tabiki görebilene.

      • Salih bey söylediği konuda sapına kadar haklı. Siz tamamen yanlı yazıyorsunuz, tarihi çarptırmaya çalışıyorsunuz. Burada aldığın aferinleri sanıyorsun ki benim gibi insanları doğruyu gösterip kendi tarafına çektiğinden alıyorsun. aferin deyip alkış tutanlar senin kafadan insanlar. Neden kafayı çalıştırıp sormuyorsunuz kendinize vahideddin sürgünde nereye gitti son durağı neresiydi nerede öldü diye neden acaba bir müslüman ülkesine gitmedi bunun mazereti hiçbir zaman olamaz ama mutlaka yine birşeyler zırvala bakalım. nerde ölmüş İtalya’daki San Remo şehrinde. Allah Allah…

      • @firat, iste hadiselere önyargiyla baktiginin en acik delili bu yorumundur. Sultan Vahideddin müslüman topraklarinda yasamak istiyordu, ama ingilizler buna müsaade etmediler. Meselenin özeti zaten bu. Yani bilmiyorsunuz, bilmediginiz yetmiyormus gibi size empoze edilen yalanlari hic sorgulamadan kabul edip düsmanlik yapiyorsunuz.

      • O söylediklerini yapan kim söyle bana 100yıl olmuş neyi hazmedemiyorsun biz de böyle bir durum yok hayatı mutlu bir şekilde yaşıyoruz. Sizi görünce aslında durumumuza şükrediyoruz.

      • @firat, yüz degil bin yil da olsa kemalist rejimi kabul etmek mümkün degildir. Mutlu yasiyorum diyorsun. Mesele de bu zaten. Dünyada mazlumlar katledilirken, zalimler elini kolunu sallayarak refah icinde yasarken biz mutlu olmamaliydik. Bütün bunlara ragmen seni mutlu eden ve dünyanin bu gerceklerinden soyutlayan kemalist rejimdir. Halbuki biz bu zulümlere dur diyen ve diyebilen yegane millettik. Bu misyonumuzu bizden sanilan adamlarin eliyle rafa kaldirttilar.

      • Suriyenin Irağın filistin libyanın tek sorumlusu var oda sizin gibi zihniyetler neden Türkiye de bunlar yaşanmıyorda o ülkelerde yaşanıyor Atatürk gibi düşünmemelerinden kaynaklı. Siz bu ülkenin de onlar gibi olsun sefil olsunlar başlarını yerden kaldıramasınlar istiyorsun resmen bu yorumundan bunlar çıkıyor yazıklar olsun size o ülkeler adına her zaman üzülüyoruz onlar bizim müslüman kardeşlerimiz fakat herkes kendi göbeğini kendi keser biz cumhuriyeti kurarken kendi göbeğimizi kendimiz kesmiştik araplar sırtlarını dönmüşlerdi bize bunu unutmamak lazım benim mutluluğum Türkiyemin o ülkeler gibi terörize olarak parçalanmıyor oluşu bunun mimarı Atatürk cumhuriyetidir.

      • @Irak, filistin ve libyada yasananlarin en alasi bu ülkede yasandi, hem de m. kemal devrinde ve onun eliyle yasatildi. Biz cumhuriyeti kurarken kendi göbegimizi kendimiz kesmedik, hindistandan gelen yardimlardan sonra onlari ingiliz emperyalizmine karsi yüzüstü biraktik. Suriyeli mucahidler güneyde fransiz askerlerine karsi savastilar, daha sonra biz onlara yardim etmedik ve onlari fransiz emperyalizmine teslim ettik. Türkiyede terör yasanmiyormus… Pkk nedir? bizim basimiza bunlari bela eden hududlari kim cizdi? ingilizler cizdi ve m. kemal kabul etti. Daglik araziden gecen hududu kabul eden birisi nasil kahraman sayilir? Iste o hududlardan dolayi kolayca iraktan türkiyeye siziyorlar.

      • Kardeş sen anlıyon beni de anlamaza yatıyorsun. Bu saydığım ülkelerle Türkiyenin durumunun nasıl aynı olduğunu söylersin. Bu ülkelerde iç savaşlar mezhep savaşları sünni şii çatışmalarıyla müslüman müslümanı öldürüyor 30 yaş ve üstü olan herkes bunlara tanık biliyorlar ve kendi devletleri buna ne çözüm bulabiliyor nede sözü geçiyor yavaş yavaş Amerika tarafından parçalanıyorlar. Müslüman durup dururken müslümanı öldürmez bunlar bir projedir bu projeler her zaman amerikalıların ingilizlerin eliyle olur. Türkiye kurulduğunda bu tarz ayaklanmalar oldu din kisfesi altında Atatürkün ölüm fermanını bile verdiler istediler ki ülkede çatışma ortamı çıkarırız dini kullanarak kendimize adam toplar cumhuriyetle savaşırız işte Atatürk gibi bir komutan yermi onların bu oyunlarını, yemez tabi anca onları yerdi öylede oldu. O günler yaşanmasaydı bu günlere güçlü bir şekilde gelinemezdi.

        pkk dediğinde ermeni amerikan projesidir fakat hiçbir zaman yukarıda söylediğim nedenlerden dolayı güçlü Türkiyeye karşı başarı sağlayamazlar.

        Sen neden peki sarıkamış harekatından bahsetmiyorsun. Şimdi ben sana birşey diyeyim sarıkamışta bilinen 60000 seyit verdik. Askerlerimiz donarak ölüme terkedildiler. Bu olay osmanlı döneminde olmayıp cumhuriyet döneminde olsaydı sen şuan bu konuda da atıp tutuyor olacaktın. Bunu sende iyi biliyorsun, çok takip etmedim seni belki yalanla bunu da Atatürke maal etmeye çalışmışta olabilirsin.

        Sözüm ona Misak-ı milli den bahsediyorsun. Misak-ı milli dediğin İstanbul’da toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920’de oy birliği ile kabul edilmiş ve 17 Şubat’ta kamuoyuna açıklanmıştır. Kamu oyuna açıklandığına göre Vahideddin inin onayı var demek oluyor. Bu olayı Atatürke maal etmen çok komik kaçmış. Doğrulardan söz ediyorsan bunu da söylemelisin. Atatürk hatay ilimizi Misak-ı milli sınırlarına eklemek için çok uğraşmış sonunda kendi rızaları ile halk Türkiyeye bağlanmak istemişlerdir. Bağzı şeyler Atatürkünde elinde değildi eğer olsaydı kendi doğduğu büyüdüğü şehri yunanistan a kaptırmaz alırdı. Halk savaşlardan mithap düşmüş olduğundan yeni bir savaşa girmek “dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” a benzer yani intihar olurdu bu yüzden Atatürk içi çok buruktu. Çünkü hayallerinden biride buydu.

      • Bu saydigin ülkelerden mesela suriye, misir vs. laiktir. Buralarda seriat yok. Ayrica bunlar mezhep savasi degildir. Mezhep derken Ehl-i sünnet mezheplerini kastediyorum. Sia ise siyasi bir mezheptir ve gayeleri de sia maskeli acem irkciligidir, yani siyasidir. Bu devletler cözüm bulamazlar, türkiye de bulamaz. Bizde de alevi sorunu var mesela. Cözülemiyor cünkü bu düzeni kuran emperyalistler böyle olmasini istiyor. Basindan beri böyle kurgulandi. Ortadoguda isbirlikcilerine emanet ettikleri ülkelerde devlet-millet catismasi yasanmasini planlamislar. Irak faysala, türkiye m. kemale, suriye baska birine vs. hepsi “ihale” edildi. Sonra da milletin inancina ters yönetimler kuruldu ki devlet-millet catismasi olsun. Böylece istikrar engellendi. Mesela suriyede halk sünni olmasina ragmen sii bir yönetim kuruldu. Türkiyede halk sünni olmasina ragmen laik-dinsiz bir devlet kuruldu. Irakta halk sii olmasina ragmen sünni bir yönetim kuruldu. Bunlar hep planli isler. M. Kemal yermi diyorsun. Adam onlarla beraber zaten. Emperyalistler cizdi bizim sinirlarimizi. Hatta reformlarimizi bile tasdik ettiler. Anadoluda bir türk hükümeti kurulmasini hatta bunun cumhuriyet olmasini ingilizler planladi. Ingiliz arsivlerinde bu yönde raporlar var. Hatta rawlinson, m. kemale iletmesi icin karabekire cumhuriyet kurun diyor. Karabekir de m. kemale telgrafla iletiyor. Iste o telgraf bugün tarihcilerce biliniyor zaten. Yani emperyalistler zaten dinin bu ülkeden atilmasini istiyorlardi, m. kemal de bunu yapti.

        pkknin basari saglayamamasi baska, ancak verdigi zarari kimse inkar edemez. Sarikamista verilen sehitler m. kemal kafasindaki adamlarin isi. Orada sorumlu enver pasaydi. Canakkalede de 400 bin insan sehit oldu. 60 bin nerde 400 bin nerde?

        Senin tarihten haberin yok. Yani artik seninle muhatap olmaya bilmem lüzum var mi. Bilmedigin bir sey hakkinda illa müdafaa yapmak mecburiyetinde misin? Misak-i milli’yi Osmanli meclisi de kabul etti, m. kemalin ankaradaki meclisi de. Senin tahsilin ne? Hayret bir sey. Diyorum ya, kemalist rejim, özellikle kenan evren darbesinden sonra hazirlanan atatürkcülük projesiyle insanlarin beyinlerini yikadi. Kusura bakma ama sen daha m. kemalin misaki milliyi kabul ettiginden habersizsin, ama gelmis bizim bu and’i M. kemale “mal etmeye” calistigimizi iddia ediyorsun. Olacak is degil. Farkediyor musun? Bilmedigin bir sey hakkinda iddiada bulunuyorsun. Bu sence neden kaynaklaniyor? Cevabi basit, maalesef “beyin yikanmasindan.” M. Kemalin hatayi misaki milliye katmak istedigini yazmissin. Fesubhanallah… Adam birak hatay’i, halep’i bile misaki milli hududlari icinde saymisti kurtulus savasinin basinda. Sonra da ipleri eline alinca vazgecti. Iste bunu kabul etmiyoruz. Mesele bu. Sen vatan topragini degil de bunu terk eden adami savunuyorsun. Sen ilkelere ve ideallere degil sahislara baglisin. Halbuki sözkonusu vatan ise, gerisi teferruattir. Bu m. kemal de olsa böyledir. Vatan topraklari sözkonusu olunca, m. kemal de teferruattir. Bazi seyler elinde degildi meselesi dogru olamaz. Bu millet halep icin de savasti, bati trakya icin de. Lozanda bu vatan topraklari istenmedi. Eger istenmis olsaydi ve buna ragmen alinamasaydi belki bir dereceye kadar mazur görebilirdik. Ama istenmedi bile. Cünkü emperyalistlerle böyle anlasti. Emperyaslitler de bunlar karsiliginda m. kemale sinirlarini kendi cizdikleri türkiye cumhuriyetini ihale ettiler. Mesele bundan ibaret. Su anki sinirlarimizi kurtulus savasi olmasaydi bile bize vereceklerdi. Kurtulus savasinin hedefi, m. kemali otorite sahibi yapip osmanliyi devre disi birakmakti. Ve türkiyenin yönetimini m. kemale devredip geldiklerI gibi gitmekti. Suriyeyi kim kurtardi? Misiri kim kurtardi? Iraki kim kurtardi? Kimse… Oralari da kendi isbirlikcilerine birakip gittiler.

      • Anayasasında Lâikliği Kabul Eden Bazı Devletler
        Fransa (1958 Anayasası’nın 1. Maddesi)
        Japonya (1946 Anayasası’nın 20. Maddesi)
        Meksika (1917 Anayasası’nın 3. Maddesi)
        Portekiz (1976 Anayasası’nın 41. Maddesi)
        Türkiye Cumhuriyeti (1982 Anayasası’nın 2. Maddesi )

        Anayasasında “Lâiktir” İbaresi Olmayan Ancak Lâik Hukuka Göre İdare Olunan Devletler
        Amerika Birleşik Devletleri
        Hindistan
        Küba
        İrlanda
        Avustralya
        Endonezya
        Senegal
        Mali
        Tunus

        Dakika bir gol bir yine yalan yine yalan. Ne mısır ne de suriyenin anayasasında laiklik yok bir kerem ancak zırvalayıp duruyorsun sadece. Mısır bir dönem 1882-1952 yılları arasında laiklik yaşanmış ama sözde laiklik anayasa da hiçbir şekilde yer almamış uygulamada da görülmemiş 🙂

        Benimle çok fazla haşır neşir olmanı tavsiye ederim kurmuş olduğun site anca benim yazdıklarımla ismindeki amacına ulaşacak. Sana anca hurafelerletarih.com yakışır. Bence onu açsan amacına daha hızlı ulaşırsın. Yazdıklarım canını sıkmış belliki çok agresif gördüm seni tahsilimi bile sorgulamaya başlamışsın. Ben güzel Türkiyemin iyi bir devlet üniversitesinden mezun oldum. Lisans mezunuyum mesleğin gereği araştırmacı biriyim. Ya sen kadir mısırlıoğlu üniversitesi üfürükten sallama bölümünden mezun olmalısın. Aranızda hiçbir fark yok çünkü.

        Senin yazdıkların o kadar çelişkili ki okuyan herkes aynısını düşündüğüne eminim. Diyosun ki suriyede halk sünni yönetim şii, ırakta halk şii yönetim sünni eee Türkiye de halkın çoğunluğu sünni de yönetim niye laikliği savunmuş tüm dinlere eşit mesafede bakıyorda şii değil senin demene göre iç çatışmalar olsun güçlü bir ülke olmasın diye şii bir yönetim gelmeliydi ki ülkede mezhep çatışmalarıyla parçalanmalı güçsüzleşmeliydi. Durum öyleki Türkiye bulunduğu bölgede en güçlü devletlerden biri yıllardır da böyle ve yıllardır ülkeler arası çatışmalarda arabulucu görevi üsleniyor. Bunu kimse inkaar edemez ediyorsa da vatan hainidir.

        “Bizde de alevi sorunu var mesela. Cözülemiyor cünkü bu düzeni kuran emperyalistler böyle olmasini istiyor. Basindan beri böyle kurgulandi. Ortadoguda isbirlikcilerine emanet ettikleri ülkelerde devlet-millet catismasi yasanmasini planlamislar.” böyle yazmışsın. Sana sorarım akp yönetimi demi emperyalistlerin kucağına oturmuş sonuçta hala çözüm bulamadılar cem evleri hala ibadethane sayılmadı devletin önemli makamlarında adamları yok. Eğer yok arkadaş onlar değil diyorsan söylemiş olduğunla çelişmiş olursun.

        Diğer bir konu
        sarıkamış ı da Atatürk e bağlayacağını söylemiştim zaten ciğerinizi bildiğimi buradan anlamışsındır 🙂 Kardeş ben sarıkamıştan neden bahsettim okuduğunu anlayamacaksan ona göre yazayım sen bana Atatürk “Suriyeli mucahidler güneyde fransiz askerlerine karsi savastilar, daha sonra biz onlara yardim etmedik ve onlari fransiz emperyalizmine teslim ettik.” diye yazdın bunun belgesini görmediğinden hala inanmıyorum bende bundan yola çıkarak sana sarıkamıştan bahsettim. Sende enver paşa falan fistan diyorsun osmanlının başındaki şahıs bu olaylar olurken nerede uyuyor mu hadi enver böyle yapıyorda o ne yapıyor. Suçu yok mu yani? Komedisin birde utanmadan çanakkaleden bahsediyor birde Atatürkçü birine tarihi bilmiyor çanakkale savaşını bilmiyor diyor o savaşı senden çok iyi bilirim 8 defa çanakkaleye gitmiş o havayı içimde yaşamış şehitlerime dualar edip dönmüş bir Türk genciyim. Sen itilaf devletlerinden İngilizlerden mi fransızlardan mısın. O laf attığın Enver paşa Atatürk olmasaydı o savaştan zaferi zor görürdük askerlerimizin mühimmatı kalmamış Atatürkün bir emriyle askerler silahlarına süngüyü geçirerek mermilere karsı şavaştılar. Atatürkün emriyle ölmeye bile hazırdılar o anki atmosferi aramızdan kimse yaşamadığından kimse bilemez. Fakat bir gerçek var tüm asker, komutanlarımız vatan toprakları için savaştılar.

        Diğer bir konu
        “bizim basimiza bunlari bela eden hududlari kim cizdi? ingilizler cizdi ve m. kemal kabul etti. Daglik araziden gecen hududu kabul eden birisi nasil kahraman sayilir?” bunu yazarken Atatürk e maal etmiyormusun Allah aşkına bildiğin maal ediyorsun ben buna kızıyorum bunu ilk kabul eden osmanlı devleti Vahideddin in onayı alınmadan kabul edilemeyeceğine göre Vahideddin bir kahramanıdır peki? Kurtuluş savaşı öncesi Atatürkün böyle bir sınırdan bahsetmesi mümkün mü akla mantığa sığıyormu adam zaten asker meclis üyesi değil devletin başıda değil. Ben diyorum ki sana şuanki sınırlar misak-ı milli sınırı değil hatayın Türkiyeye katılmasıyla sınır diye birşey kalmamıştır. Aynı zamanda savaşlardan yorulmuş bir milleti savaşa bir daha sokabilecek vicdansızlığa sahip olsaydı selaniği ilk önce alırdı. Fakat bunu yapmak istememiştir. Aynı zamanda Lozan a giden heyette Atatürk yoktu olmaması varlığının etkisi yok demek aptallık olur fakat Türk heyeti lozan a gidip masaya oturduğunda savaşı kaybettiğine inanan bir tane bile devlet yoktu hepsi kaybetmiş olmalarına rağmen çirkefe yatıyorlar hele o ingilizler. Türk heyeti musul u istediğini o görüşmede beyan etti ingilizlerin ayak sürümesi nedeniyle musul konusu ileri bir tarihe ertelendi Atatürkün bu doğrultuda meclis konuşması da mevcut verdiğim linklerde okuyabilirsin musul konusu ankara antlaşması sonrası kesinleşti lozanda kesinleşmesi.

        Şehy sait ayaklanması (kürt isyanı diye de geçer) musulun kaybedilmesinde büyük bir faktör olmuştur. Çünkü İngilizler bu isyandan sonra bir Türk-Kürt kardeşliğinin varlığını savunan Türk tezine karşın, Kürtlerle Türklerin çok farklı olduğunu ve Kürtlerin Türklerle bir arada yaşamak istemediklerine dair kendi tezlerini Milletler Cemiyeti üyelerine daha kolay kabul ettirebilmişlerdir.
        Anlatmak istediğim Atatürk sonuna kadar musul u almak istemiş ingilizlerin ve isyanları çıkaran hainler yüzünden vermek durumunda kalınmıştır.

      • @firat, senin bilgilerin wikipedia’dan ibaret, onu asmaz. Orada sadece formaliteyi görürsün. Suriye laiktir. Bu bir. Misir’da her ne kadar resmi dinin Islam oldugu yaziyorsa da öyle degildir. Tipki Demokratik halk cumhuriyeti oldugu iddia edilen Kuzey korenin diktatörlük oldugu gibi. Tipki din düsmanligi yapan laik kemalist rejim gibi. Iste misir’da halkin cogunlugu müslüman oldugu icin resmi din olarak Islam yaziyor, ancak bu, seküler politikalari mesrulastirmak icin kullanilan bir aractan baska bir sey degildir. Iste bu sebeple iktidara gelen Muhammed Mursi, “Anayasamiz Seriat olacak” dedigi icin su anda iceride yatiyor.

        Sen kendi kalene gol atarsin ancak. Ayrica laikligin anayasada yer alip almamasi bir sey ifade etmez. Eger sen üniversite mezunu isen vay benim memleketimin haline. Yazik… Merak etme, benim canim sadece gercegi göremeyenler adina SIKILIR.

        Türkiye suriye veya irak gibi olmaz, cünkü türkiye yüzyillardir islam dünyasinin liderligini yapmisti. O sözkonusu ülkelerde yasayan müslümanlarin en azindan yüz sene icinde dinsiz olmayacagi acikti. Ancak batiya göre türkiyenin dinsiz olmasi gerekiyordu. Cünkü türkiyenin yüzü batiya bakiyor, diger saydigin ülkelerin yüzü ise Türkiyeye bakiyordu. Yani türkiyede sii yönetim kurulmasi hedefe ulasilmasini saglamazdi. Türkiyeyi kuran kadro, m. kemal dahil dinsiz bir toplum olusturmak istiyordu. Bu yüzden din dersleri dahi yasaklandi, okullarda darwinizm okutuldu. Bunu da m. kemal gibi bir adamin eliyle yaptilar. Onu, halkin gözünde kurtarici rolüne büründürüp toplumu dönüstürmeye calistilar. Maalesef kismen de basarili olundu. Ayrica türkiyede devlet tüm dinlere esit mesafede degildir. Gayri müslimler kendi lisanlariyla gazete cikarabildikleri halde, müslümanlar icin bu yasakti. Gayri müslimlerin ibadet dillerine karisilmadigi halde, müslümanlarinkine karisilmisitr. Türkiyeyi kuran kadro, Islam düsmanligi yapmistir. Bunu bircok delille ispatlayabiliriz.

        Türkiye bulundugu bölgede en güclü devletmis sana göre… Daha suriye ile basa cikamiyoruz. Daha pkk ile basa cikamiyoruz. Hadi pkk terör örgütü, bunu gecelim. Daha düne kadar kici kirik yunanlilar ile it dalasina giriyorduk. Her on yilda bir darbe oldu bu ülkede. Ne güclü devleti? Kaldi ki türkiyenin bölgesindeki bütün devletlerden güclü olmasi gerekir, bu da sasilacak bir durum degildir. Cünkü bizim kurdugumuz bütün devletler, basta osmanli olmak üzere her zaman bölgesinde en güclüsü idi. Yani bu kemalist türkiyenin bir marifeti degildir. O saydigin ülkelerin hepsi bizimdi bizim. Bizim vilayetlerimizdi onlar. Tabi ki merkezde kurulan devlet daha güclü olacak.

        Alevi sorununun kökeni temelde yatiyor. Alevilerin tekkelerini m. kemal kapatti. Akp, kurulan emperyalist sistem icinde hareket ediyor. Dolayisiyla bu sorunu cözememesi isbirlikci oldugunu göstermez. Bu mhp icin de gecerli, süleyman demirelin partisi icin de gecerliydi. Yani kisacasi temel sakat. Kaygan temele dünyanin en iyi mimari bile bir bina insa edemez. Temel degismelidir. Vah üniversite mezunu kardesim vah sana. Bu nasil bir mantiksizliktir böyle?

        Sarikamis meselesinin oldugu devirde devletin basindaki sahis nerde diyorsun. Padisahin o devirde yetkisi mi vardi? Bir önceki padisahi zaten darbeyle indirmisler. Fesubhanallah. Senin hakikaten tarihten falan haberin yok. Cahil cesur olurmus, hakikaten öyle. Yani bu yazdiklarini gercekten öyle bir özgüvenle yaziyorsun ki. Su anda kendimi tutamadim gülümseyiverdim. Bak kardesim, sen önce eline bir kitap al ve okumaya basla. Beynini kiraya verme. Suriyedeki insanlari emperyalizme teslim ettigimize neden inanmiyorsun? Ankara itilafnamesini oku yeterli. Onu da mi benim söylemem gerekiyor. Faysalin m.kemale gönderdigi mektubu meclis zabitlarindan oku. Orada da izine rastlarsin.

        Canakkaleye 8 defa gitmek o harbi bildigin anlamina gelmez. Futbol macina giden herkes futbol adami mi oluyor? Canakkalede yüzbinlerce mehmetcik göz göre göre ölüme gönderildi. Hatta Esad Pasa bu konuda m. kemali uyarmistir. M. kemal bir yandan mehmetcigi ölüme gönderirken, diger yandan da “silah arkadasinin esine” mektuplar gönderip sehit olan askerlerle alay ediyordu. Iste utanmazlik budur.

        Sen hala anlamiyorsun galiba. misaki milli hududlarina dair m. kemalin aciklamalari var. Ne demek böyle seyler söylemesi mümkün degildi? Hayret bir seysin. Sen nasil üniversite mezunusun ki belgesi olan ve bütün tarihciler tarafindan da kabul edilen bir seyi inkar ediyorsun? Yasin kac mübarek? Tahsilin ne? Ne üniversitesi bu? Cahil yetistirme fakültesinden mi mezunsun? Bir de adam zaten meclis üyesi degil demiyor musun. Fesubhanallah. Iste buradan bütün okurlara sesleniyorum. Arkadaslar, atatürkcülük böyle bir seydir. Bu insanlari kandirdilar diyoruz inanmiyorlar. Aldattilar diyoruz inanmiyorlar. Adamin daha m. kemalin meclis baskani oldugundan, hatta meclisi kurdugundan haberi yok. Buna ragmen m. kemali müdafaa ediyor. Bunun anlami nedir? Beyin yikanmasi degil de nedir?

        Yorumlari okuyan herkese muhatabimin sözlerini dikkatle okumalarini rica ediyorum. Söyle demis arkadas:

        “Aynı zamanda Lozan a giden heyette Atatürk yoktu olmaması varlığının etkisi yok demek aptallık olur fakat Türk heyeti lozan a gidip masaya oturduğunda savaşı kaybettiğine inanan bir tane bile devlet yoktu hepsi kaybetmiş olmalarına rağmen çirkefe yatıyorlar hele o ingilizler. Türk heyeti musul u istediğini o görüşmede beyan etti ingilizlerin ayak sürümesi nedeniyle musul konusu ileri bir tarihe ertelendi .”

        Bu yazdiklarina gülelim mi aglayalim mi? Roman mi yaziyorsun mübarek. Bütün devletler kaybetmismis ama cirkefe yatiyorlarmis. Madem kaybettiler o zaman selanigi neden alamadik mübarek? Hedef bati trakyaydi neden alamadik. Bunlar vatan topragi. Iste sana belletilen resmi tarihin tezatlari böyledir. düsmanlar kaybetmelerine (!) ragmen lozanda cirkefe yatiyorlarmis. Hala kaybetmediklerini, bilakis m. kemalle millete oyun oynadiklarini anlayamiyor garibim. lozanda olup bitenlere anlam veremiyor. Resmi tarihin bu konudaki yalanlarini göremiyor. Musul istendi. Musulu ileri bir tarihe ertelemek isteyen ingilizler degildi, kemalist kadroydu. Iste musul görüsmelerini erteledigimiz anda musulu kaybettik. Ankara anlasmasi hikaye. Bu isin kilifi. Musulu orada alamiyorsan baska bir zaman alman zaten mümkün degildir. Bunu mecliste milletvekilleri bile söylüyordu. Ancak m. kemal dualarla acilan birinci meclise darbe yaparak ikinci ve kendi sectigi adamlardan olusan meclisi kurdu. iste lozan o ikinci mecliste kabul edildi. Yani lozani kabul eden meclis kurtulus savasini yöneten meclis degildi. m. kemal kurutlus savasini yöneten meclise darbe yapti. ingilizlerle anlasti.

        Seyh sait kiyami kürt isyani diye gecmez, irtica diye gecer. Gerek ismet inönü gerekse diger kemalistler bunu söyler. Ingilizler neden kürt ve türklerin bir arada yasamak istemediklerine dair bir tez ileri sürsünler? ingilizler zaten lozanda türk ve kürtlerin birarada yasamasini onaylamisti. yani m. kemale türkiyeyi ihale ederken dogudaki kürtleri onun idaresine vermisti. Hayret bir seysin. M. kemal musulu almak istemis ama isyan cikaranlar yüzünden alamamis. Hayret. Yedi düveli yenen, denizlerin hakimi olan ingilizleri bogazlardan istanbuldan kovan (!) m. kemal, karadaki musulu kurtaramadi… Kemalistlerde mantik iflas etmis iflas. Musul lozanda kaybedildi. Hadi sacmalayalim ve diyelim ki isyancilar yüzünden alamadi. Peki bati trakyada da mi isyan vardi da bati trakyayi alamadi? Batum’da da mi isyan vardi? Halepte de mi isyan vardi. Meis adasinda da mi isyan vardi. Istanköy adasinda da mi isyan vardi? Seyh said kiyaminin ingilizlerle bir baglantisi olmadigini dönemin basbakani ismet inönü bile söylüyor. Kraldan cok kralci olmayin.

      • Hayırdır üniversite mezunu olmuş olmam ne kadar çok içine ukte olmuş, yazının başından sonuna kadar dilinden düşürmemişsin acıdım haline.
        Sen işine gelene inanıp işine gelmeyene inanmayan kişiliksin bunu çok iyi idrak etmiş oldum. Beyini yıkanmış kişiliği olmayan varlıksın senin kültüründe beynini birine emanet etmek var itaat etmek var bizi de kendin gibi sanma kendine benzetmeye çabalama ziraa boşuna bir çaba olur. bu siteyi kurmaktaki amacında gerçekleri araştırıp gün yüzüne çıkarmak değil millete kendi fikirlerini kabul ettirmek kabul etmeyenede devamlı yaftalıyor beyni yıkanmış deyip duruyorsun.
        Ben senin kuru sıkı sallaman gibi sallamıyor referanslar vererek konuşuyorum eminim herkes dikkat etmiştir ki bana yazdığın bir yorumunda bile referans kullanamıyorsun. Devamlı kodu amerikalı yazılımcılar tarafından yazılmış wordpress arayüzü, domaini de amerikanın arizona eyaletinden alınmış kıytırık sitenden referans verebiliyorsun(o kadar Türk firmaları varken neden arkanı Amerika dayamışsın).
        Buradan siteyi sorgulayabilirsiniz

        Ben içeriği Türk tarihçiler tarafından doldurulmuş dünyanın en güvenilir ve en geniş kaynağa sahip sitesi olan wikipedia dan referanslar veriyor sadece onunla da kalmayıp diğer kaynaklardan da referans veriyorum. Doğruları belgeleriyle gözüne sokmama rağmen hala utanmadan inkaar ediyor ve yalanlıyorsun sen böyle yaparsan senin yazdıklarına kim inansın. Birde bak kemalistlere diye komik bir şekilde millete ifşa ediyor edasıyla konuşuyor çok komiksin la sen aklıbaşında biri zaten okuduğunda kararını verebilecek yetiye sahiptir bakın buna diye komik duruma düşmene gerek yok 🙂 insanları aptal yerine koyup yönlendirme yapma. Belgelerle gerçek tarihmiş yemişim senin siteni bir oturmada 50 tane çıkarırım senin siten gibisini ama ben senin gibi iftira atacak kadar karaktersiz değilim. Atatürke dinsiz diyenler arkasından etmedikleri küfür hakaret iftira kalmıyor asıl sizler nasıl müslümansınız nasıl bir inanca sahipsiniz benim gibi insanlar tarihi ile geçmişiyle barışıktır sizin yüzünüzden binlerce insan osmanlıya karşı nefret ve öfkeyle bakıyorlar belki de amacınız geçmişi olmayanın geleceği olmazdan yola çıkarak insanların kafalarındaki tarihi bulandırarak geçmişiyle bağını koparmak bu amaca hizmet eden uşaklar hiçbir zaman sonuç alamayacaklardır.

        Yine bir iftira
        “Türkiyeyi kuran kadro, m. kemal dahil dinsiz bir toplum olusturmak istiyordu. Bu yüzden din dersleri dahi yasaklandi, okullarda darwinizm okutuldu.” diyorsun. Bunu söylerken hiçbir kaynak göstermeyerek iftira ediyor günah işliyorsun.
        Gerçek geliyor…
        Aşağıdaki referans olarak verdiğim linkteki makalenin küçük bir bölümü. Lütfen linkteki makaleyi tümüyle okuyun çok uzun değil.
        “Atatürk döneminde Harp Okulu öğrencileri zorunlu din dersi okuyor, Kur’an üstüne el basarak yemin ediyordu. Bitmedi, Atatürk’ün sağlığında İslam Âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır’a Türkçe Tefsir yazdırıyor, Ahmet Hamdi Akseki’ye ise, askerler için özel “din kitabı” hazırlatıyor ve bunu bütün Silahlı Kuvvetler mensuplarına okutturuyordu.”

        Bu millete yıllardır laiklikten yola çıkarak Atatürkü dinsiz gibi göstermeye çalıştınız. Sen bunu da inkaar et Allah tan korkun olmadığından sıkıntıda olmaz senin için.

        “Gayri müslimler kendi lisanlariyla gazete cikarabildikleri halde, müslümanlar icin bu yasakti. Gayri müslimlerin ibadet dillerine karisilmadigi halde, müslümanlarinkine karisilmisitr. Türkiyeyi kuran kadro, Islam düsmanligi yapmistir. Bunu bircok delille ispatlayabiliriz.” demişsin ispatlayabiliriz değil ispatla. Lafa bak ya:)) Gayri müslimler müslüman kitleyi kendine çekmek istediklerinden her ülkelerdeki ibadethanelerinde o ülkenin vatandaşlarının konuştukları dilden ibadette ediyorlar ve İncilide o dilde basıyorlar istiklal caddesinde buna çok tanık oldum cep incili dağıtıyorlar millete ücretsin çıksın bir gayri müslim yalan desin buna. Atatürk bu yüzden Kuran-ı Kerim i milletin anlaya bilmesi için Elmalı Hamdiye Türkçeye tefsir ettirdi ve Türkiyenin en ücra köşesine kadar ücretsiz dağıttılar. Sizin gibiler millet anlasın istemiyor birilerinin ağzına baksın istiyorsunuz fethullah gibi hayinleri yıllardır ağzına baktı bu millet sonunda ne oldu 🙂

        Atatürk sanki sadece alevilerin tekkelerini kapatmış gibi konuşarak alevi okuyucularına kendini güldürdüğüne eminim yıllardır neredeyse bütün cem evlerinde Türk bayrağı ve Atatürkün resmi asılıdır alevilerin çoğunluğu chp li ve Atatürkçüdür.

        “Sarikamis meselesinin oldugu devirde devletin basindaki sahis nerde diyorsun. Padisahin o devirde yetkisi mi vardi? Bir önceki padisahi zaten darbeyle indirmisler. Fesubhanallah. Senin hakikaten tarihten falan haberin yok.”
        “Karabekir ataürke hizmet etmistir diyorsun. Peki karabekir m. kemale hizmet ederken neden görevden alinmadi? Osmanli ingilizlere teslim olmustu diyorsun. Teslim olanlar kumandanlardi. Sultan vahideddin kumandan degildi, ”
        Bu iki yazıda senin yazın okuyanlar mutlaka bu sözü söylemişlerdir içinden “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” hem yetisi yok diyorsun hem de görevden alınmamış olunmasından bir anlam çıkarıyorsun. İki farklı padişah fakat biri 1918 de biride 1919 da zihinsel olarak ta otorite olarak ta fark yok.

        Çok acınası bir haldesin yazdıklarını düşünmeden yazıyorsun biraz çalıştır saksıyı Allah boşuna vermedi sana onu tövbe istiğfar et Allah mutlaka yüzünü kendine döneni affeder. Doğrudan yana ol…

        Kendimi tutamıyorum gaza geldim araştırasım makaleler okuyasım var tavsiyem sende öyle yap…

      • @firat, maalesef güzel memleketim icin üzüldüm sadece. Böyle tarihten habersiz aldatilmis insanlar nasil mezun olabilir? Bizde itaat kültürü var ama dogruya hakikate var. Yanlislara itaat olmaz. Ama sen yanlislari ve yanlis yapan adami müdafaa ediyorsun, daha da garibi yanlis oldugundan da habersizsin. Sana beyni yikanmis dememin sebebi ortada. Dost aci söyler. Özüne dön diye diyorum, silkin diye yaziyorum. Yoksa umurumda bile degil. Asil kisiligi olmayanlar kemalistlerdir. Islam kültüründen, yani kimliklerinden koparildilar ve batiyi taklid ediyorlar. Kendi kimliginize kisiliginize sahsiyetinize ihanet ediyorsunuz. Beynini kiraya verenler de sizlersiniz. Biz sorguluyoruz, kemalistler ise sorgulamiyor. Benim vatan topragimi kim ne hakla satar diye sorguluyorum. Sizler ise o denli kisiliginizi ve vatan sevginizi kaybetmissiniz ki, vatani degil, satani seviyor ve müdafaa ediyorsunuz. Hangi konuda referans istiyorsan yazalim.

        Siteyi ise bu isten anlayanlar kurdu. En saglami bu dediler. Amerikan sitesi mi? Amerikanin teknigini aldigim icin bana veryansin ediyorsun, ama emperyalistlerin kültürünü sapkasini alan adami müdafaa ediyorsun. Bu nasil is? Asil alinmasi gereken teknigidir.

        Wikipedia yüzeyseldir, derin bilgiler vermez, hele türkcesi tam bir facia. Hangi belge ve kaynagi sunabildin su ana kadar. Bütün meselelerde cark ediyorsun. Daldan dala atliyorsun maalesef. Zaten bu sizin kaderinizdir. Cünkü yanlistasiniz. Bunu da her sekilde ispatlayabiliriz. Yeter ki iste. Basim gözüm üstüne.

        Iftira mi atiyoruz? Nerede? Göster izah edelim. Nerde küfür etmisiz? Göster silelim. Nerde m. kemale dinsiz demisiz. Yaz düzeltelim.

        Bizim yüzümüzden osmanliya karsi nefret ve öfke mi duyuluyor? M. Kemal Osmanliya darbe yaparken, “bu millet fatihlerin arkasinda serserilik etmis” derken nefret duyulmadi mi? Insanlarin kafalarindaki tarihi bulandiriyormusuz. Tam tersine, berraklastiriyoruz. Burada yorumlari takip edenler senin daha yakin tarihin anahatlarindan harbersiz oldugunu kolaylikla göreceklerdir. Bu maalesef atatürkcülerin cogunlugu icin böyledir. Cünkü öyle ögretilmis. M. Kemalin bütün sözlerini bir araya getiren ve onlarca cilt halinde yayinlayan bir sol yayinevi bile “m. kemali övmek maksadiyla onun hakkinda cok uydurma seyler yazilmis, bunlari ayikladik” diyor.

        Kemalist kadronun dinsiz bir toplum olusturmak istedigini yazdik, bunun delili de okullarda din derslerinin yasaklanmasi ve darwinizmin okutulmasidir. Bu bir. Ikinci delil ise m. kemalin icisleri bakani sükrü kayanin meclis kürsüsünde sarfettigi asagidaki linkte yer alan hezeyanlardir:

        http://belgelerlegercektarih.com/2013/04/14/chpli-icisleri-bakani-sukru-kaya-din-bitmistir/

        Ayrica asagidaki linkte osmanli ve Islam ile alay ediliyor. Resmi yayindir:

        http://belgelerlegercektarih.com/2015/04/02/ataturk-donemi-resmi-yayinda-kurana-hakaret/

        Su linkte yer alan en alttaki belgede söyle yaziyor:
        http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/27/kemalist-rejim-din-kitaplarini-bile-yasaklamistir/

        “Bizler her ne surette olursa olsun, gençlik için dini bir zihniyet fideliği vücuda getirilmesine taraftar değiliz””

        Dinsiz bir toplum olustuguna dair bakiniz;

        http://belgelerlegercektarih.com/2014/10/09/kemalist-rejim-doneminde-cenaze-kaldiracak-imam-bulunamiyordu/

        Verdigin link hakkinda… Site haricine dair verilen linkler yayinlanmiyor. Ama ben yine senin emegini heba etmeyeyim ve hemen cevaplayayim. Verdigin linkte harp okulu ögrencilerine zorunlu din dersi verildigi yaziyor. Tarihe dikkatini cekerim: 1925. O tarihte henüz din dersleri yasaklanmamisti. Din dersleri 1930 yilindan sonra yasaklanmistir. Sen neticeye degil haticeye bakiyorsun. Bu olmaz. Tarih biliminin usulünden bile habersiz olanlar bu gibi seylerle avunur. Tarihi veriler tetkik edilirken kronolojiyi dikkate almak gerekir. Simdi ben m. kemalin kurtulus savasinin basinda Sultan vahideddin’e dizdigi methiyeleri alip önüne koysam ve m. kemal sultan vahideddinci idi, padisahci idi desem bu ne kadar inandirici olabilir? Iste senin yaptigin da bu. Ancak bunda senin sucun yok, seni aldatanlar sucludur.

        Elmalili hamdi yazirin tefsirini ise sarikli vekiller yaptirdi. Cünkü sark fatihi kazim karabekire göre m. kemal Kur’an’i züppelere tercüme ettirecek ve böylece dinle alay edecekti. Iste buna mani olmak icin sarikli vekiller bu isi yapmaya karar verdiler. Sitede bununla alakali bir makalemiz var. Diyelim ki elmalili tefsirini m. kemal yaptirdi. Bu onun dindar oldugunun delili mi olur? Madem öyle, o halde “tanrisizligin ilmihali” isimli eseri milli egitim bakanligi tarafindan yayinlattirdigi icin de dinsiz olmasi gerekmez mi?

        M. Kemal vahye inanmadigini kendisi yaziyor zaten. Tabiat üstünde bir yaratici da kabul etmiyordu. Kendisi söylüyor. Bu mevzuda su linklerde malumat var:
        http://belgelerlegercektarih.com/2014/11/16/bardakcidan-ataturk-ve-ateizm-cikisi/

        http://belgelerlegercektarih.com/2012/04/30/ataturk-ve-din-ataturk-ve-islam-ataturk-ateist-mi-kemal-ataturk-musluman-mi-ataturk-tabiata-mi-tapiyor/

        Müslümanlar kendi lisanlariyla ezan bile okuyamadilar. M. Kemal devrinde Allahu Ekber diyenler hakkinda islem yapiliyordu. MÜslümanlar, kendi din lisanlariyla gazete cikaramiyorlardi. Halbuki Gayri müslimler kendi lisanlariyla gazete cikardilar ve kendi din lisanlariyla ibadetlerini yapabildiler.

        Iste lozan anlasmasinda gayri müslimlere verilen bu haklarla alakali madde:

        Alevilerin tekkeleri m. kemal tarafindan kapatilmistir. Aleviler esasen m. kemali sevmezler. Ancak m. kemal daha sonra istihbarat teskilatini kullanarak onlari kendisine baglamistir. Devrin istihbarat baskani bunu hatiralarinda itiraf etti:

        http://belgelerlegercektarih.com/2013/03/11/ataturk-ve-aleviler/

        Padisahlar arasinda zihinsel olarak fark yok diyorsun. Iste bu senin tarihi bilmemenden kaynaklaniyor. Acikca yüzüne söyleyince de kiziyorsun. Mesele zihinsel degil konjonktürel ve karakteristiktir. Sarikamis harekati mehmed resad devrinde, karabekirle alakali mesele ise sultan vahideddin devrinde idi. Yani mehmed resad devrinde ittihatcilar devleti ele gecirmislerdi. Dolayisiyla mehmed resadin fiilen yetkisi yoktu. Ancak 1919’da ittihatcilarin elebaslari ülkeden kacmislardi. Sultan vahideddin kumandanlarini azledebiliyordu. Hadiselere düz mantikla bakmamani rica eder ve tekrar eline kitap alip okumani öneririm.. Gerci gaza geldigini ve arastirip okumak istedigini yazmissin. Iste bu!.. Yeterki hakikati ara. Yeterki beynini kiraya verme.
        .

      • Bu şahıs bana diyor ki “Tarihi veriler tetkik edilirken kronolojiyi dikkate almak gerekir.” bu sözüne de sonuna kadar katılıyorum.

        Fakat Lozanın aşağıdaki iki maddesini okuyun size bir sorum olacak.

        Lozan Madde 39
        Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, Müslümanların yararlandıkları aynı yurttaşlık haklarıyla siyasal haklardan yararlanacaklardır.
        Türkiyede oturan herkes din ayrımı gözetmeksizin kanun önünde eşit olacaktır.
        Din, inanç yada mezhep ayrılığı, hiçbir Türk uyruğunun yurttaşlık haklarıyla siyasal haklarından yararlanmasına özellikle kamu hizmet ve görevlerine kabul edilme, yükseltilme, onurlanma yada çeşitli mesleklerde ve iş kollarında çalışma bakımından bir engel sayılmayacaktır.
        Herhangi bir Türk uyruğunun, gerek özel gerekse ticaret ilişkilerinde, din, basın yada her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında dilediği bir dili kullanmasına karşı hiç bir kısıtlama konulmayacaktır.
        Devletin resmi dili bulunmasına rağmen, Türkçeden başka bir dil konuşan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakımından uygun düşen kolaylıklar sağlanacaktır.

        Lozan Madde 45
        Bu Kesimdeki hükümlerle, Türkiye’nin Müslüman-olmayan azınlıklarına tanınmış olan haklar, Yunanistan’ca da, kendi ülkesinde bulunan Müslüman azınlığa tanınmıştır.

        şimdi siz okuyucuların vicdanına soruyorum bana kronolojiden bahseden bu şahıs daha aynı anlaşma metnindeki bir maddeyi(madde 39) delil olarak gösterirken bu delili çürüten maddeyi (madde 45) söylemeyerek nasıl bir tarihçilik yaptığını göstermiyor mu sizce.

        Farzedelim 45. madde olmasaydı da bu anlaşma imzalansaydı bu M. Kemal Atatürkü küçük düşürmeye yetmezdi. Neden diyorsanız Atatürkün aile kültürel ve siyasi ahlakı insanlar arası ayrımcılığa, din, dil ve ırk ayrımcılığına karşıdır. Laikliği anayasaya eklemesi de bunun göstergesidir. Bu iki madde olmasa da Atatürk böyle bir ayrımcılığa kayırmacılığa izin vermezdi.

        Aynı zamanda 39. maddeden şunuda çıkarabiliriz Müslümanların Türkiyede ne kadar olağan üstü haklara sahip olduğu. Şu ki bu anlaşmadaki bu maddeyi öne süren devletler Türkiyedeki Müslümanların haklarını kıskanmışlardır içlerindeki kuşkudan dolayıdır ki bu maddeyi ekleme ihtiyacı duymuşlardır.

        Sen bence tarihçiyim diye fazla etraflarda dolanma anca kendini avutursun. Keşke tüm üniversite mezunarı benim gibi olabilseler işte o zaman haliniz nice olurdu bunu bildiğinden bel altı vurarak nasıl üniversiteden mezun olmuşsun yazık ülkeme deyip duruyorsun.

        Senin gibi insan olan Kadir Mısıroğlu zaten soyadından da anlaşılır Türk te değil, kurtuluş savası olmasaydı ülkeyi istila etmiş olan italyanlar fransızlar ingilizlerle birlikte şimdiki Türkiyeden daha iyi müslümanlığımızı yaşardık diyen kişilersiniz. Türkiyenin nüfusunun %99 u müslümanken müslümanlığını yaşayamayan nasıl oluyorda Türkiyenin yarısı istila edilmiş ve nüfusunun %40 ı gayri müslümken müslümanlığını yaşayabiliyor. Bi bana anlatın kafam almıyor. Bunu söylüyorlar resmen seninde kafa aynı bu düşünceye katıldığına eminim.

        Diyorsun ki “Siteyi ise bu isten anlayanlar kurdu. En saglami bu dediler. Amerikan sitesi mi? Amerikanin teknigini aldigim icin bana veryansin ediyorsun, ama emperyalistlerin kültürünü sapkasini alan adami müdafaa ediyorsun. Bu nasil is? Asil alinmasi gereken teknigidir.” senin yaptığın iş neye benzer biliyormusun Amerika arabayı yapar sen o arabayı para vererek alır ve biner her arızada parça için para ödersin.
        Tekniğini almak demek bir web sitesi yazacak bilgiye sayip olmak o siteyi kendimiz yazmak aynı zamanda domain ve hosting ide Türkiyeden alarak amerikaya aylık yada yıllık domain ve hosting parası ödememek demektir. Sana Türk değilsin diyorum ya bu kesin gerçek Türkiyede de yaşamıyorsun. Birileri sana bu iş için para veriyor ki burada hiç ayrılmadan hatır hutur yalanlar sıralıyorsun Türkiyeyi kötüleyip duruyorsun pkk yı azına dolamışsın resmen böyle olayların olmasına sevinir gibi meshep savaşlarından bahsederken bunu bunu örnek veriyorsun. Alevi kardeşlerimi sanki sadece onların dergahı kapatılmış gibi lansederek Türkiyeye karşı kışkırtıyorsun. Alevi kardeşim bu oyuna gelmez sarıkarınca hikayesini bilen alevi kardeşim bilir zaten doğruyu.

        ————
        1930 dan sonrası deyip duruyorsun ben size anlatayım doğruyu

        Özetle Atatürk’ ün İslamiyet’e Hizmetleri:

        İslam dinini gerçekten bilen pek çok yerli ve yabancı bilim adamına göre Mustafa Kemal Atatürk, İslam Peygamberi Hz. Muhammet’ten sonra İslam dinine en büyük hizmetleri yapan kişidir. Atatürk’ün İslam dinine yaptığı hizmetleri özet olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

        – Kur’an’ı ilk kez Türkçeye çevirtti, bastırdı ve ücretsiz dağıttırdı. ” Ben Müslüman’ım diyen Türk insanı dinini anlamaya başladı.(1927, İsmail Hakkı İzmirli’nin çevirisi)
        – Kur’an‘ın bilimsel tefsirini yaptırdı, bastırdı ve ücretsiz dağıttırdı. (“Hak Dini Kur’an Dili” ismi ile 1936 da Elmalılı Hamdi Yazır)
        – İmam Buhari’nin sağlam hadislerinin çevirisini yaptırdı ve aynı şekilde halka ulaşmasını sağladı. (1932, Ahmet Nazım, Kamil Miras)
        – Arapça okunan, dinleyenin anlamadığı, hutbe okuma işini Türkçeye dönüştürdü. (1932)
        – Ezan’ı Türkçeleştirdi. (1933)
        – Camilerin din görevlisi ihtiyacını karşılamak için imam hatip okulları açtı. (A. Güler, Sarı Paşa İnsan Atatürk, Berikan Yayınları, Ankara, 2007, s.248-252. Bu son madde için kaynak)

        bunların dışında

        – 1 Kasım 1928 Türk Alfabesinin kabulü (siz buna Türk alfabesi demezsiniz her yerde kasti olarak latin alfabesi dersiniz Türk alfabesi birebir latin alfabesi diyemezsiniz dilinizden düşürün artık bunu)

        – 12 Temmuz 1932 türk tarih kurumunu kurdurarak neyi amaçladı “Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek”

        – Atatürkün sözleri okuyun hatta linkten hepsini okuyun bir kısmını kopyaladım daha ne sözleri var hatta düşünün devletin kültür bakanlığının sitesinden
        “Muhammed’i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir plânı nasıl düşünür ve tatbik edebilir?
        Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harbte bile askerî dehâsı kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde müslümanlık diye bir varlık görülemezdi. (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 100, 1945, S. 3)
        Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lâzımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. (1923)
        Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla alâkası olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir. 1923 (Atatürk’ün S.D. II, S. 128)”

        – Ezanın Türkçeleşmesi caiz olmasına rağmen bu kişiler kafirlik olarak nitelendirmiş ve Türkçeyi önemsiz bir dilmiş gibi göstermeye çalışmışlar.
        Ebu Hanife nin “Dili yatmayanların başka dilden okumaları caiz olsa bile sünnete aykırı olduğu için mekruhtur(günah değil ama hoşta değil anlamı var)” sözü
        bazı fıkıh kitaplarında “başka dilde okunan ezanın ezan olduğu anlaşılırsa okunan yeterli olur” sözü
        bu gibi sözlerin Türkçe ezanın caiz olduğunu gösterir.

        ismet inönü hatıratından bir bukle
        “Anadolu’da ilk Türk devletini kuranların hepsi Türk beyi olarak devlet başına geçmişler ve milli hususiyetlerini muhafaza etmişlerdir. Sonra Osmanlılar devrinde, edebiyat vesilesiyle dil ihtiyacı genişledikçe sanatı Arap dili üzerinde işlemek hevesi milli kültürü zayıflatmıştır. Bizim devrimizde Latin harflerine geçmek Türk dilini ve milli kültürünü kurtarmak için esaslı bir etken olmuştur.”
        Türk kültürünün osmanlı tarafından yok edildiğini Türk Alfabesinin kabulüyle Türk kültürünün kurtuluşundan bahsetmekte. Ezanın Türkçeleştirilmesi de Türk kültürünün Arap kültüründen ayrıştırılmasıdır kesinlikle dinsizleştirmek değildir öyle olsa tümüyle yasaklanırdı. Türk düşmanlarının asıl çabaları tamamen budur. Atatürk için 600 yıl içi içe geçmiş bir kültürü ayırmak çok zor olmuştur ismet inönüde bunu söylüyor. İnsanın kendi özüne dönmesi gibi en doğal ne olabilir ki fabrika ayarlarına geri dönmüştür Atatürk sayesinde insanlarımız. Telefon gibi düşünebilirsiniz uygulama yükledikçe yavaşlar hızlanmanın yolu fabrika ayarlarına geri dönmektir. Şimdiki dönemde yine yavaşlamalar başladı Allah yardımcımız olsun. Sorarım size Türkleri asimile eden Osmanlı mı suçlu yoksa Türkleri fabrika ayarlarına döndüren Atatürk mü suçlu. Sana göre Atatürk suçlu onu biliyoruz da 🙂

        bunları aslında darwiniz demeleri Atatürkün Oğuz Kağan (Oğuz Han) dan sonda Türklerin gücünü, dilini, kültürünü ve bağlarını güçlendiren tek lider oluşudur. Tüm amaçları Türklüğü Türk dilini ortadan kaldırmak ve Araplaşmayı sağlamak. Osmanlıda da Atatürk sonrası dönemlerde bu amaçlandı ve hala devam ediyor.
        ————-

        Dostlar bugünlük bukadar dostça kalın lütfen araştırın okuyun yoksa bu düşmanlar yüzünden halimiz nice…
        Dur bide bu adama çok güzel belgelerle açıklamışsın diyenler var biz nice araştırıyoruz bizim yazdıklarımızı da Allah’ın yarattığı bir kul olduğumuz için oku bari ona göre yorum yap.

      • @firat, hosgeldin. Hemen mevzuya gecelim. Lozan anlasmasinin 39. maddesi ile 45. maddesinin bir alakasi yok. Yani 45. madde mevzumuzla alakali degil. Mesele neydi? Türkiye’deki gayri müslimlerin, müslümanlardan daha fazla haklara sahip olmalariydi. Yani biz müslümanlar olarak ibadetlerimizi istedigimiz sekilde yapamadik. Islami yazi ile gazete, kitap vs. cikartamadik. Ancak Türkiye’deki gayri müslimler bu haklara sahipti(r). Yunanistan’da müslümanlara taninan haklar, Türkiye’de müslümanlara taninanlardan cok daha fazladir. Yani elin gavuru, bizim kemalistlerden daha cok insaf sahibiymisler ki müslümanlara daha fazla haklar tanimislar. Iste biz de sürekli olarak bunu söylüyoruz. Sen bu maddeleri nasil anladin bilmiyorum. Yani kiymetli kardesim, biliyorum biraz zor, hatta aci, bu yüzden simdiye kadar sana kabul ettirilen seylerin yalan-yanlis oldugunu kabullenemiyorsun, hazmedemiyorsun… Bunu anlayisla karsiliyor ve sana saygi duyuyorum. Ancak maalesef kardesim, mesele iste sana izah ettigimiz gibidir.

        M. Kemal’in laikligi almasi, onun siyasi ahlaki oldugunu göstermez. Belki tam tersini gösterir. Yunan gavurunun Müslümanlara tanidigi haklari, M. Kemal tanimadi. Bu nasil siyasi ahlaktir? Laiklik, bizi kontrol altinda tutan bir esaret silahidir. Islam’da laiklik olmaz. Müslümanlarin cogunlugu olusturdugu bir toplumda laiklik kabul edilemez. Edilirse, idareci olarak basimiza müslümanlar disinda gayri müslimler de gecer. Ancak Kur’an-i Kerim’de müslümanlarin idarecilerinin yine müslümanlar olmasi gerektigi yazar. Yani Islami acidan asla caiz degildir. Hasa Allah Teala ve Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem’in siyasi ahlaki yok muydu? Laiklik olunca, basimiza bir yahudi de gecebilir. Basimizdaki yahudi, biz müslümanlarin lehine mi, yoksa israilin lehine mi icraat yapar? Bu ülke kuruldu kurulali neden bir milli otomobil üretemedi? Neden yaklasik bir asirdir yerinde sayiyor? Iste bu yüzden. Müslümanlar, laiklikle degil, kendi kitabi olan Kur’an ile idare edilmelidirler. Sen nasil müslümansin ki kendi kitabin ile idare olunmamayi siyasi ahlak olarak tanimliyorsun?

        Laiklik, demokrasinin de, din özgürlügünün de önsarti degildir. Laik olmayan Osmanli devletinde gayri müslimlere gipta edilecek haklar taniniyordu ki, bu haklar hiristiyan devletlerinde bile yoktu.

        Misiroglu soyismi nasil Türk degil? Senin türkcen mi yok? Kurtulus savasi zaten M. Kemalden evvel baslamisti. Italyan ve fransizlar kendileri cekildiler. Ingilizler kendileri cekildiler. Biz kurtulus savasinda sadece yunanlilara karsi savastik. Isgalciler, isgal ettikleri ülkelerde ebediyyen kalmazlar. Sistemlerini oturtur giderler. Tipki bizde yaptiklari gibi. Laik sistemi kurdurup cekildiler. Laiklik, bizi esaret altina alan emperyalistlerin silahidir. Ama görmüyorsun.

        Sitenin teknigi ile araba alma isi birbirine benzemez. Iste bu yüzden üzülüyorum ülkemizdeki üniversitelerin haline… Böyle mezun mu olur? Bu sitelerin yedek parcalari yok ki ariza cikarsin. Belli bir yillik ücreti var, ödersin kullanirsin. Yani seninki de laf mi simdi? Yoksul müslümanlarin basina gavurun fahis fiyatli sapkalarini geciren adami müdafaa ediyorsun da, bizim yaptigimizi mi kiniyorsun? Iste kemalizm beyinleri ipotek altina aldi diyoruz da kimse inanmiyor. Böyle mantiksizlik olur mu?

        Kimse bana bu is icin para vermiyor. Ama paradan daha kiymetli bir sey elde ediyorum. Ümmet’in suurlanmasi ve dirilisi… Bu benim icin en kiymetli ödüldür. Türkiye’yi kötüledigimizi kimse iddia edemez. Türkiye’ye hakim olan emperyalizmin icimizdeki uzantisi olan kemalizmi elestiriyorum. Devlet baska, devlete hakim olan ideoloji baskadir. Üniversite mezunusun degil mi? Bunlari da mi bilmiyorsun? Rusya’da komünizm kalkinca Rusya mi batti? Türkiye’de kemalizm her alandan kalkacak ancak Türkiye batmayacak, bilakis daha da büyüyecek. Kemalizm tipki bir aslana vurulmus zincir gibi Türkiye’nin prangasidir. Bundan kurtulacagiz. Alevileri nicin Türkiye’ye karsi kiskirtayim? Hakikati yaziyorum. Bunu da M. Kemalin bektasi olan istihbaratcisinin hatiralarindan naklettim. Aleviler bu kemalist rejim kurulurken oyuna gelmisler zaten, ancak onlar da hakikati görüyor artik.

        M. Kemal’in Islam’a hizmeti yoktur. Bunlar palavradir. Kur’an ilk kez Türkce’ye tercüme edilmedi. Osmanli Devleti’nde bile Türkce tefsirler vardi. Bu bir. Ikincisi Elmalili Hamdi yazir tefsirini M. Kemal yaptirmadi. Bilakis, M. Kemalin, Karabekir Pasa’nin ifadesiyle “züppelere” tercüme ettirmek ve böylece dini alaya almasina mani olmak icin Meclisteki sarikli vekiller bu tefsiri yaptirmislardir. Buhari’nin hadis kitabi da böyledir. Ezan’i türkcelestirmek ne zamandan beri “hizmet” oldu? Bu hizmet degil, “ihanettir”. Sapina kadar atatürkcü ve türkce ibadeti savunan yasar nuri öztürk bile ezanin türkcelestirilmesine “AHMAKLIK” diyor. Ezan, evrensel din olan Islam’in evrensel cagrisidir.

        Hani kronoloji mevzunda bana katiliyordun. O halde nicin imam hatip okullarinin acildigini yaziyorsun? Acti, ama daha sonra kapatti. Öyle ki, o öldükten yillar sonra chp’liler bile ölü yikayacak imam bulunamadigini itiraf ettiler. Istersen belgesini de buraya alayim.

        Tabiki Türk alfabesi demiyoruz, cünkü latin alfabesi. Allah Allah bundan daha acik ne olabilir? Dünyanin neresine gidersen git, bunlar latin alfabesidir. Tam tersine, m. kemal ve avenesi Türk milletine bu degisikligi hazmettirebilmek icin Latin demek yerine Türk alfabesi dediler. Senin daha alfabeden haberin yok, nasil üniversite mezunu oldun. Ama sana kizmiyorum, kemalist üniversitelerde elbette yanlisi kim iyi ögrenirse onlar mezun olur.

        Türk Tarih kurumunu kurdurarak Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimize hasa hakaret etmek “akademik” bilgi oldu. Bakiniz; Medeni Bilgiler kitabi… Türk Tarih Kurumu yayinidir.

        M. Kemal’in Hz. Peygamber hakkinda yukariya aldigin sözlerinin manasini bilmiyorsun anlasilan. Yani M. Kemal’e göre Hz. Peygamber’in s.a.v cezbesi, dervisligi vs. yok. Rasyonel hareket etti. Askeri dehasi, siyasi görüsüyle temayüz etti. Uyanik zeki biriydi demek istiyor. Vahiy almadi demek istiyor. Ayrica kendisini de bir nevi ona benzetiyor. Zira kendisi de asker ve siyasetciydi. Sen bu metinleri nasil anlamazsin?

        Imam Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, “dili yatmayanlarin baska dilden okuyabilmelerine” dair görüsünden dönmüstür. Bu mevzuda bir makale paylasmistik.

        Buyur:
        http://belgelerlegercektarih.com/2013/03/10/turkce-ibadet-olur-diyen-yasar-nuri-ve-avenesine-cevap/

        Inönü’nün mütalaasi dogru degil. Evvela sanat dili baskadir. Bu bir. Ikincisi biz yine Türkce konusuyorduk. Arapca degil. Arap harfleriyle yaziyorduk. Bircok arapca kelimenin bizim dilimizdeki karsiliklari farkli manalara gelir. Arap harfleriyle yazmak Islam’in bir siaridir. Ilim yazisidir. Müslümanlarin ortak yazisidir. Ayrica Müslümanlasmak ve Arapca yazmak milli kültürü zayiflatmamistir, bilakis kuvvetlendirmistir. Macar ve Bulgarlar da Türk olmalarina ragmen türklüklerinden eser kalmamistir. Zira Müslüman degildiler. Bati’nin icinde asimile oldular. Son tahlilde Islam, türklerin türklüklerini muhafaza etmesinde en büyük faktör olmustur. Osmanli’yi Araplar yönetmedi, biz arap cografyasini yönettik. Osmanli devrinde Mekke’ye “pasa” olarak gidiyorduk, simdi ise “isci” olarak gidiyoruz. Icine düstügümüz derekeyi hala görmüyor musun?

        Türk kültürü Osmanli tarafindan degil, M. kemal ve avenesi tarafindan yok edildi. Milli kiyafetler mi aldik yoksa emperyalistlerin kiyafetlerini mi? Milli yaziya mi gectik, yoksa emperyalistlerin yazisina mi? Milli musikiyi mi canlandirdik, yoksa emperyalistlerin musikisini mi aldik? Saymakla bitmez.

        Ezan’nin Türkcelestirilmesinin Türk kültürüyle bir alakasi yoktur. Tamamen yasaklamak yerine “bozmayi” tercih etti. Zira bir seyi yok edemiyorsaniz, bozacaksiniz. Sonra kendiliginden yok olur.

        Yüzyillarca haclilara, tapinakcilara kök söktüren Osmanli’yi sucluyorsun… Tipki hacli seferlerindeki Papa’lar gibi. Iste emperyalistler bizi fiili degil, zihni isgal altina aldi derken bunu kastediyorum. Yazik…

        M. Kemal bizi türk kültürüne baglamadi, türkleri Islam’dan koparmak icin “türklük” duygusunu kullandi. Tipki HDP’nin kürtleri Islam’dan ve vatandan koparmak icin “kürtlük” duygusuna vurgu yapmalari gibi. Yukarida misallerini verdim, inkilaplari gavurlastirmaktan baska bir sey degildir.

  17. ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞMA YAPANIN ELİNE KALEMİNE SAĞLIK.GERCEKLER GÜN IŞIĞINA KKAVUŞMALIKİ GEÇMİŞTEN DERS ALARAK GELECEĞİ YAPILANDIRMAMIZ GEREKİYOR. ÇÜNKÜ HASTA ADAM İYİLEŞTİ ARTIK.

  18. yazıyı okudum siz serv anlaşmasını bi tekrar okuyun bence hatta burda paylaşında kimin hain kimin kahraman olduğunu anlayalim kimin altında imzası var bilelim ingilizlerin oyunları hala devam ediyor dedim bu yazıyı okuyunca,allah size akıl fikir versin

      • Sevr anlaşma değil projeymiş hadi canım bal gibide anlaşma osmanlı devletinin gönderdiği heyetler tarafından imzalanmış kötülediğiniz ingilizci dediğiniz ankara kınama yayınlıyor imzalayanları vatan haini ilan ediyor ve daha sonra vatandaşlıktan çıkarıyor. Sizin daha çok okumanız lazım sallamayla bir yere kadar.

      • @firat, sevrin anlasma olmadigini, bilakis proje oldugunu m. kemal bile itiraf ediyor. Kraldan cok kralci olmamak gerekir. Heyetlerin imzasi bir sey ifade etmiyor. Sultan Vahideddin imzalamadi, yok eger imzaladi diyorsan getir imzali “anlasmayi” da herkes görsün.

      • Biz sizin gibi kralcı değiliz demi bakınız ne acı haliniz cahillikte üstünüze yok. Vahideddin in haberi olmadan heyet imza atabilir mi ne diyorsun sen ya eğer Vahideddin buna karşı olsaydı kendi yetkilerini daraltacak bir anlaşmaya heyeti imza atmaya gidemezdi yemezdi döndüklerinde Vahideddin ne diyeceklerdi paşam sizi İstanbul hapseden anlaşmaya imza attık ne iyi yaptık demi paşam ne olurdu sizin kafanızda tasfir ettiğiniz gibi bir paşa olsa bunlar bu cesareti gösteremez. Sadece bir açıklaması var bu heyeti vahideddin gönderdi. İmzalayan ama inin sebebi de meclis tatilde olduğundan izalayamadı M. Kemalde bunları imzalayanları hain ilan edince cesaret edemedi. Sen diyorsun ya M. Kemal itiraf ediyor nutkun hangi sayfasında yazıyor söylesene de okuyalım. Kraldan çok kralcısın. Biz bu sıfatları kullanmayı yasakladığımızdan biz böyle olamayız.

      • @firat, bak kardesim tarih hakkinda hicbir bilgin yok. O heyet imzalamak mecburiyetindeydi, cünkü tehdit edilmislerdi. Ama Padisah bunu imzalamadi. Meclisi dagitan da zaten Padisahti. Cünkü bu sekilde anadoludaki halki teskilatlandiran m. kemale vakit kazandirmak istemisti. Zaten onu da sevri imzalamamak icin göndermisti. Ayrica Padisaha “pasa” diyorsun. Bu da tarihi bilmediginin bir baska delilidir. Ayrica M. Kemalin nutukunu dahi okumamissin ama onu müdafaa ediyorsun. Bununla da kalmiyor onu müdafaa etmek adina Sultan Vahideddin’e hücum ediyorsun. Sen hic mi vebalden korkmuyorsun? Insan bilmedigi bir sey hakkinda konusmamalidir. M. Kemalin nutukta “proje” dedigine, hatta defalarca bu tabiri kullandigina dair su calismamiza bakabilirsin:

        http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/17/padisah-vahdettin-sevri-imzaladi-yalani/

      • Orada ne demek istediğimi anlamana rağmen küçük hesaplar peşinde koşuyorsunuz. Antlaşma proje burada da oyun yapıyorsunuz belliki. Vahideddin imzadıysa ister proje olsun isterse antlaşma hepsi aynı. Bir defa Atatürk nutkunda Vahideddin in ne olduğunu ne olmadığını çok iyi yazmış okuduğunu sanmıyorum bi oku İngiliz mandası cemiyeti üyesi olduğunu vahideddin samsuna kendisinin gondermediğini yazmış okudum biliyorum merak etme.

        http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/TR,82755/1920.html

        22 Temmuz 1920 Saltanat şur’a’sında İtilaf Devletleri’nin Barış Antlaşması taslağının (Sevr Projesi) kabul edilmesi. (Yalnız topçu Feriki Rıza Paşa kabul etmemiştir.)

        Buradan anlaşılan topçu feriki kabul etmemiş Vahideddin kabul etmiş.

        Sen bu kadar biliyorsun ya senden ricam heyetin imzaladığı belgeyi gün yüzüne çıkarsama elin her yere uzanıyor ya orada imzaları görelim bunu görmemiz istenmemiş olamaz mı bu ülkeyi 70 yıldır sağcılar yönetiyor çıkmasını istememiş olmasınlar. Böyle düşün

      • @firat, senin saltanat surasiyla alakali cümleyi yorumlamana sasirdim desem yalan olur. Mübarek, orada yalniz topcu feriki riza pasanin kabul etmedigi yaziyor, ki dogrudur. Yani suraya istirak edenlerden sadece o kabul etmemis. Vahideddin ise oylamadan evvel salondan cikmisti. Suraya davet edilen ülkenin önde gelen isimlerinden sadece bir kisi kabul etmedigi icin Sultan Vahideddin karar almadan bu surayi dagitmistir. Meseleyi anlamadan üstelik bu hususlarda bilgin olmadan nasil hüküm verebiliyorsun. Iste burada “kücük hesaplar” pesinde kosmadigimi, yalnizca sana meselenin özünü bilmedigini hatirlatmak istedigimi bile anlayamamissin.

        Iste Sultan Vahideddin imzalamadi, proje olarak kaldi, m. kemal de bunu nutukta ifade ediyor. M. Kemal kendisini samsuna vahideddinin göndermedigini söylemedi, tam tersine o gönderdi diyor. Sen daha nutuktan 10 sayfa bile okumamissin. Ne demek “ister proje olsun ister anlasma”? Proje nasil anlasma olur? Yani senin bu mevzulardan ne kadar uzak olduguna bu yorumun bile kafidir.

      • Nutuk un neresinde “beni Vahideddin vatanı kurtarmak için samsun a yolladı” diye direk bu cümle ile yazıyor söylede herkes bilsin. Eğer gönderemiyorsan sen bir sayfasını bile okumadan uydurma bir tarih yazıyorsunuz demektir. Senin bu dediğini can dündar açıklamış bi izle bakalım kim yazmış Atatürk mü yazmış yoksa adı Falih Rıfkı Atay ismindeki bir gazatecinin Atatürkten duymuş gibi kendi hatıratında mı yazmış. Atatürkü vatanı kurtarmaya çalışırken Vahideddin ingilizlerin sözünü dinleyerek görevin bitmiştir İstanbul a geri dön diye çağırması bi vatan hainliği değilmidir. Atatürk askeri üniformasını niye çıkardı da harekatın geri kalan kısmını sivil vatandaş olarak gerçekleştirdi. O dönemde Kazım karabekir gibi askeri ordu komutanları sırtlarını İstanbul a dönerek sivil olan Atatürke hizmet etmiştir. Osmanlının yetiştirdiği askeri komutanlar durup dururken niye Atatürkle el ele verip halkı taruz a hazırlasınlar cevabı açık osmanlı ingilizlere teslim olmuştu tek yol vardı kurtuluş savaşı. Atatürkte bunu gerçekleştirdi. Falik Rıfkı Atay hatıratında Atatürke iftira atarak Osmanlıyı suçsuz göstermeye çalışmış olamaz mı buda ingilizlerin Türkiye de iç savaşların çıkması için oyunu olamaz mı belliki başarılı bi oyun olmuş ki 90 yıl geçmiş hala konuşuyoruz.

        Nutukta olsaydı can dündar falik rıfkı ataydan bahsedeceğine nutuktan bağsederdi hem kendinin tatmin olduğunu hissettirirdi hemde soru soran kardeşimizi tam anlamıyla tatmin ederdi. Doğruluğu hakkında kendi bile şüpheli.

      • @firat, nutukta vahideddin beni gönderdi diyor. Anadoluya gecince milleti kendine baglamak icin sultan vahideddinin kendisine verdigi fermani gösteriyor. Hatta ankaradaki mecliste bunlari anlatiyor. Sen daha bunlari bilmiyorsan, yani nutuku okumamissan, mecliste anlattiklarini bilmiyorsan bu adami neden savunuyorsun? Sana böyle empoze edildigi icin. Hala anlamiyor musun? Falih rifki atay kim? M. Kemalin kalemsörü. M. Kemal hayatta iken hatiralarini yazmis adam. Bunu dahi bilmeyen birisi neden m. kemali müdafaa eder? Sultan vahideddin ne zaman istanbula dön dedi? Dönme dedi. Ingilizler sana kötü muamelede bulunur dedi. Baska bir yerde istirahat et dedi. Sen tarihi nerden ögrendin? Telgraflarda böyle yaziyor. Karabekir ataürke hizmet etmistir diyorsun. Peki karabekir m. kemale hizmet ederken neden görevden alinmadi? Osmanli ingilizlere teslim olmustu diyorsun. Teslim olanlar kumandanlardi. Sultan vahideddin kumandan degildi, ordunun basinda degildi. M. Kemal idi ordunun basinda olan. M. Kemal idi filistin cephesinde ingilizlerden kacip 75 bin mehmetcigi esir veren. Sonra da padisaha telgraf cekip “ingilizlerle ateskes yapalim” diyen. Falih rifki atay osmanliyi neden sucsuz cikarmak istesin? Falih rifki basinda m. kemalin bir numarali adamidir. Ve bu adam chp milletvekilidir. Ve azili osmanli düsmanidir. Kardesim sen daha falih rifki atayi bile tanimiyorsun, ne diye m. kemali müdafaa etmeye kalkisiyorsun? Cünkü sana böyle bellettiler. Ve sen bu mevzuda hicbir sey bilmeden “savunmaya geciyorsun.” Bilmedigin bir sey hakkinda. Acaba neden? Hic düsündün mü?

  19. sevr anlaşması imzalanmıştır.Tevfik Paşa’nın, Türk topraklarını parçalayan, milli şeref ve haysiyetle bağdaşmayan bu antlaşmayı imzalamaması üzerine Damat Ferit Paşa tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik (Bölükbaşı) Bey Sevr Antlaşması’nı 10 Ağustos 1920’de imzaladılar

    • Osman, o sahislar hükümetin delegeleridir ve o imzalar anlasmaya kafi degildir. Anlasma olabilmesi icin meclise getirilmesi, orada görüsülüp imzalanmasi ve ardindan Padisah tarafindan da imzalanmasi gerekirdi. Ama bunlarin hic biri olmadi. Eger Ismet Inönü’nün Lozan’da imzaladigi anlasma Türkiye’de meclisten gecmemis olsaydi, Lozan da anlasma olmayacak ve yürürlüge girmeyecekti. Sevr hicbir zaman Padisah tarafindan imzalanmadi ve asla uygulanmadi. Zaten Padisah, bu mahiyette bir anlasma imzalamamak icin M. Kemal’i anadoluya göndermisti. Ama M. Kemal ihanet ederek batiyla anlasti ve sevr kadar agir olmayan ancak cok da hayrimiza olmayan lozan’i kabul etti. Padisahin sevri imzalamadigini ve zaten bunun bir anlasma olmadigini basta m. kemal ve inönü olmak üzere bircok kemalisti kaynak göstererek ortaya koyduk. Okumak icin buraya tiklayin:

      http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/17/padisah-vahdettin-sevri-imzaladi-yalani/

      Kraldan fazla kralci olmayalim…

    • sevr bir andlaşma değil projedir hiçbir zaman geçerli olmamıştır geçerli yapmayanlarda batılı devletler başta ingilizlerdir.Batılıların sevr diye gayesi yoktu gayeleri böyle bir devletti mustafa kemalde onların istediğinden başka birşey yapmadı.

      • Bütün Yönleriyle SEVR Antlaşması

        batılıların lozanda kaybetmelerinin intikamını sevr in gerçekleştirmeye çalışarak alma çabaları

        lozan anlaşması sırasında lord curzon ” şimdi bu masada verdiklerimizi yakında ekonomik zorluklar içerisine düştüğünüzde bir bir geri alacağız ” demesi

        bugünkü hareketin ilk liderlerinde olan adnan menderesin marshall yardımı planıyla, imf ye ve dünya bankasına üye olmasıyla Türkiye sömürülmeye başlandı. Lord curzon un sözünün ilk adımlarını adnan menderes atmış oldu. Bu gün bile amerika ile müttefiğiz dostuz diyoruz bunun temelleri işte bu yardımla atıldı. pkk yı başımıza salanlar da destekleyenlerde sözde müttefik ve dostlar demi….

      • @firat, sana ne diyeyim bilemiyorum ki. Mübarek meseleyi bilmiyorsun hala ne yazdiginin farkinda olmadan cevap vermeye calisiyorsun. Sevr anlasma degildir, projedir. Lozanda batililar bir sey kaybetmedi, fazlasiyla kazandilar. Bunu ismet inönü bile itiraf ediyor. Ekonomik zorluklara düsüldü ve m. kemal döneminde ingiltereden borc alindi. Marshall plani ilk degildi, zaten marshall plani inönü döneminde kabul edildi. Adi pkk olsun veya baska bir sey olsun, böyle bir sorunla karsilasacagimiz lozanin imzalanmasindan beri belliydi. Irak sinirlari daglik araziden geciyor. Iste bu hududlar teröristlerin isini kolaylastiriyor. M. kemal kürtlere “siz türksünüz” dedirtmeye calisir ve Islam kardesligi yerine türkcülügü ikame ederse pkk da cikar ypg de.

      • @fırat gelip buraya ağzının payını alıp alıp gidiyorsun halen daha doymadın galiba yüzsüz herif.İnkılap tarihi ile uyuşmuş kafanla burada sallama .Emin ol biz de çok duyduk o masalları.Senin söyleyebileceğinden fazlasını biz biliyoruz fırat sana ezberletilenleri bize de ezberletmeye çalıştılar ama biz beynimizi kiraya vermedik biz sorguladık ve araştırdık senden farkımız bu işte…Senin bildiğin kadar bizim unuttuğumuz var.

        serv bir proje olsun yada hadi bir antlaşma olsun,bu proje bu topraklara neden dayatıldı?durup dururken mi?
        bu işgal ve yıkımı getiren ağır dayatmanın nedeni kaybettiğimiz 1. Dünya savaşı dır.
        Fırat bunlar inkılap tarihi derslerinde yazmaz okullarda anlatılmaz iyi oku bu satırları;

        savaşı kaybettiğimiz ve serv mondros ve işgallere neden olan 1. dünya savaşında filistin ve ortadoğu topraklarımızda üst düzey komutanların başında senin kemal geliyordu fırat.
        Senin kemal filistin ve ortadoğu topraklarını resmen ingilizlere hediye eden ağır yenilgiler aldı.O toprakların hem maddi hem manevi önemi nedeniyle osmanlı en iyi ordularını oraya verdi zaten ingilizlerin de gözü oradaydı Anadolu da değil.Senin kemal ne haltlar yiyip nelere neden olduğunu anladın mı şimdi?Burada bundan bahsedilmesi neden zoruna gitti fırat gocunacaksan git anıtkabire gocun bize değil.

        Bak İngilizler sanayii devrimi yaptı.Avrupa da yeni teknoloji için gerekli hammadde yoktu.Bu nedenle başta ingiliz krallığı ve avrupa gözünü hammadde ve petrol bakımından zengin olan ortadoğu topraklarına dikti.O topraklar da halifelikte Osmanlı da idi.İşte bu büyük bir savaşın nedeni.1.Dünya savaşının nedeni tamamen bu.Avrupalıların kendi içindeki sürtüşmesi değil.Bunlar yalan.1. dünya savaşı petrol için ortadoğuya hakim olmak ve halifeliği islam üstünlüğünü yok etmek 2. dünya savaşı ise avrupalıların kendi aralarında en büyük pastayı ben yiyeceğim kavgası ve israilin kurulması amacıdır.1. dünya savaşında tek Amaç Osmanlı yı savaşa çekmekti.Bu oldu.Burada Osmanlı hanedanlığı neden savaşa girdi diye suçlanamaz.Çünkü avrupa ve ingiltere çeşitli yollarla Osmanlı topraklarında isyan ve savaş çıkarmaya çalıştı asırlardır.Bu uzun yıllardır vardı.Hanedanlık bunun farkındaydı.O savaşa girmese bile eninde sonunda ingiltere ve avrupalı emperyallerle kozlarını bir şekilde paylaşacağını biliyordu Osmanlı hanedanı.

        Senin kemali daha öğrenciyken özgürlük/hürriyet/cumhuriyet safsatasıyla fransız ve ingiliz derin odaklar kandırdı.Padişaha hanedanlığa yönetim sistemine isyan ettiler.Bu moda oldu gençlik akımı oldu iyi bir halt yediklerini sandılar.Taa 2. Abdulhamit ten beri bu sürdürüldü.O zamandan beri amaçları maddi anlamda hammadde yüklü ortadoğuya sahip olmak manevi anlamda da yahudi krallığını yeniden diriltmekti.Burada tek engel doğal olarak Osmanlı hanedanlığı idi.Kemal de ismette bu oyuna alet oldular.senin kemal hiç düşünmedi mi avrupalıların ingilizlerin özgürlük/cumhuriyet dolduruşuna gelirken acaba ingilizler neden kendi krallarını düşürmek için uğraşmıyorlar Osmanlı hanedanlığını yıkmak için uğraştığı kadar?Bugün bile avrupanın çoğu ve ingiltere krallıkla yönetiliyor.Avrupalı tüm krallıklar bugün süper güç neden acaba fırat?sömürgelerden dolayı olmasın?Fırat ben hanedanlık yandaşı yada cumhuriyet karşıtı falan değilim ben gerçeği mantıklı bir olguyu saklanan hiç konuşulmayan sorulmayan şeyleri söylüyorum.

        Kemal paso yenilerek ortadoğu ve filistini ingilizlere emperyal avrupalılara teslim etti.
        Bunların gözü Anadolu da değildi.Gözü filistin de ortadoğu da ve osmanlı hanedanlığının/halifeliğin üstündeydi.

        savaş bitti lozan antlaşması yapıldı ne oldu lozan dan sonra bugüne bak fırat;

        filistinde israil devleti kuruldu.

        ortadoğu ingilizler fransızlar tarafından bölüşülerek hammadde ve petrol sömürüldü
        Osmanlı hanedanlığının yıkılması afrika kıtasını da etkiledi afrika kıtası tamamen daha kolayca ve bugüne hatta daha ileri bir geleceğe kadar sürecek şekilde uzun vadede avrupanın sömürüsüne açıldı.

        burnumuzun dibine dek Türk adaları yunana verildi.yunanlılar egeye girdi yaktı yıktı astı kesti.araştır lozanda yunanlılar zarar verdi ama tazminatı yunana biz ödedik.üstüne adaları kıbrısı verdik.kıbrıs sonraları barış harekatıyla bölündü kktc kuruldu şimdi rumların kontrolünde yeniden tek kıbrıs olmak üzere kendini fesh etme yoluna girdi ne yazıkki kktc.

        tarihte savaş kazanıpta antlaşma yaparak bu kadar taviz ve toprak kaybeden tek ülke Türkiye antlaşma da lozan antlaşmasıdır.bu ”Türkler savaşı cephede kazanır ancak gel gör ki masada kaybeder” deyişinin perçinlenmesidir.

        ingilizin başına bela olan padişah/halifelik yok edildi.Türklerin başına cumhuriyet demokrasi getirilerek özgürleştirildi.Gel gör ki ingiltere ve çoğu avrupalı ülke krallıklarını korudu onlara nedense cumhuriyet ve demokrasi gerekmiyordu.Bugün krallarının önünde diz çökerek süper güç konumuna gelmiş avrupayı yakalamak oldu bizim var oluşumuzun amacı hep.Bu yakalama/muassır avrupai medeniyetler seviyesine ulaşabilme işi ise ahirete dek sürecek gibi duruyor bu kemalist kafayla gidersek.kemalizmin amacı da bu zaten her daim avrupanın kuyruğu olarak kalmak.

        cephelerde ingiliz avrupalı emperyallerin başına bela olan Türk islam kültürü ve şehitlik onuru avrupai yaşam ve özenticilikle sabote edilerek aşağılandı gericilik yobazlık olarak görüldü anayasa bunun üzerine kuruldu.Dindar insanlar okullardan kamudan ordudan yargıdan devletin tüm dinamiklerinden yasalarla kovularak dışlandı.Kurduğu partiler faşistçe kapatıldı oy verdiği insanlar zalimce asıldı.Yasaklar ve baskılarla bu vatanın Fakir halkı ezildi haddi bildirildi.Bunu yapan sözde kurtarıcısı da kovduğu padişahın saraylarında içki kadın /müzikle gününü gün etti.

        bu kafa yapısı bu yönetim zihniyeti de günümüze dek geldi.kime kızacaksın şimdi fırat?Bize mi?Bana mı? kızmak kavga etmek bize bir şey kazandırmaz.Bu zamana dek bu ülkede hep kızgınlık kavga oldu bu da taa osmanlı nın fatih in yavuz un 2. abdulhamit in zamanından beri bugünde bu ülke üzerinde avrupalı emperyallerin oyununun sonucu.Bu oyunda da birisine kurtarıcı rolü verildi diğerlerine de kurtarılan rolü.Kazanan ise emperyaller oldu bugün globalleşen dünyaya baktığımızda bunu açıkça görüyoruz fırat.Kemal in ne kadar yanıldığını yanlış biri olduğunu okudukça gezdikçe yaşadıkça gittikçe dahada açık bir biçimde görüyoruz.

    • Son imza Padişahındır, Pafişah tarafından imzalanmayan hiçbir antlaşmanın hükmü olmaz. Bu doğrultuda Sevr metni altına Padişah imza atmamıştır, atmadığı içinde geçer tarafı olmamıştır.

      Heyetlerin alt bürokrasinin imzaları ile son nokta olan Padişahın imzasını karıştırmayın artık.

  20. Allah sizden razı olsun.İnşallah gerçekler bir gün açığa çıkacak.O gün bu masum ama cahil mustafa kemal tutkunlarının pişmanlıklarını göreceğiz inşaallah.

    • Gercekler ortada, sadece görmek istemeyenler göremez. Atatürk´ün Türkiye Cumhuriyetini kurmasi cok güclerine gitmis…Onlar ingiliz mandasi altinda yasamayi kabullenmis ve Atatürk´e vatani kurtarmamasi icin idam fermani verenlerin torunlarindandir. Ne kadar zorunuza gitmis…100 yil sonra hala ayni acilari cekmeye devam etmenize cok üzüldüm.

      • ObjektifOlalim rumuzlu arkadasim, biz zaten M. Kemalin kabul ettigi lozan ile Ingiliz mandasi olduk. Ingilizlerin isine gelen herseyi yaptik. Dilimizi, dinimizi, kültürümüzü herseyimizi atip batililarin istedigi gibi yaptik. Idam fermani ise ingiliz baskisiyla verilmisti. Bu hususta gerek m. kemal, gerekse fevzi cakmak pasa Padisahi müdafaa etmislerdi. Onlar müdafaa ederken, sen nicin tenkid ediyorsun? Bazi seyleri anlamaya calisin. Okumadan, bu mevzularda kafa yormadan, sadece oradan buradan duydugunuz veya bir-iki yazi okudugunuz seylerle insanlar hakkinda hüküm vermeyin. Bunun vebali agir olur. Su yaziyi okumani tavsiye ederim kardesim:

        http://belgelerlegercektarih.com/2012/11/14/ataturke-verilen-idam-fetvasindan-dolayi-sultan-vahidettine-hain-denilemez/

      • Bunların osmanlı torunları olduğundan da şüpheliyim neyin husumeti anlamış değilim bu kafayla giderseniz gideceğiniz yer belli orası çok sıcak

      • adatuk vatanı kurtarmak için yunanlıları geri püskürten çerkez Ethem i bile bu vatanı düşmandan neden kurtardın diye meclis vekillerinin itirazlerine rağmen binbir o..rplukla hain ilan etmiştir bu gerçekleri sizin gibi kör köleler örtemeyecek bu milleti zorla latinleştiren düzen ayakta kalamayacak yıkılacak er geç nedeni de bu ülkede inançlı insanların yaşaması bizim bu maneviyatın sayesinde bu ülkede nefes alan zihniyet daha dünyadan bi habersiniz dostu düşmanı ülkenin hainlerini göremeyecek kadar kör ve şuursuzsunuz. ACİZ siniz…Dostunu düşmanını aklı olmayan bir hayvan bile bilirken sizin bilmemeniz hakikatı görememeniz çok vahim. emperyalizmin ürünlerini kullanır onların tasmasını takarsınız onlarla savaşanları eleştirirsiniz mantık yok sizde ikiyüzlüsünüz zavallısınız..

  21. Merhaba çalışmanızı merakla okudum ,beni doğru tarihe yönlendirebilecek bir yazardan Atatürkle ilgili gerçekleri öğrenmek istiyorum.Böyle bir çalışma var mıdır çok sıkılmadan okuyabilecegim bir kitap mesela önerebilir misiniz ?Böyle yavaştan baslayabileceğim…

  22. Yazılar araştırmalaar iyi hoş güzel ve takdir edilir cinsten ama sadece belli bir kesimi hedef alıp yazmamalısınız.Gemicikleride yazalım madem tarafsızız madem hırsızlıgı savunmak pek tabıkı ahmakça.Ozaman gunumuzde yapılan soygunları ve hırsızlıklarıda gormezlıkten gelmıyelim dimi ama.İşte ozaman tarafsız olduğunuza inanırım.Ama zannetmiyorum onlar hırsız değiller dimi 🙂 Gemiciği herkes kolaylıkla alabilir doğru …

  23. Admin kardeşim bütün konuyu ve yorumları okudum. Sabırla her şeye cevap verdin ve de kaynaklı. İyi ki de verdin ben bile artık herhalde yazamaz bundan sonra utanır dedim ama onlar her “slogana” baş vurmaktan geri durmadılar. Slogan diyorum çünkü; kalıplaşmış uç beş meseleyi ısıtıp ısıtıp önüne koydular. Dersine iyi çalışmışsın ve hadlerini bildirdim ama yine en sonunda biri gemicik dedi bir şey dedi. Ben seni anlıyorum bu insanların ahir akıbetleri için telaslisin ama ahir zamanda hakikat ile zahir görünen birbirinden farklı olduğu için insanlar ayırt etme yetilerini kaybetmişler. Beyin yoklamasına maruz kalmışlar. Uyandırmak mümkün değil. Ama şu da bir gerçek isteyen arayıp buluyor, bazıları ise kabul edemiyor lakin bir grup daha var ki; kimliğinde Ahmet Mehmet yazmasına rağmen kendisi düşman milletlerden ve maaşlı şekilde ortalığı bulandirmak için 7-24 mesai yapıyorlar. Bunları su şekilde anlayabiliriz; bütün hezeyanları ispat ile çürütülse dahi utanmadan daldan dala alakasız konulara atlayıp kafa bulundurmaya çalışırlar. En son gemicik yazan arkadaş gibi. Gemicik yazan arkadaş öyledir demiyorum ama büyük ihtimalle o tiplerin fikirlerinin etkisi kalemine de yansımış.

    Selametle

  24. Yazıları ve yorumları sabırla okudum kaynaklar paylaşıyorsun . Kimi zaman kaynak paylaşmadan atatürk öyle dedi böyle dedi diyorsun sanki o an yanındaymışsın gibi . İşin komiği 100 yıl önce yaşananları kendince gün yüzüne çıkarmışsın , hadi diyelim ki dediklerinin hepsi doğru atatürk de ajan . Hadi diyelim öyle varsayalım . Madem tarafsız bi adamsın herşeyi gün yüzüne çıkarıyorsun . Asıl bu zamanda yaşananları meydana çıkar fethullahla tayyibin zamanındaki dostluğunu da ortaya serde o zaman görelim tarafsız mısın adam mısın değil misin . Kasetlerin hiç birinin montaj olmadığını yapılan hırsızlıkları , rüşvetleri ortaya ser adamsan tabi madem o kadar Allah,din,şeriat diyorsun tarafsızlığını göster kirli oyunları çıkar ortaya. Ama tabi senin İslamında bir yere kadar . Bunu hissedebiliyorum . Allah diyene karşı çıkamamak . Oldu Allah dedi diye karımıza kızımıza tecavüz etsin hırsızlık yapsın . İki yüzlü değilsen kabul edersin . Tabi bu günlerde iki yüzlü yalaka olmayan insan sayısı çok az . Seninde ne mal olduğunu anlarızz eğer kabul etmessen .

      • Guzel bir calisma olmus belgeler anlamak isteyene cok sey ifade ediyor resmi tarihi bile olaylarin kronolojisine gore degerlendirip mantikli bir sekilde incelediginiz takdirde benzer sonuclara ulasmaniz mumkun.

  25. Guzel bir calisma olmus belgeler anlamak isteyene cok sey ifade ediyor resmi tarihi bile olaylarin kronolojisine gore degerlendirip mantikli bir sekilde incelediginiz takdirde benzer sonuclara ulasmaniz mumkun.

  26. Merhaba yazar arkadaşa yazdıkları için teşekkürü bir borç biliyorum içtenlikle söylüyorum. eğer istanbulda ikamet ediyorsanız oturup tanışmak çok isterim tarih hakkında yıllardır puzzle birleştiremediğim çok şeyin cevabını sadece şu makalenin içinde buldum hem sorularla hem cevaplarla fırat adlı kişinin her yazısına üşenmeden cevap vermeniz ve bilgilendirme sabrınıza çok şaşırdım hepsini okurken herhalde bitecek şimdi biter diye beklerken yenisini gördüm. o arkadaşta kafayı takmış durumda:) tekrar emeğinize sağlık. her yazınızın takipçisi olacağım.

  27. Yazılan ‘yorumları’ sadece göz ucuyla dahi okusanız , kemalist geçinen şahısların , sunulan vesikalara verilecek bir karşılık bulamadıklarında hemen zihniyetlerini hakaret ederek kendilerini aklamaya çalıştıklarını görebilirsiniz. Bunların zihniyetinde ,düşünceye , eleştiriye tahammül yok , meseleleri konuşmaya tahammülleri yok , bunlar izleyici tribünlerine oynayıp ancak provoke etmeye çalışan zihniyetlerdir. Edepsizden ilim zuhur etmez , ancak malumat satarlar . Yıllarca bunu yaptılar , Yarasaların hatırı için güneş doğmaktan vazgeçmez . Yazar arkadaşa buradan teşekkür ediyorum , Olgunluğun en bariz göstergesi dedikodu ve iftiraya tahammüldür. Sadece bu tahammül göstergesi dahi verilen bilgi ve kaynakların tutarlılığına kanımca delildir.

  28. Yazılan ‘yorumları’ sadece göz ucuyla dahi okusanız , kemalist geçinen şahısların , sunulan vesikalara verilecek bir karşılık bulamadıklarında hemen zihniyetlerini hakaret ederek kendilerini aklamaya çalıştıklarını görebilirsiniz. Bunların zihniyetinde ,düşünceye , eleştiriye tahammül yok , meseleleri konuşmaya tahammülleri yok , bunlar izleyici tribünlerine oynayıp ancak provoke etmeye çalışan zihniyetlerdir. Edepsizden ilim zuhur etmez , ancak malumat satarlar . Yıllarca bunu yaptılar , Yarasaların hatırı için güneş doğmaktan vazgeçmez . Yazar arkadaşa buradan teşekkür ediyorum , Olgunluğun en bariz göstergesi dedikodu ve iftiraya tahammüldür. Sadece bu tahammül göstergesi dahi verilen bilgi ve kaynakların tutarlılığına kanımca delildir.

  29. böyle gerksiz bir yazıyı baştan sona okumadım ama, madem öyle neden ingilizler istanbulu terk ettiler ?
    siz vatan hainisiniz, esas siz ingiliz uşağı ve ajanısınız,,
    siz beyni yıkanmış vatan hainleri, siz böyle bir küstahlıkla bu yazıyı bile babası belli bir şekilde yazabilmenizin bile tek sebebi Atatürktür, ona minnettar olmanız lazım,
    yoksa siz babası belirsiz bir şekilde, ananızın sizi kerhane köşelerinde mi doğurmasını istiyorsunuz ? veya Atatürk olmasıydıda ingiliz kuşatması altında hristiyan olarak mı doğmak istiyorsunuz ?

  30. Cem alevi ismi. Maalesef bizim ak dediğimize bunlar kara diyor. O kadar açiklikla dökülmüşki her şey ortaya. O kadar olur.sadece türkiyenin ataturku var siz oyle zannediyorsunuz öyle değilmi. İngilizin fransizlarin girdikleri her ülkeden böyle ataturkler çikti. Onlarcasindan belkide. İngilizin fransizin dediğini yapanlar. Hep o ülkelerin ataturku oldu. Bakin habip burgiba. Oda islami eziyordu tunusta. Musluman olsa zaten lider olamayacak. Geçen asirda İslam ülkelerindeki islami ezen liderleri kim getirdi zannediyorsunuz siz. Kukla yönetimlerdi onlar.
    Bizim bati ile savaşimiz30 ekim 1918 de bitti. Oradan ötesi savaş değil düzeni değiştirme amaçli işgaldir. Yunan ile savaşda diğer işgalcilerin kurgusudur.gerçek savaşlarda 7000 değil 700000 den fazla insan Ölür. Milyonu bulur kayiplar.amaç yunan atiliyor gibi gostererek ayni zamanda osmanliyi atmak bu ulkeye konmaktir. Konanlarda sabetaycidir. Bu millet hakkinda böyle aşağilayici ifadeler kullananin bu milletin inancina garezi olduğu açiktir. Mustafa kemali sanki bu milleti yaratanmiş gibi ilahlaştirmak akil mantik işi değildir. Onu haşa Allahin yerine koymaktir.
    Düsünün bir kere. Birisi var ben sizi kurtardim duşmanlari yenip atarak diyor. Ama hep duşmanlarin kanunlarini aliyor onlarla yonetiliyoruz. Birde savaş tazminati oduyoruz yendim dediklerine millet olarak. Ülke sefalet içinde ama her tarafa heykeller yapiliyor. O toplum o heykellere muthiş saygi duymak zorundan birakiliyor. Taparcasina. İyi bir insan ve gerçekten bu halki kurtarmiş olan birisi koskoca bir milleti heykellerinin altinda ezerek aşağilarmi. Bir millet dusunun ki bir heykel kadar bile …..siz anlayin artik. Ben yazmayayim. Hem milleti aşağilarlar hem bunu açiklayani çarpiverir bu sabetaycilar.

    • Hayir efendim siz aki kara yapmak icin ugrasiyorsunuz,
      Suna bir cevap alayim lutfen : Adamlar ulkeyi parcalara ayirip bolusmusler, 500 kusur senedir geri almak icin plan yaptiklari istanbulu da isgal etmisler, sonra bunlara rahat batmis, Myatafa Kemal’i ajan yapmislar, canim sen git doguda yoktan varet, sonra bizi bu topraklardan sur ve cumhuriyeti de kur, bize hepten rakip ol, Ulkendeki coban cocuklarida egitim alip bakan, basbakan , hatta cumhurbaskani olabilsin mi demisler ?
      Sonra dunyanin bir cok yerindeki bircok devrimciler de aeni ornek alip ( Kuba gibi ) Amerikaya ve bize kafa tutsunlar mi demisler ?
      Adamlar harbiden buyuk akil tutulmasi yasamislar.
      Istanbulu fetih eden ne buyuk komutan ise ? Istanbulu dusman isgalinden kurtaran da buyuk komutan olmuyor mu ?
      Iste siz aka kara dediginiz icin biz al diyoruz

  31. Cem herkes alacağini 30 ekim 1918 e kadar aldi. Wilson prensipleri daha 1918 in başinda diyor. Türkler bariş istedikleri taktirde kendi yaşadiklari topraklarda onlara bagimsizlik hakki taniyacağiz diye. Yani isgal osmanliyi kaldirip mustafa kemali getirmek icindi. Mustafa kemal kimseyi atmadi. Haydi yunani atti diyelim. Yahu türkiyenin bir bölgesi kadar. O zaman 4 milyon kadar nufusu var. Yunani yenmekle Ataturk olunurmu yahu. İstanbuldan yukluyor ingiliz osmanli silahlarini çetecilerden yolluyor mustafa kemale sen hala ingilizi ve diğer duşmanlari mustafa kemal atti diyorsun. Güneyde turk katliami yapan fransizlar istanbuldan anadoluya silah taşidilar. İrlandalilarda taşidi. Fransiz ankara hukumetine top satti.italyan silah satti. Sen istanbulu kurtarmaktan bahsediyorsun. İşgalciler istanbulu ve anadoluyu osmanlidan kurtarip mustafa kemale verdiler. Sabetayci yönetimi getirdiler ülkeye. Onlara neden böyle bir iyilik yaptilar biliyormusun. Sabetaycilar balkanlarda ve 1. Dunya savaşinda osmanlinin çokuşunu kolaylaştirdiklari için. Mustafa kemal ingilizler sayesinde ülkenin başina geldiğine bakti. Bi gemiyle yola çikacan bir dunyayi ülkeden atacan. Onu o gemiyle anadoluya gönderende ingilizdi. O gittikten sonra istanbulda şişlideki evinde kalan zubeyde hanimin can guvenliğinide sağlayan ingilizdi. Anadoluya yunani atmaya çikiyor mustafa kemal, istanbuldada var yunan daha gitmeden evvelinde. Önce onlari atmasi gerekmezmi. Yendikdediği ülkelere 1945 e kadar savaş tazminati ödedi kemalistler. Yunan bati anadoluyu baştan aşagiya yaktiği halde bize savaş tazminati vermedi. Ufacik bir araziyle kandirildik. Lozanda galipler tarafindaydi yunan. Ata alabilse kendi doğduğu yer olan selaniki, bati trakya ve adalari alirdi. Kibris bizimdi. İngilize kiralamiştik. Savaşsiz elimizden çikan yerin bize iadesi gerekir orayi alamadi. Musul 30 ekim 1918 de bizimdi. Halepte öyle oralarida geri alamadi. Kuba ABD ye kök sokturmuş bundan mustafa kemale pay çikartmaya uğraşiyorsunuz. Allah akil fikir versin daha ne diyeyim.

  32. Bn Atatürk ü severim tıpkı Osmanlı ve daha önceki Türk atalarımı olduğu gibi. Siz diyorsunuz ki yapılan savaşlar, verilen onca şehitler yalan veya öle bişey yok doğrumu anlamışım? Kurtuluş mücadelesi ve verilen şehitler okadar açıkken nası inkar edersin? Düzmece bir savaş olabilirmi? Osmanlının son dönemlerini yani 100 yıl boyunca savaş kazanamadığını, teknolojide, ilimde ve fende geri kaldığını İslam dininin hurafelere teslim edildiğini hepimiz biliyoruz. Arapların halifeliğin Osmanlıda olmasından rahatsız olduklarını, Osmanlı Devleti tarafından 1839 yılında Gülhane Hattı Hümayunu ile başlatılan Tanzimat reformlarını, Arapların dinsizliğe yöneliş şeklinde görmeleri ve Türkleri İslâma, Kur’an hükümlerine ihanet etmekle suçlamaları… Tanzimat fermanında yer alan özellikle “Hıristiyan ahaliye eşit ve kanun dairesinde muamele edileceği” konusundaki hükümlere istinaden Osmanlı Devleti’ni “halifeyi şeriata” yani kutsal yasalara aykırı iş görmekle suçlamalarını, Bir kısım Arap aydınının ise kendi halklarına ve batı dünyasına özetle; “…İslâm dinini geliştirmekten alıkoyan Türklerdir. Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleri ve Arap ülkelerini fethetmeleri sonucunda İslâm dini bozulmuş ve kendine özgü niteliklerinden uzaklaştırılmıştır… Araplar, Türk egemenliği altına girmemiş olsaydı, bugün yeryüzünün en ileri, en uygar ve güçlü bir toplumu olurlardı…” [4] İfadeleri etkisinde kalan bir kısım Arapların, Türkler hakkında olumsuz düşünmeleri, bunlar çeşitli belgelerde yazıyor ki bu belgeler devlet arşivlerinden alıntı. İnkar mı ediyorsunuz? Cumhuriyetin ilanından sonra sanayide, ilimde, fende, eğitimde yapılan sıçramaları inkarmı ediyorsunuz? Atatürkün kutsal kitabımımızı anlayalım diye Türkçeye çevirdiğini, isteyen islamı öğrensin diye imamhatipleri açtığını inkarmı ediyorsunuz? Diyorsun ki okullarda evrim teorisini okuttu evet okuttu çnkü bunlar bilimsel çalışmalardı ve doğru yada yanlış bilimsel araştırmaları insanların takip etmesi bilmesi gerekir bunun neresi yanlış? Ki bu zamanda bilimsel araştırmalar evrimin doğruluğunu kanıtlar nitelikte ( ilk insan primatlar falan hemen maymundan geldiğimizi kabul ettim sanmayın çnkü evrim böyle demez araştırmaları okuyun derim) insanları bilime yönlendirmenin neresi yanlış? Yazdığınız bütün makalelere Sinan Meydan, İlber Ortaylı, Osman Pamukoğlu gibi tarihçi ve komutanlar kitaplarında arşivlerden incelenmiş belgelerle ve bu belgelerin fotoğraflarıyla cevap vermişlerdir siz hala kişilerin yazdığı kitapları kaynak gösteriyorsunuz adamlar devlet arşivlerinden anlatıyor sizce hangisi doğru? Sizler islamı kullanarak önce Türklüğü sonra cumhuriyeti son olarak bağımsızlığı bitirme niyetindesiniz. Çok sevdiğiniz sultan Vahidettin zamanında İngilizler kendilerini İslamın koruyucusu ilan etmedilermi buna Vahidettin müsade etmedimi ?

    • @Ahmet, sorunu buraya alayim: “Siz diyorsunuz ki yapılan savaşlar, verilen onca şehitler yalan veya öle bişey yok doğrumu anlamışım?”

      Yanlis anlamissin öyle bir sey demiyoruz, kimsenin de böyle bir iddiasi yok. Fiilen savasildi. Ancak bu savastan evvel netice belliydi. Cünkü savasi planlayanlarin hesabi buydu. Yazilarimizi dikkatle okuyun. Osmanlinin ilimde fende geri kaldigi falan yok, bati, amerikanin kesfinden sonra haksiz ganimetler elde etti ve bunun neticesi olarak hizli bir sekilde ilerledi. Mesele bu. Araplarla alakali yaptigin alinti ise ingiliz propagandasinin etkisiyle arap aydinlari arasinda olusan kanaattir. Bu arap aydinlarin cogu hristiyan araplardi. Serif hüseyin ve birkac bedevi disinda Türklere ihanet eden müslüman arap yoktu. Araplara “Türkler sizi isgal etti, sizi sömürdü ve geri birakti” seklinde propaganda yaparlarken, bize de “Araplar sizi arkadan vurdu, araplarin dini sizi geri birakti” diye propaganda yaptilar. Cumhuriyetin ilanindan sonra ilimde fende egitimde vs. sicrama falan yoktu. Mesela egitimde özellikle okuma yazma meselesinde sicrama olmadigini bugün rakamlar gösteriyor. Buna dair asagida baglanti verecegim. Sanayide ise birkac fabrika kurulmus ve bunlar müspet bir netice hasil etmemistir. Nitekim Türkiye ekonomide özellikle almanyaya bagimli hale gelmistir. Zaten ikinci dünya savasinda almanyaya karsi cephe alamamizin bu bagimlilikla alakasi vardir. Daha m. kemal döneminde almanya ve ingiltereye ciddi miktarda borclanilmistir. Acilan fabrikalarin cogu ise CHP’lilerin cebini doldurmustur. Bunu m. kemalin adamlarindan falih rifki ve yakup kadri kitaplarinda anlatir. “Aferizm” diye bir kavram var, onu arastir istersen.

      M. Kemal’in Kur’an’i Türkce’ye cevirtme meselesi öyle kemalistlerin iddia ettikleri gibi degildir. M. Kemal bir kere vahye inanmiyordu. Bunu kendisi de itiraf ediyor. Elmlalili tefsiriyle M. Kemalle alakasi yok. Onun bir tercüme istemesi baska bir maksada mebnidir. Asagiya bununla alakali bir baglanti ekleyecegim, okursun. Ayrica M. Kemal imam hatipleri kaldirmistir. Hatta okullardaki din derslerini kaldirmistir. Bu yüzden bir milletvekili chp kurultayinda halkin su sikayetini dile getirmisti: “ölülerimizi yikayacak imam bulamiyoruz!” Darwinizm bilimsel falan degil, resmen uydurmadir. Sen din derslerini kaldiracaksin ve bunun yerine darwinizmi “bilim” adina müslüman cocuklara okutacaksin. Bununla da kalinmadi, din dersi verilmedigi gibi tarih derslerinde Kur’an’in vahiy olmadigina dair m. kemalin fikri müslüman cocuklara okutuldu. Bu dinsizlikten baska bir sey degildir. Bize cevap verdiklerini iddia ettigin kisilerin yalanlarini asil biz belgelerle cürüttük. Ilber Ortayli ise Islam’da laiklik yoktur diyerek asil meseleye son noktayi koymustu.

      Sultan Vahideddin’in ingilizler lehine söyledigi sözler ingilizleri oyalayip anadoluya gönderdigi M. kemal’e vakit kazandirmak icindi. Aslinda kimin ingiliz ajani oldugunu inkilaplara bakarak görebilirsiniz.

      Bizim Islam’i kullanarak bagimsizligimizi bitirmek istedigimiz yönündeki iddia, sizi bizlere karsi kullananlarin ve bugüne kadar devam eden sömürü düzenini devam ettirmek isteyenlerin iftirasidir. Cünkü sömürü düzenini tesis edenler, kendilerine bagli kitlelere, karsi tarafin “bagimsizligi” tehdit ettigini söyleyerek korku pompaliyor, bu suni korkuyla da sizin “aklinizi” devre disi birakip “mevcut sistemi koruma” güdünüzü-refleksinizi-hissinizi harekete geciriyorlar. Siz de bu tuzaga düsüyorsunuz. Böylece düsünmeden sorgulamadan size sunulan delillere ragmen karsi cikiyorsunuz.

      Yukarida sözünü ettigim baglantilar:

      http://belgelerlegercektarih.com/2013/05/12/osmanlilar-okur-yazar-degil-miydi/

      http://belgelerlegercektarih.com/2014/08/25/harf-inkilabi-ise-yaradi-mi/

      http://belgelerlegercektarih.com/2012/08/18/ataturk-elmalili-hamdi-yazira-kuran-tefsir-ettirdi-yalani/

      http://belgelerlegercektarih.com/2012/06/14/m-kemal-ataturk-din-derslerini-ve-imam-hatipleri-kaldirmadi-yalani/

  33. Güneş balçıkla sıvanmıyor. Öncelikle çanakkale, ve Milli mücadeleyi iyi okumak iyi anlamak gerekiyor. bu ihanet şebekesi eminim, sakarya da, dumlupınar da, cepheden kaçanların, kubilayı katledenlerin, torunları.

  34. Neyi savunmaya çalışıyorsun anlamadım ki. He ihanet etti. Laiklik yani sana göre dinsizlik empoze edildi, öyle bir devlet yapısı çizildi. Türk tarihi islamdan sonra bozguna uğramadı mı? Şuan fikirlerini paylaşabildiğin bu internet sitesi ve sosyal medya’da sahip olduğun özgürlükler hangi islam ülkesinde var. Batı neden hep pis kaka. Tamam batı toplumu bizim kadar vicdan ve birlik duygusuna sahip olmayabilir. Dinin en radikal şekilde yaşandığı ülkeler sadece halk şii devlet sünni diye mi böyle? M. Kemal’e karşı nasıl bu kadar vicdansızca saygısızca ihanet yaftası atabiliyorsunuz? Bir de bunu herkes yanlış biliyor ben doğruları tüm tarihi biliyorum özgüveniyle nasıl yapabiliyorsunuz? O tarihlerde olması gereken buymuş ve öyle de yapılmış, halen saygı duyulan bu insana duyduğunuz kin ve öfkenin sebebi ne. Yargılamak için neden bu kadar çabalıyorsunuz. Açıkca yaşadığın toprakları ve şuan ki cumhuriyet otoritesini kurmuş insana, ayıp değil mi? Din ayrı bir tartışma konusu bile olamaz. Ve ülkede oluşturulan din karşıtı baskıyı tek bir insana mal edemezsin. Din karşıtı ve dinsizliği empoze etmek istedi de. Koca bir ülke. Kimse mi karşı çıkamadı. Nasıl o kadar saygı gördü. Neden öldüğünde koca bir ülke yas’a boğuldu. Belki duymamışızdır olmuştur ya da olmamıştır bilemiyorum. Ama sanmıyorum ki öldüğünde ”kurtulduk” diyenler olmuştur.

    • @M, Laiklik dinsizlik diye empoze edildi ama laiklik zaten Islam’a aykiridir. Türklerin en büyük devleti Müslüman olduktan sonra kurulmustur. Bu hususta tarihciler ittifak halindedir. Burada fikirlerimizi paylasmak kemalizme ragmendir. M. Kemal döneminde Kazim Karabekir Pasa gibi Sark Fatihi bir kumandanin bile hatirati kemalistler tarafindan yakilmistir. Yani bugünkü “kismi” özgürlügü bu halk kemalistlere ragmen elde etmistir. Bu ülkede “Allahu Ekber” seklinde tekbir almak bile yasakti. M. kemal’in görüsüne aykiri sekilde milli mücadele hatirati yazmak bile mümkün degildi. M. Kemale iftira atmiyoruz. Kaynaklarini belgelerini takdim ediyoruz. M. Kemale saygi duyulmasi onun üzerinden rant elde etmek icindir. Onu, kendi ideolojilerine kalkan olarak kullaniyorlar. Mesele bu. Bugüne kadar bunu hala anlamamissaniz diyecek bir sey yok. Bu topraklari ona borclu degiliz, bunu halk basardi hatta fazlasini basaracakti ancak M. Kemal batiyla anlasinca bazi yerleri, vatan topragini maalesef kaybettik. Din karsiti baskiyi neden bir adama maledemiyoruz? Sözde “kurtulus”u bir adama malediyorsunuz ama. Böyle bir söz kabul edilemez, cünkü bu baskiyi icra eden bizzat kendisiydi, ondan sonrakiler ise onun ilkeleri dogrultusunda baski uyguladilar. Koca bir ülkede neden kimse ona karsi cikmadi diye sormussun. Anlasilan bu meselelerde pek malumatin yok. M. kemale bircok insan karsi cikmistir. Kurtulus savasina baslayan ve “ilk besler” olarak bilinen zatlarin hepsi “kurtulus”tan sonra m. kemale karsi cephe almislardir. Bunlarin isimlerini yazayim, kazim karabekir pasa, refet bele pasa, ali fuat cebesoy pasa ve rauf bey. Ayrica halk da karsi cikmistir. Kurulan daragaclari ve istiklal mahkemeleri bunun delilidir. Baska bir delil ise m. kemalin kurdugu chp’yi bu halk asla tek basina iktidar yapmamistir.

    • 1. meclisin başına sonradan neler geldiğini, yerine gelen meclisin nasıl se az biraz araştırın derim ki 1.meclis Cumhuriyetin tek ve şartlar içerisinde en demokrat meclisi idi.

    • M. Bak kardeşim. Neden öldügünde koskoca bir ülke yasa boğuldunun cevabi şudur.
      Ülkenin 1923 teki nufusu 12.5 milyondur. Bunun 5.5 milyonu balkanlardandir diye açiklamisti ilber ortayli hoca. Daha kafkas goçmenleri var.
      Gelen kendi başina gelmiyor taraftarlarinida doldurarak öyle geliyor. O doluşanlarin hepsi türkmudur. Sadece rumca konuşanlar, sadece arnavutca, makedonca bilenler, bunlar az buz değildi. Hepside mustafa kemali taparcasina seviyordu. Turk dediklerimizin arasindaki, sabetaycilar, alevi kokenliler yokmuydu. Kafkaslilardanda atayi tutan az değildi. Bunlar anadolu halkini sindirdi. Bunlarin arasinda iyisi yokmuydu. Çok vardi. Ama guç otekilerin elinde. Herkes kendi adamina guç sağliyor.
      Bizim orada asli 1877 balkan goçmeni 1905 doğumlu birisi bana Allahcilar Ataturke duşmanlik yapiyor demişti. Şimdi bunlari Ataturkmu getirdi. Sirf balkan kökenli olduğu için tutuyor. Birde algi operasyonu devlet surekli super ataturk yalanlariyla uyutuyor milleti. Yiyiyor çoğu.
      Balkanli olup ataturku toprak kabul etmemiş diyen yaşlilarida duyduk. İnsanlar çeşit çeşit.

  35. Bulunduğumuz coğrafya çok kritik. Ve bu coğrafyanın getirdiği zorluklar bulunuyor. 100 yıllar önce kurulan ihanet planları, dünya düzeni bugün geldi başımıza çattı. Bu topraklarda ciddi mali edinimler olacağı için, tarihte hep sömürgeci olarak tanıdığımız bu emperyalistler 100 yıl öncesinde bize bulaşmıştır. Ve maalesef elde ettikleri antlaşmalar ile de o zamandan bu zaman bizlere huzur vermemişlerdir. 2000 yılına kadar kanımızı emdiler. En sonunda kasanın boşaldığını görünce, içerideki bağlantıları ile tedirginlik yaşamışlardır ve tekrar burayı işleyen bir yer haline getirmek çabasına girmişlerdir. (Kemal Derviş)

    Yüzyıllardır vatanımızda başarısızlıktan değil ihanetten zarar gördük. Türklerin, dolayısı ile Osmanlıdan gelen devlet tecrübelerimiz aslında devlet konusunda ne kadar başarılı olduğumuz konusunda gerçek tarih bize örnektir.

    Okul yıllarında bizlere öğretilen tarih ile alakalı tarih hocamıza bir soru sormuştum. Konumuz 1923 tarihiydi. Dedim ki;
    – “hocam yabancılarda bu bizim gördüğümüz tarih konularını mı görüyorlar acaba?”
    – “evet ancak onlar kendi pencerelerinden bakarak anlatıyorlar”
    – “peki madem biz kurtuluş savaşını kazandık, bunları bu topraklardan defettik neden bu antlaşmalar bizim aleyhimize? Biz ne kazandık?”
    – “TBMM kuruldu” şeklinde cevap verdi.

    Ben bunu yıllar sonra düşününce aslında bizim başardığımız bir şey söz konusu değil sonucuna vardım. Gerçek tarih kitaplarını araştırdım. Çünkü bize gösterilen tarih konularında o kadar çok çelişkili şeyler var ki konuları derinlemesine düşününce bir mantık hatası görebiliyorsunuz.

    Biz tarihimizi 1919’dan başladığını zannediyoruz. Oysa ki 1919’da zaten biz Osmanlı olarak o topraklarda bulunuyorduk. Başka bir yerden göçüp gelmedik o topraklara.

    Şimdi günümüze bakarsak, İngilizlerin, Amerikalıların, Almanların, İtalyanların, Fransızların vs. ülkemiz aleyhinde açıklama yapmalarını bazı kesimlerimiz mutlulukla alkışlıyor. Ancak bir taraftan bakınca da onların dedikleri pencereden bakarak yahu kardeşim bak zamanında bunlar bizi işgal ettiler, anamızı ağlattılar, bu antlaşmaları imzalattılar sen şimdi bunları dost mu görüyorsun da onların tarafını tutuyorsun dediğin zaman, düşünmek yerine, tarihi araştırmak yerine kendi düşüncesine kabul ettirene kadar plak gibi sürekli aynı şeylerden bahsediyor.

    Yıllarca bizlere tarih zehirlemesi yaptılar. Bizim bütün tarihimizin Atatürk’ten ibaret olduğunu anlattılar. Atatürk ileri görüşlü, zeki, büyük komutan. Tek başına Samsuna çıktı kongreler kurdu ve cumhuriyeti ilan etti. TBMM’yi kurdu bütün yetkilerin kendisinde toplanmasını istedi. Peki nerede cumhuriyet? Nerede demokrasi?

    Buna karşılık olarak o zaman bunu yapması gerekiyordu şeklinde üstün körü bir cevap verebilirsiniz. Peki o zaman düşman olduğuna inanıyorsanız, o gün ihanet olduğuna inanıyorsanız bugün neden inanmıyorsunuz? Bugün bu yetkileri birisi almaya kalksa bırakın uluslararası tepkileri, kendi halkımızın tepkisi ne olur?

    Kaldı ki savaş kazanacaksınız ve bu durumdan ötürü eliniz güçlü olacak ancak gümrük antlaşmaları, boğazlar antlaşması, ankara, lozan, montrö antlaşmaları sizin aleyhinize olacak. Siz savaş kazanacaksınız ve ne istiyorsun kardeşim buyur ben sana yazılı olarak veriyorum diyeceksiniz.

    Dünya sürekli olarak değişiyor. Atatürk’ün ölümünün üzerinden 78 yıl geçmiş. Burası Dünya’nın en kritik coğrafyası. Orta Doğu. Burada kan dökülmeden elde edilebilecek bir tek maden, toprak yok. 3-5 tane Devlet nezdinde bile önemi olmayacak konuları sakız gibi ağızlarında geveleyip duruyorlar. Kimse 100 yıl sonrasını göremez. Kimse o kadar ileri görüşlü olamaz. Ancak planlar 100 yıl sonrasına göre yapılır ve uygulamaları kısa vadeli olarak 10 yıllık gibi kademeli olarak sonuca ulaştırılır. 100 yıl sonra şu olacak denmez.

    Bu nasıl olur? Bir tane fitne fesat biri çıkar, Atatürk 100 yıl önce demiş gibi, bugünün tarihi ile algı yaratacak konuyu bir güzel edebiyat yaparak anlatır. Sonra gelir bizim batılı olmak için heveslenen, tarih okumaya tenezzül etmeyen, ben doğru onlar yanlış düşüncesinde olan şahsiyet buna inanır.

    Türkiye kabile devleti değildir. İsveç, Norveç, İzlanda, Finlandiya gibi ülkeler gibi huzurlu hiçbir zaman olamaz. Hem içeride hem de uluslararası arenada güçlü olmak zorundadır. Çünkü tarihimiz ve coğrafyamız bizi buna mecbur eder.

    Yıllarca 1 Türk Dünya’ya bedel diye naralar attırdılar, okuttular, ezberlettiler. Sonra da bu salaklığımıza kahkahalar attılar. Yok 2 Türk’ten birini öldürsen geriye kalan 1 kişi mutlaka devlet kurar. Nah kurar!

    Peki bu sözlerle iftihar ediyorsak, gurur duyuyorsak nasıl olacak? Uygulamaya koymamız gerekir. Birlik olmamız gerekir. Partizanlık yapmak yerine, vatansever olup vatan kaygısı taşımamız gerekir. Her şeyden önemlisi tarihimizi anlamak için çaba göstermek gerekir.

    Laiklik’ten bahsedip duruyorlar, Atatürk’ün geriye kalan inkılaplarını say desen bilmez. Tutturmuş laiklik elden gidiyor diye. 93 senedir laiklik diye diye İslamı kökünden kaldırmaya kalktılar. Bunun uğruna protestolarda bulundular hor gördüler.

    Dünya ve Türkiye değişmiştir. Onların deyimiyle Atatürk’ün dönemi geride kalmıştır. Günümüzün şartları ne ise ona ayak uydurulacaktır. Parti dönemleri bile artık son zamanlarını yaşıyor. Çünkü bu sistem ile yıllarca bizi kukla yaptılar.

    Yukarıda yazılanların doğruluk payı olduğunu düşünüyorum.

    Ben her zaman şuna inandım. Devlet yönetmek ayrı bir şey, siyaset yapmak ayrı bir şey. İkisi arasında dağlar kadar fark olduğunu düşünüyorum. Elbette Devlete ihanet edecekler ve sızacak olan hainler çıkacaktır. Ama görmemiz gereken hem Tarihten (gerçek tarih) ders almak hem de günümüzle en ayrıntılı bir şekilde yorumlamak. İsimlere takılıp kalan insanlar boş laf üretmekten başka bir şey yapmazlar. Tek kaygıları kişisel hayatlarıdır.

  36. Bi kaç eski türkçe bikaç arapça bikaç ünlü gazetr şirketi bikaç ne olduğu belirsiz belge ve al sana Atatürk deşifre ya bi gidin mantığı geride kalmış eski osmanlıcı kafaları Burası ATATÜRKİYE

  37. Sayın makale sahibi: Benim anlamadığım, mantığıma ters gelen bir şey var: Diyelim ki M. Kemal İngiliz ajanı ya da adamı, e Halife de İngilizlere çalışıyor, İngilizlere İslam’ın koruyucusu gibi bakılıyor ve öyle muamele ediliyor. İngilizler de Osmanlı Halifesi eliyle İslam dünyasına nüfuz edebiliyor.
    Peki NEDEN, YİNE KENDİLERİNE ÇALIŞAN-HİZMET EDEN AJANLARI (M. KEMAL) ELİYLE HALİFELİĞİ KALDIRIYORLAR?
    Yani; Ortadoğuya açılan kapının anahtarını elinde bulunduran Halifelik kurumunu KALDIRTIYORLAR?
    Belgelerle açıklayabilir misiniz lütfen.
    Ben içinden çıkamadım, mantığıma yatmıyor.

  38. Kadir Bey;

    @Fırat denilen şahıs demiş ya Turk tarihçiler tarafından oluşturulan WİKİPEDİA dan referans veriyorum diye .. O andan itibaren bu şahıs kaale almamanız gerekirdi ..

    İnsanların istediği gibi değiştirebildiği bir siteyi kaynak olarak gösteren birisi ne demeli? Birde demez mi Çanakkale ye 8 defa gittim Çanakkale savaşını çok iyi bilirim diye 🙂 La havle…

    Kadir Mısıroğlu nun soy adını bile bilmeden Mısırlıoğlu deyip Kadir hocaya Mısırlı diyecek kadar cahil birisine verdiğiniz cevapları hayretle okudum. İyi sabır etmişsiniz.

  39. Geri bildirim: 15 Temmuz Saldırısının 2. Dalgası: Algı Bombaları | Belgelerle Gerçek Tarih

  40. Geri bildirim: Darbeci M. Kemal Atatürk’ün Darbe Teşebbüsleri | Belgelerle Gerçek Tarih

  41. Siz hangi soydansiniz.bu yorumlar enteresan .Kemalist olmak türkiyede yaşayan herkes için gereklidir.yoksa bi Afganistan bi irak iran olabuliriz..tarihi çarpitmayin.namaz kılan dindar birçok pezevenk ülkeyi sattı maması kabul etti.hala anılar mandaci fetö gibi…..

  42. Tarihi gercek nedir biliyormusunuz.?yalandan davosta van munit deyip 2 yıl sonra israil ile 20 milyar dolarlik ticaret anlasması yapmaktır budur gercek olan

    • feriştahını sevdiğimin nurisi yazdıklarımı oku şimdi;
      öncelikle ben insana beşere tapmam taraftar olmam kemalinde tayyibinde bilmem kiminde kulu kölesi yoldaşı partilisi her ne haltsa olmam olmadım da asla olmayacağım da.Doğruya doğru yanlışa yanlış derim ki ben de sonuç.ta bir beşerim benimde yanlışlarım vardır beşer şaşar ve eleştirilmekten asla kurtulamayacak. tayyibi körü körüne savunan biri ile kemali körü körüne savunan biri arasında benim için bir fark yok.Peygamberleri bile sınava çeken onlara hesap Soracak Tek Allah a taparım ben ve bilirim ki tüm ölümlüler yaratıklar yanlış yapmaya eleştirilmeye ve unutulmaya mahkumlar.

      Tayyip – israil arasındaki o one minute sürtüşmesinin bugün geldiği noktada söylenebilecek çok şey var burada tayyibin yandaşları yanı sıra muhaliflerinin de görünüşte haklı olduğu noktalar ortaya çıkar.Burada sorun siyaset denen şeyin gerçek bir dansözlük olmasıdır.Bu nedenle siyaset dünyaya hakim olduğuna göre siyasi partilerden ülke yönetimine gelen ve bu noktadan sonra da diğer ülkelerle aynı siyasetle gelmiş ideolojiler üzerinden iletişime geçildiğinden komple bir dansözlük yavşaklık podyumu olduğu aşikardır.Bu parti ideoloji liderlik ve siyaset yolunda yürüyen her kişi de dansözün tekidir.Siyasi lider kendi kafasına göre yada çıkarı çıkmayanına göre kıvırtır ama partililer ve yoldaşlar denen embesil sürüsü ise ondan daha kötüdür liderini mutlu etmek o yolda olmak için liderine kıvırtırlar bu gerçek bir yavşaklıktır.

      Tayyip in one minute sinden sonra ticari antlaşma yapması evet dönekliktir.sonuçta israile giren para filistinlinin gırtlağını sıkan siyonist elin damarlarına giden kan olmaktadır.Bir ülkede hak ve adalet mahkemesi 1,5 yıldan 5 yıl 10 yıllara dek sürüyorsa ve bu süre içinde de iş işten geçip sonuçta mazlum haklı görülüyor olsa bile ama iş uzatıldığı için ölen kalan geçen gidenden dolayı iş işten geçip hakkını alamıyorsa o alamadığı hakkı da gidip köprü yol saray oluyorsa o ülkede adalet ve kalkınma dan söz edilemez geç gelen adalet adalet değildir.Adalet sen haklısın demek değildir mazluma hakkını zalime de cezasını en kısa sürede vermektir.Bu ülkede bunun olmadığı aşikar.Bakın yönetici olmanın İslam daki hükmü açıktır.Yöneticisi olduğunuz ülkedeki bölgedeki semtteki dairedeki herkesten sorumlusunuz bunun sonunun nereye vardığı açıkça ortada.İmansız yöneticinin sonu zalimlik diktatörlüktür bunu zaten kendi tarihimizde de dünya tarihinde de görüyoruz açıkça kanıtları ortada buna karşı durmak bizim görevimiz ve bunların sonu da cehennem bunlara karşı duranların sonu ise cennet olacaktır amma velakin Bunu bilen ağzından Allah peygamber düşmeyen bir idarecinin ülkesinde adalet geç geliyorsa hantallaşıyorsa herkes kendi derdine düşmüşse ve bunun sonucunda hatta herhangi bir imtiyaz sahibi yada güce sahip olan öne geçiyorsa ve bunu düzeltmiyor üstüne saraylarda oturuyorsa onun sonunu zaten Allah biliyor biz burada yazmayacağız.

      Tayyip, bu ülkede kemalist zihniyetin zulmünden bıkmış halkın son çare diye destek olmasıyla iktidarı bulduğunu unutmamalı bunu kendisine bir çıkar kapısı olarak görmemeli aksi halde o kemalist zalim ve hain zihniyetten yaşam ve dünya anlayışından bir farkı olmaz.Ancak şu açıdan bakmakta fayda var bu ülkenin ideası ve hakim zihniyeti değiştirilmedikçe gelen lider siyasetçi yada yönetici hangi zihniyette olursa olsun istesede istemesede bu yolda yürümek zorunda kalıyor çünkü sistem bunun üzerine kurulmuş bu da aşikardır.İsrailin ilk cumhurbaşkanı chaim wiezmann ın sözleri de bunu gösterir;

      “Zannediyorum ki harbin başlıca iki neticesinden birisi de Yahudi yurdunun kurulması hadisesi teşkil ettiğini, harbin tarafsız yazılacak tarihi gösterecektir. Biz bunun için harb ettik ve Türklerin mağlubiyetine hizmet ettik! 1897 siyonist kongresinin kararlarına ve siyon liderlerinin protokollarına uyularak otuz milyon Avrupalının telef olmasına sebep olduk!”(new york 1923)

      yine kaynağı tam belirlenmese de weizmann ın bu sözü nihayete baktığımızda niyetleri ve olanları özetliyor söylemiş olup olmaması ne yazar;

      “Biz yahudiler 20.yüzyılda Orta doğu’da yıkılmaz denen devleti yıkıp 2 tane devlet kurduk. Onlara öyle güzel sistem inşa ettik ki Türkler bize Filistin’i vermeyen Abdülhamit’e en az 200 sene daha söverler!”

      bu doğrultuda,İsraille ilgili tarihi gerçek neymiş bir de benden dinleyin satır satır cümle olarak yazacağım her cümlemi araştırabilirisiniz her cümle cilt cilt kitaplarla dolu kütüphanelerle desteklidir.

      -Kabalistik İsrailin tahrif edilmiş kitabı tevrat a göre Yahudi halkı Tanrının tek gerçek kullarıdırlar ve onların ülkesi olan İsrail vadedilmiş topraklarda var olurlar çünkü bu bizzat tanrı tarafından vadedilmiştir başkasının bunda hakkı yoktur.

      -Firavundan ve çeşitli savaş ve sürgünler dolayısıyla vadedilmiş topraklarından sürülen ve kovulan yahudilerin toprağı Müslüman topluluklar olan Türk /arap egemenliğindedir ve bunların hamisi olan devletin adı Osmanlı imparatorluğudur.

      -Osmanlı çok güçlü bir islam ülkesidir ,lideride halifedir ve bu nedenle israili almak ve kurmak çok zordur.

      -Bu nedenle avrupalı yahudiler avrupada çeşitli sistemlerle zengin olup gücü ele geçirmiş israil e ulaşmalarının zor olması nedeniyle yeni yollar aramışlar ve amerika kıtasını keşfederek oradaki yeni ülkeyi hayal ettikleri ve kabalistik sisteme göre inşa etmişlerdir o ülke abd dir.

      -Fakat bu anlamsız ve yetersizdir çünkü israil vadedilmiş topraklarda kurulmalıdır başka bir kıtada değil bu nedenle oraya hakim olan islam halkı güç kullanarak atılamıyorsa devleti zayıflatılmalıdır yöneticilerinin aklı çelinmelidir .

      – bu çalışma başlamış 5. murat zamanında hedefe yaklaşılırken osmanlı sultanı ve halife 2. Abdulhamit in tahta geçmesiyle 2. Abdulhamit tarafından dağıtılmıştır.

      -bu nedenle yeni bir yol bulundu sarayın dışında saraya karşı yeni bir sözde özgürlük hürriyet cumhuriyet hareketi ve azınlıklara yönelik mezhepçi- neo milliyetçi akımlarla isyan ve bölücülük faaliyetleri başlatıldı.

      -akabinde 1. dünya savaşı tezgahlandı Osmanlı devleti ve islam üstünlüğüne ilk darbe indirildi.Lozan ile vadedilmiş yahudi topraklarındaki osmanlı ve islam üstünlüğü resmi olarak sona erdirildi

      -Osmanlı ve halife yok edildikten sonra vadedilmiş topraklardaki sahipsiz müslümanlar bu sefer güç kullanılarak sürgün katliam ve zulmlerle yok edilerek İsrail devletinin alt yapısı dolaylı olarak oluşturuldu ve daha sonra 1948te israil resmi olarak kuruldu.

      -israil kurulduğunda onu tanıyan ilk müslüman ülke Osmanlı nın varisi olan ama bunu yeni ideolojisiyle reddeden Türkiye cumhuriyeti oldu.

      -İsrail i tanıyan Türkiye cumhuriyetinin yönetiminde yeni ideolojinin savunucusu ve kurucusu chp tek parti diktası vardı.

      -İsrail i tanıyan Türkiye nin başbakanı ve başındaki parti chpnin genel başkanı diktatör sağır ismet idi.

      -sağır İsmet Lozan ı imzalayan heyetin lideriydi ve heyetteki danışmanlarından biride bir hahamdı ama heyette herhangibir nedenle bile olsa bir imam yoktu.

      -tayyip israilden üstün cesaret ödülü aldı.sonra Davos ta yaşanan ve Türkiye-israil arasında gerilime neden olan one minute olayı israil de infial yarattı ve bu sorgulanarak tayyipe bu cesareti bizzat biz verdik diyen israilliler o madalyanın geri iade edilmesini talep ederken o sırada chp grubu tayyipe halen daha görevleri gereği sen kim oluyorsunda yüce israile saygısızlık yapıyorsun bu cesareti nereden alıyorsun diye sormaktaydılar.

      -Tayyipten çok daha önce ise ,Yeni Türkiye cumhuriyetinin kemalist ideolojisinin savunucusu chp nin kankası aynı kafada ama farklı bir parti olan dsp nin genel başkanı ve Türkiye de son 50 yılda 5 kez başbakan olmuş karaoğlan bülent ise israilden üstün hizmet madalyası almıştır ve bu görevi ideolojisini gereği ölene dek devam ettirmiştir tüm kemalistlerde olduğu gibi.

      • Belgelerlegerçektarih ve janissary yazdıklarınızdan çok şey öğrendim , sizlere teşekkür ederim, yalnız bi çok yanlış bilgi hala müfredatlarda öğrencilere okutuluyor, özellikle öğretmeninin her dediğini doğru zanneden yaşı küçük kardeşlerimiz için doğruyu anlatıp ,uyandırabilecek imiz kaynaklar önerebilir misiniz , böyle kaynaklar yoksa , doğruları anlatmaya nerden nasıl bağlayabiliriz tavsiyelerinizi rica ediyorum

  43. KARDEŞİM BİZİ TARİHİN GERÇEKLERİYLE BİLGİLENDİRDİĞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ. AKLIMA TAKILAN ÇOK SORU VARDI VE SİZ UFKUMU AÇTINIZ.M.KEMAL İN YAPTIĞI İCRAATLARI DÜŞÜNDÜĞÜMDE KESİNLİKLE BU ŞAHSIN NE MÜSLÜMAN NE DE TÜRK OLDUĞUNU DÜŞÜNEMİYORUM..ADAM ZATEN KENDİ EL YAZMALARINDA VE KONUŞMALARINDA AÇIKÇA DİNSİZ OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. M.KEMALİ ZORLA MÜSLÜMAN YAPMAYA ÇALIŞMAK AHMAK İŞİDİR. BİR TOPLUMU BİN YILLIK LİSANINDAN AYIRDILAR. ALFABENİN ARAPÇA OLMASIYLA LİSANIN TÜRKÇE OLUŞUNUN FARKINI KİMSE ANLAMIYOR.ESKİDEN ARAPÇA MI KONUŞUYORDUK? TÜRKÇE KONUŞUYORDUK.AMA ALFABE ARAPÇA İDİ. AVRUPA DA KAÇ DİL VAR..HEPSİ LATİN ALFABESİ KULLANIYOR AMA DİLLERİ FARKLI, BİRBİRLERİNİ ANLAMAZLAR..

  44. Bende Turkiye Cumhuriyetinin her bir evladi gibi Cumhuriyet ve Ataturkculuk ile buyutuldum.sizler gibi donanimli ve bilgi sqhibi degilim.yaklasik 10 senedir turkiyede ve dunyada olan seyleri hayretle izliyor ve bu izlenimler bende bir merak uyandirdi.bu merakki sudur, evet cumhuroyetimiz guzel Ataturk kahramanimiz.ama kafama takilan suydu nasil olurda yedi duvele hukmeden osmanli en kotu zamaninda kendi idaresi disinda ulkesini ingiliz ve diger emperyalist guclere karsi direnip turkiye cumhuriteyetini kurarda 100 yilda bir arpa boyu yol alamaz ve bulundugumuz bu cografyada yani ortadoguda muslumunlar bu kadar zulum ve esarete maruz kalir.demekki birsey var.buldugum iki sey var.zamanin super gucu ingiltere 2 sey istiyordu.1 osmanlidan ilelebet kurtulmak.ve dunya muslumanlari b7r arada tutan hilafeti ortadan kaldirmak.bakin ingilizlerin somurgulerine h7cbir yeri isgal etmemislerdir.8smanliyida isgal etmek icin gelmemislerdi.kendi istedikleri duzeni kurmakti amc.ve bunu heryerde en temiz sekilde yapmislardir.son eserleri ise t.c dir.ve su an ab den cikma sebebide budur.usa sen bu isi layiki ile yapamiyorsun.sahne tekrar benim demek icin.Kimse beniAtaturk dusmanligi ile suclamasin.bana dayatilanin disinda neler donmus ogrenmek istiyorum.hicbirseyede koru korune inanacak kadar cahil degilim.

  45. Çok güzel bir yazı olmuş.Gayet doğru ve mantıklı geliyor.İngilizler asla karşılıksız birşey yapmazlar, hele 400 yıl istedikleri İstanbul u bu şekilde verip gitmezler.Allah sonumuzu hayır etsin.Yazı için teşekkürler, kolay gelsin.

  46. Güzel site olmuş elinize sağlık belgeli hepsi
    Sayenizde birşeyı daha iyi anlamış olduğumdur.Oda yıllardır AKP oy vermemin hep yerinde oluşudur bunun için bu düzenin daha ileriye gitmesi için HAYIR oyu olacaktır…
    Teşekkürler engin çalışmalarınız için

  47. Geri bildirim: Ahmet Hakan’a Cevap 2 | Belgelerle Gerçek Tarih

  48. Sen bayan halinle nasil yakiştiriyorsun bu laflari kendinede ağzina aliyorsun. Ağir bir cevap yazmiş olsalar nasil kaldiracaksin.
    Bedia muavit vardi sanatci. 1897 li idi. 1992 de uğur dundarin hodri meydan programina çikti. Ben atayla yattim diyerek övünüyordu.Cumhuriyet kadiniydi,
    Zsa zsa gabor sağ ise 100 yaşina. Macaristan guzellik kraliçesi. Bekaretimi 15 yaşinda ataya verdim demişti. Macardi oda, bulgar dimitrova var atayla 1.5 ay çankayada beraber yaşayan. Ve daha kimler. Onlarcasi onlarin hiçbirisi bizim tarafin insani değil.

    • Zsa Zsa gabor öldü. Safiye Ayla da Atatrük ile cinsî münasebet tesis etmiş. Halbüsem onun reculiyeti yoktur.

  49. Ataturk islam ile hic bir alakasi yoktu.Lausanne antlasmasi ile 783.562 km² Lozan kafirlerine esir etmis.Sartlar 1 Halk ac birakilsin,2 Dinden uzak dursun,3 Borclara esir kalsin,4 bu lozan Kafirlerin oyunu imis,Sevres ile tehdit Lozan ile kafir ve esir etmisler Turkiye’yi anlayacagin.Ataturk ne kahramani o zaman?Bence Yunan ,Fransa,Italya,Romanya,Japonya,Hrivat-Sloven Kraliyet,Buyuk Brittaniya George Cruzon’un kales oyunu dur bu Lozan antlasmasi.2023 ‘100yil Lausanne antlasmasi bitince bu kafirler Turkiye’ye yine Sevres sartlari atarlar.kurtistan haklari bolgesi gibi,Ermenistana doguyu verin gibi on sartari kosarlar bence.Allahtan insallah Turkiye bu Evet referandum ile yeni Osmanli Imparatorlugu gücüne ulasir kimseye yenilmez.
    Ataturkún vasiyetnamesine merak edenlere’de bence Ataturk özür diliyordur Islam Osmanli Imparatorlugu Islam Halkina bu Lozan antlasmasinin ihanet oyununa imzaladigi icin.Bence millet karismasin diye simdiye kadar bunun icin aciklanmadi bu gizli vasiyetname.Ataturk bir Islam Osmanli Imparatorluguna 1923te Lozan ile son vermistir ve bu pismanligi vasiyetnamesinde yer aliyordur bence.50 sene sonra acilmadi ama 100 sene sonra acilinca vasiyetname Turkiye neden karisir?Su yoneden Kemalistler Ata’nin tarafindan kandirildiklarina ,Aslinda Osmanli hic bir zaman bu topraklardan yok edilmedi sadece ismi yok edildi ve (donduruldu )100 sene sonra Lozan 2023 te bitince Osmanli (Ata tarafindan dondurulan )vasiyetnamesinde aciklanacaktir geri Adi turkiye’nin Osmanli imparatorlugu olacagina.Ataturkun ‘vasiyeti budur!

    • Osmanliyi kim yikti sayfasinda askerlerimizin kasten nasil aç birakildigini boylece bol yiyecek vaad eden dusmanlara esarete mecbur birakildiğini bu esirlerin birmanya ve hindistan tarafina gonderilip 3 -4 sene içinde agir şartlarda çaliştirilip dayakla erken ölüme yollandiklarini yazmistik. cumhuriyet doneminde ise bu milletin donuna kadar soyularak fakir birakildiğini milletten soyulanlarla yahudi donmesi sabetaycilarin muthiş şekilde zengin edildigini anlatmiştik.islama ummeti muhammede nasil zulmedildiğinide yazmiştik. Atanin gizli mektubu olmadiğinida genel kurmayin yaptiği açiklamayi kaynak gostererek açiklamiştik.
      Devletinde muthiş borçaltinda tutulmasi bunlarin yani işgalcilerin plani herhalde, bunu selime tesbit etmiş. Selimenin tesbitide guzel.

  50. Bi kerede bilginizle yenin. Tamam diyelim. Yok. Nerede. Tapacak delicesine benim taptiğima laf diyemezsiniz deyip yaygara koparacaklar. Akil mantik diye bişey var. Bizde hakaret yok bilgi var. Aksine hakaret edecek olana biz mudahele ediyoruz. Sende konuştur bilgini pes ettir bizi. Bildiğiniz bişede yok. Atamiz olmasa bizde olmazdik diye bir yerlerden duymuşunuz onu sayikliyorsunuz habire. Hayal dunyanizda habire buyuterek yaşattiğiniz super kahraman ile gerçekler birbirini ne kadar tutuyor onu gosteriyoruz size.

  51. kapitilaayon ilan eden saraya Mustafa Kemal şöyle der:
    “kapitilasyon ile bu millete tek seçenek bırakırsınız o da ölüme terk etmek yok olmaya mahkum etmektir oysa savaşırsak iki seçenek vardır ya istiklal ya ölüm”
    ulan hainler burda çıkmışsınız şerefsiz hüseyini övüyorsunuz Mustafa Kemale çamur atmaya kalkıyorsunuz kimsiniz siz asl hain olan vahabiler ve onun yobazlarıdır!!!
    Madem necip bir milletiz Rabbim neden kurtuluş dönemindeki savaşlarda tekrar millet olarak şahlanmamızda kuruluşta Mustafa Kemale hasıl etmiştir her makamı neden ona nasip etmiştir insan kendine bir sorar o kadar ocaklar sönmüş arkasından canlarını bizim icin feda edenler yavrular Allah Allah diye ölüme meydan okumuş canını bırakmış ve bu şehitlerine başına Rabbim Mustafa Kemali tayin etmiştir.
    Ne mutlu Türküm diyene
    Rabbime şükür Mustafa Kemale de teşekkür ediyorum.

    • @tufan yildirim. Seni tebrik ediyorum, bilimde cigir actin gercekten. Nerde yaziyor m. kemalin bu sözleri? M. Kemalin kapitülasyonlarla ne alakasi var, yoksa halisünasyon mu gördün? Hem M. Kemalle kurtulusumuz mümkün oldu, Allah her makami ona nasip etti diyorsun, hem de araplari kurtaran ve her makami alan, üstelik Mekke ve Medine’ye sahip olan hatta dünyanin en zenginlerinden olan Vehhabilere laf cakiyorsun. Oldu mu simdi? Demek ki bunlara da Allah nasip etmis… Simdi vehhabileri Allah mi yoksa ingilizler mi her makama getirdi? Eger Allah getirdiyse neden laf cakiyorsun, yok eger ingilizler getirdiyse, o zaman M. Kemal’i ingilizlerin getirme ihtimalini neden gündemine almiyorsun da sadece Allah’a bagliyorsun?
      Allah Allah diyen sehitlerin ardindan M. Kemal Allahu Ekber diye tekbir getirmesini yasaklamistir. Allah Allah diye sehit olanlar, Allahu Ekber sadalarinin yasaklanmasi icin mi sehit oldular? Elbette hayir, o halde m. kemal sehitlerimize ihanet etmistir. Askerlerimiz cephelerde sehit olurken, m. kemal sevgilisine yazdigi mektuplarda sehitlerimizin inanciyla alay ediyordu alay!
      Iste kendi elyazisiyla delili:
      http://belgelerlegercektarih.com/2012/07/07/m-kemal-ataturk-ayetle-alay-mi-ediyor-ataturkun-madam-corinnee-yazdigi-mektup/

      Allah M. Kemali “mükafat” icin degil, belki “musibet-bela” icin basimiza gecirmistir. Nitekim 100 yildir sürünüyoruz.

  52. Tufan biz hiçbiryerde şerif huseyini övmuyoruz. Biz mustafa kemal gerçeklerine gozunuz açilsin istiyoruz. Siz inadina iki gozunuzude yumuyor anlamak dinlemek gercekleri oğrenmek istemiyorsunuz. Hayal kahramaninin gerçeği neyse onu yaziyoruz. Siz gerçekleri birakip hayal dunyanizda yarattiğiniz gerçekdisi bir super kahramana neredeyse tapiniyorsunuz. Adam devlet ele geçirerek kendine olene dek olacak şekilde saltanat, sabataycilarada muazzam şartlari olan bir gelecek kuruyor. Yani turkluk sabetaycilara gutturuluyor. Sen turk isen neden bu durumu savunuyorsun.

  53. Mustafa kemal 1918 de veliaht vahdettin ile birlikte Almanyadan dönüyor. İstanbula geliyor. Böbrek rahatsizliklari artiyor. Avusturyaya karlsbada gidiyor kaplica tedavisi için. Halbuki istanbulda Gebze kazasinin kartal sınırında tuzla köyünün içmeleri yani kaplica sulari var. Vapurdu trendi en fazla çekeceği 2 saat. Adamda para gani gani. Millet veremden sitmadan kolera ve diğer salginlardan kirilirken, bebek ölümleri hat safhada iken, yokluk sefalet kol geziyorken kaç, cephede birden yuzbinler toprağa verilirken kemal paşa ta Avusturyaya keyf çatmaya gidiyor.
    Nereden çikardin diyorsan bakalim meydan larus ansiklopedisine.
    ” orada dinleniyor bol bol kitap okuyordu. Karsbadda birde ufak gonul macerasi oldu. Kendisine aşik olan ve evlenmek isteyen avusturyali genç bir kiza ben nişanliyim cevabini verdi. Genç kiz nişanlisinin kim olduğunda israr edince vatanim cevabini verdi.”
    Tabiiki olay bu kadar masumanemi gelişmistir bilemiyoruz. Ama paşanin nişanina aldiği devleti ele geçiremeden saltanat surmeye başladiği apaçik. Değirmenin suyu nereden geliyor biliyormusunuz.
    Üzerinde düşunüp kafa yorun. Art niyetli olmayan herşeyi görür

  54. 1910 da balkanlardaki arnavut ayaklanmasi sirasindan oralarda inceleme yapan bir Alman generali osmanli subaylari hep mason olmuş olmayan kalmamiş yaziyormuş. Masonluk o donemde ingiltere, fransa ve yahudiliğin gudumunde. Birde abd var o uzak.
    Neticede bizdeki ittihatci sabetayci subaylarin bu durumda birinci dunya savaşina ingiltere ve fransanin yaninda girmesi lazim. Ahbab çavuş iliskisini geçen kardeşliğe varan masonluk bağlantisi ortada.
    Ama osmanli onlarin yaninda savaşa girerse ingiltere ve fransanin kazanacaği hiç bişey yok. Bu iki ülke masonluk teşkilatiyla onlarca ulkeyi parmağinda oynatiyorken ve bizdekiler hep masonken bunlarla savaşiyor olmak nedir açiklayalim. Sonucu önceden belli bir kandirmacadir. Mason subaylarin masonluk bağlantilari sebebiyle onlara çalişacaği yani osmanliyi satacaği alenidir. Pekçok yerdede öyle olmuştur. Koskoca osmanliyi kimi yerde kasten duşmanlara yedirenler, bizi ortadoğunun petrol gelirlerinden mahrum edenler savaş sonrasi osmanliyi yok ederek bu ulkeye konanlardir

  55. 1918 de veliahd vahdettin ile almanyaya giden mustafa kemal ilkbahardaki tren ile dönuşunde sofyaya uğruyor. Orada dava arkadaşlarini goruyor ve Almanya yeniliyor bu iş bitmişdir diye mujde veriyor ağzi kulaklarina varir bir şekilde. Almanya battiği zaman osmanli yani bizde batacağiz. Sadece devlet olarak değil millet olarakda. İngilizler onu ve ekibini getirecek başa bayram etmesi bundan.
    Almanya yeniliyormu daha tek bir şehri bile duşman işgaline uğramamis. Ama mustafa kemal filistin cephesine gidince oradaki ağir bir yenilgi ile her işi garanti olacak şekilde ayarlanacak

  56. İngilizler osmanli silahlarina el koyarak üskudardaki depolara depoladi istanbulu isgal ettikten sonra. Başlarinda senegalli askerler. Mustafa kemalin adamlari depolardan silah almaya geliyorlar. İngilizler komutanlardan senegalli askerlere verin anlamina gelen gormezden gelin, yada siz karişmayin talimati. Ne yapsin adamlar onlarda emir altinda. Ama oyunun farkindalar. Kemalistler o silahlarla yunani atma bahanesiyle osmanliyi atacaklar. Senegalli askerler bu kemalistleri hiç sevmezlermiş bazen yanlarina gidip basarlarmiş kiçlarina tekmeyi çürütürcesine çokertircesine. Cihan imparatorluğu Osmanliya oyun ettikleri için. Yunan kurşunundan fazla koyarmiş senegalli tekmesi bunlara. Herkes birbirine tembihlermiş kiçinizi iyi kollayin diye.
    Peki işe osmanli hanedani açisindan bakarsak. Kemalistlerin yunani atma bahanesiyle ülkeye el koyacağini biliyorlar. Kendilerinin ülkeden atilacağinida. Nasil hain damgasi yiyeceklerinide. Mustafa kemal padisahi halifeliği kurtaracagina yemin etmişmiş. Sozunu tutmayacağini iyi biliyorlar. Adamlar yunan ücgun geç atilsa diye bakiyorlar ülkeden geç kovulmak adina. Kim bilir belkide katliama uğrayacaklar bu korkuda var adamlarda. Turgut özakman derdi osmanli yunani tuttu diye. Hem çaresizliğe duşur hemde maskara et bunlar böyle. Adamlar zaferlerde mevlit okutuyorlardi memleket kurtulacak diye. Kendilerinin atilacağini bile bile.
    Osmanliya vahdettine hain damgasi vuranlar mustafa kemal öldügünde onun cenazesinde ağlayan generali gormezden gelirler, neden ağlar bir ingiliz mustafa kemal için. Onun kiyaklariyla savaşta sağ kalan yuzbinlerce ingiliz askeri adina şukran için olmasin.
    Ağir değilmi kadir ağa. Hemde çok ağir. Bir sure birakayim izlemede kalayim istersen

    • Senin anani bacini karini Kemalistler siksin OROSPUCOCUGU. Sen ve senin gibi orospu evlatlarinin derdi babalarinin belli olmasidir. Benim adim Cem Kara, gotun yerse bul beni senin o pis agzini kendi ellerimle parcalayayim, sen korkak bir orospu cocugusun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s